En'âm suresi

En'âm suresi, 108. ayet

En'âm suresi, 108. ayet. وَلَا تَسُبُّوا۟ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّوا۟ ٱللَّهَ عَدْوًۢا بِغَيْرِ عِلْمٍ كَذَٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِم مَّرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

velâ tesübbü-lleẕîne yed`ûne min dûni-llâhi feyesübbü-llâhe `advem bigayri `ilm. keẕâlike zeyyennâ likülli ümmetin `amelehüm ŝümme ilâ rabbihim merci`uhüm feyünebbiühüm bimâ kânû ya`melûn.

Diyanet İşleri

Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 105–111 · surenin 108. ayeti / 165
  1. En'âm 105

    Onlar, "Sen iyi ders almışsın" desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.

  2. En'âm 106

    Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir.

  3. En'âm 107

    Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.

  4. 108

    Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.

  5. En'âm 109

    Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?"

  6. En'âm 110

    Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.

  7. En'âm 111

    Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

[105. “İşte biz âyetleri böylece türlü türlü açıklarız ki bu sayede onlar: “Sen (bunları ehl-i kitaptan) öğrenmişsin” derler ve biz de onu bilen bir topluma beyan ederiz.” Bu Kur'ân’da müşriklere tevhid, nübüvvet ve ahiret konularında açık delilleri açıkladığımız gibi yine onlara bilmedikleri her konudaki delilleri de açıklarız. Onlarsa yalana sarılıp: Sen, bunları kitap ehlinden öğrendin, derler. Biz de ayetleri türlü türlü açıklamak suretiyle hakkı, onu bilen, kabul eden ve ona tabi olan bir topluma açıklarız ki bunlar, Allah Rasulü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ve ona indirilene iman edenlerdir.

106. “Rabbinden sana vahyolunana uy! Ondan başka hiçbir (hak) ilah yoktur. Müşriklerden de yüz çevir!” Ey Rasul, sana vahyettiğimiz emirlere ve yasaklara uy ki onların en önemlisi Allah'ın tevhid edilmesi ve O’na davettir. Müşriklerin inadına ve batıl iddialarına da aldırış etme!

107. “Eğer Allah dileseydi onlar şirk koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi kılmadık. Onların üzerinde bir vekil de değilsin” Eğer Yüce Allah bu müşriklerin şirk koşmamasını dileseydi şirk koşmazlardı. Ancak Allah, ilerde olacakları bildiği için onların kötü yönde tercih yapacaklarını ve sapkın hevalarına uyacaklarını da bilir. O nedenel ey Rasul, biz seni onlar üzerinde amellerini tespit edecek bir bekçi ve gözcü kılmadığımız gibi onların menfaatlerini idare edecek bir vekil ve yönetici de kılmadık.][4]

108. Yüce Allah bu ayette aslı itibariyle caiz hatta meşru olan bir hususu işlemeyi mü’minlere yasaklamaktadır. Bu da müşriklerin Allah ile birlikte edindikleri ilahlara ve putlara sövmektir. Aslında onların hakir düşürülmeleri ve sövülmeleri Allah’a yaklaştıran sebeplerdendir. Ancak bu sövme müşriklerin, her türlü kusurdan, sövmeden, hakaretten ve dil uzatmadan, tazim ve tenzih edilmesi gereken alemlerin Rabbine sövmelerine sebep olacağından dolayı Yüce Allah, müşriklerin ilahlarına sövmeyi yasaklamaktadır.

Çünkü onlar kendi dinlerine taassup gösterir ve onun için gayrete gelirler. Zira Yüce Allah her bir ümmete yaptıklarını süslü göstermiştir, bu nedenle onlar da onu güzel görmüş, her yolla onu koruyup savunmaya çalışmışlardır. Öyle ki müslümanlar onların ilahlarına sövecek olurlarsa, iyilerin kalplerinde de kötülerin kalplerinde de azameti sağlamca yer etmiş bulunan alemlerin Rabbi olan Allah’a dahi söverler. Ancak bütün insanların kıyamet gününde dönüşleri ve varacakları yer Allah’ın huzurudur. O’nun karşısına çıkacaklar ve onlara dünyadaki amelleri gösterilecektir. Allah da hayır olsun şer olsun bütün yaptıklarını onlara haber verecektir.

