Diyanet İşleri
Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 55. ayet. فَمِنْهُم مَّنْ ءَامَنَ بِهِۦ وَمِنْهُم مَّن صَدَّ عَنْهُ وَكَفَىٰ بِجَهَنَّمَ سَعِيرًا
feminhüm men âmene bihî veminhüm men ṣadde `anh. vekefâ bicehenneme se`îrâ.
Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ehline uyarı; şirkin bağışlanmaması Nisâ 47–57 3
Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.
Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.
Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.
Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.
Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
55. “Onlardan bir kısmı ona” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e “iman etti” Böylelikle dünyevi mutluluğu ve uhrevi kurtuluşu elde etti, “bir kısmı da ondan” inatla, kıskançlıkla ve hak yoldan alıkoymak maksadı ile “yüz çevirdi.” Böylelikle onlar dünyanın pek çok sıkıntıları ve musibetleri ile karşı karşıya kaldılar ki bu da onların isyanlarının sonuçlarının sadece bir parçasıdır.
“Çılgın alevli ateş olarak” Allah’ı inkâr eden, peygamberlerinin peygamberliğini bile bile reddeden yahudi, hıristiyan ve onların dışında kalan çeşitli kâfirler üzerinde tutuşturulacak olan “cehennem” ateşi, onlara “yeter!” İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ehlikitaptan bir kısmı, Allah’ın İbrahim -aleyhisselam- ve zürriyetinden gelen peygamberlere indirdiği kitaba iman etmiştir. Kimisi de buna iman etmekten yüz çevirmiştir. İşte Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen kitaba karşı tutumları böyledir. Onlardan inkârcı olanlara yeterli olacak azap, cehennem ateşidir.
Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme)…
Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…
Aynı kök: سعر (19 geçiş)
Şeytan hakkında, "Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler" diye yazılmıştır.
Aynı kök: كفي (33 geçiş)
Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…
Aynı kök: كفي (33 geçiş)
Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Aynı kök: كفي (33 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: صدد (42 geçiş)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: صدد (42 geçiş)
De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlardan bir kısmı ona (İbrahim'e) inanmış; kimi de ondan yüz çevirmişti. (Onlara) kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.
Aralarında ona inananlar da vardı, ondan yüz çevirenler de; (işte bunlara) kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.
Aralarında ona (gerçekten) inananlar da vardı, ondan yüz çevirenler de... Ve hiçbir şey cehennem (ateşi) kadar yakıcı olamaz!
Onlardan bazısı Onda olana iman etti ve onlardan bir kısmı da Ondan yüz çevirdi. Onlara cehennemdeki sair (kendilerini içten ve dıştan yakacak ateş) yeterlidir.
Böylece, onlardan kimi ona inandı, kimi ona sırt çevirdi. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.
Onlardan bir kısmı İbrahim’e inandı, kimi de ondan yüz çevirdi; (onlara) kavurucu bir ateş olarak cehenem yeter.
Sonunda, onlardan kimi inandı; kimi de Ondan yüz çevirdi. Ateş olarak, cehennem onlara yeter.
Onlardan bir kısmı İbrahim'e inandı, kimi de ondan yüz çevirdi, onlara kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.
Onlardan kimi onu onayladı, kimi de ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.
Onlardan kimi ona inandı, kimi de ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.
Onun için onlardan kimi ona iman etmekte, kimi de ondan yüz çevirmekte; ona da cehennem alevi yetmektedir.
Onun için onlardan kimi ona iman etmekte, kimi de ondan men'eylemekte ona da cehennem alevi yetmektedir.
Onların bir kısmı O'na inandı, bir kısmı da O'ndan kaçındı. Böylelerine kızgın alevli Cehennem yeter.
Onların bir kısmı O'na inandı, bir kısmı da O'ndan kaçındı. Böylelerine kızgın alevli Cehennem yeter.
Onların bir kısmı O'na inandı, bir kısmı da O'ndan yüz çevirdi. Böylelerine kızgın alevli Cehennem yeter.
Böylece, onlardan kimi ona inandı, kimi ona sırt çevirdi. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.
İşte onlardan kimi ona (Muhammed "sallellahü aleyhi ve sellem" e) iman etdi, kimi de ondan yüz çevirdi. Çılgın bir ateş olarak cehennem yeter (bunlara).
Onlardan bir kısmı ona inandı, bir kısmı da ondan yüz çevirdi. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.
