Tegâbün suresi

Tegâbün suresi, 7. ayet

Tegâbün suresi, 7. ayet. زَعَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَن لَّن يُبْعَثُوا۟ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْ وَذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

za`ame-lleẕîne keferû el ley yüb`aŝû. ḳul belâ verabbî letüb`aŝünne ŝümme letünebbeünne bimâ `amiltüm. veẕâlike `ale-llâhi yesîr.

Diyanet İşleri

İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tegâbün 4–10 · surenin 7. ayeti / 18

Konu Diriltilme ve aldanışın ortaya çıkacağı gün Tegâbün 7–10 3

  1. Tegâbün 4

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  2. Tegâbün 5

    Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

  3. Tegâbün 6

    Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, "(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkar etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır.

  4. 7

    İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

  5. Tegâbün 8

    Artık siz Allah'a, peygamberine ve indirdiğimiz nura (Kur'an'a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  6. Tegâbün 9

    Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

  7. Tegâbün 10

    İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. Yüce Allah, kâfirlerin inatlarını, bâtıl kanâatlerini ve herhangi bir bilgiye dayanmaksızın, herhangi bir yol gösterici ve aydınlatıcı Kitap olmaksızın öldükten sonra dirilişi inkâr ettiklerini haber vermektedir. Bundan dolayı Yüce Allah, yarattıklarının en şereflisine, Rabbinin adına öldükten sonra onları dirilteceğine, kötü amellerinin ve hakkı yalanlayışlarının cezasını da onlara vereceğine dair yemin etmesini emretmektedir.

"Bu, Allah’a göre pek kolaydır.” Yaratılmış varlıklar için bu çok zor, daha doğrusu imkânsız olsa da, onların hepsi tek bir ölüyü diriltmek için bütün güçleriyle bir araya gelseler bile buna güç yetiremeyecek olsalar da Yüce Allah, bir şeyin var olmasını diledi mi ona: Ol, der, o da hemen oluverir. “Sûra üfürülmüş -Allah’ın diledikleri müstesnâ- göklerde ve yerde olanların hepsi ölmüş olacaktır. Sonra ona ikinci bir defa üfürülür. O anda onlar ayağa kalkar ve bakınırlar.” (ez-Zümer, 39/68)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler, ölümlerinden sonra Yüce Allah'ın kendilerini kesinlikle diriltemeyeceğini ileri sürdüler. -Ey Peygamber!- Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kimselere de ki: "Hayır! Rabbime ant olsun ki, dünyada yapmış olduklarınıza göre kıyamet günü mutlaka diriltileceksiniz. Bu diriltme Allah'a göre kolaydır. Sizi ilk defa yaratmıştır. O, ölümünüzden sonra sizi hesap ve karşılık için diriltmeye kadirdir."

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. زَعَمَ zeame sandılar kök: زعم
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. أَن en
  5. لَّن len kesinlikle
  6. يُبْعَثُوا۟ ۚ yub'asu diriltilmeyeceklerini kök: بعث
  7. قُلْ kul de ki kök: قول
  8. بَلَىٰ bela hayır
  9. وَرَبِّى verabbi Rabbim hakkı için kök: ربب
  10. لَتُبْعَثُنَّ letub'asunne mutlaka diriltileceksiniz kök: بعث
  11. ثُمَّ summe sonra
  12. لَتُنَبَّؤُنَّ letunebbe'unne size haber verilecektir kök: نبا
  13. بِمَا bima şeyler
  14. عَمِلْتُمْ ۚ amiltum yaptıklarınız kök: عمل
  15. وَذَٰلِكَ ve zalike ve bu
  16. عَلَى ala göre
  17. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  18. يَسِيرٌۭ yesirun kolaydır kök: يسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Nübüvvet

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Nübüvvet

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Nübüvvet

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah'a ortak koşanlara, "Nerede, ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?" diyeceğimiz günü hatırla.

