Bakara suresi

Bakara suresi, 252. ayet

Bakara suresi, 252. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

tilke âyâtü-llâhi netlûhâ `aleyke bilḥaḳḳ. veinneke lemine-lmürselîn.

Diyanet İşleri

İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 249–255 · surenin 252. ayeti / 286

Konu Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût Bakara 243–252 3

  1. Bakara 249

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

  2. Bakara 250

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et."

  3. Bakara 251

    Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün alemlere karşı lütuf sahibidir.

  4. 252

    İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

  5. Bakara 253

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

  6. Bakara 254

    Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir.

  7. Bakara 255

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

252. “Bunlar Allah’ın âyetleridir. Sana onları hak ile okuyoruz. Şüphesiz sen gönderilmiş peygamberlerdensin.” Onun peygamberliğinin delilleri arasında bu kıssa da vardır. Çünkü o Allah’tan aldığı vahiy ile bu kıssayı gerçeğe uygun olarak haber vermiştir.

Bu kıssada Muhammed ümmetinin alacağı pek çok ibretler vardır:

1- Bunlardan birisi Allah yolunda cihadın fazileti, faydaları ve cihadın güzel sonuçlarıdır. Cihad dini, vatanı, bedenleri ve malları korumanın biricik yoludur. Mücahidlerin -işler kendilerine zor ve ağır gelse bile- âkıbetleri övgüye layıktır. Buna karşılık sözlerinde durmayan sabırsızlar da -kısa bir süre rahat etseler dahi- uzun bir süre rahatlarından olurlar.

2- Bir diğer ibretli nokta başkanlığa, yeterli olan kimsenin seçilmesi ile ilgilidir. Yeterlilik ise iki hususa dayanır: Birincisi siyaset ve yönetim bilgisi demek olan ilim; ikincisi ise kendisi vasıtası ile hakkı uygulayacağı bir güç. Bu iki özelliği kendisinde toplayan kimse başkalarına göre yöneticilikte daha bir hak sahibidir.

3- Bu kıssa ilim adamlarının şu görüşlerine de delildir: Ordu kumandanları, yola çkarken orduyu iyice gözden geçirmelidirler. Savaşa elverişli olmayan kişi, at ve binekler -zayıflık, sabırsızlık yahut başkasının direncini kırma ya da orduya eşlik etmelerinde zarar bulunması gibi sebeblerle- alıkonulmalıdır. Çünkü bunların orduda bulunması başkaları için de katıksız bir zarardır.

4- Savaşın yapılacağı sırada mücahidlerin daha bir güçlendirilmeleri, cesaret duygularının harekete geçirilmesi, iman gücüne, Yüce Allah’a tam anlamı ile tevekkül edip O’na güvenmeye teşvik edilmeleri, Allah’tan sebat istemeleri, düşmanlara karşı sabır ve zafer ermesi yönünde O’nun yardımını istemeleri gerekir.

5- Savaş ve cihada karar vermek savaşmaktan farklı bir şeydir. İnsan savaş kararını vermekle birlikte savaşta fiilen hazır olduğu vakit bu kararlılığı ve direnci çözülebilir. İşte bundan dolayı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in duaları arasında şu da vardır: “Senden işlerde sebat ve doğruluk üzere kararlılık dilerim.”

Nitekim bu kimseler de savaş kararı almanın yanı sıra gerçekten bu kararlarında samimi olduklarını ortaya koyan sözler sarfetmekle beraber savaş vakti gelince pek çoğu bu sözlerinden caydı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in: “Kaza(nın vukûun)dan sonra da ona razı olmayı Senden dilerim.” duası da bu halin bir benzerini ortaya koymaktadır. Çünkü kadere gerçek rıza, nefislerin hoşuna gitmeyen ilâhi takdirin vukuundan sonra gösterilen rızadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! İşte bu sana okuduğumuz, verdiği haberlerde doğruluk, koyduğu hükümlerde adalet içeren, apaçık beyan edilmiş Allah'ın ayetleridir. Hiç şüphesiz sen de âlemlerin Rabbinin gönderdiği peygamberlerdensin.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تِلْكَ tilke bunlar
  2. ءَايَـٰتُ ayatu ayetleridir kök: ايي
  3. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  4. نَتْلُوهَا netluha okuyoruz (açıklıyoruz) kök: تلو
  5. عَلَيْكَ aleyke sana
  6. بِٱلْحَقِّ ۚ bil-hakki hak olarak kök: حقق
  7. وَإِنَّكَ ve inneke elbette sen
  8. لَمِنَ lemine
  9. ٱلْمُرْسَلِينَ l-murseline gönderilenlerdensin kök: رسل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

