Lokmân suresi

Lokmân suresi, 31. ayet

Lokmân suresi, 31. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِنِعْمَتِ ٱللَّهِ لِيُرِيَكُم مِّنْ ءَايَٰتِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

elem tera enne-lfülke tecrî fi-lbaḥri bini`meti-llâhi liyüriyeküm min âyâtih. inne fî ẕâlike leâyâtil likülli ṣabbârin şekûr.

Diyanet İşleri

Görmedin mi ki, gemiler Allah'ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir. Allah, bunu ayetlerinden bir kısmını size göstermek için yapmaktadır. Şüphesiz ki bunda hakkıyla sabreden, hakkıyla şükreden herkes için ibretler vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Lokmân 28–34 · surenin 31. ayeti / 34

Konu Gemiler ve kıyametin bilgisi Lokmân 31–34 3

  1. Lokmân 28

    (Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz, ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  2. Lokmân 29

    Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.

  3. Lokmân 30

    Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.

  4. 31

    Görmedin mi ki, gemiler Allah'ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir. Allah, bunu ayetlerinden bir kısmını size göstermek için yapmaktadır. Şüphesiz ki bunda hakkıyla sabreden, hakkıyla şükreden herkes için ibretler vardır.

  5. Lokmân 32

    Onları, (denizde) bir dalga gölgelikler gibi kapladığında, dini Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Bizim ayetlerimizi ise ancak son derece kaypak, son derece nankör olanlar inkar eder.

  6. Lokmân 33

    Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah'ın va'di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.

  7. Lokmân 34

    Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. Yani Yüce Allah’ın kudretinin, rahmetinin ve kullarına inâyetinin etkilerini görmez misin? O, denizi takdîri emri, lütuf ve ihsanı ile gemilerin onda akıp gitmelerine elverişli olacak şekilde amade kılmıştır. Bundan maksat ise “size delillerinden bir kısmını göstermesi”dir. Çünkü bunlardan yararlanılır ve bunlardan ibret alınır.

“Şüphesiz bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.” Delillerden yararlanacak kimseler, sıkıntılara karşı çokça sabreden, rahat ve bolluk halinde de çokça şükreden, Allah’a itaate de O’na isyan etmemeye de ve O’nun acı takdirlerine karşı da çokça sabreden, Allah’ın dini ve dünyevi nimetlerine karşı O’na çokça şükreden kimselerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gemilerin denizde Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın kudret ve lütfu ile yüzüp gitmekte olduğunu görmez misin? -Ey İnsanlar!- Bu, size kudretine ve lütfuna delalet eden ayetlerinden bazısını göstermek içindir. Şüphesiz bunda kendisine isabet eden sıkıntıya hakkıyla sabreden, kendisine verilmiş olan nimetlere hakkıyla şükreden kimse için Allah'ın kudretine delalet eden deliller vardır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَ tera görmedin mi? kök: راي
  3. أَنَّ enne ki
  4. ٱلْفُلْكَ l-fulke gemiler kök: فلك
  5. تَجْرِى tecri gidiyor kök: جري
  6. فِى fi
  7. ٱلْبَحْرِ l-behri denizde kök: بحر
  8. بِنِعْمَتِ binia'meti ni'metiyle kök: نعم
  9. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  10. لِيُرِيَكُم liyuriyekum size göstersin diye kök: راي
  11. مِّنْ min bir kısım
  12. ءَايَـٰتِهِۦٓ ۚ ayatihi ayetlerini kök: ايي
  13. إِنَّ inne şüphesiz
  14. فِى fi vardır
  15. ذَٰلِكَ zalike bunda
  16. لَـَٔايَـٰتٍۢ layatin ibretler kök: ايي
  17. لِّكُلِّ likulli herkes için kök: كلل
  18. صَبَّارٍۢ sabbarin sabreden kök: صبر
  19. شَكُورٍۢ şekurin şükreden kök: شكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

  • Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Onlar ise, "Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  • Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır · Ortak kavram: Nimet

    "Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Size varlığının delillerini göstermesi için, Allah'ın nimetiyle geminin denizde yüzdüğünü görmüyor musun? Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır.

Mustafa İslamoğlu

Görmez misiniz ki (ey insanlar), O'nun (müdahalesinin) delillerini size göstermek için gemiler denizde Allah'ın nimeti sayesinde yol alıyorlar? Elbet bütün bunlarda, derin bir şükran duygusuyla (O'na) kullukta direnenler için mesajlar vardır.

