Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 142. ayet

Âl-i İmrân suresi, 142. ayet. أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ مِنكُمْ وَيَعْلَمَ ٱلصَّٰبِرِينَ

em ḥasibtüm en tedḫulü-lcennete velemmâ ya`lemi-llâhü-lleẕîne câhedû minküm veya`leme-ṣṣâbirîn.

Diyanet İşleri

Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 139–145 · surenin 142. ayeti / 200

Konu Gevşemeyin; "Muhammed ancak bir peygamberdir" Âl-i İmrân 139–148 3

  1. Âl-i İmrân 139

    Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.

  2. Âl-i İmrân 140

    Eğer siz (Uhud'da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir'de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez.

  3. Âl-i İmrân 141

    Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.

  4. 142

    Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

  5. Âl-i İmrân 143

    Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

  6. Âl-i İmrân 144

    Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır.

  7. Âl-i İmrân 145

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

142. “Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete girebileceğinizi mi sandınız?” Bu buyruktaki soru, inkâr amaçlıdır. Yani Allah yolunda ve O’nun rızası uğrunda zorlukla karşılaşmaksızın, hoşlanılmayan şeylere tahammül etmeksizin cennete gireceğinizi zannetmeyin, böyle bir şeyi hatırınıza bile getirmeyin, demektir. Çünkü cennet dileklerin en yücesi ve yarışanların uğrunda yarıştıkları şeylerin en üstünüdür. Dilek ne kadar büyük olursa ona ulaştıran yol da o kadar zor olur. Ona götüren amel de o kadar büyük olur. Rahata, rahatı terk etmeksizin ulaşılamaz. Nimetler de nimetler terk edilmeksizin elde edilemez.

Fakat Allah yolunda kula, dünya hayatında iken isabet eden hoş olmayan şeylere karşı nefis alıştırılması, bu hususta eğitilmesi ve varacağı yerin bilinmesi halinde -basiret erbabı nezdinde- bu sıkıntılar sonuçta kendilerini sevince ulaştıracak hediyelere dönüşür ve artık onlar o zorluklara aldırmazlar. Bu da Allah’ın bir lütfudur ve O lütfunu dilediği kimselere verir.

Daha sonra Yüce Allah önceleri temenni edip de gerçekleşmesini arzu ettikleri bir husus üzerinde gereği gibi sabretmediklerinden ötürü onları azarlayarak şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Gerçekten Allah yolunda cihat edenlerin ve başlarına gelen belalara sabredenlerin ortaya çıkması için sınanmadan ve sabır göstermeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz?

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْ em yoksa
  2. حَسِبْتُمْ hasibtum siz sandınız kök: حسب
  3. أَن en
  4. تَدْخُلُوا۟ tedhulu gireceğinizi kök: دخل
  5. ٱلْجَنَّةَ l-cennete cennete kök: جنن
  6. وَلَمَّا velemma
  7. يَعْلَمِ yea'lemi bilmeden kök: علم
  8. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  9. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  10. جَـٰهَدُوا۟ cahedu cihad edenleri kök: جهد
  11. مِنكُمْ minkum içinizden
  12. وَيَعْلَمَ ve yea'leme (sınayıp) bilmeden kök: علم
  13. ٱلصَّـٰبِرِينَ s-sabirine sabredenleri kök: صبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: صبر (103 geçiş)

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Yoksa; Allah içinizden, Allah'tan, Resulünden ve mü'minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksizin cihad edenleri ayırt etmeden bırakılacağınızı…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksa siz Allah içinizden cihad edenleri (fedakârlık edenleri) ve sabredenleri bil(dir)ip (ortaya çıkarmadan) cennete gireceğinizi mi sandınız! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yüce Allah'ın bilmesi" ifadesiyle ilgili izahımız için bkz. Al-i İmrân 3:140, dipnot 2.

Mustafa İslamoğlu

Ya yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve (yolunda) direnenleri seçip ayırmadan cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Muhammed Esed

Allah, (kendi yolunda) üstün çaba gösterdiğinizi ve zorluklara karşı sabırlı olduğunuzu görmedikçe cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Ahmed Hulusi

Yoksa siz zannetiniz mi ki Allah, içinizden o mücahede edenleri (aziym ve kararlılıkla hakikati yaşamak için mücadele edenleri) belli etmeden, bu yolda sabırla devam edenleri ortaya çıkarmadan, cenneti yaşayacaksınız!

