Bakara suresi

Bakara suresi, 118. ayet

Bakara suresi, 118. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا ٱللَّهُ أَوْ تَأْتِينَآ ءَايَةٌ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَٰبَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ

veḳâle-lleẕîne lâ ya`lemûne levlâ yükellimüne-llâhü ev te'tînâ âyeh. keẕâlike ḳâle-lleẕîne min ḳablihim miŝle ḳavlihim. teşâbehet ḳulûbühüm. ḳad beyyenne-l'âyâti liḳavmiy yûḳinûn.

Diyanet İşleri

Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz ayetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 115–121 · surenin 118. ayeti / 286

Konu Cennet iddiaları, mescitler, doğu ve batı Bakara 111–121 3

  1. Bakara 115

    Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  2. Bakara 116

    "Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

  3. Bakara 117

    O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.

  4. 118

    Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz ayetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.

  5. Bakara 119

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  6. Bakara 120

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.

  7. Bakara 121

    Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

118. “Bilmeyenler” Yani kitap ehlinden olsun diğer din mensupları arasından olsun, bilgisiz ve cahil olanlar Allah, peygamberlerle konuştuğu gibi bizimle de konuşmalı değil miydi? dediler. “yahut bize bir âyet gelmeli değil miydi!” Bu âyet ile kastettikleri kendi bozuk akılları, işe yaramaz görüşleri ile teklif ettikleri ve yaratıcıya karşı küstahlık ederek istedikleri âyetler, yani mucizelerdir. Bu istekleri ile Peygamberlere karşı da büyüklenmişlerdi. Şu buyruklarda nakledilen istekleri bunlara birer örnektir: “Biz Allah’ı apaçık görmedikçe sana kat’iyyen iman etmeyiz.” (el-Bakara, 2/55); “Kitap ehli senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Gerçekten onlar Mûsâ’dan daha büyüğünü istemişlerdi de; “Allah’ı bize apaçık göster” demişlerdi.” (en-Nisa, 4/153); “Ve şöyle dediler: Bu nasıl Peygamberdir ki yemek yer ve pazarlarda dolaşır? Onunla birlikte uyarıcı olmak üzere beraberinde bir melek indirilmeli değil miydi? Yahut O’na bir hazine verilmeli veya mahsullerinden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?” (el-Furkan, 25/7-8); “Dediler ki: Bize yeryüzünden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız...” (el-İsra, 17/90)

İşte zalimlerin, Peygamberlerine karşı takındıkları tutum hep böyle olagelmiştir. Onlar mucizeleri doğruyu bulmak kastı ile istemiyorlardı, inatta ve işi yokuşa sürmek için istiyorlardı. Maksatları hakkın açığa kavuşturulması değildi. Çünkü Peygamberler, zaten iman edecek kimselerin benzerini görmeleri halinde iman edebilecekleri türden mucizeler getirmişlerdir. İşte bundan dolayı Yüce Allah: “Biz yakîn sahibi olmak isteyenlere âyetleri iyice açıklamışızdır” diye buyurmaktadır. Yakîn sahibi herkes, Allah’ın göz kamaştırıcı delil ve belgelerini, apaçık burhanlarını bilip tanımıştır. Bunlarla yakîne ulaşmış ve ondan her türlü şüphe ve tereddüt uzaklaşmış gitmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kitap ehli ve müşriklerden bilmeyenler hakka karşı inat ederek: "Allah arada vasıta olmadan bizimle neden konuşmuyor?" veya "Bize has bir mucize gelse ya?" dediler. Yaşadıkları zaman ve mekan farklı olsa bile bu sözün aynısını önceden peygamberlerini yalanlayan kavimler de söylemişti. Yaşadıkları zaman ve mekan farklı olsa bile geçmişte küfür, inat ve haddi aşan kimseler ile bunların kalpleri birbirine benzemektedir. Biz ayetleri, hakka kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık. Onlara şüphe gelmez ve inatçılık da onlara engel olmaz.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale dediler ki kök: قول
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. لَا la
  4. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmeyen(ler) kök: علم
  5. لَوْلَا levla değil miydi?
  6. يُكَلِّمُنَا yukellimuna bizimle konuşmalı kök: كلم
  7. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  8. أَوْ ev ya da
  9. تَأْتِينَآ te'tina bize gelmeli kök: اتي
  10. ءَايَةٌۭ ۗ ayetun bir ayet (mu'cize) kök: ايي
  11. كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle
  12. قَالَ kale söyle(mişler)di kök: قول
  13. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  14. مِن min
  15. قَبْلِهِم kablihim onlardan önceki(ler de) kök: قبل
  16. مِّثْلَ misle benzerini kök: مثل
  17. قَوْلِهِمْ ۘ kavlihim onların dediklerinin kök: قول
  18. تَشَـٰبَهَتْ teşabehet birbirine benzedi kök: شبه
  19. قُلُوبُهُمْ ۗ kulubuhum kalbleri kök: قلب
  20. قَدْ kad elbette
  21. بَيَّنَّا beyyenna iyice açıkladık kök: بين
  22. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetleri kök: ايي
  23. لِقَوْمٍۢ likavmin kavimler için kök: قوم
  24. يُوقِنُونَ yukinune bilmek isteyen kök: يقن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شبه (12 geçiş) · Aynı kök: يقن (28 geçiş)

