Diyanet İşleri
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
En'âm suresi
En'âm suresi, 95. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ فَالِقُ ٱلْحَبِّ وَٱلنَّوَىٰ يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَمُخْرِجُ ٱلْمَيِّتِ مِنَ ٱلْحَىِّ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ
inne-llâhe fâliḳu-lḥabbi vennevâ. yuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti vemuḫricü-lmeyyiti mine-lḥayy. ẕâlikümü-llâhü feennâ tü'fekûn.
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Taneyi yaran; gece ve gündüz; cinleri ortak koşmak En'âm 95–103 3
İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.
Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, "Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O'nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız" diyecekleri zaman hallerini bir görsen!
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.
Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
95. Yüce Allah kemali, egemenliğinin büyüklüğü, iktidarının gücü, rahmetinin genişliği, kereminin kapsamı, yarattıklarına inâyet ve lütfunun büyüklüğünden haber vererek: “Şüphesiz Allah taneyi ve çekirdeği çatlatıp yarandır” buyurmaktadır. Bu, insanların doğrudan ektikleri tohum ve çekirdekleri de Allah’ın çöllerde ve ıssız yerlerde saçtığı taneler gibi kendiliğinden oluşan tohum ve çekirdekleri de kapsar.
Yüce Allah türleri, şekilleri ve faydaları farklı olan her türlü ekin ve bitkilerin tohumlarını çatlatıp yarar. Aynı şekilde hurma, meyve ve buna benzer ağaçların çekirdeklerini de çatlatıp yarar. Böylelikle insanlar bunlardan yararlanır, hayvanlar ve davarlar da Allah’ın çatlatıp yardığı tane ve çekirdeklerden bitenlerle otlarlar. Hepsi de bunlarla gıdalanır ve Allah’ın bunlarda yerleştirmiş olduğu bütün fayda türleri ile faydalanırlar.
Yüce Allah akılları hayrete düşürecek, dehalara dahi küçük dillerini yutturacak iyilik ve ihsanlarını göstermekte, harikulade sanatından ve mükemmel hikmetinden onlara kendisini tanımalarını, tevhid etmelerini/birlemelerini, O’nun hak ilah olduğunu ve O’nun dışındaki varlıklara ibadetin de batıl olduğunu bilmelerini sağlayacak şeyleri göstermektedir:
“O, ölüden diriyi çıkartır” Meniden canlı bir varlık, yumurtadan bir yavru, tohum ve çekirdekten ekin ve ağaç çıkartması gibi.
“Diriden ölüyü çıkaran da O’dur.” Ölü, gelişip büyümesi söz konusu olmaya ya da ruhu bulunmayan şeylere denir. Bu manada O, ağaç ve ekinden çekirdeği ve tohumu, kuştan yumurtayı vb. çıkartmaktadır.
“İşte” bunları yapan, bütün bu varlıkları tek başına yaratan ve idare eden “Allah budur.” Yani bütün mahlukatın kendisine ibadet etmekle ve uluhiyetini kabul etmekle yükümlü oldukları Allah budur. Nimetleri ile bütün varlıkları terbiye edip besleyen, lütfu ile onları gıdalandıran Rableri O’dur.
“Nasıl oluyor da saptırılıyorsunuz?” Bu sıfatlara sahip olan yüce Zat’a ibadetten yüz çeviriyor ve döndürülüyorsunuz? Kendisine dahi fayda ve zarar veremeyen, ölüm, hayat ve öldükten sonra diriliş kudretine sahip olmayan varlıklara ibadete yöneliyorsunuz?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz Allah, tek başına taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren ve ondan ekini çıkarandır. Çekirdeği çatlatıp hurma, üzüm ve benzeri ağaçları çıkarandır. Diriyi ölüden çıkaran; insanı vesair hayvanları meniden, spermden yaratandır. Ölüyü de diriden çıkaran, spermi insandan ve yumurtayı tavuktan çıkarandır. Bunların hepsini yapan sizi yaratan Allah'tır. -Ey Müşrikler!- Örneksiz yaratmasını ve harika yoktan var edişini görmenize rağmen nasıl olur da haktan yüz çeviriyorsunuz?
