En'âm suresi

En'âm suresi, 78. ayet

En'âm suresi, 78. ayet. فَلَمَّا رَءَا ٱلشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هَٰذَا رَبِّى هَٰذَآ أَكْبَرُ فَلَمَّآ أَفَلَتْ قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

felemmâ rae-şşemse bâzigaten ḳâle hâẕâ rabbî hâẕâ ekber. felemmâ efelet ḳâle yâ ḳavmi innî berîüm mimmâ tüşrikûn.

Diyanet İşleri

Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 75–81 · surenin 78. ayeti / 165

Konu İbrâhim'in yıldıza, aya ve güneşe bakışı En'âm 74–79 3

  1. En'âm 75

    İşte böylece İbrahim'e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun.

  2. En'âm 76

    Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.

  3. En'âm 77

    Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.

  4. 78

    Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

  5. En'âm 79

    "Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."

  6. En'âm 80

    Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?"

  7. En'âm 81

    "Allah'ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

78. “Güneşi doğarken görünce de: “Rabbim buymuş! Bu” yıldızdan da, aydan da “daha büyük!” dedi. O da batıp kaybolunca” artık hidâyet yolu açıkça ortaya çıkmış ve kişiyi helâke götüren yolun perişanlığı da belirginleşmiş oldu ve: “Ey kavmim! Ben, sizin şirk koştuğunuz şeylerden tamamen uzağım.” dedi.” Çünkü onların ortak koştukları şeylerin batıl oluşuna dair apaçık doğru ve kat’i delil ortaya çıkmış oluyordu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Güneşi doğarken gördüğü zaman: "Bu doğan benim Rabbimdir, bu doğan yıldız ve Ay'dan daha büyüktür", Güneş batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a şirk koştuğunuz şeylerden beriyim", dedi.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  2. رَءَا raa görünce kök: راي
  3. ٱلشَّمْسَ ş-şemse güneşi kök: شمس
  4. بَازِغَةًۭ bazigaten doğarken kök: بزغ
  5. قَالَ kale dedi kök: قول
  6. هَـٰذَا haza budur
  7. رَبِّى rabbi Rabbim kök: ربب
  8. هَـٰذَآ haza bu
  9. أَكْبَرُ ۖ ekberu daha büyük kök: كبر
  10. فَلَمَّآ felemma ne zaman ki
  11. أَفَلَتْ efelet (O da) batınca kök: افل
  12. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  13. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  14. إِنِّى inni elbette ben
  15. بَرِىٓءٌۭ beri'un uzağım kök: برا
  16. مِّمَّا mimma şeylerden
  17. تُشْرِكُونَ tuşrikune sizin ortak koştuğunuz kök: شرك

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بزغ (2 geçiş) · Aynı kök: افل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum"…

  • Aynı kök: افل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Kibir

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Ortak kavram: Şirk · Ortak kavram: Kibir

    Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…

  • Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim…

  • Aynı kök: برا (31 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    Allah ve Resulünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır:

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Şirk

    "Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Şirk

    Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Güneşi doğarken görünce de "Bu daha büyük. (Bu durumda) bu (muymuş) benim rabbim!" demişti. O da batınca, "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım!" demişti. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    En‘âm 6:76-78 arasındaki üç ayet, En‘âm 6:74, 75 ve Enbiyâ 21:51. ayetler ışığında anlaşılmalıdır. Hz. İbrahim, gezegene, aya veya güneşe tapıyor değildir. Bunlara tapan kavmini gerçek ile yüzleştirmek için bu şekilde bir tebliğ metodu uyguladığı görülmektedir. Dolayısıyla "bu benim rabbim" anlamına gelen ifadelerin, "bu muymuş benim rabbim!" şeklinde anlaşılması gerekir.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet güneşin doğuşunu gördü ve "Benim Rabbim bu; (zira) bu en büyüğü!" dedi. Fakat o da kaybolunca "Ey kavmim!" diye seslendi, "Ben sizin şirk koştuğunuz şeylerde yokum!"