    (156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: Kalp

    Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap…

  • Aynı kök: شبه (12 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik…

  • Aynı kök: شبه (12 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    Allah, sözün en güzelini; ayetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir.…

  • Aynı kök: يقن (28 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların…

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Kötü bir sözün durumu da; yerden koparılmış, ayakta durma imkanı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir.

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Gerçekleri) bilmeyenler şöyle demişlerdi: "Allah bizimle konuşmalı veya bize bir delil gelmeli değil miydi?" Öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları nasıl da) birbirine benzedi! Kesin bir şekilde inananlara ayetleri elbette apaçık ortaya koyduk. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah burada sözünü ettiği kişileri "hiçbir ilahi bilgiye sahip olmayanlar" şeklinde tanıtmakta ve onların da daha önce yaşamış olan yahudilere benzemeye çalıştıklarını ifade etmektedir. Bakara 2:108'de, ayrıca Nisâ 4:153'te de belirtildiği gibi, Hz. Muhammed'e yönelik olarak önceden Hz. Musa'ya yönlendirilen istekler dile getirilmiştir. İşte buna benzeyecek şekilde Yüce Allah'ın Mekkeli müşriklere de konuşmasını veya kendilerine de ayet, delil, mucize gelmesini istediklerini, bunu beklediklerini ifade etmektedir.

Mustafa İslamoğlu

İlimden yoksun olanlar "Allah bizimle niçin konuşmuyor, ya da niçin bize mucizevi bir belge ulaştırmıyor" derler. Onlardan öncekiler de aynen onların söylediğini söylemişlerdi. Akılları da birbirine benzedi. Elbet biz gönülden inanacak herkes için ayetlerimizi açık ve anlaşılır kılmışızdır.

Muhammed Esed

(Yalnız) bilgiden yoksun olanlar: "Allah neden bizimle konuşmaz ve neden bize (mucizevi) bir işaret göstermez?" derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da tıpkı onların dedikleri gibi demişlerdi: Kalpleri hep birbirine benziyor. Gerçekte Biz, bütün işaretleri, yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.

Ahmed Hulusi

(Allah ismiyle işaret edilen hakkında) bilgisizler (O'nu gökte bir tanrı sanıp) "Allah bizimle konuşsaydı ya da bize bir mucize verseydi ya" dediler!. . Onlardan öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı. Bakış açıları birbirine benzemiş! (Ayna nöronların işlevi sonucu - aynı kafadan!). . . Biz ayetlerimizi (gerçeğe işaret eden oluşumu), onları hakkıyla değerlendirmek isteyenlere apaçık gösterdik.

Ali Bulaç

Bilgisizler, dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.

Ali Özek ve heyeti

Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine benzedi? Gerçekleri iyice (yakînen) bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.

