Bakara suresi

Bakara suresi, 258. ayet

Bakara suresi, 258. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِى حَآجَّ إِبْرَٰهِـۧمَ فِى رَبِّهِۦٓ أَنْ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ إِذْ قَالَ إِبْرَٰهِـۧمُ رَبِّىَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحْىِۦ وَأُمِيتُ قَالَ إِبْرَٰهِـۧمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأْتِى بِٱلشَّمْسِ مِنَ ٱلْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ ٱلْمَغْرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِى كَفَرَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

elem tera ile-lleẕî ḥâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhü-llâhü-lmülk. iẕ ḳâle ibrâhîmü rabbiye-lleẕî yuḥyî veyümîtü ḳâle ene uḥyî veümît. ḳâle ibrâhîmü feinne-llâhe ye'tî bişşemsi mine-lmeşriḳi fe'ti bihâ mine-lmagribi febühite-lleẕî kefer. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim diriltir, öldürür." demiş; o da, "Ben de diriltir, öldürürüm" demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, "Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir" deyince, kafir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 255–261 · surenin 258. ayeti / 286
  1. Bakara 255

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

  2. Bakara 256

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  3. Bakara 257

    Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalırlar.

  4. 258

    Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim diriltir, öldürür." demiş; o da, "Ben de diriltir, öldürürüm" demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, "Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir" deyince, kafir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

  5. Bakara 259

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

  6. Bakara 260

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."

  7. Bakara 261

    Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

258. Yüce Allah geçmiş ümmetlerin ve peygamberlerin haberlerinden kendisi vasıtası ile gerçeklerin açıkça ortaya çıktığı ve tevhide dair çeşitli kesin delillerin ortaya konulduğu bir kısmını bize anlatmaktadır. Yüce Allah dostu İbrahim aleyhisselam’ın, zorba hükümdar ile olan tartışmasını bize haber vermektedir. Söz konusu bu zorba hükümdar, Babilli Nemrut’tu. O, Allah’ın varlığını kabul etmeyen, alemlerin Rabbini inkâr eden ateist bir kimse idi. O, herhangi bir şüphe ve hiçbir tereddüt bulunmayan, herhangi bir izahı gerektirmeyen bir hususta İbrahim’le tartışıp ona karşı delil getirmeye kalkışmıştı. Söz konusu bu husus ise Yüce tevhid ve Allah’ın rububiyetidir ki bu, en açık ve en belirgin hakikattir. Ancak bu zorba, hükümranlığına aldanmış ve hükümranlığı onu azdırmıştı. Öyle ki sonunda Allah’ın varlığını inkâr edecek hale gelmişti. Bu nedenle de Allah’ın Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem dışında hiçbir peygambere vermediği ilim ve yakîni ihsan etmiş olduğu büyük peygamber İbrahim aleyhisselam ile tartışmaya kalkışmıştı.

İbrahim onunla tartışması esnasında: “Benim Rabbim dirilten ve öldürendir” demişti; yani bütün mahlukatı tek başına yaratan, idare eden, hayat veren ve öldüren O’dur. İbrahim bu konuda en açık delil olan öldürme ve diriltmeyi söz konusu etmişti. Ancak o zorba kişi, iftira yoluna saparak: “Ben de diriltir ve öldürürüm” demişti. Bununla “Ben de öldürmek istediğimi öldürürür, hayatta bırakmak istediğimi de hayatta bırakırım” demek istemişti. Bunun ise bir gerçeği saptırma ve bir kelime oyunu olduğu, asıl maksattan yan çizmek olduğu bilinen bir husustur. Çünkü İbrahim’in asıl maksadı hayatı yokken tek başına var eden ve ölülere hayat verenin de ecelleri gelince insanları da diğer canlıları da birtakım sebeplere bağlı olsun olmasın öldürenin de Allah olduğudur.

İbrahim onun gerçekleri saptırdığını ve bazı kıt akıllı kimselerce kabul edilmesi muhtemel olan gerekçeler ileri sürdüğünü görünce; eğer iddia ettiği gibi ise onu şu sözünü doğrulamakla karşı karşıya bırakarak şöyle dedi: “Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen de onu batıdan getir.” Bunun üzerine “o kâfir şaşırıp kaldı.” Kalakalmış, ileri sürecek bir delili kalmamış ve uyandırdığı şüphe çürüyüp gitmişti. İbrahim’in burada yaptığı, bir delili bırakıp bir başka delil sunmak değildir. Aksine o, Nemrud’u eğer iddiasında doğru ise bu iddiasını delillendirmeyi sürdürmesini isteyerek susturmak istemişti. İbrahim böylelikle saptırma, yan çizme ve yalan propagandaya kabil olmayan bir delil ile karşısına çıkmıştı.

