Mâide suresi

Mâide suresi, 33. ayet

Mâide suresi, 33. ayet. إِنَّمَا جَزَٰٓؤُا۟ ٱلَّذِينَ يُحَارِبُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَسْعَوْنَ فِى ٱلْأَرْضِ فَسَادًا أَن يُقَتَّلُوٓا۟ أَوْ يُصَلَّبُوٓا۟ أَوْ تُقَطَّعَ أَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُم مِّنْ خِلَٰفٍ أَوْ يُنفَوْا۟ مِنَ ٱلْأَرْضِ ذَٰلِكَ لَهُمْ خِزْىٌ فِى ٱلدُّنْيَا وَلَهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ

innemâ cezâü-lleẕîne yüḥâribûne-llâhe verasûlehû veyes`avne fi-l'arḍi fesâden ey yüḳattelû ev yüṣallebû ev tüḳaṭṭa`a eydîhim veercülühüm min ḫilâfin ev yünfev mine-l'arḍ. ẕâlike lehüm ḫizyün fi-ddünyâ velehüm fi-l'âḫirati `aẕâbün `ażîm.

Diyanet İşleri

Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 30–36 · surenin 33. ayeti / 120

Konu Âdem'in iki oğlu; bir cana kıymak Mâide 27–34 3

  1. Mâide 30

    Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

  2. Mâide 31

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

  3. Mâide 32

    Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resullerimiz apaçık deliller (mucize ve ayetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hala) yeryüzünde aşırı gitmektedir.

  4. 33

    Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

  5. Mâide 34

    Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah'ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.

  6. Mâide 35

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, O'na yaklaşmaya vesile arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

  7. Mâide 36

    Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Allah’a ve Rasûlüne karşı savaşan”; Bunlar Allah Rasulü’ne karşı açıktan açığa düşmanlık gösteren, yeryüzünde küfür, haksız yere öldürme, malları alma ve yollarda korku salma sureti ile fesad çıkartan kimselerdir. Meşhur olan görüşe göre bu âyet-i kerime kasaba ve çöllerde insanların önlerini kesip mallarını gasbeden, onları öldüren ve onları korkutan yol kesiciler (eşkıya) hakkındadır ki insanlar, bu yol kesicilerin bulundukları yolları izlemekten kaçınırlar ve böylece bu yollar işlemez hale gelir. İşte Yüce Allah had uygulanması esnasında böylelerinin cezasının, sözü geçen hususlardan birisi olduğunu haber vermektedir.

Müfessirler bu cezalar konusunda ihtilaf etmişlerdir: Bunlardan birisini seçmede muhayyerlik var mıdır ve yönetici ya da naibi her bir yol kesici hakkında zikredilen cezalardan maslahata uygun gördüğünü uygulayabilir mi? Ki ayetin zahirinden anlaşılan böyle olacağıdır. Yoksa cezaları, işledikleri suçlara göre mi olacaktır; zira işledikleri her bir suç için adaletli bir karşılık vardır ki ayetteki hikmet buna delalet etmektedir ve Allah’ın hikmetine uygun olan da budur. Şöyle ki eğer hem cana kıyar hem de mala el koyarlarsa öldürülmeleri ve asılmaları gerekir. Tâ ki teşhir edilip rezil olsunlar ve başkaları da ibret alarak bu işten vazgeçsin. Eğer sadece adam öldürmüş, ama mal almamış iseler yalnızca öldürülmeleri kesinlik kazanır. Eğer mal alıp kimseyi öldürmemiş iseler çaprazlama olarak el ve ayaklarının kesilmesi gerekir ki bu durumda sağ el ile sol ayakları kesilir. Şâyet insanlara korku salmış olmakla birlikte kimseyi öldürmemiş ve mal da almamış iseler sürgün edilirler ve tevbe ettikleri açıkça ortaya çıkıncaya kadar herhangi bir şehirde barınmalarına izin verilmez. İbn Abbas radıyallahu anhuma’nın da önder ilim adamlarının bir çoğunun da -teferruata dair hususlardaki farklılık ile birlikte- kanaati budur.

“Bu” ibretli ceza “onlar için dünyada bir zillettir” rezilliktir ve utanç sebebidir. “Âhirette ise onlara büyük bir azap vardır.” İşte bu, yol kesiciliğin dünyada horlanıp rezil olmaya âhirette de azap görmeye sebep teşkil eden en büyük günahlardan olduğunun delili olup bu işi yapanın, Allah’a ve Rasûlüne karşı savaş açmak olduğunu göstermektedir.

