Bakara suresi

Bakara suresi, 11. ayet

Bakara suresi, 11. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ قَالُوٓا۟ إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ

veiẕâ ḳîle lehüm lâ tüfsidû fi-l'arḍi ḳâlû innemâ naḥnü muṣliḥûn.

Diyanet İşleri

Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 8–14 · surenin 11. ayeti / 286

Konu Münafıklar ve iki benzetme Bakara 8–20 3

  1. Bakara 8

    İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.

  2. Bakara 9

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  3. Bakara 10

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.

  4. 11

    Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

  5. Bakara 12

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  6. Bakara 13

    Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

  7. Bakara 14

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. “Onlara: “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” dendiği zaman” Yani bu münafıklara yeryüzünde; küfür ve günahlarla, mü’minlerin sırlarını düşmanlarına açıklayarak, kâfirlerle dostluk/muvâlât kurarak fesat çıkartmamaları söylenecek olursa “biz sadece ıslah edicileriz, derler.” Böylelikle yeryüzünde hem fesatçılık yapmakta hem de yaptıklarının fesat olmadığını iddia etmiş oluyorlar. Yaptıklarının fesat değil ıslah olduğunu söyleyerek de hakikatleri ters yüz ederler, batıl işlemekle birlikte onun hak olduğuna inanırlar. İşte bunların suçları, haram olduğuna inanarak günah işleyenlerden daha büyüktür. Çünkü bir günahı haram olduğuna inanarak işlemenin sonunda, esenlik bulup kurtulma ihtimali vardır; o kimsenin bu işten dönmesi de umulabilir.

Onların; “biz sadece ıslah edicileriz” sözleri düzeltme ve ıslahın yalnızca kendi taraflarında bulunduğu anlamını taşıdığından ve zımnen de mü’minlerin düzelticilerden olmadığı manasını ihtiva ettiğinden, Yüce Allah onların bu iddialarını aleyhlerine çevirerek haklarında şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yeryüzünde küfür, günah ve benzeri şeylerle bozgunculuk yapmaktan men edildiklerinde, bunu inkâr edip kendilerinin dürüst ve ıslah ediciler olduklarını iddia ederler.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza zaman
  2. قِيلَ kile denildiği kök: قول
  3. لَهُمْ lehum onlara
  4. لَا la yapmayın
  5. تُفْسِدُوا۟ tufsidu bozgunculuk kök: فسد
  6. فِى fi
  7. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  8. قَالُوٓا۟ kalu derler kök: قول
  9. إِنَّمَا innema sadece
  10. نَحْنُ nehnu biz
  11. مُصْلِحُونَ muslihune düzelticileriz kök: صلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara "Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!" dendiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz." derler.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine "Yeryüzünde fesat çıkarmayın!" denildiğinde, "Biz sadece ıslahatçılarız" derler.

Muhammed Esed

Onlara "Yeryüzünde yozlaşmaya ve çürümeye yol açmayın!" dediklerinde "Biz sadece düzeltmeye ve iyileştirmeye çalışıyoruz!" diye cevap verirler.

Ahmed Hulusi

Onlara, arzda (yeryüzünde ve bedende) fesat çıkarmayın (varoluş amacına uygun olmayan şekilde hareket etmeyin), denildiğinde: "Biz ıslahçılarız (yerli yerinde kullananlarız)" dediler.

Ali Bulaç

Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz sadece ıslah edicileriz" derler.

Ali Özek ve heyeti

Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, «Biz ancak ıslah edicileriz» derler.

Ali Rıza Safa

"Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" denildiğinde, şöyle derler: "Yalnızca düzeni sağlıyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edici kimseleriz" derler.

Edip Yüksel

Kendilerine, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın" denildiğinde "Bizler sadece düzeltenleriz" derler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine, 'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın,' denildiğinde 'Bizler sadece düzeltenleriz,' derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" denildiği zaman: "Biz ancak düzelticileriz" derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bunlara yer yüzünü fesada vermeyin denildiği zaman biz ancak ıslahcılarız derler

Erhan Aktaş

Onlara dipnot 1 , "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." denildiğinde, "Biz ancak düzelticileriz." derler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İman etmedikleri halde iman etmiş gibi görünenlere.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara dipnot 1 , "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." denildiğinde, "Biz ancak düzelticileriz." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnanmadıkları halde inanmış gibi görünenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." denildiğinde, "Biz ancak düzelticileriz." derler.

