Tegâbün suresi · 7–10. ayetler

Diriltilme ve aldanışın ortaya çıkacağı gün

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Tegâbün suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tegâbün suresi, 7. ayet. زَعَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَن لَّن يُبْعَثُوا۟ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْ وَذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

    Diyanet İşleri

    İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar, elbette diriltilmeyeceklerini sanmışlardı. dipnot 1 De ki: "Hayır! Rabbime yemin olsun: Şüphesiz ki diriltileceksiniz; sonra (da) yaptıklarınız size mutlaka bildirilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:49, 98; Meryem 19:66; Mü'minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Secde 32:10; Yâsîn 36:78; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Nâzi‘ât 79:11.

    Mustafa İslamoğlu

    Hakikati inkara şartlanmış olanlar yeniden diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır! Rabbime andolsun ki kesinlikle diriltileceksiniz; sonra yaptıklarınız bir bir gösterilecek: zira bu Allah'a çok kolaydır.

    Muhammed Esed

    Hakikati inkara şartlanmış olanlar, tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar! De ki: "Evet, Rabbime andolsun! Siz kesinlikle diriltileceksiniz ve o zaman, (hayatta iken) yaptıklarınız size mutlaka gösterilecektir! Bu, Allah için kolay bir şeydir!"

    Ahmed Hulusi

    O hakikat bilgisini inkar edenler, asla ba's olunmayacaklarını zannettiler! De ki: "Hayır (yanılıyorsunuz)! Rabbime kasem ederim ki, elbette ba's olunacaksınız; sonra yaptıklarınızın anlamının bilgisi sizde açığa çıkacaktır! İşte bu Allah üzerine çok kolaydır!"

    Ali Bulaç

    İnkar edenler kesin olarak diriltilmeyeceklerini öne sürdüler. De ki: "Hayır, Rabbim adına andolsun, siz, muhakkak diriltileceksiniz; sonra mutlaka yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu da Allah'a göre oldukça kolaydır."

    Ali Özek ve heyeti

    İnkâr edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Hayır! Rabbime andolsun ki mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah’a göre kolaydır.

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenler, asla yeniden yaşama döndürülmeyeceklerini öne sürüyorlar. De ki: "Hayır, öyle değil! Efendime yemin ederim ki, kesinlikle yeniden yaşama döndürüleceksiniz. Sonra, yaptıklarınız kesinlikle size bildirilecektir. İşte bu, Allah için zaten çok kolaydır!"

    Bayraktar Bayraklı

    İnkar edenler, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hayır! Rabbime yemin olsun ki, öldükten sonra, diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır."

    Edip Yüksel

    İnkarcılar, diriltilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki: "Evet, Efendime ant olsun diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, ALLAH'a kolaydır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcılar, diriltilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki, 'Evet, Rabbime andolsun diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, ALLAH'a kolaydır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Küfredenler asla diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra da kesinlikle yaptıklarınız size anlatılacak ve o Allah'a göre kolaydır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Küfredenler asla ba's olunmıyacaklarını zu'mettiler, de ki, hayır rabbım hakkı için muhakkak ba's olunacaksınız, sonra da muhakkak yaptıklarınız size anlatılacaktır ve o Allaha göre kolaydır

    Erhan Aktaş

    Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler, kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.

    Gültekin Onan

    Küfredenler kesin olarak diriltilmeyeceklerini öne sürdüler. De ki: "Hayır, rabbim adına andolsun, siz, muhakkak diriltileceksiniz; sonra mutlaka yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu da Tanrı'ya göre oldukça kolaydır."

    Hasan Basri Çantay

    O küfredenler de öldükden sonra kat'iyyen diriltilmeyeceklerini (bir hakıykat gibi cahilane) iddia etdi (ler). De ki: "Hayır (öyle değil), Rabbime andolsun ki siz mutlakaa diriltileceksiniz. Sonra da yapdığınız şeyler behemehal size haber verilecekdir. Bu da Allaha göre kolaydır".

    İbni Kesir

    Küfredenler; öldükten sonra katiyyen diriltilemeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Evet, Rabbıma andolsun ki; muhakkak diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Ve bu, Allah'a göre pek kolaydır.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Evet! Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah’a çok kolaydır."