Nakli, akli ve fıtri bütün deliller, Allah’ın vahdaniyetine şahittir, O’nun tek başına yaratıcı ve yönetici olduğunu ortaya koymaktadır. Bu niteliğe sahip olan ise tek başına ibadete layıktır. O’ndan başka kimse buna layık olamaz. Bütün peygamberler bu büyük esası ittifakla bildirmişlerdir. Hakkı bile bile kabul etmeyen bu inatçı zorba gibi olanlardan başkası bu gerçeği inkâr etmez. İşte bu, tevhidin delilleri arasındadır.

Daha sonra Yüce Allah kudret, öldükten sonra diriltme ve amellerin karşılıklarını verme sıfatlarına dair delilleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! İbrahim -aleyhisselam- ile Allah'ın rububiyeti ve tevhidi hakkında tartışıp çekişen şu azgın adamın cüretkârlığından daha çok şaşılacak bir şey gördün mü? Bu azgın adamdan bu cüretkâr tavır meydana gelmiştir. Çünkü o, Allah'ın kendisine mülk verdiği bir kimsedir. İbrahim -aleyhisselam- ona, Rabbinin sıfatlarını açıklayarak şöyle demiştir: "Benim Rabbim yaratılmış olan varlıkları yaşatan ve onları öldürendir." Azgın olan o kimse ise inat ile; "İstediğimi öldürüp istediğimi bağışlayarak ben de öldürür ve yaşatırım." dedi. Bunun üzerine İbrahim -aleyhisselam- ona, daha büyük bir delil ile geldi ve şöyle dedi: "Muhakkak ki benim Rabbim güneşi doğduğu yerden getirir, sen de güneşi batıdan getirsene!" dedi. Bu güçlü ve üstün gelen delil karşısında azgın kimse şaşırdı ve kesiliverdi. Allah, zulümleri ve azgınlıkları sebebi ile zalimleri kendi yolunu tutmak hususunda muvaffak kılmaz.

Kelimeler

43 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَ tera görmedin mi? kök: راي
  3. إِلَى ila
  4. ٱلَّذِى llezi kimseyi
  5. حَآجَّ hacce tartışan kök: حجج
  6. إِبْرَٰهِـۧمَ ibrahime İbrahim'le
  7. فِى fi hakkında
  8. رَبِّهِۦٓ rabbihi Rabbi kök: ربب
  9. أَنْ en diye
  10. ءَاتَىٰهُ atahu kendisine verdi kök: اتي
  11. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  12. ٱلْمُلْكَ l-mulke hükümdarlık kök: ملك
  13. إِذْ iz zaman
  14. قَالَ kale dediği kök: قول
  15. إِبْرَٰهِـۧمُ ibrahimu İbrahim
  16. رَبِّىَ rabbiye benim Rabbim kök: ربب
  17. ٱلَّذِى llezi ki
  18. يُحْىِۦ yuhyi yaşatır kök: حيي
  19. وَيُمِيتُ ve yumitu ve öldürür kök: موت
  20. قَالَ kale dedi kök: قول
  21. أَنَا۠ ena ben de
  22. أُحْىِۦ uhyi yaşatır kök: حيي
  23. وَأُمِيتُ ۖ ve umitu ve öldürürüm kök: موت
  24. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  25. إِبْرَٰهِـۧمُ ibrahimu İbrahim
  26. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  27. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  28. يَأْتِى ye'ti getirir kök: اتي
  29. بِٱلشَّمْسِ biş-şemsi güneşi kök: شمس
  30. مِنَ mine -dan
  31. ٱلْمَشْرِقِ l-meşriki doğu- kök: شرق
  32. فَأْتِ fe'ti sen de getir kök: اتي
  33. بِهَا biha onu
  34. مِنَ mine -dan
  35. ٱلْمَغْرِبِ l-megribi batı- kök: غرب
  36. فَبُهِتَ febuhite şaşırıp kaldı kök: بهت
  37. ٱلَّذِى llezi kimse (o adam)
  38. كَفَرَ ۗ kefera inkar eden kök: كفر
  39. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  40. لَا la
  41. يَهْدِى yehdi doğru yola iletmez kök: هدي
  42. ٱلْقَوْمَ l-kavme toplumu kök: قوم
  43. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalim kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرق (17 geçiş) · Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: شرق (17 geçiş) · Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: شرق (17 geçiş) · Aynı kök: غرب (19 geçiş)

    Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları)…

  • Aynı kök: غرب (19 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)

    O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında…

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak…

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi? Hani İbrahim "Rabbim yaşatan ve öldürendir." demişti. O da "Ben de yaşatır ve öldürürüm." demişti. dipnot 1 İbrahim, "Allah güneşi doğudan getirmektedir; sen de onu batıdan getir." demişti de o kâfir şaşakalmıştı. Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada kastedilen kişinin Nemrut olduğu genel kabul görmektedir. Rivayete göre, bu azgın kişi yanına aldığı iki kişiden birini sağ bırakıp diğerini öldürerek kendince Hz. İbrahim'i mağlup etmeye çalışmıştı.

