Diyanet İşleri
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Lokmân suresi
Lokmân suresi, 5. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
ülâike `alâ hüdem mir rabbihim veülâike hümü-lmüfliḥûn.
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hikmetli kitap; boş sözle saptıranlar ve yaratılış Lokmân 1–11 3
(2-3) Bunlar, hikmet dolu Kitab'ın; iyilik yapanlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş ayetleridir.
Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.
(8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
5. “İşte onlar” tam bir ilim ile birlikte amelde bulunan ihsan sahibi bu kimseler, “Rablerinden bir hidâyet üzeredirler.” Âyetin ifadesinden bu hidâyetin pek büyük olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bu hidâyet kendilerine Rablerinden ulaşan bir hidâyettir. O Rab ki kesintisiz nimetleri ile onları besleyip gözetmekte, onlar için sıkıntı verecek şeyleri de onlardan uzaklaştırmaktadır. Kendilerine ulaştırdığı bu hidâyet ise gerçek dostlarına has olarak ihsan etmiş olduğu gözetiminin bir neticesidir. Bu da ilâhî gözetimin en üstünüdür.
“Ve onlar felâha erenlerin ta kendileridir.” Rablerinin rızasını elde etmiş, dünyevî ve uhrevî mükâfatına razı olmuş, O’nun azabından ve gazabından kurtulmuş kimselerdir. Çünkü onlar, başka bir yolla gerçekleşmesi mümkün olmayan gerçek kurtuluşun yolunu izlemişlerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu özellikler ile vasıflandırılan kimseler, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler. Ve onlar talep ettiklerini elde ederek ve korktukları şeyden uzak olarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte onlar Rableri tarafından doğru yol üzerindedir ve onlar kurtulanların ta kendileridir. dipnot 1
İşte onlar, Rablerinden gelen kusursuz bir rehberliğe tabidirler; ve işte onlar, evet onlardır ebedi mutluluğa erenler.
İşte Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerinde olan ve dolayısıyla nihai mutluluğa erişecek olanlar bunlardır.
İşte onlar Rablerinden gelen hakikat bilgisi üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
İşte onlar, Rab'lerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onlardır.
İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar kurtuluşa erenlerdir.
Efendilerinin doğru yolu üzerinde olanlar, işte onlardır. Kurtuluşa erişenler de işte onlardır.
İşte onlar, Rabblerinin göstermiş olduğu doğru yol üzerindedirler ve onlar mutluluğa ereceklerdir.
Rab'leri tarafından gösterilen bir yolu izleyenler ve kazananlar bunlardır.
Rab'leri tarafından gösterilen bir yolu izleyenler ve kazananlar bunlardır.
İşte bunlar, Rableri tarafından bir hidayet üzeredirler, o kurtuluşa erenler işte bunlardır.
İşte bunlar rablarından bir hidayet üzeredir ve işte bunlardır o felah bulanlar
İşte onlar, Rabb'leri tarafından doğru yol üzerindedirler. Onlar kurtuluşa erenlerdir.
İşte onlar, Rabb'leri tarafından doğru yol üzerindedirler. Onlar kurtuluşa erenlerdir.
İşte onlar, Rabb'leri tarafından doğru yol üzerindedirler. Onlar kurtuluşa erenlerdir.
İşte onlar, rablerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onlardır.
İşte onlar Rablerinden bir hidayet üzerindedirler ve işte onlar, (evet) onlar felaha erenlerdir.
İşte onlar; Rabblarından bir hidayet üzerindedirler. Ve işte onlar; felaha erenlerin kendileridir.
