Diyanet İşleri
Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!
Furkân suresi
Furkân suresi, 58. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْحَىِّ ٱلَّذِى لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِۦ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا
vetevekkel `ale-lḥayyi-lleẕî lâ yemûtü vesebbiḥ biḥamdih. vekefâ bihî biẕünûbi `ibâdihî ḫabîrâ.
Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Fayda vermeyene kulluk; secde emri ve burçlar Furkân 55–62 3
Onlar, Allah'ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kafir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.
Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
De ki: "Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum."
Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulan Rahman'dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Onlara, "Rahman'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır.
Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
58. Daha sonra Yüce Allah, peygamberine kendisine tevekül etmesini ve kendisinden yardım istemesini emrederek şöyle buyurmaktadır: “Hiç ölmeyecek olan, sonsuz hayat sahibine” kâmil ve mutlak hayat sahibine “tevekkül et ve O’nu hamd ile tesbih et.” Yani O’na ibadet et ve gerek senin ile ilgili hususlarda gerek insanları davet ile ilgili hususlarda yalnız O’na güvenip dayan.
“Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter.” O, bu günahları bilir ve bunların karşılığını onlara O verecektir. Onların hidâyet bulup bulmamalarından dolayı sana düşen bir sorumluluk yoktur. Onların amellerinin bekçiliğini yapmak da sana ait değildir. Bütün bunlar Yüce Allah’ın elindedir. O’nun kudretindedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Tüm işlerinde sadece Hayy/hiç ölmeyen, daima diri olan Yüce Allah'a tevekkül et! O -Subhanehu ve Teâlâ-'yı överek ve hamt ederek tespih et! Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter. Onların günahlarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz. İşlemiş oldukları günahların karşılığını göreceklerdir.
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)
Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…
Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş)
Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selam"; dualarının sonu ise, "Hamd alemlerin…
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş)
Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar…
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah,…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Ölüm
Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah'a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ölümsüz diri olan (Allah)a güven ve O'nu hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)! Kullarının günahlarını bilen olarak O yeter.
Nihayet ölümsüz olan O mutlak diri Zat'a yaslan ve hamd ile O'nun aşkın yüceliğini dillendir! Zira kullarının günahından haberdar olma konusunda kimse O'nunla boy ölçüşemez.
Öyleyse, ebediyyen ölmeyecek olan o mutlak diri varlığa güven ve O'nun sınırsız kudret ve yüceliğini övgülerle an, ki kimse kullarının günahlarından O'nun kadar haberdar değildir.
Ölümsüz Diri'ye (özellikleriyle hakikatin olana) tevekkül et; Bi-HamdiHİ (O'nun Hamdı olarak) tespih et! Kullarının suçlarına, Habiyr (vakıf) olması yeterlidir!
Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarını O’nun bilmesi yeter.
Yaşayan ve Sonsuz Olana güven ve övgülerle yücelterek O'nu an. Kullarının suçlarından Haberli olarak, O yeterlidir.
Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayanınız. O'nu övgü ile anınız! Kullarının günahlarını O'nun bilmesi yeter.
Ölümsüz ve Diri olana güven; O'nu överek yücelt. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.
Ölümsüz ve Diri olana güven; O'nu överek yücelt. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.
Sen ölmeyecek olan diriye güven de O'nu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarına O'nun haberdar olması yeter.
Ve o hayyi la yemuta tevekkül (ve ı'timad) kıl da ona hamd ile tesbiyh eyle, kullarının günahlarına onun habir olması yeter
Ve sen, Ölümsüz Olan'a güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının suçlarından haberdar olması sana yeter.
Ve sen, ölümsüz Olan'a güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının suçlarından haberdar olması sana yeter.
Ve sen, ölümsüz olana dipnot 1 güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının günahlarından haberdar olması sana yeter.
"Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Tanrı)ya tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
Ölmek şanından olmayan O Baakıy (Teala) ya güvenib dayan, Ona hamd ite tesbih (ve Onu tenzih) et. Onun kullarının günahlarından hakkıyle haberdar olması yeter.
Sen; asla ölmeyen ve daima diri olana tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak kendisi yeter.
(55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.
Ölümsüz daima diri olan Allah'a dayanıp, tevekkül et ve O'nu hamt ile tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter.
