Bakara suresi

Bakara suresi, 74. ayet

Bakara suresi, 74. ayet. ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَهِىَ كَٱلْحِجَارَةِ أَوْ أَشَدُّ قَسْوَةً وَإِنَّ مِنَ ٱلْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ ٱلْمَآءُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ ٱللَّهِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

ŝümme ḳaset ḳulûbüküm mim ba`di ẕâlike fehiye kelḥicârati ev eşeddü ḳasveh. veinne mine-lḥicârati lemâ yetefecceru minhü-l'enhâr. veinne minhâ lemâ yeşşeḳḳaḳu feyaḫrucü minhü-lmâ'. veinne minhâ lemâ yehbiṭu min ḫaşyeti-llâh. veme-llâhü bigâfilin `ammâ ta`melûn.

Diyanet İşleri

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 71–77 · surenin 74. ayeti / 286

Konu Sığır kıssası ve katılaşan kalpler Bakara 67–74 3

Sureye adını veren bölüm.

  1. Bakara 71

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

  2. Bakara 72

    Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.

  3. Bakara 73

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.

  4. 74

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

  5. Bakara 75

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.

  6. Bakara 76

    Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"

  7. Bakara 77

    Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

74. “Sonra bunun ardından yine kalpleriniz katılaştı” sertleşti, haşinleşti. Öğüt onlara etki etmez oldu. “Bunun ardından” yani “Yüce Allah size bunca büyük nimetleri ihsan ettikten ve bu kadar mucize ve belgeleri gösterdikten sonra” demektir. Oysa kalplerinizin katılaşmaması gerekirdi. Çünkü tanık olduğunuz bu olaylar kalplerin incelmesini ve itaatle boyun eğmesini gerektirirdi. Daha sonra Allah kalplerini “taş gibi” olmakla nitelendirdi. Taş demirden de daha katıdır. Çünkü demir ve kurşun taşın aksine ateşte eritilebilir. “veya daha da katıdır” buyruğu şu demektir: Yani kalplerinizin katılığı taşların katılığından (fazla olur) da eksik olmaz. Daha sonra Yüce Allah taşların, onların kalplerinden de üstün olduğunu belirterek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü öyle taşlar var ki, içinden ırmaklar kaynar. Yine öyle taşlar var ki, yarılır da ondan su fışkırır ve öylesi de var ki Allah korkusundan yuvarlanır.” İşte bu özellikleri ile taşlar sizin kalplerinizden daha üstündür. Arkasından Allah onları en ağır şekilde tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.” Aksine O, küçüğü ile büyüğü ile bütün amellerinizi tespit edendir, yaptıklarınızı bilendir. Ve bunların karşılığını tam ve eksiksiz bir şekilde size verecektir.

[İsrailiyât İle İlgili Bir Değerlendirme:]

Şu bilinmelidir ki, müfessirlerin birçoğu -Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun- tefsirlerini İsrailoğullarının kıssaları ile çokça doldurmuşlar, Kur’ân’ın âyetlerini onlara göre açıklamaya kalkışmışlar ve bu kıssaları Allah’ın Kitabı’nın tefsiri seviyesine çıkartmışlardır. Bunu yaparken de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in; “İsrailoğullarından nakilde bulunabilirsiniz, bunda bir mahzur yoktur.” buyruğunu delil göstermişlerdir. Bana göre onların sözlerini nakletmek caiz olsa bile bu, tek başına olmalı başka bir şeyle birlikte nakletmek şeklinde olmamalı ve onlar, Allah’ın Kitabı’nı açıklama sadedinde verilmemelidir. Çünkü bunların Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den geldikleri sahih olarak sabit olmadıkça, Allah’ın Kitab’ının kesin tefsiri olarak görülmeleri caiz olmaz. Bunların mertebesi Allah Rasûlü’nün de buyurduğu gibi şudur: “Kitap ehlini(n naklettikleri bilgileri) ne doğrulayın ne de yalanlayın!” Bunların mertebeleri şüpheli olduğuna ve “Kur’ân’a, onun lafız ve manaları ile birlikte kesin olarak iman etmek farzdır” hükmü İslâm dininin kat’i hükümlerinden olduğuna göre, tümünün yahut da çoğunun yalan olma ihtimali yüksek olan aslı meçhul rivâyetlerle nakledilen bu kıssaların, Allah’ın Kitab’ının kesin manaları olarak kabul edilmeleri caiz değildir. Bu konuda herhangi bir kimsenin şüphesi olamaz, fakat bu gerçekten gafil olunması sebebi ile olan olmuştur. Başarı Allah’tandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu etkileyici öğüt ve apaçık mucizelerden sonra kalpleriniz katılaştı da taş gibi oldu. Bilakis ondan daha da katı oldu. (Kalpleriniz) içinde bulunduğu halden kesinlikle değişmez. Ancak taşlar değişir ve başkalaşım gösterir. Nitekim öyle taşlar vardır ki, içinden nehirler kaynar, yarılıp içinden yeryüzüne akan pınarlar fışkırır. Bunlardan insanlar, hayvanlar istifade eder. Ve nice taşlar vardır ki, Allah'ın korkusundan dağların tepelerinden yuvarlanır. Ancak kalpleriniz böyle değildir. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir. Bilakis O, yaptıklarınızdan haberdardır. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir.

