Beled suresi

Beled suresi, 4. ayet

Beled suresi, 4. ayet. لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ

leḳad ḫalaḳne-l'insâne fî kebed.

Diyanet İşleri

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Beled 1–7 · surenin 4. ayeti / 20

Konu Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi Beled 1–7 3

  1. 1–4

    (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

  2. Beled 5

    İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

  3. Beled 6

    "Yığınla mal harcadım" diyor.

  4. Beled 7

    Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 4–7. ayetler için yazılmıştır.

4. Hakkında yemin edilen konu ise şudur: “Biz insanı (karşı karşıya kalacağı birçok) zorluk içinde yarattık.” Bundan kastın insanın karşı karşıya kaldığı dünya hayatındaki zorluklar, berzah/kabir alemindeki zorluklar ve şahitlerin ayağa dikileceği kıyamet günündeki zorluklar olma ihtimali vardır. Öyleyse insanın bu gibi zorluk ve sıkıntılardan kendisini rahata kavuşturacak, ebedi sevinç ve sürûra gark edecek türden amellerde bulunması gerekir. Böyle yapmazsa o, ebedi azabın sıkıntıları ile karşı karşıya kalır.

Anlamın şu şekilde olma ihtimali de vardır: Andolsun biz, insanı tasarrufta bulunabilecek, zorlu işleri yapabilecek şekilde, en güzel ölçülerde ve en mükemmel bir hilkate sahip olarak yarattık.

Bununla birlikte o, bu pek büyük nimet dolayısı ile Yüce Allah’a şükretmez; aksine sağlık ve esenliğinden ötürü azgınlaşır, yaratıcısına karşı başkaldırır. Bu halinin devam edeceğini, bu tasarruf yetki ve imkânının sonunun gelmeyeceğini sanması, cahillik ve zulüm olarak ona yeter. Bundan dolayı Allah devamla şöyle buyurmaktadır:

5-6. “O, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?” Nefsî arzuları uğrunda harcamış olduğu mallar dolayısı ile övünüp şımararak azgınlaşıyor mu? Çünkü o: “Ben, yığınla mal tükettim.” Üst üste yığılmış pek çok mal harcadım, “diyor.”

Yüce Allah, nefsi arzular ve masiyetler uğrunda harcanan mallar hakkında: “tüketmek/yok etmek” tabirini kullanmıştır. Çünkü bu tür yollarda malını tüketen kimse, bu harcamasından pişmanlık, yorgunluk ve kıtlıktan başka bir fayda sağlamaz. Allah’ın rızası uğrunda ve hayır yolunda malını infak eden kimse ise onun gibi değildir. Çünkü malını bu uğurda infak eden kimse, Allah ile ticaret yapmış olur ve harcadığının kat kat fazlasını kâr olarak elde eder.

7. Yüce Allah, devamla arzu ve şehvetleri uğrunda yaptığı harcamalarla böbürlenip övünenleri tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?” Bu yaptıkları ile Allah’ın kendisini görmediğini, küçük ve büyük işleri dolayısı ile kendisini hesaba çekmeyeceğini mi sanır? Aksine Allah, onu görmektedir. Amellerini tek tek kaydetmektedir. Ona Kiramen Kâtibîn’i hayır ve şer türünden yapmış olduğu her bir işi yazmak üzere görevlendirmiş bulunmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Doğrusu biz insanı, dünyada çektiği zorluklar sebebiyle bir gayret ve meşakkatin içinde yarattık.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَقَدْ lekad elbette
  2. خَلَقْنَا halekna biz yarattık kök: خلق
  3. ٱلْإِنسَـٰنَ l-insane insanı kök: انس
  4. فِى fi arasında
  5. كَبَدٍ kebedin zorluk kök: كبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş)

    Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz insanı zorluklar konusunda (dayanıklı) yarattık.

Mustafa İslamoğlu

Hakikaten Biz insanoğlunu farklı meşakkatlere dayanıklı yarattık.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz insanı acı, sıkıntı ve imtihan (ile yüklü bir hayat)a gönderdik.

Ahmed Hulusi

(Andolsun) ki, insanı sıkıntılı aşamalar içinde yarattık!

Ali Bulaç

Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.

Ali Özek ve heyeti

biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, insanı, zorluklar için yarattık.

Bayraktar Bayraklı

Biz, insanı zorluklar içinde yarattık.

Edip Yüksel

İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

gerçekten Biz insanı bir sıkıntı içinde yarattık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakikaten biz insanı bir meşakkat içinde yarattık

Erhan Aktaş

Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.

