Kasas suresi

Kasas suresi, 20. ayet

Kasas suresi, 20. ayet. وَجَآءَ رَجُلٌ مِّنْ أَقْصَا ٱلْمَدِينَةِ يَسْعَىٰ قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنَّ ٱلْمَلَأَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَٱخْرُجْ إِنِّى لَكَ مِنَ ٱلنَّٰصِحِينَ

vecâe racülüm min aḳṣe-lmedîneti yes`â. ḳâle yâ mûsâ inne-lmelee ye'temirûne bike liyaḳtülûke faḫruc innî leke mine-nnâṣiḥîn.

Diyanet İşleri

Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 17–23 · surenin 20. ayeti / 88

Konu Mûsâ'nın adam öldürmesi ve kaçışı Kasas 14–21 3

  1. Kasas 17

    "Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.

  2. Kasas 18

    Korkarak, etrafı gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen yine feryat ederek ondan yardım istiyordu. Musa da ona, "Belli ki sen azgın bir kimsesin" dedi.

  3. Kasas 19

    Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun" dedi.

  4. 20

    Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.

  5. Kasas 21

    Musa, korku içinde etrafı gözetleyerek şehirden çıktı ve "Ey Rabbim! Beni bu zalim kavimden kurtar" dedi.

  6. Kasas 22

    (Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.

  7. Kasas 23

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Musa onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. Bu iki olaya ve Mûsâ aleyhisselam’ın yaptıklarına dair haberler etrafa yayıldı. Nihâyet Firavun çevresinin ileri gelenleri ve Firavun, onu öldürmenin planlarını yapmaya koyuldular ve bu hususta görüş alışverişi yaptılar. Yüce Allah da takdiriyle öğüt veren o adamı yönlendirdi ve bu adam, Mûsâ aleyhisselam’a ileri gelenlerin almış olduğu kararı çabucak ulaştırdı. “Derken şehrin uzak köşesinden bir adam koşarak geldi.” Yani Mûsâ aleyhisselam’ın iyiliğini istediğinden ve o habersiz iken ona bir zarar vereceklerinden korktuğundan dolayı koşa koşa ona geldi ve “dedi ki: Ey Mûsâ! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında görüşüyorlar.” Hemen şehirden “ayrıl! Gerçekten ben senin iyiliğin için öğüt veriyorum.” Mûsâ aleyhisselam da onun öğüdünü tuttu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu haber yayılınca, şehrin diğer ucundan bir adam, Musa -aleyhisselam-’ın yakalanmasından endişelenerek ona karşı merhametinden hızlıca geliverdi ve şöyle dedi: “Ey Musa! Firavun'un kavminin ileri gelenleri senin öldürülmen için istişare ediyorlar. Çabuk bu ülkeyi terk et! Şüphesiz ben, sana merhamet ederek seni yakalayıp öldürmemeleri için sana nasihat ediyorum."

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَآءَ ve ca'e ve geldi kök: جيا
  2. رَجُلٌۭ raculun bir adam kök: رجل
  3. مِّنْ min
  4. أَقْصَا eksa öbür ucundan kök: قصو
  5. ٱلْمَدِينَةِ l-medineti şehrin kök: مدن
  6. يَسْعَىٰ yes'aa koşarak kök: سعي
  7. قَالَ kale dedi kök: قول
  8. يَـٰمُوسَىٰٓ ya musa Musa
  9. إِنَّ inne şüphesiz ki
  10. ٱلْمَلَأَ l-melee ileri gelenler kök: ملا
  11. يَأْتَمِرُونَ ye'temirune aralarında konuşuyorlar kök: امر
  12. بِكَ bike seni
  13. لِيَقْتُلُوكَ liyektuluke seni öldürmek için kök: قتل
  14. فَٱخْرُجْ fehruc sen çık (git) kök: خرج
  15. إِنِّى inni elbette ben
  16. لَكَ leke sana
  17. مِنَ mine -den(im)
  18. ٱلنَّـٰصِحِينَ n-nasihine öğüt verenler- kök: نصح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قصو (5 geçiş) · Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: سعي (30 geçiş)

    Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi…

  • Aynı kök: نصح (13 geçiş) · Aynı kök: سعي (30 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri…

  • Aynı kök: نصح (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üstlenecek ve ona içtenlik ve…

  • Aynı kök: قصو (5 geçiş)

    Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…

  • Aynı kök: قصو (5 geçiş)

    Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya…

  • Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…

  • Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şehrin ileri gelenlerinden dipnot 1 bir adam koşarak gelmiş ve "Ey Musa! Şüphesiz ki yöneticiler (toplantı hâlinde) seni öldürmek için hakkında karar veriyorlar. Hemen (buradan) çık! Şüphesiz ki ben senin için samimi davrananlardanım!" demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer bir ifade Yâsîn 36:20'de de geçmektedir. Her iki ayette de amaç, şehrin "öte ucundan gelen biri" değil de "ileri gelenlerinden birisi" olarak yorumlanmalıdır. Çünkü sanıldığı gibi şehrin öte ucundan gelen birisi şehrin yöneticilerinin özel bir gündemle gizli bir toplantı yapması ve orada Hz. Musa'yı öldürme kararının alınmakta olduğunu bilmesi mümkün değildi.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu sırada kentin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve "Ey Musa!" dedi, "Soylular seni öldürmek için hakkında görüşme yapıyorlar, derhal (burayı) terk et! Ve şunu da unutma ki, ben senin iyiliğini isteyen biriyim."

Muhammed Esed

Tam o sırada şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve "Ey Musa!" dedi, "(Ülkenin) ileri gelenleri seni öldürmek üzere hakkında görüşüyorlar; hemen çık git; şüphesiz ben senin iyiliğini isteyen kimselerdenim!"

Ahmed Hulusi

Şehrin uzak ucundan bir adam koşarak geldi. . . Dedi ki: "Ey Musa! Şehrin ileri gelenleri, senin öldürülmen konusunu tartışıyorlar. . . Kaç buradan. . . Şüphesiz sana öğüt verenlerdenim. "

Ali Bulaç

Şehrin öbür yakasından bir adam koşarak gelip dedi ki: "Ey Musa, önde gelenler, seni öldürmek konusunda aralarında görüşmektedirler, artık sen çık git; gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim."

Ali Özek ve heyeti

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi: Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal (buradan) çık! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim, dedi.

Ali Rıza Safa

Ve kentin en uzaktaki yerinden, bir adam koşarak geldi: "Ey Musa!" dedi; "Aslında, ileri gelenler, seni öldürmek için görüşüyorlar. Artık, hemen çık git! Kuşkusuz, senin iyiliğini istiyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Şehrin en ileri gelenlerinden biri koşarak geldi ve "Ey Musa! İleri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen uzaklaş! Doğrusu ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.

Edip Yüksel

Şehrin öte yanından koşa koşa gelen bir adam, "Musa, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Çabuk burayı terket; ben sana öğüt vermekteyim" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Şehrin öte yanından koşa koşa gelen bir adam, 'Musa, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Çabuk burayı terket; ben sana öğüt vermekteyim,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şehrin öte başından bir adam koşarak geldi ve: "Ey Musa, haberin olsun, ileri gelenler seni öldürmek için hakkında görüşme yapıyorlar; hemen çık git, ben senin iyiliğini isteyenlerdenim." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şehrin öte başından bir adam da koşarak geldi: Musa dedi: haberin olsun hey'et, seni öldürmek için hakkında emri müzakere ediyorlar, hemen çık! Ben cidden senin hayırhahlarındanım

Erhan Aktaş

Şehrin diğer tarafından bir adam koşarak geldi. "Ey Musa! Meleler dipnot 1 senin öldürülmen konusunda görüşme yapıyorlar. Derhal kaybol. Seni iyiliğin için uyarıyorum." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İleri gelenler, imtiyaz sahibi seçkinler. Din adamları sınıfı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Şehrin diğer tarafından bir adam koşarak geldi. "Ey Musa! Meleler dipnot 1 senin öldürülmen konusunda görüşme yapıyorlar. Derhal kaybol. Seni iyiliğin için uyarıyorum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İleri gelenler, ruhban/din adamları sınıfı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Şehrin diğer tarafından bir adam koşarak geldi. "Ey Musa! İleri gelenler senin öldürülmen konusunda görüşme yapıyorlar. Derhal kaybol. Seni iyiliğin için uyarıyorum." dedi.

Gültekin Onan

Şehrin öbür yakasından bir adam koşarak gelip dedi ki: "Ey Musa, önde gelenler seni öldürmeyi buyuruyorlar, artık sen çık git; gerçekten ben sana öğüt verenlerdenim."

Hasan Basri Çantay

Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi. "Musa, dedi, (şehrin) öne gelenler (i) seni öldürmek için (toplandılar), hakkında müzakere ediyorlar. Hemen (buradan) çık (git). Şübhesiz ki ben senin hayırhaahlarındanım".

