Bakara suresi

Bakara suresi, 253. ayet

Bakara suresi, 253. ayet. تِلْكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ مِّنْهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَٰتٍ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقْتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخْتَلَفُوا۟ فَمِنْهُم مَّنْ ءَامَنَ وَمِنْهُم مَّن كَفَرَ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقْتَتَلُوا۟ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

tilke-rrusülü feḍḍalnâ ba`ḍahüm `alâ ba`ḍ. minhüm men kelleme-llâhü verafe`a ba`ḍahüm deracât. veâteynâ `îse-bne meryeme-lbeyyinâti veeyyednâhü birûḥi-lḳudüs. velev şâe-llâhü me-ḳtetele-lleẕîne mim ba`dihim mim ba`di mâ câethümü-lbeyyinâtü velâkini-ḫtelefû feminhüm men âmene veminhüm men kefer. velev şâe-llâhü me-ḳtetelû velâkinne-llâhe yef`alü mâ yürîd.

Diyanet İşleri

İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 250–256 · surenin 253. ayeti / 286

Konu Peygamberler arasındaki fark, Âyetü'l-Kürsî, dinde zorlama yok Bakara 253–257 3

  1. Bakara 250

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et."

  2. Bakara 251

    Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün alemlere karşı lütuf sahibidir.

  3. Bakara 252

    İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

  4. 253

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

  5. Bakara 254

    Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir.

  6. Bakara 255

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

  7. Bakara 256

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

253. Yüce Allah hem peygamberlere olan lütufları hem de onların gerçekleştirdikleri kâmil iman, köklü yakîn, yüce ahlâk, üstün adab, davet, öğretim ve oldukça kapsamlı faydaları oranında peygamberler arasında üstün faziletler ve güzel özellikler bakımından farklılıklar var ettiğini haber vermektedir. Zira onlardan kimisini yakın dost edinmiş, kimisi ile özel bir şekilde konuşmuş, kimisini diğer insanlar üzerine derecelerle yükseltmiştir. Hiçbir kimse onlardan hiçbirisinin zirveleşen faziletine ulaşamaz.

Hususen Yüce Allah Meryem oğlu İsa’ya Allah’ın hak rasulü ve sadık kulu olduğuna, Allah’tan getirdiklerinin tamamının da hak olduğuna delalet eden açık deliller vermiştir. İsa aleyhisselam Yüce Allah’ın izni ile anadan doğma körü ve alaca hatalarını iyileştiriyor ve ölüleri diriltiyordu. Henüz beşikte küçük bir çocukken insanlarla konuşmuştu. Allah onu Ruhu’l-Kudüs ile yani iman ruhu ile desteklemişti. Yüce Allah onun ruhaniyetini başkasının ruhaniyetinden üstün kıldı. Böylece o, belli bir güç ve ilâhi desteğe mazhar olmuştu. Her ne kadar böyle bir ruh ile desteklenme hususu, imanı oranında bütün mü’minler için genel ise de -nitekim Yüce Allah: “Ve onları katından bir ruh ile destekledi...” (el-Mücadele, 58/22) buyurmaktadır- İsa’nın sahip olduğu bu destek, başkalarınınkinden çok daha büyüktür. O bakımdan Yüce Allah özellikle İsa’yı bu yönüyle söz konusu etmiştir.

Sözü geçen “Ruhu’l Kudüs”ün Cebrail olduğu da söylenmiştir. Allah Cebrail’in yardım ve desteği ile İsa’nın gücünü pekiştirmiştir. Ancak daha doğru olan mana birincisidir.

Yüce Allah peygamberlerinin kemalini, onlara ihsan etmiş olduğu fazilet ve özellikleri bildirip dinlerinin tek, hayra davetlerinin aynı olduğunu haber verdiğine göre; bütün ümmetlerin onları tasdik etmekte söz birliği etmeleri ve onlara itaat etmeleri gerekir. Çünkü Yüce Allah, onlara apaçık belgeler vermiştir ki insanlar benzeri belgelerle karşı karşıya kaldıkları takdirde iman etmekten başka bir yol seçemezler. Böyle olmakla birlikte onların pek çoğu dosdoğru yoldan ayrılıp sapmışlar ve ümmetler arasında görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Onlardan kimisi iman etmiş, kimisi kâfir olmuştur. İşte bundan dolayı ayrılıkların ve düşmanlıkların sonucu olan savaş ortaya çıkmıştır. Eğer Allah dileseydi elbette insanları hidâyet üzere birleştirirdi ve onlar da ayrılığa düşmezlerdi. Yine Allah dileseydi -birbirleriyle çarpışmalarını gerektiren bu ayrılıklardan sonra bile- çarpışmazlardı. Ancak O’nun hikmeti sebeplere göre işlerin bu düzende cereyan etmesini gerektirmiştir.