Mustafa İslamoğlu

Sırf Allah kendisine hükümranlık verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseye baksana! O zaman İbrahim demişti ki: "Benim Rabbim hayat veren ve öldürendir". O cevap verdi: "Ben de hayat verir ve öldürürüm." İbrahim: "Allah güneşi doğudan getirir, hadi sen de onu batıdan getir!" demişti de küfre gömülen herif donakalmıştı: Evet, Allah zulme gömülmüş bir topluma asla rehberliğini bahşetmez.

Muhammed Esed

Sırf Allah kendisine hükümdarlık bağışladığı için İbrahim ile Rabbi hakkında münakaşa eden o (hükümdar)dan haberin yok mu? Hani İbrahim: "Rabbim hayat veren ve ölüm dağıtandır!" demişti. Hükümdar cevap vermişti: "Ben (de) hayat verir ve ölüm dağıtırım!" İbrahim: "Allah güneşi doğudan doğdurur; öyleyse sen de batıdan doğdur!" demişti. Bunun üzerine, hakikati inkara şartlanmış olan o kişi hayretler içinde kaldı: Allah (bile bile) zulüm işleyen toplumu hidayete erdirmez.

Ahmed Hulusi

Allah, kendisine hükümdarlık verdiği için, İbrahim ile Rabbi konusunda tartışanı görmedin mi? İbrahim: "Benim Rabbim O'dur ki diriltir ve öldürür" dediğinde, o da"Ben de diriltir ve öldürürüm" dedi. İbrahim: "Allah Güneş'i doğudan doğduruyor, hadi sen batıdan doğdur bakalım" dediğinde ise, o kafir (hakikati örten) apışıp kaldı! Allah zalimler topluluğuna hidayet etmez.

Ali Bulaç

Allah, kendisine mülk verdi, diye Rabbi konusunda İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabbim diriltir ve öldürür" demişti; o da: "Ben de öldürür ve diriltirim" demişti. (O zaman) İbrahim: "Şüphe yok, Allah güneşi doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir" deyince, o inkarcı böylece afallayıp kalmıştı. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrâhim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrâhim: Allah güneşi doğudan getirmektedir, haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir şaşırıp kaldı. Allah zâlim kimseleri hidâyete (doğru yola) erdirmez.

Ali Rıza Safa

Allah, ona yönetim vermiş olmasına karşın, Efendisi hakkında, İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, "Benim Efendim, yaşam verir ve öldürür!" deyince, "Ben de yaşam verir ve öldürürüm!" demişti. İbrahim, "Kuşkusuz, Allah, güneşi doğudan getirir; öyleyse sen de batıdan getir!" deyince, o nankör, şaşırıp kalmıştı. Zaten Allah, haksızlık yapan bir toplumu doğru yola eriştirmez.

Bayraktar Bayraklı

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni görmedin mi? İşte o zaman İbrahim, "Rabbim hayat veren ve öldürendir" demişti. O da, "Hayat veren ve öldüren benim" demişti. İbrahim, "Allah güneşi doğudan getirmekte, haydi sen de onu batıdan getir" deyince kafir apışıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Edip Yüksel

