Bakara suresi

Bakara suresi, 32. ayet

Bakara suresi, 32. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَكَ لَا عِلْمَ لَنَآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ

ḳâlû sübḥâneke lâ `ilme lenâ illâ mâ `allemtenâ. inneke ente-l`alîmü-lḥakîm.

Diyanet İşleri

Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 29–35 · surenin 32. ayeti / 286

Konu Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş Bakara 30–39 3

  1. Bakara 29

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  2. Bakara 30

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

  3. Bakara 31

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

  4. 32

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

  5. Bakara 33

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.

  6. Bakara 34

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.

  7. Bakara 35

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

32. “(Melekeler:) “Seni tesbih/tenzih ederiz” Sana itiraz ve emrine muhalefet etmekten seni tenzih ederiz. Lütuf ve cömertliğin ile “senin öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan yalnız Sensin.” Alîm; ilmi her şeyi kuşatan, hiçbir şey kendisine gizli olmayan, göklerde olsun, yerde olsun zerre ağırlığı kadar ve bundan daha küçük ya da daha büyük olmak üzere hiçbir şey kendisinden saklı kalmayan, demektir. Hakîm ise tam bir hikmet sahibi demektir ki yaratılmışlardan hiç kimse bunun dışında ve emri altındakilerden hiçbiri bundan müstesna değildir. Hikmetsiz hiçbir şey yaratmadığı gibi, hikmetsiz hiçbir şey de emretmemiştir. Hikmet ise her bir şeyi kendisine yakışan yere koymaktır.

İşte melekler Allah’ın ilim ve hikmetini ikrar ve itiraf ettikleri gibi kendilerinin en basit bir şeyi dahi bilme imkânına sahip olmadıklarını da bildirdiler. Allah’ın kendi üzerlerindeki lütuf ve ihsanını, bilmedikleri şeyleri kendilerine öğrettiğini itiraf ettiler. İşte o zaman Yüce Allah şöyle buyurdu:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eksikliklerini itiraf edip, Allah'ın lütfunu umarak şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hükmünde ve şeriat olarak belirlediğin şeyde sana karşı gelmekten seni tenzih ve tazim ederiz. Bizi rızıklandırdığın ilimden başkasını da bilmeyiz. Sen Alîm'sin hiçbir şey sana gizli kalmaz. Sen Hakîm'sin kader ve şeriat olarak belirlediğin şeyleri yerli yerince koyarsın."

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. سُبْحَـٰنَكَ subhaneke Seni tesbih ederiz kök: سبح
  3. لَا la yoktur
  4. عِلْمَ ilme bilgimiz kök: علم
  5. لَنَآ lena bizim
  6. إِلَّا illa başka
  7. مَا ma şeyden
  8. عَلَّمْتَنَآ ۖ allemtena bize öğrettiğin kök: علم
  9. إِنَّكَ inneke şüphesiz sen
  10. أَنتَ ente sen
  11. ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilensin kök: علم
  12. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hakim olansın kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Hikmet

    Biz hüküm vermeyi Süleyman'a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Davud ile birlikte, Allah'ı tespih etmeleri için dağları…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Hikmet

    Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih · Ortak kavram: Hikmet

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

  • Ortak kavram: Hikmet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Melekler): "Sen yücesin; bize öğrettiklerinden başka bilgimiz yoktur. Yalnızca sen bilensin; doğru hüküm verensin." demişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

(Melekler) cevapladılar: "Sen tek otoritesin, bizim Senin bize öğrettiğinden başka bir ilmimiz olamaz; yalnızca Sensin her şeyi tam bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden."

Muhammed Esed

Onlar: "Sen kudret ve egemenlikte kusursuz ve eksiksizsin! Senin bize bildirdiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Doğrusu yalnız Sensin her şeyi bilen, gerçek hikmet Sahibi!" diye cevap verdiler.

Ahmed Hulusi

(Bunu değerlendiremeyen melaike): "Subhaneke (her an yeni bir şey yaratıp bunlarla da asla kayıtlanmayan ve sınırlanmayansın)! Bizde açığa çıkarttığın ilimden başkasını bilmemiz asla mümkün değil! Şüphesiz ki sen, Mutlak İlim (Aliym) ve bunu bir sistem içinde (Hakiym) açığa çıkaransın!"

Ali Bulaç

Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."

Ali Özek ve heyeti

Melekler: (Rabbimiz) Seni (noksan sıfatlardan) tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm (herşeyi bilen) ve hakîm olan ancak sensin, dediler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. Bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Kuşkusuz, Sen, Bilensin; Bilgelik ve Adaletle Yönetensin!"

