Nisâ suresi

Nisâ suresi, 55. ayet

Nisâ suresi, 55. ayet. فَمِنْهُم مَّنْ ءَامَنَ بِهِۦ وَمِنْهُم مَّن صَدَّ عَنْهُ وَكَفَىٰ بِجَهَنَّمَ سَعِيرًا

feminhüm men âmene bihî veminhüm men ṣadde `anh. vekefâ bicehenneme se`îrâ.

Diyanet İşleri

Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 52–58 · surenin 55. ayeti / 176

Konu Kitap ehline uyarı; şirkin bağışlanmaması Nisâ 47–57 3

  1. Nisâ 52

    Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.

  2. Nisâ 53

    Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.

  3. Nisâ 54

    Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.

  4. 55

    Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.

  5. Nisâ 56

    Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nisâ 57

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.

  7. Nisâ 58

    Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. “Onlardan bir kısmı ona” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e “iman etti” Böylelikle dünyevi mutluluğu ve uhrevi kurtuluşu elde etti, “bir kısmı da ondan” inatla, kıskançlıkla ve hak yoldan alıkoymak maksadı ile “yüz çevirdi.” Böylelikle onlar dünyanın pek çok sıkıntıları ve musibetleri ile karşı karşıya kaldılar ki bu da onların isyanlarının sonuçlarının sadece bir parçasıdır.

“Çılgın alevli ateş olarak” Allah’ı inkâr eden, peygamberlerinin peygamberliğini bile bile reddeden yahudi, hıristiyan ve onların dışında kalan çeşitli kâfirler üzerinde tutuşturulacak olan “cehennem” ateşi, onlara “yeter!” İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ehlikitaptan bir kısmı, Allah’ın İbrahim -aleyhisselam- ve zürriyetinden gelen peygamberlere indirdiği kitaba iman etmiştir. Kimisi de buna iman etmekten yüz çevirmiştir. İşte Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen kitaba karşı tutumları böyledir. Onlardan inkârcı olanlara yeterli olacak azap, cehennem ateşidir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَمِنْهُم feminhum onlardan
  2. مَّنْ men kimi
  3. ءَامَنَ amene inandı kök: امن
  4. بِهِۦ bihi O(Hak Kitabı)na
  5. وَمِنْهُم ve minhum onlardan
  6. مَّن men kimi de
  7. صَدَّ sadde yüz çevirdi kök: صدد
  8. عَنْهُ ۚ anhu ondan
  9. وَكَفَىٰ ve kefa öylesine de yetti kök: كفي
  10. بِجَهَنَّمَ bicehenneme cehennem
  11. سَعِيرًا seiyran çılgın alevli kök: سعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş)

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Aynı kök: سعر (19 geçiş)

    Şeytan hakkında, "Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler" diye yazılmıştır.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş)

    De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlardan bir kısmı ona (İbrahim'e) inanmış; kimi de ondan yüz çevirmişti. (Onlara) kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.

Mustafa İslamoğlu

Aralarında ona inananlar da vardı, ondan yüz çevirenler de; (işte bunlara) kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.

Muhammed Esed

Aralarında ona (gerçekten) inananlar da vardı, ondan yüz çevirenler de... Ve hiçbir şey cehennem (ateşi) kadar yakıcı olamaz!

Ahmed Hulusi

Onlardan bazısı Onda olana iman etti ve onlardan bir kısmı da Ondan yüz çevirdi. Onlara cehennemdeki sair (kendilerini içten ve dıştan yakacak ateş) yeterlidir.

Ali Bulaç

Böylece, onlardan kimi ona inandı, kimi ona sırt çevirdi. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.

Ali Özek ve heyeti

Onlardan bir kısmı İbrahim’e inandı, kimi de ondan yüz çevirdi; (onlara) kavurucu bir ateş olarak cehenem yeter.

Ali Rıza Safa

Sonunda, onlardan kimi inandı; kimi de Ondan yüz çevirdi. Ateş olarak, cehennem onlara yeter.

Bayraktar Bayraklı

Onlardan bir kısmı İbrahim'e inandı, kimi de ondan yüz çevirdi, onlara kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.

Edip Yüksel

Onlardan kimi onu onayladı, kimi de ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan kimi ona inandı, kimi de ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için onlardan kimi ona iman etmekte, kimi de ondan yüz çevirmekte; ona da cehennem alevi yetmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için onlardan kimi ona iman etmekte, kimi de ondan men'eylemekte ona da cehennem alevi yetmektedir.

Erhan Aktaş

Onların bir kısmı O'na inandı, bir kısmı da O'ndan kaçındı. Böylelerine kızgın alevli Cehennem yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların bir kısmı O'na inandı, bir kısmı da O'ndan kaçındı. Böylelerine kızgın alevli Cehennem yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların bir kısmı O'na inandı, bir kısmı da O'ndan yüz çevirdi. Böylelerine kızgın alevli Cehennem yeter.

Gültekin Onan

Böylece, onlardan kimi ona inandı, kimi ona sırt çevirdi. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.

Hasan Basri Çantay

İşte onlardan kimi ona (Muhammed "sallellahü aleyhi ve sellem" e) iman etdi, kimi de ondan yüz çevirdi. Çılgın bir ateş olarak cehennem yeter (bunlara).

İbni Kesir

Onlardan bir kısmı ona inandı, bir kısmı da ondan yüz çevirdi. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.