Bu âyet-i kerime şu şer’î kaidenin de delilidir: “Araçlar ulaştıracağı amaçlara göre nazar-ı itibare alınır.” Helal yol ve araçlar, eğer kötülüğe görütürüyor ise haram olurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Değersiz olmalarına ve sövülmeyi hak etmelerine rağmen müşriklerin Allah ile birlikte taptıkları putlara sövmeyin ki, müşrikler de haddi aşıp cehaletlerinden dolayı Allah Teâlâ'ya yakışık almayacak sözler söylemesinler. Bunlara üzerinde bulundukları sapıklıkları güzel gösterildiği gibi, her ümmete de hayır ya da şer amellerini güzel gösterdik. Bunun akabinde onlara güzel gösterdiğimiz şeyleri işlediler. Sonra kıyamet gününde Rablerine döndürülürler. Onlara dünyada yaptıklarını haber verecek ve yaptıklarının karşılığını verecektir.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. تَسُبُّوا۟ tesubbu sövmeyin ki kök: سبب
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  4. يَدْعُونَ yed'une yalvardıkların kök: دعو
  5. مِن min
  6. دُونِ duni başka kök: دون
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  8. فَيَسُبُّوا۟ feyesubbu onlar da sövmesinler kök: سبب
  9. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  10. عَدْوًۢا adven taşkınlıkla kök: عدو
  11. بِغَيْرِ bigayri kök: غير
  12. عِلْمٍۢ ۗ ilmin bilmeyerek kök: علم
  13. كَذَٰلِكَ kezalike böyle
  14. زَيَّنَّا zeyyenna biz süslü gösterdik kök: زين
  15. لِكُلِّ likulli her kök: كلل
  16. أُمَّةٍ ummetin ümmete kök: امم
  17. عَمَلَهُمْ amelehum yaptıkları işi kök: عمل
  18. ثُمَّ summe sonunda
  19. إِلَىٰ ila
  20. رَبِّهِم rabbihim Rablerinedir kök: ربب
  21. مَّرْجِعُهُمْ merciuhum dönüşleri kök: رجع
  22. فَيُنَبِّئُهُم feyunebbiuhum O haber verecektir kök: نبا
  23. بِمَا bima şeyleri
  24. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  25. يَعْمَلُونَ yea'melune yapmış kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş) · Aynı kök: زين (46 geçiş)

    (36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben,…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın peşi sıra (varlıklara) yalvaranlara (bile) sövmeyin; (sonra) onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. dipnot 1 Böylece biz her ümmete kendi işlerini süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri sadece Rablerinedir. O da yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette müslümanların gündeminde "sövgü" olmaması gerektiği hükme bağlanmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Allah'tan başkalarına yalvarıp yakaranlara sövmeyin ki, onlar cehaletin verdiği nefretle Allah'a sövmesinler: Zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. Sonuçta onlar Rablerine dönecekler: İşte o zaman yaptıkları kendilerine bir bir haber verilecektir.

Muhammed Esed

Onların Allahtan başka yalvarıp sığındıkları (varlıklar)a sövmeyin ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allaha sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. (Ama) zaman geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını (en doğru şekilde) anlatacaktır.

Ahmed Hulusi

Allah dunundaki tanrılarına sövmeyin. . . (Onlar da cevaben) cahilliklerinden dolayı haddi aşarak Allah'a söverler! İşte böylece her topluluğa yaptıklarını bezeyip güzel gösterdik. . . Sonra dönüşleri Rablerinedir. . . (O da) onlara yapmış olduklarının anlamını bildirir.