Bayraktar Bayraklı

Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız! Bizim senin öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Her şeyi bilen ve hikmet sahibi sensin" dediler.

Edip Yüksel

Dediler: "Sen Yücesin, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yok. Sen Bilensin, Bilgesin."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler: 'Sen Yücesin, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yok. Sen Bilensin, Bilgesin.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Melekler: "Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Ya Rab! Bizim için, senin bize bildirdiğinden başka bilgi mümkün değildir. O her şeyi bilen hüküm sahibi sadece Sensin Sen!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Subhansın Yarab! Bizim için senin bize bildirdiğinden başka ilim ne mümkin, o alim, hakim sen, şüphesiz sensin" dediler

Erhan Aktaş

Melekler de: "Sen subhansın. dipnot 1 Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sen bütün kusur ve eksiklikten uzaksın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Melekler de: "Sen subhansın. dipnot 1 Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sen her türlü kusur ve eksiklikten uzaksın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Melekler de: "Sen her türlü kusur ve eksiklikten uzaksın. Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Sen yücesin (sübhaneke), senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz / bildiğimiz yok. Sen bilensin, hakimsin (aliymülhakiym)".

Hasan Basri Çantay

(Melekler) de: "Seni tenzih ederiz. Senin bize öğretdiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yok. Çünkü (her şey'i) hakkıyle bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan şübhesiz ki sensin Sen" demişlerdi.

İbni Kesir

Melekler ise: Sana tesbih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yok. Alim, Hakim Sensin Sen, demişlerdi.

Mehmet Alagaş

(30-39) Rabbin meleklere , ben arzda halife / devralanlar / ardından gelenler yapacağım dediğinde dediler ki; orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yapacaksın? Seni biz övgü ile üstün tutuyoruz seni kutsuyoruz dediler Allah’ta ben sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi , Ademe isimleri, onların hepsini öğretti , sonra da Onu / Ademi meleklerine sunarak onlara bana şunların isimlerini sözünüze sadık iseniz haber verin bakalım dedi. Dediler ki seni üstte tutarız ki bizim bize öğrettiklerin dışında bilgimiz yok tur, muhakkak ki sen bilgesin / alimsin ve hâkimsin. Allah dedi ki ey Âdem onların isimlerini sen haber ver, onların isimlerini haber verdiğinde de Allah dedi ki size ben, kesinlikle semaların ve arzın kaybını / gaybını bilirim ve açığa çıkardıklarınızı ve de gizlediklerinizi de bilirim demedim mi? Biz meleklere Âdeme secde edin dedik, iblis hariç secd e ettiler, başkaldırdı / diklendi, büyüklendi ve kafirlerden oldu. Biz de dedik ki Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun ve neresinden istiyorsanız orada n bol bol yiyin ve şu ağaca da sakın yaklaşmayın yoksa z ulmedenlerden olursunuz. Şeytan ikisinin de ayağını kaydırdı her ikisini de bulundukları yerden çıkardı. Biz de dedik ki bazınız bazınıza düşmanlık içinde inin, yeryüzü / arz, size, kalınacak ve belli bir süre geçim yeri olarak tayin edilmiştir. Âdem Rabbinden kelimeleri aldı O’na günahından vazgeçerek / tövbe ederek yöneldi, muhakkak ki O vazgeçmeleri kabul eden ve esirgeyendir. (Kelimeleri alıp tövbe de kullandı) Biz de hepiniz birlikte oradan inin eğer benden size bir kılavuzluk geldiğinde /yola yönlendirme geldiğinde kim de o kılavuzluğa uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar hüzünlenmeyeceklerdir , Örtbas edenler / yok sayanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar işte onlar ateş halkıdırlar, onlar orada kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Melekler) "Sen yücesin! Seni eksiklikten tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka hiçbir ilmimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” dediler.

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Sen yücesin (ya Rab); bizim senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakimsin (her şeyin içyüzünü bilen, her şeyi yerli yerince yapansın.)

Süleymaniye Vakfı

Melekler, "Biz sana boyun eğeriz, senin öğrettiğin dışında bir bilgimiz yoktur. Her şeyi bilen ve bütün kararları doğru olan sensin." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Melekler, "Biz sana içten boyun eğeriz, bizde senin öğrettiğin dışında bilgi olmaz. Her şeyi bilen ve kararları doğru olan Sensin." dediler.

Şaban Britch

"Sen yücesin! Seni eksiklikten tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Bilen ve hüküm veren sensin" dediler.

