Beled suresi · 1–7. ayetler

Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Beled suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 1. ayet. لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

    Diyanet İşleri

    (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

    Mehmet Okuyan

    Hayır bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim.

    Mustafa İslamoğlu

    Ötesi yok, işte Ben yemin ediyorum bu beldeye,

    Muhammed Esed

    Ben bu beldeyi tanıklığa çağırırım,

    Ahmed Hulusi

    Kasem ederim şu beldeye (yaşamakta olduğun dünyaya). . .

    Ali Bulaç

    Hayır; bu şehre yemin ederim,

    Ali Özek ve heyeti

    Bu beldeye yemin ederim ki,

    Ali Rıza Safa

    Asla! Yemin olsun; bu Yöreye!

    Bayraktar Bayraklı

    - Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    And içerim bu kente,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yo... yemin ederim bu beldeye!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yo... Kasem ederim bu beldeye

    Erhan Aktaş

    Hayır! Bu beldeye yemin ederim!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Bu beldeye yemin ederim!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Bu beldeye yemin ederim!

    Gültekin Onan

    Hayır; bu şehre yemin ederim,

    Hasan Basri Çantay

    (Hakıykat kafirlerin dediği gibi değildir). Şu beldeye yemin ederim.

    İbni Kesir

    Şu beldeye yemin ederim;

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yemin olsun bu şehre!

    Süleyman Ateş

    Yoo, and içerim bu kente,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır! Bu şehre dikkatinizi çekerim

    Şaban Britch

    Yemin olsun, bu şehre!

    Şaban Piriş

    Hayır, Yemin ederim, bu şehre!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin ederim bu kente ki, iş onların sandığı gibi değildir!

  2. Beled suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 2. ayet. وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

    Diyanet İşleri

    (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

    Mehmet Okuyan

    Ki sen bu şehirde oturmaktasın.

    Mustafa İslamoğlu

    -ki sen de bu beldenin (şerefli) bir sakinisin-

    Muhammed Esed

    senin serbestçe yaşadığın bu beldeyi,

    Ahmed Hulusi

    Ki sen bu beldede bir kayıtsızsın!

    Ali Bulaç

    Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,

    Ali Özek ve heyeti

    Sen bu beldedesin, yemin ederim ki

    Ali Rıza Safa

    Çünkü sen, bu yörede yaşıyorsun.

    Bayraktar Bayraklı

    - Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,

    Edip Yüksel

    Ki sen bu kentte oturmaktasın.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki sen bu kentte oturmaktasın.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sen bu beldede oturmaktayken.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sen hıll iken bu beldede

    Erhan Aktaş

    Senin de içinde yaşadığın beldeye,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Senin de içinde yaşadığın beldeye,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Senin de içinde yaşadığın beldeye,

    Gültekin Onan

    Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,

    Hasan Basri Çantay

    Sen bu beldeye halal iken.

    İbni Kesir

    Sen de bu beldede oturmuşsun.

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sen de bu beldede bulunuyorsun.

    Süleyman Ateş

    Ki sen bu şehire girmekte (burada yaşamakta)sın.

    Süleymaniye Vakfı

    (şimdi) sen bu şehirde güvende olmasan bile! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Hill (الحل)", canı helal (el-Ayn) yani can güvenliği yok, anlamındadır. Mekke herkes için can ve mal güvenliğinin olduğu bir yer iken (Bakara 2/125, İbrahim 14/35, Kasas 28/57, Ankebut 29/67) Muhammed aleyhisselamı hapsetme, öldürme veya sürgün etme konusunda Mekkeli müşrikler kararlıydı (Enfal 8/30). Ayet bu durumu anlatmaktadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen bu şehirde korumasız iken bile.

    Şaban Britch

    Sen de bu beldede bulunuyorsun.

    Şaban Piriş

    Sen de bu şehrin insanısın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.

  3. Beled suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 3. ayet. وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ

    Diyanet İşleri

    (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

    Mehmet Okuyan

    Babaya ve çocuğa (da yemin ederim).

    Mustafa İslamoğlu

    ve babaya ve oğula:

    Muhammed Esed

    ve (tanıklığa çağırırım) anne babayı ve çocukları:

    Ahmed Hulusi

    (İnsanı) doğurana ve doğurduğuna (kasem ederim),

    Ali Bulaç

    Babaya ve doğan çocuğa da.

