İnşikâk suresi · 16–25. ayetler

Yemin: halden hale geçiş ve iman etmeyenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. İnşikâk suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 16. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ

    Diyanet İşleri

    Yemin ederim şafağa,

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Yemin ederim: Akşamın alaca karanlığına,

    Mustafa İslamoğlu

    Ötesi yok! İşte şafak vaktini Ben şahit tutuyorum!

    Muhammed Esed

    Yok yok! Hayır! Akşamın (geçip giden) alacakaranlığını tanıklığa çağırırım.

    Ahmed Hulusi

    Şafağa kasem ederim,

    Ali Bulaç

    Yoo, şafak vaktine yemin ederim,

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır! Şafağa, yemin ederim ki,

    Ali Rıza Safa

    Yoo! Yemin olsun; akşamın alaca karanlığına!

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

    Edip Yüksel

    Ant olsun akşamın kızıllığına,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Andolsun akşamın kızıllığına,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi yemin ederim, o şafağa,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İmdi kasem ederim o şefaka

    Erhan Aktaş

    Şafak vaktine yemin ederim;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şafak vaktine yemin ederim;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şafak vaktine yemin ederim;

    Gültekin Onan

    Yoo, şafak vaktine yemin ederim,

    Hasan Basri Çantay

    Demek (hakıykat onun zannetdiği gibi değildir). Andederim o şafaka.

    İbni Kesir

    And ederim o şafağa;

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yemin olsun şafak vaktine.

    Süleyman Ateş

    Yoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına,

    Süleymaniye Vakfı

    Hayır (onun zannettiği gibi değil)! Akşamın alaca karanlığına yemin ederim, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arapça "şafak (شفق)" kelimesi, güneş batışı esnasında gündüzün ışığının gecenin karanlığına karışmasını ifade eder (Müfredat). Türkçede buna akşamın alaca karanlığı denir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır, siz de hesaba katmalısınız. Yemin ederim akşamın alaca karanlığına,

    Şaban Britch

    Andolsun şafağa.

    Şaban Piriş

    Andolsun şafağa.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İş, sandıkları gibi değil! Yemin ederim akşamın kızıllığına,

  2. İnşikâk suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 17. ayet. وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ

    Diyanet İşleri

    Geceye ve içinde topladıklarına,

    Mehmet Okuyan

    Geceye ve topladığı (örttüğü) şeylere,

    Mustafa İslamoğlu

    ve geceyi ve toplayıp kaydettiklerini,

    Muhammed Esed

    Ve geceyi, onun (safha safha) gözler önüne serdiklerini,

    Ahmed Hulusi

    Geceye ve toplayıp taşıdığı şeye,

    Ali Bulaç

    Geceye ve toplayıp taşıdığı şeylere,

    Ali Özek ve heyeti

    geceye ve onda basan karanlığa, yemin ederim ki,

    Ali Rıza Safa

    Geceye ve topladıklarına!

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

    Edip Yüksel

    Gecenin topladığına,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gecenin topladığına,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    geceye ve derlediğine,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve geceye ve derlediğine

    Erhan Aktaş

    Geceye ve barındırdıklarına,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Geceye ve barındırdıklarına,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Geceye ve barındırdıklarına,

    Gültekin Onan

    Geceye ve toplayıp taşıdığı şeylere,

    Hasan Basri Çantay

    O geceye ve onun (sinesinde) derleyip topladığı şey (ler) e,

    İbni Kesir

    Geceye ve derleyip topladığı şeye;

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Geceye ve içinde topladıklarına.

    Süleyman Ateş

    Geceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Geceye ve yoğunlaşan karanlığa,

    Şaban Britch

    Geceye ve topladıklarına.