İbni Kesir

Şehrin öte başından koşarak bir adam geldi ve dedi ki: Ey Musa; ileri gelenler, seni öldürmek için aralarında görüşüyorlar. Hemen çık git, doğrusu ben, sana öğüt verenlerdenim.

Mehmet Alagaş

(14-29) Ne zaman ki fiziksel erişkinliğe ve düzgünlüğe ulaşınca ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız. Yakın çevresinin uykuda / gaflette olduğu bir vakitte şehre girdi , orada iki tane birbirini katletmek isteyen adam buldu, bir tanesi kendi taraftarıydı diğeri düşmanı tarafındandı , kendi tarafından olan, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi , O da bir yumruk attı ve o da gerçekleşti / öldü , dedi ki bu şeytanın bir amelidir, muhakkak ki o, apaçık bir saptırıcı ve düşmandır. (Günahını şeytana nispet et, günahına nişan al günahını kendinden bilen günahına ateş edemez ) dedi ki rabbim , ben kendime zulmettim beni bağışla! O da bağışladı , Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir. Dedi ki Rabbim, bana verdiğin nimet dolayısıyla, suçlulara asla arka çıkmayacağım. Şehirde korku içinde ve etrafı gözetleyerek / kolaçan ederek sabahladı, dün, kendisinden yardım talep eden kişi, yeniden feryat ettiğinde, Musa ona dedi ki muhakkak sen apaçık bir azgınsın, Musa her ikisine de düşman o kişiyi yakalamak istediğinde o kişi; ey Musa dün öldürdüğün adam gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Yeryüzünde arızda zorba biri mi / Cabbar biri mi olmak istiyorsun? Düzeltici / Islah edici olmak istemiyor musun? dedi. Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki ey Musa, ileri gelenler senin kesinlikle öldürülmeni emrediyorlar, sen çık git, muhakkak ki ben sana nasihat verenlerdenim. O da g özetleyerek / kolaçan ederek ve korkarak oradan çıktı ve gitti . Ra bbim zalim kavimden beni kurtar dedi.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi: "Mûsâ!" dedi. "İleri gelenler seni öldürmek için hakkında görüşüyorlar. Hemen çık git! Ben, senin (iyiliğin) için nasihat edenlerdenim."

Süleyman Ateş

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. "Ey Musa, dedi, ileri gelenler seni öldürmek için aralarında konuşuyorlar. Sen çık (git), ben sana öğüt verenlerdenim."

Süleymaniye Vakfı

Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Musa! Devlet büyükleri seni öldürmeyi planlıyorlar; hemen çek git, ben senin iyiliğini isteyen biriyim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi ve "Musa! Üst düzeydekiler aralarında seni öldürmeyi tartışıyorlar, hemen çek git; ben senin iyiliğini isteyen biriyim."

Şaban Britch

Şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi: Musa, dedi. İleri gelenler seni öldürmek için görüşme yapıyorlar. Hemen çık git! Ben, senin (iyiliğin) için nasihat edenlerdenim.

Şaban Piriş

Şehrin öteki ucundan bir adam koşarak geldi: -Ey Musa! dedi. İleri gelenler seni öldürmek için görüşme yapıyorlar. Hemen çık git! Ben, senin iyiliğini isteyenlerdenim.

Yaşar Nuri Öztürk

Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. Dedi: "Ey Musa, kentin ileri gelenleri seni öldürmeyi planlıyorlar. Çık buradan! Ben sana öğüt verenlerdenim."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Meantime there came a man from the far end of the city. He said to Mussa: "The chiefs are convening to deliberate upon killing you, therefore you had better leave the city. I hope you do realize that I am offering you a sincere advice".

Abdul Haleem

Then a man came running from the furthest part of the city and said, ‘Moses, the authorities are talking about killing you, so leave- this is my sincere advice.’

Abdullah Yusuf Ali

And there came a man, running, from the furthest end of the City. He said: "O Moses! the Chiefs are taking counsel together about thee, to slay thee: so get thee away, for I do give thee sincere advice."

Abul A'la Maududi

Then a man came running from the farther end of the city dipnot 1 and said: "O Moses, the nobles are deliberating about you that they may put you to death. So do be gone. I am one of your well-wishers."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This happened when in the second day’s fight, the secret of the murder became known and the Egyptian informed the authorities about the case accordingly.

