Diyanet İşleri
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Beled suresi
Beled suresi, 2. ayet. وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
veente ḥillüm bihâẕe-lbeled.
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi Beled 1–7 3
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.
1-2. Yüce Allah, güvenilir beldeye yani kayıtsız ve şartsız olarak beldelerin en faziletlisi -özellikle de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in o beldede bulunduğu dönemde- olan Mekke-i Mükerreme’ye yemin etmektedir.
3. “Babaya ve soyundan gelenlere ki” yani Âdem’e ve onun soyundan gelenlere…
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Orada yaptıkları sebebiyle öldürülmeyi hak edenin öldürülmesi ve tutsak edilmeyi hak edenin tutsak edilmesi sana helaldir.
Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden…
Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
(91-92) De ki: "Bana ancak, bu beldenin (Mekke'nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana,…
Aynı kök: بلد (19 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Ortak kavram: Helâl ve Haram
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Ortak kavram: Helâl ve Haram
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ki sen bu şehirde oturmaktasın.
-ki sen de bu beldenin (şerefli) bir sakinisin-
senin serbestçe yaşadığın bu beldeyi,
Ki sen bu beldede bir kayıtsızsın!
Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,
Sen bu beldedesin, yemin ederim ki
Çünkü sen, bu yörede yaşıyorsun.
- Senin yaşamakta olduğun bu beldeye; doğurana ve doğana yemin olsun ki,
Ki sen bu kentte oturmaktasın.
Ki sen bu kentte oturmaktasın.
Sen bu beldede oturmaktayken.
Sen hıll iken bu beldede
Senin de içinde yaşadığın beldeye,
Senin de içinde yaşadığın beldeye,
Senin de içinde yaşadığın beldeye,
Ki sen, bu şehirde oturmakta iken,
Sen bu beldeye halal iken.
Sen de bu beldede oturmuşsun.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Sen de bu beldede bulunuyorsun.
Ki sen bu şehire girmekte (burada yaşamakta)sın.
(şimdi) sen bu şehirde güvende olmasan bile! dipnot 1
Sen bu şehirde korumasız iken bile.
Sen de bu beldede bulunuyorsun.
Sen de bu şehrin insanısın.
Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.
In which you are being an inhabitant, the town which in due time shall open to you its gates and deliver to you O Muhammad its key to accomplish what you will, respected, vindicated and venerated.
and you [Prophet] are an inhabitant of this city––
And thou art a freeman of this City;-
– this city wherein you have been rendered violable– dipnot 1
and you are resident in this city –
And you are free (from sin, and to punish the enemies of Islâm on the Day of the conquest) in this city (Makkah).[1]
as you reside in this town;
When you will surely alight (as a conqueror) in this city.
and thou art a lodger in this land;
That you (Mohammad) are not responsible for what the citizens of Mecca are doing.
and though a dweller in this land!
While you are a legal resident at this land.
-- and thou, O prophet, residest in this territory, --
And you (Muhammad) are a dweller of this City!
And you (i. e., the Prophet) are an inhabitant of this country.
And thou art an indweller of this city -
And you are free to live upon it, --
this land in which thou art free to dwell -
even though you ˹O Prophet˺ are subject to abuse in this city—
And you remain committed to this land.
The town where you live.
And you, [O Muúammad], are free of restriction in this city -
— And thou art a freeman in this land —
The Town where (O Prophet) you have lived.
That you (O Prophet!) are a free-man of this City;
-and (O Prophet,) you are going to be allowed (to fight) in this city-
And you are a dweller in this land.