ALLAH kendisine hükümdarlık verdiği halde, İbrahim ile Efendisi hakkında tartışan dikkatini çekmedi mi? İbrahim, "Benim Efendim O'dur ki yaşatır ve öldürür" deyince, "Ben de yaşatır ve öldürürüm" demişti. İbrahim, "ALLAH güneşi doğudan getiriyor. Sen de batıdan getirsene" deyince inkarcı adam şaşırıp kalmıştı. ALLAH zalim toplumu doğruya iletmez. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu tartışmada İbrahim'in yöntemi ilgi çekicidir. Kralın, "Ben de yaşatır öldürürüm" biçimindeki demagojisini tartışmayarak bir başka soruya geçiyor. * Bak 13:15.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH kendisine hükümdarlık verdiği halde, İbrahim ile Rabbi hakkında tartışan dikkatini çekmedi mi? İbrahim, 'Benim Rabbim O'dur ki yaşatır ve öldürür,' deyince, 'Ben de yaşatır ve öldürürüm,' demişti. İbrahim, 'ALLAH güneşi doğudan getiriyor. Sen de batıdan getirsene,' deyince inkarcı adam şaşırıp kalmıştı. ALLAH zalim toplumu doğruya iletmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Baksana, Allah kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya kalkana! İbrahim ona: "Benim Rabbim, hem dirilten hem öldürendir." dediği zaman, O: "Ben, diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah, güneşi doğudan doğduruyor, haydi, sen de batıdan getir!" deyince, o inkarcı herif donakaldı. Öyle ya, Allah zulmedenleri muvaffak etmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Baksana ona: O, kendine Allah meliklik verdi diye İbrahime rabbı hakkında huccet yarışına kalkana, İbrahim ona "benim rabbım o kadirı kayyumdur ki hem diriltir hem öldürür" dediği vakit "ben diriltirim ve öldürürüm" demişti, İbrahim: "Allah güneşi Meşrıktan getiriyor, haydi sen onu Mağribden getir" deyiverince o küfreden herif dona kaldı, öyle ya: Allah zalimler güruhunu muvaffak etmez

Erhan Aktaş

Allah, kendisine mülk dipnot 1 verdi diye İbrahim'le Rabb'i hakkında tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabb'im diriltir ve öldürür." demişti. O da: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Öyleyse, Allah Güneş'i doğudan çıkarıyor, sen de batıdan çıkar." deyince, küfreden şaşırıp kaldı. Allah, zalim olan halka doğru yolu göstermez.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetki, meliklik, hükümdarlık, sorumluluk, görev.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, kendisine mülk dipnot 1 verdi diye İbrahim'le Rabb'i hakkında tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabb'im diriltir ve öldürür." demişti. O da: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Öyleyse, Allah Güneş'i doğudan çıkarıyor, sen de batıdan çıkar." deyince, küfreden dipnot 2 şaşırıp kaldı. Allah, zalim olan halka doğru yolu göstermez.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetki, meliklik, hükümdarlık, sorumluluk, görev.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, kendisine mülk dipnot 1 verdi diye İbrahim'le Rabb'i hakkında mücadele edeni görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabb'im diriltir ve öldürür." demişti. O da: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Öyleyse, Allah Güneş'i doğudan çıkarıyor, sen de batıdan çıkar." deyince, o gerçeği yalanlayan nankör, şaşırıp kaldı. Allah, zalim olan topluma doğru yolu göstermez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yetki, sorumluluk, görev.

Gültekin Onan

Tanrı kendisine mülk verdi diye rabbi konusunda İbrahim ile tartışmaya gireni görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim rabbim diriltir ve öldürür" demişti. O da: "Ben de öldürür ve diriltirim" demişti. (O zaman) İbrahim: "Kuşkusuz Tanrı güneşi doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir" deyince, o kafir böylece afallayıp kalmıştı. Tanrı zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Hasan Basri Çantay

Allah kendisine mülk (-ü saltanat) verdiği için (şımararak) İbrahim ile, Rabbi hakkında, çekişeni görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabbim hem diriltir, hem öldürür" deyince o: "Ben de diriltir, öldürürüm" demişdi. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor. Haydi sen de onu batıdan getir" deyince ise o kafir şaşırıb (ve tutulub) kalmışdı. Allah zaalimler güruhunu muvaffak etmez.

İbni Kesir

Allah kendisine mülk verdiği için, Rabbı hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani Rabbım öldüren ve diriltendir, deyince, o; ben de diriltir ve öldürürüm, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirir. Haydi sen de onu batıdan getir, deyince o küfreden herif, apışıp kaldı. Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez.

Mehmet Alagaş

(258) İbrahim’in Rabbi hakkında onunla / İbrahim’le Allah’ın egemenlik / mülk verdiğinin, (Nemrut’un) tartışmasını / kritik etmesini görmedin mi? İbrahim Rabbim diriltir ve öldürür dediğinde O, bende diriltir ve öldürürüm dedi. Allah Güneş’i kesin olarak doğudan getiriyor sen onu batıdan getir dediğinde kafir apışıp kalakaldı, Allah zalim kavmi yola iletmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah'ın kendisine hükümranlık vermesinden dolayı, rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? İbrahim (ona): "Rabbim hem diriltir, hemde öldürür" deyince; o, "Ben de diriltir ve öldürürüm" demişti. Fakat İbrahim: "Allah, Güneşi doğudan getirir; sen de onu batıdan getir." deyince, o inkâr eden şaşırıp kalmıştı. Allah, zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez.