(1-11) Elif Lâm Mim. Bu ayetler gerekçeli / hikmetli kitabın ayetleridir, güzel davrananlar için yola ileten ve esirgeyendir. Öyledirler ki namazı kalkıp kılarlar, zekâtı verirler, diğer hayata /ahirete de yakinen inanırlar, işte bunlar, Rablerinden bir yol üzeredirler / hidayet üzeredirler, işte bunlar kurtuluşa / felaha erenlerdir. İnsanlardan öyleleri var ki, İlim dışı olarak Allah’ın yolundan saptırmak amaçlı kof sözün müşterisi olurlar / satın alırlar , onu eğlence yaparlar. İşte bu kimselere onur kırıcı / mühin bir azap vardır. Ayetlerimiz onlara sıralı okunduğunda adeta / sanki onu işitmemiş gibi sanki kulaklarında bir ağılık varmış gibi, kibirlenerek yüzlerini çevirirler, onlara acıtıcı / elim azabı müjdele. İman edenler ve ıslah edici şeyler yapanlar öyleleridirler ki; onlara naîm cennetleri vardır , orada kalıcıdırlar, Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi haktır / gerçektir, O saygıdeğerdir, / azizdir, yargıçtır / hâkimdir. (Gerekçeli /hikmetli kararlar verir). Semaları direksiz yarattı, onu görüyorsunuz, sarsılmayın / sallanmayın diye de yere / arza sabiteler eklemiş / koymuştur, her türlü yaratığı orada yaymıştır, gökten su indirdik, onda her bir türden ikram olarak bitki yetiştirdik. İşte bu Allah’ın yaratmasıdır, Onun dışındakiler ne yaratmıştır gösterin bana! Bilakis zalimler, apaçık sapma içindedirler.
İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
İşte onlar, Rableri tarafından (gösterilen) doğru bir yol üzerindedirler ve onlar, umduklarına ereceklerdir.
İşte Rablerinden/Sahiplerinden gelen rehbere uyanlar onlardır. Umduklarına kavuşacak olanlar da onlardır dipnot 1 .
Onlar Rablerinin gösterdiği yol üzerinde olanlardır. Umduklarını bulacak olanlar onlardır.
İşte onlar, Rablerinin hidayeti üzerindedirler ve onlar kurtuluşa erenlerdir.
İşte onlar, Rab'lerinin doğru yolu üzerindedirler, dolayısıyla kurtuluşa ereceklerdir.
İşte onlardır Rablerinden bir kılavuzlanma üzere olanlar; işte onlardır gerçek kurtuluşu bulanlar.
Such persons are on the path of righteousness and Providence there guide and these are they who shall reap the fruits of victory here and hereafter
these are rightly guided by their Lord, and it is they who will prosper.
These are on (true) guidance from their Lord: and these are the ones who will prosper.
It is they who are on true guidance from their Lord, and it is they who shall prosper. dipnot 1
Such people are following guidance from their Lord. They are the ones who are successful.
Such are on guidance from their Lord, and such are the successful.
Those follow their Lord’s guidance, and it is they who are the felicitous.
It is they who follow guidance from their Lord and it is they who shall prosper (in the Hereafter as well as in this world).
Those are upon guidance from their Lord; those are the prosperers.
The above mentioned people are the one who will continue receiving guidance from their Lord and are the "real" successful ones [in spite of the fact that they may not succeed in gathering wealth, power, etc. in this world].
these are in Guidance from their Lord, and these are the prosperous.
These are on guidance from their Lord, and they are the successful ones.
These are directed by their Lord, and they shall prosper.
Those who establish regular prayer and give charity, and who are sure of the Hereafter;
Those are upon guidance from their Lord, and those are they (who) are the prosperers.
Such have guidance from their Lord. Such are the successful.
They are on guidance from their Lord, and will prosper.
It is they who follow the guidance [that comes to them] from their Sustainer; and it is they, they who shall attain to a happy state!
It is they who are ˹truly˺ guided by their Lord, and it is they who will be successful.
These are on a guidance from their Lord, and they are the successful ones.
They are following the guidance from their Lord, and they are the winners.
Those are on [right] guidance from their Lord, and it is those who are the successful.
Those are upon guidance from their Lord; and it is they who are the successful.
They are the ones who are on the Guided Path of their Lord and they are the ones who will be ultimately successful.
These are (the people truly) guided by their Lord; And these are the ones who will prosper.
It is these who are on guidance given by their Lord, and it is just these who are successful.
These are on a guidance from their Lord, and they are the successful ones.