Diyanet İşleri
"Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."
Lokmân suresi
Lokmân suresi, 17. ayet. يَٰبُنَىَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأْمُرْ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱنْهَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ
yâ büneyye eḳimi-ṣṣalâte ve'mür bilma`rûfi venhe `ani-lmünkeri vaṣbir `alâ mâ eṣâbek. inne ẕâlike min `azmi-l'ümûr.
"Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lokmân'ın oğluna öğütleri Lokmân 12–19 3
İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: "Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır."
"Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim."
(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır."
"Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."
"Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez."
"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"
Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
17. “Oğulcuğum! Namazı dosdoğru kıl” Bu sözleri ile o, oğlunu namaza teşvik etmiştir. Çünkü bedenî ibadetlerin en büyüğü odur.
“İyiliği emret, kötülükten alıkoy” İyiliği emredebilmek için onu bilmek gerekir, yine kötülükten alıkoymak için de onu tanımak gerekir. Ayrıca insanlara yumuşak davranmak ve sabır gibi iyiliği emredip kötülükten alıkoymanın ancak kendileri ile tamam olduğu diğer hususlar da bu emre dahildir. Nitekim: “başına gelene de sabret” buyruğu ile Yüce Allah, bunu açıkça ifade etmektedir. Diğer taraftan emrettiği hususları önce kendisinin yapması, alıkoyduğu hususlardan da önce kendisinin uzak durması da bu emrin kapsamı içerisindedir. Buna göre bu buyruk, hem iyiliği işlemek ve kötülüğü terk etmek sureti ile önce kişinin kendi kendisini kemale erdirmesini, hem de iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak suretiyle başkalarını kemâle götürmesini ihtiva etmiş olmaktadır.
Kişi, iyiliği emredip kötülükten alıkoyduğu takdirde birtakım zorluklara müptela olması kaçınılmaz olduğu için ve bu emir ve alıkoymada nefislere bir zorluk bulunduğundan dolayı Allah, bu husustaki sıkıntılara sabredilmesini emrederek şöyle buyurmuştur: “ve başına gelene de sabret! Çünkü bunlar” Lokman’ın oğluna vermiş olduğu bu öğütler “azmedilmesi gereken kesin emirlerdendir.” Yani kararlılıkla yerine getirilmesi, kendisine önem verilmesi gereken hususlardandır. Bunları yerine getirme muvaffakiyeti de ancak azim sahibi kararlı kimselere nasip olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Ey Yavrum! Namazı eksiksiz olarak tam bir şekilde eda et. İyiliği emret ve münkerden sakındır. Eğer bu hususta sana bir kötülük isabet ederse de ona sabret. Bu emredildiğin hususlar, Yüce Allah'ın sana yapmanı emrettiği şeylerdir. Bunları yapıp yapmamakta seçme hakkın yoktur."
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler.…
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü…
Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş)
Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak…
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: نهي (56 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan…
Aynı kıssa: Lokmân · Aynı kök: نكر (37 geçiş)
"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"
Aynı kök: عزم (9 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan üzücü…
Aynı kök: عزم (9 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.
Aynı kök: عزم (9 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
(Ey Muhammed!) O halde, yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret. Onlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey yavrucuğum! Namazı kıl; iyiliği emredip (öğütleyip) kötülükten engelle (sakındır); başına gelenlere de sabret! dipnot 1 Şüphesiz ki bu, azmetmeye değer işlerdendir.
"Yavrucuğum! Allah'a kulluğunu hakkıyla yerine getir, her zaman iyi ve doğru olanı önerip kötü ve yanlış olandan sakındır; başına gelenlere göğüs ger! Şüphesiz bütün bunlar kararlılık ve direnç isteyen işlerdendir."
Ey yavrucuğum! Namazında kararlılık göster, doğru ve yararlı olanı emret, kötü ve eğriden vazgeçir, başına gelebilecek her (belaya) sabırla katlan: bu, azim ve kararlılık gösterilmeye değer bir şeydir!
"Ey evladım. . . Salatı ikame et. . . İmanına uygun olanla hükmet; kötü davranışlardan vazgeçir. Sana isabet eden şeye de sabret! Muhakkak ki bunlar, azmetmeyi gerektiren işlerdendir. "
"Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma'rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.
Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.
"Ey oğul! Namazı dosdoğru kıl; iyiliği öğütle, kötülükten alıkoy ve başına gelene karşı dirençli ol. Aslında, işte bunlar, kararlılık isteyen edimlerdir!"
"Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındırmaya çalış, başına gelenlere sabret! Doğrusu bunlar, azim ve kararlılık gösterilmeye değer şeylerdendir."
"Sevgili oğlum, salatı gözet, iyiliği emret, kötülükten menet ve başına gelene sabret. Bunlar temel davranışlardandır."