Böyle bir suçun büyüklüğü bu olduğuna göre yeryüzünün bu bozgunculardan arındırılması, yollarda yolcuların öldürülmemesi, mallarının alınmaması ve gidip gelenlerin korkutulmaması için gerekli önlemlerin alınıp emniyetin sağlanması en büyük iyiliklerden ve en üstün itaatlerden olduğu ortaya çıkmaktadır. Yine bu, yeryüzünü ıslah etmek demekti, zira zıddı, yeryüzünde fesad çıkarmaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah ve resulüyle savaşanların, düşmanlık ederek ve insanları öldürerek, mallarını alarak ve yollarını keserek savaşanların ve çekişenlerin akıbeti nasıl olur? Bunların cezası asılmadan idam edilerek öldürülmek ya da bir tahta ve benzeri bir şey üzerinde asılarak idam edilmektir. Yahut ceza olarak sağ eliyle sol ayağı çapraz kesilir. Tekrar bu suçu işlerlerse bu sefer sol eli ile sağ ayağı kesilir veya ülke sınırları içerisinde sürgün edilirler. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyük bir azap vardır.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّمَا innema şüphesiz
  2. جَزَٰٓؤُا۟ ceza'u cezası kök: جزي
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  4. يُحَارِبُونَ yuharibune savaşanların kök: حرب
  5. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  6. وَرَسُولَهُۥ ve rasulehu ve elçisiyle kök: رسل
  7. وَيَسْعَوْنَ ve yes'avne ve çalışanların kök: سعي
  8. فِى fi
  9. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  10. فَسَادًا fesaden bozgunculuk yapmağa kök: فسد
  11. أَن en
  12. يُقَتَّلُوٓا۟ yukattelu öldürülmeleri kök: قتل
  13. أَوْ ev veya
  14. يُصَلَّبُوٓا۟ yusallebu asılmaları kök: صلب
  15. أَوْ ev yada
  16. تُقَطَّعَ tukattaa kesilmesi kök: قطع
  17. أَيْدِيهِمْ eydihim ellerinin kök: يدي
  18. وَأَرْجُلُهُم ve erculuhum ve ayaklarının kök: رجل
  19. مِّنْ min
  20. خِلَـٰفٍ hilafin çapraz kök: خلف
  21. أَوْ ev veya
  22. يُنفَوْا۟ yunfev sürülmeleridir kök: نفي
  23. مِنَ mine
  24. ٱلْأَرْضِ ۚ l-erdi bulundukları yerden kök: ارض
  25. ذَٰلِكَ zalike bu
  26. لَهُمْ lehum onlar için
  27. خِزْىٌۭ hizyun bir rezilliktir kök: خزي
  28. فِى fi
  29. ٱلدُّنْيَا ۖ d-dunya dünyada kök: دنو
  30. وَلَهُمْ velehum onlara vardır
  31. فِى fi
  32. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati Âhirette ise kök: اخر
  33. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  34. عَظِيمٌ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    "Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım."

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…

  • Aynı kök: صلب (8 geçiş) · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi…

  • Aynı kök: حرب (11 geçiş) · Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri…

  • Aynı kök: حرب (11 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a ve Elçisine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk için çalışanların cezası ancak ve ancak öldürülmeleri veya asılmaları veya döneklikleri nedeniyle ellerinin ve ayaklarının kesilmesi dipnot 1 ya da (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, onlar için dünyadaki rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki mesajı, [min hılâfin] ifadesi gereği el ve ayakların "çaprazlama" kesilmesi değil, "döneklik" nedeniyle bu cezanın verilmesi şeklinde anlamaktayız. Çünkü ayetteki min edatı aslında kesmenin şeklini değil de gerekçesini ortaya koymaktadır. Benzer mesajlar: A‘râf 7:124; Tâhâ 20:71; Şu‘arâ 26:49.

