Nûr suresi

Nûr suresi, 53. ayet

Nûr suresi, 53. ayet. وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُل لَّا تُقْسِمُوا۟ طَاعَةٌ مَّعْرُوفَةٌ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

veaḳsemû billâhi cehde eymânihim lein emertehüm leyaḫrucünn. ḳul lâ tuḳsimû. ṭâ`atüm ma`rûfeh. inne-llâhe ḫabîrum bimâ ta`melûn.

Diyanet İşleri

Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 50–56 · surenin 53. ayeti / 64

Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3

  1. Nûr 50

    Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.

  2. Nûr 51

    Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  3. Nûr 52

    Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.

  4. 53

    Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

  5. Nûr 54

    "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.

  6. Nûr 55

    Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkar ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.

  7. Nûr 56

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resule itaat edin ki size merhamet edilsin.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. Yüce Allah, münafıklardan cihadda Allah Rasûlünden geri kalanların halini, kalplerinde hastalık ve iman zaafiyeti bulunanlardan haber vermektedir. Gelecekte yahut da sen savaşa çıkacağın vakit açıktan açığa onların da cihada çıkmalarını isteyecek olursan “mutlaka cihada çıkacaklarına dair olanca güçleri ile Allah’a yemin ettiler.” Birinci mana (gelecekte onlara cihada çıkmakları için emir verirsen, anlamı) daha uygundur. Yüce Allah, onların iddialarını reddederek şöyle buyurmaktadır: “De ki: (Boşuna) yemin etmeyin.” Yemin etmenize ihtiyacımız yoktur, özür beyan etmenize de. Çünkü Yüce Allah, sizin haberlerinizi bize bildirmiştir. Ayrıca sizin itaatiniz de bizce malumdur. Bize gizli, saklı değildir. Biz, sizin geçmişte hiçbir mazeretiniz olmaksızın ağırdan aldığınızı, tembellik ettiğinizi biliyoruz. O halde mazeret açıklamanızın ve yemin etmenizin anlamı yoktur. Buna ancak hakkında iki halin de muhtemel olduğu ve iki farklı duruma müsait olan kimselerin ihtiyacı vardır. Böylesinin beyan edeceği mazeret, belki kendisine fayda sağlayabilir. Size gelince bunun asla faydası olmayacaktır. Allah’ın azap ve intikamının gelip sizi bulacağından korkulur. Bundan dolayı Yüce Allah onları şöyle tehdit etmektedir: “Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır” ve o amellerin karşılığını eksiksiz bir şekilde verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Münafıklar, şayet onlara cihada çıkmalarını emredecek olsan cihada çıkacaklarına dair bütün güçleriyle Allah'a yemin etmektedirler. Ey Resul! Onlara de ki; "Yemin etmeyin, sizin yalanınız açıktır ve itaatiniz ise bilinen bir iddiadan ibarettir. Muhakkak Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Siz hangi amelinizi gizlerseniz gizleyin; muhakkak ki yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَقْسَمُوا۟ ve eksemu ve yemin ettiler kök: قسم
  2. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  3. جَهْدَ cehde var gücüyle kök: جهد
  4. أَيْمَـٰنِهِمْ eymanihim yeminlerinin kök: يمن
  5. لَئِنْ lein eğer
  6. أَمَرْتَهُمْ emertehum onlara emredersen kök: امر
  7. لَيَخْرُجُنَّ ۖ leyehrucunne (savaşa) çıkacaklarına kök: خرج
  8. قُل kul de ki kök: قول
  9. لَّا la
  10. تُقْسِمُوا۟ ۖ tuksimu yemin etmeyin kök: قسم
  11. طَاعَةٌۭ taatun itaatiniz kök: طوع
  12. مَّعْرُوفَةٌ ۚ mea'rufetun malumdur kök: عرف
  13. إِنَّ inne şüphesiz
  14. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  15. خَبِيرٌۢ habirun haberdardır kök: خبر
  16. بِمَا bima şeylerden
  17. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    "Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin edenler şunlar mı?" Bunların çabaları boşa…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte…

  • Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Cihad

    Öyle ise kafirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur'an'la büyük bir mücadele ver.