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    O gün yer, onların üzerinden süratle yarılıp açılır. Bu, (hesap için) bir toplamadır, bize göre kolaydır.

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey Peygamber'in hanımları! İçinizden kim apaçık bir çirkinlik yaparsa, onun cezası iki kat verilir. Bu, Allah'a göre kolaydır.

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine…

  • Aynı kök: زعم (17 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar, elbette diriltilmeyeceklerini sanmışlardı. dipnot 1 De ki: "Hayır! Rabbime yemin olsun: Şüphesiz ki diriltileceksiniz; sonra (da) yaptıklarınız size mutlaka bildirilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:49, 98; Meryem 19:66; Mü'minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Secde 32:10; Yâsîn 36:78; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Nâzi‘ât 79:11.

Mustafa İslamoğlu

Hakikati inkara şartlanmış olanlar yeniden diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır! Rabbime andolsun ki kesinlikle diriltileceksiniz; sonra yaptıklarınız bir bir gösterilecek: zira bu Allah'a çok kolaydır.

Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olanlar, tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ediyorlar! De ki: "Evet, Rabbime andolsun! Siz kesinlikle diriltileceksiniz ve o zaman, (hayatta iken) yaptıklarınız size mutlaka gösterilecektir! Bu, Allah için kolay bir şeydir!"

Ahmed Hulusi

O hakikat bilgisini inkar edenler, asla ba's olunmayacaklarını zannettiler! De ki: "Hayır (yanılıyorsunuz)! Rabbime kasem ederim ki, elbette ba's olunacaksınız; sonra yaptıklarınızın anlamının bilgisi sizde açığa çıkacaktır! İşte bu Allah üzerine çok kolaydır!"

Ali Bulaç

İnkar edenler kesin olarak diriltilmeyeceklerini öne sürdüler. De ki: "Hayır, Rabbim adına andolsun, siz, muhakkak diriltileceksiniz; sonra mutlaka yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu da Allah'a göre oldukça kolaydır."

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Hayır! Rabbime andolsun ki mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah’a göre kolaydır.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, asla yeniden yaşama döndürülmeyeceklerini öne sürüyorlar. De ki: "Hayır, öyle değil! Efendime yemin ederim ki, kesinlikle yeniden yaşama döndürüleceksiniz. Sonra, yaptıklarınız kesinlikle size bildirilecektir. İşte bu, Allah için zaten çok kolaydır!"

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hayır! Rabbime yemin olsun ki, öldükten sonra, diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır."

Edip Yüksel

İnkarcılar, diriltilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki: "Evet, Efendime ant olsun diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, ALLAH'a kolaydır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılar, diriltilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki, 'Evet, Rabbime andolsun diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, ALLAH'a kolaydır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredenler asla diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra da kesinlikle yaptıklarınız size anlatılacak ve o Allah'a göre kolaydır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredenler asla ba's olunmıyacaklarını zu'mettiler, de ki, hayır rabbım hakkı için muhakkak ba's olunacaksınız, sonra da muhakkak yaptıklarınız size anlatılacaktır ve o Allaha göre kolaydır

Erhan Aktaş

Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.

Gültekin Onan

Küfredenler kesin olarak diriltilmeyeceklerini öne sürdüler. De ki: "Hayır, rabbim adına andolsun, siz, muhakkak diriltileceksiniz; sonra mutlaka yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu da Tanrı'ya göre oldukça kolaydır."

Hasan Basri Çantay

O küfredenler de öldükden sonra kat'iyyen diriltilmeyeceklerini (bir hakıykat gibi cahilane) iddia etdi (ler). De ki: "Hayır (öyle değil), Rabbime andolsun ki siz mutlakaa diriltileceksiniz. Sonra da yapdığınız şeyler behemehal size haber verilecekdir. Bu da Allaha göre kolaydır".

