A'râf suresi

A'râf suresi, 75. ayet

A'râf suresi, 75. ayet. قَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ لِلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ لِمَنْ ءَامَنَ مِنْهُمْ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ صَٰلِحًا مُّرْسَلٌ مِّن رَّبِّهِۦ قَالُوٓا۟ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلَ بِهِۦ مُؤْمِنُونَ

ḳâle-lmeleü-lleẕîne-stekberû min ḳavmihî lilleẕîne-stuḍ`ifû limen âmene minhüm eta`lemûne enne ṣâliḥam mürselüm mir rabbih. ḳâlû innâ bimâ ürsile bihî mü'minûn.

Diyanet İşleri

Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?" dediler. Onlar da, "Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 72–78 · surenin 75. ayeti / 206

Konu Sâlih ve Semûd kavmi A'râf 73–79 3

  1. A'râf 72

    Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.

  2. A'râf 73

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."

  3. A'râf 74

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

  4. 75

    Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?" dediler. Onlar da, "Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız" dediler.

  5. A'râf 76

    Büyüklük taslayanlar, "Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkar edenleriz" dediler.

  6. A'râf 77

    Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı getir" dediler.

  7. A'râf 78

    Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

75. “Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler” yani hakka karşı büyüklenen liderler ve soylular “zayıf görülenler arasından iman edenlere” bütün zayıflar, mü’min olmadıklarından dolayı onlardan bir kısmı kastedilerek böyle buyurulmuştur “şöyle dediler: Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz?” Yani sizce o doğru mu söylüyor, yalan mı söylüyor?

Bunun üzerine zayıf kabul edilenler: “Doğrusu biz onunla gönderilene” tevhide, Allah’tan getirdiğini bildirdiği şeylere, emir ve yasaklarına “iman edenleriz, dediler. “

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kavminin kibirli olan ileri gelenleri ve önderleri, kavimlerinden hor gördükleri Müminlere şöyle dediler: "Ey müminler! Salih’in, gerçekten Allah’ın bir peygamberi olduğunu biliyor musunuz?" Hor görülen Müminler onlara cevap olarak dediler ki: "Şüphesiz biz, Salih’in kendisiyle bize gönderilenleri doğruluyor, kabul ve itaat ediyoruz. Ayrıca dini ile de amel ediyoruz."

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dediler kök: قول
  2. ٱلْمَلَأُ l-meleu ileri gelenler kök: ملا
  3. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  4. ٱسْتَكْبَرُوا۟ stekberu büyüklük taslıyorlar kök: كبر
  5. مِن min -nden
  6. قَوْمِهِۦ kavmihi kavmi- kök: قوم
  7. لِلَّذِينَ lillezine kimseler
  8. ٱسْتُضْعِفُوا۟ stud'ifu zayıf görülen kök: ضعف
  9. لِمَنْ limen kimselere (karşı)
  10. ءَامَنَ amene inanan kök: امن
  11. مِنْهُمْ minhum içlerinden
  12. أَتَعْلَمُونَ etea'lemune siz biliyor musunuz? kök: علم
  13. أَنَّ enne gerçekten
  14. صَـٰلِحًۭا salihen Salih'in kök: صلح
  15. مُّرْسَلٌۭ murselun gönderildiğini kök: رسل
  16. مِّن min tarafından
  17. رَّبِّهِۦ ۚ rabbihi Rabbi kök: ربب
  18. قَالُوٓا۟ kalu dediler kök: قول
  19. إِنَّا inna doğrusu biz
  20. بِمَآ bima
  21. أُرْسِلَ ursile gönderilene kök: رسل
  22. بِهِۦ bihi onunla
  23. مُؤْمِنُونَ mu'minune inananlarız kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Ortak kavram: Kibir

    Büyüklük taslayanlar, "Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkar edenleriz" dediler.

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    (45-46) Sonra Musa ve kardeşi Harun'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar)…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Ortak kavram: Kibir

    İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: "Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun,…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Arkeoloji

    Kasru'l-Ferîd kaya mezarı — Hegra

    Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.

    Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:40:03
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kavminden kibirli yöneticiler zayıf düşürülmüşlere yani içlerinden iman edenlere "Siz Salih'in Rabbinden gönderilen bir (elçi) olduğunu (gerçekten) biliyor (buna inanıyor) musunuz?" diye sormuşlardı. Onlar da "Şüphesiz ki biz onunla gönderilen her şeye inanıyoruz." demişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve benzer örneklerde sözü edilen "zayıf düşürülenler" her zaman bu baskıya boyun eğmiş de değillerdir. Nitekim Firavun'un karşısına dikilen büyücüler son derece net bir iman duruşu ortaya koymuş ve Firavun'un tehditlerine aldırış etmemişlerdi. İşte bu ayette de durum aynıdır. Semûd kavminin azgın yöneticileri içlerinden iman etmiş ve zayıf düşürülmüş müminlere soru sormuşlar ve belki de hiç tahmin etmedikleri bir cevapla karşılamışlardı.

