En'âm suresi

En'âm suresi, 109. ayet

En'âm suresi, 109. ayet. وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَئِن جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ لَّيُؤْمِنُنَّ بِهَا قُلْ إِنَّمَا ٱلْـَٔايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْ أَنَّهَآ إِذَا جَآءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ

veaḳsemû billâhi cehde eymânihim lein câethüm âyetüh leyü'minünne bihâ. ḳul inneme-l'âyâtü `inde-llâhi vemâ yüş`iruküm ennehâ iẕâ câet lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri

Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 106–112 · surenin 109. ayeti / 165
  1. En'âm 106

    Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir.

  2. En'âm 107

    Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.

  3. En'âm 108

    Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.

  4. 109

    Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?"

  5. En'âm 110

    Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.

  6. En'âm 111

    Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

  7. En'âm 112

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O halde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

109. “Onlar” yani Allah Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayan müşrikler: “eğer kendilerine” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in doğruluğuna delalet eden “bir mucize gelirse mutlaka ona iman edeceklerine dair var güçleri ile” yani alabildiğine büyük yeminler ederek ve yeminlerini pekiştirerek “Allah adına yemin ettiler.” Ancak onların söyledikleri bu sözden kasıtları, doğruyu bulmak değildi. Onların esas maksatları kendilerine yapılan itirazı önlemek ve peygamberlerin getirdikleri kesin gerçekleri reddetmekti. Çünkü Yüce Allah Rasûlü’nü apaçık âyetlerle ve kesin delillerle desteklemiştir. Bunlara dikkat edilecek olursa onun getirdiklerinin doğruluğunda en ufak bir şüphe ve anlaşılamayacak bir husus kalmaz. Artık bundan sonra onların mucize istekleri, kabul edilmeyi ve olumlu karşılanmayı hak etmeyen, inatlaşma kabilinden bir istektir. Hatta bu tür isteklerinin kabul edilmemesi, onların faydasınadır. Çünkü Yüce Allah’ın kulları hakkında cereyan edegelen sünneti/kanunu şudur: Peygamberlerine mucizeler göstermesi teklifinde bulunanlara istedikleri mucizeler gelecek olur da onlara iman etmeyecek olurlarsa onlar, bu dünyada derhal cezalandırılırlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“De ki: Mucizeler ancak Allah katındadır” Yani dilediği vakit bunları gönderen, dilemediği vakit göndermeyen O’dur. Bu konuda benim herhangi bir yetkim söz konusu değildir. Öyleyse benden bir takım mucizeler göstermemi istemeniz, hem bir haksızlıktır hem de güç yetiremeyeceğim şeyleri benden istemeniz demektir. Benden istenen size getirdiklerimin açıklanması ve buna karşılık sizin bunları tasdik etmenizdir. Ben de size getirdiklerimi açıklamış bulunuyorum.

Bununla birlikte istedikleri mucizeler gelecek olsa bile iman ve tasdik edip etmeyecekleri belli değildir. Aksine bu durumda olanlardan çoğunlukla görülen, iman etmedikleridir. Bundan dolayı Yüce Allah: “O mucize geldiği zaman da yine iman etmeyeceklerinin farkında değil misiniz?” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müşrikler, eğer Muhammed onların istedikleri mucizeleri getirirse ona mutlaka iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah adına yemin etmişlerdi. -Ey Resul!- Onlara de ki: "Mucizeler bende değildir, ancak Allah katındadır ve dilediği zaman onları Yüce Allah indirir." -Ey Müminler!- Şüphesiz bu mucizeler onların istedikleri şekilde geldiği zaman yine iman etmezler. Bilakis inatları ve inkârları üzerine kalırlar. Çünkü onlar hidayete ermek istemezler.

