Nisâ suresi

Nisâ suresi, 58. ayet

Nisâ suresi, 58. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تُؤَدُّوا۟ ٱلْأَمَٰنَٰتِ إِلَىٰٓ أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُم بَيْنَ ٱلنَّاسِ أَن تَحْكُمُوا۟ بِٱلْعَدْلِ إِنَّ ٱللَّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُم بِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

inne-llâhe ye'müruküm en tü'eddü-l'emenâti ilâ ehlihâ veiẕâ ḥakemtüm beyne-nnâsi en taḥkümû bil`adl. inne-llâhe ni`immâ ye`iżuküm bih. inne-llâhe kâne semî`am beṣîrâ.

Diyanet İşleri

Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 55–61 · surenin 58. ayeti / 176

Konu Emanetleri ehline verin; itaat ve hakemliğe razı olmak Nisâ 58–70 3

  1. Nisâ 55

    Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.

  2. Nisâ 56

    Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Nisâ 57

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.

  4. 58

    Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  5. Nisâ 59

    Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.

  6. Nisâ 60

    (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

  7. Nisâ 61

    Münafıklara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygambere gelin" dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

58. Emanetler insana emanet olarak verilen ve yerine getirilmesi, gereğine uyulması emredilen her şeydir. Yüce Allah kullarına bu emanetlerin gereklerinin tam ve eksiksiz olarak ve savsaklanmadan yerine getirilmesini emretmektedir. Bunun kapsamına İslâm devletinin kamu görevleri, mallar ve verilen sırlar girdiği gibi Allah’tan başka hiçbir kimsenin muttali olmadığı emirlerin yerine getirilmesi de girmektedir.

Fukaha, bir kimseye bir emanet verilecek olursa o kimsenin emanet aldığı şeyi, onun benzeri hangi şartlarda korunuyor ise öylece koruması icab eder, demişler ve şunu eklemişlerdir: Çünkü emanetin eksiksiz olarak geri verilmesi ancak korunması ile mümkün olur. O halde emanetin gereği gibi korunması da farzdır.

Yüce Allah’ın: “ehline vermenizi” ifadesi, emanetin emanet sahibinden başka hiçbir kimseye verilmeyeceğine delalet etmektedir. Eğer o emaneti sahibinden başkasına verecek olursa o emaneti ehline vermiş olmaz. Ancak emanet sahibinin vekili onun konumundadır.

“İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” Bu, ister öldürme ve yaralamalarda, ister mali konularda, ister ırz, namus, şeref ve haysiyet ile ilgili hususlarda olsun, ister ufak ister büyük bir mesele olsun, yine ister yakın ister uzak, ister iyi ister kötü, ister düşman ister dost hakkında olsun verilecek bütün hükümleri kapsamına alır. Allah’ın hüküm esnasında gözetilmesini emrettiği adaletten kasıt ise Yüce Allah’ın peygamberi vasıtası ile teşrî’ buyurduğu had ve hükümler gereğince hükmetmektir. Bu ise adâleti bilmeyi gerektirir. Adalet bilinmeli ki gereğince hüküm verilebilsin.

