Zümer suresi

Zümer suresi, 23. ayet

Zümer suresi, 23. ayet. ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ ٱلْحَدِيثِ كِتَٰبًا مُّتَشَٰبِهًا مَّثَانِىَ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إِلَىٰ ذِكْرِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

allâhü nezzele aḥsene-lḥadîŝi kitâbem müteşâbihem meŝânî. taḳşe`irru minhü cülûdü-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm. ŝümme telînü cülûdühüm veḳulûbühüm ilâ ẕikri-llâh. ẕâlike hüde-llâhi yehdî bihî mey yeşâ'. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min hâd.

Diyanet İşleri

Allah, sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur'an Allah'ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 20–26 · surenin 23. ayeti / 75

Konu Gökten inen su, sözün en güzeli ve yalanlayanlar Zümer 21–26 3

  1. Zümer 20

    Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va'dinden dönmez.

  2. Zümer 21

    Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

  3. Zümer 22

    Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.

  4. 23

    Allah, sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı gerginleşir. Sonra derileri de (vücutları da) kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur'an Allah'ın hidayet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allah, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.

  5. Zümer 24

    Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.

  6. Zümer 25

    Onlardan öncekiler de yalanladılar ve azap kendilerine farkına varamadıkları bir yerden geldi.

  7. Zümer 26

    Böylece Allah dünya hayatında onlara zilleti tattırdı. Elbette ki ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. Yüce Allah, indirdiği Kitabından bize haber vermektedir ki o, kayıtsız ve şartsız “sözün en güzeli”dir. Sözün en güzeli, Allah’ın kelâmıdır. Allah’ın kelamı olup da indirilen kitapların en güzeli de bu Kur’ân-ı Kerîm’dir. En güzel o olduğuna göre onun lafızları da lafızların en açığı, en anlaşılırıdır. Onun ihtiva ettiği manalar en yüce anlamlardır. Çünkü o, hem sözleri ile hem manası ile sözün en güzelidir. Ayrıca “müteşâbih”tir. Yani güzellikte birbirine benzerdir. Sözleri, birbirleri ile uyumu ve hiçbir şekilde birbirleri ile çelişmemesi açısından da birbirine benzerlik arzederler. Öyle ki bir kimse bu sözler üzerinde düşünüp tefekkür ettiği taktirde onun açık seçik olmayan anlamlarının dahi düşünenlerin gözlerini kamaştırdığını ve böyle bir sözün ancak hikmeti sonsuz olanın ve her şeyi bilenin sözü olacağına kesinlikle karar verdiğini ve bunun, sözleri arasındaki uyumdan kaynaklandığını görür. İşte bu buyruktaki “müteşâbih” terimi ile kastedilen budur.

Yüce Allah’ın: “Sana Kitab’ı indiren O’dur. Ondaki bir kısım âyetler muhkemdir, bunlar Kitab’ın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbihtir.” (Ali İmran, 3/7) buyruğunda geçen “müteşabih” ile ise pek çok kimsenin anlamını açıkça kavrayamadığı ve ancak muhkemlerin ışığında üzerinde durulması halinde bu açık olmayan yönlerinin açığa çıktığı buyruklar kastedilmektedir. Bundan dolayı: “Ondaki bir kısım âyetler muhkemdir, bunlar Kitab’ın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşâbihtir” buyurulmakta ve böylelikle müteşabihlik vasfı Kitabın sadece bir bölümü hakkında söz konusu edilmektedir.

Tefsirini yapmakta olduğumuz bu âyet-i kerimede ise “müteşabihlik” Kitabın tümü hakkında söz konusudur. Yani güzelliği itibari ile bu Kitabın buyrukları birbirine benzemektedir. Çünkü Yüce Allah burada: “Sözün en güzelini” buyurmaktadır ki bu da sûreler ve âyetlerden ibarettir. Belirttiğimiz yönlerden de hepsi birbirine benzemektedir.

“Tekrar edilen/mesanî” yani kıssaların, ahkâmın, vaadin ve tehdidin, hayırlıların ve şerlilerin vasıflarının, Yüce Allah’ın isim ve sıfatlarının, tekrar tekrar zikredildiği kitap demektir.

Bu da bu Kitab’ın üstünlüğünün ve güzelliğinin bir neticesidir. İnsanlar Kur'ân’ın, kalpleri arındıran ve ahlâkı kemale erdiren anlamlarına muhtaçtırlar ve bu anlamlar, kalpler için ağaçların sulanması için gerekli olan su gibidir. O nedenle nasıl ki ağaçlar uzun aralıklarla sulandığında zayıflar hatta telef olurlar, sıkça sulandıkları takdirde de güzelleşip faydalı çeşitli mahsuller verirler, işte kalbin de aynı böyle Yüce Allah’ın kelâmının ihtiva ettiği manaları her zaman için tekrar tekrar dinlemeye ihtiyacı vardır.