Bu âyet-i kerimede Yüce Allah’ın bütün sebepler üzerinde -sonuçlarını doğurmaları yönünde- dilediği gibi tasarruf ettiğine çok açık bir delil vardır ve eğer dilerse O, bunları olduğu gibi bırakır, dilerse engeller. Bütün bunlar yalnızca O’nun hikmetine bağlıdır. O dilediğini yapar. O’nun irade ve meşîetine engel olacak, karşı çıkacak ya da yardım edecek hiçbir kimse yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte sana haber verdiğimiz bu elçilerimizin bazılarını bazılarına vahiyde, kendilerine tabi olan kimselerde ve derecelerinde üstün kıldık. Onlardan kimi ile Allah konuşmuştur. Örneğin Musa -aleyhisselam-. Kimini de yüksek derecelere eriştirmiştir. Bunun misali de Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'dir. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in insanlara gönderilmesiyle birlikte peygamberlik sona ermiş ve onun ümmeti diğer ümmetler üzerine fazilet bakımından üstün kılınmıştır. İsa -aleyhisselam-'a ise ölüleri diriltmek, körleri ve abraşlıları iyileştirmek gibi peygamberliğine delalet eden açık mucizeler verdik. Allah Teâlâ'nın emirlerini yerine getirmeye güç yetirebilmesi için onu Cebrail -aleyhisselam- ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine gelen apaçık delillerden sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler ve fırkalara bölündüler. Onlardan bir kısmı iman etti; bir kısmı da küfre girdi. Eğer Allah dileseydi, birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat Allah, dilediğini yapar. Allah dilediği kimseleri rahmeti ve fazileti ile imana iletir. Hidayet eder ve dilediği kimseleri de adaleti ve hikmeti ile saptırır.

Kelimeler

52 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تِلْكَ tilke işte o
  2. ٱلرُّسُلُ r-rusulu elçiler ki kök: رسل
  3. فَضَّلْنَا feddelna üstün kıldık kök: فضل
  4. بَعْضَهُمْ bea'dehum kimini kök: بعض
  5. عَلَىٰ ala karşı
  6. بَعْضٍۢ ۘ bea'din kimine kök: بعض
  7. مِّنْهُم minhum onlardan
  8. مَّن men kimine
  9. كَلَّمَ kelleme konuştu kök: كلم
  10. ٱللَّهُ ۖ llahu Allah kök: اله
  11. وَرَفَعَ ve rafea ve yükseltti kök: رفع
  12. بَعْضَهُمْ bea'dehum kimini de kök: بعض
  13. دَرَجَـٰتٍۢ ۚ deracatin derecelerle kök: درج
  14. وَءَاتَيْنَا ve ateyna ve verdik kök: اتي
  15. عِيسَى iysa Îsa'ya
  16. ٱبْنَ bne oğlu kök: بني
  17. مَرْيَمَ meryeme Meryem
  18. ٱلْبَيِّنَـٰتِ l-beyyinati açık deliller kök: بين
  19. وَأَيَّدْنَـٰهُ ve eyyednahu ve onu destekledik kök: ايد
  20. بِرُوحِ biruhi Ruh ile kök: روح
  21. ٱلْقُدُسِ ۗ l-kudusi Kudüs kök: قدس
  22. وَلَوْ velev ve eğer
  23. شَآءَ şa'e dileseydi kök: شيا
  24. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  25. مَا ma
  26. ٱقْتَتَلَ ktetele öldürmezlerdi kök: قتل
  27. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri (milletleri)
  28. مِنۢ min
  29. بَعْدِهِم bea'dihim onların arkasından gelen kök: بعد
  30. مِّنۢ min
  31. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  32. مَا ma
  33. جَآءَتْهُمُ ca'ethumu gelmiş olduktan kök: جيا
  34. ٱلْبَيِّنَـٰتُ l-beyyinatu açık deliller kök: بين
  35. وَلَـٰكِنِ velakini fakat
  36. ٱخْتَلَفُوا۟ htelefu anlaşmazlığa düştüler kök: خلف
  37. فَمِنْهُم feminhum onlardan
  38. مَّنْ men kimileri
  39. ءَامَنَ amene inandı kök: امن
  40. وَمِنْهُم ve minhum ve onlardan
  41. مَّن men kimi de
  42. كَفَرَ ۚ kefera inkar etti kök: كفر
  43. وَلَوْ velev eğer
  44. شَآءَ şa'e dileseydi kök: شيا
  45. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  46. مَا ma
  47. ٱقْتَتَلُوا۟ ktetelu birbirlerini öldürmezlerdi kök: قتل
  48. وَلَـٰكِنَّ velakinne ama
  49. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  50. يَفْعَلُ yef'alu yapar kök: فعل
  51. مَا ma şeyi
  52. يُرِيدُ yuridu dilediği kök: رود

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.

  • Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş'ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, iradesiyle ilgili vahyi kullarından…

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte şu elçilerin bir kısmını bir kısmına (farklı oldukları noktalarda) üstün kılmıştık. dipnot 1 Allah onlardan bir kısmına konuşmuş, bazılarını da derecelerini yükseltmiştir. (Nitekim) Meryem oğlu İsa'ya da apaçık deliller vermiş ve onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştik. Allah dileseydi (Allah'ın dileğine uysalardı) onlardan sonra gelen milletler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ayrılığa düştüler; içlerinden kimi iman etti, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi (Allah'ın dileğine uysalardı) onlar savaşmazlardı fakat (her şekilde) Allah dilediğini yapar. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Bakara 2:285, Nisâ 4:152 ve Ra‘d 13:4. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayetteki "üstünlük", aslında farklılık demektir. Çünkü elçiler belirli noktalarda birbirlerinden farklıdır ve farklı oldukları bu noktalarda birbirlerinden üstündür.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:40, 47; Mâide 5:1; Hûd 11:107; İbrâhîm 14:27; Hacc 22:14, 18; Burûc 85:16.

Mustafa İslamoğlu

Söz konusu elçilerden her birine diğerinden farklı meziyetler bahşettik. Onlardan kimisiyle Allah konuşmuş, kimisini de yüce mertebelere çıkarmıştır. Meryem oğlu İsa'ya da hakikatin apaçık belgelerini verdik ve onu mukaddes ruh ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onların ardından gelenler, kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Ne ki onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Eğer Allah dileseydi birbirlerinin kanına girmezlerdi, fakat Allah dilediğini yapar.

Muhammed Esed

Bu elçilerin bazılarına diğerlerinden daha fazla meziyetler bahşettik: İçlerinden kimi ile Allah (bizzat) konuşmuş, kimini de daha üst derecelere yükseltmiştir. Biz, Meryem oğlu İsa'ya hakikatin tüm kanıtlarını bahşettik ve o'nu kutsal ilham ile destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, o (elçiler)den sonra gelenler, kendilerine hakikatin bütün kanıtları geldikten sonra birbirleriyle çatışmazlardı; ancak (vaki olduğu üzere) onlar karşıt görüşlere kapıldılar ve bazıları imana ererken diğerleri hakikati inkara yöneldi. Buna rağmen Allah dileseydi, birbirleriyle çatışmazlardı. Ama Allah dilediğini yapar.

Ahmed Hulusi

İşte o Rasullerden bazısını bazısından daha üst özellikli kıldık. Onlardan kimi Allah kelamına muhatap oldu, kimini de derecelerle daha yükseltti. Meryemoğlu İsa'ya da açık deliller verdik, varlığında açığa çıkan Ruh-ül Kuds (kutsal kuvveler) ile teyit ettik. . . Eğer Allah dileseydi, onlardan sonraki toplumlar kendilerine açık deliller ulaştığı halde birbirlerini öldürmezdi. Fakat fikir ayrılığına düştüler, kimi iman etti kimi de inkar etti. Eğer Allah dilemiş olsaydı birbirlerini öldürmezlerdi. . . Ne var ki Allah dilediğini yapar.

Ali Bulaç

İşte bu elçiler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan, Allah'ın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve O'nu Ruhu'l-Kudüs'le destekledik. Şayet Allah dileseydi, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, onların peşinden gelen (ümmet)ler, birbirlerini öldürmezdi. Ancak ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapandır.

Ali Özek ve heyeti

O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya açık mucizeler verdik ve onu Rûhu'l Kudüs ile güçlendirdik. Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; lâkin Allah dilediğini yapar.

Ali Rıza Safa

İşte, o elçilerin bir bölümünü, diğerlerine üstün yaptık. Allah, Onlardan kimiyle konuştu; kimini de konumlarla yükseltti. Meryem Oğlu İsa'ya, açık kanıtlar verdik ve Onu Kutsal Ruh ile destekledik. Oysa Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat uyuşmazlığa düştüler; kimi inandı, kimi de inkar etti. Oysa Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat Allah, dilediğini yapar.

Bayraktar Bayraklı

O peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmıyla konuşmuş, bazılarını derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik ve onu Ruhulkudüs/Cebrail ile güçlendirdik. Allah dileseydi, o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de bazıları iman etti, bazıları da inkar etti. Allah dileseydi onlar savaşamazlardı; lakin Allah dilediğini yapar.