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Ölüm
Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
Aynı kök: فلق (4 geçiş)
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…
Aynı kök: فلق (4 geçiş)
Bunun üzerine Musa'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
Aynı kök: فلق (4 geçiş)
(1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman…
Aynı kök: اني (36 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اني (36 geçiş)
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اني (36 geçiş)
Yahudiler, "Üzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar ise, "İsa Mesih, Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği…
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اني (36 geçiş)
De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?" De ki: "Allah, başlangıçta…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Allah; tohumu ve çekirdeği yarandır (çatlatandır). dipnot 1 (Böylece) ölüden diriyi; diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!
Kuşkusuz Allah'tır tohumu ve çekirdeği yaran, bir süreçte ölüden diriyi var eden ve diriden ölüyü çıkaran. İşte budur Allah! Peki, nasıl oluyor da böylesine savruluyorsunuz!
Kuşkusuz Allah, tohumu ve meyve çekirdeğini çatlatarak ölüden diriyi meydana getirendir ve diriden de ölüyü çıkaran. İşte budur Allah: ve akıllarınız hala nasıl da tersyüz oluyor!"
Muhakkak ki Allah tohumu ve çekirdekleri çatlatıp yarandır (Esma tohumundan varlık suretlerini yaratan)! Ölüden (hakikat ilmi yoksunu) diriyi (Hayy ismi özelliğiyle ölümsüzlüğünü fark edeni) çıkarır. . . Diriden (hakikat bilgisiyle yaşarken - mülhime kavrayışı içindeyken) de ölüyü (kozasını terk edemeyip nefsi emmareye - bedenselliğe düşeni) çıkarır! İşte Allah budur! Nasıl (halden hale) çevriliyorsunuz?
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
Oysa, Allah, tanenin ve çekirdeğin yaratıcısıdır. Ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur; o halde nasıl olup da (haktan ve O'nun ibadetinden) yüz çeviriyorsunuz?
Kuşkusuz, Allah, çekirdeği ve taneyi, Yarıp Çıkarandır. Ölüden, diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarır. Allah, işte böyledir. Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?
Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği çatlatandır; ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. O halde haktan nasıl döndürülüyorsunuz?
ALLAH taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur ALLAH. Nasıl yüz çevirebilirsiniz!
ALLAH taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur ALLAH. Nasıl yüz çevirebilirsiniz!
Tane ve çekirdekleri Allah pörtletir. Ölüden diri, diriden ölü çıkarır. İşte size söylüyorum Allah O'dur. Şimdi söyleyin nereden çevriliyorsunuz?
Allah o daneleri, çekirdekleri pörtleten, ölüden diri çıkarır, ve diriden ölü çıkaran, işte size söyliyorum Allah o, şimdi söyleyin nereden çevriliyorsunuz?
Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! O halde nasıl çevriliyorsunuz?
Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! O halde nasıl çevriliyorsunuz?
Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah. O halde nasıl çevriliyorsunuz?
Taneyi ve çekirdeği yaran kuşkusuz Tanrı'dır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Tanrı budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
Şübhesizki Allah (ot bitirmek için) taneleri, (ağaç çıkarmak için) çekirdekleri yaratandır. Ölüden diriyi O çıkarır, diriden ölüyü çıkaran da Odur. İşte Allah bu. O halde (bunca bürhanlara rağmen) nasıl olub da (imandan) çevriliyorsunuz?
Muhakkak ki Allah; taneyi ve çekirdeği yarandır. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl olup da yüz çeviriyorsunuz?