    Süleyman Ateş

    İnkar edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) öldükten sonra bir daha diriltilmeyeceklerini sanıyorlar. De ki "Hayır! Rabbime yemin ederim ki tekrar diriltileceksiniz ve size yaptığınız her şey bildirilecektir. Bunu yapmak Allah'a göre kolaydır."

    Şaban Britch

    Kâfirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah’a çok kolaydır.

    Şaban Piriş

    Kafirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: -Evet, Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah'a çok kolaydır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapanlar asla diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Rabbime yemin ederim ki, sandığınız gibi değil! Yemin olsun ki, mutlaka diriltileceksiniz; yine Yemin olsun ki, yaptıklarınız size mutlaka haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır."

  2. Tegâbün suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tegâbün suresi, 8. ayet. فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلنُّورِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلْنَا وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Artık siz Allah'a, peygamberine ve indirdiğimiz nura (Kur'an'a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Mehmet Okuyan

    O yüzden Allah'a, Elçisine ve indirdiğimiz o nûra (Kur'an'a) inanıp güvenin! dipnot 1 Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: A‘râf 7:158.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu halde (ey insanlar!) Allah'a, Elçi'sine ve indirdiğimiz nura inanın: Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Muhammed Esed

    Öyleyse, (ey insanlar!) Allah'a ve Elçisine ve (size) bahşettiğimiz (vahiy) aydınlığına inanın! Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Ahmed Hulusi

    Esma'sıyla hakikatiniz olan Allah'a, Rasulüne ve inzal ettiğimiz Nur'a (ilme) iman edin! Allah yaptıklarınızı (B sırrınca) Habiyr'dir.

    Ali Bulaç

    "Şu halde Allah'a, O'nun Resulü'ne ve indirdiğimiz nur (Kur'an)a iman edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır."

    Ali Özek ve heyeti

    Onun için Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz o nura (Kur'an'a) iman edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a, O'nun elçisine ve indirdiğimiz aydınlığa artık inanın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onun için, Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz o nura inanınız! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ı, elçisini ve indirdiğimiz bu ışığı onaylayınız. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a, elçisine ve indirdiğimiz bu ışığa inanınız. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onun için siz, Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura (Kur'an'a) iman edin! Allah, ne yaparsanız haberdardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun için siz Allaha ve Resulüne indirdiğimiz nura iyman ediniz ve Allah her ne yaparsanız haberdardır

    Erhan Aktaş

    O halde, Allah'a, Resul'üne ve indirdiğimiz nura dipnot 1 inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Işığa. Yolunuzu aydınlatan vahye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde, Allah'a, Resul'üne ve indirdiğimiz nura dipnot 1 inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Işığa. Yolunuzu aydınlatan vahye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde, Allah'a, Rasul'üne ve indirdiğimiz nura dipnot 1 inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Işığa. Yolunuzu aydınlatan vahye.

    Gültekin Onan

    "Şu halde Tanrı'ya, O'nun Resulü'ne ve indirdiğimiz nur (Kuran)a inanın. Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır."

    Hasan Basri Çantay

    O halde Allaha, Onun peygamberlerine ve indirdiğimiz O nuura iman edin. Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır.

    İbni Kesir

    Şu halde Allah'a, peygamberine ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’a, Rasûlüne ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

    Süleyman Ateş

    Artık Allah'a, Elçisine ve indirdiğimiz ışığa inanın. Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır.

    Süleymaniye Vakfı

    Öyleyse Allah'a, Elçisine ve indirdiğimiz nura /kitaba inanıp güvenin[1]. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Öyleyse Allah'a ve Elçisine yani onunla birlikte indirilen dipnot 1 Nur'a dipnot 2 inanıp güvenin. Yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilen Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilir. Burada da üçüncü tekil şahıstan birinci çoğul şahsa geçilerek "indirilen" yerine "indirdiğimiz" ifadesi kullanılmıştır. Türkçede bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Ayete, bu sanat yok sayılarak meal verilmiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'a ve Elçisine inanmak ancak Elçi'ye indirilen Kitab'a inanmakla mümkün olabildiği için ikinci cümle, birnici cümlenin atf-ı tefsiri sayılarak meal verilmiştir.

