Diyanet İşleri
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Beled suresi · 1–7. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Beled suresi, 1. ayet. لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Hayır bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim.
Ötesi yok, işte Ben yemin ediyorum bu beldeye,
Ben bu beldeyi tanıklığa çağırırım,
Kasem ederim şu beldeye (yaşamakta olduğun dünyaya). . .
Hayır; bu şehre yemin ederim,
Bu beldeye yemin ederim ki,
Asla! Yemin olsun; bu Yöreye!
- Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,
And içerim bu kente, dipnot 1
And içerim bu kente,
Yo... yemin ederim bu beldeye!
Yo... Kasem ederim bu beldeye
Hayır! Bu beldeye yemin ederim!
Hayır! Bu beldeye yemin ederim!
Hayır! Bu beldeye yemin ederim!
Hayır; bu şehre yemin ederim,
(Hakıykat kafirlerin dediği gibi değildir). Şu beldeye yemin ederim.
Şu beldeye yemin ederim;
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Yemin olsun bu şehre!
Yoo, and içerim bu kente,
Hayır, bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim, dipnot 1
Hayır! Bu şehre dikkatinizi çekerim
Yemin olsun, bu şehre!
Hayır, Yemin ederim, bu şehre!
Yemin ederim bu kente ki, iş onların sandığı gibi değildir!
Beled suresi, 2. ayet. وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Ki sen bu şehirde oturmaktasın.
-ki sen de bu beldenin (şerefli) bir sakinisin-
senin serbestçe yaşadığın bu beldeyi,
Ki sen bu beldede bir kayıtsızsın!
Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,
Sen bu beldedesin, yemin ederim ki
Çünkü sen, bu yörede yaşıyorsun.
- Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,
Ki sen bu kentte oturmaktasın.
Ki sen bu kentte oturmaktasın.
Sen bu beldede oturmaktayken.
Sen hıll iken bu beldede
Senin de içinde yaşadığın beldeye,
Senin de içinde yaşadığın beldeye,
Senin de içinde yaşadığın beldeye,
Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,
Sen bu beldeye halal iken.
Sen de bu beldede oturmuşsun.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Sen de bu beldede bulunuyorsun.
Ki sen bu şehire girmekte (burada yaşamakta)sın.
(şimdi) sen bu şehirde güvende olmasan bile! dipnot 1
Sen bu şehirde korumasız iken bile.
Sen de bu beldede bulunuyorsun.
Sen de bu şehrin insanısın.
Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.
Beled suresi, 3. ayet. وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Babaya ve çocuğa (da yemin ederim).
ve babaya ve oğula:
ve (tanıklığa çağırırım) anne babayı ve çocukları:
(İnsanı) doğurana ve doğurduğuna (kasem ederim),
Babaya ve doğan çocuğa da.
babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki,
Doğurana ve doğurduğuna! dipnot 599
- Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,
Doğurana ve doğurduğuna da ant olsun.
Doğurana ve doğurduğuna da andolsun.
Ve baba ile çocuğuna ki,
Ve bir validle veledine ki
Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!
Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!
Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!
Babaya ve doğan çocuğa da.
Babaya da, doğana da (yemin ederim),
Doğurana da, doğurduğuna da andolsun ki;
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Babaya ve doğan çocuğa yemin olsun.
Ve (and içerim) doğurucuya ve doğurduğuna ki,
Çocuk sahibi olana dipnot 1 ve çocuğuna da yemin olsun ki dipnot 2
Ana-babaya dipnot 1 ve evladına bakın da düşünün,
Babaya ve doğan çocuğa da.
Anne, baba ve çocuklara,
Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki,
Beled suresi, 4. ayet. لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Şüphesiz ki biz insanı zorluklar konusunda (dayanıklı) yarattık.
Hakikaten Biz insanoğlunu farklı meşakkatlere dayanıklı yarattık.
Gerçek şu ki, Biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan (ile yüklü bir hayat)a gönderdik.
(Andolsun) ki, insanı sıkıntılı aşamalar içinde yarattık!
Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
Gerçek şu ki, insanı, zorluklar için yarattık.
Biz, insanı zorluklar içinde yarattık.
İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.
İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.
gerçekten Biz insanı bir sıkıntı içinde yarattık.
Hakikaten biz insanı bir meşakkat içinde yarattık
Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.
Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.
Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.
Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.
ki biz insanı, andolsun, meşakkat içinde yaratdık.
Biz, insanı gerçekten meşakkat içinde yarattık.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Ki şüphesiz, biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.
Biz insanı zorluk arasında yarattık.
kesinlikle biz insanı zorluklara katlanacak güçte yarattık. dipnot 1
İnsanı, zorlukları aşacak güçte yaratmışızdır.
Ki şüphesiz biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.
İnsanı dosdoğru/dayanıklı olarak yaratmışızdır.
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.
Beled suresi, 5. ayet. أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
(O insan) kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Ne yani, şimdi insan kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğinimi sanıyor?
İnsan, kimsenin kendi üzerinde güç sahibi olmadığını mı zannediyor?
Hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor (şimdi insan)?
O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Kimsenin gücünün, ona yetmeyeceğini mi sanıyor?
İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Kendisine güç yetiremeyeceğimizi mi sanıyor?
Kendisine güç yetiremiyeceğimizi mi sanıyor?
O, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?
O kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?
Kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
O, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
O, kendisine kimsenin mutlakaa güc yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Yoksa o, kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
O hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanır?
İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
(Böyle yarattık diye) o, kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor! dipnot 1
Şimdi o, kimsenin ona sınır çizemeyeceğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
O sanıyor mu ki, hiç kimse ona asla güç yetiremeyecektir!
Beled suresi, 6. ayet. يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا
"Yığınla mal harcadım" diyor.
(Övünerek) "Pek çok mal harcadım." diyor.
(Dahası) "Ben (bu konuma gelmek için) kucak dolusu servet harcadım" mı diyor?
Övünüp duruyor: "Ben, yığınla servet tükettim!"
"Pek çok mal harcadım" diyor.
O: "Yığınla mal tüketip yok ettim" diyor.
«Pek çok mal harcadım» diyor.
"Yığınla mal tükettim!" diyor.
- "Pek çok mal harcadım" der, kimse onu görmedi mi sanıyor?
(Övünerek) "Çok para harcadım" diyor.
(Övünerek) 'Çok para harcadım,' diyor.
O: "Ben yığın yığın mal telef ettim." diyor.
Ben yığın yığın mal telef ettim diyor
"Yığınlarca mal harcadım." diyor.
"Yığınlarca mal harcadım." diyor.
"Yığınlarca mal harcadım." diyor.
O: "Yığınla mal tüketip yok ettim" diyor.
Der ki: "Yığın yığın mal telef etdim".
Yığın yığın mal tüketmişimdir, diyor.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
O der ki: "Ben yığın yığın mal tükettim."
(Gösteriş ve övünme için) "Ben birçok mal telef ettim" diyor.
"Yığın yığın mal tükettim!" dipnot 1 diyor.
"Yığınla mal harcadım dipnot 1 " mı diyor.
Pek çok mal harcadım, diyor.
-Pek çok mal tüketmişimdir, diyor.
"Yığınlarla mal telef ettim!" diyor.
Beled suresi, 7. ayet. أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor!
Yoksa o, kimsenin kendisini görmediğinimi zannediyor?
Peki, kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kimse onu görmedi mi sanıyor?
Kimsenin, onu görmediğini mi sanıyor?
- "Pek çok mal harcadım" der, kimse onu görmedi mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Onu bir gören olmadı mı sanıyor?
Onu bir gören olmadı mı zann ediyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
O, kendisini hiçbir (kişi) nin görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
O kimsenin kendisini asla görmediğini mi zanneder?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin onu görmediğini mi sanıyor! dipnot 1
Yoksa kimsenin kendini görmediğini mi sanıyor?
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.