Diyanet İşleri
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
İnşikâk suresi
İnşikâk suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا
innehû kâne fî ehlihî mesrûrâ.
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı sağından ve arkasından verilenler İnşikâk 7–15 3
Fakat kime kitabı arkasından verilirse,
(11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.
Yemin ederim şafağa,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–15. ayetler için yazılmıştır.
10-12. “Kitabı arka tarafından” yani arkasından sol eline “verilecek kimseye gelince; o” rezillik ve rüsvaylıktan, Kitabında göreceği dünyada iken işlemiş olup da kendilerinden tevbe etmemiş olduğu amellerinden ötürü “ölümü çağıracaktır ve alevli bir ateşi boylayacaktır.” Alevli ateş, her bir yandan onu çepeçevre kuşatacak ve ateş azabında evirilip çevirilecektir. Bunun sebebine gelince:
13. “Çünkü o ailesi arasında neşeliydi.” Öldükten sonra diriliş hatırına bile gelmezdi. Fakat bu, onun bir yanılgısı idi. Rabbinin huzuruna döndürülmeyeceğini ve O’nun huzurunda hesap için durdurulmayacağını sanırdı.
15. “Hayır, şüphe yok ki Rabbi onu çok iyi görüyordu.” Rabbinin onu başıboş bırakması, ona emir ve yasaklar buyurmaması, iyiliklerine mükâfat, kötülüklerine de ceza vermemesi hiçbir şekilde uygun düşmezdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz o, içinde bulunduğu küfür ve günahlar sebebiyle dünyada ailesinin yanında sevinç içindeydi.
Aynı kök: سرر (44 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Sevinçli olarak ailesine dönecektir.
Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Aynı kök: سرر (44 geçiş)
Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…
Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki o, (dünyadayken) ailesinin (arkadaşlarının) içinde çok mutluydu.
oysa o, (vaktiyle) kendi cemaati arasında pek şen şakrak idi;
Bakın, o adam, (yeryüzündeki hayatında) kendi görüş ve anlayışındaki insanlar arasında keyifle yaşadı;
Muhakkak ki o, kendi gibiler içinde mutluydu. . .
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Aslında, ailesi arasında sevinçliydi.
Zira o, ailesi içinde şımarmıştı.
Oysa arkadaşları arasında sevinçliydi;
Oysa arkadaşları arasında sevinçliydi;
Çünkü o, ailesi içinde sevinçliydi.
Çünkü o ehlinde mesrur idi
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
Çünkü o, (dünyada) kendi ehli (yakınları) arasında sevinçliydi.
Çünkü o, ehli içinde bir şımarıkdı.
Çünkü o, ailesi içinde iken şımarıktı.
(7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.
Halbuki o, (dünyada) ailesi ve yakınları arasında sevinç içindeydi; dipnot 1
Halbuki bir zamanlar eşi dostu arasında mutluydu.
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
O, ailesi içinde sevinçli idi.
How vainly did he rejoice among his people before and disregarded the concord of this discord !
He used to live among his people well pleased.
Truly, did he go about among his people, rejoicing!
He used to live joyfully among his people, dipnot 1
He used to be joyful in his family.
Verily, he was among his people in joy!
Indeed he used to be joyful among his folk,
Verily, (before this) he used to be joyful among his companions (and neglected the Hereafter).
He once lived among his family joyfully;
Such a person was the most happy among his buddies (who were like him. )
Verily, he was amongst his family joyful.
He used to be joyful amongst his people!
because he rejoiced insolently amidst his family on earth.
Verily, he was amongst his family joyful.
Surely he (once lived) among his family, pleasured;
He verily lived joyous with his folk,
He lived rejoicing among his people,
Behold, [in his earthly life] he lived joyfully among people of his own kind
For they used to be prideful among their people,
He was with his people in joy!
He used to act arrogantly among his people.
Indeed, he had [once] been among his people in happiness;
He was among his people in happiness;
Behold, he used to enjoy the company of his own kind.
Truly, (on this earth) did he go about among his people, happy!
He had been joyful among his people (in the world).
He used to be joyful among his people!