Diyanet İşleri
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
İnşikâk suresi
İnşikâk suresi, 14. ayet. إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
innehû żanne el ley yeḥûr.
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı sağından ve arkasından verilenler İnşikâk 7–15 3
(11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.
Yemin ederim şafağa,
Geceye ve içinde topladıklarına,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–15. ayetler için yazılmıştır.
10-12. “Kitabı arka tarafından” yani arkasından sol eline “verilecek kimseye gelince; o” rezillik ve rüsvaylıktan, Kitabında göreceği dünyada iken işlemiş olup da kendilerinden tevbe etmemiş olduğu amellerinden ötürü “ölümü çağıracaktır ve alevli bir ateşi boylayacaktır.” Alevli ateş, her bir yandan onu çepeçevre kuşatacak ve ateş azabında evirilip çevirilecektir. Bunun sebebine gelince:
13. “Çünkü o ailesi arasında neşeliydi.” Öldükten sonra diriliş hatırına bile gelmezdi. Fakat bu, onun bir yanılgısı idi. Rabbinin huzuruna döndürülmeyeceğini ve O’nun huzurunda hesap için durdurulmayacağını sanırdı.
15. “Hayır, şüphe yok ki Rabbi onu çok iyi görüyordu.” Rabbinin onu başıboş bırakması, ona emir ve yasaklar buyurmaması, iyiliklerine mükâfat, kötülüklerine de ceza vermemesi hiçbir şekilde uygun düşmezdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Doğrusu o, ölümünden sonra tekrar hayata dönmeyeceğini zannetti.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde,…
Aynı kök: حور (13 geçiş)
İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit…
Aynı kök: حور (13 geçiş)
Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol"…
Aynı kök: حور (13 geçiş)
Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. İsa da, "Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki o, (Rabbine) dönmeyeceğini sanıyordu.
her halde o (Allah'a) döneceğini asla ummuyordu;
çünkü, hiçbir zaman (Allah'a) döneceğini düşünmedi.
Muhakkak ki o, asla (Rabbine) dönmeyeceğini zannetti (ona göre yaşadı).
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.
Aslında, hiçbir zaman dönmeyeceğini sanmıştı.
-Çünkü o, hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
Bir daha (Efendisine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Bir daha (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
Çünkü o, hiç inkılap görmeyecek (bu durumunun asla değişmeyeceğini) sanmıştı.
Çünkü hiç inkılab görmiyecek sanmıştı
O, kesinlikle dönmeyeceğini dipnot 1 sanıyordu.
O, kesinlikle dönmeyeceğini dipnot 1 sanıyordu.
O, kesinlikle dönmeyeceğini dipnot 1 sanıyordu.
Doğrusu o, (rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
Çünkü o, hakıykaten ve kat'iyyen (Rabbine) dönmeyeceğini sanmışdı.
O, hiç dönmeyeceğini sanmıştı.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Çünkü o, hiçbir zaman (Rabbine) dönmeyeceğini sanırdı.
O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.
asla bu duruma düşmeyeceğini zannediyordu. dipnot 1
Rabbinin huzuruna çıkacağını hiç hesaba katmazdı.
O, asla dönmeyeceğini sanıyordu.
O, asla dönmeyeceğini sanıyordu.
Daha düşkün bir konuma asla geçmeyeceğini sanmıştı.
He emphatically thought he would never return to his Creator, Whom he never recognized nor adored.
He thought he would never return [to his Lord]––
Truly, did he think that he would not have to return (to Us)!
thinking he would never revert (to Us).
He thought that he was never going to return.
Verily, he thought that he would never come back (to Us)!
and indeed he thought he would never return.
He deemed that he would never return (to God).
he surely thought he would never revert.
It never came to such a person’s mind that one day he will meet his Creator and would be accountable for his actions.
Verily, he thought that he should never return to God.
He thought he would not be returned.
Verily he thought that he should never return unto God:
Verily, he thought that he should never return to Allah.
Surely he surmised he would never recede (Or: return).
He verily deemed that he would never return (unto Allah).
Never thinking he will return.
for, behold, he never thought that he would have to return [to God].
thinking they would never return ˹to Allah˺.
He thought he would not be returned.
He thought that he will never be called to account.
Indeed, he had thought he would never return [to Allah ].
He thought he would never return.
For, behold, he deemed that life would never quit revolving like this.
Truly, did he think that he would not have to return (to Us)!
He thought he would never revert (to Allah).
He thought he would not be returned.