Muhammed Esed

Sonra, güneşin doğduğunu görünce, "İşte benim Rabbim bu! Bu (hepsinin) en büyüğü!" diye haykırdı. Ama o (da) kaybolunca: "Ey halkım!" diye seslendi, "Bakın, sizin yaptığınız gibi, Allahtan başkasına ilahlık yakıştırmak benden uzak olsun!"

Ahmed Hulusi

Güneş'i (Hakikati yaşatır umuduyla aklını) doğarken gördü. . . "İşte bu Rabbim, bu daha büyük" dedi. . . Batınca (aklın Allah'ı kavramada yetersizliğini fark edince) şöyle dedi: "Ey halkım, doğrusu ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden beriyim. "

Ali Bulaç

Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım."

Ali Özek ve heyeti

Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.

Ali Rıza Safa

Güneş doğarken gördüğünde; "Benim Efendim, işte bu; en büyüğü bu!" dedi. Fakat görünmez olunca, şöyle dedi: "Ey toplumum! Kuşkusuz, ben, ortaklar koştuklarınızdan uzağım!"

Bayraktar Bayraklı

Güneşi doğarken görünce: "Budur rabbim, bu daha büyük" dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim!Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

Edip Yüksel

Güneşi doğarken görünce, "Budur benim Efendim. Bu, daha büyük!" dedi. O da batınca: "Ey halkım, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Güneşi doğarken görünce, 'Budur benim Rabbim. Bu, daha büyük!,' dedi. O da batınca: 'Ey halkım, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Güneşi doğmak üzere görünce: "Bu imiş Rabbim, bu hepsinden büyük!" dedi. O da batınca: "Ey kavmim, haberiniz olsun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!"

Elmalılı Hamdi Yazır

vaktaki güneş doğmak üzere iken gördü "bu imiş rabbim, bu hepsinden büyük" dedi, o da batınca "ey kavmim, dedi: haberiniz olsun ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden beriim."

Erhan Aktaş

Sonra Güneş'i doğarken görünce, "Bu daha büyük, Rabb'im budur." dedi. Ama o batınca, "Ey halkım, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!" dedi. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    76, 77, 78. ayetlerde, "İbrahim Nebi'nin, aklını kullanarak, muhakeme ve mukayese yaparak Allah'ı idrak ettiği şeklindeki" yorumlar doğru değildir. Bu ayetlerde, İbrahim Nebi'nin kendi kavminin inanç sisteminde çok önemsenen, tapınma nesneleri olarak görülen ve bunlar üzerinden gizemli bir inanç sistemi oluşturulmuş olan yapıyı; Yıldızlara, Ay'a ve Güneş'e tapınmayı, ironik bir dille eleştirmesi ifade edilmektedir. Yoksa önce Yıldızlara, sonra Ay'a ve ardından da Güneş'e bakması; bunlar yok olunca da bunlardan hareketle Allah'ı bulması söz konusu değildir. Burada ironi olarak, neden aklınızı kullanmıyorsunuz, yok olup gidenlerden Rabb mi olur denmekte; insanlar, doğru düşünmeye yönlendirilmek istenmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra Güneş'i doğarken görünce, "Bu daha büyük, Rabb'im budur." dedi. Ama o batınca, "Ey halkım, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!" dedi. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    76, 77,
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetlerde, "İbrahim Nebi'nin, aklını kullanarak, muhakeme ve mukayese yaparak Allah'ı idrak ettiği şeklindeki" yorumlar doğru değildir. Bu ayetlerde, İbrahim Nebi'nin kendi kavminin inanç sisteminde çok önemsenen, tapınma nesneleri olarak görülen ve bunlar üzerinden gizemli bir inanç sistemi oluşturulmuş olan yapıyı; yıldızlara, Ay'a ve Güneş'e tapınmayı, ironik bir dille eleştirmesi ifade edilmektedir. Yoksa önce yıldızlara, sonra Ay'a ve ardından da Güneş'e; bunlar yok olunca da bunlardan hareketle Allah'ı bulması söz konusu değildir. Burada ironi olarak, neden aklınızı kullanmıyorsunuz, yok olup gidenlerden Rabb olur mu denmekte; insanlar, doğru düşünmeye yönlendirilmek istenmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra Güneş'i doğarken görünce, "Bu daha büyük, Rabb'im budur." dedi. Ama o batınca, "Ey halkım, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım!" dedi. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    76, 77, 78. ayetlerde Allah'ın nebisi İbrahim'in, aklını kullanarak, muhakeme ve mukayese yaparak Allah'ı idrak ettiği şeklindeki" yorumlar doğru değildir. Bu ayetlerde, İbrahim Nebi'nin kendi kavminin inanç sisteminde çok önemsenen, tapınma nesneleri olarak görülen ve bunlar üzerinden gizemli bir inanç sistemi oluşturulmuş olan yapıyı; yıldızlara, Ay'a ve Güneş'e tapınmayı, ironik bir dille eleştirisi ifade edilmektedir. Yoksa önce yıldızlara, sonra Ay'a ve ardından da Güneş'e; bunlar yok olunca da, bunlardan hareketle Allah'ı bulması söz konusu değildir. Burada ironi olarak, neden aklınızı kullanmıyorsunuz, yok olup gidenlerden Rabb olur mu denmekte; insanlar, doğru düşünmeye yönlendirilmek istenmektedir.