İbni Kesir

Küfredenler; öldükten sonra katiyyen diriltilemeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Evet, Rabbıma andolsun ki; muhakkak diriltileceksiniz ve sonra yaptıklarınız size bildirilecektir. Ve bu, Allah'a göre pek kolaydır.

Mehmet Alagaş

(5-9) Önceki kafirlerin haberi sana gelmedi mi? İşerinin / emirlerinin dünyadaki karşılığını / vebalini tattılar, onlar için acıtıcı bir azap ta vardır. Şöyle ki Resullerimiz onlara açıklamalarla geldiklerinde onlar dediler ki bir beşer mi bize rehberlik edecek? Yok saydılar / görmezden geldiler ve yüz çevirdiler, Allah ta onlara ihtiyacı olmadığını gösterdi, Allah zengindir, övülendir. Kafirler, asla tekrar diriltilmeyeceklerini sandılar, deki bilakis Rabbim tarafından diriltileceksiniz ve size yaptıklarınız da haber verilecektir , bu Allah’a kolaydır. Allah’a, Resulüne ve size indirilen Nur’a iman ediniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. O gün sizi toplanma günü için toplayacaktır , işte bugün aldatmaların / aldanışların / teğâbün gündür. Her kim Allah’a iman ederse ve düzeltici faaliyet yaparsa, onun kötülüklerini örter / örtbas eder, onu, altlarından nehirler akan cennetlerine sokar, orada ebedi kalıcıdır , işte bu, kocaman / çok büyük bir başarıdır. Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar, ne kötü bir varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Evet! Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah’a çok kolaydır."

Süleyman Ateş

İnkar edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) öldükten sonra bir daha diriltilmeyeceklerini sanıyorlar. De ki "Hayır! Rabbime yemin ederim ki tekrar diriltileceksiniz ve size yaptığınız her şey bildirilecektir. Bunu yapmak Allah'a göre kolaydır."

Şaban Britch

Kâfirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah’a çok kolaydır.

Şaban Piriş

Kafirler, tekrar dirilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: -Evet, Rabbime andolsun ki, tekrar diriltileceksiniz. Sonra da yaptıklarınız size haber verilecek. Bu, Allah'a çok kolaydır.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlar asla diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Rabbime yemin ederim ki, sandığınız gibi değil! Yemin olsun ki, mutlaka diriltileceksiniz; yine Yemin olsun ki, yaptıklarınız size mutlaka haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The infidels venture to say that they shall not be resurrected. Say to them. O Muhammad: "But indeed you shall be. I solemnly swear by Allah my Creator you shall be resurrected and brought to judgment and you shall be informed of all that you had done, be it evil or good, minor or major, and this is indeed easy for Allah".

Abdul Haleem

The disbelievers claim they will not be raised from the dead. Say [Prophet], ‘Yes indeed! I swear by my Lord! You will be raised and then you will be informed about everything you have done: an easy matter for God.’

Abdullah Yusuf Ali

The Unbelievers think that they will not be raised up (for Judgment). Say: "Yea, By my Lord, Ye shall surely be raised up: then shall ye be told (the truth) of all that ye did. And that is easy for Allah."