    Şaban Britch

    Allah’a, Rasûlüne ve indirdiğimiz nura iman edin. Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

    Şaban Piriş

    Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz aydınlatıcıya iman edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık Allah'a, onun resulüne ve size indirdiğimiz nura inanın. Allah, yapmakta olduklarınızı iyiden iyiye haber almaktadır.

  3. Tegâbün suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tegâbün suresi, 9. ayet. يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ ٱلْجَمْعِ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلتَّغَابُنِ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِهِۦ وَيُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Diyanet İşleri

    Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

    Mehmet Okuyan

    Toplanma gününde sizi toplayacağı gün, işte o teğâbun (karşılıklı aldanma) günüdür. dipnot 1 Kim Allah'a inanır ve iyi iş(ler) yaparsa, (Allah) onun kötülüklerini örtecektir; onu içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. İşte büyük kurtuluş budur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada amaç, putperestlerin ve putların mahşerde karşılıklı aldanmış olacaklarını dile getirmektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Toplanma günü geldiğinde O sizi bir araya toplayacaktır. O gün karşılıklı aldanış günüdür. Ama kim Allah'a iman eder ve Allah rızası için iyi davranışta bulunursa, onun kötülüklerini örteriz; onu zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere -orada ebedi kalmak üzere- sokarız: işte büyük başarı budur.

    Muhammed Esed

    O'nun sizi (Nihai) Toplanma Günü bir araya toplayacağı zaman(ı düşünün), o Kayıp ve Kazanç Gününü! Kim, Allah'a inanıp iyi ve doğru işler yaparsa, (o Gün) Allah onun kötü fiillerini silecek ve onu içinden ırmaklar akan, sonsuza kadar kalacağı bahçelere koyacaktır. Bu, büyük bir kurtuluş olacak.

    Ahmed Hulusi

    Toplanma süreci için sizi bir araya getirdiği süreç!, işte o Teğabun (aldanışların apaçık fark edilip yaşanacağı) sürecidir! Kim, Esma'sıyla hakikati olan Allah'a iman eder ve imanının gereğini uygularsa; onun kötülüklerini ondan siler; onu altından nehirler akan cennetlere, içinde sonsuza dek kalmak üzere dahil eder. . . İşte bu aziym kurtuluştur!

    Ali Bulaç

    Sizi toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür. Kim Allah'a iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş (fevz)' budur.

    Ali Özek ve heyeti

    Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.

    Ali Rıza Safa

    Toplanma Günü için sizi bir araya toplayacağı gün: "Yitim ve Getiri Günü, işte budur!" dipnot 517 Ve Allah'a inanmış olarak, kim erdemli edimler yaparsa, onun kötülüklerini örtecek ve altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Sonsuza dek orada kalacaklardır. En büyük başarı, işte budur.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 517
      Sureye ismini veren ve "Yitim ve Getiri Günü" olarak yazdığımız "Yevmu et Teğabun" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kayıp ve Kazanç Günü" veya "Kar ve Zarar Günü" veya "Aldanış ve Aldatış Günü" veya "Aldatmanın Görüşüleceği Gün" veya "Karşılıklı Aldatmaca Günü" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sizi bir araya toplayacağı günü düşününüz. İşte o gün, kayıp ve kazanç günüdür. Kim Allah'a inanır ve iyi ameller işlerse, Allah onun kötülüklerini örter. Onu, içinde ırmaklar akan, süreli olarak kalacağı cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