(91-99) Allah’ın güç yetirmesine / kadrine tam olarak güç yetiremediler (tam olarak anlayamadılar) o zaman da Allah bir beşere bir şey indirmemiştir dediler. De ki Onu, yani Musa ’nın ışık olarak / nur olarak ve insanlar için k ılavuz olarak getirmiş olduğu kitabı, indiren kimdir? Onu yazıyorsunuz ve de onu açı ğa çıkarıyorsunuz , çoğunu da gizliyorsunuz , sizin ve babalarınızın bilmedikleri size öğretilmişti , Allah de ve onları bırak daldıkları yerde oynasınlar. Bu, mübarek, elinizde olanı doğrulayan, kitabı memleketlerin anası şehri ve etrafındakileri uyarman için sana indiriyoruz, ahirete iman eden kimseler ona inanırlar ve onlar namazlarını da korurlar. Allah' a yalan ı iftira edenden yahut kendisine bir şey vahy olmadığı halde bana da vahyoluyor ve ben de Allah indirdiğinin benzerini indireceğim diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Zalimleri de ölümün sıkıntılı halindeyken ve melekler ellerini uzattıkları nda hallerini bir görsen, çıkarın nefislerinizi, bugün siz Allaha gerçek dışı şeyler söylediğiniz için aşa ğılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız. Ayetlerimize karşı büyükleniyordunuz. Kesin olan şu ki i lk kere / ilk defa yarattığımız gibi fert olarak bize geldiniz ve size kullanım salahiyeti verdiklerimizi ardınızda bırakıp terk ettiniz , içinizde şirk koştuğunuzu iddia ettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda göremiyoruz , a rtık aranız paramparça ve iddia ettikleriniz de sizden sapmış vaziyette. Allah tohumu / hububatı ve çekirdeği / nevayı patlatandır / infilak ettirendir. (Çekirdeği kırılmadan yenilen hububat, çekirdeği kırılarak yenilebilen neva) ölüden diri çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarandır , Allah böyledir, nasıl kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz, Sabahı pörtletip çıkarandır (falik) geceyi sakin kılan odur, güneşi ve ayı hesap aracı yapandır, bu, kıymetli ve bilge olanın ayarlamasıdır / takdiridir. Sizin için yıldız ları, onlarla karada ve denizde karanlıkta yol bulasınız diye yapandır, gerçekten bilen bir kavim için ayetleri ayrıntılandırdık. O sizi tek bir kişiden inşa edendir, yerleştiği (kadında) bir yer vardır ve bekletildiği (erkekte) bir yer vardır, gerçekten anlayan / fıkıh eden bir kavme ayetlerimizi anlatıyoruz. O gökten su indirendir (tekil), ondan her şeyin bitkisini çıkardık (çoğul) ondan yeşillikte / çimende çıkardık, ondan birbiri üzere binmiş / terkip olmuş tohumda çıkarıyoruz , birbirine yakın salkımlarda tomurcuklanmış hurmalar, birbirine benzeyen yahut birbirine benzemeyen üzüm, zeytin ve nar / rumman bahçeleri , olgunlaştığında ve son halinde onun ürününe bak muhakkak ki bunlar iman eden kavim için ayetlerdir.
Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran Allah’tır. İşte Allah budur! O halde (haktan) nasıl dönersiniz?
Daneyi ve çekirdeği yaran, şüphesiz Allah'tır. (O), ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. O halde nasıl (yalnız O'na tapmaktan) çevriliyorsunuz?
Daneleri ve çekirdekleri yaran dipnot 1 Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur! Nasıl da yalana sürükleniyorsunuz?
Taneleri ve çekirdekleri pörtleten (yaran) dipnot 1 Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Buna rağmen nereden yanlışa sürükleniyorsunuz?
Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran Allah’tır. İşte Allah budur! O halde (haktan) nasıl dönersiniz?
Taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendiren, ölüden diriyi çıkaran diriden de ölüyü çıkaran Allah'tır. İşte Allah budur! O halde nasıl aldatılıyorsunuz?
Hiç kuşkusuz, Allah'tır Falık olan/daneyi yaran, çekirdeği patlatan. Ölüden diri çıkarır O; diriden ölüyü çıkaran da O'dur! İşte budur Allah! Peki nasıl ters bir yöne çevriliyorsunuz?
Allah is indeed the controlling power that influences the seeds and the date-stones to split to take root and to sprout to produce plants and trees; He causes the living to egress from the dead and the dead to fall from the living*; yet how strongly deluded you people are, that you believe a lie.
It is God who splits open the seed and the fruit stone: He brings out the living from the dead and the dead from the living- that is God- so how can you turn away from the truth?
It is Allah Who causeth the seed-grain and the date-stone to split and sprout. He causeth the living to issue from the dead, and He is the one to cause the dead to issue from the living. That is Allah: then how are ye deluded away from the truth?
Truly it is Allah Who causes the grain dipnot 1 and the fruit-kernel to sprout. He brings forth the living from the dead and brings forth the dead from the living. dipnot 2 Such is Allah. So whither are you tending in error?