Süleyman Ateş

Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımararak) Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? İbrahim: "Benim Rabbim O'dur ki yaşatır, öldürür" demişti. "Ben de yaşatır, öldürürüm" dedi. İbrahim: "Allah, güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir!" deyince inkar eden o adam şaşırıp kaldı. Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez.

Süleymaniye Vakfı

Allah kendisine bir hükümdarlık vermiş diye, dipnot 1 Rabbi hakkında İbrahim ile tartışan kişiyi gözünde canlandırmaz mısın? dipnot 2 İbrahim, "Benim Rabbim hem hayat veren hem de öldürendir!" dediğinde o, "Ben de hayat verir, ben de öldürürüm!" demişti. İbrahim, "Allah, Güneşi doğudan getirir, hadi sen de batıdan getir!" dipnot 3 deyince kafirlik eden o kişi şaşkına dönmüştü. Allah, yanlışlar içinde olan bir toplumu yola getirmez.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    İbrahim Aleyhisselam sadece burada bahsi geçen kişiyle değil kavmi ile de benzer tartışmalar yaşamıştır (En'am 6/80-82).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah bir krallık vermiş diye, İbrahim'e karşı Sahibi (Rabbi) hakkında delil getireni, gözünde canlandırmadın mı? İbrahim, "Yaşatan ve öldüren benim Sahibimdir (Rabbimdir)!" dediğinde o, "Ben de yaşatırım, ben de öldürürüm!" dedi. İbrahim, "Allah, güneşi doğudan getirir, sen de batıdan getir!" deyince, ayetleri görmezlikten gelen o kişi dondu kaldı. Allah, yanlışlar içinde olan bir topluluğu yola getirmez.

Şaban Britch

Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim’le tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim: Rabbim dirilten ve öldürendir, dediği zaman, O da: Ben de öldürür ve diriltirim demiş. İbrahim de: Allah, güneşi doğudan getirir, haydi sen de onu batıdan getir! deyince, o küfreden şaşırıp kalmıştı. Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.

Şaban Piriş

Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim: -Rabbim dirilten ve öldürendir, dediği zaman, O da: -Ben de öldürür ve diriltirim demiş. İbrahim de: -Allah, güneşi doğudan getirir, haydi sen de onu batıdan getir! deyince, o küfreden şaşırıp kalmıştı. Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah kendisine mülk ve saltanat verdiği için, Rabb'i hakkında İbrahim'le çekişeni görmedin mi? İbrahim şöyle demişti: "Benim Rabb'im odur ki, hayat verir ve öldürür." O da şöyle demişti: "Ben de hayat veririm, hem de öldürürüm." İbrahim, "Allah, güneşi doğudan getiriyor, hadi sen onu batıdan getir" deyince, küfre sapan o adam apışıp kalmıştı. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have you not seen, O Muhammad, into the discourse of the one who argued with Ibrahim against Allah, his Creator, only because he was in a position of power over the kingdom bequeathed to his sovereignty by Allah? Ibrahim said: "Allah is my Creator, He who gives life and determines the moment of death. " The man said: "I as well grant life and occasion death." Then Ibrahim said: "Allah causes the sun to rise in the east, so then, cause it to rise from the west." And there the presumptuous infidel was thrown into confusion and defeat, and Allah does not guide the wrongful to His path of righteousness.

Abdul Haleem

[Prophet], have you not thought about the man who disputed with Abraham about his Lord, because God had given him power to rule? When Abraham said, ‘It is my Lord who gives life and death,’ he said, ‘I too give life and death.’ So Abraham said, ‘God brings the sun from the east; so bring it from the west.’ The disbeliever was dumbfounded: God does not guide those who do evil.

Abdullah Yusuf Ali

Hast thou not Turned thy vision to one who disputed with Abraham About his Lord, because Allah had granted him power? Abraham said: "My Lord is He Who Giveth life and death." He said: "I give life and death". Said Abraham: "But it is Allah that causeth the sun to rise from the east: Do thou then cause him to rise from the West." Thus was he confounded who (in arrogance) rejected faith. Nor doth Allah Give guidance to a people unjust.