Ali Bulaç

Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Allah'a söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.

Ali Özek ve heyeti

Allah’tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete amelini böyle süslemişizdir; sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Ali Rıza Safa

Allah'tan başka ayrıca taptıklarına sövmeyin. Sonra, onlar da sınırı aşarak bilgisizce Allah'a söverler. Her topluluğa, kendi yaptıklarını, işte böyle çekici gösterdik. Sonra, Efendilerine dönecekler; O, yaptıklarını onlara bildirecektir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyiniz! Sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini süsledik. Sonunda dönüşleri Rabblerinedir. Artık O, ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Edip Yüksel

ALLAH'ın dışında yalvardıklarına sövmeyiniz ki onlar da sınırı aşıp cehaletten dolayı ALLAH'a sövmesinler. Biz her topluluğa yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Efendi'lerinedir ve onlara yapmış bulunduklarını haber verir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın dışında yalvardıklarına sövmeyiniz ki onlar da sınırı aşıp cehaletten dolayı ALLAH'a sövmesinler. Biz her topluluğa yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Rab'lerinedir ve onlara yapmış bulunduklarını haber verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Buna rağmen onların Allah'tan başka taptıklarına sövmeyin ki, onlar da cahillikle Allah'a sövmesinler. Her millete yaptıklarını böyle güzel göstermişizdir. Sonra hep dönüp Allah'a varacaklar. O zaman O, kendilerine ne yaptıklarını tamamen haber verecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih onların Allahdan beride taptıklarına sebb de etmeyin ki cehaletle tecavüz ederek Allaha sebbetmesinler; her ümmete böyle amellerini tezyin etmişizdir, sonra ise hep dönüp Allaha varacaklar, o vakıt kendilerine temamen haber verecek ne yapıyorlardı

Erhan Aktaş

Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmetin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette de görüldüğü gibi Müslimler kesinlikle hakaret dili kullanamazlar. Allah, inancı düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmemektedir. Hakaret etmek, hakaret edilmeyi uygun görmek demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmetin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette de görüldüğü gibi Müslümanlar kesinlikle hakaret dili kullanamazlar. Allah, inancı düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmemektedir. Hakaret etmek, hakaret edilmeyi uygun görmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'tan başka yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a sövmesinler. Her ümmettin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette de görüldüğü gibi müslümanlar kesinlikle hakaret dili kullanamazlar. Allah, inancı düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun hiç kimseye hakaret edilmesini uygun görmemektedir. Hakaret etmek, hakaret edilmeyi uygun görmek demektir.

Gültekin Onan

Tanrı'dan başka yalvarıp yakardıklarına (taptıklarına) sövmeyin; sonra onlar da haddi aşarak bilmeksizin Tanrı'ya söverler. İşte böyle, biz her ümmete yaptıklarını süslü (çekici) gösterdik, sonra onların son varışları rablerinedir. O, yapmakta olduklarını onlara haber verecektir.

Hasan Basri Çantay

Allahdan başkasını (Tanrı edinerek) çağıranlara sövmeyin. Sonra onlar da haddi aşarak nadanlıkta Allaha söverler. Biz her ümmetin yapdıklarını (kendilerine) öylece hoş gösterdik. Sonunda, dönüşleri yalınız Rablerinedir. Artık O, ne yapıyor idiyseler kendilerine haber verecekdir.

İbni Kesir

Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki; onlar da bilmeyerek, haddi aşıp Allah'a sövmesinler. İşte böylece bir ümmete yaptıklarını hoş gösterdik. Sonra dönüşleri Rabblarınadır. Artık O, kendilerine ne yapmakta olduklarını haber verir.