Ali Rıza Safa

Bilgisizler, şöyle dediler: "Allah, bizimle konuşmalı veya bize bir mucize gelmeliydi; öyle değil mi?" Öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi; yürekleri birbirine benzedi. Kesin bilgiyle inanan bir topluma ayetleri gösteriyoruz.

Bayraktar Bayraklı

Bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle niçin konuşmuyor,yahut bize niçin bir ayet gelmiyor?" Onlardan öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçık gösterdik.

Edip Yüksel

Cahiller, "ALLAH bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi" dediler. Daha öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı. Kafaları birbirine benziyor. Biz ayetleri, onaylayacak olanlara sergileriz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Mucizeler iman edenlerin onayını güçlendirir ama inkarcıları ikna etmez. Tanrı'nın sınav sistemi böyle gerektiriyor. * Bak 74:31.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Cahiller, 'ALLAH bizimle konuşmalı veya bize bir ayet (mucize) gelmeli değil miydi,' dediler. Daha öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı. Kafaları birbirine benziyor. Biz mucizeleri, inanacak olanlara sergileriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İlmi olmayanlar da: "Ne olur Allah bizimle konuşsa, yahut bize bir mucize gelse!" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı bunların dedikleri gibi demişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Cidden gerçekleri bilmek isteyen bir ümmet için biz mucizeleri açık bir şekilde gösterdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

İlmi olmıyanlar da, Allah bizimle konuşsa ya, yahud bize bir mu'cize gelse ya, dediler, bunlardan evvelkiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti, kalbleri birbirine benzedi; cidden yakin edinecek bir ümmet için biz mucizeleri açık bir suretde gösterdik

Erhan Aktaş

Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet dipnot 1 göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet dipnot 1 göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet dipnot 1 göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de, onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt.

Gültekin Onan

Bilgisizler "Tanrı bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.

Hasan Basri Çantay

(Hakıykati) bilmeyenler (veya bilib de bilmezlenenler): "Ne olur, Allah bizimle (senin hak peygamber olduğuna dair yüz yüze bir) söylese, konuşsa, yahud (bu babda) bize bir ayet (mucize) gelse" dedi (ler). Onlardan evvelkiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemiş (ler) di. Kalbleri birbirine ne kadar da benzemiş!. Biz hakıykatleri iyice bilmek isteyenlere ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.

İbni Kesir

Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri birbirine benzemiş. Biz yakınen bilmek isteyen bir kavme ayetlerimizi apaçık bildirdik.

Mehmet Alagaş

(116-119) Allah çocuk edindi / evlat edindi dediler , O’nu üstün tutarız, bilakis semalarda ve arzda ne varsa O’nundur , hepsi ona boyun eğik halindedir/ kunut halindedir. Semaların ve arzın emsalsiz / ilk yaratıcısıdır. (Bidat dinde ilk olan, emsali olmayan) Emrini gerçekleştireceği vakit ona ol der o da olur , bilmeyenler dediler ki Allah bizimle konuşsa ya / kelam etse ya veya bize ayet verse, böylelikle tıpkı bilmeyenlerin demesi gibi dediler, kalpleri birbirlerine benzeşti. Biz inanan / ikna olan kavim için ayetler imizi açık ettik / açıkladık , biz seni gerçek olarak gönderdik, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, ateş halkından dolayı sana bir şey sorulmaz / sorguya tabi tutulmazsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bilmeyenler: "Ne olur Allah bizimle konuşsa veya bize bir mucize gelse?" demektedirler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri (nasıl da) birbirine benzemiş. Oysa biz, iyice bilmek isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.

Süleyman Ateş

Bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir ayet (mu'cize) gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri açıkladık.

Süleymaniye Vakfı

(Kitab'ı) Bilmeyenler: "Allah bizimle de konuşsa veya bize de bir ayet gelse ya!" dediler. dipnot 1 Onlardan öncekiler de onların sözlerine denk şeyler söylediler. Kalpleri birbirine benzedi. Biz ayetleri, inancı kesin olan bir toplum için açık açık anlattık.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendini bilmezler; "Allah bizimle konuşsa yahut bize bir ayet (mucize) dipnot 1 gelse ya!" derler. Öncekiler de öyle derlerdi, kalpleri birbirine benzedi. İkna olmak isteyen bir topluluk için ayetleri açık açık gösterdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nebimize, Kur'an dışında bir mucize verilmemiştir.  (Bkz. İsra 17/59)

Şaban Britch

Bilmeyenler: Ne olur Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse? demektedirler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi; kalpleri (nasıl da) birbirine benzemiş. Oysa biz, iyice bilmek isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.