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَقْسَمُوا۟ ve eksemu ve yemin ettiler kök: قسم
  2. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  3. جَهْدَ cehde güçlü kök: جهد
  4. أَيْمَـٰنِهِمْ eymanihim yeminleriyle kök: يمن
  5. لَئِن lein eğer
  6. جَآءَتْهُمْ ca'ethum kendilerine gelirse kök: جيا
  7. ءَايَةٌۭ ayetun bir mu'cize kök: ايي
  8. لَّيُؤْمِنُنَّ leyu'minunne mutlaka inanacaklarına kök: امن
  9. بِهَا ۚ biha ona
  10. قُلْ kul de ki kök: قول
  11. إِنَّمَا innema ancak
  12. ٱلْـَٔايَـٰتُ l-ayatu Mu'cizeler kök: ايي
  13. عِندَ inde katındadır kök: عند
  14. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah kök: اله
  15. وَمَا ve ma değil misiniz?
  16. يُشْعِرُكُمْ yuş'irukum şuurunda kök: شعر
  17. أَنَّهَآ enneha o (mu'cize)
  18. إِذَا iza ne zaman
  19. جَآءَتْ ca'et gelmiş olsa kök: جيا
  20. لَا la
  21. يُؤْمِنُونَ yu'minune onlar inanmazlar kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin.…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    (95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar.…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine bir ayet (mucize) gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair güçlü bir şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. dipnot 1 De ki: "Ayetler (mucizeler) yalnızca Allah'ın katındadır. (Mucizeler) geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?" dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetten de görüldüğü gibi müşrikler, kendilerine bir uyarıcı (peygamber) veya bir ayet, sıra dışı bir delil gelmesi halinde ona muhakkak inanacakları ve diğer milletlerden daha çok hidayette olacaklarını iddia etmekte ve bu iddialarını yeminlerinin konusu edinmektedirler. Bu ifade müşriklerin En‘âm 6:157'de dile getirdikleri sözleriyle benzeşmektedir. Onlar kendilerine herhangi bir peygamber gönderilmesi durumunda önceki milletlerden daha iyi bir şekilde doğru yolu tutacaklarını, daha içten bir samimiyetle kabul ve tasdik edeceklerini söylemişlerdi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe' 34:31.

Mustafa İslamoğlu

Şimdi kendilerine bir mucize gösterilmesi halinde bu vahye iman edeceklerine dair var güçleriyle yeminler ediyorlar. De ki: "Tüm mucizeler Allah katındadır!" Ve farkında değil misiniz ki, onlara bir mucize gelmiş olsaydı dahi yine de inanmazlardı.

Muhammed Esed

Şimdi en emin ve kararlı şekilde Allaha yemin ediyorlar ki eğer kendilerine bir mucize gösterilmiş olsaydı bu (ilahi kelam)a gerçekten inanmış olacaklardı. De ki: "Mucizeler yalnız Allahın elindedir!" Ve hepinizin bildiği gibi, onlara bir mucize gösterilmiş olsaydı bile ona inanmazlardı

Ahmed Hulusi

Eğer onlara bir mucize gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair, Allah adına olanca güçleriyle yemin ettiler. De ki: "Mucizeler yalnız indAllah'tadır". . . O (mucize) geldiği zaman da iman etmeyeceklerinin farkında değil misiniz?

Ali Bulaç

Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet gelse, kesin olarak ona inanacaklarına dair Allah'a yemin ettiler. De ki: "Ayetler, ancak Allah katındadır"; onlara (mucizeler) gelse de kuşkusuz inanmayacaklarının şuurunda değil misiniz?

Ali Özek ve heyeti

Müşrikler, kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine dâir bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. (Ey Muhammed! Onlara) de ki: "Mucizeler ancak Allah'ın yanındadır." Hem, mucize geldiğinde, onların yine de iman etmeyeceklerini siz nereden bileceksiniz?

Ali Rıza Safa

Onlara bir mucize gösterilmiş olsaydı, Ona gerçekten inanacaklarına ilişkin, tüm güçleriyle, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar. De ki: "Mucizeler, ancak Allah'ın katındandır!" Gelse de inanmayacaklarının ayırdında değil misiniz?

Bayraktar Bayraklı

Eğer kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair, olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah'ın yanındadır." Hem bilir misiniz, o gelmiş olsa da onlar inanmazlar.

Edip Yüksel

Kendilerine bir mucize gelse onu mutlaka onaylayacaklarına dair tüm güçleriyle ALLAH'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler ALLAH'ın yanındadır." Mucize geldiği zaman da onların onaylamayacağını bilmez misiniz?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine bir mucize gelse ona mutlaka inanacaklarına dair tüm güçleriyle ALLAH'a yemin ederler. De ki: 'Mucizeler ALLAH'ın yanındadır.' Mucize geldiği zaman da onların inanmıyacağını bilmez misiniz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de onlar en ağır yeminleriyle Allah'a yemin ediyorlar ki kendilerine bambaşka bir mucize gelseymiş, muhakkak ona inanacaklarmış. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır!" Onlara mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini siz nereden bileceksiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de olanca yeminleriyle Allah kasem ettiler ki: eğer kendilerine bambaşka bir ayet gelirse imiş her halde ona iyman edeceklermiş, de ki "Ayetler ancak Allahın nezdinde" siz ne bileceksiniz ki doğrusu: onlar o ayet geldiği vakit de iyman etmiyecekler

