Diyanet İşleri
"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Hûd suresi
Hûd suresi, 64. ayet. وَيَٰقَوْمِ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرِيبٌ
veyâ ḳavmi hâẕihî nâḳatü-llâhi leküm âyeten feẕerûhâ te'kül fî arḍi-llâhi velâ temessûhâ bisûin feye'ḫuẕeküm `aẕâbün ḳarîb.
"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve Semûd kavmi Hûd 61–68 3
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."
Salih, dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O'na karşı geldiğim takdirde beni Allah'tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."
"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."
(Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
64. “Ey kavmim! İşte size bir mucize olmak üzere Allah’ın (gönderdiği) dişi devesi!” Devenin su kaynağından bir gün içme hakkı vardı. O gün onlar, onun verdiği sütü içeceklerdi ve onların da su içmek için belli bir günleri olacaktı. “Onu bırakın da Allah’ın arzında yesin.” Onun bakımı ve yemi konusunda sizin herhangi bir sorumluluğunuz olmayacaktır. “Ona herhangi bir kötülük yapmayın” onu kesmeye kalkışmayın “yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Kavmim! İşte bu; benim doğru olduğuma işaret olarak Allah'ın (gönderdiği) dişi devesidir. Onu bırakın da Allah'ın arzında dolaşsın. Sakın ona bir kötülük dokundurmaya kalkmayın. Aksi halde onu kestiğiniz vakit yakın bir zamanda azap sizi yakalar.
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: وذر (45 geçiş)
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: مسس (61 geçiş)
"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi…
Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Yusuf dedi ki: "Yedi yıl adetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın."
Aynı kök: وذر (45 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey kavmim! İşte Allah'ın şu devesi sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah'ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi yakın bir azap yakalar." dipnot 1
"İmdi ey kavmim! Allah'a ait olan bu dişi deve sizin için bir sembol kılınmıştır. O halde bırakın da Allah'ın arzında otlasın! Sakın ona kötülük yapayım demeyin! Sonra ani bir azaba çarptırılırsınız."
Ve "Ey kavmim!" diye, devam etti, "Bu, Allah'a ait olan dişi deve sizin için bir işaret olacaktır; bunun için, onu bırakın Allah'ın arzında otlasın; ona bir kötülük yapmayın, yoksa beklenmedik bir azaba duçar olursunuz!"
"Ey kavmim! İşte size bir işaret, Allah'ın (kendi halinde) dişi devesi. . . Onu bırakın Allah arzında yesin. . . Ona kötü amaçla dokunmayın. . . Yoksa yakın bir azap sizi yakalar. "
"Ey kavmim, size işte bir ayet olarak Allah'ın devesi; onu serbest bırakın, Allah'ın arzında yesin. Ona kötülük (vermek niyeti)yle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir."
Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin). Ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakın bir azap yakalar.
"Ey toplumum! Allah'ın şu dişi devesi, sizin için bir göstergedir. Artık, onu bırakın; Allah'ın toprağında otlasın. Ona, bir kötülük yapmayın; yoksa yakın bir ceza sizi yakalar!"
"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın mülkünde yesin. Ona kötülük etmeyiniz; sonra sizi yakın bir azap yakalar."
"Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin için bir ayettir. ALLAH'ın toprağında bırakın otlansın. Ona kötülük dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
'Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin için bir ayettir. ALLAH'ın toprağında bırakın otlansın. Ona kötülük dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.'
Ey kavmim, işte şu Allah'ın dişi devesi size bir mucizedir; bırakın onu, Allah'ın toprağında yayılsın ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar!" dedi.
Hem ey kavmim, işte şu: "Allahın nakasi" size ayet, bırakın onu Allahın Arzında yayılsın, ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azab yakalar
"Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 1 , sizin için bir ayettir. dipnot 2 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
"Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 1 , sizin için bir ayettir. dipnot 2 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
"Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi dipnot 1 , sizin için bir ayettir. dipnot 2 Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
"Ey kavmim, size işte bir ayet olarak Tanrı'nın devesi; onu serbest bırakın, Tanrı'nın arzında yesin. Ona kötülük (etmek niyetiy)le dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir."