Aynı şekilde herhangi bir mana Kur’ân’ın tümünde yalnızca bir defa tekrarlanacak olsa, onun kalpte gerekli etkiyi yapmayacağı ve istenen sonucu doğurmayacağı açıktır.

Bundan dolayıdır ki ben de bu tefsirde bu güzel yolu seçtim, bu tefsirimde tefsirini yaptığım kitabın üslubuna uydum.

Bu yüzden bu tefsirde herhangi bir yere gönderme yaptığım görülmez. Aksine her yerde ilgili açıklamaların tam anlamı ile verilmeye çalışıldığını ve daha önceden geçen benzer açıklamaların göz önünde bulundurulmadığı görülür. Her ne kadar kimi yerlerdeki açıklamalar daha geniş ve anlatılanlar daha çok ise de genelde bu, böyledir.

İşte Kur’ân okuyan ve onun manaları üzerinde düşünen kimsenin de üzerinde düşünmedik hiçbir yer bırakmaması gerekir. O, böylelikle pek çok hayırlar elde etmiş, sayılamayacak kadar büyük faydalar sağlamış olur.

Kur’ân-ı Kerîm, bu üstün değere ve azamete sahip olduğundan dolayı, hidayet bulan gerçek akıl sahiplerinin kalplerini etkilemiştir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onda (bulunan uyarı ve tehditlerden) dolayı Rablerinden korkanların derileri ürperir..” Buna sebep ise o Kitaptaki oldukça korkutucu ifadelerin yer almasıdır.

“Sonra da derileri ve kalpleri, Allah'ın (vaat ve teşvik içeren) zikriyle yumuşayıp yatışır.” Yani Allah’ın umutlandırıcı ve teşvik edici buyrukları zikredildiği zaman da onların derileri ve kalpleri yatışır.

Çünkü bu Kitap, kimi zaman hayırlı amel işlemeye onları teşvik eder, kimi zaman da kötü işler yapmaktan onları korkutup sakındırır.

“İşte bu” Yüce Allah’ın sözünü ettiği Kur’ân-ı Kerîm’in onları etkilemesi, “Allah’ın hidâyetidir.” Allah tarafından kullarına ihsan edilmiş bir hidâyettir. Allah’ın onlara lütuf ve ihsanının bir parçasıdır.

“O, onunla” yani ondan dolayı, onun vesilesiyle kullarından “dilediğine hidâyet verir.”

“İşte bu Allah’ın hidâyetidir” buyruğu ile şunun kastedilmiş olma ihtimali de vardır:

“İşte bu” yani size niteliklerini belirttiğimiz bu Kur’ân-ı Kerîm “Allah’ın hidâyetidir.” Ancak bu Kitaptan hareketle izlenen yol, Allah’a götürür.

“O, onunla” kulları arasından niyeti güzel olduğu için “dilediğine hidâyet verir.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah, onunla rızasına uyanları selamet yollarına iletir.” (el-Maide, 5/16)

“Allah’ın saptırdığı kimseyi ise doğru yola iletecek hiç kimse yoktur.” Çünkü Allah’a ancak O’nun ihsan edeceği başarı ile ulaşmak mümkün olur. Böyle bir başarı ise O’nun Kitabına yönelmekle elde edilir. Bu gerçekleşmeyecek olursa hidâyet yolunu bulmaya imkân yoktur. Çünkü geriye ancak apaçık bir sapıklık ve oldukça alçaltıcı bedbahtlıktan başka bir şey kalmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah, resulu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sözün en güzeli olan Kur'an'ı indirdi. Allah onu doğrulukta, güzellikte, uyumlulukta ve ihtilaf olmadan birbirine benzer olarak indirmiştir. Onda birçok kıssalar, hükümler, vaatler, tehditler, hak ehlinin özellikleri, batıl ehlinin sıfatları ve diğer hususlar zikredilmiştir. Rablerinden korkanların onda bulunan vaatleri ve tehditleri duyduklarında tüyleri ürperir. Sonra Kur'an'da zikredilen müjdeleri, temennileri duyduklarında Allah'ın zikriyle kalpleri ve derileri sükûne kavuşur. İşte Kur'an hakkında bu zikredilenler ve bırakmış olduğu tesiri, Allah'ın dilediği, kuluna bahşettiği hidayetidir. Allah'ın bedbaht ettiği, hidayete muvaffak kılmadığı kimsenin hiçbir yol göstericisi olmaz.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱللَّهُ allahu Allah kök: اله
  2. نَزَّلَ nezzele indirdi kök: نزل
  3. أَحْسَنَ ehsene en güzelini kök: حسن
  4. ٱلْحَدِيثِ l-hadisi sözün kök: حدث
  5. كِتَـٰبًۭا kitaben bir Kitap halinde kök: كتب
  6. مُّتَشَـٰبِهًۭا muteşabihen birbirine benzer kök: شبه
  7. مَّثَانِىَ mesaniye ikişerli kök: ثني
  8. تَقْشَعِرُّ tekşeirru ürperir kök: قشعر
  9. مِنْهُ minhu ondan
  10. جُلُودُ culudu derileri kök: جلد
  11. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  12. يَخْشَوْنَ yehşevne korkanların kök: خشي
  13. رَبَّهُمْ rabbehum Rablerinden kök: ربب
  14. ثُمَّ summe sonra
  15. تَلِينُ telinu yumuşar kök: لين
  16. جُلُودُهُمْ culuduhum derileri kök: جلد
  17. وَقُلُوبُهُمْ ve kulubuhum ve kalbleri kök: قلب
  18. إِلَىٰ ila
  19. ذِكْرِ zikri zikrine kök: ذكر
  20. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  21. ذَٰلِكَ zalike işte bu
  22. هُدَى huda rehberidir kök: هدي
  23. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  24. يَهْدِى yehdi doğru yola iletir kök: هدي
  25. بِهِۦ bihi bununla
  26. مَن men kimseyi
  27. يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediği kök: شيا
  28. وَمَن ve men ama kimi
  29. يُضْلِلِ yudlili sapıklığında bırakırsa kök: ضلل
  30. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  31. فَمَا fema artık olmaz
  32. لَهُۥ lehu ona
  33. مِنْ min hiçbir
  34. هَادٍ hadin yol gösteren kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لين (5 geçiş) · Aynı kök: خشي (48 geçiş)