Muhammed Esed

Görmez misin, gemiler Allah'ın lütfu ile denizlerde nasıl yol alıyorlar ve böylece Allah kendi varlığının bazı işaretlerini önünüze nasıl koyuyor? Kuşkusuz bunda, sıkıntılara sonuna kadar göğüs geren ve (Allah'a karşı) derin bir şükran duygusu taşıyanlar için mesajlar vardır.

Ahmed Hulusi

İşaretlerinden size göstermek için, Allah nimeti olarak gemilerin denizde akıp gittiğini görmedin mi? Muhakkak ki bunda pek sabırlı ve çok şükreden herkes için elbette dersler vardır.

Ali Bulaç

Görmüyor musun ki, size ayetlerinden (bazılarını) göstermesi için, gemiler Allah'ın nimetiyle denizde akıp gitmektedir! Hiç şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden için gerçekten ayetler vardır.

Ali Özek ve heyeti

Size varlığının delillerini göstermesi için, Allah'ın lütfuyla gemilerin denizde yüzdüğünü görmedin mi? Şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Ali Rıza Safa

Aslında, kanıtlarından size göstermek için, Allah'ın nimetiyle, gemilerin denizde akıp gittiğini görmüyor musun? Kuşkusuz, işte bunda, çok dirençli olan, çok şükreden herkes için kesinlikle kanıtlar vardır.

Bayraktar Bayraklı

Size kudretinin delillerinden bir kısmını göstermek için gemilerin denizde Allah'ın lütfuyla seyrettiğini görmedin mi? Bunda, sabreden ve şükreden herkes için dersler vardır.

Edip Yüksel

Size bazı ayetlerini göstermek için, ALLAH'ın lütfuyla gemilerin denizde akıp gittiğini görmez misin? Her sabreden ve şükreden için bunda dersler vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Size bazı ayetlerini göstermek için, ALLAH'ın lütfuyla gemilerin denizde akıp gittiğini görmez misin? Her sabreden ve şükreden için bunda dersler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size ayetlerinden (delillerinden) göstermek için Allah'ın lütfuyla gemilerin denizde akışına baksana! Şüphesiz ki bunda pek sabırlı ve çok sükunu olanlar için bir çok ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Baksan a size ayetlerinden göstermek için ni'metiyle gemilerin denizde akışına! Şübhe yok ki bunda pek sabırlı ve çok şükürlü olanlar için bir çok ayetler vardır

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın nimeti dipnot 1 ile denizde yüzen gemileri görmüyor musunuz? Allah, bununla size ayetlerinden dipnot 2 göstermektedir. Kuşkusuz bunda sabreden dipnot 3 ve şükredenler dipnot 4 için dersler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın koyduğu yasalar sayesinde.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yaratıcının varlığının ve gücünün göstergesi olan işaretleri.
  3. metne dön, dipnot 3
    Güçlüklere göğüs germesini bilen.
  4. metne dön, dipnot 4
    Şükür, "sözle teşekkür etmek" değildir. Şükür, Allah'ın verdiği her türlü nimettin karşılığı olarak o nimetten ihtiyaç sahiplerini yararlandırmaktır. Yani nimetlerin karşılığını vermektir. Örneğin malın şükrü infaktır. " İneğin yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın nimeti dipnot 1 ile denizde yüzen gemileri görmüyor musunuz? Allah, bununla size ayetlerinden dipnot 2 göstermektedir. Kuşkusuz bunda sabreden dipnot 3 ve şükredenler dipnot 4 için dersler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın koyduğu yasalar sayesinde.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yaratıcının varlığının ve gücünün göstergesi olan işaretleri.
  3. metne dön, dipnot 3
    Güçlüklere göğüs germesini bilen.
  4. metne dön, dipnot 4
    Allah'ın verdiği nimetleri, veriliş amacına uygun olarak değerlendirenler, onun karşılığını vermeye çalışanlar. Şükür, karşılık vermek demektir. Allah'a şükretmek demek; Allah'ın verdiği nimetlerin karşılığını vermek demektir. Onları Allah'ın rızasına uygun şekilde harcamak demektir.

Gültekin Onan

Görmüyor musun ki, size ayetlerinden (bazılarını) göstermesi için, gemiler Tanrı'nın nimetiyle denizde akıp gitmektedir. Hiç şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden için gerçekten ayetler vardır.