Gültekin Onan

Kendilerine "yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın" denildiğinde "bizler sadece düzeltenleriz / islah edicileriz" derler.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine "Yer (yüzün) de fesad yapmayın" denildiği zaman "Biz ancak islah edicileriz" derler.

İbni Kesir

Kendilerine: yeryüzünde bozgun çıkarmayın, denildiğinde, biz ancak ıslah edicileriz, derler.

Mehmet Alagaş

(8-20) İnsanlardan Allah’a ve diğer güne / ahiret gününe inanıyoruz diyenler var, onlar iman etmiş değillerdir, Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya / kandırmaya çalışırlar oysa onlar ancak kendilerini aldatıyorlar ve bilincinde değiller / şuurunda değiller, k alplerinde hastalık vardır, Allah’ta hastalıklarını / marazlarını artırmıştır. Onlara, yalanlıyor olmalarından dolayı acıtıcı /elemli bir azap vardır , onlara, arzda bozgun / fesat çıkarmayın denildiğinde derler ki biz ıslah edicileriz , hayır onlar kesinlikle ve kesinlikle bozguncudurlar ve fakat bilincinde değillerdir , onlara insanların iman ettiği gibi siz de iman edin denildiğinde akılsızların / sefihlerin imanı gibi mi iman edeceğiz derler , hayır asıl onlar akılsızdırlar/sefihtirler ve fakat bilmiyorlar , iman edenlerle buluştuklarında iman ettik derler, şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise biz sizle beraberiz biz onlarla alay ediyoruz derler, Allah’ ta onlarla alay eder ve taşkınlıkları içerisinde bocalasınlar diye de onlara süre tanır, (Münafığın bu şekil imanı onu ölünceye kadar emniyette tutar, öldükten sonrası felaket.) Sapıklığı, yola girmiş olmaya tercih edip satın alanlar, ticaretlerinde kâr edemediler onlar yolu da bulamadılar, onların misali, ateş yakan birisine benzer, yakılan ateş etrafını ışıklandırınca, Allah’ın onların ışığını gidermesi ile onları karanlıkta bırakması ve onların artık görememesi gibidir, sağırdırlar dilsizdirler, kördürler, onlar gerisin geri dönemezler (karanlıktaki halleri budur) yahut o kişi, gökten boşalan, içinde karanlığın, gök gürültüsünün ve şimşeğin olduğu yağışa tutulan birileri gibidir, yıldırımdan dolayı ölüm korkusu ile parmaklarını kulaklarına tıkarlar, Allah, kafirleri kuşatmıştır, şimşek çakar gözleri kamaşır , her bir aydınlanmasında o yağmurda ancak yürüyebilirler, karanlıktayken / şimşek çakmazken de ayakta kalakalırlar, eğer Allah dileseydi işitmelerini de görmelerini de giderirdi (ne şimşek görürlerdi ne gök gürültüsü duyarlardı) Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" dendiği zaman; "Bizler sadece ıslah edicileriz." derler.

Süleyman Ateş

Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," dendiği zaman: "Biz sadece düzelticileriz," derler.

Süleymaniye Vakfı

Onlara: "Yeryüzünde düzeni bozmayın!" dipnot 1 denildiğinde "Biz sadece düzeni sağlayan kimseleriz." derler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Düzeni bozma" şeklinde tercüme ettiğimiz ifsad, fıtratı bozma gayretidir. Fıtrat ise, tabiatta ve insan vücudunda geçerli kanun ve kurallar bütünüdür. Allah'ın doğru saydığı din de fıtrattır (Rum 30/30).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

11. Onlara: "Tabii düzeni bozmayın!" dipnot 1 denince, "Biz sadece düzeni sağlayan kimseleriz." derler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her varlık Allah'ın ayetidir. Şu ayette yer alan din tanımı, yaratılan ayetlere göredir: "Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah 'ın fıtratına çeıir. 0, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama insanların çoğu bunu bilmezler. " (Rum 30/30). Fıtrat, tabiatta geçerli kanun ve kurallar bütünüdür.