    "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."

  • Aynı kök: لين (5 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: ثني (29 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: İhsan

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…

  • Aynı kök: شبه (12 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…

  • Aynı kök: شبه (12 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik…

  • Aynı kök: لين (5 geçiş)

    (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek)…

  • Aynı kök: ثني (29 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür…

  • Aynı kök: ثني (29 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah sözün en güzelini, müteşâbih (benzeşen anlamlı) ve mesânî (hakikatleri tekrarlanan) bir kitap olarak indirdi. dipnot 1 Bu (Kitab)ın etkisiyle Rablerine saygı duyanların tüyleri ürperir. dipnot 2 Sonra hem derileri hem de kalpleri Allah'ın zikrine (Kur'an'a ısınıp) yumuşar. İşte bu (Kitap), Allah'ın, dileyeni (layık gördüğünü) kendisiyle doğru yola ulaştırdığı bir rehberdir. dipnot 3 Allah kimi de saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık ona hiçbir yol gösteren olamaz. dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Müteşâbih], "karşılıklı benzeşen ayetler", [mesânî] ise "konuyu, çiftiyle, zıddıyla, karşıtıyla ele alan" demektir. Kur'an'a ait bu iki sıfat bütünüyle Kur'an mesajında yer almaktadır. Bu iki özellik konuları ortaya koymada uygulanan bir üsluptur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Anlaşılmadan okunan metin aslında seslendiriliyor demektir. Benzer mesajlar: Enfâl 8:2; Hacc 22:35.
  3. metne dön, dipnot 3
    Buradaki içerik En'âm 6:88'den farklı olduğu için vahiy ile iletişimde kulun iradesi ön plandadır.
  4. metne dön, dipnot 4
    Yüce Allah'ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:36; Mü'min 40:33; Şûrâ 42:44, 46; Câsiye 45:23.

Mustafa İslamoğlu

Allah, öğretilerin en güzelini, biri diğerine atıf yaparak tekrarlanan, çift kutuplu bir hitap olarak indirmiştir: (öyle bir hitap ki), Rablerine karşı derin bir saygıyla titreyenlerin ondan dolayı tenleri ürperir; ardından Allah'ı(n sonsuz rahmetini) hatırlayınca kalpleri ve tenleri yatışır. İşte bu Allah'ın hidayetidir: isteyeni bununla doğru yola ulaştırmayı diler. Allah'ın saptırdığı kimse, artık asla yol gösterici bulamaz.

Muhammed Esed

Allah, bütün öğretilerin en güzelini, kendi içinde tutarlı, (gerçeğin) her türlü ifadesini çeşitli biçimlerde tekrarlayan bir ilahi kelam şeklinde indirir; (bir ilahi kelam ki) Rablerinden korkanların ondan tüyleri ürperir; (fakat) sonunda Allah'ı(n rahmetini) hatırlayınca kalpleri ve tenleri yumuşar, sakinleşir. İşte Allah'ın rehberliği böyledir: (Doğruya yönelmek) isteyeni bu şekilde doğru yola eriştirir; Allah'ın saptırdığı (kişi) ise, hiçbir yol gösterici bulamaz.