Mehmet Alagaş

(100-108) Cinleri, onları da yaratan Allaha ortaklar yaptılar, ilim dışı bir şekilde O’na oğullar ve kızlar yakıştırdılar, O vasıf ettikleri / betimledikleri şeylerden münezzehtir ve yücedir , semaları ve arzı model kullanmadan yaratandır / bediu Onun kız arkadaşı olmadığı halde onun nasıl evladı olabilir ki? Her şeyi O yarattı ve O her şeyi de bilendir, işte bu sizin rabbiniz olan Allah'tır, O ’ndan başka ilah yoktur, her şeyi yaratandır, O ’na kulluk edin / ibadet edin. O her şeyin de sorumluluğunu üzerine alanıdır / vekilidir. O gözlerle idrak edilemez, ama O gözleri idrak eder ve O nazik davranandır / latiftir, haberdar olandır. Size Rabbinizden görülecek şeyler geldi , kim ki görür, kendisinedir, kim de körleşirse onun aleyhinedir, ben üzerinizde bir bekçi/ muhafız değilim. (Basiret kalp ile görebilmek, Ru'yet akıl ile görmek, nazar göz ile bakmak, feraset Allah’ın ilhamıyla görebilmektir) İşte böyle ayetlerimizi elden çıkarıyoruz / sarf ediyoruz ki ders almış desinler diye, bilen bir kavme de onu açıklayalım diye. Rabbinden sana vahyedilene uy / tabi ol, ondan başka ilah yoktur, müşriklere sırtını dön , eğer Allah dileseydi ortak koşmazla rdı, biz seni onlara bekçi yapmadık , sen onların sorumluluğunu alan / vekil değilsin, Allah’ın dışında dua ettiklerine sövmeyin ki onlarda bilgisizce Allaha sövmesinler. Böylece her topluluğa faaliyetlerini süsledik , sonra geri varacağınız Rabbinizdir , size yapıyor olduklarınızı haber verecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Müşriklerin, Allah’tan başka dua ettiklerine sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah’a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rablerine döndürülürler de O, kendilerine (dünyada) ne yaptıklarını haber verir.

Süleyman Ateş

(Onların) Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek taşkınlıkla Allah'a sövmesinler! Biz, her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik; sonunda dönüşleri Rablerinedir. O, onlara ne yaptıklarını haber verecektir.

Süleymaniye Vakfı

Siz, (müşriklerin) Allah ile aralarına koyarak dipnot 1 yardıma çağırdıkları hakkında çirkin sözler söylemeyin ki onlar da taşkınlık edip bilgisizce Allah hakkında çirkin sözler söylemesinler. Her toplumun yaptığını kendilerine işte böyle süslü gösterdik. Sonra dönüp gelecekleri yer Rablerinin huzurudur. O, onlara bütün yaptıklarını bildirecektir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen (dun دون ) kelimesi yakınlaştırma, aşağı görme, üstün altı ve altın üstü anlamlarına gelir (Tacu'l-arus). Müşrikler, kutsadıkları varlıkları, bir yönüyle Allah'a, bir yönüyle de insanlara benzeterek Allah ile insan arasında bir yere yerleştirir ve o yolla Allah'a ulaşmaya çalışırlar. Ayetlerdeki (min dun'illah = من دون الله) daha çok bu anlamı ifade eder. Hristiyanlar İsa'yı Allah'ın oğlu, Mekkeli müşrikler tanrılarını Allah'ın kızları, büyüklerini aracı koyanlar da onları Allah'ın dostu sayarak Allah ile aralarına koyarlar. Bu inanç, insana sinir uçlarından yakın olan Allah'ı (Kaf 50/16) ikinci sıraya koymaya sebep olur ve kişiyi müşrik yapar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların Allah'tan önce yardıma çağırdıklarına siz sövmeyin ki taşkınlık ve bilgisizlik edip onlar da Allah'a sövmesinler. Her toplumun (ümmet) işini kendine böyle güzel gösterdik. Sonra dönüşleri Rablerinedir. O, onlara bütün yaptıklarını bildirecektir.