Edip Yüksel

O elçilerin bazısına diğerlerinden daha fazla lütufta bulunduk. Örneğin, kimileriyle ALLAH konuştu, kimilerini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya apaçık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. ALLAH dileseydi, onların ardından gelenler kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirleriyle kavga etmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler. Kimisi onayladı, kimisi inkar etti. ALLAH dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat, ALLAH dilediğini yapar. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 2:285.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O elçilerin bazısına diğerlerinden daha fazla lütufta bulunduk. Örneğin, kimileriyle ALLAH konuştu, kimilerini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya apaçık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. ALLAH dileseydi, onların ardından gelenler kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirleriyle kavga etmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler. Kimisi inandı, kimisi inkar etti. ALLAH dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat, ALLAH dilediğini yapar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz, o işaret edilen peygamberlerden kimini kiminden üstün kıldık. İçlerinden kimi ile Allah konuştu, kimini de daha yüksek derecelere çıkardı. Meryem oğlu İsa'ya da o açık delilleri ve mucizeleri verdik ve kendisini Cebrail ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onlardan sonraki milletler kendilerine o açık deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerinin kanına girmezlerdi. Ne varki Allah, dilediğini yapar.

Elmalılı Hamdi Yazır

O işaret olunan Resuller, biz onların bazısını bazısından efdal kıldık, içlerinden kimi var Allah kelamına Kelim etti, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı, Meryemin oğlu İsaya da o beyyineleri verdik ve kendisini Ruhul'kudüs ile te'yid eyledik, eğer Allah dilese idi bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o beyyineler geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi, ve lakin ıhtilafa düştüler kimi iman etti kimi küfür, yine Allah dilese idi birbirlerinin kanına girmezlerdi ve lakin Allah ne isterse yapar

Erhan Aktaş

İşte o Resuller ki her birine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem Oğlu İsa'ya beyyinat dipnot 1 verdik ve onu Kudus'un Ruhu dipnot 2 ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de kafirlik etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 2:87. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte o elçiler ki her birine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya beyyineler dipnot 1 verdik ve onu Kudus'un Ruhu dipnot 2 ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de inkar etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın Ruhu ile. Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" sözcüklerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; Kur'an'da, sözcük anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra "insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadeleri, "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: 2: 87, 253; 5:110; 59:23.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte o elçiler ki herbirine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya beyyineler dipnot 1 verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs dipnot 2 ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de inkar etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ruhu'l-Kudus: "Ruh" ve "Kudus" sözcüklerinden bir araya gelmiş, belirtili isim tamlamasıdır. "Kudusun ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; Kur'an'da, sözcük anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamında değil, "insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan can/vahiy" anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhü'l-Kudüs ifadeleri, "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir."

Gültekin Onan

İşte bu elçiler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan Tanrı'nın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve O'nu Ruhul'l-Kudüs ile destekledik. Şayet Tanrı dileseydi, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, onların peşinden gelen (ümmet)ler birbirlerini öldürmezdi. Ancak, ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi küfretti. Tanrı dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Tanrı dilediğini yapandır.

Hasan Basri Çantay

(Bu surede zikredilen) o peygamberler (yok mu?) biz onların kimine kiminden üstün meziyyetler verdik. Allah onlardan biri ile söyleşmiş, birini de birçok derecelerle yükseltmişdir. Meryem'in oğlu İsa'ya o beyyineleri (açık ayetleri, burhanları, mu'cizeleri) biz verdik ve onu Ruhul kuds (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi onların arkasındaki (ümmet) ler, kendilerine o apaçık bürhanlar geldikten sonra, birbirini öldürmez (ler) di. Fakat ihtilafa düşdüler. Binnetice onlardan kimi iman etdi, kimi küfre sapdı. Eğer Allah dileseydi birbirini öldürmezlerdi. Şu var ki Allah ne dilerse yapar.

İbni Kesir

Şu peygamberler onlardan kimini kiminden üstün kıldık. Allah, onlardan kimiyle söyleşmiş, kimini de derecelerle yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik. Ve onu Ruh'ul-Kudüs ile destekledik. Eğer Allah dilesydi; onların arkasındakiler; kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ihtilafa düştüler, sonra onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Allah dileseydi; birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak Allah, istediğini yapar.