Ve ölmeyen (diriy)e tevekkül et ve O'nu överek tesbih et. Kullarının günahlarını, O'nun bilmesi yeter.
Ölmeyen, hep diri olana dayan! Her şeyi mükemmel yapması sebebiyle onu tesbih et /ona boyun eğ! Kullarının günahlarından Allah'ın haberdar olması yeter!
Ölmeyen, hep diri olan Sahibine dayan, her şeyi güzel yapmasına karşılık ona boyun eğ. Kullarının günahlarından onun haberdar olması yeterlidir.
Öyleyse hiç ölmeyen, daima hay/diri olan (Allah'a) tevekkül et! Onu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarından O’nun haberdar olması yeter!
Ölümsüz olan hayat sahibine güvenip bağlan! Onu hamd ile tesbih et! Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter!
O hiç ölmeyecek diriye, o Hayy olana dayanıp güven, O'nu överek tespih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
And rely O Muhammad on the Eternal Who does not die and praise Him and extol His glorious attributes, and enough is He to be fully acquainted with His servants' faults and wrongful actions.
Put your trust in the Living [God] who never dies, and celebrate His praise. He knows the sins of His servants well enough:
And put thy trust in Him Who lives and dies not; and celebrate his praise; and enough is He to be acquainted with the faults of His servants;-
(O Muhammad), put your trust in Him Who is Ever-Living, Who will never die, and glorify Him with His praise. He suffices as the Knower of the sins of His servants,
Put your trust in the Living who does not die and glorify Him with praise. He is well aware of the wrong actions of His slaves:
And put your trust (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in the Ever Living One Who dies not, and glorify His Praises, and Sufficient is He as the All-Knower of the sins of His slaves,
Put your trust in the Living One who does not die, and celebrate His praise. He suffices as one all-aware of the sins of His servants.
Hence put your trust in the Ever-Living (God) Who is free from death, and glorify His holiness along with (celebrating) His praise and (also tell,) `Sufficient is He as being Well-Aware of the short-comings of His servants. '
Put thy trust in the Living God, the Undying, and proclaim His praise. Sufficiently is He aware of His servants sins
Put your trust in the Ever Living One Who never dies, and glorify Him in worship. His protection is more than enough for you. He knows everything and is aware of His servants’ sins.
And rely thou upon the Living One who dies not; and celebrate His praise, for He knows well enough about the thoughts of His servants.
Put your trust in the Eternal Who does not die, and glorify His praise. It is enough for Him that He is Ever-aware in the sins of His servants.
And do thou trust in Him who liveth, and dieth not; and celebrate his praise: -- He is sufficiently acquainted with the faults of his servants: --
Say, "I ask you for no reward for this, save that whoever will may choose a way unto his Lord. "
And put your trust in the Living Allah) Who does not die, and extol with His praise. And He suffices as The Ever-Cognizant of His bondmen's guilty deeds.
And trust thou in the Living One Who dieth not, and hymn His praise. He sufficeth as the Knower of His bondmen's sins,
Have trust in God the Living, who will never die, and sing His hallelujas; for He is well aware of the sins of His creatures.
Hence, place thy trust in the Living One who dies not, and extol His limitless glory and praise: for none is as aware as His creatures’ sins as He –
Put your trust in the Ever-Living, Who never dies, and glorify His praises. Sufficient is He as All-Aware of the sins of His servants.
And put your trust in the Eternal Who does not die, and glorify His praise. It is enough for Him that He is expert in the sins of His servants.
You shall put your trust in the One who is Alive - the One who never dies - and praise Him and glorify Him. He is fully Cognizant of His creatures' sins.
And rely upon the Ever-Living who does not die, and exalt [ Allah ] with His praise. And sufficient is He to be, with the sins of His servants, Acquainted -
And place thou thy trust in the Living, who dies not; and give thou glory with His praise. And sufficient is He, of the transgressions of His servants, as one aware
And put your trust in Him Who lives, and dies not, and strive to manifest His Praise. He suffices as the Knower of where His servants trail behind.
And (you, O Muhammad!) put your trust in Him Who lives but does not die; And recite His Praise, and He is All Aware (Khabir) of the faults of His servants—
And place your trust in the Ever-Living who cannot die, and proclaim His purity along with His praise. Enough is He to be aware of the sins of His servants,
Andput your trust in the Eternal Who does not die, and glorify His praise. It is enough for Him that He is expert in the sins of His servants.