Şaban Britch

Müşriklerin, Allah’tan başka dua ettiklerine sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah’a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rab’lerine döndürülürler de O, kendilerine (dünyada) ne yaptıklarını haber verir.

Şaban Piriş

Müşriklerin, Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah'a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rab'lerine döndürülürler de, O, kendilerine ne yaptıklarını haber verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların Allah dışında dua ettiklerine/çağrıda bulunduklarına sövmeyin. Yoksa onlar da düşmanlıkla ve bilgisizce Allah'a söverler. Biz her ümmete yaptığı işi bu şekilde süslü gösterdik. Sonra hepsinin dönüşü Rablerinedir. O, onlara, yapmakta olduklarını haber verecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do not assail those who incorporate with Allah other deities nor their idols with abusive language conveying injurious reproach lest they should revile Allah in retaliation by want of thought. Thus did We allure every nation acting upon a given belief to brighter present and happier destiny, then back to Allah, their Creator, all are destined to go, there and then shall He inform them of all that their minds and souls had impelled them to do.

Abdul Haleem

[Believers], do not revile those they call on beside God in case they, in their hostility and ignorance, revile God. To each community We make their own actions seem alluring, but in the end they will return to their Lord and He will inform them of all they did.

Abdullah Yusuf Ali

Revile not ye those whom they call upon besides Allah, lest they out of spite revile Allah in their ignorance. Thus have We made alluring to each people its own doings. In the end will they return to their Lord, and We shall then tell them the truth of all that they did.

Abul A'la Maududi

Do not revile those whom they invoke other than Allah, because they will revile Allah in ignorance out of spite. dipnot 1 For We have indeed made the deeds of every people seem fair to them. dipnot 2 Tlen, their return is to their Lord and He will inform them of what they have done.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Prophet (peace be on him) and his followers are admonished not to allow their proselytizing zeal to dominate them so that their polemics and controversial religious discussions either lead them to be offensive to the beliefs of non-Muslims or to abuse their religious leaders and deities. Far from bringing people closer to the Truth, such an attitude is likely to alienate them from it further.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here we should bear in mind, as we have pointed out earlier, that God declares those things which take place as a result of the operation of the laws of nature to be His own acts, for it is He Who has rnade those laws. Whatever results from the operation of those laws, therefore, results from His command. Whenever God states that a certain act was His, the same might be described by humans as occurring in the natural course of things.

Aisha Bewley

Do not curse those they call upon besides Allah, in case that makes them curse Allah in animosity, without knowledge. In this way We make the actions of every nation seem attractive to them. Then they will return to their Lord, and He will inform them about what they did.

Al-Hilali & Khan

And insult not those whom they (disbelievers) worship besides Allâh, lest they insult Allâh wrongfully without knowledge. Thus We have made fair-seeming to each people its own doings; then to their Lord is their return and He shall then inform them of all that they used to do.[1]

Ali Quli Qarai

Do not abuse those whom they invoke besides Allah, lest they should abuse Allah out of hostility, without any knowledge. That is how to every people We have made their conduct seem decorous. Then their return will be to their Lord and He will inform them concerning what they used to do.

Amatul Rahman Omar

Do not revile those whom they call upon besides Allâh, lest they should revile Allâh transgressingly (and) through lack of knowledge. Just We made their deeds fair-seeming to them so have We made to each people fairseeming what they do. Then to their Lord is their return, so He will inform them as to what they have been doing.

Arthur John Arberry

Abuse not those to whom they pray, apart from God, or they will abuse God in revenge without knowledge. So We have decked out fair to every nation their deeds; then to their Lord they shall return, and He will tell them what they have been doing.

Bijan Moeinian

Do not use bad language when you refer to their gods; unless they disrespect the Lord in their ignorance. After all, I have made every nations' deeds seeming good in their eyes! In the end they will return to their Lord and will be notified of their wrongdoings.