Mustafa İslamoğlu

Allah'a ve Rasulü'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğu yaymaya çalışanların öldürülmeleri ya da asılmaları veya muhalefetlerinden dolayı ellerinin ve ayaklarının kesilmesi, yahut bulundukları yerden sürülmeleri, sadece (adil) bir karşılıktan ibarettir. Bu, onların dünyada uğradıkları zillettir; ahirette ise korkunç bir azap beklemektedir;

Muhammed Esed

Allaha ve Elçisine karşı savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymaya çalışanların büyük kısmının öldürülmeleri veya asılmaları veya döneklikleri yüzünden büyük kısmının ellerinin ve ayaklarının kesilmesi yahut yeryüzünden (tamamiyle) sürülmeleri, yalnızca bir karşılıktan ibarettir: İşte bu, onların bu dünyada uğradıkları zillettir. Öteki dünyada ise (daha) korkunç bir azap bekler onları,

Ahmed Hulusi

Allah ve O'nun Rasulü ile savaşanların ve yeryüzünde fesat çıkartmak için uğraşanların yaptığının karşılığı; öldürülmeleri yahut asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi yahut hapsedilmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. . . Sonsuz gelecek sürecinde ise onlara aziym bir azap vardır.

Ali Bulaç

Allah'a ve Resulü'ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır, ahirette onlar için büyük bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

Allah ve Rasûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvalığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.

Ali Rıza Safa

Allah'a ve O'nun elçisine karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak için uğraşanların cezası, öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya oradan sürülmeleridir. Onlar için, dünyada aşağılanma; sonsuz yaşamda ise büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a ve Peygamberi'ne savaş açanların ve yeryüzünde fesadı yaymak için gayret gösterenlerin cezası, ancak ya öldürülmeleri ya asılmalarıveya dönekliklerinden dolayı el ve ayaklarının kesilmesi, ya da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır.

Edip Yüksel

ALLAH ve elçisi ile savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk için uğraşanların cezası: Öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya yerlerinden sürülmeleridir. Bu, dünyada görecekleri bir aşağılanma. Ahirette ise büyük bir ceza var.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH ve elçisi ile savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk için uğraşanların cezası: Öldürülmeleri veya asılmaları, veya el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, veya yerlerinden sürülmeleridir. Bu, dünyada görecekleri bir aşağılanma. Ahirette ise büyük bir ceza var.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ve peygamberine karşı savaşmaya kalkışan ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, öldürülmelerinden veya asılmalarından veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesinden veya bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu, onların dünyada çekecekleri bir zillettir. Ahirette ise kendilerine büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat Allaha ve Resulüne harbetmeğe kalkışan ve Yer yüzünde fesada çalışanların cezası, taktil olunmalarından veya asılmalarından veya ellerinin ayaklarının çapraz kesilmesinden veya bulundukları yerden nefyedilmelerinden başka bir şey olmaz. Bu onlara Dünyada çekecekleri bir zillettir, Ahırette ise kendilerine azim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Allah ve Resul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk dipnot 1 yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir dipnot 2 . İşte bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahiret'te ise onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi olanı bozup, kötülüğü yayanların.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cezalar, işlenen suça göredir. Öldürme yoksa ceza sürgündür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah ve Resul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk dipnot 1 yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir. dipnot 2 İşte bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi olanı bozup, kötülüğü yayanların.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cezalar, işlenen suça göredir. Öldürme yoksa ceza sürgündür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah ve Rasul'üyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk dipnot 1 yapmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya yerlerinden sürgün edilmeleridir. dipnot 2 İşte, bu durum, onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi olanı bozup, kötülüğü yayanların.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cezalar, işlenen suça göredir. Öldürme yoksa ceza sürgündür.

Gültekin Onan

Tanrı'ya ve resulune karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır; ahirette onlar için büyük bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

Allaha ve Resulüne (müminlere) harb açanların, yer yüzünde (yol kesmek suretiyle) fesadcılığa koşanların cezası, ancak öldürülmeleri, ya asılmaları, yahud (sağ) elleriyle (sol) ayaklarının çaprazvari kesilmesi, yahud da (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Ahıretde ise onlara (başkaca) pek büyük bir azab da vardır.

