Diyanet İşleri
Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.
Nahl suresi
Nahl suresi, 111. ayet. يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍ تُجَٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
yevme te'tî küllü nefsin tücâdilü `an nefsihâ vetüveffâ küllü nefsim mâ `amilet vehüm lâ yużlemûn.
Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zorlanan kimse ve dünya hayatını tercih edenler Nahl 106–111 3
İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.
Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.
Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.
Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
111. “O gün herkes gelip kendisi(ni kurtarmak) için çabalayacaktır.” herkes “Nefsim! Nefsim!” diyecek, kendisinden başka hiçbir kimseyle ilgilenmeyecektir. İşte böyle bir günde kul, zerre ağırlığı kadar bile olsa hayır sahibi olmaya ihtiyaç duyacaktır. “Herkese” hayır olsun şer olsun “yaptıklarının karşılığı eksiksiz olarak verilecek ve onlara zulmedilmeyecektir.” Kötülüklerine bir ek yapılmayacağı gibi iyiliklerinden de hiçbir şey eksiltilmeyecektir. “O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz ancak işlediğinizin karşılığını görürsünüz.” (Yâsîn, 36/54)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Her insanın (mahşerde) beklemenin büyük zorluğu sebebiyle başkaları adına mücadele etmeden, sadece kendisi adına mücadele ederek geldiği o günü hatırla. Her nefis, hayır ve şer adına yaptığı şeylerin karşılığının tamamını alır. Yaptıkları iyiliklerinden herhangi bir eksiltme veya işledikleri kötülüklerine herhangi bir ekleme yapılarak haksızlığa uğratılmazlar.
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Aynı kök: جدل (29 geçiş)
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…
Aynı kök: جدل (29 geçiş)
Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.
Aynı kök: جدل (29 geçiş)
İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah'a karşı kim savunacak, yahut kim onlara…
Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün herkes kendi canını savunmak (azaptan kurtarmak) için uğraşmak üzere dipnot 1 (huzura) gelecektir. Herkese yaptığının tam karşılığı ödenecek; onlara haksızlık edilmeyecektir.
Gün gelecek, her can kendi derdine düşecek; ve herkes yapıp ettiklerinin karşılığını tastamam bulacak: zira (orada) hiç kimse zulme uğramayacaktır.
(Öyleyse, haberiniz olsun,) o Gün herkes kendi başının çaresini aramaya çabalayacak ve herkese yapıp ettiğinin karşılığı tam olarak ödenecek; kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
O süreç ki, her nefs kendini kurtarmak için mücadele eder. . . Her nefse yaptığı şeylerin karşılığı tam verilir. . . Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
O gün, herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir, onlara asla zulmedilmez.
O gün, herkes kendisini kurtarmaya çalışır. Ve yaptıkları şeylerin karşılığı, tümüyle herkese verilir; onlara haksızlık yapılmaz.
O gün, herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır. Herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlara asla zulmedilmez.
O gün herkes gelir kendini kurtarmaya çalışır ve herkese yaptığının karşılığı tam ödenir ve onlara asla zulmedilmez.
O gün herkes gelir kendini kurtarmaya çalışır ve herkese yaptığının karşılığı tam ödenir ve onlara asla zulmedilmez.
O gün ki, herkes kendi nefsini kurtarmak için mücadele ederek gelir; herkese yapmış olduğu işin karşılığı tamamıyla ödenir ve hiçbirine zulmedilmez.
O gün ki; herkes nefsi için mücadele ederek gelir, her nefse işlemiş olduğu amel tamamile ödenir ve hiç birine zulmedilmez
O Gün gelir ve herkes kendi canını kurtarmak için çabalar. Herkese, yaptığı şeylerin karşılığı tastamam ödenir. Onlara asla haksızlık edilmez.
O gün gelir ve herkes kendi canını kurtarmak için çabalar. Herkese, yaptığı şeylerin karşılığı tastamam ödenir. Onlara asla haksızlık edilmez.
O gün gelir ve herkes kendi canını kurtarmak için çabalar. Herkese, yaptığı şeylerin karşılığı tastamam ödenir. Onlara asla haksızlık edilmez.
O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
O gün herkes (ancak) öz canı (nın halası) için uğraşacak, herkes ne yaptıysa (onun karşılığı) kendisine eksiksiz verilecek, onlar asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.
O gün herkes öz nefsi için uğraşacaktır. Herkes ne yaptıysa kendisine eksiksiz olarak verilecek, onlar; asla haksızlığa uğratılmayacaklardır.