Mehmet Alagaş

(252-253) Bunlar Allah’ın ayetleridir, onları sana gerçek olarak okuyoruz, kesinlikle sen de elçilerdensin. İşte bunlar Resullerdir , bazısını bazına faziletli kıldık, onlardan birileriyle Allah konuştu / kelam etti, bazısının derecesini yükseltti. Meryem oğlu İsa’ya açık beyanatlar verdi , O’nu Kutsal Ruh ile destekledi , eğer Allah dileseydi kendilerine beyanatlar geldiği halde Ondan sonra gelenler, daha sonra gelenleri öldüremezlerdi ve lakin karşıt fikirli oldular / ihtilaf ettiler. Onlardan birileri iman etti birileri yok saydı / kafir oldu. Eğer Allah dileseydi öldüremezlerdi. Ve lakin Allah, murat ettiğini yapar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu rasûller yok mu, biz onların bazısını bazısından üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu ve bazılarının da derecelerini yükselttiği kimseler onlardandır. Meryemoğlu İsa'ya apaçık deliller vermiş ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemişizdir. Eğer Allah dileseydi, bu peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine gelen apaçık delillerden sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat onlar ihtilâfa düştüler. Onlardan bir kısmı iman etti; bir kısmı da küfre girdi. Eğer Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat Allah, dilediğini yapar.

Süleyman Ateş

İşte o elçilerden kimini kiminden üstün kıldık. Allah onlardan kimine konuştu, kimini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik ve onu Ruh'ül-Kudüs ile destekledik. Allah dileseydi onların arkasından gelen milletler, kendilerine açık deliller gelmiş olduktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler, onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapar.

Süleymaniye Vakfı

İşte elçilerimiz! Onlardan kimini kimine üstün kıldık. dipnot 1 Allah kimiyle konuştu, kimini birkaç basamak yükseltti. dipnot 2 Meryem'in oğlu İsa'ya da açık belgeler verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. dipnot 3 Allah, tercihi (insanlara bırakmayıp) kendi yapsaydı sonrakiler o açık belgeler geldikten sonra birbirleriyle savaşamazlardı. Ama ihtilafa düştüler; kimi inanıp güvendi, kimi de kafir oldu. Evet, tercihi Allah yapsaydı birbirleriyle savaşamazlardı ama Allah dilediğini yapar. dipnot 4

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah, nebilerinden kimini kimine üstün kılmış (İsra 17/55) ama müminlere, bir ayrım yapmadan, bütün nebilere inanma görevi yüklemiştir. (Bakara 2/136, 285; Al-i İmran 3/84).
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
    Burada Allah'ın iradesi ile meşieti arasındaki fark gösterilmiştir. Allah'ın iradesi, bir şeyin olmasını istemesi, meşieti ise iradesinin arkasından "ol" emrini vererek o şeyi oluşturmasıdır (Yasin 36/82). "Ol" emrini vermemişse iradesi gerçekleşmeyebilir (Nisa 4/26-27). Allah insanları imtihan için yarattığından Allah'ın imtihanla ilgili konulardaki iradesi, kulun da o şeyi irade edip yapması ile meşiete dönüşür ve oluşum gerçekleşir(Tekvir 81/26-29).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, bu elçilerden kimini kimine üstün kıldı. Kimiyle konuştu, kimini birkaç basamak yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya da açık belgeler verdi ve onu Kutsal Ruh ile destekledi. dipnot 1 Allah, tercihi (insanlara bırakmayıp) kendi yapsaydı, sonrakiler o açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşamazlardı. Ama ayrılığa düştüler; kimi inanıp güvendi, kimi ayetleri görmezlikten geldi (kafir oldu). Tercihi Allah yapsaydı, birbirleriyle savaşamazlardı. Ama Allah dilediğini yapar. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından mealde bu sanat yok sayılmıştır. (Bkz. Bakara 2/49'un dipnotu)
  2. metne dön, dipnot 2
    Onun istediği, kullarını imtihandan geçirmektir.

Şaban Britch

İşte, bu peygamberlerdir ki biz, onların bir kısmını bir kısmından üstün kıldık. Allah, onlardan bir kısmıyla konuşmuş ve bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya da açık belgeler verdik ve O’nu Ruhu'l Kudüs ile destekledik. Allah dilemiş olsaydı, kendilerine açık belgeler geldikten sonra o peygamberlerin ardından gelenler birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat, onlar ihtilafa düşüp bir kısmı iman etti, bir kısmı da kâfir oldu. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat Allah, dilediğini yapar.

