Diyanet İşleri
Kime kitabı sağından verilirse,
İnşikâk suresi · 7–15. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
İnşikâk suresi, 7. ayet. فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ
Kime kitabı sağından verilirse,
Kimin kitabı (amel defteri), sağından verilirse, dipnot 1
İşte (o gün) sicili sağ eline verilen kimseye gelince:
Sicili sağ eline verilecek olan kimse,
Kimin ki, sağından oluşmuş bilgileri verilir ise,
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,
Kimin kitabı sağından verilirse,
Artık, kimin kitabı sağ tarafından verilirse.
- Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.
Kitabı sağ taraftan verilen,
Kitabı sağ taraftan verilen,
O zaman kitabı sağ eline verilen,
O vakıt kitabı sağ eline verilen
Kime kitabı sağından dipnot 1 verilirse,
Kime kitabı sağından dipnot 1 verilirse,
Kime kitabı sağından dipnot 1 verilirse,
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,
O vakit (amel) kitabı sağ eline verilen kimseye gelince.
Kimin kitabı sağından verilirse;
(1-7) Gök, Rabbini işitip yarılması gerçekleştiğinde, Arz, Rabbini işitip içindekilerini atıp boşaltarak uzaması gerçekleştiğinde ey insan! sen kesinlikle Rabbine doğru bir durmadan meşakkat içindesin ve Ona kavuşacaksın.
Kitabı sağ eline verilecek kimseye gelince.
(O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse:
Kimin amel defteri sağından verilirse dipnot 1
Kimin defteri sağından verilirse,
Kimin kitabı sağından verilmişse,
Kimin kitabı sağından verilmişse..
O zaman kitabı sağdan verilen,
İnşikâk suresi, 8. ayet. فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا
Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek,
Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,
onun hesabı pek kolay görülecek
zamanı geldiğinde kolay bir hesaba çekilecektir;
(O), kolay bir hesap ile hesaba çekilecek,
O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,
kolay bir hesapla hesaba çekilecek
Kolay bir hesapla hesaba çekilecektir.
- Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.
Kolay bir hesaba çekilecek,
Kolay bir hesaba çekilecek,
kolay bir hesaba tabi tutulur
Kolay bir hisab ile muhasebe olunur
Hesabı çok kolay görülecek.
Hesabı çok kolay görülecek.
Hesabı çok kolay görülecek.
O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,
kolayca bir hisab ile muhaasebe edilecek o,
Kolayca bir hesab ile muhasebe edilecektir.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
O kolay bir hesap ile hesaba çekilecek.
O, kolay bir hesaba çekilecek,
onun hesabı, kolay bir şekilde görülecek,
onun hesabı kolayca kapatılır,
O, kolay bir hesapla hesap verecektir.
O, kolay bir hesapla hesap verecektir.
Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,
İnşikâk suresi, 9. ayet. وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا
Sevinçli olarak ailesine dönecektir.
Sevinçli (bir şekilde) ailesine dönecektir. dipnot 1
ve cemaati arasına sevinçli bir şekilde dönecek.
ve kendi görüş ve anlayışındaki insanlara sevinçle dön(ebil)ecektir.
Ve mutlu olarak cennet ehlinin yapısına dönüşür!
Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır.
ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
Ve sevinçle ailesine dönecektir.
- Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.
Ve arkadaşlarına sevinç içinde dönecektir.
Ve arkadaşlarına sevinç içinde dönecektir.
ve ailesine sevinçli olarak döner.
Ve mesrur olarak ehline gider
Ve sevinç içinde yakınlarına dönecek.
Ve sevinç içinde yakınlarına dönecek.
Ve sevinç içinde yakınlarına dönecek.
Ve kendi ehline (yakınlarına) sevinç içinde dönecektir (yenkalibu).
ehline de sevinçli dönecekdir.
Ve ailesine de sevinçli olarak dönecektir.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Ve o ailesine sevinçli dönecektir.
Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
ve sevinç içinde ailesi ve yakınlarına dönecektir. dipnot 1
eşi dostu arasına mutlu döner.
Ailesinin yanına sevinç içinde dönecektir.
Ailesinin yanına sevinç içinde dönecektir.
Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
İnşikâk suresi, 10. ayet. وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهْرِهِۦ
Fakat kime kitabı arkasından verilirse,
Kimin de kitabı (amel defteri) sırtının arkasından verilirse, dipnot 1
Ve sicili bozuk çıkan kimseye gelince:
Sicili arkasından verilecek olan ise,
Kitabı arka tarafından verilen kimseye gelince,
Kimin de kitabı ardından verilirse,
Kimin de kitabı arkasından verilirse,
Artık, kimin kitabı arka tarafından verilirse.
- Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.
Kitabı arkasından verilen ise,
Kitabı arkasından verilen ise,
Ama kitabı arkasından verilen ise,
Ve amma kitabı "arkasından" verilen
Fakat kime kitabı arkasından dipnot 1 verilirse,
Fakat kime kitabı arkasından dipnot 1 verilirse,
Fakat kime kitabı arkasından dipnot 1 verilirse,
Kimin de kitabı ardından verilirse,
Amma kitabı arkasından verilen kimse,
Ama kimin de kitabı arkasından verilirse;
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Kitabı arkasından verilecek kimseye gelince.
Kimin Kitabı arka tarafından verilirse.
Kimin de amel defteri arkasından verilirse dipnot 1
Kimin de defteri arka tarafından verilirse,
Kimin de kitabı arkasından verilmişse,
Kimin de kitabı arkasından verilmişse..
Kitabı arka tarafından verilen,
İnşikâk suresi, 11. ayet. فَسَوْفَ يَدْعُوا۟ ثُبُورًا
(11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.
Hemen yok olmayı dileyecek, dipnot 1
artık ısrarla yok olmak için yalvaracak,
zamanı geldiğinde tamamiyle yok olmak için yalvaracak:
"Sübura = yetiş ey ölüm!" diye çağıracak,
O da, helak (yok olmay)ı çağıracak,
derhal yok olmayı isteyecek;
Yok olmak için yalvaracaktır.
- Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.
Yok olmayı arzulayacak,
Yok olmayı arzulayacak,
Helak diye çağırır
helak! diye çağırır
Ölüp yok olmak isteyecek.
Ölüp yok olmak isteyecek.
Ölüp yok olmak isteyecek.
O da, helak (yok olmay)ı çağıracak,
derhal helakini temenni edecek,
Derhal helakini temenni edecektir.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Artık o da yok olmayı dileyecektir.
O, ölümü çağıracak,
o, yok olmak için yalvaracak, dipnot 1
o da yok olmak için yalvarır,
Ölüp, yok olmayı çağıracak.
Ölüp, yok olmak isteyecek..
Bir ölüm çağıracak,
İnşikâk suresi, 12. ayet. وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا
(11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.
Alevli ateşe girecektir.
ne ki çılgın bir ateşi boylayacak;
ama yakıcı ateşe atılacaktır.
Ve Sair (alevli ateş)'e maruz kalacaktır!
Çılgın alevli ateşe girecek.
alevli ateşe girecek.
Çünkü alevli ateşe girecektir.
- Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.
Ve bir ateşte yanacaktır.
Ve bir ateşte yanacaktır.
ve alevli ateşe yaslanır.
Ve Saıyre yaslanır
Fakat alevli ateşe girecek.
Fakat alevli ateşe girecek.
Fakat alevli ateşe girecek.
Çılgın alevli ateşe girecek.
o şiddetli ateşe (cehenneme) girecek.
Ve çılgın aleve girecektir.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Ve alevli ateşi boylayacaktır.
Ve alevli ateşe girecektir.
ama alevli bir ateşe girip kalacaktır. dipnot 1
Ama o, alevli bir ateşe girip kızaracaktır.
Ve alevli ateşe girecektir.
Ve alevli ateşe girecektir
Ve korkunç ateşe girecektir.
İnşikâk suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Şüphesiz ki o, (dünyadayken) ailesinin (arkadaşlarının) içinde çok mutluydu.
oysa o, (vaktiyle) kendi cemaati arasında pek şen şakrak idi;
Bakın, o adam, (yeryüzündeki hayatında) kendi görüş ve anlayışındaki insanlar arasında keyifle yaşadı;
Muhakkak ki o, kendi gibiler içinde mutluydu. . .