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Münafıklar), sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (yanında savaşa) çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin! dipnot 1 İtaatiniz bilinmektedir! dipnot 2 Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk, olur olmaz işlerde aceleyle yemin edilmemesi gerektiğine dikkat çekilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    [Tâ‘atün ma‘rûfetün] tamlaması "yapmanız gerekeni yapın", "bilinen şekliyle itaat edin", şeklinde anlaşılabileceği gibi "(sizden bütün istenen Allah'ın mesajına) güzelce boyun eğmektir", "(sizden istenen yalan yere yemin etmek değil), güzel itaat etmektir" şeklinde de tercüme edilebilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Bir de kendilerine emredecek olsan, mutlaka (savaş için sefere) çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin edenlere de ki: "Yemin etmeyin! İtaat (herkesçe) bilinen ortak iyiyedir: şu da bir gerçektir ki, Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır."

Muhammed Esed

(İki yüzlü kimselere gelince,) böyleleri, kendilerine emredersen, (savaş için) mutlaka çıkacaklarına (ve kendilerini bu işe adayacaklarına) var gücüyle yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyin! (Sizden bütün istenen, Allah'ın mesajına) güzelce boyun eğmektir. Şüphesiz, Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır!"

Ahmed Hulusi

Eğer sen onlara (münafıklara) emredersen: "Mutlaka çıkacaklar" diye en şiddetle Allah adına yemin ederler. . . De ki: "Yemin etmeyin! (Sizden istenen) şartların gerektirdiği bir taattır. . . Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir. "

Ali Bulaç

Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a and içtiler; eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "And içmeyin, bu bilinen (örf üzere) bir itaattır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed! Münâfıklar: ) Kendilerine emrettiğin takdirde, savaşa mutlaka çıkacaklarına dâir bütün güçleriyle Allah'a yemin etmektedirler. Onlara de ki: "Yemin etmeyin, itaatiniz (bizce) malumdur. Allah, elbette yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

Ali Rıza Safa

Buyruk vermiş olsaydın kesinlikle çıkacaklarına ilişkin, tüm güçleriyle, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar. De ki: "Yemin etmeyin; güzelce boyun eğmek yeterlidir!" Kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer, o ikiyüzlülere emredersen, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyiniz, itaatiniz bilinmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır."

Edip Yüksel

Kendilerine emrettiğin taktirde çıkacaklarına (yola veya savaşa) dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiğiniz ortada. ALLAH yaptığınız her şeyden haberdardır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine emrettiğin taktirde çıkacaklarına dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki, 'Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiğiniz ortada. ALLAH yaptığınız her şeyden haberdardır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ötekiler (münafıklar), kendilerine emrettiğin takdirde hemen tereddüt etmeden çıkıp gideceklermiş diye, Allah'a en kuvvetli yeminleri ile yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin! Sizin ki bilinen bir itaattir! Allah, kesinlikle bütün yaptıklarınız ve yapacaklarınızdan haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ötekiler Allaha en kuvvetli yeminleriyle kasem ettiler vallahi kendilerine emredersen behemehal bilatereddüd çıkar giderlermiş, de ki: Yemin etmeyin, ancak bir taati ma'rufe, her halde Allah bütün yaptıklarınıza ve yapacaklarınıza habirdir

Erhan Aktaş

Münafıklar, dipnot 1 kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur. dipnot 2 " Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki -yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yemine bağlılık, ancak iyi insanlara, erdemli kimselere ait bir davranıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Münafıklar, kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur. dipnot 1 " Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yemine bağlılık, ancak iyi insanlara, erdemli kimselere ait bir davranıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Münafıklar, kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur dipnot 1 ". Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yemine bağlılık, ancak iyi insanlara, erdemli kimselere ait bir davranıştır.

Gültekin Onan

Yeminlerinin olanca gücüyle Tanrı'ya and içtiler; eğer sen onlara buyurursan (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "And içmeyin, bu bilinen (örf üzere) bir itaattır. Tanrı, yaptıklarınızdan haberdardır."

