Fussilet suresi

Fussilet suresi, 42. ayet

Fussilet suresi, 42. ayet. لَّا يَأْتِيهِ ٱلْبَٰطِلُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهِۦ تَنزِيلٌ مِّنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ

lâ ye'tîhi-lbâṭilü mim beyni yedeyhi velâ min ḫalfih. tenzîlüm min ḥakîmin ḥamîd.

Diyanet İşleri

Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 39–45 · surenin 42. ayeti / 54
  1. Fussilet 39

    Allah'ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye gücü hakkıyla yetendir.

  2. Fussilet 40

    Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

  3. Fussilet 41

    Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.

  4. 42

    Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.

  5. Fussilet 43

    Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir.

  6. Fussilet 44

    Eğer biz onu başka dilde bir Kur'an yapsaydık onlar mutlaka, "Onun ayetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?" derlerdi. De ki: "O, inananlar için bir hidayet ve şifadır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar)."

  7. Fussilet 45

    Andolsun! Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de, onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hüküm verilirdi. Şüphesiz onlar Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 41–42. ayetler için yazılmıştır.

41. Daha sonra Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Kendilerine” insanların en faziletlisinin ve en mükemmelinin vasıtası ile Rablerinin bir nimeti olarak “geldikten sonra Zikri/Kur'ân’ı” yani kullara dinî-dünyevî ve uhrevî bütün maslahatlarını öğütleyen, kendisine uyanların değerini yükselten Kur’ân-ı Kerîm’i “inkâr edenler var ya… Halbuki o, kesinlikle çok şerefli ve korunmuş bir kitaptır” Yani bu Kitap, bütün kemal sıfatlarını taşıyan ve kendisini tahrif etmeye veya ona bir kötülük yapmaya kalkışan herkese karşı da korunmuş bir kitaptır. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:

42. “Ne önünden ne de arkasından batıl ona erişemez.” İster insan ister cin şeytanlarından olsun hiçbir şeytan, ne onun bir bölümünü çalmak, ne ondan olmayan bir şeyleri ona katmak, bir şeyler artırmak ya da eksiltmek sureti ile ona yaklaşamaz. Bu Kitap, indiriliş esnasında korunduğu gibi lafız ve manaları ile de koruma altındadır. Onu indiren, onu korumayı üstlenmiştir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şüphe yok ki o zikri Biz indirdik, onu koruyacak olan de elbette Biziz.” (el-Hicr, 15/9)

“O, hikmeti sonsuz” yaratmasında ve emrinde Hakîm olan, her şeyi yerli yerince koyan, olması gereken yere oturtan; sahip olduğu kemal ve celal sıfatları, adalet ve lütfu dolayısı ile de “her hamde layık olan” Hamîd olan Allah “tarafından indirilmiştir.”

Bundan dolayıdır ki O’nun Kitabı, kemal derecesinde hikmeti ihtiva ettiği gibi, her türlü maslahat ve menfaatlerin elde edilmesinin, fesat ve zararların da def edilmesinin yollarını da ihtiva etmektedir ki bunlardan dolayı da Yüce Allah, hamd edilmeye layıktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Batıl; bu kitaba ne eksik ne fazlalık, ne değişiklik ne de tahrif olarak önünden ve arkasından gelip, yaklaşamaz. Dininde, takdir etmesinde ve yaratmasında Hakîm olan tarafından indirilmiştir. Her halükârda övülendir.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la
  2. يَأْتِيهِ ye'tihi ona gelmez kök: اتي
  3. ٱلْبَـٰطِلُ l-batilu boşa çıkaracak bir söz kök: بطل
  4. مِنۢ min -nden
  5. بَيْنِ beyni kök: بين
  6. يَدَيْهِ yedeyhi önü- kök: يدي
  7. وَلَا ve la ne de
  8. مِنْ min -ndan
  9. خَلْفِهِۦ ۖ halfihi arkası- kök: خلف
  10. تَنزِيلٌۭ tenzilun indirilmiştir kök: نزل
  11. مِّنْ min -nden
  12. حَكِيمٍ hakimin hüküm ve hikmet sahibi- kök: حكم
  13. حَمِيدٍۢ hamidin çok övülenden kök: حمد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd · Ortak kavram: Hikmet

    O, Allah'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O'na mahsustur. Hüküm yalnızca O'nundur. Kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Hikmet

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Hikmet

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona önünden de arkasından da batıl gelemez. dipnot 1 O doğru hüküm veren, övgüye layık olan (Allah)'tan indirilmedir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet hiçbir şeyin Kur'an'ı, onun hükümlerini geçersiz kılamayacağının delilidir. Klasik [nesh] anlayışı Nisâ 4:82, Hacc 22:51 ve Sebe' 34:5, 38. ayetler ışığında yeniden değerlendirilmelidir.