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Aslında, ailesi arasında sevinçliydi.
Zira o, ailesi içinde şımarmıştı.
Oysa arkadaşları arasında sevinçliydi;
Oysa arkadaşları arasında sevinçliydi;
Çünkü o, ailesi içinde sevinçliydi.
Çünkü o ehlinde mesrur idi
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
Çünkü o, (dünyada) kendi ehli (yakınları) arasında sevinçliydi.
Çünkü o, ehli içinde bir şımarıkdı.
Çünkü o, ailesi içinde iken şımarıktı.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.
Halbuki o, (dünyada) ailesi ve yakınları arasında sevinç içindeydi; dipnot 1
Halbuki bir zamanlar eşi dostu arasında mutluydu.
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
O, ailesi içinde sevinçli idi.
İnşikâk suresi, 14. ayet. إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Şüphesiz ki o, (Rabbine) dönmeyeceğini sanıyordu.
her halde o (Allah'a) döneceğini asla ummuyordu;
çünkü, hiçbir zaman (Allah'a) döneceğini düşünmedi.
Muhakkak ki o, asla (Rabbine) dönmeyeceğini zannetti (ona göre yaşadı).
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.
Aslında, hiçbir zaman dönmeyeceğini sanmıştı.
-Çünkü o, hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
Bir daha (Efendisine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Bir daha (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Çünkü o, hiç inkılap görmeyecek (bu durumunun asla değişmeyeceğini) sanmıştı.
Çünkü hiç inkılab görmiyecek sanmıştı
O, kesinlikle dönmeyeceğini dipnot 1 sanıyordu.
O, kesinlikle dönmeyeceğini dipnot 1 sanıyordu.
O, kesinlikle dönmeyeceğini dipnot 1 sanıyordu.
Doğrusu o, (rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
Çünkü o, hakıykaten ve kat'iyyen (Rabbine) dönmeyeceğini sanmışdı.
O, hiç dönmeyeceğini sanmıştı.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Çünkü o, hiçbir zaman (Rabbine) dönmeyeceğini sanırdı.
O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
asla bu duruma düşmeyeceğini zannediyordu. dipnot 1
Rabbinin huzuruna çıkacağını hiç hesaba katmazdı.
O, asla dönmeyeceğini sanıyordu.
O, asla dönmeyeceğini sanıyordu.
Daha düşkün bir konuma asla geçmeyeceğini sanmıştı.
İnşikâk suresi, 15. ayet. بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًا
Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.
Hayır! Şüphesiz ki Rabbi onu görendir.
evet öyleydi, ama Rabbi onu sürekli gözetliyordu.
Evet, öyle! Halbuki Rabbi, onda olan her şeyi görmekteydi!
Hayır! Muhakkak ki onun Rabbi, onda Basıyr idi!
Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi.
Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
Hayır, öyle değil! Aslında, Efendisi, onu görüyordu.
-Çünkü o, hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
Doğrusu, Efendisi onu görmektedir.
Doğrusu, Rabbi onu görmektedir.
Hayır, çünkü Rabbi, onu gözetiyordu.
Hayır, çünkü rabbı onu gözetiyordu
Bilakis! Rabb'i onu çok iyi görüyordu.
Bilakis! Rabb'i onu çok iyi görüyordu.
Bilakis! Rabb'i onu çok iyi görüyordu.
Hayır; gerçekten rabbi, kendisini çok iyi görendi.
Hayır (o, Rabbine dönecekdi). Çünkü Rabbi onu çok iyi görendi.
Hayır; muhakkak Rabbı, onu görmekteydi.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Hayır. Muhakkak ki, Rabbi onu görüyordu.
Hayır, Rabbi O'nu görmekte idi.
Hayır! Rabbi onu hep görüyordu. dipnot 1
Ama katmalıydı. Çünkü Rabbi onu hep görüyordu.
Elbette dönecekti! Senin Rabbin onu görendir.
Elbette dönecekti! Çünkü Rabbin onu gözlüyordu.
Hayır! Rabbi onu iyice görmekteydi.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.