Abul A'la Maududi

Did you not consider the case of the person dipnot 1 who remonstrated with Abraham dipnot 2 about who was Abraham’s Lord just because Allah had granted him dominion? dipnot 3 When Abraham said: "My Lord is He Who grants life and causes death," he replied: “I grant life and I cause death.” Abraham said: “But surely Allah causes the sun to rise from the east; now you cause it to rise from the west.” Thereupon the denier of the Truth was confounded. dipnot 4 Allah does not direct the wrong-doers to the Right Way.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It was stated earlier that God is the protector and supporter of the man of faith and brings him out of darkness into light whereas the protectors and supporters of the unbelievers are taghut who lead him out of light into darkness. It is to illustrate this that three examples are cited here. The first is that of a person before whom truth was put with such clear and impressive arguments that he could not refute it, but since he had placed his reins in the hands of taghut, he still could not believe in it. The two subsequent examples are those of two people who clung to God as their support, and God drew them out of darkness so that they were enabled to perceive directly those realities which are beyond the reach of man's perception.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here the reference is to Nimrod the ruler of the land of Abrahams birth, Iraq. The event which is referred to here is not mentioned at all in the Bible. However, the whole story occurs in the Talmud and is largely in harmony with the Qur'anic version. In the Talmudic version it is said that the father of Abraham occupied the highest office in Nimrod's government. When Abraham denounced polytheism, preached the doctrine of the unity of God and smashed the idols of the temple, his own father lodged a complaint against him before the king. This was followed by a conversation which is mentioned here.
  3. metne dön, dipnot 3
    The dispute was over the question: Whom did he acknowledge as his Lord? The reason why this dispute arose was that God had granted kingship to the remonstrator, namely Nimrod. In order to comprehend fully the nature of the dispute hinted at in these statements, it is necessary to bear in mind the following: (1) All polytheistic societies from the earliest times till today share one characteristic: they acknowledge God to be the Lord of lords, the greatest of all deities. They are unwilling to acknowledge Him, however, as the only God, the only object of man's worship and service. (2) Polytheists tend to divide godhead into two categories. One of these belongs to the supernatural stratum. The being invested with godhead at this stratum rules over the entire system of causation and is the one to whom man turns for the fulfilment of his needs and for solutions to his problems. With this godhead the polytheists associate spirits, angels, jinn, heavenly bodies and several other beings. To them they address their prayers. They regard them as the objects of their worship. It is at their altars that offerings and sacrifices are placed. The second category of godhead belongs to the social and political stratum, and refers to the being who has the privilege of absolute sovereignty: the one who is entitled to make the rules of conduct for human life, the one who is entitled to unreserved obedience, the one who has unlimited authority to command in worldy matters. Polytheists of all ages have either wrested this godhead from God altogether, or they have had this godhead distributed, in addition to God, among many others such as royal dynastics, religious divines and the venerated personalities of society, whether they belonged to the past or to their own times. Many royal families have laid claim to godhead of the second category and, in order to consolidate their claim, they have pretended to be the offspring of gods in the former sense. In general there has been collusion between the religious and the ruling classes on this question. (3) Nimrod's claim to godhead belong to this second category. He did not deny the existence of God, and he did not deny that He was the creator of the heavens and the earth, and that He alone governed the entire universe. Nimrod did not claim for himself that he held the reins of the entire realm of causation in his hands; he claimed rather that he was the absolute sovereign of Chaldaea and its inhabitants, that in his realm his word was law, that there was no authority superior to his own to which he was answerable. Any Chaldaean who did not either acknowledge him to be his lord or took anyone other than him to be so, was a rebel and a traitor. (4) Abraham asserted that he acknowledged none else but the creator of the universe as his God, the only object worthy of his worship. He also denied categorically the godhead and overlordship of anyone else. This raised the question of how far the new creed could be tolerated, in so far as it was opposed to the tenets of the national religion and rejected the current ideas regarding the deities it worshipped. It also alerted the establishment in so far as Abraham's ideas might constitute a serious threat to the national state and to the position and privilege of its ruling coterie.
  4. metne dön, dipnot 4
    Even though it was clear from Abraham's very first sentence that none other than God could legitimately be regarded as the Lord, Nimrod resorted to an unreasonable reply. But Abraham's second statement left no room even for Nimrod's brazenness. He knew well enough that the sun and the moon were subjected to the overlordship of the same God as Abraham had acknowledged as his Lord. What, then, could he say in reply? To accept the Truth which Abraham had made crystal clear by his argument meant that Nimrod ought to part with his absolutist despotism. The devil within him was not prepared for that. Hence he was left wonderstruck, unable to get out of the darkness of self-adoration to the light of Truth. If he had taken God rather than the Evil One as his patron and supporter, the true path would have been opened to him after Abraham's preaching. According to the Talmud, Abraham was interned in prison on the orders of this king. He remained in prison for ten days, after which the king decided to have him burnt alive. It was then that the famous incident of Abraham being thrown into the fire took place see Qur'an (21:51 f f).;(29:16); (37:83).

