Beled suresi

Beled suresi, 2. ayet

Beled suresi, 2. ayet. وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

veente ḥillüm bihâẕe-lbeled.

Diyanet İşleri

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Beled 1–5 · surenin 2. ayeti / 20

Konu Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi Beled 1–7 3

  1. 1–4

    (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

  2. Beled 5

    İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.

1-2. Yüce Allah, güvenilir beldeye yani kayıtsız ve şartsız olarak beldelerin en faziletlisi -özellikle de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in o beldede bulunduğu dönemde- olan Mekke-i Mükerreme’ye yemin etmektedir.

3. “Babaya ve soyundan gelenlere ki” yani Âdem’e ve onun soyundan gelenlere…

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Orada yaptıkları sebebiyle öldürülmeyi hak edenin öldürülmesi ve tutsak edilmeyi hak edenin tutsak edilmesi sana helaldir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنتَ ve ente ki sen
  2. حِلٌّۢ hillun oturmaktasın kök: حلل
  3. بِهَـٰذَا bihaza bu
  4. ٱلْبَلَدِ l-beledi şehirde kök: بلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (91-92) De ki: "Bana ancak, bu beldenin (Mekke'nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana,…

  • Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ki sen bu şehirde oturmaktasın.

Mustafa İslamoğlu

-ki sen de bu beldenin (şerefli) bir sakinisin-

Muhammed Esed

senin serbestçe yaşadığın bu beldeyi,

Ahmed Hulusi

Ki sen bu beldede bir kayıtsızsın!

Ali Bulaç

Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,

Ali Özek ve heyeti

Sen bu beldedesin, yemin ederim ki

Ali Rıza Safa

Çünkü sen, bu yörede yaşıyorsun.

Bayraktar Bayraklı

- Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,

Edip Yüksel

Ki sen bu kentte oturmaktasın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ki sen bu kentte oturmaktasın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sen bu beldede oturmaktayken.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen hıll iken bu beldede

Erhan Aktaş

Senin de içinde yaşadığın beldeye,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Senin de içinde yaşadığın beldeye,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senin de içinde yaşadığın beldeye,

Gültekin Onan

Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,

Hasan Basri Çantay

Sen bu beldeye halal iken.

İbni Kesir

Sen de bu beldede oturmuşsun.

Mehmet Alagaş

(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen de bu beldede bulunuyorsun.

Süleyman Ateş

Ki sen bu şehire girmekte (burada yaşamakta)sın.

Süleymaniye Vakfı

(şimdi) sen bu şehirde güvende olmasan bile! dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Hill (الحل)", canı helal (el-Ayn) yani can güvenliği yok, anlamındadır. Mekke herkes için can ve mal güvenliğinin olduğu bir yer iken (Bakara 2/125, İbrahim 14/35, Kasas 28/57, Ankebut 29/67) Muhammed aleyhisselamı hapsetme, öldürme veya sürgün etme konusunda Mekkeli müşrikler kararlıydı (Enfal 8/30). Ayet bu durumu anlatmaktadır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen bu şehirde korumasız iken bile.

Şaban Britch

Sen de bu beldede bulunuyorsun.

Şaban Piriş

Sen de bu şehrin insanısın.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In which you are being an inhabitant, the town which in due time shall open to you its gates and deliver to you O Muhammad its key to accomplish what you will, respected, vindicated and venerated.

Abdul Haleem

and you [Prophet] are an inhabitant of this city––

Abdullah Yusuf Ali

And thou art a freeman of this City;-

Abul A'la Maududi

– this city wherein you have been rendered violable– dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Three meanings of the words in the text have been given by the commentators:

Aisha Bewley

and you are resident in this city –

Al-Hilali & Khan

And you are free (from sin, and to punish the enemies of Islâm on the Day of the conquest) in this city (Makkah).[1]

Ali Quli Qarai

as you reside in this town;

Amatul Rahman Omar

When you will surely alight (as a conqueror) in this city.

Arthur John Arberry

and thou art a lodger in this land;

Bijan Moeinian

That you (Mohammad) are not responsible for what the citizens of Mecca are doing.

E. Henry Palmer

and though a dweller in this land!

Edip-Layth

While you are a legal resident at this land.

George Sale

-- and thou, O prophet, residest in this territory, --

Hamid S. Aziz

And you (Muhammad) are a dweller of this City!

Mahmoud Ghali

And you (i. e., the Prophet) are an inhabitant of this country.

Marmaduke Pickthall

And thou art an indweller of this city -

Mohamed Ahmed - Samira

And you are free to live upon it, --

Muhammad Asad

this land in which thou art free to dwell -

Mustafa Khattab

even though you ˹O Prophet˺ are subject to abuse in this city—

Progressive Muslims

And you remain committed to this land.

Rashad Khalifa

The town where you live.

Sahih International

And you, [O Muúammad], are free of restriction in this city -

Sam Gerrans

— And thou art a freeman in this land —

Shabbir Ahmed

The Town where (O Prophet) you have lived.

Syed Vickar Ahamed

That you (O Prophet!) are a free-man of this City;

Taqi Usmani

-and (O Prophet,) you are going to be allowed (to fight) in this city-

The Monotheist Group

And you are a dweller in this land.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