Verilen bu emirler oldukça güzel ve adaletli emirler olduğundan dolayı Yüce Allah devamla: “Gerçekten Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” buyurmaktadır. Bu buyruklar Yüce Allah’ın kendi emir ve yasaklarından övgü ile söz edişini dile getirmektedir. Çünkü O’nun öğüt ve yasakları dünya ve âhiret maslahatlarını kapsar. Her ikisinin zararlarını da bertaraf eder. Çünkü bu hükümleri teşrî’ buyuran her şeyi işitendir, her şeyi görendir. Hiçbir şey kendisine gizli kalmayandır. Kulların maslahatlarını onların bilemeyecekleri çapta bilendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah sizlere emanet edilen her şeyi sahiplerine ulaştırmanızı ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletli olmanızı, taraf tutmamanızı ve verdiğiniz hükümde haksızlık etmemenizi emrediyor. Şüphesiz Allah size her koşulda ne güzel şeyler hatırlatıyor ve yol gösteriyor. Şüphesiz Allah sözlerinizi işiten, yaptıklarınızı görendir.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  3. يَأْمُرُكُمْ ye'murukum size emreder kök: امر
  4. أَن en
  5. تُؤَدُّوا۟ tu'eddu vermenizi kök: ادي
  6. ٱلْأَمَـٰنَـٰتِ l-emanati emanetleri kök: امن
  7. إِلَىٰٓ ila
  8. أَهْلِهَا ehliha ehline kök: اهل
  9. وَإِذَا ve iza ve zaman
  10. حَكَمْتُم hakemtum hükmettiğiniz kök: حكم
  11. بَيْنَ beyne arasında kök: بين
  12. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlar kök: نوس
  13. أَن en
  14. تَحْكُمُوا۟ tehkumu hükmetmenizi kök: حكم
  15. بِٱلْعَدْلِ ۚ bil-adli adaletle kök: عدل
  16. إِنَّ inne şüphesiz
  17. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  18. نِعِمَّا niimma ne güzel kök: نعم
  19. يَعِظُكُم yeizukum size öğüt veriyor kök: وعظ
  20. بِهِۦٓ ۗ bihi onunla
  21. إِنَّ inne doğrusu
  22. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  23. كَانَ kane kök: كون
  24. سَمِيعًۢا semian işitendir kök: سمع
  25. بَصِيرًۭا besiran görendir kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Nimet

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: ادي (6 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    "Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar…

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Hikmet

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: ادي (6 geçiş)

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…

  • Aynı kök: ادي (6 geçiş)

    Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse…

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Allah, "Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O halde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emretmektedir. dipnot 1 Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah duyandır, görendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu iki buyruk yani "emanetleri ehline vermek" ve "insanlar arasında adaletle hükmetmek" İslam'ın toplumsal hayattaki hassasiyetini ve evrensel bakışını ortaya koymaktadır. Layık olmayan birisini bir göreve getirmek göreve de, o göreve getirilen ehliyetsiz kişiye de haklı olup hakkı verilmeyene de zulümdür. Ayrıca adalet de "devletin dini" olarak görülmelidir; bu yüzden tarafgirlikten kurtulup adaletin herkes için gerekliliğine ve herkesin hakkı olduğuna dair bir bilinç geliştirilmelidir. Bu iki değer için din, dil, ırk, milliyet, cinsiyet, coğrafya, mezhep, meşrep, meşguliyet vs. farkı söz konusu edilemez, edilmemelidir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:135; Mâide 5:8, 42; En‘âm 6:152; Nahl 16:90; Mü'minûn 23:8; Hucurât 49:9; Mümtehine 60:8; Me‘âric 70:32.

Mustafa İslamoğlu

Allah, size emanet edilen şeyleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verecek olursanız adaletle hüküm vermenizi emrediyor. Allah size ne de güzel öğüt veriyor; zira Allah akıl sır ermez bir biçimde her şeyi işiten, her şeyi görendir.

Muhammed Esed

Allah, size emanet edilen (şey)leri ehil olanlara tevdi etmenizi ve her ne zaman insanlar arasında hüküm verecek olursanız adaletle hükmetmenizi emreder. Allahın size yapılmasını tavsiye ettiği (şey), mutlaka en güzel (şey)dir: Allah, kesinlikle her şeyi işitendir, her şeyi görendir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah emanetleri ehillerine vermenizi ve insanlar arasında adil olarak (herkesin hakkını vererek) hükmetmenizi emreder. Muhakkak Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kesinlikle Allah Semi'dir, Basıyr'dir.

Ali Bulaç

Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.

Ali Özek ve heyeti

Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işiten ve hakkıyla görendir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, sorumlulukları yetkin olanlara vermenizi ve insanlar arasında yargı verdiğinizde, adaletle yargı vermenizi buyruk veriyor. Allah, bununla, size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah size, mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir; her şeyi görendir.