Şaban Piriş

Bilmeyenler: -Ne olur Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse?! demektedirler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi; kalpleri (nasıl da) birbirine benzemiş. Oysa biz, iyice bilmek isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bilgiden yoksun olanlar dedi ki: "Allah bizimle konuşsaydı yahut bize bir mucize gelseydi ya!..." Onlardan öncekiler de aynen onların dediği gibi demişti. Kalpleri birbirine benzemiştir. Biz ayetleri, gerçeği apaçık bilmek isteyenler için iyiden iyiye açıklamışızdır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those who are so ignorant to know the truth vented their hearts, which are overflowing with the sense of sin, they said: "If only Allah would speak to us or display a sign evincing both Muhammad's Prophethood and integrity!" This much said those who preceded them who had similar natured hearts as those who succeeded them. Their thoughts are so base, pursuing vanity. We have expounded Our revelations and signs evincing both Omnipotence and Authority to people who lift to Allah their inward sight.

Abdul Haleem

Those who have no knowledge also say, ‘If only God would speak to us!’ or ‘If only a miraculous sign would come to us!’ People before them said the same things: their hearts are all alike. We have made Our signs clear enough to those who have solid faith.

Abdullah Yusuf Ali

Say those without knowledge: "Why speaketh not Allah unto us? or why cometh not unto us a Sign?" So said the people before them words of similar import. Their hearts are alike. We have indeed made clear the Signs unto any people who hold firmly to Faith (in their hearts).

Abul A'la Maududi

The ignorant say: "Why does Allah not speak to us? dipnot 1 Why does no Sign come to us?" The same was said by people before them. Their hearts are all alike. dipnot 2 We have made the Signs clear for people of firm faith. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    What they meant was that God should either appear before them Himself, tell them plainly that the Qur'an was a revelation from Him, and proclaim His injunctions, or cause them to see some extraordinary sign that would convince them that whatever Muhammad (peace be on him) told them was from Him.
  2. metne dön, dipnot 2
    The fact is that the misguided people of the time of the revelation of the Qur'an did not raise any objection or make any demands essentially different from those of the misguided people of the past. From the remote past till today, error and misguidedness seem to have the same character, so the same doubts and objections are repeated over and over again.
  3. metne dön, dipnot 3
    The demand that God should speak to them directly was too absurd even to be answered. The question dealt with here concerns the demand for a sign that would convince them of the Truth. In response to this it is pointed out that many signs do exist, but all such signs are of profit only to those who are inclined to believe. As for those who are bent on disbelief, what sign can be shown to them, and to what avail?

Aisha Bewley

Those who do not know say, ‘If only Allah would speak to us, or some sign come to us!’ just like those before them who said the same as they say. Their hearts are much the same. We have made the Signs clear for people who have certainty.

Al-Hilali & Khan

And those who have no knowledge say: "Why does not Allâh speak to us (face to face) or why does not a sign come to us?" So said the people before them words of similar import. Their hearts are alike, We have indeed made plain the signs for people who believe with certainty.

Ali Quli Qarai

Those who have no knowledge say, ‘Why does not Allah speak to us, or come to us a sign?’ So said those who were before them, [words] similar to what they say. Alike are their hearts. We have certainly made the signs clear for a people who have certainty.

Amatul Rahman Omar

And those who do not know (the wisdom implied in Divine revelation) say, `Why does not Allâh (Himself) speak to us or give us a (convincing) sign?' That is exactly what their predecessors had said. Their hearts have become very much alike. We have certainly made (Our) signs explicitly clear for a people who wish to be convinced.

