Lokmân suresi

Lokmân suresi, 10. ayet

Lokmân suresi, 10. ayet. خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

ḫaleḳa-ssemâvâti bigayri `amedin teravnehâ veelḳâ fi-l'arḍi ravâsiye en temîde biküm vebeŝŝe fîhâ min külli dâbbeh. veenzelnâ mine-ssemâi mâen feembetnâ fîhâ min külli zevcin kerîm.

Diyanet İşleri

Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Lokmân 7–13 · surenin 10. ayeti / 34

Konu Hikmetli kitap; boş sözle saptıranlar ve yaratılış Lokmân 1–11 3

  1. Lokmân 7

    Ona ayetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele.

  2. Lokmân 8–9

    (8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri vardır. Allah, (bu konuda) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. 10

    Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.

  4. Lokmân 11

    İşte Allah'ın yarattıkları! Haydi, Allah'ı bırakıp da taptıklarınızın yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler açık bir sapıklık içindedirler.

  5. Lokmân 12

    Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.

  6. Lokmân 13

    Hani Lokman, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: "Yavrum! Allah'a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Yüce Allah, kullarına kudretinin eserlerinden, harikulade hikmetlerinden ve rahmetinin tecellilerinden olan pek çok nimetleri dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “O, gökleri” büyüklüklerine, genişliklerine, yoğunluklarına ve dehşet verici yüksekliklerine rağmen yedi kat göğü “gördüğünüz şekilde direksiz yaratmıştır.” Yani bu göklerin direkleri yoktur. Direkleri bulunsaydı görülürdü. Yüce Allah’ın kudreti ile bu gökler karar bulmuş ve birbirine sağlam bir şekilde kenetlenmiştir.

“Sizi sarsmasın diye yere sabit dağlar koymuş.” Yerin dört bir yanına pek büyük dağlar yerleştirdi. Zira eğer bu dağlar olmasaydı yeryüzü çalkalanır ve orada yaşayanlar için sabit durabilecekleri istikrarlı bir yer olmazdı. “ve orada her tür canlıdan yaymıştır.” Oldukça geniş olan yeryüzü üzerinde Âdemoğullarına, onların fayda ve maslahatlarına amade kılınmış çeşitli türden bütün canlıları türetmiştir.

Bunları yeryüzünde yayan Yüce Allah olduğuna göre onların, kendisi vasıtası ile yaşayabilecekleri bir rızıklarının da bulunması kaçınılmaz bir şeydir. Bundan dolayı da Yüce Allah gökten pek bereketli bir su indirmiştir: “Gökten de yağmur indirdik ve yeryüzünde her tür güzel bitkiden bitirdik.” Görünüşü güzel, faydalı ve bereketli bitkiler. Dört bir tarafa yayılmış olan canlılar, bu bitkilerle beslenir ve her canlı onlarla faydalanır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri direksiz bir şekilde yarattı. Yeryüzüne de sabit dağlar yerleştirdi ki sarsılmayasınız. Yeryüzüne çeşit çeşit hayvanlar yaydı. Gökten yağmur suyunu biz indirdik. Bunun akabinde yeryüzünde insanların ve hayvanların faydalanması için hoş manzarası olan her çeşit bitki bitirdik.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَلَقَ haleka yarattı kök: خلق
  2. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri kök: سمو
  3. بِغَيْرِ bigayri olmadan kök: غير
  4. عَمَدٍۢ amedin bir direk kök: عمد
  5. تَرَوْنَهَا ۖ teravneha görebildiğiniz kök: راي
  6. وَأَلْقَىٰ ve elka ve attı kök: لقي
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yere kök: ارض
  9. رَوَٰسِىَ ravasiye sağlam ve yüksek dağlar kök: رسو
  10. أَن en diye
  11. تَمِيدَ temide sarsar kök: ميد
  12. بِكُمْ bikum sizi
  13. وَبَثَّ ve besse ve yaydı kök: بثث
  14. فِيهَا fiha orada
  15. مِن min
  16. كُلِّ kulli her çeşit kök: كلل
  17. دَآبَّةٍۢ ۚ dabbetin canlıyı kök: دبب
  18. وَأَنزَلْنَا ve enzelna ve indirdik kök: نزل
  19. مِنَ mine -ten
  20. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  21. مَآءًۭ maen bir su kök: موه
  22. فَأَنۢبَتْنَا feenbetna ve bitirdik kök: نبت
  23. فِيهَا fiha orada
  24. مِن min -ten
  25. كُلِّ kulli her kök: كلل
  26. زَوْجٍۢ zevcin çift- kök: زوج
  27. كَرِيمٍ kerimin güzel (bitkiler) kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بثث (9 geçiş) · Aynı kök: دبب (18 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    "Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri…

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: ميد (5 geçiş) · Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    (15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar…

  • Aynı kök: ميد (5 geçiş) · Aynı kök: رسو (14 geçiş)

    Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.