Ali Bulaç

Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri belirtip ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

Ali Özek ve heyeti

Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?

Ali Rıza Safa

Yoksa Allah, aranızdan çaba gösterenleri belirlemeden ve dirençli olanları belirlemeden, cennete girebileceğinizi mi sandınız?

Bayraktar Bayraklı

Yoksa Allah, içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan, cennete gireceğinizi mi sandınız?

Edip Yüksel

ALLAH aranızdaki çalışanları ortaya çıkarmadan, sabredenleri ayırmadan bahçeye gireceğinizi mi sandınız?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH aranızdaki çalışanları ortaya çıkarmadan, sabredenleri ayırmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa siz, Allah içinizden savaşanları ve sabredenleri hiç belirlemeden cennete gireceğinizi mi sandınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa siz zannettinizmi ki Allah içinizden o mücahede edenleri hiç belli etmeden, sabredenleri belli etmeden Cennete giriverceksiniz?

Erhan Aktaş

Yoksa siz; Allah, içinizdeki cihad dipnot 1 edenleri ve sabredenleri dipnot 2 ortaya çıkarmadan Cennet'e gireceğinizi mi sanıyorsunuz?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolunda mücadele eden, çabalayan, canla başla çalışan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sabremek; dayanmak, direnmek, yılgınlık ve usanç göstermemek, kararlı ve azimli olmak, sıkıntılara göğüs germek demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa siz; Allah, içinizdeki cihad dipnot 1 edenleri ve sabredenleri dipnot 2 ortaya çıkarmadan Cennet'e gireceğinizi mi sanıyorsunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah yolunda mücadele eden, çabalayan, canla başla çalışan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dayanma, direnme, yılgınlık ve usanç göstermeme, kararlı ve azimli olma, sıkıntılara göğüs germe anlamına gelmektedir.

Gültekin Onan

Yoksa siz, Tanrı, içinizden cihad edenleri belirtip ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

Hasan Basri Çantay

Yoksa siz - Allah içinizden savaşanlar (la savaşmayanlar) ı belli etmeden - sebat edenler (le etmeyenler) i belli etmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız?

İbni Kesir

Yoksa; Allah, içinizden cihad edenleri ve sabredenleri belirtmeden cennet'e girivereceğinizi mi sandınız?

Mehmet Alagaş

(137-143) Nice sünnetler / iş yapış şekilleri, sizden önce geldi geçti, gezin yeryüzünde ve yalancıların sonu nasıl olmuş bakın. Bu insanlar için bir açıklamadır, sakınanlara kılavuzdur, öğüttür / vaazdır. Gevşemeyin ve üzülmeyin, eğer iman esiyorsanız siz üstünsünüz. Eğer size bir yara isabet ederse, onun benzeri bir yara da o kavme de temas etmiştir , işte bu günleri iman edenleri bilmek onlar arasından şehitler edinmek için insanlar arasında sırayla dolaştırırız, Allah zalimler sevmez. Bu iman edenleri arındırmak, kafirleri azar azar tüketmek içindir. Siz Allah’ın sizden cihat edenleri bilmeden ve sabredenleri bilmeden cennete gireceğinizi mi hesap ettiniz? Kesin olan şu ki önceleri siz ölümü temenni ederdiniz işte onunla buluştunuz, fakat şimdi de onu gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz. (Ölümü temenni etmek o kadar kolay değilmiş demek ki)

Rowwad Tercüme Merkezi

Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız?

Süleyman Ateş

Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) bilmeden, sabredenleri (sınayıp) bilmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

Süleymaniye Vakfı

Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri /elinden geleni yapanları dipnot 1 bilmeden, sabredenleri de bilmeden cennete gireceğinizi mi hesap etmiştiniz! dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın en önemli parçasıdır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa Allah, içinizden mücadele (cihad) dipnot 1 edenleri bilmeden ve sabredenleri de bilmeden cennete gireceğinizi mi hesap etmiştiniz dipnot 2 ?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cihad, olanca gücüyle mücadele demektir. Bu mücadele düşmana karşı, hayatın sıkıntılarına karşı veya şeytanın tuzaklarına karşı olabilir. Cihadı, Allah'ın emir ve yasaklarını ilk sıraya alarak yürütenler kazanırlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    "İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?" (Ankebut 29/2)

Şaban Britch

Yoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri ortaya çıkarıp, bildirmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz?