Mustafa İslamoğlu

Hiçbir anlam ve amacından saptırma çabası ona ne önünden açıkça, ne de ardından gizlice ilişemez: o, her tür övgüye layık, hükmünde isabetli olan tarafından indirilmiştir.

Muhammed Esed

Hiçbir boşluk ve anlamsızlık ona ne açıkça yaklaşabilir, ne de gizlice, (çünkü o) hikmet Sahibi ve övgüye layık olan tarafından indirilmiştir.

Ahmed Hulusi

Önünden de (açıkça), ardından (dolaylı) da olsa boş görüş O'na ulaşmaz! Hakiym ve Hamiyd'den tenzildir (boyutsal açığa çıkarma)!

Ali Bulaç

Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir.

Ali Özek ve heyeti

Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah tarafından indirilmiştir.

Ali Rıza Safa

Gerçeğe aykırı olan, Onun önünden ve arkasından yaklaşamaz. Bilgelik ve Adaletle Yönetenden; Övgülere Yaraşandan indirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Batıl, Kur'an'a önünden de ardından da gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah tarafından indirilmiştir.

Edip Yüksel

Batıl, onun ne önünden ne de ardından yaklaşamaz. Bilge ve övgüye layık olanın indirdiği bir vahiydir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Batıl, onun ne önündenne de ardından yaklaşamaz. Bilge ve övgüye layık olanın indirdiği bir vahiydir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona ne önünden, ne ardından batıl yaklaşamaz. O, bütün kainatın övdüğü bir hikmet sahibi tarafından peyderpey indirilmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ona ne önünden ne ardından batıl yaklaşamaz, bütün kainatın öğdüğü hamid bir hakimden indirilme bir tenzil

Erhan Aktaş

Ona önünden ve arkasından batıl yaklaşamaz. En İyi Hüküm Veren, Övgüye Değer Yegane Varlık tarafından indirilmiştir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona önünden ve arkasından batıl yaklaşamaz. En İyi Hüküm Veren, Övgüye Değer Yegane Varlık tarafından indirilmiştir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona önünden ve arkasından batıl yaklaşamaz. En İyi Hüküm Veren, Övgüye Değer Yegane Varlık tarafından indirilmiştir.

Gültekin Onan

Batıl ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kuran) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülenden indirilmedir.

Hasan Basri Çantay

Ki ne önünden, ne ardından ona hiçbir baatıl (yanaşıb) gelemez. (O), bütün kainatın hamdetdiği, O yegane hukum ve hikmet saahibi (Allah) dan indirilmedir.

İbni Kesir

Önünden de, ardından da batıl sokulamaz. O, Hakim, Hamid katından indirilmedir.