'Sevgili oğlum, namazı gözet, iyiliği emret, kötülükten menet ve başına gelene sabret. Bunlar temel davranışlardandır.'
Yavrum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelene sabret, çünkü bunlar azmi gerektiren işlerdendir.
Yavrum! namazı kıl, ma'rufu emir ve münkerden nehiy ve başına gelene sabr et, çünkü bunlar azmolunacak işlerdendir
"Ey oğulcuğum! Salatı ikame et dipnot 1 , ma'ruf dipnot 2 olanı yap, münker olandan sakındır. dipnot 2 Karşılaştığın zorluklara sabret. dipnot 3 Bunlar kararlılık göstermen gereken şeylerdir."
"Ey oğulcuğum! Salatı ikame et dipnot 1 , ma'ruf dipnot 2 olanı yap, münker olandan sakındır. dipnot 2 Karşılaştığın zorluklara sabret. dipnot 3 Bunlar kararlılık göstermen gereken şeylerdir."
"Ey oğulcuğum! Salatı ikame et dipnot 1 , iyiliği öner, kötülükten sakındır. dipnot 2 Karşılaştığın zorluklara dayan. Bunlar kararlılık göstermen gereken şeylerdir."
"Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, marufu buyur, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar azmedilmesi gereken buyruklardandır.
"Oğulcağızım, namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten vaz geçirmiye çalış. Sana (bu emir ve nehiy sebebiyle) isaabet eden şeylere katlan. Çünkü bunlar kat'i suretde farzedilen umurdandır".
Oğulcuğum; namaz kıl, iyiliği emret, kötülüğü önle. Başına gelene sabret. Doğrusu bunlar azmedilmeye değer şeylerdir.
(1, 12, 13, 14, 15, 17, 18, 19) Lokman’a Allaha teşekkür etmesi için Hikmeti verdik , kim ki şükrederse, kendi faydasına şükreder , kim yok sayarsa / küfrederse, Allah zengindir ve övülendir. (Onun yok sayması Allaha bir şey yapmaz.) Lokman oğluna vaaz şeklinde dedi ki Ey oğlum Allaha ortak koşma! Ortak koşmak çok büyük bir zulümdür. İnsana ana babasını vasiyet ettik / tavsiyede bulunduk, onu, annesi bir zorluk üzere taşıdı / hamileliğini yaptı, onun annesinden ayrılması (emzirmesi dahil) iki yıldır, bana da ebeveynine de teşekkür et , tekrar gelişiniz banadır , eğer ki bana hakkında iliminin olmadığı bir şeyi ortak koşman için bir gayret içindelerse, o ikisine de uyma / tabi olma , onlara normal olarak /örfe uygun olarak sahip çık , bana yönelenin yoluna uy / tabi ol , sonra tekrar dönüşünüz banadır , size yapıyor olduklarınızı haber veriyorum , ey oğlum, kesinlikle o şey, taş içinde olan hardal tohumu dahi olsa veya göklerde yahut yerde dahi olsa Allah onu sana verir, Allah nazik davranandır / latiftir, haberdardır, ey oğlum , namazını kıl, bilineni / tanınanı e mret, belirsizden / tanınmayandan sakındır / yasak et, sana isabet edene sabret, işte bu, işlerin en büyüğündendir , yanağını insanlara kırıştırma / buruşturma, yer de şen şakrak yürüme , muhakkak ki Allah her bir kendini belirginleştireni, böğüreni sevmez, yürüyüşünü kısıtla, sesini alçalt, muhakkak ki kabul edilemeyen seslerden biri eşek sesidir.
“Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.”
"Yavrum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir ve başına gelene sabret. Çünkü bunlar yapılması gereken işlerdendir."
Yavrucuğum! Namazı düzgün ve sürekli kıl dipnot 1 , marufun /iyi şeylerin yapılmasını iste, (herkesi) münkerden /kötü şeylerden sakındır dipnot 2 , başına gelene sabret /duruşunu bozma. İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir dipnot 3 .
"Oğulcuğum! Namazı kıl, marufu dipnot 1 emret, kötülüğe engel ol; başına gelene de sabret(göğüs ger). İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir."
Yavrucuğum! Namazı ikame et, iyiliği emret, kötülüğü engelle, başına gelene sabırlı ol. Çünkü bunlar azim/kararlılık gerektiren işlerdendir.
Yavrucuğum, namazını kıl, iyiliği emret, kötülüğü engelle, başına gelene sabırlı ol. Çünkü bunlar, yapılması gereken işlerdir.
"Yavrucuğum; namazı kıl, iyilik ve güzelliği belirlenene özendir, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındır, başına gelene sabret. Çünkü bunu yapabilmek, zorlu/önemli işlerdendir."