Kelimeler

37 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra yine
  2. قَسَتْ kaset katılaştı kök: قسو
  3. قُلُوبُكُم kulubukum kalbleriniz kök: قلب
  4. مِّنۢ min -ından
  5. بَعْدِ bea'di ard- kök: بعد
  6. ذَٰلِكَ zalike bunun
  7. فَهِىَ fehiye şimdi onlar
  8. كَٱلْحِجَارَةِ kalhicarati taş gibi kök: حجر
  9. أَوْ ev hatta
  10. أَشَدُّ eşeddu daha da kök: شدد
  11. قَسْوَةًۭ ۚ kasveten katıdır kök: قسو
  12. وَإِنَّ ve inne çünkü
  13. مِنَ mine
  14. ٱلْحِجَارَةِ l-hicarati öyle taş kök: حجر
  15. لَمَا lema var ki
  16. يَتَفَجَّرُ yetefecceru fışkırır kök: فجر
  17. مِنْهُ minhu içinden
  18. ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ l-enharu ırmaklar kök: نهر
  19. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  20. مِنْهَا minha öylesi de
  21. لَمَا lema var ki
  22. يَشَّقَّقُ yeşşekkaku çatlayıverir de kök: شقق
  23. فَيَخْرُجُ feyehrucu çıkar kök: خرج
  24. مِنْهُ minhu ondan
  25. ٱلْمَآءُ ۚ l-mau su kök: موه
  26. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  27. مِنْهَا minha ondan
  28. لَمَا lema öylesi de var ki
  29. يَهْبِطُ yehbitu aşağı yuvarlanır kök: هبط
  30. مِنْ min -ndan
  31. خَشْيَةِ haşyeti korkusu- kök: خشي
  32. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah kök: اله
  33. وَمَا ve ma ve değildir
  34. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  35. بِغَـٰفِلٍ bigafilin gafil kök: غفل
  36. عَمَّا amma -dan
  37. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız- kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قسو (7 geçiş) · Aynı kök: شقق (28 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç…

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.

  • Aynı kök: حجر (21 geçiş) · Aynı kök: فجر (24 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: قسو (7 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: قسو (7 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bunlardan sonra kalpleriniz (yine) katılaşmıştı. Artık onlar (kalpleriniz) taş gibi hatta daha da katıdır. dipnot 1 Şüphesiz ki taşlardan öylesi var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de var ki yarılır da ondan su çıkar. Bir kısmı da Allah'a saygı nedeniyle (yukardan aşağı) iner. dipnot 2 Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah İsrailoğulları'nın nankörlükleri bağlamında kendilerine sunduğu çeşitli nimetler sonrasında her zaman aynı tavrı sergilediklerini ifade ederek, bu defa da bir faili meçhul cinayetin çözümlenmesi nimetini hatırlatıp, muhtemel ölümlerin önüne geçtiğini ifade etmektedir. Buna rağmen, kendilerinin yeniden kalbi katı, gaddar bir tutum içerisine girdiklerini, kalplerinin kaya gibi katılaştığını, hatta daha da sert, yani duyarsız, anlayışsız, merhametsiz, kaba, kuru vs. bir hal aldığını belirtmektedir. Burada "kalplerinin katılaşmasından söz edilenler" hem eski nesil İsrailoğulları, hem de onların soyundan gelenler olabilir. Her iki durumda da nankörlüğün insanı ne hale getirdiğine dair temel bir öğreti dile getiriliyor demektir. Bu arada 73. ayette verilmek istenen mesajın hakikatini tam anlamıyla kavrayamadığımız itiraf etmeliyiz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümleyi, İsrâ 17:44'teki "Her şey Allah'ı övgü ile yüceltir; ancak siz onların yüceltmesini anlamıyorsunuz" mesajı ışığında anlamak gerekir.