Abul A'la Maududi

The unbelievers have vehemently contended that they shall not be raised to life. dipnot 1 Say to them: "Yes, by my Lord, you shall surely be raised to life, dipnot 2 and you shall certainly be fully informed of all that you did. dipnot 3 That is easy enough for Allah." dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, this was the second basic error in which the deniers of the truth have been involved in every age, and which has ultimately brought about their ruin. Although no denier of the Hereafter ever had any means of knowing, nor has he today, nor will he have in the future, that there is no life after death, but these ignorant people have always asserted the same thing, whereas there neither exists any intellectual basis for denying the Hereafter with absolute certainty nor any scientific basis for it.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is the third place where Allah Almighty has instructed His Prophet to tell the people by swearing an oath by his Lord that such a thing shall certainly happen. First, in Surah Younus, it was said: They ask, is what you say really true. Tell them: Yes, by my Lord, it is absolutely true and you have no power to avert it.(verse 53). Then, in Surah Saba, it was said: The disbelievers say: How is it that Resurrection is not overtaking us. Say: By my Lord, it will surely overtake you. (verse 3).
  3. metne dön, dipnot 3
    Here, the question arises: What difference does it make for a disbeliever in the Hereafter whether you give him the news of its coming by swearing an oath or without swearing an oath. When he does not believe in it at all, will he believe in it only because you are asserting this on oath. The answer is: In the first place, the addressees of the Prophet (peace be upon him) were the people who knew from their personal knowledge and experience that he had never uttered a lie in his life. Therefore, even if they might have forged the most shameless slander against him with their tongue, yet in their hearts they could never conceive that a truthful man like him could say a thing on oath by Allah of which he himself was not convinced by knowledge and experience. Secondly, the Prophet (peace be upon him) did not only present the doctrine of the Hereafter but also gave highly rational arguments for it. What distinguishes a Prophet from others is that the arguments, however strong and cogent, that others may give for the Hereafter, can at the most make the listener admit that the occurrence of the Hereafter is more reasonable and probable than its absence. On the contrary, a Prophet stands at a notch higher level than a philosopher. His real position is not that be has arrived at the conclusion of the necessity of the Hereafter by the exercise of reason. But his real position is that he has the knowledge that the Hereafter shall occur and says with conviction that it shall surely occur. Therefore, only a Prophet can swear an oath to declare this but not a philosopher. Then, faith in the Hereafter can be generated only by a Prophet’s statement; the reasoning of a philosopher does not have the power to induce even himself to adopt it as his religious creed on the basis of his own argument, not to speak of another person. If the philosopher is really correct, he cannot go beyond, should be or ought to be. Only a Prophet can assert with conviction that a thing is and certainly is.
  4. metne dön, dipnot 4
    This is the purpose for which the children of Adam will be resurrected. This also contains the answer to the question: What is the special need for it. If one keeps in view what has been discussed concerning verse 1,4 above, one can easily understand that in this universe, which has been created with the truth, it would be highly unreasonable to imagine about man who has been given freedom to choose either belief or unbelief, who has been granted authority to appropriate many of the things in this universe, and who after choosing the way of belief or unbelief has accomplished much good or done evil on his own responsibility by making the right or the wrong use of his authority during his life. That when he has done all this the good done by the virtuous and the evil committed by the criminal, one should neither bear any fruit, nor should there be any time when his deeds and actions should be subjected to security. The person who asserts such an irrational thing inevitably commits one of the two absurdities: either he thinks that although this universe is based on wisdom, yet a creature like man, who has been endowed with authority, has been created and left irresponsible here; or he thinks that this universe is a random creation devoid of the wisdom of a Wise Creator. In the first place, he makes a contradictory statement, for the existence of an irresponsible creature, endowed with authority, in a universe based on wisdom, is clearly against justice and wisdom. In the second case, he cannot give any rational being like man should come into being in a haphazardly created, foolish universe, and how he conceived the idea of justice. Only a stubborn person could uphold the belief that folly could generate wisdom and injustice could generate justice, or the one who has become a mental patient because of his obsession for hair splitting.

Aisha Bewley

Those who are kafir claim that they will never be raised again. Say: ‘Oh yes, by my Lord, you certainly will be raised again! And then you will be informed about what you did. That is easy for Allah.’

Al-Hilali & Khan

The disbelievers pretend that they will never be resurrected (for the Account). Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): Yes! By my Lord, you will certainly be resurrected, then you will be informed of (and recompensed for) what you did; and that is easy for Allâh.

Ali Quli Qarai

The faithless claim that they will not be resurrected. Say, ‘Yes, by my Lord, you will surely be resurrected; then you will surely be informed of what you did, and that is easy for Allah.’