Erhan Aktaş

Eğer kendilerine bir ayet dipnot 1 gelirse, ona dipnot 2 inanacaklarına dair kesin bir yeminle dipnot 3 Allah'a yemin ettiler. De ki: "Ayetler dipnot 4 ancak Allah'ın yanındadır." O ayet gelmiş olsa da onların yine de iman etmeyeceklerinin bilincinde değil misiniz?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt, gösterge.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'ın mesajına.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bütün güçleri ile
  4. metne dön, dipnot 4
    Mucizeler, kanıtlar, göstergeler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer kendilerine bir ayet dipnot 1 gelirse, ona dipnot 2 inanacaklarına dair kesin bir yeminle dipnot 3 Allah'a yemin ettiler. De ki: "Âyetler dipnot 4 ancak Allah'ın yanındadır." O mucize gelmiş olsa da onların yine de inanmayacaklarının bilincinde değil misiniz?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt, gösterge.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'ın mesajına.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bütün güçleri ile
  4. metne dön, dipnot 4
    Mucizeler, kanıtlar, göstergeler.

Gültekin Onan

Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet gelse, kesin olarak ona inanacaklarına dair Tanrı'ya yemin ettiler. De ki: "Ayetler ancak Tanrı katındadır"; onlara gelse de kuşkusuz inanmayacaklarının şuurunda değil misiniz?

Hasan Basri Çantay

Allaha yeminlerinin bütün hızıyla andetdiler ki eğer kendilerine (istedikleri gibi) bir ayet (bir mu'cize) gelirse her halde ona inanacaklar. De ki: "Ayetler ancak Allahın nezdindedir". O (ayet) geldiği zaman da onların yine iman etmeyeceklerinin siz farkında değil misiniz?

İbni Kesir

Onlar, bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler ki; eğer kendilerine bir ayet gelirse mutlaka ona inanacaklar. De ki: Ayetler; ancak Allah'ın nezdindedir. O, geldiği zaman da onların yine inanmayacaklarının farkında değil misiniz?

Mehmet Alagaş

(109-117) Var güçleriyle Allaha yemin ettiler ki bir mucize gelirse eğer iman edeceklermiş. De ki Mucizeleri n tümü Allah ’ın yanındadır, bilincinde / şuurunda değilsiniz. Kesinlikle O, size geldiğinde de iman etmezsiniz, (Sen kendin diyorsun ki Musa’nın asası vardı , İsa’nın ölüleri dirilttiğini sen söylüyorsun, peki senin ne mucizen var ? mesela Sâfâ ve Merve’yi altınlaştır, önceki bir Resulü dirilt soralım ona, sen, onlara göre de Resul müsün? O, Resulden anlar) İlk defasında ona inanmadıkları gibi onların kalplerini ve görmelerini değişime uğratırız, onları taşkınlıklarında terk ederiz bocalar dururlar. Şayet onlara melekleri indirsek te ölüler onlarla konuşsalar bile ve her şeyi kabileler halinde bir arada onlara toparlasak da Allah ’ın dilemesi hariç inanacak değiller ve fakat onların çoğu bi lgisizdir / cahildir. Böylece her peygambere ins ve cin şeytanları düşman ettik, bazısı bazısına aldatıcı yaldızlı sözlerle telkinde bulunur , Rabbin eğer isteseydi onu da yapamazlardı, onları ve iftira ettikleri şeyleri bırak, ahirete inanmayanların kalpleri ona kaysın, ondan razı olsunlar ve ne yapacaklarsa da yapsınlar , Allah’tan başka ilah mı arayacağım / araştıracağım , geniş geniş ayrıntılanmış / detaylandırılmış kitabı size indiren O ’dur, kendilerine kitap verilenler biliyorlar ki kesinlikle Rabbinden indirilen bir gerçektir, Asla tereddüt edenlerden olma! Rabbinin kelimeleri doğrulukça ve denklik / adalet bakımından tamamlandı. Onun kelimelerinin yerine bir başkası getirilemez / mübadele edilemez , O işiten ve bilendir. Arzda insanların çoğuna uyarsan seni Allah ’ın yolundan saptırırlar, s adece zanlarına uyuyorlar, onlar kesinlikle tahmin ediyorlar, Muhakkak ki Rabbin yolundan kimlerin saptığını en iyi bilendir. O yola girmiş olanları da en iyi bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Müşrikler), kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah’ın adına yemin ederler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”

Süleyman Ateş

Eğer kendilerine bir mu'cize gelirse ona mutlaka inanacaklarına olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mu'cizeler ancak Allah'ın yanındadır." Hem bilir misiniz o (mu'cize) gelmiş olsa da onlar yine inanmazlar?