Mehmet Alagaş

(37-46) Gece, gündüz, güneş, ay, O’nun ayetlerindendir, Güneşe ve aya secde etmeyin, eğer ki ibadet edecekseniz de onların (bu saydıklarımızın) hepsini yaratana secde edin. Eğer ki büyüklenirlerse (Allaha secde etmekten imtina ederlerse) Rabbinin yanındakiler zaten gece gündüz onu hiç bıkmadan üstün tutmaktadırlar / tesbih etmektedirler. (Zaten yeteri kadar kul var) (Her şeyin üstünde tutmak, tıpkı ne gibi suyun üstünde tutunma, y üzme gibi) Onun ayetlerinden biri de Arz’ın ürkmüş halde olmasıdır, Onun üzerine suyu indirdiğimiz de sarsılır, hareketlenir ve kabarır, işte ona hayat veren kesinlikle ölülere de hayat verecektir, Muhakkak ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Bizim Ayetlerimizde meyledip sapanlar bize gizli kalamaz / biliriz , ateşe atılan kişi mi daha hayırlıdır kıyamet günü emniyet içinde getirilen (hangisi daha hayırlı?) şimdilik istediğinizi /dilediğinizi yapın, muhakkak ki O yaptıklarınızı görendir. Onlara hatırlatma geldiğinde üzerini örttüler / yok saydılar, muhakkak ki O , saygın bir kitaptır. (Yok sayılacak bir kitap değildir) Ona önünden ve ardından bir geçersizlik / iptallik / batıllık getirilemez , hâkim ve övülen den indirilmedir. Sana da senden öncekilere denilenlerden başkası / farklısı söylenmiyor. (Aynı / tanıdık bilindik şeyleri söylüyorlar) Muhakkak ki Rabbin mağfiret te sahibidir acıtıcı / elim bir azap ta sahibidir. Eğer ki Onu / okunanı / Kuran ’ı yabancı / acemi yapsaydık diyeceklerdi ki; Onun ayetleri sınıf sınıf ayrıştırılarak anlatılsaydı. Arabi ye yabancı mı? (Kendi dilinizden değil mi? doğru söyleyin nasıl acemi dersiniz) De ki O yola sokar / hidayet verir ve tedavi eder / şifa verir. İman etmeyen kimselerin kulaklarında ağır işitme / sağırlık vardır , onlar da körlük te vardır, işte onlar çok uzak bir mekândan çağrılmaktadırlar. Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya da kesinlikle kitabı verdik O’nda karşıtlık oluştu , ihtilafa düşüldü, eğer ki Rabbin kendini verdiği bir kelimeyle / ver diği söz ile tutmasaydı , onlar hakkındaki hüküm gerçekleşirdi. Muhakkak ki onlar, ondan kuşkulanıyorlar ve şüphe / mürib içindeler. (Şek; kuşku Rayb, şüphe Mirye; tereddüt) Kim ıslah edici bir faaliyet icra ederse kendisi içindir, kim de kötülük icra ederse aleyhinedir, Rabbin kullarına zulmedici değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Önünden de, arkasından da batıl ona erişemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye lâyık olan Allah tarafından indirilmiştir.

Süleyman Ateş

Ki ne önünden, ne de arkasından onu boşa çıkaracak bir söz gelmez. (O) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)dan indirilmiştir.

Süleymaniye Vakfı

Batıl, önünden de arkasından da ona yanaşamaz dipnot 1 . O, daima doğru kararlar veren ve yaptığını mükemmel yapan Allah tarafından indirilmiştir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an-ı Kerim, iniş aşamasından kıyamete kadar Allah tarafından koruma altına alınmıştır, Dolayısıyla onun metninde ne bir eksiltme yapılabilir ne de artırma. (Hicr 15/9, Vakıa 56/77-79, Cin 72/26-28). Ama herkes imtihandan geçirildiği için Allah'a karşı hadlerini aşanlar, ayetlerin metninde yapamadıkları saptırmayı, ayetlerin anlamlarını kaydırıp onları kendi arzularına göre kullanarak yapmaya çalışabilirler, bundan kaçış olmaz (Bakara 2/75, Al-i İmran 3/7, Fussilet 41/40).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Batıl dipnot 1 ona, önünden de arkasından da yanaşamaz. Doğru kararlar veren ve yaptığını güzel yapan Allah tarafından indirilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Geçersiz, değersiz, yanlış, uydurma

Şaban Britch

Ona önünden ve ardından hiçbir batıl gelemez. Hakim ve hamd’e layık olan (Allah'ın katından) indirilmiştir.

Şaban Piriş

Ona önünden ve ardından hiçbir batıl gelemez. Hakim ve hamd'e layık olanın indirmesidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Batıl ona, ne önünden gelebilir ne de arkasından. Hakim ve Hamid Allah'tan bir indirmedir o.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A Book that is not open to falsehood, past, present or ever nor from any aspect. Even if assailed, its inherent power and operative influence are never hurt; it is a disclosure of knowledge, wisdom, and guidance authoritatively revealed by Him, Who is Hakimun (the Source of wisdom and wise mysterious dispensations), and Hamidun (Worthy of all praise.)

Abdul Haleem

which falsehood cannot touch from any angle, a Revelation sent down from the Wise One, Worthy of All Praise-

Abdullah Yusuf Ali

No falsehood can approach it from before or behind it: It is sent down by One Full of Wisdom, Worthy of all Praise.