Mustafa İslamoğlu

Toplumun güçsüzlere karşı büyüklük taslayan seçkinleri, ezilenler arasındaki inanan kimselere dediler ki: "Siz Salih'in Rabbi tarafından gönderildiğine inanıyor musunuz?" Onlar "Elbette" dediler, "biz onunla gönderilene de iman etmiş kişileriz!"

Muhammed Esed

Güçsüz görülenlere karşı küstahça büyüklük taslayan toplumun ileri gelenleri inananlara: "Siz Salihin (gerçekten) Rabbinin katından gönderildiğinden emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Elbette inanıyoruz onun getirdiği habere" diye cevap verdiler.

Ahmed Hulusi

(Salih'in) halkı içindeki kendini beğenmiş ileri gelenleri, aralarında zayıf durumda bulunan iman edenlere: "Salih'in, Rabbinden irsal olmuş biri olduğuna iman ediyor musunuz?" dediler. . . (Onlar da): "Doğrusu biz onunla irsal olunana (sanki bize irsal olmuşçasına) iman edenleriz" dediler.

Ali Bulaç

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız." dediler.

Ali Özek ve heyeti

Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: "Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar da: "Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız", dediler.

Ali Rıza Safa

Toplumu arasındaki büyüklük taslayanların ileri gelenleri, güçsüz bırakılmış inananlara, şöyle dediler: "Salih'in, Efendisinden gönderildiğine gerçekten güveniyor musunuz?" Dediler ki: "Aslında, Onunla gönderilene inanıyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf gördükleri inananlara dediler ki: "Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar da,"Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız" dediler.

Edip Yüksel

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, aşağılayıp zulmettikleri iman edenlere, "Salih'in gerçekten Efendisi tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz" dediler. Onlar da: "Biz onun getirdiği mesajı onaylıyoruz" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, aşağılayıp zulmettikleri inananlara, 'Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu nereden biliyorsunuz,' dediler. Onlar da: 'Biz onun getirdiği mesaja inanıyoruz,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kavminin içinde kibirlerine yediremeyen cumhur cemaat =ileri gelenler, hırpalanmakta olanlardan iman etmiş olanlara: "Siz, Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş olduğunu biliyor musunuz?" dediler. Onlar: "Doğrusu biz, onun gönderildiği şeye inanıyoruz!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kavmi içinden kibirlerine yediremiyen cumhur cemaat o hırpalanmakta olanlara, onlardan iyman eden kimselere, siz, dediler, Salihin hakıkaten rabbı tarafından gönderilmiş olduğunu biliyormusunuz? Biz, dediler: doğrusu onun gönderildiği şeye mü'minleriz

Erhan Aktaş

Halkının büyüklük taslayan meleleri, dipnot 1 içlerinden iman eden mustezaf'lara: dipnot 2 "Siz, Salih'in, Rabb'i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Halkının büyüklük taslayan meleleri dipnot 1 , içlerinden iman eden mustezaf'lara dipnot 2 : "Siz, Salih'in, Rabb'i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Güçsüz bırakılmışlar, ezilmişler, kimsesizler, çaresizler, küçümsenenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Halkından ileri gelen müstekbirler dipnot 1 , içlerinden iman eden mustazaf'lara dipnot 2 : "Siz, Salih'in, Rabb'i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Büyüklük taslayan/kibirlenenler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Güçsüz olan, zayıf ve hor görülen, küçümsenen.

Gültekin Onan

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (büyüklenenler), içlerinden inanıp da onlarca zayıf bırakılanlar (müstazaflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inançlılarız / inançlı olanlarız" dediler.

Hasan Basri Çantay

Onun kavminden (iman etmeyi) kibirlerine yediremeyen ileri gelenleri de kendilerince hor görünenlere, onların içinden iman edenlere şöyle dedi (ler): "Siz, Saalihin gerçekden Rabbi katından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz"? Onlar da: "Biz, dediler, doğrusu onunla ne gönderildiyse ona iman edicileriz".

İbni Kesir

Onun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri; kendilerine hor görünenlere içlerinden iman edenlere: Siz; Salih'in gerçekten Rabbı tarafından gönderilmiş olduğuna inanıyor musunuz? dediler. Onlar da dediler ki: Doğrusu biz, onunla gönderilene inanıyoruz.

