Nisâ suresi

Nisâ suresi, 60. ayet

Nisâ suresi, 60. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُمْ ءَامَنُوا۟ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ يُرِيدُونَ أَن يَتَحَاكَمُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّٰغُوتِ وَقَدْ أُمِرُوٓا۟ أَن يَكْفُرُوا۟ بِهِۦ وَيُرِيدُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَن يُضِلَّهُمْ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

elem tera ile-lleẕîne yez`umûne ennehüm âmenû bimâ ünzile ileyke vemâ ünzile min ḳablike yürîdûne ey yeteḥâkemû ile-ṭṭâgûti veḳad ümirû ey yekfürû bih. veyürîdü-şşeyṭânü ey yüḍillehüm ḍalâlem be`îdâ.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 57–63 · surenin 60. ayeti / 176

Konu Emanetleri ehline verin; itaat ve hakemliğe razı olmak Nisâ 58–70 3

  1. Nisâ 57

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.

  2. Nisâ 58

    Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  3. Nisâ 59

    Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.

  4. 60

    (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

  5. Nisâ 61

    Münafıklara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygambere gelin" dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

  6. Nisâ 62

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin ederek sana geldikleri zaman halleri nasıl olur?

  7. Nisâ 63

    Onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 60–61. ayetler için yazılmıştır.

60-61. Yüce Allah kullarına münafıkların durumlarının hayret edilecek bir hal olduğunu belirtmektedir. Zira onlar “sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara” yani Allah Rasûlünün getirdiklerine ve onlardan önceki peygamberlerin getirdiklerine “iman ettiğini iddia” eden kimselerdir. Buna rağmen “Tağutun hükmüne başvurmak istiyorlar.” Tağut, Allah’ın şeriatı dışında hüküm veren herkestir. “Halbuki onu inkâr etmekle emrolunmuşlardı.” İman ile tağutun hükmüne başvurmak nasıl bir arada olabilir? Çünkü iman Allah’ın şeriatına bütün hususlarda bağlı kalıp itaat etmeyi ve bu şeriatın hükmüne başvurmayı gerektirir. Kendisinin mü’min olduğunu iddia etmekle birlikte tağutun hükmünü Allah’ın hükmüne tercih etmekte olan bir kimse ise bu iddiasında yalancıdır. Bu, şeytanın onları saptırdığı hususlar arasındadır. Bundan dolayı Yüce Allah: “Şeytan onları uzak bir sapıklıkla” haktan “(büsbütün) saptırmak ister” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! Münafıkların, sana ve senden önceki peygamberlere indirilenlere dair çelişkilerini görmüyor musun? Onlar aralarındaki anlaşmazlıklarda, Allah’ın dini dışında insanların koyduğu hükümlerle hükmedilmesini istiyorlar. Oysa onlar bunu inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Doğrusu şeytan onları doğru yolu asla bulamayacakları şekilde haktan çok çok uzaklaştırmak istiyor.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَ tera görmedin mi kök: راي
  3. إِلَى ila
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  5. يَزْعُمُونَ yez'umune zanneden(leri) kök: زعم
  6. أَنَّهُمْ ennehum sadece kendilerinin
  7. ءَامَنُوا۟ amenu inandıklarını kök: امن
  8. بِمَآ bima şeylere
  9. أُنزِلَ unzile indirilene kök: نزل
  10. إِلَيْكَ ileyke sana
  11. وَمَآ ve ma ve şeylere
  12. أُنزِلَ unzile indirilene kök: نزل
  13. مِن min
  14. قَبْلِكَ kablike ve senden önce kök: قبل
  15. يُرِيدُونَ yuridune istiyorlar kök: رود
  16. أَن en
  17. يَتَحَاكَمُوٓا۟ yetehakemu hakem olarak başvurmak kök: حكم
  18. إِلَى ila
  19. ٱلطَّـٰغُوتِ t-taguti tağuta kök: طغي
  20. وَقَدْ ve kad oysa
  21. أُمِرُوٓا۟ umiru emredilmişti kök: امر
  22. أَن en
  23. يَكْفُرُوا۟ yekfuru inkar etmeleri kök: كفر
  24. بِهِۦ bihi onu
  25. وَيُرِيدُ ve yuridu ve istiyor kök: رود
  26. ٱلشَّيْطَـٰنُ ş-şeytanu Şeytan da kök: شطن
  27. أَن en
  28. يُضِلَّهُمْ yudillehum onları saptırmak kök: ضلل
  29. ضَلَـٰلًۢا delalen sapkınlıkla kök: ضلل
  30. بَعِيدًۭا beiyden iyice kök: بعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar.…

  • Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık layık oldu. Çünkü onlar Allah'ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru…

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için"…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…

  • Aynı kök: طغي (39 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Onu inkâr etmeleri emredilmiş olduğu hâlde Tağut'un (azgınlık edenin) dipnot 1 önünde mahkemeleşmek istiyorlar. dipnot 2 (Oysa) şeytan onları tamamen saptırmak istiyor.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada geçen [Tağut], gerçeğin karşısında azgınlığı yani batılı temsil eden herkestir ve her şeydir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Medine'de bazı münafık kılıklı insanlar başkalarıyla davalaşınca esasında tartışma konusunu Yüce Allah'a ve Elçisine götürmekle emrolunmalarına rağmen bunu yapmadıkları, aksine [et-tâğût] denilen bir azgına müracaat ettikleri bildirilmektedir. Burada sözü edilen [et-tâğût] kelimesi Ka‘b b. Eşref, Ebû Bür-de el-Eslemî vs. kişiler olabilir; ancak bu kelimenin "azgınlıkla anılan herkesi" içerdiği bilinmelidir.

Mustafa İslamoğlu

Sana ve senden önce indirilenlere iman ettiğini sananlara bir baksana! Birbirlerini (İlahlık rolüne soyunan) şeytani güç odaklarının hakimiyetine çağırmakta bir sakınca görmüyorlar; oysa onu inkar etmekle emrolunmuşlardı. Nitekim şeytanın tek arzusu, onları derin bir sapıklığa itmektir.

Muhammed Esed

Sen (ey Peygamber), sana ve senden öncekilere indirilene inandıklarını iddia eden, (ama öte yandan) şeytani güçlerin hakimiyetine teslim olmakta beis görmeyenlerin farkında değil misin? Halbuki, Şeytanın kendilerini derin bir sapıklığa yöneltmek istediğini görerek onu inkar etmekle emrolunmuşlardı.

Ahmed Hulusi

Sana inzal olunana ve senden önce inzal olunana iman ettiklerini sananları görmüyor musun; inkar etmeleri emredildiği halde Tağut'u aralarına hakem yapmak isterler. . . Şeytan da onları geri dönemeyecekleri kadar uzak bir sapıklığa (şirke) düşürmeyi diler.

Ali Bulaç

Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut'un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.

Ali Özek ve heyeti

Sana indirilene (Kur'âna) ve senden önce indirilen (kitap) lere inandıklarını iddia eden (şu münafık) kimseleri görmüyor musun? Aslında (fesad ve dalâlet kaynağı olan) tâğûtu inkar etmekle emrolundukları halde, yine de onun önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları, (dönüşü olmayan) uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Ali Rıza Safa

Hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inandıklarını öne sürenleri görmüyor musun? Katışıksız dini kirletmek için uğraşanları, yargıcı yapmak istiyorlar. Oysa onu tanımamaları buyruk verilmişti. Şeytan, onları daha da saptırmak istiyor.

Bayraktar Bayraklı

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tağutu/Allah'a karşı gelen adamı inkar etmeleri kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde davalaşmak istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.

Edip Yüksel

Seni ve senden önce indirilenleri onayladıklarını iddia ettikleri halde azgınların ve küstahların yasalarını uygulamak isteyenleri görmüyor musun? Oysa onu inkar etmekle emredilmişlerdi; fakat sapkın onları büsbütün saptırmak istiyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana ve senden önce indirilenlere inandıklarını iddia ettikleri halde azgınların ve despotların yasalarını uygulamak isteyenleri görmüyor musun? Oysa onu inkar etmekle emredilmişlerdi; fakat şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bakmaz mısın; o hem sana indirilene, hem senden önce indirilene iman ettiklerini söyleyip gezen kimselere ki, o azgın şeytan tarafından muhakeme edilmelerini istiyorlar. Oysa onu emrolunmuşlardı. O şeytan da onları, bir daha dönemeyecekleri kadar uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakmaz mısın şunlara: o hem sana indirilene hem senden evvel indirilene iyman ettiklerini söyler gezer kimselere? Ki o tağuta (o azgın şeytana) muhakeme olmak istiyorlar. Halbuki onu tanımamakla emrolunmuşlardı. O Şeytan da onları bir daha dönemiyecekleri kadar uzak bir dalale düşürmek istiyor.