(53-57) Yoksa onların egemenlik hakkından / mülkiyetten belli bir nasipleri mi var? öyle olsaydı, çekirdek tanesi dahi insanlara vermezlerdi, yoksa Allah’ın fazlından insanlara verdiklerinden dolayı o insanlara haset mi ediyorlar? Kesin olan şu ki, biz İbrahim ailesine kitap ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk de verdik, onlardan birileri ona iman etti, onlardan kimisi de ondan saptı, alev olarak cehennem yeterlidir. Ayetlerimiz i yok sayanları / örtbas edenleri ilerde kesinlikle ateşe koyacağız , d erileri kavru ldukça azabı tatsınlar diye başka yeni bir deri ile değiştireceğiz , muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. İman edenler ve salih amel işleyenleri, onları altlarından nehirler akan cennetlere sokacağız , orada ebedi kalıcıdırlar , (Cennetten ebedi çıkmak yok) onlara orada tertemiz zevceler vardır , onları gölgelendirecek gölgeye sokacağız.
Onlar arasından ona iman edenler de var, ondan yüz çevirenler de. Onlara çılgın alevli ateş olarak Cehennem yeter.
Onlardan kimi O(Hak Kitabı)na inandı, kimi de ondan yüz çevirdi. Öylesine de çılgın alevli cehennem yetti.
Onlardan kimi o kitaba inanıp güvendi, kimi de ondan yüz çevirdi. dipnot 1 Alevli bir ateş olarak cehennem onlara yeter! dipnot 2
Onlardan kimi İbrahim'e inandı, kimi de yüz çevirdi. Cehennem; o çılgın alev, onlara yeter.
Onlardan buna inanan da vardır, yüz çeviren de. Azap olarak kızgın Cehennem yeter.
Onlardan buna inanan da vardır, sırt çeviren de. Çılgın ateş olarak cehennem yeter.
Onlardan bir kısmı ona inanmıştır; bir kısmı da ondan alıkoymaktadır. Böylesine, çılgın alevli cehennem yeter.
And among those to whom Ibrahim was sent, were some who recognized him and gave credence. to his faith, and others who declined to accept him. And enough is Hell to lay claim to those infidels to infuriate its blazes.
but some of them believed in it and some turned away from it. Hell blazes fiercely enough.
Some of them believed, and some of them averted their faces from him: And enough is Hell for a burning fire.
whereupon some of them believed, and others turned away. dipnot 1 (Those who turn away), Hell suffices for a blaze.
Some of them have iman in him, and some bar access to him. Hell will suffice as a Searing Blaze!
Of them were (some) who believed in him (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and of them were (some) who averted their faces from him (Muhammad صلى الله عليه وسلم); and enough is Hell for burning (them)[1].
Of them are some who believe in him, and of them are some who deter [others] from him; and hell suffices for a blaze!
There are some among them who believe in it (- the Qur'ân) and there are others among them who turn away from it, and Gehenna shall suffice for burning (those who turn away).
And some of them there are that believe, and some of them that bar from it; Gehenna suffices for a Blaze!
Some of them have believed [in God’s revelations in Qur’an] and the rest turned their back. The Hellfire is enough of a punishment for the latter.
And of them are some who believe therein, and of them are some who turn from it, but Hell is flaming enough for them.
Some of them acknowledged it, and some of them turned from it. Hell suffices as a flame.
There is of them who believeth on Him; and there is of them who turneth aside from Him: But the raging fire of hell is a sufficient punishment.
And of them are some who believe therein, and of them are some who turn from it, but Hell is flaming enough for them.
Then of them there were (some) who believed therein, and there were (some) who barred from it; and Hell suffices for a Blaze.
And of them were (some) who believed therein and of them were (some) who turned away from it. Hell is sufficient for (their) burning.
Then some of them believed in it, and some turned away from it; yet sufficient is Hell, the flaming Fire!
and among them are such as [truly] believe in him, and among them are such as have turned away from him. And nothing could be as burning as [the fire of] hell:
Yet some believed in him while others turned away from him.[1] Hell is sufficient as a torment!
Some of them believed in it, and some of them turned from it. In Hell will be enough flames.
Some of them believed therein, and some of them repelled therefrom; Hell is the only just retribution for these.
And some among them believed in it, and some among them were averse to it. And sufficient is Hell as a blaze.
And among them are such as believed in it; and among them are such as turned away from it; and sufficient is Gehenna as an inferno.
Some of the Children of Abraham have attained belief in the Prophet while others turn away from him. And enough is Hell for a burning fire.
Some of them believed in it, and some of them turned their faces from it: And enough is Hell for burning them.
So, there were some among them who believed in it, and there were others among them who turned away from it. Enough (for the latter) is Jahannam, a fire ablaze!
Some of them believed in it, and some of them turned away from it. In Hell will be enough flames.