    Şaban Piriş

    Geceye ve kapladıklarına..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Geceye ve derlediğine,

  3. İnşikâk suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 18. ayet. وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ

    Diyanet İşleri

    Dolunay halindeki aya ki,

    Mehmet Okuyan

    Dolunay halindeki aya ki

    Mustafa İslamoğlu

    ve safha safha dolunay halini alan ayı (şahit tutuyorum ki

    Muhammed Esed

    ve dolunay haline gelen ayı:

    Ahmed Hulusi

    Dolunay'a ki,

    Ali Bulaç

    Ondördüne girdiği zaman aya;

    Ali Özek ve heyeti

    dolunay olmuş aya yemin ederim ki,

    Ali Rıza Safa

    Ve dolunay olduğunda aya!

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

    Edip Yüksel

    Dolunay halindeki aya,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dolunay halindeki aya,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ve derlendiğinde (dolunay haline geldiğinde) o aya ki,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve derlendiği zaman o Aya

    Erhan Aktaş

    Dolunay halindeki Ay'a,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dolunay halindeki aya,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dolunay halindeki aya,

    Gültekin Onan

    Ondördüne girdiği zaman aya;

    Hasan Basri Çantay

    toplu bir haale geldiği (nuuru tamamlandığı) zaman aya ki,

    İbni Kesir

    Ve toplu halde geldiğinde aya;

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dolunay haline geldiği zaman aya.

    Süleyman Ateş

    Değirmileşen aya,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dolunay olduğunda aya da bakın;

    Şaban Britch

    Dolunay halindeki Ay’a.

    Şaban Piriş

    Dolunay halindeki Ay'a..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Toparlandığı zaman Ay'a,

  4. İnşikâk suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 19. ayet. لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz siz halden hale geçeceksiniz.

    Mehmet Okuyan

    Siz elbette bir hâlden (başka) bir hâle geçeceksiniz.

    Mustafa İslamoğlu

    ey insanlar; mukadder sona doğru) safha safha, adım adım ilerleyeceksiniz.

    Muhammed Esed

    (işte böylece, ey insanlar,) siz adım adım ilerleyeceksiniz.

    Ahmed Hulusi

    Mutlaka siz, boyutlar değiştirerek o boyutların uygun bedenlerine dönüşeceksiniz!

    Ali Bulaç

    Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    halden hale geçersiniz.

    Ali Rıza Safa

    Kesinlikle, katmandan katmana geçeceksiniz. dipnot 583

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 583
      "Katmandan katmana" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Tabakadan tabakaya" veya "Evreden evreye" veya "Boyuttan boyuta" veya "Aşamadan aşamaya" veya "Bir durumdan diğerine" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hayır! Şafağa, geceye ve onun topladığı şeylere, dolunay şeklini alan Ay'a yemin ederim ki siz halden hale geçersiniz.

    Edip Yüksel

    Siz evreden evreye binip geçeceksiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siz evreden evreye binip geçeceksiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    sizler binip binip tabakadan tabakaya (halden hale) geçeceksiniz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya

    Erhan Aktaş

    Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet günü halden hale sürekli değişecek ama asla yok olup gitmeyeceksiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet Günü halden hale sürekli değişecek ama asla yok olup gitmeyeceksiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet Günü halden hale sürekli değişecek ama asla yok olup gitmeyeceksiniz.

    Gültekin Onan

    Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.

    Hasan Basri Çantay

    siz (ey insanlar), hiç şübhesiz, o halden bu haale bineceksiniz.

    İbni Kesir

    Muhakkak siz; bir durumdan diğerine uğratılacaksınız.

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak ki siz bir halden başka bir hale geçeceksiniz.

    Süleyman Ateş

    Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!

    Süleymaniye Vakfı

    (hayat yolculuğunda) kesinlikle bir durumdan bir başka duruma geçeceksiniz! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hayat, bebeklikten yaşlılığa, varlıktan darlığa sonra tekrar bolluğa vb pek çok şekilde aşamaları olan bir yolculuktur (Bakara 2/155, Nahl 16/70, Hac 22/5, Mu'minun 23/12-16, Rum 30/54, Yasin 36/68, Mü'min 40/67, Ahkaf 46/15). Bunları sürekli gözlemleyebilen insanların, yeniden diriltileceklerini ve hesap vermek zorunda kalacaklarını da akletmeleri gerekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kesinlikle basamak basamak ilerleyeceksiniz.