Mustafa İslamoğlu

Bütün bunların ardından yürekleriniz katılaştı; taş gibi, hatta daha da katı hale geldi. Çünkü, nice kayalar var ki bağrından ırmaklar fışkırır, öyleleri de var ki yarıldığı zaman su çıkar, ve kimileri de var ki Allah'ın haşmetinden harekete geçip yuvarlanır. Allah yaptıklarınıza karşı duyarsız değildir.

Muhammed Esed

Ama, bütün bunlardan sonra kalpleriniz katılaştı; kaya gibi hatta daha da sert oldu; Çünkü, unutmayın, öyle kayalar var ki içinden ırmaklar fışkırır; ve öylesi de var ki, yarıldığında içinden su çıkar; bazısı da Allah korkusuyla (yerinden kopup) aşağı yuvarlanır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir!

Ahmed Hulusi

Bu olayın ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı (varlığındaki Hakk'ı açığa çıkaramaz oldu). . . Oysa bazı taşlar vardır ki, içinden nehirler fışkırır; ve bazıları da vardır ki şak diye yarılır da ondan su çıkar. Öyle taşlar vardır ki, haşyetullahtan düşüp yuvarlanır. . . Allah sizden açığa çıkanlardan (varlığınızı Esma'sıyla oluşturduğu için) asla perdeli değildir.

Ali Bulaç

Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir.

Ali Özek ve heyeti

(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz taş gibi yahut daha sert bir şekilde katılaşmıştı. Halbuki içinden nehirler kaynayan, yarılıp (içlerinden) sular çıkan ve Allah korkusundan yuvarlanan nice taşlar vardır! Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.

Ali Rıza Safa

Sonra, işte bunun ardından yürekleriniz katılaştı; artık öyle ki, taş gibi veya daha katı oldu. Aslında, öyle taşlar vardır ki, ondan ırmaklar fışkırır; öyleleri vardır ki, yarılır, ondan sular çıkar; öyleleri vardır ki, Allah'a olan saygısından aşağı yuvarlanır. Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir.

Bayraktar Bayraklı

Sonra bu mucizenin ardından kalpleriniz katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Halbuki taşın öylesi vardır ki, ondan ırmaklar fışkırır; öylesi vardır ki, yarılıp içinden su akar; öylesi de vardır ki, Allah'a olan saygısından dolayı yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Edip Yüksel

Tüm bunlara rağmen yine kalpleriniz katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü öyle taşlar var ki kendisinden ırmaklar fışkırır. Bazıları yarılır, bağrından su çıkarır. Bazıları ise ALLAH'a olan saygıdan dolayı siner. ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Tüm bunlara rağmen yine kalpleriniz katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü öyle taşlar var ki kendisinden ırmaklar fışkırır. Bazıları yarılır, bağrından su çıkarır. Bazıları ise ALLAH'a olan saygıdan dolayı siner. ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı. Şimdi onlar taşlar gibi, hatta daha duygusuz; çünkü taşların öylesi var ki içinden nehirler kaynıyor, öylesi var ki çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor ve öylesi de var ki Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor. Sizlerin neler yaptığından Allah gafil değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

sonra bunun arkasından kalbleriniz katılaştı, şimdi onlar taşlar gibi hatta daha duygusuz, çünkü taşların öylesi var ki içinde nehirler kaynıyor, öylesi var ki çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor ve öylesi var ki Allahın haşyetinden yerlerde yuvarlanıyor, sizler ise neler yapıyorsunuz Allah gafil değil

Erhan Aktaş

Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a duyduğu içtenlikli saygıdan harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a duyduğu içtenlikli saygıdan harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a haşyetinden dipnot 1 harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Duyduğu saygıdan.

Gültekin Onan

Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri var ki onlardan nehirler fışkırır (yetefeccerü). Bazıları yarılır, bağrından su çıkarır. Öyleleri de vardır ki Tanrı'ya olan saygılarından (haşyetillah) dolayı yuvarlanır. Tanrı yaptıklarınızdan / işlerinizden (tamelun) habersiz (gafilin) değildir.