63 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte şu(nlar), Allah'ın sana bir amaç ile tilavet etmekte (okuyup aktarmakta) olduğumuz ayetleridir. dipnot 1 Şüphesiz ki sen elçilerdensin.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:108; Câsiye 45:6.

Mustafa İslamoğlu

İşte bunlar Allah'ın mesajlarıdır; biz bunları sana gerçek bir amaca mebni olarak ilerletiyoruz, çünkü sen kendisine mesaj gönderilenlerdensin.

Muhammed Esed

Bunlar Allah'ın mesajlarıdır: Biz (ey Peygamber,) hakikati ortaya koyan bu (mesaj)ları sana iletiyoruz: doğrusu sen, bu mesajların emanet edildiği (elçilerden)sin.

Ahmed Hulusi

Bunlar Allah işaretleri. . . Onları sana Hak olarak anlatıyoruz. . . Sen irsal olan Rasullerdensin.

Ali Bulaç

İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; onları sana bir hak olarak okuyoruz. Sen de gönderilen elçilerdensin.

Ali Özek ve heyeti

İşte bunlar Allah'ın âyetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyor (anlatıyor)uz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

Ali Rıza Safa

İşte bunlar, gerçek olarak sana okuduğumuz Allah'ın ayetleridir. Kuşkusuz, sen, gönderilenler arasındasın.

Bayraktar Bayraklı

Bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana doğru olarak anlatıyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

Edip Yüksel

Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH'ın ayetleridir ve elbette sen elçilerden birisin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH'ın ayetleridir ve elbette sen elçilerden birisin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları, sana dosdoğru okuyoruz. Şüphesiz ki sen gönderilen peygamberlerdensin.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bunlar Allahın ayetleri, onları sana bihakkın tilavet ediyoruz, muhakkak ki sen o gönderilen Resullerdensin

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Biz, onları sana gerçek olarak okuyoruz. Kuşkusuz, sen, gönderilenlerdensin.

Gültekin Onan

İşte bunlar Tanrı'nın ayetleridir; onları sana bir hak olarak okuyoruz. Sen de gönderilenlerdensin.

Hasan Basri Çantay

Bunlar Allahın ayetleridir ki onları (Habibim) sana Hak olarak okuyoruz. Sen şübhesiz, muhakkak gönderilen peygamberlerdensin.

İbni Kesir

İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz ki sen elçilerdensin.

Mehmet Alagaş

(252-253) Bunlar Allah’ın ayetleridir, onları sana gerçek olarak okuyoruz, kesinlikle sen de elçilerdensin. İşte bunlar Resullerdir , bazısını bazına faziletli kıldık, onlardan birileriyle Allah konuştu / kelam etti, bazısının derecesini yükseltti. Meryem oğlu İsa’ya açık beyanatlar verdi , O’nu Kutsal Ruh ile destekledi , eğer Allah dileseydi kendilerine beyanatlar geldiği halde Ondan sonra gelenler, daha sonra gelenleri öldüremezlerdi ve lakin karşıt fikirli oldular / ihtilaf ettiler. Onlardan birileri iman etti birileri yok saydı / kafir oldu. Eğer Allah dileseydi öldüremezlerdi. Ve lakin Allah, murat ettiğini yapar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Biz onları sana hakkıyla okuyoruz. Şüphesiz sen de gönderilmiş peygamberlerdensin.