Abul A'la Maududi

Falsehood may not enter it from the front or from the rear. dipnot 1 It is a revelation that has been sent down from the Most Wise, the Immensely Praiseworthy.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Falsehood . . . . from before it" means that none can succeed in proving anything wrong or any teaching false in the Quran by making a frontal attack on it; “nor from behind it” means that nothing can be discovered till Resurrection which may be opposed to the truths and realities presented by the Quran; no new science, if it is really a science, can be propounded, which may contradict the knowledge contained in the Quran; no new experiment or observation can be made to prove that the guidance given to man by the Quran in respect of the beliefs, morality, law, civilization or culture, and economic, social and political life is wrong. That which this Book has declared as the truth can never be proven to be falsehood and that which it has declared as falsehood can never be proven to be the truth. Furthermore, it also means that whether falsehood makes a frontal attack, or makes a surprise attack by deception, it cannot defeat the message which the Quran has brought. In spite of all sorts of open and secret machinations of the opponents the message will spread and none shall be able to defeat and frustrate it.

Aisha Bewley

falsehood cannot reach it from before it or behind it – it is a revelation from One who is All-Wise, Praiseworthy.

Al-Hilali & Khan

Falsehood cannot come to it from before it or behind it: (it is) sent down by the All-Wise, Worthy of all praise (Allâh عز وجل).

Ali Quli Qarai

falsehood cannot approach it, from before it nor from behind it, a [gradually] sent down [revelation] from One all-wise, all-laudable.

Amatul Rahman Omar

Falsehood cannot approach it (- the Qur'ân) neither from the front nor from behind. (It is) a revelation that proceeds portion by portion from One All-Wise, the Most Praiseworthy (God).

Arthur John Arberry

falsehood comes not to it from before it nor from behind it; a sending down from One All-wise, All-laudable.

Bijan Moeinian

No falsehood can enter into the God’s [original] Book [which is revealed to all prophets] throughout the time; it is a revelation of the Most Wise and the Most Praiseworthy.

E. Henry Palmer

falsehood shall not come to it, from before it, nor from behind it - a revelation from the wise, the praiseworthy One.

Edip-Layth

No falsehood could enter it, presently or afterwards; a revelation from a Most Wise, Praiseworthy.*

George Sale

Vanity shall not approach it, either from before it, or from behind it: It is a revelation from a wise God, whose praise is justly to be celebrated.

Hamid S. Aziz

Falsehood shall not come to it from before it nor from behind it, a revelation from the Wise, the Owner of Praise.

Mahmoud Ghali

Untruth does not come up to it before (Literally: between its two hands) it nor from behind it; a successive sending down from (One) Ever-Wise, Ever-Praiseworthy.

Marmaduke Pickthall

Falsehood cannot come at it from before it or from behind it. (It is) a revelation from the Wise, the Owner of Praise.

Mohamed Ahmed - Samira

Falsehood cannot enter it from any side: It's a revelation from the all-wise and praiseworthy (God).

Muhammad Asad

no falsehood can ever attain to it openly, and neither in a stealthy manner, [since it is] bestowed from on high by One who is truly wise, ever to be praised.

Mustafa Khattab

It cannot be proven false from any angle. ˹It is˺ a revelation from the ˹One Who is˺ All-Wise, Praiseworthy.

Progressive Muslims

No falsehood could enter it, presently or afterwards; a revelation from a Most Wise, Praiseworthy.

Rashad Khalifa

No falsehood could enter it, in the past or in the future; a revelation from a Most Wise, Praiseworthy.,

Sahih International

Falsehood cannot approach it from before it or from behind it; [it is] a revelation from a [Lord who is] Wise and Praiseworthy.

Sam Gerrans

— Falsehood cannot reach it from before it or from after it — a revelation from One wise and praiseworthy.

Shabbir Ahmed

No falsehood can ever approach it openly or in stealth - a Revelation from all Wise, Owner of Praise.

Syed Vickar Ahamed

No falsehood can approach it (the Quran) from before or behind: It is sent down by (Allah, the One) full of Wisdom (Hakeem), Worthy of all Praise (Hameed).

Taqi Usmani

that cannot be approached by falsehood, neither from its front, nor from its behind -a revelation from the All-Wise, the Ever-Praised.

The Monotheist Group

No falsehood could enter it, presently or afterwards; a revelation from One Most Wise, Praiseworthy.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 42. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 42. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 42. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