Şaban Piriş

-Yoksa Allah, içinizden cihat edenleri belirlemeden ve sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa siz, Allah içinizden uğraşıp didinenleri seçmeden, sabredenleri seçmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Did you think that you would be heartily welcomed in the realm of surpassing beauty and supreme bliss before Allah has seen that you have distinguished yourselves on every front or line of battle and that you have been distinguished into the valiant and those who are unwearied in the face of difficulties?

Abdul Haleem

Did you think you would enter the Garden without God first proving which of you would struggle for His cause and remain steadfast?

Abdullah Yusuf Ali

Did ye think that ye would enter Heaven without Allah testing those of you who fought hard (In His Cause) and remained steadfast?

Abul A'la Maududi

Did you think that you would enter Paradise even though Allah has not yet seen who among you strove hard in His way and remained steadfast?

Aisha Bewley

Or did you imagine that you were going to enter the Garden without Allah knowing those among you who had struggled and knowing the steadfast?

Al-Hilali & Khan

Do you think that you will enter Paradise before Allâh tests those of you who fought (in His Cause) and (also) tests those who are As-Sâbirûn (the patient)?

Ali Quli Qarai

Do you suppose that you would enter paradise, while Allah has not yet ascertained those of you who have waged jihād and not ascertained the steadfast?

Amatul Rahman Omar

Do you suppose that you would enter Paradise while Allâh has not yet distinguished those of you who strive hard (in the cause of Allâh) and has not yet distinguished the patiently persevering.

Arthur John Arberry

Or did you suppose you should enter Paradise without God know who of you have struggled and who are patient?

Bijan Moeinian

Do you really think that you will go to the Paradise without [passing successfully through the hardship and] proving to the Lord that you are firm (patient in dealing with difficulties) and devoted to the cause of God?

E. Henry Palmer

Do ye think that ye can enter Paradise and God not know those of you who have fought well, or know the patient?

Edip-Layth

Or did you calculate that you would enter paradise without God knowing those who would strive amongst you and knowing those who are patient?

George Sale

Did ye imagine that ye should enter paradise, when as yet God knew not those among you who fought strenuously in his cause; nor knew those who persevered with patience?

Hamid S. Aziz

Did you think that you can enter Paradise without Allah testing those of you who fight (or strive) hard, and remain steadfast?

Mahmoud Ghali

Or (even) did you reckon that you would enter the Garden and Allah does not as yet know (i. e., has not yet proved, tested) who of you have striven, and that He may know the patient?

Marmaduke Pickthall

Or deemed ye that ye would enter paradise while yet Allah knoweth not those of you who really strive, nor knoweth those (of you) who are steadfast?

Mohamed Ahmed - Samira

Do you think you will go to Paradise while God does not know who among you strive and persist?

Muhammad Asad

Do you think that you could enter paradise unless God takes cognizance of your having striven hard [in His cause], and takes cognizance of your having been patient in adversity?

Mustafa Khattab

Do you think you will enter Paradise without Allah proving which of you ˹truly˺ struggled ˹for His cause˺ and patiently endured?

Progressive Muslims

Or did you think that you would enter Paradise without God knowing those who would strive amongst you and knowing those who are patient

Rashad Khalifa

Do you expect to enter Paradise without GOD distinguishing those among you who strive, and without distinguishing those who are steadfast?

Sahih International

Or do you think that you will enter Paradise while Allah has not yet made evident those of you who fight in His cause and made evident those who are steadfast?

Sam Gerrans

Or did you think that you will enter the Garden before God knows those who strive among you or knows the patient?

Shabbir Ahmed

Do you expect to enter Paradise without Allah distinguishing those among you who strive, and without distinguishing those who are steadfast?

Syed Vickar Ahamed

Did you think that you would enter Heaven without Allah’s testing those of you who fought hard and remained committed (to His cause)?

Taqi Usmani

Do you think that you shall enter Paradise even before Allah knows those of you who carry out Jihād and those who are steadfast.

The Monotheist Group

Or did you think that you would enter the Paradise without God distinguishing those who would strive among you and distinguishing those who are patient?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 142. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 142. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 142. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