(111-119) O gün her nefis kendiyle mücadele ede ede gelecektir , Herkese de ne yapmışsa tam olarak ödenecektir, onlara zulmedilmez. Allah bir memleketi size örnek verdi, memnuniyet ve emniyet içindeydiler, her yerden onların erzakları bol bol gelirdi , Allah’ın nimetlerini yok saydılar , Allah ta onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korku giysisini tattırdı , onlara kendilerinden bir Resul geldi ve onu yalanladılar, onları azap yakaladı onlar zalim idiler. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarının temiz ve helal olanları yiyin. Allah’ın nimetine, eğer ki O’na kulluk ediyorsanız / ibadet ediyor iseniz teşekkür edin, Ölmüş olan, kan, domuz eti ve Allah’tan gayrısına / başkası adına kesilmiş olan hayvan sizlere haram kılınmıştır / yasaklanmıştır, her kim zorda / darda kalırsa eğer saldırmadan ve haddi aşmadan yiyebilirsiniz, Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah’a yalanı iftira etmek için bu helal bu haram şeklinde yalan konuşan dillerinizle vasıflandırma yapmayın, yalanı Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler , onlara az bir geçim / tüketim ve acıtıcı bir azap vardır. Sana anlattığımız ne varsa, onları önceden Yahudilere de haram ettik, biz onlara zulmetmedik lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , kesinlikle Rabbin cahillikle / bilgisizce kötülük yapanlar sonra da bunun ardından vazgeçenler ve ardından ıslah edenleri Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
O gün herkes gelir, kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının tam karşılığı verilir, onlara asla haksızlık edilmez.
Bir gün herkes kendini müdafaa etmek için gelecek dipnot 1 , herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilecek ve kimseye haksızlık edilmeyecektir. dipnot 2
Bir gün herkes kendi canını kurtarmaya gelir, herkes ne ettiyse onu bulur. Kimseye haksızlık yapılmaz.
O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder. Herkese yaptığı amelin karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
O gün herkes kendi canını kurtarmaya çalışır. Herkese çalışmasının bedeli haksızlık yapılmadan ödenir.
Gün olur, herkes kendi nefsi için mücadele eder ve herkese, yaptığının karşılığı tam tamına ödenir; onlar asla zulme uğratılmazlar.
The Day shall come when each soul pleads on behalf of itself and is requited with what is commensurate with its deeds and never shall they be wronged.
On the Day when every soul will come pleading for itself, every soul will be paid in full for all its actions- they will not be wronged.
One Day every soul will come up struggling for itself, and every soul will be recompensed (fully) for all its actions, and none will be unjustly dealt with.
Allah's judgement will come about them all on the Day when everyone shall come pleading in his defence, and everyone shall be fully requited for his deeds and none shall be wronged in the least.
On that Day every self will come to argue for itself and every self will be paid in full for what it did. They will not be wronged.
(Remember) the Day when every person will come up pleading for himself, and every one will be paid in full for what he did (good or evil, belief or disbelief in the life of this world) and they will not be dealt with unjustly.
The day when every soul will come pleading for itself and every soul will be recompensed fully for what it has done, and they will not be wronged.
(The perfect manifestation of such a recompense will be) on the day when every soul shall come pleading for (protection for) itself, and every soul shall be repaid in full for its deeds and they shall, in no way, be dealt with unjustly.
The day that every soul shall come disputing in its own behalf; and every soul shall be paid in full for what it wrought, and they shall not be wronged.
The Day will come when every soul has to defend himself and receive a full compensation for whatever he has done without the least injustice.
On the day every soul will come to wrangle for itself, and every soul shall be paid what it has earned, and they shall not be wronged.
The day every person will come to argue for herself, and every person will be paid in full for what she did, and they will not be wronged.
On a certain day shall every soul come to plead for it self, and every soul shall be repaid that which it shall have wrought; and they shall not be treated unjustly.
On the Day when every soul will come to plead for itself, every soul shall be paid what it has earned, and they shall not be wronged.
The Day that every self will come up disputing for it self, and every self will be paid in full for what it has done, and they will not be done any injustice.
On the Day when every soul will come pleading for itself, and every soul will be repaid what it did, and they will not be wronged.
On the day when every soul will come pleading for itself, and every soul will be recompensed for what it had done, no one will be wronged.
[Be conscious, then, of] the Day when every human being shall come to plead for himself [alone], and every human being shall be repaid in full for whatever he has done, and none shall be wronged.
˹Consider˺ the Day ˹when˺ every soul will come pleading for itself, and each will be paid in full for what it did, and none will be wronged.
The Day every soul will come to argue for itself, and every soul will be paid in full for what it did, and they will not be wronged.
The day will come when every soul will serve as its own advocate, and every soul will be paid fully for whatever it had done, without the least injustice.
On the Day when every soul will come disputing for itself, and every soul will be fully compensated for what it did, and they will not be wronged.
The day every soul comes pleading for itself, and every soul is repaid in full for what it did; and they will not be wronged.
Beware of the Day when every human being will come to plead for himself alone. (There shall be no pleaders or intercessors), and they will be repaid exactly what they did. And no one shall be wronged.
The Day when every soul will come forward struggling (and praying) for itself, and every soul will be paid back (in full) for all its actions, and no one will be unjustly treated.
(All this will happen) on the day when everyone will come pleading for himself, and everyone will be given in full what he did, and they will not be wronged.
The Day every soul will come to argue for itself, and every soul will be paid in full for what it did, and they will not be wronged.