"Ey kavmim, işte size bir ayet (bir mu'cize) olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Artık onu (serbest) bırakın. Allahın arzında yesin. Ona fenalık edib dokunmayın. Binnetice sizi yakın bir azab yakalar".
Ey kavmim; bu, size bir ayet olarak Allah'ın yarattığı dişi devedir, bırakın onu da Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü maksadla dokunmayın. Yoksa siz, pek yakın bir azaba uğrarsınız.
(61-68) Semud’a da kardeşleri Salih’i (Gönderdik) ey kavmim Allah'a ibadet edin dedi , sizin ondan başka ilahınız yok , O sizi yerden / arzdan inşa etti, o rada sizi ömürlendirdi , O’ndan bağışlanma dileyin, O’na t övbe edin, kesinlikle Rabbim yakındır ve cevap verendir / icabet edendir. Ey Salih dediler bundan önce aramızda kendisinden ümit beslenen biriydin, babalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmemizi mi sonlandırıyorsun? Biz bu konuda şüphe içindeyiz, bizi davet ettiğin şeyden tereddüdümüz var. Ey kavmim eğer ben, Rabbimden deliller üzere isem ve bana bir rahmet verildiyse de mi ? görmeyecek misiniz? Eğer Allah'a baş kaldırır isem kim bana yardım eder , sadece hüsran olmam dışında , bir şeyi mi artırmıyorsunuz? Ey kavmim bu Allah’ın dişi devesi size bir işarettir / ayettir, bırakın onu Allah ’ın arzından yesin, ona kötülük ile dokunmayın, sizi yakın bir azap tutar / yakalar. Onu / deveyi boğazladılar, yurdunuzda üç gün daha geçinin, size verilen bu söz / bu vaad asla yalanlanamayacaktır dedi . E mrimiz geldiği zam an, Salih ’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir esirgeme olarak / bir rahmet olarak kurtardık ve o günün utancından da kurtardık, Rabbin, kesinlikle O, sağlamdır, saygıdeğerdir. Zalimleri bir ses tuttu yakaladı, yurtlarında diz üstü çökmüş vaziyette sabahladılar, sanki orada hiç faydalanmamışlar gibiydiler. Dikkat edin! muhakkak ki Semud Rablerini yok saydılar, Dikkat edin Semud da uzaklaştırıldı.
“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah’ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakında bir azap yakalar.”
"Ey kavmim, işte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir. Bırakın onu, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azab yakalar!"
Ey halkım! İşte size bir ayet/mucize olarak Allah'ın dişi devesi! Bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın. Sakın ona kötülük etmeyin; yoksa sizi hemen gelecek olan bir azap yakalar dipnot 1 ."
Ey halkım! Bu, Allah'ın dişi devesidir; sizin için bir belge… Bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın yoksa fazla sürmez, azaba çarpılırsınız."
Ey halkım, Bu, size açık bir ayet olarak Allah’ın devesidir. Onu bırakın, Allah’ın arzında yayılsın. Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi çok yakında bir azap çarpar.
-Ey halkım, Bu, size açık bir belge olarak Allah'ın devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yayılsın. Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi çok yakında bir azap çarpar.
"Ey toplumum! İşte şu size, Allah'ın bir mucize olan devesi. Rahat bırakın onu. Allah'ın toprağında karnını doyursun. Bir kötülük dokundurmayın ona. Yoksa sizi çok yakın bir azap yakalayıverir."
"My people", he added, "this is the she -camel of Allah, representing a distinct sign symbolic of the truth of my mission. Let her graze upon the grass- land of Allah and do not lay hands on her nor meddle with her to harm, her, lest you would be overtaken by a dire punishment before long."
My people, this camel belongs to God, a sign for you, so leave it to pasture on God’s earth and do not harm it, or you will soon be punished.’
"And O my people! This she-camel of Allah is a symbol to you: leave her to feed on Allah's (free) earth, and inflict no harm on her, or a swift penalty will seize you!"
My people! This she-camel of Allah is a sign for you. So let her pasture on Allah's earth, and do not hurt her or else some chastisement - which is near at hand -should overtake you.'