Şaban Piriş

İşte, bu peygamberlerdir ki biz, onların bir kısmını bir kısmından üstün kıldık. Allah, onlardan bir kısmıyla konuşmuş ve bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da açık belgeler verdik ve O'nu Ruhu'l- Kudüs ile destekledik. Allah dilemiş olsaydı, kendilerine açık belgeler geldikten sonra o peygamberlerin ardından gelenler birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat, onlar ihtilafa düşüp bir kısmı iman etti, bir kısmı da kafir oldu. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat, Allah, dilediğini yapar.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte resuller! Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır. Allah, onlardan bazısıyla konuşmuştur. Bazılarını da derecelerle yüceltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık ayetler verdik ve onu Ruhulkudüs'le güçlendirdik. Allah dileseydi, onların ardından gelenler, açık-seçik mesajlar kendilerine ulaştıktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak tartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ne var ki, Allah dilediğini yapıyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We endowed such Prophets with privileges, some more than others. Among them was one spoken to by Allah, and He evaluated some a degree higher in rank. And We sent ‘Isa, son of Maryam, with clear revelations and signs guiding out of darkness and superstition of later times and out of want of spiritual and intellectual vision into illumination and mental enlightenment, and We supported him giving him countenance by the Holy Spirit, Jibril. And had Allah willed, never would have their successors fought against each other, especially after receiving intellectual enlightenment and mental illumination. But they were at variance in a state of discord and enmity, some recognising Allah and obeying His statutes and others denying Him or rejecting His ordinances and decrees. And had Allah willed they would not have warred against each other, but Allah does and enacts what He will.

Abdul Haleem

We favoured some of these messengers above others. God spoke to some; others He raised in rank; We gave Jesus, son of Mary, Our clear signs and strengthened him with the holy spirit. If God had so willed, their successors would not have fought each other after they had been brought clear signs. But they disagreed: some believed and some disbelieved. If God had so willed, they would not have fought each other, but God does what He will.

Abdullah Yusuf Ali

Those messengers We endowed with gifts, some above others: To one of them Allah spoke; others He raised to degrees (of honour); to Jesus the son of Mary We gave clear (Signs), and strengthened him with the holy spirit. If Allah had so willed, succeeding generations would not have fought among each other, after clear (Signs) had come to them, but they (chose) to wrangle, some believing and others rejecting. If Allah had so willed, they would not have fought each other; but Allah Fulfilleth His plan.

Abul A'la Maududi

And these Messengers (who have been designated to guide people), We have exalted some of them above the others. Among them are such as were spoken to by Allah Himself, and some He exalted in other respects. And We granted Jesus, son of Mary, Clear Signs and supported him with the spirit of holiness. Had He willed, those who had seen these Clear Signs would not have fought one another thereafter. But (it was not the will of Allah to prevent people from disagreement by compulsion, hence) they differed among themselves whereby some attained faith and others denied the Truth. Yet had Allah so willed they would not have fought one another. Allah does whatever He wills. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The main cause of the differences which arose after people had received true knowledge through the Prophets, and which were even aggravated into feuds and wars, is not that God was helpless, and lacked the power to put an end to the fighting. Had He willed so, no one would have had the power to defy the teachings of the Prophets, to take the course of disbelief and rebellion against Him, and to spread mischief and corruption in His world. But it was not His will to deprive human beings of their free-will and choice, and to compel them to follow a particular course. He has created human beings on earth in order to test them and hence endowed them with the freedom to choose from the various alternative courses of belief and action. God did not appoint the Prophets as policemen to force people to faith and obedience. He sent them, instead, with reasonable arguments and clear signs in order to invite people to righteousness. Hence the cause of all the differences and wranglings and fighting which took place was that people, in exercising the free-will granted to them by God, followed divergent courses. In short, people follow divergent ways precisely because of God's omnipotent will that men should have a choice. It would be a grave misunderstanding to hold that people follow different paths because God failed to persuade people to follow the path which He wanted them to choose.

Aisha Bewley

These Messengers: We favoured some of them over others. Allah spoke directly to some of them and raised up some of them in rank. We gave Clear Signs to ‘Isa, son of Maryam, and reinforced him with the Purest Ruh. If Allah had willed, those who came after them would not have fought each other after the Clear Signs came to them, but they differed. Among them there are those who have iman and among them there are those who are kafir. If Allah had willed, they would not have fought each other. But Allah does whatever He desires.

Al-Hilali & Khan

Those Messengers! We preferred some of them to others; to some of them Allâh spoke (directly); others He raised to degrees (of honour); and to ‘Îsâ (Jesus), the son of Maryam (Mary), We gave clear proofs and evidence, and supported him with Rûh-ul-Qudus [Jibrael (Gabriel)]. If Allâh had willed, succeeding generations would not have fought against each other, after clear Verses of Allâh had come to them, but they differed - some of them believed and others disbelieved. If Allâh had willed, they would not have fought against one another, but Allâh does what He likes.

