Nahl suresi

Nahl suresi, 109. ayet

Nahl suresi, 109. ayet. لَا جَرَمَ أَنَّهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

lâ cerame ennehüm fi-l'âḫirati hümü-lḫâsirûn.

Diyanet İşleri

Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 106–112 · surenin 109. ayeti / 128

Konu Zorlanan kimse ve dünya hayatını tercih edenler Nahl 106–111 3

  1. Nahl 106

    Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

  2. Nahl 107

    Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın kafirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.

  3. Nahl 108

    İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.

  4. 109

    Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.

  5. Nahl 110

    Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Nahl 111

    Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.

  7. Nahl 112

    Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

109. “Hiç şüphesiz âhirette” kıyamet gününde “hüsrana uğrayacaklar da onlardır.” kendilerini zarara sokup mallarını ve ailelerini kaybederek ziyana uğrayacak, böylelikle ebedi kalıcı nimetleri elden kaçırıp can yakıcı azaba duçar olacaklardır. Küfür sözünü söylemek için zorlanan, buna mecbur tutulan, bununla birlikte kalbi iman ile dopdolu olup imanı candan benimseyen kimse ise onlar gibi değildir. Böylesi için herhangi bir vebal ve günah yoktur. Onun baskı altında küfür sözünü söylemesi caizdir. Bu, aynı zamanda hanımını boşamaya, kölesini azad etmeye, bir malı satmaya yahut satın almaya veya diğer akitlere mecbur edilen mükreh (zorlanan) kimsenin söyleyeceği sözlerin muteber olmadığına ve bunun şer’i herhangi bir hüküm/sonuç doğurmadığına delildir. Zira böyle bir kimse, zorlanması halinde küfür sözünü söylediği takdirde cezalandırılmayacağına göre bunun dışındaki sözlerden sorumlu olmaması öncelikle söz konusu olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hakikaten onlar, imanlarının ardından kâfir olmaları sebebiyle kendi canlarına zarar vererek kıyamet günü hüsrana uğramışlardır. İman etmiş olsalardı muhakkak cennete gireceklerdi.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la hiç yok
  2. جَرَمَ cerame şüphe kök: جرم
  3. أَنَّهُمْ ennehum elbette onlar
  4. فِى fi
  5. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahirette kök: اخر
  6. هُمُ humu onlar
  7. ٱلْخَـٰسِرُونَ l-hasirune ziyana uğrayacaklardır kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki onlar ahirette kaybedenlerin de ta kendileridir.

Mustafa İslamoğlu

Kimsenin en ufak kuşkusu olmasın ki, ahirette de hepten kaybedecek olanlar işte bunlardır.

Muhammed Esed

Hiç şüphe yok, ahirette kaybedecek olanlar da bunlardır!

Ahmed Hulusi

Gerçek şu ki, onlar gelecek yaşam boyutunda hüsrana uğrayanların ta kendileridir!

Ali Bulaç

Şüphesiz, onlar ahirette ziyana uğrayanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Hiç şüphesiz onlar ahirette ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Ali Rıza Safa

Aslında, sonsuz yaşamda, en çok yitime uğrayanlar onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz ki, ahirette kaybedecek olanlar da bunlardır.

Edip Yüksel

Hiç kuşku yok ki onlar ahirette kaybedeceklerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hiç kuşku yok ki onlar ahirette kaybedeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çare yok, onlar ahirette tamamen hüsrana düşeceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çare yok onlar ahırette tamamen hüsrana düşeceklerdir

Erhan Aktaş

Kuşkusuz onlar, ahirette hüsranda olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz onlar, ahirette hüsranda olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz onlar, ahirette hüsranda olanlardır.

Gültekin Onan

Şüphesiz, onlar ahirette ziyana uğrayanlardır.

Hasan Basri Çantay

Hiç şübhesiz onlar ahiretde de hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

İbni Kesir

Şüphesiz ki ahiret gününde de hüsrana uğrayacaklar işte bunlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kuşkusuz onlar, ahirette hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Süleyman Ateş

Elbette onlar, ahirette ziyana uğrayacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Zerre kadar şüphe yok ki ahirette onlar, umduğunu bulamayacaklardır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hüsran (TDK Sözlük): Beklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı, batkı

Şaban Britch

Hiç kuşkusuz, onlar ahirette de hüsrana uğrayacak olanlardır.

Şaban Piriş

Hiç kuşkusuz, onlar, ahirette de hüsrana uğrayacak olanlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, ahirette hüsrana uğrayacaklar da bunlardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is no wonder that Hereafter shall they be the captive victors who have lost in gain.

Abdul Haleem

and there is no doubt that they will be the losers in the Hereafter.

Abdullah Yusuf Ali

Without doubt, in the Hereafter they will perish.

Abul A'la Maududi

No doubt they shall be losers in the Hereafter. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    These words apply to those people who gave up their faith, when they felt that they could not bear hardships of the right way and so they again joined their unbelieving, mushrik people.

Aisha Bewley

There is no doubt that in the akhira they will be the losers.

Al-Hilali & Khan

No doubt, in the Hereafter, they will be the losers.

Ali Quli Qarai

Undoubtedly, they are the ones who will be the losers in the Hereafter.

Amatul Rahman Omar

Undoubtedly, it is they who will be the very losers in the Hereafter.

Arthur John Arberry

without a doubt, in the world to come they will be the losers.

Bijan Moeinian

Beyond any shadow of the doubt, they will be the losers in the Hereafter.

E. Henry Palmer

Without a doubt that in the next life they will be the losers.

Edip-Layth

Without doubt, in the Hereafter they are the losers.

George Sale

There is no doubt but that in the next life they shall perish.

Hamid S. Aziz

Assuredly, in the Hereafter they will be the losers.

Mahmoud Ghali

No question that in the Hereafter they are (the ones who are) the losers.

Marmaduke Pickthall

Assuredly in the Hereafter they are the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

They will surely be losers in the life to come,

Muhammad Asad

Truly it is they, they who in the life to come shall be the losers!

Mustafa Khattab

Without a doubt, they will be the losers in the Hereafter.

Progressive Muslims

Without doubt, in the Hereafter they are the losers.

Rashad Khalifa

Without a doubt, they will be the losers in the Hereafter.

Sahih International

Assuredly, it is they, in the Hereafter, who will be the losers.

Sam Gerrans

Without doubt, in the Hereafter they are the losers.

Shabbir Ahmed

There is no doubt that such people will be great losers in the Hereafter as well.

Syed Vickar Ahamed

No doubt, in the Hereafter, they will be the (painful) losers.

Taqi Usmani

Invariably, they are the losers in the Hereafter.

The Monotheist Group

Without doubt, in the Hereafter they are the losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 109. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 109. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 109. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