Süleyman Ateş

Bunlar, Allah'ın ayetleridir; bunları sana gerçek ile okuyoruz (bunlarla sana gerçekleri açıklıyoruz). Elbette sen gönderilen elçilerdensin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar Allah'ın ayetleridir. O, bunları sana doğru bir biçimde aktarıyor. dipnot 1 Sen de O'nun elçilerindensin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından mealde bu sanat yok sayılmıştır. (Bkz. Bakara 2/49'un dipnotu)

Şaban Britch

İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Biz onları sana hakkiyle okuyoruz. Şüphesiz, sen de peygamberlerdensin.

Şaban Piriş

İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana hakkiyle okuyoruz. Şüphesiz, sen de peygamberlerdensin.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar Allah'ın ayetleri. Onları sana hak olarak okuyoruz. Yemin olsun ki sen, gönderilen elçilerdensin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are Allah’s revelations, We relate them to you, O Muhammad, in truth, for you are one of the Prophets.

Abdul Haleem

These are the revelations of God which We recite to you [Muhammad] with the truth, and you truly are one of the messengers.

Abdullah Yusuf Ali

These are the Signs of Allah: we rehearse them to thee in truth: verily Thou art one of the messengers.

Abul A'la Maududi

These are the Signs of Allah which We recite to you in Truth, for indeed you are one of those entrusted with the Message.

Aisha Bewley

Those are Allah’s Signs which We recite to you with truth. You are indeed one of the Messengers.

Al-Hilali & Khan

These are the Verses of Allâh, We recite them to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in truth, and surely, you are one of the Messengers (of Allâh).[1]

Ali Quli Qarai

These are the signs of Allah which We recite for you in truth, and you are indeed one of the apostles.

Amatul Rahman Omar

These are the Messages of Allâh, We recite them to you with the truth; and you are indeed (one) of the Messengers.

Arthur John Arberry

These are the signs of God We recite to thee in truth, and assuredly thou art of the number of the Envoys.

Bijan Moeinian

These verses are the word of God revealed to you (Mohammad. ) Indeed you are a true Prophet of God.

E. Henry Palmer

These are the signs of God, we recite them to thee in truth, for, verily, thou art of those who are sent.

Edip-Layth

These are God's signs, We recite them to you with truth, and you are of the messengers.

George Sale

These are the signs of God: We rehearse them unto thee with truth, and thou art surely one of those who have been sent by God.

Hamid S. Aziz

These are the signs of Allah, which We recite unto you in truth, for, verily, you are of those who are sent (Our Messengers).

Mahmoud Ghali

Those are the signs of Allah. We recite them to you with the Truth, and surely you are indeed (one) of the Emissaries.

Marmaduke Pickthall

These are the portents of Allah which We recite unto thee (Muhammad) with truth, and lo! thou art of the number of (Our) messengers;

Mohamed Ahmed - Samira

These are the messages of God. We recite them to you in all truth, as indeed you are one of the apostles.

Muhammad Asad

THESE are God's messages: We convey them unto thee, [O Prophet,] setting forth the truth-for, verily, thou art among those who have been entrusted with a message.

Mustafa Khattab

These are Allah’s revelations which We recite to you ˹O Prophet˺ in truth. And you are truly one of the messengers.

Progressive Muslims

These are God's revelations, We recite them to you with truth, and you are of the messengers.

Rashad Khalifa

These are GOD's revelations. We recite them through you, truthfully, for you are one of the messengers.,

Sahih International

These are the verses of Allah which We recite to you, [O Muúammad], in truth. And indeed, you are from among the messengers.

Sam Gerrans

Those are the proofs of God; We recite them to thee in truth; and thou art among the emissaries.

Shabbir Ahmed

These are the Verses of Allah that We recite to you in Absolute, Guarded Truth. And (O Muhammad!) You are among Our Messengers.

Syed Vickar Ahamed

These are the Signs of Allah: We teach them to you in truth; Surely, you (O Prophet!) are one of the (many) messengers.

Taqi Usmani

These are the verses of Allah that We recite to you (O Prophet), with all veracity, and certainly you are among the Messengers.

The Monotheist Group

These are the revelations of God, We recite them to you with the truth, and you are one of the messengers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 252. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 252. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 252. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