Ali Quli Qarai

These are the apostles, some of whom We gave an advantage over others: of them are those to whom Allah spoke, and some of them He raised in rank, and We gave Jesus, son of Mary, manifest proofs and strengthened him with the Holy Spirit. Had Allah wished, those who succeeded them would not have fought each other after the manifest proofs had come to them. But they differed. So there were among them those who had faith and there were among them those who were faithless, and had Allah wished, they would not have fought one another; but Allah does whatever He desires.

Amatul Rahman Omar

We have made these Messengers excel one another. There are those of them to whom Allâh has spoken much, and some of them He has exalted by many degrees of rank. And We gave Jesus, son of Mary, clear arguments, and We supported him with the blessed word (of God). Had Allâh (so) willed, people (who came) after them (- the Messengers) would not have fought one another (particularly) after clear arguments had come to them, but (as it was) they differed one from another; so that some of them believed while others disbelieved. Had Allâh (so) willed they would not have fought one another. Yet Allâh does whatever He intends.

Arthur John Arberry

And those Messengers, some We have preferred above others; some there are to whom God spoke, and some He raised in rank. And We gave Jesus son of Mary the clear signs, and confirmed him with the Holy Spirit. And had God willed, those who came after him would not have fought one against the other after the clear signs had come to them; but they fell into variance, and some of them believed, and some disbelieved; and had God willed they would not have fought one against the other; but God does whatsoever He desires.

Bijan Moeinian

I have blessed My Prophets in different manners. One of them (Moses) I talked directly with. The others were elevated in ranks in other ways. I endowed Jesus, son of Mary, with undeniable miracles and supported him with the Holy Spirit. If God had wished, people would not be divided among themselves after the death of their Prophet. That is why they dispute among themselves [as a mean of test and trial so that] some choose to believe and some choose the disbelief. If God had willed, there would not be any fight among themselves but there is wisdom in the will of God.

E. Henry Palmer

These apostles have we preferred one of them above another. Of them is one to whom God spake; and we have raised some of them degrees; and we have given Jesus the son of Mary manifest signs, and strengthened him by the Holy Spirit. And, did God please, those who came after them would not have fought after there came to them manifest signs. But they did disagree, and of them are some who believe, and of them some who misbelieve, but, did God please, they would not have fought, for God does what He will.

Edip-Layth

Such messengers, We have preferred some to others; some of them talked to God, and He raised some of them in ranks, and We gave Jesus son of Mary the proofs and We supported him with the Holy Spirit. Had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them acknowledged and some of them did not appreciate. Had God wished they would not have fought, but God does whatever He wishes.

George Sale

These are the apostles; we have preferred some of them before others: Some of them hath God spoken unto, and hath exalted the degree of others of them. And we gave unto Jesus the son of Mary manifest signs, and strengthened him with the holy spirit. And if God had pleased, they who came after those apostles, would not have contended among themselves, after manifest signs had been shewn unto them. But they fell to variance; therefore some of them believed, and some of them believed not; and if God had so pleased, they would not have contended among themselves, but God doth what he will.

Hamid S. Aziz

Of these Messengers, We preferred some above others. Of them are some to whom Allah spoke; and We have exalted some of them by degrees; and We gave Jesus, the son of Mary, manifest signs, and strengthened him with the Holy Spirit. And, if Allah had willed, those who came after them would not have fought one another, after the clear proof had come to them. But they disagreed, some believing and others disbelieving. And, if Allah had willed, they would not have fought one another; but Allah does what He will.

Mahmoud Ghali

Those are the Messengers; We have graced some of them over some others; of them (there are some) to whom Allah spoke, and some He raised in degrees. And We brought Isa son of Maryam (Jesus son of Mary) the supreme evidences and aided him with the Spirit of Holiness. (The Angel Jibrîl) And if Allah had (so) decided, the ones who (came) after them would not have fought against each other, after the supreme evidences had come to them. But they differed among themselves. So of them are the ones who believed, and of them are the ones who disbelieved. And if Allah had (so) decided, they would not have fought against each other; but Allah performs whatever He wills.

Marmaduke Pickthall

Of those messengers, some of whom We have caused to excel others, and of whom there are some unto whom Allah spake, while some of them He exalted (above others) in degree; and We gave Jesus, son of Mary, clear proofs (of Allah's Sovereignty) and We supported him with the holy Spirit. And if Allah had so wiled it, those who followed after them would not have fought one with another after the clear proofs had come unto them. But they differed, some of them believing and some disbelieving. And if Allah had so willed it, they would not have fought one with another; but Allah doeth what He will.

Mohamed Ahmed - Samira

Of all these apostles We have favoured some over the others. God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others. And to Jesus, son of Mary, We gave tokens, and reinforced him with divine grace. If God had so willed those who came after them would never have contended when clear signs had come to them. But dissensions arose, some believed, some denied. And if God had willed they would never have fought among themselves. But God does whatsoever He please.