Aisha Bewley

What about the one who argued with Ibrahim about his Lord, on the basis that Allah had given him sovereignty? Ibrahim said, ‘My Lord is He who gives life and causes to die. ’ He said, ‘I too give life and cause to die.’ Ibrahim said, ‘Allah makes the sun come from the East. Make it come from the West.’ And the one who was a kafir was dumbfounded. Allah does not guide wrongdoing people.

Al-Hilali & Khan

Have you not looked at him who disputed with Ibrâhîm (Abraham) about his Lord (Allâh), because Allâh had given him the kingdom? When Ibrâhîm (Abraham) said (to him): "My Lord (Allâh) is He Who gives life and causes death." He said, "I give life and cause death." Ibrâhîm (Abraham) said, "Verily! Allâh brings the sun from the east; then bring it you from the west." So the disbeliever was utterly defeated. And Allâh guides not the people, who are Zâlimûn (wrong-doers).

Ali Quli Qarai

Have you not regarded him who argued with Abraham about his Lord, because Allah had given him kingdom? When Abraham said, ‘My Lord is He who gives life and brings death,’ he replied, ‘I [too] give life and bring death. ’ Abraham said, ‘Indeed Allah brings the sun from the east; now you bring it from the west.’ Thereat the faithless one was dumbfounded. And Allah does not guide the wrongdoing lot.

Amatul Rahman Omar

Have you not considered (the case of) him (- Nimrod, the then ruler of Babylon) who controversed with Abraham concerning his Lord, because Allâh had given him kingdom? When Abraham said, `My Lord is He Who fertilises (the earth) and causes desolation. ' He (- Nimrod) replied, `I do bring about fertility and cause desolation.' Abraham said, `Allâh surely makes the sun rise from the east, so you should make it rise from the west.' Thereupon the one who had rejected the faith (- Nimrod) was completely confounded. Indeed, Allâh does not guide the unjust people.

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded him who disputed with Abraham, concerning his Lord, that God had given him the kingship? When Abraham said, 'My Lord is He who gives life, and makes to die,' he said, 'I give life, and make to die. ' Said Abraham, 'God brings the sun from the east; so bring thou it from the west.' Then the unbeliever was confounded. God guides not the people of the evildoers.

Bijan Moeinian

Have you ever given a thought to what Abraham told to the [arrogant] one that God has blessed him with the kingship. Abraham [invited him to the faith and] said: "The Lord is the One Who gives life and takes life away." The king said: “I can do the same [freeing a prisoner and killing another one.]” Abraham put the king on his place saying: “Can you also make the sun to rise [so regularly, every day] in the east and set on the west?” God does not guide the unjust people [like the king in this story and let them slide deeper into their miserable destiny.]

E. Henry Palmer

Do you not look at him who disputed with Abraham about his Lord, that God had given him the kingdom? When Abraham said, 'My Lord is He who giveth life and death,' he said, 'I give life and death. ' Abraham said, 'But verily, God brings the sun from the east, do thou then bring it from the west?' And he who misbelieved was dumbfounded, for God does not guide unjust folk.

Edip-Layth

Did the news come to you of the person who debated with Abraham regarding his Lord, though God had given him a kingship? Abraham said, "My Lord is the One who gives life and death," he said, "I bring life and death." Abraham said, "God brings the sun from the east, so you bring it from the west!" The one who did not appreciate was confounded! God does not guide the wicked people.

George Sale

Hast thou not considered him who disputed with Abraham concerning his Lord, because God had given him the kingdom? When Abraham said, my Lord is he who giveth life, and killeth: He answered, I give life, and I kill. Abraham said, verily God bringeth the sun from the east, now do thou bring it from the west. Whereupon the infidel was confounded; for God directeth not the ungoldly people.

Hamid S. Aziz

Have you not seen him who disputed with Abraham about his Lord, that Allah had given him the kingdom? When Abraham said, "My Lord is He who gives life and death," he said, "I give life and death. " Abraham said, "But verily, Allah brings the sun from the east, do you then bring it from the west?" Thus was the disbeliever abashed. Allah does not guide unjust folk.

Mahmoud Ghali

Have you not regarded him who argued with Ibrahîm (Abraham) about his Lord, that Allah had brought him the kingship? As' Ibrahîm said, "My Lord is He Who gives life and makes to die, " he said, "I give life and make to die. " Ibrahîm said, "Yet surely Allah comes up with (i.e., brings) the sun from the East, so come up with (i.e., bring) it from the West." Then the one who disbelieved was confounded; and Allah does not guide the unjust people.