Ahmed Hulusi

Allah, sözün en güzelini; müteşabih (benzetme yollu), mesani (aynı cümlede veya kelimede iki ayrı işareti vererek ikili anlatımla) bir bilgiyi (tafsilatlı) indirdi. . . Rablerinden haşyet eden kimselerin Ondan derileri (tüyleri) ürperir. . . Sonra bedeni ve şuuru Allah zikrine yumuşar (kabule müsait hale gelir). . . İşte bu Allah'ın hidayetidir ki onunla dilediğini hakikate erdirir! Allah kimi saptırırsa ona hidayet edecek yoktur.

Ali Bulaç

Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korkanların O'ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.

Ali Özek ve heyeti

Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab’ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.

Ali Rıza Safa

Allah, sözün -hadisin- en güzelini, birbirine benzeyen ikişerli bir Kitap olarak indirmiştir. dipnot 395 Efendilerine derin saygı duyanların, Ondan, tenleri ürperir. Sonra, Allah'ı hatırlayınca, tenleri ve yürekleri yumuşar. İşte bu, Allah'ın yol gösterişidir; Onunla, dilediğini doğru yola eriştirir. Allah, kimi saptırırsa, artık, onun için yol gösteren yoktur.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 395
    "Birbirine benzeyen ikişerli bir Kitap" tümcesi, büyük olasılıkla, tekrarlanan ayetlere yönelik bir göstergedir. Bu tümce, kimi Kur'an çevirilerinde, "Biri diğerine gönderme yaparak tekrarlanan" veya "Çift kutuplu" veya "Birbirine benzer, iç içe ikili anlamlar ifade eden" veya "İkili anlatımla iki ayrı işareti veren" veya "Bıkmadan defalarca okunan" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, mana ve lafızları birbiriyle uyumlu ve ikili anlatımlı kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rabblerine saygı duyanlar onu okuyup dinleyince tüyleri ürperir. Sonra bütün benlikleri ve kalpleri Allah'ı anmaya yumuşar. İşte bu kitap, Allah'ın doğru yoludur. Onunla, dileyenleri doğru yola iletir. Allah kimi saptırırsa, artık ona doğru yolu gösterecek hiçbir kimse yoktur.

Edip Yüksel

ALLAH en güzel hadisi, tutarlı ve ikişerli bir kitap halinde indirdi. Ondan dolayı Efendi'lerini sayanların tüyleri ürperir. Sonra derileri ve kalpleri ALLAH'ın mesajına karşı yumuşar. Bu, ALLAH'ın yol göstermesidir; dilediğini/dileyeni ona ulaştırır. ALLAH'ın saptırdığı bir kimseye rehber bulunmaz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tutarlı diye çevirdiğimiz kelimenin orijinali "müteşabih" olup "benzer, çok anlamlı" demektir (3:7). * Ancak, tüm Kuran için kullanıldığında bu kelime birbirine benzer, yani tutarlı ayetler anlamına gelir. * Kuran'da bazı ayetler çok anlamlıdır (müteşabih) ve Kuran tüm ayetleri birbiriyle tutarlıdır (müteşabih). Müteşabih kelimesinin kendisinin de müteşabih olması ilginç bir güzellik katıyor.Kuran'da hem geçmişte hem daha sonra tecelli eden yani iki bağlamı ve işareti olan birçok ayet mevcuttur. İkişerli (Mesani) olan bir ayet, Benzer (Müteşabih) anlamlı bir ayetten farklı olarak her iki anlamı da geçerlidir. * Örneğin: 63:1; 74:25-37; 78:27-30; 72:19-28; 15:85-89; 83:7-28; 40:26-44; 9:124-127.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH en güzel hadisi, tutarlı ve ikişerli bir kitap halinde indirdi. Rab'lerini sayanların derileri ondan dolayı ürperir. Sonra derileri ve kalpleri ALLAH'ın mesajına karşı yumuşar. Bu, ALLAH'ın yol göstermesidir; dilediğini ve/veya dileyeni ona ulaştırır. ALLAH'ın saptırdığı bir kimseye rehber bulunmaz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah sözün en güzelini, ikizli (uyumlu ve ahenkli) bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri (tüyleri) ürperir. Sonra derileri de kalpleri de Allah'ın zikrine karşı yumuşar; işte bu, Allah'ın rehberidir. Allah onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah kelamın en güzelini indirdi, ikizli, ahenkli bir kitab, ondan rablarına saygısı olanların derileri örperir, sonra derileri de kalbleri de Allahın zikrine yumşar, o işte Allah rehberidir, Allah onunla dilediğini doğru yola çıkarır, her kimi de Allah şaşırtırsa artık ona hidayet edecek yoktur