Mehmet Alagaş

(73-79) Semud’a kardeşleri Salih ’i gönderdik. Dedi ey kavmim , Allah’a ibadet edin ondan gayrı size ilah yok , Hakikaten size Rabbinizden apaçık bir delil geldi, bu Allah’ın devesidir, sizin için bir ayettir. Bırakın / salın onu , Allah’ın arzında yesin, kötülükle ona dokunmayın , böylesi bir durumda sizi acı veren bir azap alır. Hatırlayın ki sizleri Ad kavmi sonrasının devralanları / halifeleri yaptı (Amalikalılar) sizi arzda yerleştirdi, düzlüklerinde / ovalarında , kasırlar / köşkler ediniyorsunuz, dağları ev olarak yontuyorsunuz, Allah’ın nimetlerini hatırlayın , arzda bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın. Onun kavminden büyüklenen seçkinler / ileri gelenler biçare düşkünlerden / mustazaflardan iman edenlere dediler ki, Salih’in Rabbinden gönderildiğini kesin olarak biliyor musunuz ki? Dediler ki O’nun gönderildiğine kesinlikle inananlarız. Büyüklenenler dediler ki , sizin inandığınızı da bizler , kesinlikle inkâr ediyoruz. Deveyi kestiler / dizleri üzere boğazladılar, Rablerinin emrine karşı geldiler / diklendiler ve dediler ki ey Salih, eğer gönderilenlerden isen vadettiğini bize getir. Gürültülü bir ses onları aldı, evlerinde çöküp kalmış sabahladılar. Onlardan yüz çevirerek dedi ki ey kavmim gerçekten ben size Rabbimin mesajını / risalesini bildirdim, size öğüt verdim / nasihatte bulundum ve lakin / ne yazık ki sizler nasihatçileri sevmiyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

O’nun kavminden büyüklük taslayanların ileri gelenleri, içlerinden zayıf gördükleri iman edenlere şöyle dediler: "Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz?" Onlar da dediler ki: "Biz, şüphesiz onunla gönderilene iman ediyoruz."

Süleyman Ateş

Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler, içlerinden zayıf görülen inananlara: "Siz, dediler, Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet), doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, ezilenlere, onlardan inanmış olanlara şöyle dediler: "Siz Salih'in, gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini mi sanıyorsunuz!" Dediler ki: "Biz onunla gönderilene inanıp güveniyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkının kendini büyük gören önderleri, güçsüz saydıkları kişilere; onların inanmış olanlarına şöyle dediler: "Siz Salih'i, gerçekten Rabbi tarafından elçi olarak gönderilmiş biri mi sanıyorsunuz?" Dediler ki "Evet. Biz onunla gönderilmiş her şeye inanıp güveniriz."

Şaban Britch

O’nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri de, hor gördükleri halktan iman edenlere sordular: Salih’in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz? Onlar da şöyle dediler: Biz, O'nunla gönderilenlere iman eden kimseleriz.

Şaban Piriş

O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri de, hor gördükleri halktan iman edenlere sordular: -Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu biliyor musunuz? Onlar da şöyle dediler: -Biz, Onunla gönderilenlere iman ediyoruz!

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun kibre saplanmış kodamanları, içlerinden inanıp da baskı altında tutularak ezilenlere şöyle dediler: "Siz Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Onun aracılığıyla gönderilene gerçekten inanıyoruz." dediler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But the extravagant in their accounts of themselves among his people in whose hearts reigned vices, follies and falsehood said to those whom they viewed with contempt on account of conforming to Islam: " Do you really believe that Saleh has been sent by Allah, his Creator, in the capacity of an Messenger?" "Indeed We do", they said, "and We acknowledge his mission and give credence to the spirit of truth imparted to him from Heaven guiding into all truth".

Abdul Haleem

but the arrogant leaders among his people said to the believers they thought to be of no account, ‘Do you honestly think that Salih is a messenger from his Lord?’ They said, ‘Yes. We believe in the message sent through him,’

Abdullah Yusuf Ali

The leaders of the arrogant party among his people said to those who were reckoned powerless - those among them who believed: "know ye indeed that Salih is a messenger from his Lord?" They said: "We do indeed believe in the revelation which hath been sent through him."

Abul A'la Maududi

The haughty elders of his people said to those believers who had been oppressed: 'Do you know that Salih is one sent forth with a message from his Lord?' They, replied: 'Surely we believe in the message with which he has been sent.'

Aisha Bewley

The ruling circle of those of his people who were arrogant said to those who were oppressed – those among them who had iman – ‘Do you know that Salih has been sent from his Lord?’ They said, ‘We have iman in what he has been sent with. ’

Al-Hilali & Khan

The leaders of those who were arrogant among his people said to those who were counted weak - to such of them as believed: "Know you that Sâlih is one sent from his Lord." They said: "We indeed believe in that with which he has been sent."