  • Aynı kök: نبت (26 geçiş) · Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: زوج (81 geçiş)

    Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yaratmıştır. dipnot 1 Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar yerleştirmiştir. dipnot 2 Orada (yerde) her çeşit canlıyı yaymıştır. Biz gökten su indirip, orada (yerde) her değerli çiftten yetiştirmekteyiz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "O, gökleri direksiz yaratmıştır; (nitekim) siz de (onların direksiz olduğunu) görüyorsunuz" şeklinde de tercüme edilmektedir. Bizim tercümedeki tercihimiz, göklerin bizim göremeyeceğimiz şekilde olsa da direklerinin bulunduğu sonucunu vermektedir. Zaten [teravnehâ] cümlesindeki [hâ] zamiri "direkler" anlamındaki [‘amed] kelimesine gitmektedir. Benzer mesaj: Ra‘d 13:2.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.

Mustafa İslamoğlu

O gökleri, gördüğünüz bir direk olmaksızın yarattı ve O sizi sarsmasın diye yeryüzüne kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştirdi ve orada her çeşit canlı varlığın üremesini sağladı. İşte Biz, gökten yağmuru (böyle) indiririz, akabinde orada her tür ve cinsten yararlı varlığı (böyle) yetiştiririz.

Muhammed Esed

O, gökleri görünür destekler olmadan yarattı; sizi sarsmasın diye yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Biz gökyüzünden sular indirir ve bununla yeryüzünde her türlü faydalı (canlı)nın yetişip büyümesini sağlarız.

Ahmed Hulusi

Semaları, dayanağı olmaksızın (Bi-gayrı amed) yarattı (direkt olarak Esma manaları olarak vardır - varlığın ilim - şuur boyutu); sizin (benlik bilincinizin oluşması ve) sarsılmamanız için arza (bedende) sabit dağlar (organlar) ilka etti ve orada (bedende) her DABBEDEN (hayvani özellikler) oluşturdu. . . Semadan (şuurdan) bir su (ilim - kendi hakikatini kavrama bilinci) inzal ettik de onda tümüyle kerim eşini (ölüm ötesi yaşam kişiliğini - ruhunu) oluşturduk.

Ali Bulaç

O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik.

Ali Özek ve heyeti

O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı, sizi sarsmasın diye yere de ulu dağlar koydu ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalı nebattan çift çift bitirdik.

Ali Rıza Safa

Gökleri, görünür destekler olmadan yaratmıştır. Yeryüzünün sizi sarsmaması için sarsılmaz dağlar yerleştirmiş ve her türlü canlıyı yaymıştır. Ve gökten su indirerek, her güzel bitkiden çift yetiştirdik.

Bayraktar Bayraklı

Allah, gökleri, görebileceğiniz direkler olmadan yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzüne sabit dağlar koydu ve orada her çeşit canlının çoğalmasını sağladı. Biz, gökyüzünden su indirip orada her türlü faydalı bitkiler yetiştirmişizdir.

Edip Yüksel

Gökleri, gördüğün bir direk olmadan yaratmıştır. Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar atıp yerleştirdi ve orada her çeşit yaratığı yaydı. Gökten bir su yağdırdık ve orada her güzel çifti bitirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökleri, gördüğün bir direk olmadan yaratmıştır. Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar atıp yerleştirdi ve orada her çeşit yaratığı yaydı. Gökten bir su yağdırdık ve orada her güzel çifti bitirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem gökten bir su indirdik de orada her hoş çeşitten yetiştirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gökleri direksiz yarattı onları görüyorsunuz Arza da sizi çalkalar diye ağır baskılar bıraktı ve onda her bir hayvandan üretti, hem Gökten bir su indirdik de her hoş çeşitten yetiştirdik

Erhan Aktaş

Gördüğünüz gibi gökleri direksiz yarattı. Yeryüzüne de sizi sarsmaması için ağır baskılar yerleştirdi. Orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten su indirip, orada her kerim dipnot 1 çiftten bitki bitirdi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cömert.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gördüğünüz gibi gökleri direksiz yarattı. Yeryüzüne de sizi sarsmaması için ağır baskılar yerleştirdi. Orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten su indirip, orada her kerim dipnot 1 çiftten bitki bitirdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cömert.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gördüğünüz gibi gökleri direksiz yarattı. Yeryüzüne de sizi sarsmaması için dağlar yerleştirdi. Orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten su indirip, orada her kerim dipnot 1 çiftten bitki bitirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cömert.