Erhan Aktaş

Allah, hadisin dipnot 1 en iyisini; muteşabih dipnot 2 , ikişerli dipnot 3 bir kitap halinde indirdi. Ondan, Rabb'lerine karşı içtenlikli saygısı olanların tüyleri ürperir. Ardından da benlikleri ve kalpleri Allah'ın öğüdü ile huzura kavuşur. İşte bu, Allah'ın doğru yolu gösteren kılavuzudur. Onunla hak edeni dipnot 4 doğru yola iletir; Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa, artık ona doğru yolu gösteren bulunamaz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözün.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzeşen, benzer, eş anlamlı, birden çok anlamlı, yoruma açık anlamlı, benzetmelerle anlamları açık ve anlaşılır olan, birbirinden güzel anlamlar içeren.
  3. metne dön, dipnot 3
    Anlatılan her konu karşıtı ile birlikte ele alınmaktadır. Örneğin gece gündüz, ödül ceza, iman küfür vb.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bkz. 28:56. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, hadisin dipnot 1 en iyisini; muteşabih dipnot 2 , ikişerli dipnot 3 bir Kitap halinde indirdi. Ondan, Rabb'lerine karşı içtenlikli saygısı olanların tüyleri ürperir. Ardından da benlikleri ve kalpleri Allah'ın öğüdü ile huzura kavuşur. İşte bu, Allah'ın doğru yolu gösteren kılavuzudur. Onunla hak edeni dipnot 4 doğru yola iletir; Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa, artık ona doğru yolu gösteren bulunamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözün.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzeşen, benzer, eş anlamlı, birden çok anlamlı, yoruma açık anlamlı, benzetmelerle anlamları açık ve anlaşılır olan, birbirinden güzel anlamlar içeren.
  3. metne dön, dipnot 3
    Anlatılan her konu karşıtı ile birlikte ele alınmaktadır. Örneğin gece gündüz, ödül ceza, iman küfür vb.
  4. metne dön, dipnot 4
    Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, sözün en iyisini; muteşabih dipnot 1 , ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Ondan, Rabb'lerine karşı içtenlikli saygısı olanların tüyleri ürperir. Ardından da benlikleri ve kalpleri Allah'ın öğüdü ile huzura kavuşur. İşte bu, Allah'ın doğru yolu gösteren kılavuzudur. Onunla dileyeni doğru yola iletir; Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa, artık onu doğru yola iletici bulunamaz. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzeşen, benzer, eş anlamlı, birden çok anlamlı, yoruma açık anlamlı, benzetmelerle anlamları açık ve anlaşılır olan, birbirinden güzel anlamlar içeren.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tercihlerinden ve yaptıklarından dolayı. Uygun gördüğünü. Yaptığı seçime göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip; Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni, isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni, isteyeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Hidayet ve dalalet konusu insanın dilemesiyle ilişkilidir. Allah, hiç kimseyi ne zorla hidayete iletir ne de dalalete düşürür. İman ve inkar konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir.

Gültekin Onan

Tanrı, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek korkanların O'ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Tanrı'nın zikrine (karşı) yumuşar yatışır. İşte bu, Tanrı'nın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Tanrı, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.

Hasan Basri Çantay

Allah, kelamının en güzelini — (ayetleri birbiriyle) ahenkdar, katmerli (tıklım büklüm hakıykatleri dolu) bir kitab haalinde — indirmişdir ki Rablerine derin saygı göstermekde olanların ondan derileri ürperir, sonra da hem derileri, hem kalbleri Allahın zikrine (yatışıb) yumuşar, işte bu (kitab) Allahın (gönderdiği) bir rehberdir ki O, kimi dilerse ona bununla hidayet verir. Allah kimi de sapdırırsa artık onun yolunu doğrultucu yokdur.

İbni Kesir

Allah, sözün en güzelini; ahenkli, ikişerli bir kitab halinde indirmiştir. Rabblarından korkanların ondan derileri ürperir. Sonra hem derileri hem de kalbleri Allah'ın zikrine karşı yumuşar. Bu, Allah'ın hidayet rehberidir, onunla istediğini hidayete eriştirir. Allah kimi de saptırırsa; ona bir daha yol gösteren bulunmaz.