"My son", he added, " observe the act of worship and enjoin equity, forbid what is wrong, odious and abominable and exercise patience with composure when exposed to a misfortune or wedded to a calamity, for this reflects an attitude of mind that mirrors high spirit and strong will. "
Keep up the prayer, my son; command what is right; forbid what is wrong; bear anything that happens to you steadfastly: these are things to be aspired to.
"O my son! establish regular prayer, enjoin what is just, and forbid what is wrong: and bear with patient constancy whatever betide thee; for this is firmness (of purpose) in (the conduct of) affairs.
Son, establish Prayer, enjoin all that is good and forbid all that is evil, and endure with patience whatever affliction befalls you. dipnot 1 Surely these have been emphatically enjoined. dipnot 2
My son, establish salat and command what is right and forbid what is wrong and be steadfast in the face of all that happens to you. That is certainly the most resolute course to follow.
"O my son! Aqim-As-Salât (perform As-Salât), enjoin (on people) Al-Ma‘rûf - (Islâmic Monotheism and all that is good), and forbid (people) from Al-Munkar (i.e. disbelief in the Oneness of Allâh, polytheism of all kinds and all that is evil and bad), and bear with patience whatever befalls you. Verily, these are some of the important commandments (ordered by Allâh with no exemption).
O my son! Maintain the prayer and bid what is right and forbid what is wrong, and be patient through whatever may visit you. That is indeed the steadiest of courses.
`My dear son! observe the prayer and enjoin what is good and just and forbid what is evil and wrong and endure with fortitude what befalls you. Verily, all these are matters (which stand in need) of strong resolve.
O my son, perform the prayer, and bid unto honour, and forbid dishonour. And bear patiently whatever may befall thee; surely that is true constancy.
"O’ my son, worship the Lord regularly & frequently, invite people to do the good deeds and prevent them of wrongdoings and work on your patience. These are the noble characteristics."
'O my son! be steadfast in prayer, and bid what is reasonable and forbid what is wrong; be patient of what befalls thee, verily, that is one of the determined affairs.
"O my son, hold the contact prayer and advocate righteousness and forbid evil, and bear with patience whatever befalls you. These are the most honorable traits."
O my son, be constant at prayer, and command that which is just, and forbid that which is evil: And be patient under the afflictions which shall befall thee; for this is a duty absolutely incumbent on all men.
(Said Luqman) "O my dear son! Verily, if there were the weight of a grain of mustard seed and it were hidden in the rock, or in the heaven, or in the earth, Allah would bring it forth. Verily, Allah is Subtle, Aware.
O my son, keep up the prayer, and command beneficence, and forbid malfeasance, and (endure) patiently whatever may afflict you. Surely that is (an indication of true) resolve concerning His Commands.
O my dear son! Establish worship and enjoin kindness and forbid iniquity, and persevere whatever may befall thee. Lo! that is of the steadfast heart of things.
O my son, fulfil your moral obligations, bid what is known to be right and forbid what is wrong, and bear with patience what befalls you. These are indeed acts of courage and resolve.
"O my dear son! Be constant in prayer, and enjoin the doing of what is right and forbid the doing of what is wrong, and bear in patience whatever [ill] may befall thee: this, behold, is something to set one’s heart upon!
"O my dear son! Establish prayer, encourage what is good and forbid what is evil, and endure patiently whatever befalls you. Surely this is a resolve to aspire to.
"O my son, hold the contact-method and advocate righteousness and forbid evil, and bear with patience whatever befalls you. These are the most honourable traits."
"O my son, you shall observe the Contact Prayers (Salat). You shall advocate righteousness and forbid evil, and remain steadfast in the face of adversity. These are the most honorable traits.
O my son, establish prayer, enjoin what is right, forbid what is wrong, and be patient over what befalls you. Indeed, [all] that is of the matters [requiring] determination.
“O my son: uphold thou the duty, and enjoin thou what is fitting, and forbid thou perversity, and be thou patient over what befalls thee; that is among the resolution of affairs.
"O My dear son! Strive to establish the Divine System wherever you are, and advocate the doing of what is right and forbid the doing of what is contrary to the Permanent Values. And remain steadfast in the face of whatever may befall you by way of opposition and persecution. All this, behold, will require unwavering determination."
"O my son! Perform prayer regularly, enjoin (and support) what is good (and just), and stop (and prevent) what is wrong: And be patient and constant with whatever happens to you, verily, these are of the firm commandments.
My dear son, establish Salāh , and bid the Fair and forbid the Unfair, and observe patience on what befalls you. Surely, this is among the matters of determination;
"O my son, hold the contact prayer and advocate righteousness and prohibit vice, and be patient to what befalls you. These are the most honorable traits."