E. Henry Palmer

Do not abuse those who call on other than God, for then they may abuse God openly in their ignorance. So do we make seemly to every nation their work, then unto their Lord is their return, and He will inform them of what they have done.

Edip-Layth

Do not insult those whom they invoke other than God, lest they insult God without knowledge. We have similarly adorned for every nation their works; then to their Lord is their return and He will inform them of what they had done.

George Sale

And abuse not those whom they call upon besides Allah, lest they, out of spite, abuse Allah in their ignorance. Thus unto every people have We caused their doings to seem fair. Then unto their Lord is their return; And He will inform them of what they used to do.

Hamid S. Aziz

Revile (or abuse) not those who call on other than Allah, for then they may abuse Allah openly in their ignorance. Thus We make seemly to every nation their deeds. But unto their Lord is their return, and He will inform them of the truth of what they used to do.

Mahmoud Ghali

And do not abuse the ones whom they invoke apart from Allah, (or) then they would abuse Allah aggressively without knowledge. Thus We have adorned (i.e., made attractive) to every nation their deed (s); thereafter to their Lord will be their return; so He will fully inform them of whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

Revile not those unto whom they pray beside Allah lest they wrongfully revile Allah through ignorance. Thus unto every nation have We made their deed seem fair. Then unto their Lord is their return, and He will tell them what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

Do not revile those who invoke others apart from God, lest they begin to revile God out of malice and ignorance. We have made attractive their deeds to every people. They have to go back to their Lord, when He will tell them what they used to do.

Muhammad Asad

But do not revile those [beings] whom they invoke instead of God, lest they revile God out of spite, and in ignorance: for, goodly indeed have We made their own doings appear unto every community In time, [however,] unto their Sustainer they must return: and then He will make them [truly] understand all that they were doing.

Mustafa Khattab

˹O believers!˺ Do not insult what they invoke besides Allah or they will insult Allah spitefully out of ignorance. This is how We have made each people’s deeds appealing to them. Then to their Lord is their return, and He will inform them of what they used to do.

Progressive Muslims

And do not insult those who call on other than God, lest they insult God without knowledge. And We have similarly adorned for every nation their works; then to their Lord is their return and He will inform them of what they had done.

Rashad Khalifa

Do not curse the idols they set up beside GOD, lest they blaspheme and curse GOD, out of ignorance. We have adorned the works of every group in their eyes. Ultimately, they return to their Lord, then He informs them of everything they had done.

Sahih International

And do not insult those they invoke other than Allah, lest they insult Allah in enmity without knowledge. Thus We have made pleasing to every community their deeds. Then to their Lord is their return, and He will inform them about what they used to do.

Sam Gerrans

And revile not those to whom they call besides God lest they revile God in enmity without knowledge. Thus, to every community have We made fair their doings; then to their Lord is their return, and He will inform them of what they did.

Shabbir Ahmed

O Believers! Insult not the idols they set up besides Allah. They might insult Allah in their ignorance and hurt themselves. To every community Our Law has made their deeds seem fair. Then unto their Lord is their return and He will inform them what they accomplished and He will make them understand what they really used to do in life.

Syed Vickar Ahamed

Do not be abusive towards those whom they call upon besides Allah, lest out of anger, they may be abusive towards Allah, in their ignorance. So have We made attractive to each people its own doings. In the end, they will return to their Lord, and We shall then tell them the truth of all that they did.

Taqi Usmani

Do not revile those whom they invoke other than Allah, lest they should revile Allah in transgression without having knowledge. This is how We have made the deeds of every community attractive in their sight. Then, to their Lord is their return, after which He shall tell them what they have been doing.

The Monotheist Group

And do not insult those who call on other than God, lest they insult God out of ignorance. And We have similarly adorned for every nation their works; then to their Lord is their return and He will inform them of what they had done.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 108. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 108. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 108. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