Hasan Basri Çantay

Sonra, bunun arkasından yine kalbleriniz katılaşdı. Şimdi o, taş gibi, yahud daha katı. Çünkü taşın öylesi vardır ki ondan ırmaklar kaynar, öylesi vardır ki yarılıb ondan su fışkırır, öylesi de vardır ki Allah korkusiyle yukardan aşağı düşer (yüksekden aşağı yuvarlanır). Allah, ne yaparsanız (hiç birinden) gaafil değildir.

İbni Kesir

Sonra bunun ardından kalbleriniz yine katılaştı. Şimdi onlar taş gibidir. Yahut daha da katı. Zira öylesi vardır ki; ondan ırmaklar kaynar, öylesi vardır ki; yarılıp ondan su fışkırır, öylesi de vardır ki; Allah korkusundan yuvarlanır. Allah, yaptıklarınızdan asla gafil değildir.

Mehmet Alagaş

(67-74) Bir vakit Musa kavmine muhakkak ki Allah size bir inek kesmenizi emrediyor dedi. Sen bizimle alay mı ediyorsun dediler? O da Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım dedi. Dediler ki dua et bizim için Rabbine, Onun bize ne olduğunu açıklasın. Dedi ki O diyor ki kesinlikle o inek ne çok kart / yaşlı ne de çok körpe/gençtir, bu ikisinin ortası bir inektir, size emredilen ne ise hemen yapın. Dediler ki dua et bizim için Rabbine Onun rengini bize açıklasın. O der ki; O inek parlak sarı bir inektir , rengi bakanları etkiler. Dediler ki Rabbine çağrıda bulun onu bize açıklasın çünkü her inek birbirine benzemektedir, Allah dilerse de biz o yola iletiliriz. Dedi ki Allah diyor ki o bir inektir ki ne boyunduruk altında yer sürmüştür ne de ekin sulamıştır , bakımlı ve kusursuzdur. Dediler ki işte şu an , gerçeği / hakkı getirdin. Onu hemen boğazladılar az daha / neredeyse yapmayacaklardı . Bir vakit birini öldürmüştünüz , suçlu konusunda birbirinizle atışmıştınız (derae) Allah gizlediklerinizi çıkarandır. Ona (kişi cesedine) Onun bir parçası ile (kesilen ineğin parçası ile) vurun dedik, öylece Allah ölüyü diriltir ve size ayetlerini gösterir böylelikle belki akledersiniz. Bunun ardından kalpleriniz katılaştı / sertleşti, bir taş gibi yahut ondan daha katı oldu, öylesi taşlar var ki ondan nehirler fışkırır, o taşlardan öylesi de var ki çatlar ve içinden su çıkar, yine öylesi de var ki Allah korkusundan yuvarlanır. Yaptıklarınız Allah’ın dikkatinden kaçmaz. / yaptıklarınızdan gafil değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz taş gibi yahut daha sert bir şekilde katılaşmıştı. Halbuki içinden nehirler kaynayan, yarılıp (içlerinden) sular çıkan ve Allah korkusundan yuvarlanan nice taşlar vardır! Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.

Süleyman Ateş

Sonra bunun ardından yine kalbleriniz katılaştı; şimdi onlar, taş gibi, hatta daha da katıdır. Çünkü öyle taş var ki, içinden ırmaklar fışkırır; öylesi var ki, çatlar da bağrından su kaynar, öylesi de var ki, Allah korkusundan aşağı düşer. Allah, yaptıklarınızı bilmez değildir.

Süleymaniye Vakfı

Bütün bunların ardından yine de kalpleriniz katılaştı; artık onlar taş gibi, hatta daha da katıdır. Öyle taşlar var ki içlerinden ırmaklar fışkırır. Çatlayıp içinden su çıkan hatta Allah korkusundan aşağı yuvarlanan taşlar da vardır. dipnot 1 Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve benzeri ayetlere göre maddenin de bir dili ve anlama kabiliyeti vardır. Gökler ve yer, insan davranışından etkilenir (Meryem 19/88-91, Duhan 44/17-29). Allah Teala göklere ve yere; "İsteyerek veya istemeyerek gelin" demişti, ikisi de "İsteyerek geldik" diye cevap vermişlerdi" (Fussilet 41/9–12). Nuh Tufanında "Ey yer, suyunu yut! Ey gök suyunu tut!" denildiğinde sular çekilmişti" (Hud 11/44). İbrahim aleyhisselam ateşe atılınca Allah "Ey Ateş! İbrahim'e karşı serin ve zararsız ol." demiş, o da öyle olmuştu (Enbiya 21/69-71). Canlı cansız bütün varlıklar Allah'ı tesbih ederler (İsra 17/44; Nur 24/41). Ahirette yeryüzü konuşacak ve kendindeki bilgileri verecektir (Zilzal 99/1-5). Kur'an'da eşyanın dilini ve anlama kabiliyetini gösteren çok sayıda ayet vardır (Haşr 59/21).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bütün bunların ardından yine de kalpleriniz katılaştı; artık onlar taş gibi, hatta daha da katıdır. Çünkü içinden ırmaklar fışkıran taşlar vardır. Çatlayıp içinden su çıkan hatta Allah korkusundan aşağı yuvarlanan taşlar da vardır. Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz.