Erhan Aktaş

Görüyor musun? Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ettiklerini ileri sürenleri! Tağuti dipnot 1 yasalarla yargılanmak istiyorlar. Oysa onlara, onu küfretmeleri dipnot 2 emredilmişti. Zaten şeytan onları derin bir sapkınlıkla saptırmak istiyor.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 4:51. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Reddetmeleri.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Görüyor musun? Sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürenleri! Tağuti dipnot 1 yasalarla yargılanmak istiyorlar. Oysa onlara, onu küfretmeleri dipnot 2 emredilmişti. Zaten şeytan onları derin bir sapkınlıkla saptırmak istiyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a isyan etmek anlamına gelen "tağa" kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kahin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelmektedir. Tağut, insanlara kaba kuvvetle hükmeden kişi veya kurumu ifade etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Reddetmeleri.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Tağuti dipnot 1 yasalarla yargılanmak istiyorlar. Oysa onlara, onu reddetmeleri emredilmişti. Zaten şeytan onları derin bir sapkınlıkla saptırmak istiyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tağut: "Azgın, sapık, kötülük ve sapıklık önderi, zorba, şeytan, put, puthane, kahin, sihirbaz, Allah'ın hükümlerine sırt çeviren kişi ve kuruluş.".

Gültekin Onan

Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağutun önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlara onu yadsımaları buyrulmuştur. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla saptırmak ister.

Hasan Basri Çantay

Sana indirilen (Kur'an-ı kerim) e de, senden evvel indirilmiş olan (kitab) lara da her halde iman etdiklerini boş yere iddia edenlere bir bakmadın mı ki — onu inkar etmeleriyle emrolundukları halde — yine sihirbazın huzurunda muhaakeme olunmalarını isterler. Şeytan da onları (bir daha dönemiyecekleri kadar) uzak bir sapkınlıkla büsbütün sapıtmak ister.

İbni Kesir

Sana indirilene ve senden önce inidirilenlere; inandıklarını iddia edenleri görmedin mi? Küfretmeleri emrolunmuş iken Tağut'un önünde muhakeme edilmelerini isterler. Halbuki şeytan, onları uzak bir sapıklıkla saptırmak istiyor.

Mehmet Alagaş

(58-70) Muhakkak ki Allah emaneti onun sahibine geri iade etmenizi / tevdi etmenizi emreder. İnsanlar arasında mahkemeleştiğinizde denkleştirici / adaletli (eşitleyici değil denkleştirici) karar vermenizi emreder. Muhakkak ki Allah size bununla, değerli bir vaazda bulunuyor , muhakkak ki Allah işitendir, görendir. Ey iman edenler, Allah’a itaat edin Resule itaat edin sizden emir verebilenlere / emir sahiplerine itaat edin, bir şey de anlaşamadığınızda / nizalaştığınızda, Onu Allah ve Resulüne iletin eğer Allah’a ve Resulüne ve ahiret gününe iman ediyorsanız bu daha iyidir ve daha güzel bir yorumlamadır. Sana indirdiğimize ve senden önce indirdiklerimize kesinlikle inandıkları na dair iddiaları olanları görmedin mi? Tağut tarafından mahkeme edilmeyi istiyorlar , oysa onu inkâr etmeleri emredilmişti , şeytan onları pek uzak bir sapıklığa saptırmak istiyor , onlara Allah’ın indirdiğine ve Resulüne gelin denildiği vakit, senden uzakla şarak kaçınırlar, kendi elleriyle yaptıkları dolayısıyla musibet onlara isabet ettiğinde nasıl olacaklar? Sonra da Allah adına yemin de ederek / (vallahi de billahi de) biz istedik ki güzellik olsun ve arayı yapmak olsun diye sana geliyorlar, bunların kalplerinde olanı Allah biliyor, yüz çevir onlardan, onlara vaaz et ve kendileri hakkında yüreklerine oturacak etkili sözler söyle. Biz Resulleri sadece Allah’ın izniyle itaat edilmesi için gönderdik , kendilerine zulmettikleri vakit keşke sana gelselerdi, Allah’tan bağışlanmayı dileselerdi, Resulde onların bağışlanmasını dileseydi, Allah’ı tövbeleri kabul eden ve esirgeyen olarak elbette bulacaklardı. Hayır öyle değil Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında ki çekişmeli konuda seni hakem tayin edip, sonra da kendilerinde bir burukluk olmadan tam teslimiyetle kararına teslim olmadık ça, iman ediyor sayılmazlar. Eğer ki onlara kendinizi öldürün diye yahut yurtlarınızdan çıkın diye yazmış olsaydık, pek azı hariç onu yapmazlardı , keşke onlar kendilerine vaaz edileni yapmış olsalardı onlar için iyi olurdu, onlar için daha sağlam olurdu, O zaman da onlara katımızdan kocaman bir ödül verirdik ve onları dosdoğru yola iletirdik / yönlendirirdik. Her kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, işte onlar Allah’ın nimet verdikleri Nebilerle, Sıddıklarla Şehitlerle ve Salihlerle beraberdir. (Fatiha’da geçen nimet verilenler burada da geçti) Onlar güzel refakatçidirler, işte bu Allah’ın fazlındandır. Allah’ın bilmesi yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene iman ettiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u inkâr etmeleri kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Süleyman Ateş