Aisha Bewley

A man came running from the furthest part of the city, saying, ‘Musa, the Council are conspiring to kill you, so leave! I am someone who brings you good advice. ’

Al-Hilali & Khan

And there came a man running, from the farthest end of the city. He said: "O Mûsâ (Moses)! Verily, the chiefs are taking counsel together about you, to kill you, so escape. Truly, I am one of the good advisers to you."

Ali Quli Qarai

And there came a man from the city outskirts, hurrying. He said, ‘Moses! The elite are indeed conspiring to kill you. So leave. I am indeed your well-wisher.’

Amatul Rahman Omar

(Then it came to pass that) a man came running from the far end of the city (and) said, `Moses the chiefs are consulting together to kill you. Therefore leave (this place at once), I am, of course, your sincere well-wisher.'

Arthur John Arberry

Then came a man from the furthest part of the city, running; he said, 'Moses, the Council are conspiring to slay thee. Depart; I am one of thy sincere advisers.'

Bijan Moeinian

Later Moses saw a man running to him saying: "The chiefs are holding a session to pass a death sentence on you; leave immediately as I am your well-wisher. "

E. Henry Palmer

And a man came from the remote parts of the city running, said he, 'O Moses! verily, the chiefs are deliberating concerning thee to kill thee; go then forth; verily, I am to you a sincere adviser!'

Edip-Layth

A man came running from the far side of the city, saying: "O Moses, the commanders are plotting to kill you, so leave immediately. I am giving you good advice."

George Sale

And a certain man came from the farther part of the city, running hastily, and said, O Moses, verily the magistrates are deliberating concerning thee, to put thee to death: Depart therefore; I certainly advise thee well.

Hamid S. Aziz

And when he would have attacked him who was the enemy to them both, he said, "O Moses! Would (or desire) you to slay me as you did slay a person yesterday? You would be (or are or desire to be) only a tyrant in the earth; and you would not be (or are not or desires not to be) of the reformers. "

Mahmoud Ghali

And a man speedily came along from the remotest part of the city. He said, "O Mûsa, (Moses) surely the chiefs are conspiring to kill you. So go out (of the city). Surely I am one of the (sincere) advisers to you."

Marmaduke Pickthall

And a man came from the uttermost part of the city, running. He said: O Moses! Lo! the chiefs take counsel against thee to slay thee; therefor escape. Lo! I am of those who give thee good advice.

Mohamed Ahmed - Samira

There came a man running from the other part of the city. "O Moses, " he said, "the chiefs are deliberating to kill you. Go away from the city. I wish you well."

Muhammad Asad

And [then and there] a man came running from the farthermost end of the city, and said: "O Moses! Behold, the great ones [of the kingdom] are deliberating upon thy case with a view to killing thee! Begone, then: verily, I am of those who wish thee well!"

Mustafa Khattab

And there came a man, rushing from the farthest end of the city. He said, "O Moses! The chiefs are actually conspiring against you to put you to death, so leave ˹the city˺. I really advise you ˹to do so˺."

Progressive Muslims

And a man came running from the far side of the city, saying: "O Moses, the commanders are plotting to kill you, so leave immediately. I am giving you good advice."

Rashad Khalifa

A man came running from the other side of the city, saying, "O Moses, the people are plotting to kill you. You better leave immediately. I am giving you good advice."

Sahih International

And a man came from the farthest end of the city, running. He said, "O Moses, indeed the eminent ones are conferring over you [intending] to kill you, so leave [the city]; indeed, I am to you of the sincere advisors."

Sam Gerrans

And a man came running from the furthest part of the city: — he said: “O Moses: the eminent ones are taking counsel against thee, to kill thee. So leave thou. I am to thee a sincere counsellor.”

Shabbir Ahmed

And then and there a man came running from the other side of the city, and said, "O Moses! Behold, the chiefs are considering your case with a view to killing you. You better leave immediately. Verily, I am of those who wish you well."

Syed Vickar Ahamed

And (about the same time) there came a man, running from the far end of the City. He said: "O Musa (Moses)! Verily, the Chiefs together are (now) Taking an opinion about you, to kill you: So you go away, truly, I am one of the sincere advisors to you."

Taqi Usmani

And there came a man running from the farthest part of the city. He said, "The chiefs are counseling each other about you, so that they kill you. So, leave (the city). I am one of your well-wishers."

The Monotheist Group

And a man came running from the farthest part of the city, saying: "O Moses, the commanders are plotting to kill you, so leave immediately. I am giving you good advice."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