    Şaban Britch

    Şüphesiz siz hâlden hâle geçeceksiniz.

    Şaban Piriş

    Elbette sen, bir aşamadan bir aşamaya geçeceksin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz.

  5. İnşikâk suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 20. ayet. فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    Diyanet İşleri

    Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?

    Mehmet Okuyan

    Onlara ne oluyor da inanmıyorlar!

    Mustafa İslamoğlu

    Peki, onlara ne oluyor ki hala (Hesap Günü'ne) iman etmiyorlar?

    Muhammed Esed

    Peki, onlara ne oluyor da (öteki dünyaya) inanmıyorlar?

    Ahmed Hulusi

    Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar (bunlar gerçek)!

    Ali Bulaç

    Şu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler?

    Ali Rıza Safa

    Onlara ne oluyor ki, yine de inanmıyorlar?

    Bayraktar Bayraklı

    - Böyleyken, onlar acaba niçin iman etmezler? Kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler?

    Edip Yüksel

    Peki onlar neden onaylamıyorlar?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Peki onlar neden inanmıyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde onlara ne oluyor ki, iman etmezler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde onlara ne var ki iyman eylemezler?

    Erhan Aktaş

    Onların nesi var ki iman etmiyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların nesi var ki inanmıyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların nesi var ki inanmıyorlar?

    Gültekin Onan

    Şu halde onlara ne oluyor ki inanmıyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Öyleyse onlara ne (oluyor) ki iman etmiyorlar?

    İbni Kesir

    Öyleyse, ne oluyor onlara da inanmıyorlar?

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O halde onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?

    Süleyman Ateş

    Onların nesi var ki inanmıyorlar?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böyle iken bunlar nelerine güveniyorlar da inanmıyorlar?

    Şaban Britch

    Onlara ne oluyor da iman etmiyorlar.

    Şaban Piriş

    Onlara ne oluyor da iman etmiyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Peki onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?!

  6. İnşikâk suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 21. ayet. وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ secde ayeti

    Diyanet İşleri

    Onlara Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Dahası, kendilerine Kur'an okunduğu zaman onu tasdik edip teslim de olmuyorlar.

    Muhammed Esed

    Ve Kur'an kendilerine okunduğunda saygıyla yere kapanmıyorlar?

    Ahmed Hulusi

    Onlara Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar (benliklerini yok edip Hakk'a boyun eğmiyorlar)? (21. ayet secde ayetidir. )

    Ali Bulaç

    Kendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler?

    Ali Rıza Safa

    Ve Kur'an onlara okunduğunda secde etmiyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - Böyleyken, onlar acaba niçin iman etmezler? Kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler?

    Edip Yüksel

    Onlara Kuran okunduğunda neden kabul etmiyorlar?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara Kuran okunduğunda neden kabul etmiyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmezler?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve karşılarında Kur'an okunduğu vakıt secde etmezler?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde dipnot 1 etmiyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buyruklarını önemseyip gereğini yapmıyorlar. O'na teslim olmuyorlar.

    Gültekin Onan

    Kendilerine Kuran okunduğunda secde etmiyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Ve karşılarında Kur'an okunduğu zaman (derin saygı ile) eğilmiyorlar?

    İbni Kesir

    Ve Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

    Süleyman Ateş

    Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlara Kur'an okununca da boyun eğmiyorlar dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu anlamı vermemizin sebebi secde kelimesidir. Secde sözlükte, eğilme ve kendini aşağı görmedir. Müfredat s.295 Boyun eğme, her iki anlamı da karşılamaktadır.