Gültekin Onan

O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik.

Hasan Basri Çantay

O, (şu) görüb durduğunuz gökleri direksiz yaratdı. Yere, sizi sarsar diye, ağır baskılar koydu. Orada (yerde) her bir canlıdan (nice çeşidler) yaydı. Biz gökden de su indirdik de (yerde) her sınıf (dan) güzel nebatlar yetişdirdik.

İbni Kesir

Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yaratmış, sizi sarsar diye yere ağır baskılar koymuş, orada her türlü canlıyı yaymıştır. Biz, gökten su indirip orada her sınıf bitkiler yetiştirmişizdir.

Mehmet Alagaş

(1-11) Elif Lâm Mim. Bu ayetler gerekçeli / hikmetli kitabın ayetleridir, güzel davrananlar için yola ileten ve esirgeyendir. Öyledirler ki namazı kalkıp kılarlar, zekâtı verirler, diğer hayata /ahirete de yakinen inanırlar, işte bunlar, Rablerinden bir yol üzeredirler / hidayet üzeredirler, işte bunlar kurtuluşa / felaha erenlerdir. İnsanlardan öyleleri var ki, İlim dışı olarak Allah’ın yolundan saptırmak amaçlı kof sözün müşterisi olurlar / satın alırlar , onu eğlence yaparlar. İşte bu kimselere onur kırıcı / mühin bir azap vardır. Ayetlerimiz onlara sıralı okunduğunda adeta / sanki onu işitmemiş gibi sanki kulaklarında bir ağılık varmış gibi, kibirlenerek yüzlerini çevirirler, onlara acıtıcı / elim azabı müjdele. İman edenler ve ıslah edici şeyler yapanlar öyleleridirler ki; onlara naîm cennetleri vardır , orada kalıcıdırlar, Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi haktır / gerçektir, O saygıdeğerdir, / azizdir, yargıçtır / hâkimdir. (Gerekçeli /hikmetli kararlar verir). Semaları direksiz yarattı, onu görüyorsunuz, sarsılmayın / sallanmayın diye de yere / arza sabiteler eklemiş / koymuştur, her türlü yaratığı orada yaymıştır, gökten su indirdik, onda her bir türden ikram olarak bitki yetiştirdik. İşte bu Allah’ın yaratmasıdır, Onun dışındakiler ne yaratmıştır gösterin bana! Bilakis zalimler, apaçık sapma içindedirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalı nebattan çift çift bitirdik.

Süleyman Ateş

(Allah), gökleri görebildiğiniz bir direk olmadan yarattı, sizi sarsar diye yere de sağlam ve yüksek dağlar attı ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her güzel çifti bitirdik.

Süleymaniye Vakfı

Allah gökleri, gözle görebileceğiniz direkler olmadan dipnot 1 yaratmış, (yer kabuğu) sizi sarsar diye yere sabit dağlar dipnot 2 yerleştirmiş ve yeryüzüne her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip yerde her güzel çiftten nice bitkiler bitirdik. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Sabit anlamına gelen (راسية) rasiye kelimesinin çoğulu olan (رواسي) revasi, Kur'an'da 9 kez, dağların özelliği olarak geçer. Bu ayette olduğu gibi 2 ayette daha (ميد) meyd fiiliyle birlikte kullanılır (Enbiya 21/31, Nahl 16/15). Meyd, "gidip gelme, sallanma, sarsılma" anlamlarına gelir. Bu sebeple kelimenin geçtiği üç ayete, "sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi" şeklinde meal verilmekte, bu da dağların bulunduğu bölgelerde deprem olmadığı gibi bir yanlış anlamaya sebep olmaktadır. Oysa ayetteki (أَن تَمِيدَ بِكُمْ) en temide bikum ifadesini "sizi sarsar diye" şeklinde çevirmek metne daha uygun olacaktır. Dolayısıyla ayetin meali "sizi sarsar diye yere sabit dağlar yerleştirdi" şeklinde olmalıdır. Ayette insanları sarsacak olan "yeryüzü"dür (الأرض). Dağların varlığı insanları bu sarsıntı esnasında korumak, daha güvenli bir yerleşim yeri oluşturmak içindir. Ayette dağların yeri sabitlemesinden bahsedilmemektedir. Nitekim toprak, kum ve alüvyonlu kıyı kesimlerin depremlerde en uzun süreli sarsıntı yaratan, sarsıntının şiddetinin en büyük, hızının en fazla olduğu bölgeler olduğu, dağlık ve kayalık alanlarda ise bu sarsıntıların çok daha kısa ve yavaş olduğu yerbilimleri tarafından da tespit edilmiş gerçeklerdir. Ayet bu gerçeği dile getirmekte, bu özelliğinden dolayı dağlar için 'demir atma', 'sabitleme' kök anlamından türetilmiş (رواسي) revasi kelimesi kullanılmıştır.
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yaratmış, sizi çok sarsmasın diye yerin içine sabitleyen dağlar yerleştirmiş ve orada her türlü (hareketli) canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip bereketli çiftlerin (erkek ve dişi bitkilerin) hepsinden bitirmiştir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat Bakara 2/64