Ali Quli Qarai

The elite of his people who were arrogant said to those who were abased —to those among them who had faith— ‘Do you know that Ṣāliḥ has been sent by his Lord?’ They said, ‘We indeed believe in what he has been sent with. ’

Amatul Rahman Omar

The chieftains of his people who considered themselves strong and great said to those who were reckoned weak, to those of them who had believed, `Are you sure that Sâlih is one sent from his Lord?' They replied, `Surely, we are believers in that (Message) he has been sent with. '

Arthur John Arberry

Said the Council of those of his people who waxed proud to those that were abased, to those of them who believed, 'Do you know that Salih is an Envoy from his Lord?' They said, 'In the Message he has been sent with we are believers. '

Bijan Moeinian

Their arrogant leaders asked the believers (who were mainly the oppressed ones): "How do you know that Saaleh is the prophet of God?" They replied: "The nature of the very message that he brought was enough for us to believe in his prophet hood. "

E. Henry Palmer

Said the chiefs of those who were big with pride from amongst his people to those who were weak, - to those amongst them who believed, 'Do ye know that Zalih is sent from his Lord?' They said, 'We do believe in that with which he is sent. '

Edip-Layth

The leaders who were arrogant from among his people said to those who had acknowledged among the powerless: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said, "We acknowledge the message he has been sent with."

George Sale

The chiefs among his people who were puffed up with pride, said unto those who were esteemed weak, namely, unto those who believed among them, do ye know that Saleh hath been sent from his Lord? They answered, we do surely believe in that wherewith he hath been sent.

Hamid S. Aziz

The chiefs from amongst his people, those who were inflated with pride, said to those whom they despised, those amongst them who believed, "Know you that Salih is sent from his Lord?" They said, "We do believe in that with which he is sent. "

Mahmoud Ghali

The chiefs who waxed proud from among his people said to whomever were deemed weak, to whomever of them believed, "Do you know that Salih is an Emissary from his Lord?" They said, "Surely in whatever he has been sent with, we are believers. "

Marmaduke Pickthall

The chieftains of his people, who were scornful, said unto those whom they despised, unto such of them as believed: Know ye that Salih is one sent from his Lord? They said: Lo! In that wherewith he hath been sent we are believers.

Mohamed Ahmed - Samira

The chiefs among the people who were arrogant towards the weaker ones among them who believed, asked: "Do you really know that Saleh has been sent by his Lord?" They said: "Indeed we believe in the message he has brought. "

Muhammad Asad

The great ones among his people, who gloried in their arrogance towards all who were deemed weak, said unto the believers among them: "Do you [really] know that salih has been sent by his Sustainer?" They answered: "Verily, we believe in the message which he bears. "

Mustafa Khattab

The arrogant chiefs of his people asked the lowly who believed among them, "Are you certain that Ṣâliḥ has been sent by his Lord?" They replied, “We certainly believe in what he has been sent with.”

Progressive Muslims

The leaders who were arrogant from among his people said to those who were weak and believed from amongst them: "How do you know that Saleh was sent from his Lord" They said: "We believe in what he has been sent with. "

Rashad Khalifa

The arrogant leaders among his people said to the common people who believed, "How do you know that Saaleh is sent by his Lord?" They said, "The message he brought has made us believers."

Sahih International

Said the eminent ones who were arrogant among his people to those who were oppressed - to those who believed among them, "Do you [actually] know that Salih is sent from his Lord?" They said, "Indeed we, in that with which he was sent, are believers. "

Sam Gerrans

Said the eminent ones who had waxed proud among his people to those they counted weak, to those who believed among them: “Know you that Ṣāliḥ is an emissary from his Lord?” They said: “We believe in that wherewith he has been sent.”

Shabbir Ahmed

Their leaders said to the believers, "How do you know that Saleh is sent from his Lord?" They responded, "We believe in the Message he has brought. " (The bringer of such Sublime Message cannot be a liar).

Syed Vickar Ahamed

The leaders of the proud ones from among his people said to those who were known to be powerless— Those among them who believed: "Do you know that Sálih is truly a messenger from his Lord?" They said: "We do indeed believe in the Revelation which has been sent through him. "

Taqi Usmani

The haughty chiefs of his people said to those of the oppressed who had believed (in the Messenger), "Do you know for sure that SāliH is a messenger from his Lord?" They said, “Of course, we believe in what he has been sent with.”

The Monotheist Group

The leaders who were arrogant from among his people said to those who were weak and believed from among them: "How do you know that Saleh was sent from his Lord?" They said: "It is in that which he has been sent that we believe."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 75. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 75. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 75. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