    Edip Yüksel

    Gün gelir, sizi toplanma günü için toplarız. Bu, aldanma günüdür. Kim ALLAH'ı onaylar ve erdemli davranırsa, kötülüklerini örter ve onu altından ırmaklar akan bahçelere sokar. Orada ebedi kalırlar. Büyük başarı işte budur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gün gelir, sizi toplanma günü için toplarız. Bu, aldanma günüdür. Kim ALLAH'a inanır ve erdemli davranırsa, kötülüklerini örter ve onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada ebedi kalırlar. Büyük başarı işte budur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizi o dernek gününe dereceği (toplanma günü için toplayacağı gün var ya), işte o gün teğabün (kar ve zarar) günüdür, her kim Allah'a iman eder de yaraşıklı iş yaparsa, Allah onun kabahatlarını örter ve onu içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş odur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizi o dernek gününe dereceği gün ki o gün tegabün günü (kar ve zarar günü)dür, her kim Allaha iyman eder de yaraşıklı iş yaparsa Allah onun kabahatlerini örter de onu altından ırmaklar akar cennetlere kor, öyle ki ebediyyen onlarda kalmak üzere, işte büyük kurtuluş odur.

    Erhan Aktaş

    Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte O Gün aldanma dipnot 1 günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salihatı yaparsa, dipnot 2 Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimin aldandığının, kimin zarar ettiğinin ortaya çıktığı gündür.
    2. metne dön, dipnot 2
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "iman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte o gün aldanma dipnot 1 günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salihatı dipnot 2 yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimin aldandığının, kimin zarar ettiğinin ortaya çıktığı gündür.
    2. metne dön, dipnot 2
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte o gün aldanma dipnot 1 günüdür. Kim Allah'a inanır ve iyilik yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimin aldandığının, kimin zarar ettiğinin ortaya çıktığı gündür.

    Gültekin Onan

    Sizi toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür. Kim Tanrı'ya inanıp salih bir amelde bulunursa (Tanrı) onun kötülüklerini örter (yükeffir) ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' (fevz) budur.

    Hasan Basri Çantay

    (Evet, "yapdığınız şeyler mutlakaa size haber verilecekdir") O günde ki (Allah) o toplama günü için hepinizi bir araya getirecek. İşte bu, aldanma günüdür. Kim Allaha iman eder, iyi amel (ve hareket) de de bulunursa, O, bunun kötülüklerini örter, onu altlarından ırmaklar akan cennetlere — kendileri içlerinde ebedi, sermedi kalıcı olmak üzere — sokar. İşte büyük kurtuluş (ve seadet) budur.

    İbni Kesir

    Sizi toplanma günü için topladığı gün; işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı gündür. Kim, Allah'a inanır ve salih amel işlerse; Allah onun kötülüklerini örter ve onu, altından ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.

    Mehmet Alagaş

    (5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah’a iman edip salih amel yaparsa; onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı Cennetler'e sokar. Orada ebedî kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.

    Süleyman Ateş

    Toplantı günü için sizi topladığı gün, işte o aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onun kötülüklerini örter ve onu, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada ebedi kalırlar. İşte büyük başarı budur.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün Allah, toplanma günü dipnot 1 için sizi bir araya getirecektir. İşte o, aldatanlarla aldananların yüzleşme günüdür dipnot 2 . Kim Allah'a inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa Allah onun kötü işlerini örter ve ölümsüz olarak sonsuza dek kalacağı dipnot 3 , içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "Aldatanlarla aldananların yüzleşmesi" anlamı verilen ve Kur'an'da bir kez geçen teğabun (التغابن), "ğabn (غبن)" kökünden gelmektedir. "Ğabn", karşılıklı muamelelerde kendisini avantajlı hale getirecek düzenlemeleri sinsice yaparak muhatabı zarara sokmayı ifade eder. Mal verme ve anlaşma sırasında yapılabildiği gibi görüş beyan ederken de yapılabilir (Müfredat). Ahirette olacak bu yüzleşme, şu ayetlerde anlatılmaktadır: Bakara 2/165-167, İbrahim 14/21, Sebe 34/31-33, Mutaffifin 83/1-6.
    3. metne dön, dipnot 3
      Kur'an'da, 'ebeden' ve 'halid' kelimeleri hem cennetlikler hem de cehennemlikler için kullanılır. Ebeden, 'sonsuza kadar', halid ise 'ölümsüz olan' anlamına gelir. Cennetlikler için Nisa 4/57, 122; Maide 5/119, Tevbe 9/22,100; Talak 65/11, Beyyine 98/8 ayetlerine; cehennemlikler için Nisa 4/169, Ahzab 33/65, Cin 72/23. ayetlerine bakınız.
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizi bir araya getirdiği gün, o toplanma günü, beklentilerinizdeki yanlışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a inanıp güvenmiş ve iyi işler yapmışsa dipnot 1 , Allah kabahatlerini örter ve onu ölümsüz olarak sürekli kalacağı, içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Büyük kurtuluş işte budur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sevabı günahından fazlaysa.