Allah is He Who splits the seed and kernel. He brings forth the living from the dead, and produces the dead out of the living. That is Allah, so how are you perverted?
Verily! It is Allâh Who causes the seed-grain and the fruit-stone (like date-stone) to split and sprout. He brings forth the living from the dead, and it is He Who brings forth the dead from the living. Such is Allâh, then how are you deluded away from the truth?
Indeed Allah is the splitter of the grain and the pit. He brings forth the living from the dead and He brings forth the dead from the living. That is Allah! Then where do you stray?
Verily, it is Allâh Who splits the (seed) grains and (fruit) stones. He bring forth the living out of the lifeless and He brings forth the lifeless out of the living. Such is Allâh, wherefore then are you turned back.
It is God who splits the grain and the date-stone, brings forth the living from the dead; He brings forth the dead too from the living. So that then is God; then how are you perverted?
God is the One Who splits the grain as well as the [hard] date seed, letting them grow up into vegetations. The Lord thus creates life out of the death and makes the life to taste the death. Such is the Lord; how dare you to leave His path.
Verily, God it is who cleaves out the grain and the date-stone; He brings forth the living from the dead, and it is He who brings the dead from the living. There is God! how then can ye be beguiled ?
God is the splitter of the seeds and the grains; He brings the living out from the dead and He is the bringer of the dead out from the living. Such is God; so why are you deluded?
Verily, it is Allah Who causes the grain and the date-stones to sprout. He brings forth the living from the dead, and He is the Bringer forth of the dead from the living. That is Allah; wherefore, then, are you turned back?
Verily, Allah it is who splits the grain and the date-stone (for sprouting); He brings forth the living from the dead, and it is He who brings the dead from the living. Such is Allah! How then can you be deluded?
Surely Allah is The Splitter of the grains and nuclei Also: date-pits, fruit stones and other kernels). He brings out the living from the dead, and He is The Bringer out of the dead from the living. That (Literally: those) is Allah; then, however are you diverged (into falsehood)?
Lo! Allah (it is) Who splitteth the grain of corn and the date-stone (for sprouting). He bringeth forth the living from the dead, and is the bringer-forth of the dead from the living. Such is Allah. How then are ye perverted?
Indeed it is God who splits up the seed and the kernel, and brings forth the living from the dead, the dead from the living. This is God: So whither do you stray?
VERILY, God is the One who cleaves the grain and the fruit-kernel asunder, bringing forth the living out of that which is dead, and He is the One who brings forth the dead out of that which is alive. This, then, is God: and yet, how perverted are your minds!
Indeed, Allah is the One Who causes seeds and fruit stones to sprout. He brings forth the living from the dead and the dead from the living. That is Allah! How can you then be deluded ˹from the truth˺?
God is the splitter of the seeds and the grains; He brings the living out from the dead and He brings the dead out from the living. Such is God; so why are you deluded
GOD is the One who causes the grains and the seeds to crack and germinate. He produces the living from the dead, and the dead from the living. Such is GOD; how could you deviate!
Indeed, Allah is the cleaver of grain and date seeds. He brings the living out of the dead and brings the dead out of the living. That is Allah ; so how are you deluded?
God splits the seed and the kernel; He brings forth the living from the dead and is the bringer-forth of the dead from the living. That is God, — how then are you deluded? —
Allah is the One Who causes the grains and the seeds to split and germinate. He produces the living from the dead, and the dead from the living. Such is Allah. Where are you headed in bewilderment? (Similar are the Laws that apply to individuals and nations. They must develop their inherent potentials in order to prosper.)
Surely, it is Allah Who causes seed-grain and date-stone to split and send out leaves (as it germinates into a plant). He causes the living to come from the dead, and He is the One to cause the dead to come from the living. That is Allah: Then how is it that you are far away from the truth?
Surely, Allah is the one who splits the grain and the date-stone (for sprouting). He brings forth the living from the dead, and He is the One who brings forth the dead from the living. That is Allah! To where, then, are you being turned away (by your desires)?
God is the splitter of the seeds and the grains; He brings the living out from the dead and He brings the dead out from the living. Such is God; so why are you deluded?