Edip Yüksel

ALLAH emaneti sahiplerine vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. ALLAH size ne güzel öğüt veriyor. ALLAH İşitendir, Görendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH emaneti sahiplerine vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. ALLAH size ne güzel öğüt veriyor. ALLAH İşitendir, Görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberiniz olsun ki, Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakit adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah işiten ve bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun ki Allah size şunları emrediyor: Emanetleri ehline veresiniz ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakıt adaletle hükmedesiniz, hakikat Allah size ne güzel va'z veriyor, şüphesiz ki Allah semi', basir bulunuyor.

Erhan Aktaş

Allah, emanetleri dipnot 1 ehline dipnot 2 vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetki, görev ve sorumluluk.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yetkin, bilgili, yetenekli, sorumluluk sahibi, dürüst, ahlaklı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, emanetleri dipnot 1 ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetki, görev ve sorumluluk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, emaneti dipnot 1 ehline vermenizi ve insanlar arasında adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla, size en güzel öğüdü veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetki, görev ve sorumluluğu.

Gültekin Onan

Şüphesiz Tanrı, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi buyuruyor. Bununla Tanrı, size ne güzel öğüt veriyor... Doğrusu Tanrı, işitendir, görendir.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah size emanetleri ehil (ve erbab) ına vermenizi, insanlar arasında hükmetdiğiniz zaman adaletle hükmeylemenizi emreder. Allah bununla size, gerçek, ne güzel öğüd veriyor! Şübhe yok ki Allah (sözlerinizi, hükümlerinizi) hakkıyle işidici, (bütün yapdıklarınızı) hakkıyle görücüdür.

İbni Kesir

Şüphesiz ki Allah; size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Gerçekten Allah; bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah; Semi', Basir olandır.

Mehmet Alagaş

(58-70) Muhakkak ki Allah emaneti onun sahibine geri iade etmenizi / tevdi etmenizi emreder. İnsanlar arasında mahkemeleştiğinizde denkleştirici / adaletli (eşitleyici değil denkleştirici) karar vermenizi emreder. Muhakkak ki Allah size bununla, değerli bir vaazda bulunuyor , muhakkak ki Allah işitendir, görendir. Ey iman edenler, Allah’a itaat edin Resule itaat edin sizden emir verebilenlere / emir sahiplerine itaat edin, bir şey de anlaşamadığınızda / nizalaştığınızda, Onu Allah ve Resulüne iletin eğer Allah’a ve Resulüne ve ahiret gününe iman ediyorsanız bu daha iyidir ve daha güzel bir yorumlamadır. Sana indirdiğimize ve senden önce indirdiklerimize kesinlikle inandıkları na dair iddiaları olanları görmedin mi? Tağut tarafından mahkeme edilmeyi istiyorlar , oysa onu inkâr etmeleri emredilmişti , şeytan onları pek uzak bir sapıklığa saptırmak istiyor , onlara Allah’ın indirdiğine ve Resulüne gelin denildiği vakit, senden uzakla şarak kaçınırlar, kendi elleriyle yaptıkları dolayısıyla musibet onlara isabet ettiğinde nasıl olacaklar? Sonra da Allah adına yemin de ederek / (vallahi de billahi de) biz istedik ki güzellik olsun ve arayı yapmak olsun diye sana geliyorlar, bunların kalplerinde olanı Allah biliyor, yüz çevir onlardan, onlara vaaz et ve kendileri hakkında yüreklerine oturacak etkili sözler söyle. Biz Resulleri sadece Allah’ın izniyle itaat edilmesi için gönderdik , kendilerine zulmettikleri vakit keşke sana gelselerdi, Allah’tan bağışlanmayı dileselerdi, Resulde onların bağışlanmasını dileseydi, Allah’ı tövbeleri kabul eden ve esirgeyen olarak elbette bulacaklardı. Hayır öyle değil Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında ki çekişmeli konuda seni hakem tayin edip, sonra da kendilerinde bir burukluk olmadan tam teslimiyetle kararına teslim olmadık ça, iman ediyor sayılmazlar. Eğer ki onlara kendinizi öldürün diye yahut yurtlarınızdan çıkın diye yazmış olsaydık, pek azı hariç onu yapmazlardı , keşke onlar kendilerine vaaz edileni yapmış olsalardı onlar için iyi olurdu, onlar için daha sağlam olurdu, O zaman da onlara katımızdan kocaman bir ödül verirdik ve onları dosdoğru yola iletirdik / yönlendirirdik. Her kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, işte onlar Allah’ın nimet verdikleri Nebilerle, Sıddıklarla Şehitlerle ve Salihlerle beraberdir. (Fatiha’da geçen nimet verilenler burada da geçti) Onlar güzel refakatçidirler, işte bu Allah’ın fazlındandır. Allah’ın bilmesi yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz Allah sizlere, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla, Allah size ne güzel bir öğüt veriyor. Doğrusu Allah işitendir, görendir.