Şaban Britch

Sonra kalpleriniz yine katılaştı. Taş gibi. Hatta daha da katı oldu. Nitekim öyle taşlar vardır ki, içlerinden ırmaklar kaynar, öyle taşlar vardır ki yarılır da içinden sular çıkar, öyle taşlar var ki Allah korkusundan yukarıdan aşağıya yuvarlanırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Şaban Piriş

Sonra kalpleriniz yine katılaştı. Taş gibi.. hatta daha da katı oldu. Nitekim öyle taşlar vardır ki, içlerinden ırmaklar kaynar, öyle taşlar var ki Allah korkusundan yukarıdan aşağıya yuvarlanırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine kaskatı kesildi. Taş gibidir o. Belki daha da katıdır. Taşların bazıları var ki, ondan ırmaklar fışkırır. Bazıları var ki, çatır çatır yarılır da içinden su çıkar. Öylesi var ki, Allah korkusundan aşağılara düşer. Allah, yapıp durduklarınızdan gafil değildir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Thereafter, with all the blessings and mercy Allah extended to you, your hearts have been as hard as stone or even harder. In fact, among massive stones are some from which rivers gush out flowing copiously, others split to allow water to flow in streams and others shake with such fits of awe, shaking and splitting into atoms for the profound reverence dutiful to Allah is not unaware of all you do".

Abdul Haleem

Even after that, your hearts became as hard as rocks, or even harder, for there are rocks from which streams spring out, and some from which water comes when they split open, and others which fall down in awe of God: He is not unaware of what you do.

Abdullah Yusuf Ali

Thenceforth were your hearts hardened: They became like a rock and even worse in hardness. For among rocks there are some from which rivers gush forth; others there are which when split asunder send forth water; and others which sink for fear of Allah. And Allah is not unmindful of what ye do.

Abul A'la Maududi

Then (even after observing this) your hearts hardened and became like stones, or even harder. For surely there are some stones from which streams burst forth and some that split asunder and water issues out, and some that crash down for fear of Allah. Allah is not heedless of the things you do.

Aisha Bewley

Then your hearts became hardened after that, so they were like rocks or even harder still. There are some rocks from which rivers gush out, and others which split open and water pours out, and others which crash down from fear of Allah. Allah is not unaware of what you do.

Al-Hilali & Khan

Then, after that, your hearts were hardened and became as stones or even worse in hardness. And indeed, there are stones out of which rivers gush forth, and indeed, there are of them (stones) which split asunder so that water flows from them, and indeed, there are of them (stones) which fall down for fear of Allâh. And Allâh is not unaware of what you do.

Ali Quli Qarai

Then your hearts hardened after that; so they are like stones, or even harder. For indeed there are some stones from which streams gush forth, and indeed there are some of them that split, and water issues from them, and indeed there are some of them that fall for the fear of Allah. And Allah is not oblivious of what you do.

Amatul Rahman Omar

Then your hearts hardened after that, so that they were (hard) like rocks or harder still; for there are rocks out of which streams come gushing, and there are some others out of which (some) water comes forth when they split asunder. And indeed there are some (hearts) that humble themselves for awe of Allâh. And Allâh is not at all unmindful as to what you do.

Arthur John Arberry

Then your hearts became hardened thereafter and are like stones, or even yet harder; for there are stones from which rivers come gushing, and others split, so that water issues from them, and others crash down in the fear of God. And God is not heedless of the things you do.

Bijan Moeinian

In spite of seeing all these miracles [with your own eyes], your heart became as hard as a rock. Your heart became even harder than a rock; after all, there are rocks that are pierced by water and become the source of a spring, being split so that a river pass through and even melt down when they feel the presence of the Lord. Know that [such awesome] God is not unaware of what you are doing.