Muhammad Asad

Some of these apostles have We endowed more highly than others: among them were such as were spoken to by God [Himself], and some He has raised yet higher. ' And We vouchsafed unto Jesus, the son of Mary, all evidence of the truth, and strengthened him with holy inspiration. And if God had so willed, they who succeeded those [apostles] would not have contended with one another after all evidence of the truth had come to them; but [as it was,] they did take to divergent views, and some of them attained to faith, while some of them came to deny the truth. Yet if God had so willed, they would not have contended with one another: but God does whatever He wills.

Mustafa Khattab

We have chosen some of those messengers above others.[1] Allah spoke directly to some, and raised some high in rank. To Jesus, son of Mary, We gave clear proofs and supported him with the holy spirit.[2] If Allah had willed, succeeding generations would not have fought ˹among themselves˺ after receiving the clear proofs. But they differed—some believed while others disbelieved. Yet if Allah had willed, they would not have fought one another. But Allah does what He wills.

Progressive Muslims

Such messengers, We have preferred some over others; some of them talked to God, and He raised some of them in rank, and We gave Jesus son of Mary the proofs and We supported him with the holy spirit. And had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them believed and some of them disbelieved. Had God wished they would not have fought, but God does whatever He wishes.

Rashad Khalifa

These messengers; we blessed some of them more than others. For example, GOD spoke to one, and we raised some of them to higher ranks. And we gave Jesus, son of Mary, profound miracles and supported him with the Holy Spirit. Had GOD willed, their followers would not have fought with each other, after the clear proofs had come to them. Instead, they disputed among themselves; some of them believed, and some disbelieved. Had GOD willed, they would not have fought. Everything is in accordance with GOD's will.

Sahih International

Those messengers - some of them We caused to exceed others. Among them were those to whom Allah spoke, and He raised some of them in degree. And We gave Jesus, the Son of Mary, clear proofs, and We supported him with the Pure Spirit. If Allah had willed, those [generations] succeeding them would not have fought each other after the clear proofs had come to them. But they differed, and some of them believed and some of them disbelieved. And if Allah had willed, they would not have fought each other, but Allah does what He intends.

Sam Gerrans

Those messengers: We gave preference to some of them over others; among them were those to whom God spoke, and He raised some of them in degree. And We gave Jesus, son of Mary the clear signs, and We strengthened him with the Spirit of Holiness. And had God willed, there would not have fought one another those after them after the clear signs had come to them; but they differed, and some of them believed, and some of them denied; and had God willed, they would not have fought one another; but God does what He wills.

Shabbir Ahmed

(All Messengers were one in Purpose). We have caused some of them to excel others. (They were assigned different strategies suitable to their times, locations and people. So they worked at diverse platforms and) Allah communicated to all of them in various ways. Jesus son of Mary was one of those Messengers to whom We gave clear signs of the Truth and We helped him with the Sacred Revelation. If Allah had created human beings like programmed robots, lacking free will, they wouldn't have differed and wouldn't fight among themselves in matters of belief. But, Allah planned that men and women be endowed with the ability to make choices, and that compulsion in matters of faith would never been ordained (2:256). Allah makes His Laws in the World of Command as He Wills, and then He implements them in the World of Creation (the Universe) and never changes His Laws ((7:54), (17:77), (33:62)).

Syed Vickar Ahamed

Those messengers: We preferred some of them, some above the others: To some of them (Moses), Allah spoke directly; Others (David), He raised to degrees (of honor); To Isa (Jesus), the son of Maryam (Mary), We gave Clear (Signs), and strengthened him with the Holy Spirit (Gabriel). If Allah had so willed, the following generations would not have fought among each other, after Clear (Signs) had come to them, but they (chose) to differ, some believing and others rejecting. If Allah had so willed, they would not have fought each other; But Allah fulfills His plan.

Taqi Usmani

Those are the messengers some of whom We have given excellence over some others. Among them there are ones to whom Allah spoke (directly) and He raised some of them steps higher (in other respects), and We gave clear signs to ‘Īsā (Jesus), the son of Maryam (Mary) and supported him with the Holy Spirit. If Allah so willed, those succeeding him would have not fought against each other after clear signs had come to them.But they disagreed among themselves. So, there were some who believed and there were some who disbelieved, and if Allah so willed, they would have not fought against each other. But Allah does what He intends

The Monotheist Group

Such messengers, We have preferred some over others; some of them talked to God, and He raised some of them in rank, and We gave Jesus, son of Mary, the clear proofs and We supported him with the Holy Spirit. And had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them believed and some of them rejected. If God had wished they would not have fought, but God does what He pleases.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 253. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 253. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 253. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