My people! Here is the she-camel of Allah as a Sign for you. So leave her alone to eat on Allah’s earth and do not inflict any harm on her or you will be overcome by an imminent punishment.’
"And O my people! This she-camel of Allâh is a sign to you, so leave her to feed (graze) in Allâh’s land, and touch her not with evil, lest a near torment should seize you."
O my people! This she-camel of Allah is a sign for you. Let her graze [freely] in Allah’s land, and do not cause her any harm, for then you shall be seized by a prompt punishment.’
`My people! this is a she-camel appointed by Allâh as a sign for you; so leave her alone to pasture on Allâh's earth and afflict her not with any harm or an imminent torment shall seize you. '
O my people, this is the She-camel of God, to be a sign for you. Leave her that she may eat in God's earth, and touch her not with evil, lest you' be seized by a nigh chastisement.'
"By the way, God has asked you not to bother this camel that I am indicating to you [as a symbolic gesture of His obedience. ] Let this camel roam in the land freely and do not touch her with an evil intention; otherwise, you will be punished immediately."
O my people! this she-camel of God is a sign for you; leave her, then, to feed in God's earth, and touch her not with evil, or there will catch you torment that is nigh. '
"My people, this is God's camel, in her you have a sign. So leave her to eat from God's land freely, and do not harm her, or else a close retribution will take you."
And he said, O my people, this she-camel of God is a sign unto you; therefore dismiss her freely that she may feed in God's earth, and do her no harm, lest a swift punishment seize you.
He said, "O my people! Bethink you, if I stand upon a manifest sign (clear proof) from my Lord, and there come from Him mercy, who will help me against Allah if I rebel against Him? You will add to me naught but perdition.
And my people, this is the she-camel of Allah, a sign for you; so leave her out (free) to eat in the earth of Allah, and do not touch her with odious (treatment), (for) then a near torment would take you (away). "
O my people! This is the camel of Allah, a token unto you, so suffer her to feed in Allah's earth, and touch her not with harm lest a near torment seize you.
O my people, this she-camel of God is a token for you. So leave her alone to graze on God's earth, and do not molest her, otherwise the swiftest punishment would befall you."
And [then he said]: "O my people! This she-camel belonging to God shall be a token for you: so leave her alone to pasture on God's earth, and do her no harm, lest speedy chastisement befall you!"
And O my people! This she-camel of Allah is a sign for you.[1] So leave her to graze ˹freely˺ on Allah’s earth and do her no harm, or a swift punishment will overtake you!"
"And my people, this is God's camel, in her you have a sign. So leave her to eat from the land freely, and do not harm her, or else a close retribution will take you."
"O my people, this is GOD's camel to serve as a proof for you. You shall let her eat from GOD's earth, and do not touch her with any harm, lest you incur an immediate retribution."
And O my people, this is the she-camel of Allah - [she is] to you a sign. So let her feed upon Allah 's earth and do not touch her with harm, or you will be taken by an impending punishment."
And: “O my people: this is the she-camel of God: to you a proof. So leave her to feed in God’s earth, and touch her not with evil lest a near punishment seize you.”
(The feudal lords had been depriving the poor of using the land and its natural resources of water and vegetation. ) Saleh said, "O My people! This she-camel belonging to Allah shall be a token for you. So leave her alone to graze in the land belonging to Allah. Do her no harm, lest speedy punishment befall you (91:13)." (This verse along with (55:10) pronounces one of the most revolutionary concepts of the Qur'an. The land, the earth is owned by none but Allah and must be open for all His creation as a means of sustenance. Hence, all landlord-ship is contrary to the Divine Ordinance. In the Divine System, the Central Authority will see to it that any piece of land will be for those who toil in it and give Allah His Right, the poor-due (6:141)).
"And O my people! This she-camel from Allah is a Symbol to you: Let her (freely) feed on Allah’s earth, and cause no harm to her, or a swift penalty will seize you!"
And O my people, this is the she-camel of Allah, a sign for you. So, leave her free to eat on the earth of Allah, and do not even touch her with evil (intention), lest an approaching punishment should seize you."
"And O my people, this is the camel of God, in her you have a sign. So leave her to eat from God's earth freely, and do not harm her, or else a close retribution will take you."