Şunları görmedin mi, kendilerinin, sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını sanıyorlar da hakem olarak tağuta (o azgın şeytana) başvurmak istiyorlar! Oysa kendilerine onu inkar etmeleri emredilmişti. Şeytan da onları iyice saptırmak istiyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem sana hem de senden önce indirilenlere inandığını sanan kişileri hiç görmedin mi? O azgının önünde yargılanmak istiyorlar. Oysa bunlara, onları tanımama emri verilmiştir dipnot 1 . O şeytan ise bunları derin bir sapıklığa düşürmek istemektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2/256 ve Bakara 2/257

Şaban Britch

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi? Bunlar, tağutun önünde mahkemeleşmek istiyorlar. Oysa, ona küfretmekle emrolunmuşlardı. Şeytan, onları uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Şaban Piriş

Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ettiklerini iddia edenleri görmedin mi? Bunlar, tağutun önünde mahkemeleşmek istiyorlar. Oysa, onu tanımamakla emrolunmuşlardı. Şeytan, onları uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunları görmedin mi? Kendilerinin, sana indirilene de senden önce indirilene de inandıklarını sanarken, inkar etmekle emrolundukları tağutu aralarında hakem yapmak istiyorlar. Zaten şeytan da onları geri dönülmez bir sapıklıkla sersem hale getirmek istiyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have you seen O Muhammad into the irreverent disposition of those who allege that they have given credence to all that has been revealed to you and to all that has been revealed to Messengers before you, how they wish to resort to the Devil and to false deities for judgement of their disputes! Yet they have been commanded to reject and renounce every deity besides Allah. But AL-Shaytan and those with characteristics befitting him intend to lead them by the nose into the maze of error.

Abdul Haleem

Do you [Prophet] not see those who claim to believe in what has been sent down to you, and in what was sent down before you, yet still want to turn to unjust tyrants for judgement, although they have been ordered to reject them? Satan wants to lead them far astray.

Abdullah Yusuf Ali

Hast thou not turned Thy vision to those who declare that they believe in the revelations that have come to thee and to those before thee? Their (real) wish is to resort together for judgment (in their disputes) to the Evil One, though they were ordered to reject him. But Satan's wish is to lead them astray far away (from the right).

Abul A'la Maududi

(O Messenger!) Have you not seen those who claim to believe in the Book which has been revealed to you and in the Books revealed before you, and yet desire to submit their disputes to the judgement of taghut (the Satanic authorities who decide independently of the Law of Allah), whereas they had been asked to reject it. dipnot 1 And Satan seeks to make them drift far away from the right way.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Taghut clearly signifies here a sovereign who judges things according to criteria other than the law of God. It also stands for a legal and judicial system which acknowledges neither the sovereignty of God nor the paramount authority of the Book of God. This verse categorically proclaims that to refer disputes to the judgement of a court of law which is essentially taghut contravenes the dictates of a believer's faith. In fact, true faith in God and His Book necessarily requires that a man should refuse to recognize the legitimacy of such courts. According to the Qur'an, belief in God necessitates repudiation of the authority of taghut. To try to submit both to God and to taghut at the same time is hypocrisy.

Aisha Bewley

Do you not see those who claim that they have iman in what has been sent down to you and what was sent down before you, still desiring to turn to a satanic source for judgement in spite of being ordered to reject it? Shaytan wants to misguide them far away.

Al-Hilali & Khan

Have you not seen those (hypocrites) who claim that they believe in that which has been sent down to you, and that which was sent down before you, and they wish to go for judgement (in their disputes) to the Tâghût [1] (false judges) while they have been ordered to reject them. But Shaitân (Satan) wishes to lead them far astray[2].

Ali Quli Qarai

Have you not regarded those who claim that they believe in what has been sent down to you, and what was sent down before you? They desire to seek the judgment of the Rebel, though they were commanded to defy it, and Satan desires to lead them astray into far error.

Amatul Rahman Omar

Have you not considered the case of those who assert that they believe in what has been revealed to you and what has been revealed before you? On the contrary they desire to refer (their disputes) for judgment to the transgressor, whereas they were commanded to reject him, and satan desires to lead them astray to a far off straying.