Mehmet Alagaş

(53-57) Yoksa onların egemenlik hakkından / mülkiyetten belli bir nasipleri mi var? öyle olsaydı, çekirdek tanesi dahi insanlara vermezlerdi, yoksa Allah’ın fazlından insanlara verdiklerinden dolayı o insanlara haset mi ediyorlar? Kesin olan şu ki, biz İbrahim ailesine kitap ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk de verdik, onlardan birileri ona iman etti, onlardan kimisi de ondan saptı, alev olarak cehennem yeterlidir. Ayetlerimiz i yok sayanları / örtbas edenleri ilerde kesinlikle ateşe koyacağız , d erileri kavru ldukça azabı tatsınlar diye başka yeni bir deri ile değiştireceğiz , muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. İman edenler ve salih amel işleyenleri, onları altlarından nehirler akan cennetlere sokacağız , orada ebedi kalıcıdırlar , (Cennetten ebedi çıkmak yok) onlara orada tertemiz zevceler vardır , onları gölgelendirecek gölgeye sokacağız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar arasından ona iman edenler de var, ondan yüz çevirenler de. Onlara çılgın alevli ateş olarak Cehennem yeter.

Süleyman Ateş

Onlardan kimi O(Hak Kitabı)na inandı, kimi de ondan yüz çevirdi. Öylesine de çılgın alevli cehennem yetti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan kimi İbrahim'e inandı, kimi de yüz çevirdi. Cehennem; o çılgın alev, onlara yeter.

Şaban Britch

Onlardan buna inanan da vardır, yüz çeviren de. Azap olarak kızgın Cehennem yeter.

Şaban Piriş

Onlardan buna inanan da vardır, sırt çeviren de. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlardan bir kısmı ona inanmıştır; bir kısmı da ondan alıkoymaktadır. Böylesine, çılgın alevli cehennem yeter.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And among those to whom Ibrahim was sent, were some who recognized him and gave credence. to his faith, and others who declined to accept him. And enough is Hell to lay claim to those infidels to infuriate its blazes.

Abdul Haleem

but some of them believed in it and some turned away from it. Hell blazes fiercely enough.

Abdullah Yusuf Ali

Some of them believed, and some of them averted their faces from him: And enough is Hell for a burning fire.

Abul A'la Maududi

whereupon some of them believed, and others turned away. dipnot 1 (Those who turn away), Hell suffices for a blaze.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is in response to the malicious remarks of the Israelites. What is being said is that they had no reason to feel jealous since both the Israelites and Ishmaelites were offspring of the same Abraham. Now, the leadership of the world had been promised only to those children of Abraham who followed the Book and Wisdom revealed by God. The Book and Wisdom had been sent down earlier to the Israelites, and to their discredit they had turned away from them. The same Book and Wisdom had now been made available to the Ishmaelites and they had decided to greet it with faith and gratitude.

Aisha Bewley

Some of them have iman in him, and some bar access to him. Hell will suffice as a Searing Blaze!

Al-Hilali & Khan

Of them were (some) who believed in him (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and of them were (some) who averted their faces from him (Muhammad صلى الله عليه وسلم); and enough is Hell for burning (them)[1].

Ali Quli Qarai

Of them are some who believe in him, and of them are some who deter [others] from him; and hell suffices for a blaze!

Amatul Rahman Omar

There are some among them who believe in it (- the Qur'ân) and there are others among them who turn away from it, and Gehenna shall suffice for burning (those who turn away).

Arthur John Arberry

And some of them there are that believe, and some of them that bar from it; Gehenna suffices for a Blaze!

Bijan Moeinian

Some of them have believed [in God’s revelations in Qur’an] and the rest turned their back. The Hellfire is enough of a punishment for the latter.

E. Henry Palmer

And of them are some who believe therein, and of them are some who turn from it, but Hell is flaming enough for them.

Edip-Layth

Some of them acknowledged it, and some of them turned from it. Hell suffices as a flame.

George Sale

There is of them who believeth on Him; and there is of them who turneth aside from Him: But the raging fire of hell is a sufficient punishment.

Hamid S. Aziz

And of them are some who believe therein, and of them are some who turn from it, but Hell is flaming enough for them.

Mahmoud Ghali

Then of them there were (some) who believed therein, and there were (some) who barred from it; and Hell suffices for a Blaze.

Marmaduke Pickthall

And of them were (some) who believed therein and of them were (some) who turned away from it. Hell is sufficient for (their) burning.

Mohamed Ahmed - Samira

Then some of them believed in it, and some turned away from it; yet sufficient is Hell, the flaming Fire!

Muhammad Asad

and among them are such as [truly] believe in him, and among them are such as have turned away from him. And nothing could be as burning as [the fire of] hell:

Mustafa Khattab

Yet some believed in him while others turned away from him.[1] Hell is sufficient as a torment!

Progressive Muslims

Some of them believed in it, and some of them turned from it. In Hell will be enough flames.

Rashad Khalifa

Some of them believed therein, and some of them repelled therefrom; Hell is the only just retribution for these.

Sahih International

And some among them believed in it, and some among them were averse to it. And sufficient is Hell as a blaze.

Sam Gerrans

And among them are such as believed in it; and among them are such as turned away from it; and sufficient is Gehenna as an inferno.

Shabbir Ahmed

Some of the Children of Abraham have attained belief in the Prophet while others turn away from him. And enough is Hell for a burning fire.

Syed Vickar Ahamed

Some of them believed in it, and some of them turned their faces from it: And enough is Hell for burning them.

Taqi Usmani

So, there were some among them who believed in it, and there were others among them who turned away from it. Enough (for the latter) is Jahannam, a fire ablaze!

The Monotheist Group

Some of them believed in it, and some of them turned away from it. In Hell will be enough flames.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