Mehmet Alagaş

(21-31) Görmedin mi Allah semadan suyu indiriyor, Onu da arzdaki kaynaklara yerleştiriyor, sonra ondan onunla çeşitli renkteki zirai ürünler çıkarıyor, sonrasında sarartıyor ve onu kurumuş görüyorsun, sonra da onu da ufalamış yapıyor, işte bunda akıl uluları için hatırlatma vardır. Allah kimin göğsünü teslimiyete açar ise O , Rabbinden bir nur üzerindedir, Allah’ın hatırlatmasından / zikrinden kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun , işte onlar apaçık bir sapma içindedirler. Allah, en güzel anlatıyı , benzetimlerle do natılmış bir kitap olarak indirdi , Rablerinin tedirginliğinden / haşyetinden ciltleri ürperir, sonra kalpleri de ciltleri de Allah’ı hatırlamakla yatışır , işte bu yola girmektir / hidayettir, Allah dilediğini hidayete sokar, Allah kimi de saptırırsa ona artık yola iletilmek yoktur. Kıyamet günü, azabın kötüsünden yüzünü kim sakındırabilir ki? Zalimlere denilir ki kazan mış olduklarınızı tadın! Onlardan öncekiler de yalanladılar, azap onlara farkında olmadıkları taraflardan verildi , Allah onlara dünya hayatında aşağılanmayı tattırdı, ahiret azabı ise daha büyüktür, keşke bilmiş olsalardı. Biz kesinlikle insana bu Kuran’da her türlü örnekten / misalden çarpıcı olarak sunduk , umulur ki hatır layıp anarlar. Çarpıklığı olmayan / Pürüzsüz Arabi bir Kuran, umulur ki sakınırlar. Allah, aralarında tartışma olan ortakların, bir adamı / bir çalışanı olmayı ve bir adama (ortağı olmayan bir adama) tamamen teslim olan adamı örnek verdi / misali çarpıcı olarak sundu, bu iki misal eşit olur mu? (İlkinde birinin en az iki sahibi var, diğerinde ise biri diğerine teslim, ne derse yapıyor, Allah’la olması gerek en ortaksız ilişki böyle olmalı ) Allah’a hamdolsun, bilakis çokları bilmiyorlar. Muhakkak sen öleceksin, kesinlikle onlar da öl ecekler, s onra da sizler mutlaka kıyamet gününde Rabbinizin yanında hasımlaşacaksınız / birbirinizle kavgalı / davalı olacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden kitabı, sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların bu kitaptan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap Allah'ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola hidayet eder. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.

Süleyman Ateş

Allah, sözün en güzelini, (Kur'an'ın ayetlerini güzellikte) birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allah kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.

Süleymaniye Vakfı

Allah, sözlerin en güzelini (Kur'an'ı), dipnot 1 müteşabih mesani /birbirine benzer ikişerli yapıda dipnot 2 bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden çekinenlerin bundan dolayı derileri ürperir, sonra derileri ve kalpleri Allah'ın zikri /kitabı karşısında yumuşar dipnot 3 . İşte bu kitap, Allah'ın rehberidir. O, gereğini yapan dipnot 4 kullarını bu rehberle hidayete erdirir. Allah'ın sapık saydığını yola getirecek kimse yoktur dipnot 5 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    "Birbirine benzeyen" anlamı verilen kelime "müteşabih", "ikişerli yapıda" anlamı verilen kelime ise "mesani"dir. İkişerli yapı, muhkem ve müteşabih ayetlerden oluştuğu için (Al-i İmran 3/7) bu kelimeler, burada, Kur'an'ın özelliğini anlatmaktadır. Allah Teala kitabını, bu yöntemle açıklar (A'raf 7/52, Hud 11/1-2, Fussilet 41/3).
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  5. metne dön, dipnot 5
    Onlar yola gelmeden Allah onları yola gelmiş saymaz (Ra'd 13/27, Kasas 28/56, Şura 42/13).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah sözlerin en güzelini, birbirine benzer, ikişerli (ayetler içeren) bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların tüylerini ürpertir; sonra onların kalpleri ve vücutları Allah'ın bilgisiyle yumuşar. İşte bu, Allah'ın yoludur. Onu tercih edeni o yola yöneltir. Allah'ın sapık dediğine kimse "Doğru yoldadır" diyemez.

Şaban Britch

Allah sözün en güzelini, müteşabih ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları...) ikişerli bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların derileri ondan ürperir, sonra derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine yumuşar. İşte bu Allah’ın hidayetidir. Onunla dilediğine hidayet eder. Allah, kimi de saptırırsa, artık ona bir hidayet edici yoktur.

Şaban Piriş

Allah, sözün en güzelini, birbirine benzeterek bir kitap halinde indirmiştir. Rab'lerinden korkanların ondan tüyleri ürperir. Sonra Allah'ın uyarısına derileri ve kalpleri yumuşar. İşte bu Allah'ın rehberidir. Onunla dilediğine yol gösterir. Allah, kimi de sapıklıkta bırakırsa, onun da bir rehberi yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın Zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, Allah'ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah'ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In complete glory did Allah reveal the best discourse -the Quran, a Book conformable in its various parts, a Book that both illustrates and ennobles the subject and imparts cognition and belief which in act evoke a quiver of the skins of those who entertain the profound reverence dutiful to Allah their Creator, then it accords peace of the soul and the mind conducing their hearts to their settled calmness and their skins to softness at the thought of Allah. This is the spirit of truth whereby Allah guides whom He will into all truth. And he whom Allah gives enough rope and leaves to deviate from sense and from the path of righteousness never will he find any one to guide him thereto.