Şaban Britch

Gördüğünüz gibi, gökleri direksiz yaratmış, yeryüzünde de sizi sarsar diye köklü dağlar koymuştur. Orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökten su indirip onunla orada her çift güzel bitkiler yetiştirdik.

Şaban Piriş

Gördüğünüz gibi, gökleri direksiz yaratmış, yeryüzünde de, sizi sarsar diye köklü dağlar koymuştur. Orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökten su indirip, onunla orada her çift güzel bitkiler yetiştirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökleri direksiz, desteksiz yarattı; görüyorsunuz onları. Ve yeryüzüne, sizi çalkalayıp sendeletmesin diye ağırlıklar, dayanaklar bıraktı ve orada her çeşit hayvanı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her türlü cömert ve bereketli çifti filizlendirdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who created the heavens and raised them with their spheres lying above or outside of each other inlaid with heavenly bodies superstructures kept aloft without pillars or visible means of support that you -people- can see. * He furnished the earth with firm stays, -mountains- placed in a certain setting, fixed as with an anchor, to stabilize** it lest it should sway you from side to side or in all directions. And He scattered over it animate beings of all sorts. And We send down from the floor of the vault of heaven rain water instrumental in vegetal growth in pairs of like things emerging in varying colours with good qualities and of great advantages.

Abdul Haleem

He created the heavens without any visible support, and He placed firm mountains on the earth––in case it should shake under you––and He spread all kinds of animals around it. We sent down water from the sky, with which We made every kind of good plant grow on earth:

Abdullah Yusuf Ali

He created the heavens without any pillars that ye can see; He set on the earth mountains standing firm, lest it should shake with you; and He scattered through it beasts of all kinds. We send down rain from the sky, and produce on the earth every kind of noble creature, in pairs.

Abul A'la Maududi

He dipnot 1 created the heavens without any pillars visible to you dipnot 2 and He placed mountains in the earth as pegs lest it should turn topsy turvy with you, dipnot 3 and He dispersed all kinds of animals over the earth, and sent down water from the sky causing all kinds of excellent plants to grow on it.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After the above introductory sentence, the discourse now turns to the real theme, i.e. the refutation of shirk and the invitation to Tauhid.
  2. metne dön, dipnot 2
    The actual words bi-ghair i amad-in tarauna-ha in the text may have two meanings:
  3. metne dön, dipnot 3
    (1) "You can see for yourself that they stand without pillar"; and

Aisha Bewley

It is Allah Who created the heavens with no support – you can see them – and cast firmly embedded mountains on the earth so that it would not move under you, and scattered about in it creatures of every kind. And We send down water from the sky and make every generous species grow in it.

Al-Hilali & Khan

He has created the heavens without any pillars that you see, and has set on the earth firm mountains lest it should shake with you. And He has scattered therein moving (living) creatures of all kinds. And We send down water (rain) from the sky, and We cause (plants) of every goodly kind to grow therein.

Ali Quli Qarai

He created the heavens without any pillars that you may see, and cast firm mountains in the earth lest it should shake with you, and He has scattered in it every kind of animal. And We sent down water from the sky and caused every splendid kind [of plant] to grow in it.

Amatul Rahman Omar

He has created the heavens without any such pillars as you can see. And He has placed firm mountains in the earth that it may not quake with you and to provide you food. And He has scattered in it all kinds of creatures and has rained water from the clouds and caused to grow in it (animals and vegetation) of different fine species.