Gültekin Onan

Sonra güneşi doğarken görünce: "Budur benim rabbim. Bu en büyük" dedi. O da kayboluverince kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."

Hasan Basri Çantay

Sonra güneşi doğar vaz'iyyetde görünce de: "Bu mu imiş benim Rabbim?! Bu, hepsinden de büyük!" demiş, batınca da (şöyle) söylemişdi: "Ey kavmim, (Gördünüz ya, bunların hepsi fani ve mahlukdur) Ben sizin (Allaha) eş katageldiğiniz nesnelerden kat'iyyen uzağım".

İbni Kesir

Sonra güneşi doğarken görünce: Bu mu benim Rabbım? Bu daha büyük demiş. Ama batınca: Ey kavmim, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım, demişti.

Mehmet Alagaş

(74-90) Bir vakit İbrahim babası Azer’e dedi ki heykelleri / putları ilah mı ediniyorsunuz? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık bir sapmışlıkta görüyorum, b öylece İbrahim'e semaları ve yeri idaresi altında bulundurmayı / melekutu gösteriyorduk ki yakinen bilen / yaşayarak bilen olsun. Üzerine gece kapatınca / cenn olunca (cin cenin cenne karanlıkta kalan) bir gezegen gördü / kevkeben gördü (yıldız değil gezegen) bu benim Rabbim dedi, battığında batanları sevmem dedi, Ay’ı ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim dedi, battığında ise eğer ki Rabbim bana yol göstermez ise sapmışlar kavminden olacaktım dedi, güneşi ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim bu çok büyük dedi , battığında ise ey kavmim sizin ortak koştuklarınızdan ben uzağım / beriyim dedi, kesinlikle ben, yüzümü yönelip arayan / hanif bir şekilde semaların ve arzın yaratıcısına çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim dedi , kavmi onla uğraştı (Hacet / uğraşı) A llah konusunda hem de beni yola da iletmişken benimle mi uğraşıyorsunuz dedi , O’na orta k koştuklarınızdan korkmam ancak Rabbim isterse eğer, bir şey yapabilirler, Rabbim de bilgisiyle / ilmen her şeyi kuşatır / kapsar, hâlâ düşünmeyecek misiniz? Allah’a Ortak koştuklarınızdan haklarında herhangi bir delil de inmemişlerden sizler bile korkmuyorsunuz ki ben nasıl korkayım , eğer biliyorsanız hangi bölüm / hangi fırka gerçekten güvendedir / imandadır? İman edenler ve imanlarına zulmü giydirmeyenler, işte bunlar emniyettedirler ve yola iletilmişlerdir / yola girmişlerdir. Bu bizim kanıtımız / deli limizdir, onu İbrahim ’e kavmi için verdik , isteğimiz kişinin derecesini yükseltiriz muhakkak ki Rabbin yargıçtır / hâkimdir, bilgedir / alimdir. Ona İshak ve Yakub ’u hibe ettik, hepsi de yola iletilmişti , önceden Nuh’u da soyunu da / zürriyetini de yola ilettik, Davud’u Süleyman’ı ve Eyyub’u da Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da ve işte böyle, güzel davrananları karşılıklandırırız, Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas (Harun’un kardeşinin oğlu- yeğeni) hepsi Islah edici idi / Salih idi, İsmail, Elyas, Yunus ve Lut hepsini alemlerden üstün kıldık / faziletli kıldık ve Babalarından soylarından ve kardeşlerinden de onları seçtik ve doğru yola ilettik , bu Allah’ın yola iletmesidir, kullarından istediğini yola iletir, eğer onlar şirk koşsalardı, yaptıkları ne olursa olsun boşa giderdi, işte onlar kendilerine kitap , hüküm ve nebilik / bildiricilik verdiklerimiz eğer onları / nebileri inkâr ederlerse, kesin olan şu ki biz onları / nebileri, yok saymayan bir kavmin vekili yaparız. İşte onlar Allah’ın yola ilettikleridir, onlar hidayet olurlarken yanlarında sen de uy ve sizden bir ücret sual etmiyorum bu sadece alemlere bir hatırlatmadır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