Süleymaniye Vakfı

"Bize bir mucize gelsin, ona mutlaka inanacağız dipnot 1 " diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki "Mucizeler Allah katındadır." Siz nereden bileceksiniz; onlara istedikleri mucize gelse bile inanmazlar!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat, bkz En'am 6/97. ayetin dipnotu

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hele kendilerine bir mucize gelsin ona mutlaka inanacaklar, diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki "Mucizeler Allah katındadır." Farkında mısınız? İstedikleri mucize gelse yine de inanıp güvenmeyeceklerdir.

Şaban Britch

(Müşrikler), kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine dair bütün güçleriyle Allah’ın adına yemin etmişlerdi. De ki: Mucizeler ancak Allah’ın katındandır. Mucize geldiği zaman da onların inanmayacağını bilmez misiniz?

Şaban Piriş

Müşrikler, kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi. De ki: -Mucizeler ancak Allah'ın yanındadır. Hem mucize gelse bile ona inanmazlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Tüm yeminleriyle Allah'a yemin ettiler ki, eğer kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklar. Söyle onlara: "Mucizeler ancak Allah'ın katındadır." Mucize geldiğinde de iman etmeyeceklerini anlamıyor musunuz?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The infidels make a solemn declaration with an appeal to Allah that if a significant sign be revealed to them to evince both Muhammad’s Prophethood and integrity; they would most certainly accept it. Say to them: "Revelations and signs evincing my Prophethood and the truth of my mission rest in the hands of Allah alone. Nonetheless, how do you know, you Muslims, whether the infidels will or will not favourably respond to the miraculous sign!

Abdul Haleem

They swear by God with their most solemn oaths that if a miraculous sign came to them they would believe in it. Say [Prophet], ‘Signs are in the power of God alone.’ What will make you [believers] realize that even if a sign came to them they still would not believe?

Abdullah Yusuf Ali

They swear their strongest oaths by Allah, that if a (special) sign came to them, by it they would believe. Say: "Certainly (all) signs are in the power of Allah: but what will make you (Muslims) realise that (even) if (special) signs came, they will not believe."?

Abul A'la Maududi

They swear by Allah with their most solemn oaths that if a sign dipnot 1 comes to them, they will certainly believe in it. Say: 'Signs are in Allah's power alone. dipnot 2 What will make you realize that even if those signs were to come, they would still not believe? dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    'Sign' in this context signifies a tangible miracle which is so impressive that it leaves people with no alternative but to believe in the veracity of the Prophet (peace be on him) and the truth of his claim to have been appointed by God.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Prophet (peace be on him) denies his ability to perform miracles. That power lies with God alone. If God wants a miracle to take place, He has the power; if He does not want miracles to take place, none will. And so indeed does every Prophet of God - Ed.
  3. metne dön, dipnot 3
    These words are addressed to the Muslims. Driven by the restless yearning to see people embrace Islam - a yearning which they sometimes expressed in words - they wished some miracle to happen which might lead their erring brethren to the true faith. In response to this wish and longing they are told that their embracing the true faith does not depend upon their observing any miraculous sign.

Aisha Bewley

They have sworn by Allah with their most earnest oaths that if a Sign comes to them they will have iman in it. Say: ‘The Signs are in Allah’s control alone.’ What will make you realise that even if a Sign did come, they would still not have iman?

Al-Hilali & Khan

And they swear their strongest oaths by Allâh, that if there came to them a sign, they would surely believe therein. Say: "Signs are but with Allâh and what will make you (Muslims) perceive that (even) if it (the sign) came, they will not believe?"

Ali Quli Qarai

They swear by Allah with solemn oaths that were a sign to come to them they would surely believe in it. Say, ‘The signs are only with Allah,’ and what will bring home to you that they will not believe even if they came?