Hasan Basri Çantay

(Kudret) delillerinden bir kısmını size göstermek için, Allahın ni'metiyle, denizde gemilerin akıb gitmekde olduğunu görmedin mi? Şübhe yok ki bunda çok sabreden, çok şükreden (ler) için ibretler vardır.

İbni Kesir

Görmez misin ki; gemiler denizde Allah'ın nimetiyle akıp gider. Böylece size ayetlerini gösterir. Bunlarda pek sabırlı ve çok şükreden kimseler için ayetler vardır.

Mehmet Alagaş

(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.

Rowwad Tercüme Merkezi

- Size ayetlerinden bir kısmını göstermek için Allah’ın nimeti ile gemilerin denizde akıp gittiğini görmez misin? İşte bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için muhakkak ayetler vardır.

Süleyman Ateş

(Allah) size, bir kısım ayetlerini göstersin diye, Allah'ın ni'metiyle gemilerin denizde gittiğini görmedin mi? Şüphesiz bunda sabreden, şükreden herkes için ibretler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gemilerin denizde Allah'ın verdiği imkanla akıp gittiğini görmez misin? Bunu göstergelerini size sergilemek için yapar. Çok sabırlı ve kadir kıymet bilenler için bunda dersler vardır.

Şaban Britch

Size ayetlerini/delillerini göstermesi için, Allah'ın lütfuyla gemilerin denizde yüzdüğünü görrmedin mi? Şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ayetler/ibretler vardır.

Şaban Piriş

Size ayetlerinden göstermek için, Allah'ın nimetiyle gemilerin denizde akıp gittiğini görmüyor musun? İşte bunda tüm sabredenler ve şükredenler için işaretler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Size, ayetlerinden göstermek için, Allah'ın nimetleriyle gemilerin denizde akıp gidişini görmedin mi? Kuşkusuz, bunda gereğince sabreden, gereğince şükreden herkes için kesin ibretler vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you not see that the ships move on the surface of the waters -seas and rivers- by His bounteous invisible acting force producing their buoyancy and their motions; a process indicative indeed of His grace and the marvels He exhibits to you! In these divine signs there is enough food for thought to those who exercise patience and impel themselves to the feeling of gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

[Prophet], do you not see that ships sail through the sea, by the grace of God, to show you [people] some of His wonders? Truly there are signs in this for every steadfast, thankful person.

Abdullah Yusuf Ali

Seest thou not that the ships sail through the ocean by the Grace of Allah?- that He may show you of His Signs? Verily in this are Signs for all who constantly persevere and give thanks.

Abul A'la Maududi

Do you not see that ships sail in the sea by Allah's Grace that He may show you some of His Signs? dipnot 1 Surely there are Signs in this for everyone who is steadfast, thankful. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, when the people who possess these two qualities, recognize the reality by these signs, they come to understand Tauhid clearly and stick to it firmly. The first quality is that they should be patient: they should not be fickle but fine and persistent: they should remain steadfast on the righteous belief under all circumstances, pleasant or unpleasant, difficult or easy, favorable or unfavorable. They should not have the weakness that when the hard times come they Stan imploring God humbly, and when they change into good times, they forget God altogether. Or that, to the contrary, they should worship God in good times and start cursing Him when touched by afflictions and misfortunes. The other quality is that they should be grateful: they should not prove ungrateful and thankless: but appreciative of favor and should remain perpetually disposed from within to render thanks to the one who conferred the favor.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Iqtisad" in the original may mean uprightness or moderateness. In the first case, the verse would mean: “A few of them only remain steadfast on Tauhid, which they had promised to follow when overwhelmed by the storm, and this makes them adhere to uprightness ever afterwards.” If it is taken to mean moderateness, it would mean: Some of them become moderate and less rigid in their creed of atheism and polytheism, or they lose some of their fervor and enthusiasm that had been caused by the incident of calamity. Most probably Allah has used this meaningful sentence here in order to allude to all the three states simultaneously. The object probably is to point out the fact that during the storm at sea the mind of everybody is automatically set right, and everybody gives up atheism and polytheism and starts invoking One Allah for help. But as soon as they safely land on the shore, only a few of them seem to have learned any enduring lesson from their experience. Then, this small number also is divided into three groups: those who adopt uprightness ever afterwards, and those who become moderate in their disbelief, and Those who retain some of the spirit of enthusiasm caused temporarily by the calamity.