E. Henry Palmer

Yet were your hearts hardened even after that, till they were as stones or harder still, for verily of stones are some from which streams burst forth, and of them there are some that burst asunder and the water issues out, and of them there are some that fall down for fear of God; but God is never careless of what ye do.

Edip-Layth

Despite this, your hearts hardened; like rocks. Or even harder, since some rocks allow rivers to gush out, others crack and release water, and some rocks fall down out of reverence for God. God is never unaware of what you do.

George Sale

Then were your hearts hardened after this, even as stones, or exceeding them in hardness: For from some stones have rivers bursted forth, others have been rent in sunder, and water hath issued from them, and others have fallen down for fear of God. But God is not regardless of that which ye do.

Hamid S. Aziz

Yet were your heart hardened even after that, till they were as rocks or harder still, for verily, there are some rocks from which streams burst forth, and others burst asunder and water issues out, and others there are that sink down for fear of Allah; but Allah is never careless of what you do.

Mahmoud Ghali

Thereafter your hearts hardened even after that; so they were as stones, or (even) strictly harder. And surely there are stones from which rivers erupt forth, and surely there are (some) that cleave so that water goes out of them, and surely there are (still others) that crash down in the apprehension of Allah. And in no way is Allah ever heedless of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

Then, even after that, your hearts were hardened and became as rocks, or worse than rocks, for hardness. For indeed there are rocks from out which rivers gush, and indeed there are rocks which split asunder so that water floweth from them. And indeed there are rocks which fall down for the fear of Allah. Allah is not unaware of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet, in spite of this, your hearts only hardened like rocks or even harder, but among rocks are those from which rivers flow; and there are also those which split open and water gushes forth; as well as those that roll down for fear of God. And God is not negligent of all that you do.

Muhammad Asad

And yet, after all this, your hearts hardened and became like rocks, or even harder: for, behold, there are rocks from which streams gush forth; and, behold, there are some from which, when they are cleft, water issues; and, behold, there are some that fall down for awe of God And God is not unmindful of what you do!

Mustafa Khattab

Even then your hearts became hardened like a rock or even harder, for some rocks gush rivers; others split, spilling water; while others are humbled in awe of Allah. And Allah is never unaware of what you do.

Progressive Muslims

Then your hearts became hardened after that, they became like stone or even harder; but even from the stones there are rivers that burst forth, or from them are those that crack so that the water comes forth, or from them are what fall from the fear of God; God is not unaware of what you do.

Rashad Khalifa

Despite this, your hearts hardened like rocks, or even harder. For there are rocks from which rivers gush out. Others crack and release gentle streams, and other rocks cringe out of reverence for GOD. GOD is never unaware of anything you do.

Sahih International

Then your hearts became hardened after that, being like stones or even harder. For indeed, there are stones from which rivers burst forth, and there are some of them that split open and water comes out, and there are some of them that fall down for fear of Allah. And Allah is not unaware of what you do.

Sam Gerrans

Then your hearts became hardened after that; and they are like stones or harder. And among stones is that from which gush forth rivers, and among them are those that split and water issues forth, and among them are those that fall down from fear of God; and God is not unmindful of what you do.

Shabbir Ahmed

Then, even after that, you persisted in a state of defiance that hardened your hearts like rocks, impermeable to reason. Or even worse, for behold, there are rocks from which springs gush forth, or which split asunder releasing moisture, or fall to softness according to the Divine Laws. They are more compliant to Allah's Laws than the hearts that defy reason. Allah is not unaware of what you do.

Syed Vickar Ahamed

From then your hearts hardened: And they became like a rock and even worse in hardness. Even among rocks, there are some from which rivers gush out: Others bring out water, when they are split: And others which sink because of the fear of Allah. And Allah is not unaware of what you do.

Taqi Usmani

When, even after that, your hearts were hardened, as if they were rocks, or still worse in hardness. For surely among the rocks there are some from which rivers gush forth, and there are others that crack open and water flows from them, and there are still others that fall down in fear of Allah. And Allah is not unaware of what you do.

The Monotheist Group

Then your hearts became hardened after that, they became like stone or even harder; but even from stone there are rivers that burst forth, and from them are those that crack so that the water comes forth, and from them are what descends from concern towards God; and God is not unaware of what you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 74. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 74. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 74. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