Kehf suresi

Kehf suresi, 61. ayet

Kehf suresi, 61. ayet. فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِى ٱلْبَحْرِ سَرَبًا

felemmâ belegâ mecme`a beynihimâ nesiyâ ḥûtehümâ fetteḫaẕe sebîlehû fi-lbaḥri serabâ.

Diyanet İşleri

Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 58–64 · surenin 61. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 58

    Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar.

  2. Kehf 59

    İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.

  3. Kehf 60

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  4. 61

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  5. Kehf 62

    Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.

  6. Kehf 63

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.

  7. Kehf 64

    Musa: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

61. “Nihâyet onlar” yani Mûsâ ve yanındaki delikanlı “iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular.” Beraberlerinde azık olarak aldıkları ve yedikleri bir balık vardı. Yüce Allah, ona: Bulmak istediğin kulumuz balığı kaybedeceğiniz yerdedir, diye vahyetmişti. Nihâyet bu balık, denizde kanal misali bir yol tutup gözden kayboldu. Bu, bir mucizedir. Müfessirlerin açıkladıklarına göre azık olarak yanlarında aldıkları balık, oraya ulaşınca denizin nemi ona ulaştı ve o da Allah’ın izniyle canlanıp denizde kendisine bir yol bularak denizdeki diğer canlılara katıldı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yürümeye devam ettiler. İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında kendilerine azık olarak almış oldukları balıklarını unuttular. Allah Teâlâ balığı diriltti ve ardından balık denizde suyun kapatmadığı tünel gibi bir yerden yol bulup gitti.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّا felemma ne zaman ki
  2. بَلَغَا belega varınca kök: بلغ
  3. مَجْمَعَ mecmea birleştiği yere kök: جمع
  4. بَيْنِهِمَا beynihima iki (denizin) arasının kök: بين
  5. نَسِيَا nesiya unuttular kök: نسي
  6. حُوتَهُمَا hutehuma balıklarını kök: حوت
  7. فَٱتَّخَذَ fettehaze (balık) tuttu kök: اخذ
  8. سَبِيلَهُۥ sebilehu yolunu kök: سبل
  9. فِى fi
  10. ٱلْبَحْرِ l-behri denizde kök: بحر
  11. سَرَبًۭا seraben sıyrılıp kök: سرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حوت (5 geçiş) · Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde…

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  • Aynı kök: حوت (5 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil…

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    Musa, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    "O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral…

  • Aynı kök: سرب (4 geçiş)

    (O'na göre) içinizden sözü gizleyen ile açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüz ortaya çıkan eşittir.

  • Aynı kök: سرب (4 geçiş)

    İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı…

  • Aynı kök: سرب (4 geçiş)

    Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İki denizin birleştiği yere dipnot 1 varınca balıklarını unutmuşlardı. Balık da denizde bir yol tutmuştu (gözden kaybolup gitmişti).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Musa'nın yolculuğu esnasında ulaştığında duracağı ve kendisinden bilgice daha üstün birini bulacağı yer olarak ifade edilen [Mecme‘u'l-Bahreyni] (iki denizin buluştuğu yer)in neresi olduğu konusunda farklı kanaatler ileri sürülmüştür. Müfessirlerin büyük çoğunluğu, bu iki denizin Fars ve Rum denizleri olduğunu ifade etmiş, ancak bazıları, yolculuğu çok uzun kabul etmiş olacaklar ki söz konusu yerin Hint Okyanusu ile Kızıldeniz'in buluştuğu yer veya Akdeniz'le Atlas Okyanusu'nun birleştiği yer, Endülüs denizi veya Ermenistan denizi şeklinde görüşler ileri sürmüşlerdir. Bütün bu görüşler elbette eleştiriye açıktır.

Mustafa İslamoğlu

Fakat iki (denizin) birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unutmuşlardı bile; nitekim o (balık) da kendi yoluna koyulup denizde gözden kayboldu.