Güneşi doğarken görünce de: “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.” dedi.

Süleyman Ateş

Güneşi doğarken görünce: "Budur Rabbim, bu daha büyük!" dedi. (O da) batınca dedi ki: "Ey kavmim, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

Süleymaniye Vakfı

Güneş'i, ışık saçarak doğarken gördüğünde de "Bu benim Rabbimdir! Bu daha büyük!" dedi. O da kaybolunca dedi ki: "Ey halkım! Ben, sizin ortak saydıklarınızdan uzağım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Işıklarını saçarak doğan güneşi görünce "(Tamam) İşte benim rabbim (beni yöneten) budur; bu daha büyük" dedi; onun ışığı da kaybolunca dedi ki "Ey halkım! Sizin ortak saydığınız ne varsa ben onların hepsinden uzağım.

Şaban Britch

Sonra güneşi doğarken görünce: Bu, Rabbimdir, bu daha büyük, demiş, o da batınca: "Ey kavmim, ben sizin şirk koştuklarınızdan uzağım" demişti.

Şaban Piriş

Sonra güneşi doğarken görünce: -Bu, Rabbimdir, bu daha büyük, demiş, o da batınca: -Ey kavmim, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım, demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet Güneş'in doğmakta olduğunu gördüğünde, "Benim Rabbim bu, bu daha büyük!" dedi. O da batıp gidince şöyle seslendi: "Ortak koştuğunuz şeylerden uzağım ben."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When he saw the sun rising, he acknowledged it his Allah; "It is greater ", he said. But when it set, he opened his mind’s eyes and said: "O my people, I am indeed innocent of all that you incorporate with Allah the Eternal".

Abdul Haleem

Then he saw the sun rising and cried, ‘This is my Lord! This is greater.’ But when the sun set, he said, ‘My people, I disown all that you worship beside God.

Abdullah Yusuf Ali

When he saw the sun rising in splendour, he said: "This is my Lord; this is the greatest (of all)." But when the sun set, he said: "O my people! I am indeed free from your (guilt) of giving partners to Allah.