İbni Kesir

Allah ve Rasulü ile savaşanların ve yeryüzünde fesada koşanların cezası; ancak öldürülmek, asılmak, çaprazvari el ve ayakları kesilmek veya yerlerinden sürülmektir. Bu, onlara dünyada rüzvaylıktır. Onlara ahirette de büyük bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(33-34) Allah’la ve Resulü ile harp edenlerin ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranların karşılığı / cezası, katledilmeleri, asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi veyahut arzda sürgün edilmeleridir, bu onlar için dünyadaki aşağılanmadır, onlar için ahirette de çok büyük bir azap vardır. Aleyhlerine takdir gerçekleşmeden önce tövbe edenler bundan istisnadır, şunu bilin ki kesinlikle Allah bağışlayandır, esirgeyendir,

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah ve Rasûlüyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa gayret edenlerin cezası, öldürülmek, asılmak, çaprazlama el ve ayaklarının kesilmesi ya da yerlerinden sürgün edilmektir. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyük bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Allah ve elçisiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmağa çalışanların cezası: (ya) öldürülmeleri, ya asılmaları, ya ellerinin, ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu, onların dünyada çekecekleri rezilliktir. Ahirette ise onlara büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a ve resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk yapmak için uğraşanların cezası; öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi yahut bulundukları yerden sürgün edilmeleridir dipnot 1 . Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Onların ahirette hak ettiği ise büyük bir azaptır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yeryüzünde bozgunculuk yapma" ile ilgili çok sayıda ayet vardır. Onların hiçbirinde suçluya verilecek cezadan söz edilmez (Bakara 2/204, Maide 5/13, 64, Tevbe 9/107-108). "Allah ve resulü ile savaş" olarak nitelenen faiz yeme hakkındaki ayette de insanlar tarafından uygulanacak bir ceza yoktur (Bakara 2/279). Bu ayette ise "bozgunculuk yapma" ve "Allah ve resulüyle savaş" suçlarının ikisi birden işlenmektedir. Bu suç, toplumdaki can ve mal güvenliğini ortadan kaldırmaya yönelik terör ve eşkıyalık suçudur. Bunlardan adam öldürenler, öldürülür veya insanlara ibret olsun diye asılırlar. Adam öldürmemiş ama organize bir eylem ile insanların mallarını ellerinden almış olanların da elleri ve ayakları çaprazlama kesilir. Korku salarak insanları yurtlarından uzaklaştıranlar ise sürgün edilirler. Bu, Allah'ın suçla ceza arasında kurduğu dengenin gereğidir (Şura 42/40).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a ve elçisine karşı savaşan ve ortalığı birbirine katmaya çalışanların cezası öldürülmeleri veya asılmaları yahut ellerinin ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürülmeleridir[1]. Bu, dünyada uğrayacakları rezilliktir. Ahirette ise onları büyük bir azap beklemektedir.

Şaban Britch

Allah ve Peygamberleriyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa gayret edenlerin cezası; öldürülmek, asılmak, çaprazlama el ve ayaklarının kesilmesi ya da yerlerinden sürgün edilmektir. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyük bir azap vardır.

Şaban Piriş

Allah ve Peygamberleriyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa gayret edenlerin cezası; öldürülmek, asılmak, çaprazlama el ve ayaklarının kesilmesi ya da yerlerinden sürgün edilmektir. Bu, onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette daha büyük bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah ve resulüyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası şudur: Öldürülürler yahut asılırlar yahut elleriyle ayakları çaprazlamasına kesilir yahut bulundukları yerden sürülürler. Bu onlar için dünyada bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The only reward befitting those who strive against Allah and His Prophet, wage spiritual warfare against Allah’s and strive to spread mischief on earth, is capital punishment or crucifixion, contra lateral amputation of their hands and legs or exile from the land, This way, they shall be put to shame here below, and there awaits them the torment laid upon the damned Hereafter.

Abdul Haleem

Those who wage war against God and His Messenger and strive to spread corruption in the land should be punished by death, crucifixion, the amputation of an alternate hand and foot, or banishment from the land: a disgrace for them in this world, and then a terrible punishment in the Hereafter,

Abdullah Yusuf Ali

The punishment of those who wage war against Allah and His Messenger, and strive with might and main for mischief through the land is: execution, or crucifixion, or the cutting off of hands and feet from opposite sides, or exile from the land: that is their disgrace in this world, and a heavy punishment is theirs in the Hereafter;

Abul A'la Maududi

Those who wage war against Allah and His Messenger, and go about the earth spreading mischief dipnot 1 -indeed their recompense is that they either be done to death, or be crucified, or have their hands and feet cut off from the opposite sides or be banished from the land. dipnot 2 Such shall be their degradation in this world; and a mighty chastisement lies in store for them in the World to Come