Abdul Haleem

God has sent down the most beautiful of all teachings: a Scripture that is consistent and draws comparisons; that causes the skins of those in awe of their Lord to shiver. Then their skins and their hearts soften at the mention of God: such is God’s guidance. He guides with it whoever He will; no one can guide those God leaves to stray.

Abdullah Yusuf Ali

Allah has revealed (from time to time) the most beautiful Message in the form of a Book, consistent with itself, (yet) repeating (its teaching in various aspects): the skins of those who fear their Lord tremble thereat; then their skins and their hearts do soften to the celebration of Allah's praises. Such is the guidance of Allah: He guides therewith whom He pleases, but such as Allah leaves to stray, can have none to guide.

Abul A'la Maududi

Allah has revealed the best teaching, a self-consistent Book dipnot 1 which repeats its contents in manifold forms whereat shiver the skins of those that hold their Lord in awe, and then their skins and their hearts soften for Allah's remembrance. That is Allah's Guidance wherewith He guides whosoever He pleases. And he whom Allah does not guide to the Right Path has none to guide him.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, there is no contradiction and disagreement between them. The whole Book, from the beginning to the end, projects one and the same aim, one and the same belief, and one and the same system of thought and action. Each of its parts confirms and supports and explains the other themes; and there is perfect consistency in it both in meaning and in style.

Aisha Bewley

Allah has sent down the Supreme Discourse, a Book consistent in its frequent repetitions. The skins of those who fear their Lord tremble at it and then their skins and hearts yield softly to the remembrance of Allah. That is Allah’s guidance by which He guides whoever He wills. And no one can guide those whom Allah misguides.

Al-Hilali & Khan

Allâh has sent down the Best Statement, a Book (this Qur’ân), its parts resembling each other (in goodness and truth) (and) oft-repeated. The skins of those who fear their Lord shiver from it (when they recite it or hear it). Then their skin and their heart soften to the remembrance of Allâh. That is the guidance of Allâh. He Guides therewith whom He wills; and whomever Allâh sends astray, for him there is no guide.

Ali Quli Qarai

Allah has sent down the best of discourses, a scripture [composed] of similar motifs, whereat quiver the skins of those who fear their Lord, then their skins and hearts soften to Allah’s remembrance. That is Allah’s guidance, by which He guides whomever He wishes; and whomever Allah leads astray, has no guide.

Amatul Rahman Omar

Allâh has revealed the best Message (the fairest discourse), this wonderfully coherent Book (the verses of which are mutually supplementing and) repeated, (narrating both sides of the case in various ways to drive home the divine injunctions to human minds). It makes the (very) skins of those who stand in awe of their Lord creep and their hearts tremble (at its recital). Yet their hearts and skins soften towards the remembrance of Allâh. This is Allâh's guidance, He guides him thereby who wishes (to be guided). Yet none can guide him whom Allâh forsakes and adjudges to be astray.

Arthur John Arberry

God has sent down the fairest discourse as a Book, consimilar in its oft-repeated, whereat shiver the skins of those who fear their Lord; then their skins and their hearts soften to the remembrance of God. That is God's guidance, whereby. He guides whomsoever He will; and whomsoever God leads astray, no guide has he.

Bijan Moeinian

God has sent down the best communication of thoughts; a book which is consistent and reminds its main message again and again. Those who respect their Lord, are filled with awe when they hear it; their whole body melts down and submit to the Lord. This book is the guidance of God through which He guides whoever He wishes [and deserve] to the right path. As for those who [deserve to be and] are deprived of God’s guidance, there is no hope for them at all.

E. Henry Palmer

God has sent down the best of legends, a book uniform and repeating; whereat the skins of those who fear their Lord do creep! then their skins and their hearts soften at the remembrance of God. That is the guidance of God! He guides therewith whom He will. But he whom God leads astray there is no guide for him.

Edip-Layth

God has sent down the best hadith, a book that is consistent, relating/contrasting/repeating. The skins of those who revere their Lord shiver from it, then their skins and their hearts soften up to the remembrance of God. Such is God's guidance; He guides with it whoever He wills. For whomever God misguides, then none can guide him.

George Sale

God hath revealed a most excellent discourse; a book conformable to itself, and containing repeated admonitions. The skins of those who fear their Lord shrink for fear thereat: Afterwards their skins grow soft, and their hearts also, at the remembrance of their Lord. This is the direction of God: He will direct thereby whom He pleaseth; and whomsoever God shall cause to err, he shall have no director.

Hamid S. Aziz

Allah has revealed the best of announcements (messages), a Scripture self-consistent in its various parts, repeating, whereat do shudder (or thrill) the skins of those who fear their Lord, so that their skins and their heart soften (or become pliant) to the remembrance of Allah. Such is Allah's guidance, wherewith He guides whom He wills; and as for him whom Allah sends astray, for him there is no guide.