Arthur John Arberry

And they that know not say, 'Why does God not speak to us? Why does a sign not come to us?' So spoke those before them as these men say; their hearts are much alike. Yet We have made clear the signs unto a people who are sure

Bijan Moeinian

Those who are not aware [of their physical/ mental shortcomings] say: "Why God does not talk to us directly; why do we not get any revelation?" People before them, with the same kind of mentality, used to ask similar questions. The fact of the matter is, the Lord’s signs are already available to the believers (the best example of such signs is this Qur’an which is in front of you.)

E. Henry Palmer

And those who do not know (the Scriptures) say, 'Unless God speak to us, or there comes a sign. ' So spake those before them like unto their speech. Their hearts are all alike. We have made manifest the signs unto a people that are sure.

Edip-Layth

Those who do not know said, "If only God would speak to us, or a sign would come to us!" The people before them have said similar things; their hearts are so similar! We have clarified the signs for a people who have conviction.

George Sale

And they who know not the scriptures say, unless God speak unto us, or thou shew us a sign, we will not believe. So said those before them, according to their saying: Their hearts resemble each other. We have already shewn manifest signs unto people who firmly believe;

Hamid S. Aziz

And those without knowledge say, "Why does not Allah speak to us?" or "Why does no sign come to us?". So spoke those before them in words of similar meaning. Their hearts are all alike. We have made manifest the signs unto a people that are sure.

Mahmoud Ghali

And they that do not know have said, "if (only) Allah had spoken to us or a sign had come up to us. " Thus did the ones even before them say the like of their saying. Their hearts resemble each other. We have already made evident the signs for a people that have certitude.

Marmaduke Pickthall

And those who have no knowledge say: Why doth not Allah speak unto us, or some sign come unto us? Even thus, as they now speak, spake those (who were) before them. Their hearts are all alike. We have made clear the revelations for people who are sure.

Mohamed Ahmed - Samira

Creator of the heavens and the earth from nothingness, He has only to say when He wills a thing: "Be", and it is.

Muhammad Asad

AND [only] those who are devoid of knowledge say, "Why does God not speak unto us, nor is a [miraculous] sign shown to us?" Even thus, like unto what they, say, spoke those who lived before their time their hearts are all alike. Indeed, We have made all the signs manifest unto people who are endowed with inner certainty.

Mustafa Khattab

Those who have no knowledge say, "If only Allah would speak to us or a sign would come to us!" The same was said by those who came before. Their hearts are all alike. Indeed, We have made the signs clear for people of sure faith.

Progressive Muslims

And those who do not know said: "If only God would speak to us, or a sign would come to us. " It is the same thing that the people before them have said, their hearts are so similar! We have clarified the signs for a people who comprehend.

Rashad Khalifa

Those who possess no knowledge say, "If only GOD could speak to us, or some miracle could come to us!" Others before them have uttered similar utterances; their minds are similar. We do manifest the miracles for those who have attained certainty.

Sahih International

Those who do not know say, "Why does Allah not speak to us or there come to us a sign?" Thus spoke those before them like their words. Their hearts resemble each other. We have shown clearly the signs to a people who are certain [in faith].

Sam Gerrans

And those who know not say: “Oh, that God would but speak to us, or a proof but come to us!” Thus said those before them likewise; their hearts are similar. We have made plain the proofs for people who are certain.

Shabbir Ahmed

Those who do not explore the realm of knowledge say, "Why does not Allah speak to us directly, or a miracle come to us?" Even thus spoke those before them, as these speak. Their minds are alike. We have made clear Our Signs in the Universe (67:3), and in these verses, for people who wish to attain conviction.

Syed Vickar Ahamed

Those without knowledge say: "Why does Allah not speak to us? Or why does a Sign not come to us?" The people before them said words of similar nature; Their hearts are alike. We have indeed made clear the Signs to any people who hold firmly to Faith (in their hearts).

Taqi Usmani

Those who do not know say: "Why is it that Allah does not speak to us, nor does a sign come to us?" So spoke those before them as these people do. Their hearts resemble each other. We have indeed made the signs clear for the people who have certitude.

The Monotheist Group

And those who do not know said: "If only God would speak to us, or a sign would come to us." It is the same thing that the people before them have said, their hearts are so similar! We have clarified the signs for a people who comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 118. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 118. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 118. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