Şaban Britch

Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın"! dendiği zaman; "Bizler sadece ıslah edicileriz" derler.

Şaban Piriş

Onlara: -Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, dendiği zaman: -Bizler sadece ıslah edicileriz, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "Yeryüzünde bozgun çıkartmayın" dendiğinde, "Tam tersine, bizler barış ve esenlik getirenleriz" demişlerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when told to stop making mischief on earth nor create discord, they say: "But we only try to bring people to abandon the wrong course of life and conduct and adopt the right one till the new principle governs their thoughts".

Abdul Haleem

When it is said to them, ‘Do not cause corruption in the land,’ they say, ‘We are only putting things right,’

Abdullah Yusuf Ali

When it is said to them: "Make not mischief on the earth," they say: "Why, we only Want to make peace!"

Abul A'la Maududi

Whenever they are told: "Do not spread mischief on earth," they say: “Why! We indeed are the ones who set things right.”

Aisha Bewley

When they are told, ‘Do not cause corruption on the earth,’ they say, ‘We are only putting things right. ’

Al-Hilali & Khan

And when it is said to them: "Make not mischief on the earth," they say: "We are only peace-makers."

Ali Quli Qarai

When they are told, ‘Do not cause corruption on the earth,’ they say, ‘We are only reformers!’

Amatul Rahman Omar

When it is said to them, `Do not disturb the peace of the land (by hypocritical tactics),' they say, `We are simply setting things right (and so helping the cause of peace). '

Arthur John Arberry

When it is said to them, 'Do not corruption in the land', they say, 'We are only ones that put things right. '

Bijan Moeinian

And when they are told, "Do not to make mischief on the earth," they reply: “[Our actions are meant with the best intentions]/ we are indeed the righteous ones. ”

E. Henry Palmer

And when it is said to them, 'Do not evil in the earth,' they say, 'We do but what is right. '

Edip-Layth

If they are told "Do not make evil in the land," they say, "But we are the reformers!"

George Sale

When one saith unto them, act not corruptly in the earth; they reply, Verily we are men of integrity.

Hamid S. Aziz

And when it is said to them, "Do not evil in the earth," they say, "We do only what is right"

Mahmoud Ghali

And when it is said to them, "Do not corrupt in the earth, " they say, "Surely we are only doers of righteousness. " (i.e. reformers, peacemakers)

Marmaduke Pickthall

And when it is said unto them: Make not mischief in the earth, they say: We are peacemakers only.

Mohamed Ahmed - Samira

When asked to desist from spreading corruption in the land they say: "Why, we are reformers. "

Muhammad Asad

And when they are told, "Do not spread corruption on earth," they answer, "We are but improving things!"

Mustafa Khattab

When they are told, "Do not spread corruption in the land," they reply, “We are only peace-makers!”[1]

Progressive Muslims

And if they are told: "Do not make evil in the land, " they Say: "But we are the reformers!"

Rashad Khalifa

When they are told, "Do not commit evil," they say, "But we are righteous."

Sahih International

And when it is said to them, "Do not cause corruption on the earth," they say, "We are but reformers. "

Sam Gerrans

And when it is said to them: “Work not corruption in the land,” they say: “We are but those who do right.”

Shabbir Ahmed

(By declining to submit to the Divine Values, every individual will formulate his own set of values. The obvious result would be corruption and chaos in the earth). When they are told not to cause corruption and disorder in the land, they say, "We are but reformers."

Syed Vickar Ahamed

When it is said to them: "Do not make mischief on the earth, " they say: "Why, we only want to make peace!"

Taqi Usmani

When it is said to them, "Do not spread disorder on the earth", they say, “We are but reformers.”

The Monotheist Group

And if they are told: "Do not make corruption in the land," they say: "But we are reformers!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