Gültekin Onan

Andolsun, biz insanı bir zorluk içinde yarattık.

Hasan Basri Çantay

ki biz insanı, andolsun, meşakkat içinde yaratdık.

İbni Kesir

Biz, insanı gerçekten meşakkat içinde yarattık.

Mehmet Alagaş

(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ki şüphesiz, biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.

Süleyman Ateş

Biz insanı zorluk arasında yarattık.

Süleymaniye Vakfı

kesinlikle biz insanı zorluklara katlanacak güçte yarattık. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah insanı en güzel donanımda yaratmış (Tin 95/4) ve kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklememiştir (Bakara 2/286 En'am 6/152). Demek ki her insanın karşılaştığı zorluklarla mücadele edecek potansiyeli mevcuttur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanı, zorlukları aşacak güçte yaratmışızdır.

Şaban Britch

Ki şüphesiz biz insanı (dünyada) bir zorluk içinde yarattık.

Şaban Piriş

İnsanı dosdoğru/dayanıklı olarak yaratmışızdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

That We created man and set him on earth wherein he strives and struggles from womb to tomb, each according to his disposition and inclination and whether he will acknowledge resurrection and adjudication.

Abdul Haleem

that We have created man for toil and trial.

Abdullah Yusuf Ali

Verily We have created man into toil and struggle.

Abul A'la Maududi

Verily We have created man into toil and hardship. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is that for which the oaths as mentioned above have been sworn. Man’s being created in toil means that man in this world has not been created to enjoy himself and live a life of ease and comfort, but the world for him is a place of enduring and undergoing toil, labor and hardship, and no man can be immune from this. The city of Makkah is a witness that a servant of Allah toiled and struggled hard, then only did it become a city and the centre of Arabia. In this city of Makkah the condition of Muhammad (peace be upon him) is a witness that he is enduring every kind of hardship for the sake of a mission; so much so that there is full peace here for the wild animals but no peace for him. Then, every man’s survival, from the time he is conceived in the mother’s womb till the last breath of life, is a witness that he has to pass through trouble, toil, labor, dangers and hardships at every step. The most fortunate of us is also exposed to grave dangers of death before birth or of elimination by abortion while in the mother’s womb. At birth he is only a hair-breadth away from death. After birth he is so helpless that had there not been somebody to look after him, he would perish uncared for and unnoticed. When he became able to walk he stumbled at every step. From childhood to youth and old age he had to pass through such physical changes that if any change had taken a wrong turn, his very life would have been at stake. Even if he is a king or a dictator, at no time he enjoys internal peace from the fear that a rebellion might arise against him somewhere. Even if he is a conqueror he is never at peace from the danger that one of his generals might rise in revolt against him. Even if he is a Korah of his time, he is ever anxious to increase his wealth and to safeguard it. Thus, there is no one who may be enjoying perfect peace freely and without hesitation, for man indeed has been created into a life of toil and trouble.

Aisha Bewley

We created man in trouble.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have created man in toil.

Ali Quli Qarai

certainly We created man in travail.

Amatul Rahman Omar

We have certainly created a human being (to face obstacles and) to struggle hard (to achieve a marvelous goal).

Arthur John Arberry

indeed, We created man in trouble.

Bijan Moeinian

It is true that man has been created with a psychological trait….

E. Henry Palmer

We have surely created man in trouble.

Edip-Layth

We have created the human being to struggle.

George Sale

verily We have created man in misery.

Hamid S. Aziz

We have surely created man in suffering (struggle, trouble, sorrow).

Mahmoud Ghali

Indeed We already created man in suffering.

Marmaduke Pickthall

We verily have created man in an atmosphere:

Mohamed Ahmed - Samira

That We created man in toil and trouble.

Muhammad Asad

Verily, We have created man into [a life of] pain, toil and trial.

Mustafa Khattab

Indeed, We have created humankind in ˹constant˺ struggle.

Progressive Muslims

We have created man to struggle.

Rashad Khalifa

We created the human being to work hard,

Sahih International

We have certainly created man into hardship.

Sam Gerrans

We have created man into adversity.

Shabbir Ahmed

Verily, We have created the human being for hard work. (This is the Town where Abraham and Ishmael labored, and where you began your toil to raise the Name of your Lord (2:125-127)).

Syed Vickar Ahamed

Surely, We have created man into hard work and struggle.

Taqi Usmani

indeed We have created man (to live) in hard struggle.

The Monotheist Group

We have created man in struggle.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