Abul A'la Maududi

Then when he beheld the sun rising, he said: 'This is my Lord. This is the greatest of all.' Then, when it went down, he said: 'O my people! Most certainly I am quit of those whom you associate with Allah in His divinity. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here some light is thrown on the mental experience through which Abraham passed in the beginning and which led him to an understanding of the Truth before prophethood was bestowed on him. This experience shows how a right-thinking and sound-hearted man, who had opened his eyes in a purely polytheistic environment and had received no instruction in monotheism, was ultimately led to discover the Truth by careful observation of, and serious reflection on the phenomena of the universe. The account of the conditions prevailing among the people of Abraham shows that when he began to think seriously the scene was dominated by the worship of the heavenly bodies - the moon, the sun and the stars. It was natural, therefore, that when Abraham began his quest for the Truth, he should have been faced with the question: Is it possible that any of these - the sun, the moon and the stars - is God? He concentrated his reflection on this central question and by observing that all the gods of his nation were bound by a rigid law under which they moved about like slaves, he concluded that those so-called gods were not possessed of even a shadow of the power of the One True Lord, Who alone had created them all and had yoked them to serve His will. The Qur'anic passage describing Abraham's reactions on observing first a star, then the moon, and finally the sun, has puzzled some readers because the words seem to suggest that Abraham had never before witnessed these common phenomena. This misconception has made the whole narration such a riddle for some scholars that they could only solve it by inventing the strange anecdote that Abraham was born and grew to maturity in a cave and was thus deprived of the opportunity to observe the heavenly bodies. What is said, however, is so plain that one need not fall back on any such incident in order to comprehend it. It is well known, for instance, that when Newton saw an apple fall from a tree in his orchard this incident instantly raised in his mind the question: Why do things always fall to the ground? As a result of his reflection on this question he arrived at his theory of gravity. On reading this incident one might wonder if Newton had never before seen anything fall to the ground! Obviously, he must have seen things fall. For what reason, then, should the failing of an apple cause in his mind a reaction quite different irom those caused by hundreds of earlier observations of similar things failing? The answer is that a reflecting mind does not react uniformly to similar observations. A man may observe something over and over again without this observation creating any stir in his mind, but then there comes a moment when suddenly the same observation agitates his mind and his mental faculty begins to work in a different direction. It may also happen that while a man's mind is wrestling with a problem, he encounters something which is otherwise quite ordinary but which suddenly seems to provide the key. Something to this effect happened with Abraham. Certainly, he was as familiar as anyone else with nightfall and the ensuing daybreak. The sun, the moon and the stars had all risen before his eyes in the past and had then disappeared from sight. But on one particular day his observation of a star was to stimulate his thinking in a certain direction and to lead him in the end to perceive the truth of God's Oneness. It is possible that Abraham's mind was already engrossed in reflecting on whether, and if so to what extent, the beliefs which served as the foundation of the entire life-system of his people embodied the Truth. when he spotted a star which provided him with the initial key to the solution of the problem. It is also possible that the observation of a particular star first set him thinking about the problem. Another question that arises is whether Abraham's statements about the star, the moon and the sun show that he lapsed into polytheism temporarily. The answer must be that, while a seeker after the Truth may pause on the way to his goal, what really matters is his direction and the end-point of his journey rather than the intermediary stages. These stages are inevitable for every seeker of the Truth. A man stops at them to inquire and question rather than to pronounce his final judgement. During these stages of the quest a man may seem to express the opinion: 'That is so', but what he is really doing is asking himself the question: 'Is it really so?' When serious investigation leads to a negative answer, he proceeds further and continues the quest. Hence, it would be wrong to think of such a seeker having temporarily fallen victim to polytheism and unbelief whenever he paused at an intermediary stage for critical reflection.

Aisha Bewley

Then when he saw the sun come up he said, ‘This is my Lord! This is greater!’ Then when it set he said, ‘My people, I am free of what you associate with Allah!

Al-Hilali & Khan

When he saw the sun rising up, he said: "This is my lord. This is greater." But when it set, he said: "O my people! I am indeed free from all that you join as partners (in worship with Allâh).