Hasan Basri Çantay

(Münafıklar) eğer kendilerine emr edersen (cihada) behemehal çıkacaklarına, olanca hızlarıyle, yemin etdiler. (Onlara) de ki: "(Bihude) yemin etmeyin. (Bu), adet (iniz) vech ile (sade dilinizin gevelediği) bir itaatdır. Şübhesiz ki Allah, yapageldiğiniz şeylerden hakkıyle haberdardır".

İbni Kesir

Var güçleriyle Allah'a yemin ettiler ki; eğer kendilerine emredersen çıkacaklardır. De ki: Yemin etmeyin. Makul bir itaat. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Mehmet Alagaş

(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Münâfıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah’a yemin ettiler. Onlara de ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Allah, elbette yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

Süleyman Ateş

Yeminlerinin var gücüyle Allah'a yemin ettiler: Eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "Yemin etmeyin. (Sizden istenen, yalan yere yemin etmek değil), güzel ita'at etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır".

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine emir verirsen mutlaka savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah'ın adıyla yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin, size düşen herkes gibi itaat etmektir. Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Emir verirsen, mutlaka savaşa çıkacaklar" diye, olanca güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyin, güzel bir itaat yeter. Çünkü Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir."

Şaban Britch

(Münafıklar) Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa çıkacaklarına var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin! İtaatiniz malumdur, Allah ise sizin yaptığınız her şeyden haberdardır.

Şaban Piriş

Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa çıkacaklarına var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: -Yemin etmeyin! İtaatiniz malumdur, Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a ant içtiler ki, sen onlara emredersen mutlaka savaşa çıkacaklar. De ki: "Ant içmeyin! Örfe uygun bir itaat yeterli! Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they -the hypocrites- make a solemn declaration with an appeal to Allah that should you O Muhammad command them to join forces even though it be at the cost of quitting their homes and forsaking their families, they shall obey. Say to them: "You may spare your oaths, the nature of your obedience declares itself in your actions which together with your words do not accord;" "Allah is 'Alimun indeed of all that you do."

Abdul Haleem

[The others] solemnly swear by God that if you [Prophet] commanded them, they would march out. Tell them, ‘Do not swear: it is reasonable obedience that is required, and God is aware of everything you do.’

Abdullah Yusuf Ali

They swear their strongest oaths by Allah that, if only thou wouldst command them, they would leave (their homes). Say: "Swear ye not; Obedience is (more) reasonable; verily, Allah is well acquainted with all that ye do."

Abul A'la Maududi

(The hypocrites) solemnly swear by Allah: "If you order us, we shall surely go forth (and fight in the cause of Allah)." Tell them: "Do not swear. The state of your obedience is known. dipnot 1 Allah is well aware of all that you do." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The verse may also mean that the obedience expected of the believers is of recognized and well known type, which is above every kind of suspicion, and not such as may need swearing of oaths to convince others of its sincerity. Their conduct is manifest and everybody who comes into contact with them feels that they are truly obedient to Allah and His Prophet.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, you might succeed in deceiving the people, but you cannot deceive Allah, Who is aware of everything, open or hidden, even of your innermost motives and intentions.

Aisha Bewley

They have sworn by Allah with their most earnest oaths that if you give them the command, they will go out. Say: ‘Do not swear. Honourable obedience is enough. Allah is aware of what you do.’

Al-Hilali & Khan

They swear by Allâh their strongest oaths, that if only you would order them, they would leave (their homes for fighting in Allâh’s Cause). Say: "Swear you not; (this) obedience (of yours) is known (to be false). Verily, Allâh knows well what you do."

Ali Quli Qarai

They swear by Allah with solemn oaths that if you order them they will surely go forth. Say, ‘Do not swear! Honourable obedience [is all that is expected of you]. Allah is indeed well aware of what you do.’

Amatul Rahman Omar

They (- the hypocrites) swear to Allâh by their most earnest oaths that if you only command them (for defensive fight) they will certainly march forth (from their homes). Say, `Do not swear, only reasonable obedience in what is right and lawful (is all that is required from you).' Surely, Allâh is Aware of what you do.