Şaban Piriş

-Sen yücesin! Yalnız sen eksiklikten uzaksın senin bize öğrettiğinden başka bizim hiç bir bilgimiz yoktur. Bilen ve hüküm veren sensin, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Yücedir şanın senin. Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim. Sen, yalnız sen Alim'sin, her şeyi en iyi şekilde bilirsin; Hakim'sin, her şeyin bütün hikmetlerine sahipsin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Glory to Your Name, " the angels said, "but the sum of what we know lies only in the range of the information and knowledge You imparted to us. You are indeed AL-'Alim and AL-Hakim (the Source of wisdom)."

Abdul Haleem

They said, ‘May You be glorified! We have knowledge only of what You have taught us. You are the All Knowing and All Wise.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Glory to Thee, of knowledge We have none, save what Thou Hast taught us: In truth it is Thou Who art perfect in knowledge and wisdom."

Abul A'la Maududi

They said. "Glory to You! We have no knowledge except what You taught us. dipnot 1 You, only You, are All-Knowing, All-Wise."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It seems that the knowledge of each angel and each genre of angel is confined to its own sphere of competence. The angels appointed to administer, let us say, things relating to air have full knowledge about this subject but have no knowledge, say, about water, and so on and so forth. Man's range of knowledge, however, is comprehensive. Even if man's information in a particular area may be narrower than that of the angel directly concerned with it, the total range of his knowledge has a comprehensiveness which has not been granted to the angels.

Aisha Bewley

They said, ‘Glory be to You! We have no knowledge except what You have taught us. You are the All-Knowing, the All-Wise.’

Al-Hilali & Khan

They (angels) said: "Glory be to You, we have no knowledge except what you have taught us. Verily, it is You, the All-Knower, the All-Wise."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Immaculate are You! We have no knowledge except what You have taught us. Indeed You are the All-knowing, the All-wise.’

Amatul Rahman Omar

They said, `Glory be to You, we have no knowledge except that which You have given us; You, indeed, only You are the All-knowing, the All-wise. '

Arthur John Arberry

They said, 'Glory be to Thee! We know not save what Thou hast taught us. Surely Thou art the All-knowing, the All-wise.'

Bijan Moeinian

The angles replied: "Glory being worthy of You, we do not know nothing more than what You have taught us. You are the one who knows everything and You are the Wise."

E. Henry Palmer

They said, 'Glory be to Thee! no knowledge is ours but what Thou thyself hast taught us, verily, Thou art the knowing, the wise. '

Edip-Layth

They said, "Glory be to You, we have no knowledge except what You have taught us, You are the Knowledgeable, the Wise."

George Sale

They answered, praise be unto thee, we have no knowledge but what Thou teachest us, for Thou art knowing and wise.

Hamid S. Aziz

They said, "Glory be to Thee! No knowledge is ours but what Thou Thyself have taught us, verily, you are the Knower, the Wise. "

Mahmoud Ghali

They said, All Extolment be to You! We have no knowledge except that which You have taught us. Surely, You, Ever You, are The Ever-Knowing, The Ever-Wise."

Marmaduke Pickthall

They said: Be glorified! We have no knowledge saving that which Thou hast taught us. Lo! Thou, only Thou, art the Knower, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

And they said: "Glory to You (O Lord), knowledge we have none except what You have given us, for You are all-knowing and all-wise. "

Muhammad Asad

They replied: "Limitless art Thou in Thy glory! No knowledge have we save that which Thou hast imparted unto us. Verily, Thou alone art all-knowing, truly wise."

Mustafa Khattab

They replied, "Glory be to You! We have no knowledge except what You have taught us. You are truly the All-Knowing, All-Wise."

Progressive Muslims

They said: "Glory be to You, we have no knowledge except that which You have taught us, You are the Knowledgeable, the Wise. "

Rashad Khalifa

They said, "Be You glorified, we have no knowledge, except that which You have taught us. You are the Omniscient, Most Wise."

Sahih International

They said, "Exalted are You; we have no knowledge except what You have taught us. Indeed, it is You who is the Knowing, the Wise."

Sam Gerrans

They said: “Glory be to Thee! We have no knowledge save what Thou hast taught us; Thou art the Knowing, the Wise.”

Shabbir Ahmed

They humbly said, "We only know the tasks assigned to us. Be Glorified! Verily, You alone are the Knower, the Wise."

Syed Vickar Ahamed

They said: "Glory to You: We have no knowledge, except what You have taught us: Verily, in truth it is You Who are Perfect in knowledge and wisdom. "

Taqi Usmani

They said, "To You belongs all purity! We have no knowledge except what You have given us. Surely, You alone are the All-knowing, All-wise."

The Monotheist Group

They said: "Glory to You, we have no knowledge except that which You have taught us, You are the Knowledgeable, the Wise."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