Arthur John Arberry

He created the heavens without pillars you can see, and He cast on the earth firm mountains, lest it shake with you, and He scattered abroad in it all manner of crawling thing. And We sent down out of heaven water, and caused to grow in it of every generous kind.

Bijan Moeinian

God is the One Who has created the heavens without any visible pillar. On the earth, He has set the mountains (to regulate the movement of the earth), scattered all kinds of animals and sent down rainwater from the sky to cause a variety of vegetation to grow.

E. Henry Palmer

He created the heavens without pillars that ye can see, and He threw upon the earth firm mountains lest it should move with you; and He dispersed thereon every sort of beast; and we send down from the heavens water, and we caused to grow therein of every noble kind.

Edip-Layth

He created the skies without pillars that you can see. He placed in the earth firm stabilizers so that it would not tumble with you, and He spread on it all kinds of creatures. We sent down water from the sky, thus We caused to grow all kinds of good plants.

George Sale

He hath created the heavens without visible pillars to sustain them, and hath thrown on the earth mountains firmly rooted, lest it should move with you; and He hath replenished the same with all kinds of beasts: And We send down rain from heaven, and cause every kind of noble vegetable to spring forth therein.

Hamid S. Aziz

Wherein they will abide; it is a promise of Allah in truth, and He is the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

He created the heavens without pillars you (can) see, and He cast in the earth anchorages (i. e., the mountains) so that it does not reel with you, and He disseminated in it all (manner) of beast. And We sent down from the heaven water, so We caused to grow therein all (manner) of honorable pair.

Marmaduke Pickthall

He hath created the heavens without supports that ye can see, and hath cast into the earth firm hills, so that it quake not with you; and He hath dispersed therein all kinds of beasts. And We send down water from the sky and We cause (plants) of every goodly kind to grow therein.

Mohamed Ahmed - Samira

He created the skies without a support, as you can see, and placed stabilisers in the earth that you may dwell at ease as it revolves; and dispersed on it all varieties of creatures, and He sent down water from the skies and grew all kinds of splendid things upon it.

Muhammad Asad

He [it is who] has created the skies without any supports that you could see, and has placed firm mountains upon the earth, lest it sway with you, and has caused all manner of living creatures to multiply thereon. And We send down water from the skies, and thus We cause every noble kind [of life] to grow on earth.

Mustafa Khattab

He created the heavens without pillars—as you can see—and placed firm mountains upon the earth so it does not shake with you, and scattered throughout it all types of creatures. And We send down rain from the sky, causing every type of fine plant to grow on earth.

Progressive Muslims

He created the skies without pillars that you can see. And He placed in the Earth firm stabilizers so that it would not tumble with you, and He spread on it all kinds of creatures. And We sent down water from the sky, thus We caused to grow all kinds of good plants.

Rashad Khalifa

He created the heavens without pillars that you can see. He established on earth stabilizers (mountains) lest it tumbles with you, and He spread on it all kinds of creatures. We send down from the sky water to grow all kinds of beautiful plants.

Sahih International

He created the heavens without pillars that you see and has cast into the earth firmly set mountains, lest it should shift with you, and dispersed therein from every creature. And We sent down rain from the sky and made grow therein [plants] of every noble kind.

Sam Gerrans

He created the heavens without pillars you can see, and He cast into the earth firm mountains lest it sway with you, and He spread therein every creature. And We sent down water from the sky, and caused to grow therein every noble kind.

Shabbir Ahmed

He has created the skies without any pillars and supports that you can see, and has placed firm mountains upon the earth, lest it sway with you, and He has dispersed therein all kinds of creatures. And We send down water from the sky, and thus We cause plants of every goodly kind to grow therein. (Mountains resulted millions of years ago as the earth was cooling off and the earth crust was shrinking (16:15), (78:7)).

Syed Vickar Ahamed

He has created the heaven without any pillars that you can see; And He set mountains standing firmly (on the earth) in case it should shake with you; And upon it He has spread beasts of all kinds. And We send down rain from the sky, and We made on the earth every kind of noble creation to grow therein.

Taqi Usmani

He has created the skies without the pillars that you may see, and placed mountains on the earth, lest it shakes with you, and spread over it all kinds of creatures. And We sent down water from the heavens, and caused to grow in it every noble pair.

The Monotheist Group

He created the sky without pillars that you can see. And He cast onto the earth stabilizers so that it would not tumble with you, and He spread on it all kinds of creatures. And We sent down water from the sky, thus We caused to grow all kinds of good plants.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Lokmân suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