Ali Quli Qarai

Then, when he saw the sun rising, he said, ‘This is my Lord! This is bigger!’ But when it set, he said, ‘O my people, indeed I disown what you take as [His] partners. ’

Amatul Rahman Omar

And when he saw the sun rise with spreading light (he said to them), `Is this my Lord (as you assert, as) this is the biggest? But when it (also) set he said, `O my people! I am surely (sick and) quit of that you associate (with Him).

Arthur John Arberry

When he saw the sun rising, he said, 'This is my Lord; this is greater!' But when it set he said, 'O my people, surely I am quit of that you associate.

Bijan Moeinian

When Abraham saw the sun appearing in splendor, he said: "This is my Lord as it is the greatest!" When the sun set [on the dark side of earth,] he said: "O my people, [now that I have seen what kind of things you take as God,] I denounce your associating "gods" with the Lord. "

E. Henry Palmer

And when he saw the sun beginning to rise he said, 'This is my Lord, this is greatest of all;' but when it set he said, 'O my people! verily, I am clear of what ye associate with God;

Edip-Layth

So when he saw the sun rising, he said, "This is my Lord, this is bigger." But when it disappeared he said, "My people, I am innocent of what you have set up."

George Sale

And when he saw the sun rise with spreading light, he said, 'Can this be my Lord? This is the greatest. ' But when it also set, he said, 'O my people! surely I am quit of that which you associate with Allah;

Hamid S. Aziz

And when he saw the sun beginning to rise he said, "This is my Lord, this is the greatest of all;" But when it set he said, "O my people! Verily, I am clear of what you associate with Allah;

Mahmoud Ghali

Then, as soon as he saw the sun emerging, he said, "This is my Lord, this is greater. " Yet as soon as it set, he said, "O my people, surely I am quit of whatever you associate (with Allah).

Marmaduke Pickthall

And when he saw the sun uprising, he cried: This is my Lord! This is greater! And when it set he exclaimed: O my people! Lo! I am free from all that ye associate (with Him).

Mohamed Ahmed - Samira

When (Azar) saw the sun rise all resplendent, he said: "My Lord is surely this, and the greatest of them all. " But the sun also set, and (Abraham) said: "O my people, I am through with those you associate (with God).

Muhammad Asad

Then, when he beheld the sun rising, he said, "This is my Sustainer! This one is the greatest [of all]!" - but when it [too] went down, he exclaimed: "O my people! Behold, far be it from me to ascribe divinity, as you do, to aught beside God!

Mustafa Khattab

Then when he saw the sun shining, he said, "This must be my Lord—it is the greatest!" But again when it set, he declared, “O my people! I totally reject whatever you associate ˹with Allah in worship˺.

Progressive Muslims

So when he saw the sun rising, he said: "This is my Lord, this is bigger. " But when it disappeared he said: "My people, I am innocent of that which you have set up."

Rashad Khalifa

When he saw the sun rising, he said, "This must be my Lord. This is the biggest." But when it set, he said, "O my people, I denounce your idolatry.

Sahih International

And when he saw the sun rising, he said, "This is my lord; this is greater. " But when it set, he said, "O my people, indeed I am free from what you associate with Allah.

Sam Gerrans

Then when he saw the sun rising he said: “This is my Lord; this is greater!” Then when it set he said: “O my people: I am quit of that to which you ascribe a partnership.

Shabbir Ahmed

(In the morning) he saw the sun rising in splendor, and he said, "This is my Lord! This is greater!" But, as the sun went down, Abraham exclaimed, "O My people! I am free from all that you associate with God. "

Syed Vickar Ahamed

When he saw the sun rising in splendor, he said, "This is my Lord; This is the greatest (of all). " But when the sun set, he said: "O my people! I am indeed free from all that you enjoin as partners (giving false gods for worship instead of Allah).

Taqi Usmani

Thereafter, when he saw the sun rising, he said, "This is my Lord. This is greater." Again, when it vanished, he said, “O my people, I disown whatever you associate with Allah

The Monotheist Group

So when he saw the sun rising, he said: "This is my Lord, this is bigger." But when it disappeared he said: "My people, I am innocent of what you have set up."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 78. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 78. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 78. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