    Şaban Britch

    Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah’a iman edip, salih amel yaparsa onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı cennetlere sokar. Orada ebedi kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.

    Şaban Piriş

    Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah'a iman edip, doğru olanı yaparsa onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı cennetlere girdirir. Orada ebedi kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Toplanma günü" için sizi bir araya getirdiği gün, karşılıklı aldatış ve aldanışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a iman eder, barışa ve hayra yönelik iş yaparsa Allah onun çirkinliklerini örter ve kendisini altından nehirler akan bahçelere, içlerinde sürekli kalmak üzere yerleştirir. İşte büyük başarı budur.

  4. Tegâbün suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Tegâbün suresi, 10. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    Diyanet İşleri

    İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

    Mehmet Okuyan

    İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş halkıdır. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü varış yeridir (orası)!

    Mustafa İslamoğlu

    Hakikati inkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince: işte onlar içerisinde kalıcı oldukları ateşin yoldaşıdırlar: ve bu, ne berbat bir finaldir.

    Muhammed Esed

    Hakikati inkara ve mesajlarımızı yalanlamaya şartlanmış olanlara gelince, işte onlar ateşi hak edenlerdir, orada kalıp dururlar. Ne kötü bir son!

    Ahmed Hulusi

    İnkar edip varlıklarında mevcut işaretlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar, içinde sonsuza dek kalmak üzere ateş ehlidirler! Ne kötü dönüş yeridir!

    Ali Bulaç

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere, ateşin halkıdırlar. Ne kötü bir dönüş yeridir O.

    Ali Özek ve heyeti

    İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır; ne kötü bir varış yeridir.

    Bayraktar Bayraklı

    İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar cehennemliklerdir. Süreli orada kalacaklardır. Orası ne kötü bir sondur!

    Edip Yüksel

    İnkar edenler, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayanlar ateşin halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar. Ne kötü bir varış noktasıdır!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkar edenler, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayanlar ateşin halkıdır; orada ebedi kalıcıdırlar. Ne kötü bir varış noktasıdır!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliklerdir, orada ebedi kalacaklardır. Orası ne kötü varılacak yerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Küfredip ayetlerimizi tekzib eyliyenler ise, onlar eshab-ı nar'dırlar, orada muhalled kalacaklardır, o ise ne fena varılacak yerdir

    Erhan Aktaş

    Kafirlik eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirlik eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kafir olan ve ayetlerimizi yalanlayanlar; işte onlar, ateş halkıdırlar ve orada sürekli kalacak olanlardır. O, ne kötü bir varış yeridir.

    Gültekin Onan

    Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere ateşin halkıdırlar. İşte kötü bir dönüş yeridir o.

    Hasan Basri Çantay

    O küfredenler (e), ayetlerimizi yalan sayanlar (a gelince:) Onlar da ateşin — içinde ebedi kalıcı olarak — yaranıdırlar. O ne kötü gidiş yeridir!..

    İbni Kesir

    Küfredip de ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar, cehennem ashabıdırlar. Orada ebediyyen kalacaklardır. Ne kötü dönüş yeridir.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedîdirler. Ne kötü bir dönüş yeri.

    Süleyman Ateş

    Nankörlük eden ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezlikten gelen ve ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar cehennem ahalisidir. Onlar oraya, ölmemek üzere gireceklerdir. Ne kötü hale gelmektir o!

    Şaban Britch

    Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedidirler. Ne kötü bir dönüş yeri.

    Şaban Piriş

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedidirler. Ne kötü bir dönüş.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar, içinde sürekli kalacakları ateşin dostlarıdır. Ne kötü dönüş yeridir orası!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.