Süleyman Ateş

Allah, size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size böylece ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu, Allah işiten, görendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt verir. Allah dinler ve görür.

Şaban Britch

Allah, size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.

Şaban Piriş

Allah, size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semi'dir, çok iyi duyar; Basir'dir, çok iyi görür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah commands you to characterize yourselves with habitual reverence, obedience and piety and to restore the property and whatever you hold in trust, be, it from Allah or from people, to those who have the rightful claim to it and or -to those who have invested you with the trust. And exercise justice when you sit in judgement upon people, and be consonant with the principles of moral right and in accordance with reason and fact. Allah enjoins only what is right and sound; how morally excellent is what He exhorts you to do; Allah has always been Sami’un with (unlimited audition), and Bassirun, (He sees all that you do).

Abdul Haleem

God commands you [people] to return things entrusted to you to their rightful owners, and, if you judge between people, to do so with justice: God’s instructions to you are excellent, for He hears and sees everything.

Abdullah Yusuf Ali

Allah doth command you to render back your Trusts to those to whom they are due; And when ye judge between man and man, that ye judge with justice: Verily how excellent is the teaching which He giveth you! For Allah is He Who heareth and seeth all things.

Abul A'la Maududi

Allah commands you to deliver trusts to those worthy of them; and when you judge between people, to judge with justice. dipnot 1 Excellent is the admonition Allah gives you. Allah is All-Hearing, All-Seeing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the Muslims are forewarned against the evils which had afflicted the Israelites. One of the fundamental mistakes committed by the Israelites was that in the time of their degeneration they had handed over positions of trust (i.e. religious and political leadership) to incompetent, mean, immoral, dishonest and corrupt people. The result was that corruption spread throughout the nation. The Muslims are directed to take heed of this, and to entrust positions of responsibility only to those who are capable of shouldering the burdens of such positions. The other major weakness of the Israelites was that they completely lost their sense of justice. In their pursuit of either personal or national interests, honesty and good faith were often sacrificed. The Muslims, in the time of the Prophet (peace be on him), were themselves subjected to gross injustice at their hands. On the one side were the Prophet (peace be on him) and his followers, to whose purity of life and conduct the Jews were themselves witnesses. On the other side were those who worshipped idols, buried their daughters alive, married their step-mothers and circumambulated the Ka'bah naked. Despite this, these so-called People of the Book felt no shame in declaring that the latter were closer to righteousness than the Muslims. After informing the Muslims of the iniquity of the Jews, God now warns them against committing similar injustices. They should rather declare what is right in the face of friend and foe alike, and judge between people with equity and justice.

Aisha Bewley

Allah commands you to return to their owners the things you hold on trust and, when you judge between people, to judge with justice. How excellent is what Allah exhorts you to do! Allah is All-Hearing, All-Seeing.

Al-Hilali & Khan

Verily! Allâh commands that you should render back the trusts to those to whom they are due; and that when you judge between men, you judge with justice. Verily, how excellent is the teaching which He (Allâh) gives you! Truly, Allâh is Ever All-Hearer, All-Seer.

Ali Quli Qarai

Indeed Allah commands you to deliver the trusts to their [rightful] owners, and, when you judge between people, to judge with fairness. Excellent indeed is what Allah advises you. Indeed Allah is all-hearing, all-seeing.

Amatul Rahman Omar

Surely, Allâh commands you to make over the trusts (such as the affairs of the state) to those who are competent to it, and that when you judge between the people you should judge with justice. That which Allâh exhorts you to do is best indeed. Allâh is All-Hearing, All-Seeing.