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded those who assert that they believe in what has been sent down to thee, and what was sent down before thee, desiring to take their disputes to idols, yet they have been commanded to disbelieve in them? But Satan desires to lead them astray into far error.

Bijan Moeinian

Have you noticed how those [hypocrites] who pretend that they believe in what is revealed to you, as well as the followers of the Scripture, refer to other evil sources [such as man made laws] to settle down their disputes? They do so in spite of being ordered that they must follow the Divine laws. They have indeed submitted themselves to Satan and are lost beyond any hope to return.

E. Henry Palmer

Do ye not see those who pretend that they believe in what has been revealed to them, and what was revealed before thee; they wish to refer their judgment to Taghut, but they are bidden to disbelieve therein, and Satan wishes to lead them into a remote error.

Edip-Layth

Did you not see those who claimed they acknowledged what was sent down to you and what was sent before you? They wanted to seek judgment through aggression, while they were ordered to reject it. It is the devil who wants to lead them astray.

George Sale

Hast thou not observed those who pretend they believe in what hath been revealed unto thee, and what been revealed before thee? They desire to go to judgment before Taghut, although they have been commanded not to believe in him; and Satan desireth to seduce them into a wide error.

Hamid S. Aziz

Do you not see those who pretend that they believe in what has been revealed to them, and what was revealed before you; they wish to refer their judgment to Taghut (the Evil One, or False Deities and authorities), but they were bidden to reject him. But Satan wishes to lead them into a remote error.

Mahmoud Ghali

Have you not regarded (the ones) who assert that they have believed in what has been sent down to you and what was sent down before you, (that they) would (go) for judgment to Taghût, (An idol worshiped by pagan Arabs) and they have already been commanded to disbelieve in it? And Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) would (like) would (like) to lead them into far error.

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen those who pretend that they believe in that which is revealed unto thee and that which was revealed before thee, how they would go for judgment (in their disputes) to false deities when they have been ordered to abjure them? Satan would mislead them far astray.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you never seen those who aver they believe in what has been revealed to you and had been to others before you, yet desire to turn for judgement to evil powers, even though they have been commanded to disbelieve in them? Satan only wishes to lead them astray, far away.

Muhammad Asad

ART THOU NOT aware of those who claim that they believe in what has been bestowed from on high upon thee, [O Prophet,] as well as in what was bestowed from on high before thee, [and yet] are willing to defer to the rule of the powers of evil - although they were bidden to deny it, seeing that Satan but wants to lead them far astray?

Mustafa Khattab

Have you ˹O Prophet˺ not seen those who claim they believe in what has been revealed to you and what was revealed before you? They seek the judgment of false judges, which they were commanded to reject. And Satan ˹only˺ desires to lead them farther away.

Progressive Muslims

Did you not see those who claimed they believed in what was sent down to you and what was sent before you They wanted to seek judgment using evil, while they were ordered to reject it. It is the devil who wants to lead them far astray.

Rashad Khalifa

Have you noted those who claim that they believe in what was revealed to you, and in what was revealed before you, then uphold the unjust laws of their idols? They were commanded to reject such laws. Indeed, it is the devil's wish to lead them far astray.

Sahih International

Have you not seen those who claim to have believed in what was revealed to you, [O Muúammad], and what was revealed before you? They wish to refer legislation to Taghut, while they were commanded to reject it; and Satan wishes to lead them far astray.

Sam Gerrans

Hast thou not considered those who claim to believe in what is sent down to thee, and what was sent down before thee, desiring to go for judgment to idols when they were commanded to reject it? And the satan desires to lead them far astray.

Shabbir Ahmed

Have you thought of those who claim that they believe in what has been revealed to you (O Prophet), as well as in what was revealed before you? Yet, they resort to TAGHOOT (priests and monks of any religion) for judgment in their differences. They had been commanded to reject them but their rebellious desire misleads them far astray.

Syed Vickar Ahamed

Have you not seen those (hypocrites) who declare that they believe in the Revelations that have come to you and to those before you? Their (real) wish is to resort together for judgment (in their disputes) to the false judges (and the Satan), though they were ordered to reject them (and him). But Satan's wish is to lead them far astray (from the right).

Taqi Usmani

Have you not seen those who claim that they have believed in what was revealed to you and what was revealed before you? They want to take their disputes to the Tāghūt, while they were ordered to reject it. Satan wants to mislead them to a remote wrong way.

The Monotheist Group

Did you not see those who claimed they believed in what was sent down to you and what was sent before you? They wanted to seek judgment using evil, while they were ordered to reject it. It is the devil who wants to lead them far astray.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