    Ali Özek ve heyeti

    babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki,

    Ali Rıza Safa

    Doğurana ve doğurduğuna! dipnot 599

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 599
      "Doğurana ve doğurduğuna!" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Babaya ve doğan çocuğa" veya "Babaya ve oğula" veya "Anne, baba ve çocuklara" veya "Adem babaya ve ondan üreyip doğana" veya "Hem o değerli babanın hem de o değerli evladının hakkı için" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,

    Edip Yüksel

    Doğurana ve doğurduğuna da ant olsun.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğurana ve doğurduğuna da andolsun.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve baba ile çocuğuna ki,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve bir validle veledine ki

    Erhan Aktaş

    Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!

    Gültekin Onan

    Babaya ve doğan çocuğa da.

    Hasan Basri Çantay

    Babaya da, doğana da (yemin ederim),

    İbni Kesir

    Doğurana da, doğurduğuna da andolsun ki;

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Babaya ve doğan çocuğa yemin olsun.

    Süleyman Ateş

    Ve (and içerim) doğurucuya ve doğurduğuna ki,

    Süleymaniye Vakfı

    Çocuk sahibi olana dipnot 1 ve çocuğuna da yemin olsun ki dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "valid (وَالِد)" kelimesi Kur'an'da tekil formda ana ya da babadan herhangi birini anlatmak için (Lokman 31/33), tesniye formda da anne ve babanın her ikisini ifade etmek için kullanılmıştır (Bakara 2/83, Nisa 4/135, İsra 17/23). Öyleyse valid; "çocuk sahibi olan" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her insanın çocuğu olmayabilir; ancak her insan bir başkasının çocuğudur. Öyleyse, ayette tüm insanlara yemin edilmektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ana-babaya dipnot 1 ve evladına bakın da düşünün,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen (َوَالِد) Valid وَلَدَ  = velede fiilinin ismi failidir. "وَلَدَ  = doğum yaptı" demektir. Erkek doğum yapamayacağı için el-Kamusu'l-muhit'e göre anaya hem valid hem valide denir.  Lisan'ul-arab'a göre valide والِدَةٌ doğuran kadın َوَالِد valid ise soyundan gelinen kadın demektir. Kur'an'da ana ile baba bir arada zikredilince anaya valide, babaya da mevludün leh denir. (bkz. Bakara 2/233). Baba daوَلَدَ  = velede fiilinin failidir. Allah'ın baba olmadığını ifade için "لَمْ يَلِد" (İhlas 112/3) buyrulmuştur. Öyleyse valid; yerine göre baba, yerine göre ana anlamındadır. Bu ayette geçen valid her iki anlamı da içerir.

    Şaban Britch

    Babaya ve doğan çocuğa da.

    Şaban Piriş

    Anne, baba ve çocuklara,

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki,

  4. Beled suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 4. ayet. لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ

    Diyanet İşleri

    (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki biz insanı zorluklar konusunda (dayanıklı) yarattık.

    Mustafa İslamoğlu

    Hakikaten Biz insanoğlunu farklı meşakkatlere dayanıklı yarattık.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, Biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan (ile yüklü bir hayat)a gönderdik.

    Ahmed Hulusi

    (Andolsun) ki, insanı sıkıntılı aşamalar içinde yarattık!

    Ali Bulaç

    Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.

    Ali Özek ve heyeti

    biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, insanı, zorluklar için yarattık.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, insanı zorluklar içinde yarattık.

    Edip Yüksel

    İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    gerçekten Biz insanı bir sıkıntı içinde yarattık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakikaten biz insanı bir meşakkat içinde yarattık

    Erhan Aktaş

    Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.

    Gültekin Onan

    Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.

    Hasan Basri Çantay

    ki biz insanı, andolsun, meşakkat içinde yaratdık.

    İbni Kesir

    Biz, insanı gerçekten meşakkat içinde yarattık.

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ki şüphesiz, biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.

    Süleyman Ateş

    Biz insanı zorluk arasında yarattık.

    Süleymaniye Vakfı

    kesinlikle biz insanı zorluklara katlanacak güçte yarattık. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah insanı en güzel donanımda yaratmış (Tin 95/4) ve kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklememiştir (Bakara 2/286 En'am 6/152). Demek ki her insanın karşılaştığı zorluklarla mücadele edecek potansiyeli mevcuttur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanı, zorlukları aşacak güçte yaratmışızdır.

    Şaban Britch

    Ki şüphesiz biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.

    Şaban Piriş

    İnsanı dosdoğru/dayanıklı olarak yaratmışızdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.

  5. Beled suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 5. ayet. أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ

    Diyanet İşleri

    İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Mehmet Okuyan

    (O insan) kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Mustafa İslamoğlu

    Ne yani, şimdi insan kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğinimi sanıyor?