    Şaban Britch

    Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

    Şaban Piriş

    Onlara Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

  7. İnşikâk suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 22. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُكَذِّبُونَ

    Diyanet İşleri

    Daha doğrusu, inkar edenler (Kur'an'ı) yalanlıyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Aksine o kâfir olanlar yalanlıyorlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Aksine, inkarda direnenler (ilahi vahyi) yalanlamakta ısrar ediyor;

    Muhammed Esed

    Evet, hakikati inkara şartlanmış olanlar (bu ilahi kelamı) yalanlıyorlar!

    Ahmed Hulusi

    Üstelik yalanlıyorlar o hakikat bilgisini inkar edenler!

    Ali Bulaç

    Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.

    Ali Rıza Safa

    Hayır! Nankörlük edenler yalanlıyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Aksine, inkar edenler yalanlıyorlar.

    Edip Yüksel

    Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hatta o küfredenler yalan derler!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hatta o küfr edenler tekzib ederler

    Erhan Aktaş

    Aksine, Kafirler yalanlıyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Aksine, Kafirler yalanlıyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Aksine, gerçeği yalanlayan nankörler, yalanlıyorlar.

    Gültekin Onan

    Tersine, o küfredenler yalanlıyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Bil'akis o küfredenler tekzib ederler.

    İbni Kesir

    Bilakis o küfredenler, yalanlıyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Aksine, kâfirler(Kur’an’ı) yalanlıyorlar.

    Süleyman Ateş

    Tersine o nankörler yalanlıyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu kafirler dipnot 1 aslında yalan söylüyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ı görmezlikten gelenler. Kafir, Allah'ı var saymayan değil, onu ikinci sıraya koyarak gereken değeri vermeyendir. Başkasını Allah'ın önüne geçirdiği için kafir, onun yerine koyduğu için de müşrik olur.

    Şaban Britch

    Aksine, o kâfirler (hakkı) yalan sayıyorlar.

    Şaban Piriş

    Aksine, o inkarcılar (gerçeği) yalan sayıyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.

  8. İnşikâk suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 23. ayet. وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ

    Diyanet İşleri

    Halbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.

    Mehmet Okuyan

    Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilendir.

    Mustafa İslamoğlu

    ama Allah içlerinde biriktirip gizlediklerini çok iyi biliyor.

    Muhammed Esed

    Ama Allah, onların (kalplerinde) gizlediklerini bilir.

    Ahmed Hulusi

    Oysa Allah (içlerinde) ne toplayıp yığdıklarını (düşünce ve itikatlarını) daha iyi bilir.

    Ali Bulaç

    Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Halbuki Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.

    Ali Rıza Safa

    Oysa Allah, onların içinde gizlediklerini bilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Halbuki Allah, onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.

    Edip Yüksel

    ALLAH onların sakladıklarını çok iyi bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH onların sakladıklarını çok iyi bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Oysa Allah, içlerindekini biliyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki Allah içlerindekini biliyor

    Erhan Aktaş

    Allah, onların içlerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, onların içlerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, onların içlerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.

    Gültekin Onan

    Oysa Tanrı, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Halbuki Allah onların yüreklerinde neler saklıyorlar, pek iyi bilendir.

    İbni Kesir

    Halbuki Allah, onların sakındıklarını en iyi bilendir.

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hâlbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.

    Süleyman Ateş

    Allah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah onların ezberlerini çok iyi biliyor.

    Şaban Britch

    Allah, onların (içlerinde) sakladıklarını en iyi bilendir.

    Şaban Piriş

    Allah, onların (içlerinde) sakladıklarını en iyi bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.

  9. İnşikâk suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 24. ayet. فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!

    Mehmet Okuyan

    Onlara elem verici bir azabı müjdele!

    Mustafa İslamoğlu

    Artık onlara şiddetli bir azabı müjdele;

    Muhammed Esed

    O halde, onlara (öteki dünyada) şiddetli azabı haber ver,

    Ahmed Hulusi

    Artık onları feci azapları ile müjdele!