Arthur John Arberry

God commands you to deliver trusts back to their owners; and when you judge between the people, that you judge with justice. Good is the admonition God gives you; God is All-hearing, All-seeing.

Bijan Moeinian

God hereby orders you to return what people have trusted you with back to them. If you have to judge in a case, do with the utmost justice. See how excellent the teachings of the Lord are. Never forget that God hears [whatever you say] and sees [whatever you do.]

E. Henry Palmer

Verily, God bids you pay your trusts to their owners, and when ye judge between men to judge with justice. Verily, God, excellent is what He admonishes you with; verily, God both hears and sees.

Edip-Layth

God orders you to delegate the responsibilities to those who are qualified. If you judge between the people, then you shall judge with justice. It is always the best that God prescribes for you. God is Hearer, Seer.

George Sale

Moreover God commandeth you to restore what ye are trusted with, to the owners; and when ye judge between men, that ye judge according to equity: And surely an excellent virtue it is to which God exhorteth you; for God both heareth and seeth.

Hamid S. Aziz

Verily, Allah bids you repay your trusts to their owners, and when you judge between men to judge with justice. Verily, excellent is what He admonishes you; verily, for Allah is both Hearer and Seer.

Mahmoud Ghali

Surely Allah commands you to pay deposits back to their qualified family (i. e. the owners) and, when you judge among mankind, that you judge with justice. How favorable is that to which Allah surely admonishes you; surely Allah has been Ever-Hearing, Ever-Beholding.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah commandeth you that ye restore deposits to their owners, and, if ye judge between mankind, that ye judge justly. Lo! comely is this which Allah admonisheth you. Lo! Allah is ever Hearer, Seer.

Mohamed Ahmed - Samira

God enjoins that you render to the owners what is held in trust with you, and that when you judge among the people do so equitably. Noble are the counsels of God, and God hears all and sees everything.

Muhammad Asad

BEHOLD, God bids you to deliver all that you have been entrusted with unto those who are entitled thereto, and whenever you judge between people, to judge with justice. Verily, most excellent is what God exhorts you to do: verily, God is all-hearing, all-seeing!

Mustafa Khattab

Indeed, Allah commands you to return trusts to their rightful owners;[1] and when you judge between people, judge with fairness. What a noble commandment from Allah to you! Surely Allah is All-Hearing, All-Seeing.

Progressive Muslims

God orders you to deliver anything you have been entrusted with to its owners. And if you judge between the people, then you shall judge with justice. It is always the best that God prescribes for you. God is Hearer, Seer.

Rashad Khalifa

GOD commands you to give back anything the people have entrusted to you. If you judge among the people, you shall judge equitably. The best enlightenment indeed is what GOD recommends for you. GOD is Hearer, Seer.

Sahih International

Indeed, Allah commands you to render trusts to whom they are due and when you judge between people to judge with justice. Excellent is that which Allah instructs you. Indeed, Allah is ever Hearing and Seeing.

Sam Gerrans

God commands you that you deliver up trusts to their owners; and when you judge between men, that you judge with justice. Excellent is what God admonishes you to do; God is hearing and seeing.

Shabbir Ahmed

Allah Commands you to entrust your offices to those who are capable, competent and sincere. They shall rule and judge equitably. Give your trusts to whom they belong. The Enlightenment from Allah is a blessing for you. He is Hearer, Seer of all that transpires in the Universe and in your society.

Syed Vickar Ahamed

Allah commands you to fulfill your trusts to those to whom they (your trusts) are due; And when you judge between man and man, that you judge with justice. Surely how excellent is the teaching that He (Allah) gives you! Surely, Allah is All Hearing (Sami’), All Seeing (Baseer).

Taqi Usmani

Surely, Allah commands you to deliver trusts to those entitled to them, and that, when you judge between people, judge with justice. Surely, excellent is the exhortation Allah gives you. Surely, Allah is All-Hearing, All-Seeing.

The Monotheist Group

God orders you to deliver anything you have been entrusted with to its owners. And if you judge between the people, then you shall judge with justice. It is always the best that God prescribes for you. God is Hearer, Seer.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 58. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 58. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 58. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