Mahmoud Ghali

Allah has sent down fairest discourse as a Book, of similar signs (and) oft-repeated, (literally: doubly fair) whereat shiver the skins of the ones who are apprehensive of their Lord; thereafter their skins and their hearts soften to the Remembrance of Allah. That is the guidance of Allah whereby He guides whomever He decides; and whomever Allah leads into error, then in no way will he have any guide.

Marmaduke Pickthall

Allah hath (now) revealed the fairest of statements, a Scripture consistent, (wherein promises of reward are) paired (with threats of punishment), whereat doth creep the flesh of those who fear their Lord, so that their flesh and their hearts soften to Allah's reminder. Such is Allah's guidance, wherewith He guideth whom He will. And him whom Allah sendeth astray, for him there is no guide.

Mohamed Ahmed - Samira

God has sent down the very best discourse, the Book conformable in its juxtapositions, which makes all of those who fear their Lord, shudder. So their hearts and bodies become receptive to the remembrance of God. This is the guidance of God with which He guides whosoever He will; but whosoever God allows to go astray has none to show him the way.

Muhammad Asad

God bestows from on high the best of all teachings in the shape of a divine writ fully consistent within itself, repeating each statement [of the truth] in manifold forms [a divine writ] whereat shiver the skins of all who of their Sustainer stand in awe: [but] in the end their skins and their hearts do soften at the remembrance of [the grace of] God. Such is God’s guidance: He guides therewith him that wills [to be guided] whereas he whom God lets go astray can never find any guide

Mustafa Khattab

˹It is˺ Allah ˹Who˺ has sent down the best message—a Book of perfect consistency and repeated lessons—which causes the skin ˹and hearts˺ of those who fear their Lord to tremble, then their skin and hearts soften at the mention of ˹the mercy of˺ Allah. That is the guidance of Allah, through which He guides whoever He wills. But whoever Allah leaves to stray will be left with no guide.

Progressive Muslims

God has sent down the best narration, a Scripture that is similar with two paths. The skins of those who reverence their Lord shiver from it, then their skins and their hearts soften up to the remembrance of God. Such is God's guidance; He guides with it whoever He wills. And for whomever God misguides, then none can guide him.

Rashad Khalifa

GOD has revealed herein the best Hadith; a book that is consistent, and points out both ways (to Heaven and Hell). The skins of those who reverence their Lord cringe therefrom, then their skins and their hearts soften up for GOD's message. Such is GOD's guidance; He bestows it upon whoever wills (to be guided). As for those sent astray by GOD, nothing can guide them.

Sahih International

Allah has sent down the best statement: a consistent Book wherein is reiteration. The skins shiver therefrom of those who fear their Lord; then their skins and their hearts relax at the remembrance of Allah. That is the guidance of Allah by which He guides whom He wills. And one whom Allah leaves astray - for him there is no guide.

Sam Gerrans

God has sent down the best narration: a Writ of paired comparison whereat shiver the skins of those who fear their Lord; then their skins and their hearts soften to the remembrance of God — that is the guidance of God wherewith He guides whom He wills; and whom God sends astray, for him there is no guide.

Shabbir Ahmed

Allah has now revealed the best HADITH, a Book fully consistent within itself. It marks out both ways (to success and failure) repeating its Messages in diverse forms. Herewith shiver the skins of those who have some idea of the Glory of their Lord, and then, their skins and their hearts soften at Allah's Reminder. This is the Guidance of Allah, and with it He guides him who seeks guidance. Whereas he who follows a path that Allah has declared to be wrong, goes astray and he cannot find a guide. (4:88), (15:87).

Syed Vickar Ahamed

Allah has sent down (from time to time) the Most Beautiful Message, in the form of a Book, (the Scripture, this Quran) true within (and to) itself, (always) repeating (its teaching): The skins of those who fear their Lord shiver and tremble by (reading and hearing) it; Then their skins and their hearts soften by to the remembrance of Allah. Like this is the Guidance of Allah. He guides like this whom He pleases, but no one can guide those whom Allah leaves to wander about.

Taqi Usmani

Allah has sent down the best discourse, a book containing subjects resembling each other, mentioned again and again, shivered from which are the skins of those who have awe of their Lord. Then, their skins and their hearts become soft enough to tend to the remembrance of Allah. This is the Guidance of Allah with which He brings to the right path whomsoever He wills. As for the one whom Allah lets go astray, for him there is no one to guide.

The Monotheist Group

God has sent down the best narrative, a Book that is similar, dual. The skins of those who are concerned towards their Lord shiver from it, then their skins and their hearts soften up to the remembrance of God. Such is the guidance of God; He guides with it whoever He wills. And for whoever God misguides, then none can guide him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