Marmaduke Pickthall

Bethink thee of him who had an argument with Abraham about his Lord, because Allah had given him the kingdom; how, when Abraham said: My Lord is He Who giveth life and causeth death, he answered: I give life and cause death. Abraham said: Lo! Allah causeth the sun to rise in the East, so do thou cause it to come up from the West. Thus was the disbeliever abashed. And Allah guideth not wrongdoing folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you thought of the man who argued with Abraham about his Lord because God had given him a kingdom? When Abraham said: "My Lord is the giver of life and death, " he replied: "I am the giver of life and death. " And Abraham said: "God makes the sun rise from the East; so you make it rise from the West," and dumbfounded was the infidel. God does not guide those who are unjust.

Muhammad Asad

ART THOU NOT aware of that [king] who argued with Abraham about his Sustainer, (simply] because God had granted him kingship? Lo! Abraham said: "My Sustainer is He who grants life and deals death. " [The king] replied: "I [too] grant life and deal death!" Said Abraham: "Verily, God causes the sun to rise in the east; cause it, then, to rise in the west!" Thereupon he who was bent on denying the truth remained dumbfounded: for God does not guide people who [deliberately] do wrong.

Mustafa Khattab

Are you ˹O Prophet˺ not aware of the one who argued with Abraham about his Lord because Allah had granted him kingship? ˹Remember˺ when Abraham said, "My Lord is the One Who has power to give life and cause death." He argued, “I too have the power to give life and cause death.” Abraham challenged ˹him˺, “Allah causes the sun to rise from the east. So make it rise from the west.” And so the disbeliever was dumbstruck. And Allah does not guide the wrongdoing people.

Progressive Muslims

Did the news come to you of the person who debated with Abraham regarding his Lord, while God had given him a kingship Abraham said: "My Lord is the One who gives life and death," he said: "I bring life and death. " Abraham said: "God brings the sun from the east, so you bring it from the west." The one who disbelieved was confounded! And God does not guide the wicked people.

Rashad Khalifa

Have you noted the one who argued with Abraham about his Lord, though GOD had given him kingship? Abraham said, "My Lord grants life and death." He said, "I grant life and death." Abraham said, "GOD brings the sun from the east, can you bring it from the west?" The disbeliever was stumped. GOD does not guide the wicked.

Sahih International

Have you not considered the one who argued with Abraham about his Lord [merely] because Allah had given him kingship? When Abraham said, "My Lord is the one who gives life and causes death," he said, "I give life and cause death. " Abraham said, "Indeed, Allah brings up the sun from the east, so bring it up from the west." So the disbeliever was overwhelmed [by astonishment], and Allah does not guide the wrongdoing people.

Sam Gerrans

Hast thou not considered the one who disputed with Abraham concerning his Lord because God had given him dominion? When Abraham said: “My Lord is He who gives life, and gives death,” he said: “I give life, and I give death.” Abraham said: “God brings the sun from the East; so bring thou it from the West.” Then was the one who ignored warning lost for words; and God guides not the wrongdoing people.

Shabbir Ahmed

Think of the one who adamantly argued with Abraham about his Lord because Allah had given him power (Nimrod Shaddad, the King of Babylon who used to proclaim divinity). Abraham said to him, "My Lord is He Who gives life and causes death." He answered, "I give life and cause death." (Being a tyrant king he could reverse or impose death penalty upon his subjects). Abraham said, "Allah makes the sun rise from the East; make it rise from the West." Thereupon the rejecter of the Truth remained dumbfounded. And Allah does not guide people who displace reality with falsehood.

Syed Vickar Ahamed

Have you not turned your eyes at the one who disputed with Ibrahim (Abraham) about his Lord, because Allah had granted him power? When Ibrahim (Abraham) said: "My Lord is He Who gives life and death. " He said: "I give life and death." Ibrahim (Abraham) said: "But it is Allah that causes the sun to rise from the East can you then cause it (the sun) to rise from the West." Thus the one who rejected faith was abashed. Allah does not give guidance to a people unjust.

Taqi Usmani

Do you not know the one who argued with Ibrāhīm about his Lord, because Allah had given him kingship? When Ibrāhīm said: "My Lord is the One Who gives life and brings death," he said: “I give life and I bring death.” Said Ibrāhīm: “Allah brings the sun out from the East; now, you bring it out from the West.” Here, baffled was the one who disbelieved, and Allah does not bring the wrongdoers to the right path.

The Monotheist Group

Have you not noted him who debated with Abraham regarding his Lord, while God had given him a kingship? Abraham said: "My Lord is the One who gives life and death," he said: "I bring life and death." Abraham said: "God brings the sun from the east, so you bring it from the west." The one who rejected was baffled! And God does not guide the wicked people.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 258. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 258. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 258. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