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The 'land' signifies either the country or territory wherein the responsibility of establishing law and order has been undertaken by an Islamic state. The expression 'to wage war against Allah and His Messenger' denotes war against the righteous order established by the Islamic state. It is God's purpose, and it is for this very purpose that God sent His Messengers, that a righteous order of life be established on earth; an order that would provide peace and security to everything found on earth; an order under whose benign shadow humanity would be able to attain its perfection; an order under which the resources of the earth would be exploited in a manner conducive to man's progress and prosperity rather than to his ruin and destruction. If anyone tried to disrupt such an order, whether on a limited scale by committing murder and destruction and robbery and brigandry or on a large scale by attempting to overthrow that order and establish some unrighteous order instead, he would in fact be guilty of waging war against God and His Messenger. All this is not unlike the situation where someone tries to overthrow the established government in a country. Such a person will be convicted of 'waging war against the state' even though his actual action may have been directed against an ordinary policeman in some remote part of the country, and irrespective of how remote the sovereign himself is from him.
  2. metne dön, dipnot 2
    These penalties are mentioned here in brief merely to serve as guidelines to either judges or rulers so they may punish each criminal in accordance with the nature of his crime. The real purpose is to indicate that for any of those who live in the Islamic realm to attempt to overthrow the Islamic order is the worst kind of crime, for which any of the highly severe punishments may be imposed.

Aisha Bewley

The reprisal against those who wage war on Allah and His Messenger, and go about the earth corrupting it, is that they should be killed or crucified, or have their alternate hands and feet cut off, or be banished from the land. That will be their degradation in this world and in the Next World they will have a terrible punishment,

Al-Hilali & Khan

The recompense of those who wage war against Allâh and His Messenger and do mischief in the land is only that they shall be killed or crucified or their hands and their feet be cut off from opposite sides, or be exiled from the land. That is their disgrace in this world, and a great torment is theirs in the Hereafter.

Ali Quli Qarai

Indeed the requital of those who wage war against Allah and His Apostle, and try to cause corruption on the earth, is that they shall be slain or crucified, or have their hands and feet cut off from opposite sides or be banished from the land. That is a disgrace for them in this world, and in the Hereafter there is a great punishment for them,

Amatul Rahman Omar

The only recompense of those who make war against Allâh and His Messenger and who strive hard to create disorder in the land, is (according to the nature of the crime) that they be executed or crucified to death, or that their hands and feet be cut off on account of their opposition, or their (free) movement in the land be banned (by exile or imprisonment). This would mean ignominy for them in this world and there awaits them in the Hereafter a severe punishment.

Arthur John Arberry

This is the recompense of those who fight against God and His Messenger, and hasten about the earth, to do corruption there: they shall be slaughtered, or crucified, or their hands and feet shall alternately be struck off; or they shall be banished from the land. That is a degradation for them in this world; and in the world to come awaits them a mighty chastisement,

Bijan Moeinian

The punishment of those who declare war to God [by not submitting to His laws] and His Prophet and try to spread corruption on earth (where the Lord’s laws are established), is death, crucification, cutting off their alternate hands and feet or deportation (at the discretion of the judge and the severity of their crime. ) These punishments are meant to disgrace them in this world; as to Hereafter, they will be subjected to a harsher punishment.

E. Henry Palmer

The reward of those who make war against God and His Apostle, and strive after violence in the earth, is only that they shall be slaughtered or crucified, or their hands cut off and their feet on alternate sides, or that they shall be banished from the land; - that is a disgrace for them in this world, and for them in the next is mighty woe;

Edip-Layth

The recompense of those who fight God and His messenger and seek to corrupt the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off on alternate sides or that they be banished from the land. That is a disgrace for them in this world. In the Hereafter, they will have a great retribution;

George Sale

But the recompense of those who fight against God and his apostle, and study to act corruptly in the earth, shall be, that they shall be slain, or crucified, or have their hands and their feet cut off on the opposite sides, or be banished the land. This shall be their disgrace in this world, and in the next world they shall suffer a grievous punishment;

Hamid S. Aziz

The reward of those who make war against Allah and His Messenger, and strive after corruption (or disruption) in the earth, is only that they shall be slaughtered or crucified, or their hands and feet cut off on alternate sides, or that they shall be banished from the land. That is a disgrace for them in this world, and in the Hereafter is mighty woe;