    Ali Bulaç

    Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Onlara acı azabı müjdele!

    Ali Rıza Safa

    Artık, acı bir cezayı onlara bildir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara acıklı azabı müjdele!

    Edip Yüksel

    Onları acı bir azapla müjdele.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları acı bir azapla müjdele.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onun için onlara acı bir azap müjdele!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun için onlara elim bir azab müjdele

    Erhan Aktaş

    O halde onları elem verici azapla haberdar et!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde onları elem verici azapla haberdar et!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde onları elem verici azapla müjdele!

    Gültekin Onan

    Bu durumda sen, onlara acı bir azab ile müjde ver.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun için sen (Habibim) onları elem verici bir azab ile müjdele!

    İbni Kesir

    Onlara elim bir azabı müjdele.

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öyleyse sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!

    Süleyman Ateş

    Onlara acı bir azabı müjdele.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Öyleyse onlara acıklı bir azabı müjdele.

    Şaban Britch

    Onlara acı bir azabı müjdele.

    Şaban Piriş

    Onlara acı bir azabı müjdele..

    Yaşar Nuri Öztürk

    O halde, onlara acıklı bir azap muştula!

  10. İnşikâk suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    İnşikâk suresi, 25. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ

    Diyanet İşleri

    Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanlar başkadır; onlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    ancak iman edenler ve Allah rızasına uygun davrananlar hariç: Onları kesintisiz bir ödül bekliyor.

    Muhammed Esed

    yalnız (pişmanlık duyarak) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır!

    Ahmed Hulusi

    Sadece iman edip imanın gereğini uygulayanlar müstesnadır! Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.

    Ali Bulaç

    Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.

    Ali Rıza Safa

    İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar başkadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip iyi amel işleyenler müstesnadır. Onlar için arkası kesilmeyen bir ödül vardır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlara ise kesilmez bir ödül var.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnanıp erdemli davrananlara ise kesilmez bir ödül var.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlara tükenmez bir mükafat vardır!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak iyman edip Salih ameller yapanlar başka onlara tükenmez bir ecir var

    Erhan Aktaş

    Ancak iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "iman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak iman eden ve salihatı yapanlar dipnot 1 hariç. Onlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ancak iman eden ve salihatı dipnot 1 yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

    Gültekin Onan

    Ancak inanıp salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.

    Hasan Basri Çantay

    iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) edenler müstesnadır. Onlar için bitib tükenmeyen bir mükafat vardır.

    İbni Kesir

    Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna. Onlara bitip tükenmeyen bir ecir vardır.

    Mehmet Alagaş

    (7-25) Kimin kitabı sağından verilirse, onun hesabı kolay bir hesap olacaktır, yakın çevresine sevinçli dönecektir, kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse yok olmayı çağıracaktır / dua edecektir, aleve atılır, o, yakın çevresindeyken sevinçli idi, Rabbine dönmeyeceğini sanıyordu, bilakis Rabbi de onu görüyordu. Şafağa yemin olsun, geceye ve topladıklarına yemin olsun, toparlak olduğunda aya yemin olsun ki kesinlikle siz tabakadan tabakaya bineceksiniz, onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar? Onlara Kur’an okunduğunda secde etmiyorlar, bilakis onlar yok sayıyorlar ve yalanlıyorlar, Allah neyi içlerinde sakladıklarını biliyor , onlara acıtıcı bir azabı müjdele , İman edenler e ve salih amel işleyenlere, onlara da tükenmez (gayrı memnun) bir karşılık / ödül müjdele.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.

    Süleyman Ateş

    Ancak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başka. Onları da tükenmek bilmeyen bir karşılık beklemektedir.

    Şaban Britch

    Ancak, iman edip salih amel yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

    Şaban Piriş

    Ancak, iman edip doğruları yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.