Amatul Rahman Omar

And they swear by Allâh their most solemn oaths that if there comes to them a (particular) sign they would invariably believe in it. Say, `'(Not to speak of a single sign) there are indeed many signs with Allâh, but what is there to assure you that when that (sign) comes, even then, they will not believe.'

Arthur John Arberry

They have sworn by God the most earnest oaths if a sign comes to them they will believe in it. Say: 'Signs are only with God.' What will make you realize that, when it comes, they will not believe?

Bijan Moeinian

They solemnly swear by the Lord that they will believe, if they are exposed to a miracle. Say: "Miracle takes place at the discretion of God [and that I cannot make any miracle.]" For all you know, even if an undeniable miracle takes place, they will continue their disbelief.

E. Henry Palmer

They swore by God with their most strenuous oath, that if there come to them a sign they will indeed believe therein. Say, 'Signs are only in God's hands;- but what will make you understand that even when one has come, they will not believe?'

Edip-Layth

They swore by God using their strongest oaths; that if a sign came to them they would acknowledge it. Say, "The signs are from God; and how do you know that once it comes, that they would not reject?"

George Sale

And they swear by Allah their strongest oaths that if there came to them a Sign, they would surely believe therein. Say, 'Surely, Signs are with Allah. And what should make you know that when the signs come, they will not believe.

Hamid S. Aziz

They swore by Allah with their strongest oaths, that if there come to them a Sign they will indeed believe therein. Say, 'Signs are only in Allah's hands - but understand that even when one has come, they will not believe (or understanding is in Allah's hand)."

Mahmoud Ghali

And they have sworn by Allah the most earnest oaths, that, indeed, in case a sign comes to them, indeed they will definitely believe in it. Say, "Surely the signs are only within the Providence of Allah; and what will make you (i.e., the believers) aware that, when it comes, they will not believe?"

Marmaduke Pickthall

And they swear a solemn oath by Allah that if there come unto them a portent they will believe therein. Say; Portents are with Allah and (so is) that which telleth you that if such came unto them they would not believe.

Mohamed Ahmed - Samira

They solemnly swear by God: "If a sign comes to us we shall certainly believe in it. " Tell them: "The signs are with God." Yet for all you know they will not believe if the signs came to them.

Muhammad Asad

Now they swear by God with their most solemn oaths that if a miracle were shown to them, they would indeed believe in this [divine writ]. Say: "Miracles are in the power of God alone." And for all you know, even if one should be shown to them, they would not believe

Mustafa Khattab

They swear by Allah their most solemn oaths that if a sign were to come to them, they would certainly believe in it. Say, ˹O Prophet,˺ "Signs are only with Allah." What will make you ˹believers˺ realize that even if a sign were to come to them, they still would not believe?

Progressive Muslims

And they swore by God using their strongest oaths; that if a sign came to them they would believe in it. Say: "The signs are from God; and how do you know that once it comes, that they would not disbelieve"

Rashad Khalifa

They swore by GOD, solemnly, that if a miracle came to them, they would surely believe. Say, "Miracles come only from GOD." For all you know, if a miracle did come to them, they would continue to disbelieve.

Sahih International

And they swear by Allah their strongest oaths that if a sign came to them, they would surely believe in it. Say, "The signs are only with Allah." And what will make you perceive that even if a sign came, they would not believe.

Sam Gerrans

And they swore by God their strongest oaths that if a proof came to them they would believe in it. Say thou: “The proofs are only with God.” And what will make you perceive that, if one comes, they will not believe?

Shabbir Ahmed

They swear by Allah that if a miracle comes to them, they would surely believe in it (the Book). Say, "All miracles are with Allah (if you reflect on the Universe). What can make you understand that even if a physical miracle came to them, they will find other excuses and still not believe?

Syed Vickar Ahamed

They make their strongest oaths by Allah, that if a (special) Sign came to them, (then) by it, they would believe. Say: "(All) Signs are certainly, in the Power of Allah: But what will make you (believers) realize that (even) if (special) Signs came, they will not believe?"

Taqi Usmani

They have sworn forceful oaths by Allah that if a sign comes to them, they will surely believe in it. Say, "Signs are in Allah’s power alone." What will make you realize that even when they (the signs) come, they will not believe?

The Monotheist Group

And they swore by God using their strongest oaths; that if a sign came to them they would believe in it. Say: "The signs are from God; and how do you know that once it comes, that they will not disbelieve?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 109. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 109. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 109. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