Mahmoud Ghali

Surely the only recompense of (the ones) who war against Allah and His Messenger and (diligently) endeavor to do corruption in the earth, is that they should be (all) massacred or crucified, or that their hands and legs should be cut asunder alternately or that they should be exiled from the land. That is a disgrace for them in the present (life), (Literally: the lowly "life", i.e., the life of this world) and in the Hereafter they will have a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

The only reward of those who make war upon Allah and His messenger and strive after corruption in the land will be that they will be killed or crucified, or have their hands and feet on alternate sides cut off, or will be expelled out of the land. Such will be their degradation in the world, and in the Hereafter theirs will be an awful doom;

Mohamed Ahmed - Samira

The punishment for those who wage war against God and His Prophet, and perpetrate disorders in the land, is to kill or hang them, or have a hand on one side and a foot on the other cut off, or banish them from the land. Such is their disgrace in the world, and in the Hereafter their doom shall be dreadful.

Muhammad Asad

It is but a just recompense for those who make war on God and His apostle, and endeavour to spread corruption on earth, that they are being slain in great' numbers, or crucified in great numbers, or have, in l' result of their perverseness, their hands and feet cut off in great numbers, or are being [entirely] banished from [the face of] the earth: such is their ignominy in this world. But in the life to come [yet more] awesome suffering awaits them-

Mustafa Khattab

Indeed, the penalty for those who wage war against Allah and His Messenger and spread mischief in the land is death, crucifixion, cutting off their hands and feet on opposite sides, or exile from the land. This ˹penalty˺ is a disgrace for them in this world, and they will suffer a tremendous punishment in the Hereafter.[1]

Progressive Muslims

The recompense of those who fight God and His messenger, and seek to make corruption in the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off on alternate sides or that they be banished from the land; that is a disgrace for them in this world and in the Hereafter they will have a great retribution.

Rashad Khalifa

The just retribution for those who fight GOD and His messenger, and commit horrendous crimes, is to be killed, or crucified, or to have their hands and feet cut off on alternate sides, or to be banished from the land. This is to humiliate them in this life, then they suffer a far worse retribution in the Hereafter.

Sahih International

Indeed, the penalty for those who wage war against Allah and His Messenger and strive upon earth [to cause] corruption is none but that they be killed or crucified or that their hands and feet be cut off from opposite sides or that they be exiled from the land. That is for them a disgrace in this world; and for them in the Hereafter is a great punishment,

Sam Gerrans

The reward but of those who war against God and His messenger, and strive to work corruption in the land, that they be killed, or they be crucified, or their hands and feet be cut off on opposite sides, or they be banished from the land. That[...]. They have disgrace in the World; and they have in the Hereafter a great punishment

Shabbir Ahmed

The just punishment for people who make war on Allah and His Messenger and commit bloody crimes on earth, is being dispensed by the Divine Law of Requital. They are being slain, crucified, immobilized in great numbers, or are being entirely banished from the face of the earth. Such is their disgrace in this world, and an awful suffering awaits them in the Hereafter. (The use of present tense in this verse indicates that it is not a decree of Law. In (7:124) the use of 'qat'a' pertains to a threat in the future tense, and then it emanates from Pharaoh, tyranny personified. Only the Divine System of life can ensure peace and security in the world (2:27), (2:257), (3:147), (4:125), (26:89)).

Syed Vickar Ahamed

The punishment for those who wage a war against Allah and His Messenger (Muhammad), and work hard with strength and taste for mischief through the land, is: Execution, or crucifixion, or the cutting off of hands and feet from opposite sides, or exile from the land: That is their disgrace in this world, and their punishment is heavy in the Hereafter;

Taqi Usmani

Those who fight against Allah and His Messenger and run about trying to spread disorder on the earth, their punishment is no other than that they shall be killed, or be crucified, or their hands and legs be cut off from different sides, or they be kept away from the land (they live in). That is a humiliation for them in this world, and for them there is a great punishment in the Hereafter;

The Monotheist Group

The recompense of those who fight God and His messenger, and seek to make corruption in the land, is that they will be killed or crucified or that their hands and feet be cut off from alternate sides or that they be banished from the land; that is a disgrace for them in this world and in the Hereafter they will have a great retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