Arthur John Arberry

They have sworn by God the most earnest oaths, if thou commandest them they will go forth. Say: 'Do not swear; honourable obedience is sufficient. Surely God is aware of the things you do.'

Bijan Moeinian

They swear by God that if they are called to serve in the army, they will leave their homes to join. Say: "Do not swear; obedience is an obligation. God knows what you are doing."

E. Henry Palmer

They swear by God with their most strenuous oath that hadst Thou ordered them they would surely go forth. Say, 'Do not swear - reasonable obedience; verily, God knows what ye do.'

Edip-Layth

They swear by God with their strongest oaths that if you would only command them they would mobilize. Say: "Do not swear, for obedience is an obligation. God is Ever-aware of what you do."

George Sale

They swear by God, with a most solemn oath, that if thou commandest them, they will go forth from their houses and possessions. Say, swear not to a falsehood: Obedience is more requisite: And God is well acquainted with that which ye do.

Hamid S. Aziz

He who obeys Allah and His Messenger and fears Allah and keeps his duty to Him, such indeed are the victorious.

Mahmoud Ghali

And they have sworn by Allah their most earnest oaths (that) indeed in case you command them, indeed they will definitely go out. Say, "Do not swear (i.e. He recognizes your failure to obey). Beneficent obedience (is better). Surely Allah is Ever-Cognizant of whatever you do."

Marmaduke Pickthall

They swear by Allah solemnly that, if thou order them, they will go forth. Say: Swear not; known obedience (is better). Lo! Allah is Informed of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

They swear solemnly by God: "If you command us we shall go forth. " Say: "Do not swear. What is wanted is obedience, as should be. God is certainly aware of what you do."

Muhammad Asad

Now [as for those half-hearted ones, ] they do swear by God with their most solemn oaths that if thou [O Apostle] shouldst ever bid them to do so, they would most certainly go forth [and sacrifice themselves]. Say: "Swear not! Reasonable compliance [with God’s message is all that is required of you]. Verily, God is aware of all that you do!"

Mustafa Khattab

They swear by Allah their most solemn oaths that if you ˹O Prophet˺ were to command them, they would certainly march forth ˹in Allah’s cause˺. Say, "˹You˺ do not ˹have to˺ swear; your obedience is well known!"[1] Surely Allah is All-Aware of what you do.”

Progressive Muslims

And they swear by God with their strongest oaths that if you would only command them they would mobilize. Say: "Do not swear, for obedience is an obligation. God is Expert over what you do."

Rashad Khalifa

They swear by GOD, solemnly, that if you commanded them to mobilize, they would mobilize. Say, "Do not swear. Obedience is an obligation. GOD is fully Cognizant of everything you do."

Sahih International

And they swear by Allah their strongest oaths that if you ordered them, they would go forth [in Allah 's cause]. Say, "Do not swear. [Such] obedience is known. Indeed, Allah is Acquainted with that which you do."

Sam Gerrans

And they swore by God their strongest oaths, that if thou shouldst command them, they would go forth. Say thou: “Swear not — obedience is known”; God is aware of what you do.

Shabbir Ahmed

Whereas there are some who swear by Allah solemnly that, if you order them, they will go forth to any mission. Say, "Swear not! Obedience is virtuous. Verily, Allah is Aware of all you do."

Syed Vickar Ahamed

They gave their strongest oath by Allah that, if you were to only order them, they would (even) leave (their homes). Say: "You do not (just) swear; Obeying is (more) reasonable to hold your oath; Surely, Allah is quite familiar with all that you do."

Taqi Usmani

And they (the hypocrites) swear by Allah on forceful oaths that if you (O prophet) order them, they will certainly leave (their homes for Jihād ). Say, "do not swear, (the reality of your) obedience is known. Indeed Allah is fully aware of what you do."

The Monotheist Group

And they swear by God with their strongest oaths that if you would only command them they would mobilize. Say: "Do not swear, for obedience is an obligation. God is Expert over what you do."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