Aisha Bewley

Do you not see that ships sail on the sea by Allah’s blessing so that He can show you something of His Signs? There are certainly Signs in that for everyone who is steadfast and thankful.

Al-Hilali & Khan

See you not that the ships sail through the sea by Allâh’s Grace that He may show you of His Signs? Verily, in this are signs for every patient, grateful (person).

Ali Quli Qarai

Have you not regarded that the ships sail at sea by Allah’s blessing, that He may show you some of His signs? There are indeed signs in that for every patient and grateful [servant].

Amatul Rahman Omar

Do you not see that the ships sail through the sea carrying bounty by the favour of Allâh. (He has ordained it so) that He may show some of His signs to you. Surely, in this are important signs for every patiently persevering and grateful person.

Arthur John Arberry

Hast thou not seen how that the ships run upon the sea by the blessing of God, that He may show you some of His signs? Surely in that are signs for every man enduring, thankful.

Bijan Moeinian

Do you not see that the ship [which is heavier than water] sails in the sea by the grace of God [who has made the winds amicable and has appeased the currents]? In this [taken for granted phenomenon] there are many signs for each patient [scientist who devotes all his life to study the laws of the nature] and grateful person [who thanks God for making such huge planet earth so hospitable. ]

E. Henry Palmer

Dost thou not see that the ship rides on in the sea by the favour of God, that He may show you of His signs? verily, in that are signs to every grateful person.

Edip-Layth

Have you not seen the ships sailing the sea, carrying God's provisions, to show you some of His signs? In that are signs for every one who is patient, thankful.

George Sale

Dost thou not see that the ships run in the sea, through the favour of God, that he may shew you of his signs? Verily herein are signs, unto every patient, grateful person.

Hamid S. Aziz

That is because Allah, He is Truth (or the only Reality), and because what you call on beside Him is the False, and because Allah, He is the Sublime, the Great.

Mahmoud Ghali

Have you not seen that the ships run in the sea by the favor of Allah, that He may show you (some) of His signs? Surely in that are indeed signs for everyone (who is) most patient, constantly thankful.

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen how the ships glide on the sea by Allah's grace, that He may show you of His wonders? Lo! therein indeed are portents for every steadfast, grateful (heart).

Mohamed Ahmed - Samira

Do you not see that the ships sail in the ocean by the grace of God, that He may show you some of His glories. Verily there are signs in this for those who are constant and give thanks.

Muhammad Asad

Art thou not aware how the ships speed through the sea by God’s favour, so that He might show you some of His wonders? Herein, behold, there are messages indeed for all who are wholly patient in adversity and deeply grateful [to God].

Mustafa Khattab

Do you not see that the ships sail ˹smoothly˺ through the sea by the grace of Allah so that He may show you some of His signs? Surely in this are signs for whoever is steadfast, grateful.

Progressive Muslims

Have you not seen the ships sailing the sea, carrying God's provisions, to show you some of His signs In that are signs for every one who is patient, thankful.

Rashad Khalifa

Do you not see that the ships roam the sea, carrying GOD's provisions, to show you some of His proofs? Indeed, these should be sufficient proofs for everyone who is steadfast, appreciative.

Sahih International

Do you not see that ships sail through the sea by the favor of Allah that He may show you of His signs? Indeed in that are signs for everyone patient and grateful.

Sam Gerrans

Dost thou not see that the ships run in the sea by the favour of God, that He might show you some of His proofs? In that are proofs for everyone patient and grateful.

Shabbir Ahmed

Have you not seen how the ships speed through the sea carrying Allah's blessed provisions - so that He might show you some of His Signs? Herein, behold, are Messages for every person who would patiently observe the Nature and be grateful for learning.

Syed Vickar Ahamed

Do you not see that ships sail through the Ocean by the Grace of Allah? That He may show you His Signs? Surely, in this, there are Signs, for all who (constantly) persevere and give thanks.

Taqi Usmani

Did you not see that the ships sail through the sea by the grace of Allah, so that He shows you some of His signs? In that, indeed, there are signs for every man of patience and gratitude.

The Monotheist Group

Have you not seen the ships sailing in the sea by the grace of God, so that He shows you some of His signs? In that are signs for every one who is patient, thankful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