    Muhammed Esed

    İnsan, kimsenin kendi üzerinde güç sahibi olmadığını mı zannediyor?

    Ahmed Hulusi

    Hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor (şimdi insan)?

    Ali Bulaç

    O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Ali Özek ve heyeti

    İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Ali Rıza Safa

    Kimsenin gücünün, ona yetmeyeceğini mi sanıyor?

    Bayraktar Bayraklı

    İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Edip Yüksel

    Kendisine güç yetiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendisine güç yetiremiyeceğimizi mi sanıyor?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?

    Erhan Aktaş

    Kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Gültekin Onan

    O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Hasan Basri Çantay

    O, kendisine kimsenin mutlakaa güc yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    İbni Kesir

    Yoksa o, kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanır?

    Süleyman Ateş

    İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şimdi o, kimsenin ona sınır çizemeyeceğini mi sanıyor?

    Şaban Britch

    Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Şaban Piriş

    Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

    Yaşar Nuri Öztürk

    O sanıyor mu ki, hiç kimse ona asla güç yetiremeyecektir!

  6. Beled suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 6. ayet. يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا

    Diyanet İşleri

    "Yığınla mal harcadım" diyor.

    Mehmet Okuyan

    (Övünerek) "Pek çok mal harcadım." diyor.

    Mustafa İslamoğlu

    (Dahası) "Ben (bu konuma gelmek için) kucak dolusu servet harcadım" mı diyor?

    Muhammed Esed

    Övünüp duruyor: "Ben, yığınla servet tükettim!"

    Ahmed Hulusi

    "Pek çok mal harcadım" diyor.

    Ali Bulaç

    O: "Yığınla mal tüketip yok ettim" diyor.

    Ali Özek ve heyeti

    «Pek çok mal harcadım» diyor.

    Ali Rıza Safa

    "Yığınla mal tükettim!" diyor.

    Bayraktar Bayraklı

    - "Pek çok mal harcadım" der, kimse onu görmedi mi sanıyor?

    Edip Yüksel

    (Övünerek) "Çok para harcadım" diyor.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    (Övünerek) 'Çok para harcadım,' diyor.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O: "Ben yığın yığın mal telef ettim." diyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ben yığın yığın mal telef ettim diyor

    Erhan Aktaş

    "Yığınlarca mal harcadım." diyor.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Yığınlarca mal harcadım." diyor.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Yığınlarca mal harcadım." diyor.

    Gültekin Onan

    O: "Yığınla mal tüketip yok ettim" diyor.

    Hasan Basri Çantay

    Der ki: "Yığın yığın mal telef etdim".

    İbni Kesir

    Yığın yığın mal tüketmişimdir, diyor.

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O der ki: "Ben yığın yığın mal tükettim."

    Süleyman Ateş

    (Gösteriş ve övünme için) "Ben birçok mal telef ettim" diyor.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Yığınla mal harcadım dipnot 1 " mı diyor.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İçki üreten birine, Allah'ın içkiyi haram kıldığını söyleyince, "bunca bilgi birikimini, emeği ve yatırımı bırakamam" diyebilir. O zaman o kişi burada belirtilen şeyi söylemiş olur.

    Şaban Britch

    Pek çok mal harcadım, diyor.

    Şaban Piriş

    -Pek çok mal tüketmişimdir, diyor.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yığınlarla mal telef ettim!" diyor.

  7. Beled suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Beled suresi, 7. ayet. أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

    Diyanet İşleri

    Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Mehmet Okuyan

    Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor!

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa o, kimsenin kendisini görmediğinimi zannediyor?

    Muhammed Esed

    Peki, kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?

    Ahmed Hulusi

    Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?

    Ali Bulaç

    Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Ali Özek ve heyeti

    Kimse onu görmedi mi sanıyor?

    Ali Rıza Safa

    Kimsenin, onu görmediğini mi sanıyor?

    Bayraktar Bayraklı

    - "Pek çok mal harcadım" der, kimse onu görmedi mi sanıyor?

    Edip Yüksel

    Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onu bir gören olmadı mı sanıyor?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onu bir gören olmadı mı zann ediyor?

    Erhan Aktaş

    Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Gültekin Onan

    Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Hasan Basri Çantay

    O, kendisini hiçbir (kişi) nin görmediğini mi sanıyor?

    İbni Kesir

    Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?

    Mehmet Alagaş

    (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O kimsenin kendisini asla görmediğini mi zanneder?

    Süleyman Ateş

    Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yoksa kimsenin kendini görmediğini mi sanıyor?

    Şaban Britch

    Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Şaban Piriş

    Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.