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve claim that they will not be raised (from the dead). Say, `No doubt, by my Lord, you shall surely be raised and then you shall be told all that you have done (in life). And that is easy for Allâh.'

Arthur John Arberry

The unbelievers assert that they will never be raised up. Say: 'Yes indeed, by my Lord! You shall be raised up, then you shall be told the things you did. That is easy for God.'

Bijan Moeinian

The disbelievers believe that they will not be resurrected. By Lord they will be resurrected and held accountable for what they have done; this is not difficult for God at all.

E. Henry Palmer

Those who misbelieve pretend that they shall surely not be raised: say, 'Yea! by my Lord! ye shall surely be raised: then ye shall be informed of that which ye have done;' for that is easy unto God.

Edip-Layth

Those who reject claim that they will not be resurrected. Say, "Yes, by my Lord, you will be resurrected, then you will be informed of everything you have done, and this is easy for God to do."

George Sale

The unbelievers imagine that they shall not be raised again. Say, yea, by my Lord, ye shall surely be raised again: Then shall ye be told that which ye have wrought; and this is easy with God.

Hamid S. Aziz

Those who disbelieve think that they shall never be raised up (for Judgment). Say, "Aye! By my Lord! You shall most certainly be raised; then you shall most certainly be informed of what you did; and that is easy to Allah."

Mahmoud Ghali

The ones who have disbelieved have asserted that they will never be made to rise again, Say, "Yes indeed, by my Lord! Indeed you will definitely be made to rise again, and indeed you will definitely be fully informed of whatever you did; and that is easy for Allah. "

Marmaduke Pickthall

Those who disbelieve assert that they will not be raised again. Say (unto them, O Muhammad): Yea, verily, by my Lord! ye will be raised again and then ye will be informed of what ye did; and that is easy for Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

The unbelievers claim that they will not be raised again. Tell them: "Why not? By my Lord, you will certainly be raised again, and then informed of what you had done. That is how the law of God works inevitably."

Muhammad Asad

They who are bent on denying the truth claim that they will never be raised from the dead! Say: "Yea, by my Sustainer! Most surely will you be raised from the dead, and then, most surely, will you be made to understand what you did [in life]! For, easy is this for God!"

Mustafa Khattab

The disbelievers claim they will not be resurrected. Say, ˹O Prophet,˺ "Yes, by my Lord, you will surely be resurrected, then you will certainly be informed of what you have done. And that is easy for Allah."

Progressive Muslims

Those who rejected claim that they will not be resurrected. Say: "Yes, by my Lord, you will be resurrected, then you will be informed of everything you have done, and this is easy for God to do."

Rashad Khalifa

Those who disbelieved claim that they will not be resurrected! Yes indeed, by my Lord, you will be resurrected, and you will be held accountable for everything you have done. This is easy for GOD to do.

Sahih International

Those who disbelieve have claimed that they will never be resurrected. Say, "Yes, by my Lord, you will surely be resurrected; then you will surely be informed of what you did. And that, for Allah, is easy."

Sam Gerrans

Those who ignore warning claim that they will never be raised. Say thou: “Verily, by my Lord, you will be raised! Then will you be informed of what you did; and that is easy for God.”

Shabbir Ahmed

Those who reject the Truth think that they will never be raised again. Say, "Yes indeed, by my Lord! You will be raised again. And then you will be informed of what you really accomplished. For, this is easy for Allah."

Syed Vickar Ahamed

The unbelievers think that they will not be raised up (for Judgment), say: "O Yes! By my Lord, you shall surely be raised up: Then shall you be told (the truth) of all that you did, and that is easy for Allah. "

Taqi Usmani

The disbelievers claim that they will never be raised again (after death). Say, "Why not? By my Lord, you will be raised again, and then you will be told about what you did. That is so easy for Allah."

The Monotheist Group

Those who rejected claim that they will not be resurrected. Say: "Yes, by my Lord, you will be resurrected, then you will be informed of everything you have done, and this is easy for God to do."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tegâbün suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