Muhammed Esed

Fakat iki (denizin) birleştiği yere vardıklarında balıkları bütünüyle akıllarından çıktı ve denize dalıp gözden kayboldu.

Ahmed Hulusi

Vaktaki iki denizin arasının birleştiği yere vardılar, balıklarını unuttular. . . Bunun üzerine o (balık) da o denizde yolunu bulup gitmişti!

Ali Bulaç

Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu.

Ali Özek ve heyeti

Her ikisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitmişti.

Ali Rıza Safa

İki denizin birleştiği yere ulaştıklarında, balıkları akıllarından çıkmıştı. Bu arada, denizin içine doğru yolunu tuttu.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, balıklarını unuttular. Derken balık da yolunu bulup denize dalarak gözden kayboldu.

Edip Yüksel

İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Sinsice kayıp denizin yolunu tuttu.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Sinsice kayıp denizin yolunu tuttu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine ikisi de iki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. O zaman balık denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuştu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ikisi bir vaktaki iki deniz arasının cemolduğu yere vardılar balıklarını unuttular o vakıt o, denizde bir deliğe yolunu tutmuştu

Gültekin Onan

Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine onlar bu iki (deniz) arasının birleşik yerine ulaşınca balıklarını unutdular. (Balık) denizde bir deliğe doğru yolunu tutmuşdu.

İbni Kesir

İkisi, iki denizin birleştiği yere gelince; balıklarını unuttular. O, bir delikten kayıp denizi boyladı.

Mehmet Alagaş

(56-62) Biz elçileri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz , inkâr edenler hakkı batıl ile çürütmek isterler , ayetlerle ve uyarıldıkları şeylerle alay ederler. En zalim kişi; Rabbinin ayetleri hatırlatıldığında ondan sırt çeviren ve elleriyle yapıp takdim ettiklerini unutan kişidir , biz onların kalpleri üzerine onu anlamalarını engelleyen bir perde geçirdik, kulaklarında da bir ağırlık vardır , e ğer sen onları hidayete çağırırsan, onlar ebediyen hidayete eremezler , Rabbin bağışlayıcı ve rahmet sahibidir, e ğer Allah, kazandıkları yüzünden onları cezalandıracak olsaydı, onlara azabı hemen verirdi, ama onların belirlenmiş saatleri var , (Randevu saati) Onlar, O'nun dışında hiçbir sığınak bulamayacaklardır , bunlar zalim olduklarında helak ettiğimiz memleketlerdendirler, onları da helak etmek için bir zaman belirledik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O da denizde bir yol tutup gitti.

Süleyman Ateş

İkisi (yürüdüler), iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular, (balık) sıyrılıp denizde yolunu tuttu.

Süleymaniye Vakfı

İki denizin birleştiği yere vardıklarında balıklarını unuttular. Balık kayıp giderek denize doğru bir yol buldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. O da kayarak denize doğru yollandı.

Şaban Britch

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O da denizde bir yol tutup gitti.

Şaban Piriş

Onlar, iki denizin birleştiği yere ulaştıklarında balıklarını unuttular. O da denizde kaybolup gitti.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu ikisi, iki denizin birleştiği yere vardıklarında, balıklarını unuttular. Bunun üzerine balık da denizde bir deliğe doğru yola koyuldu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they had reached the junction of the two waters they forgot that they had carried a fish for their meal –Mussa was probably ordered to carry a fish-. The fish in a supernatural way, had stealthily found its way to the sea where it disappeared.

Abdul Haleem

but when they reached the place where the two seas meet, they had forgotten all about their fish, which made its way into the sea and swam away.

Abdullah Yusuf Ali

But when they reached the Junction, they forgot (about) their Fish, which took its course through the sea (straight) as in a tunnel.

Abul A'la Maududi

But when they reached the point where the two rivers meet, they forgot their fish, and it took its way into the sea, as if through a tunnel.

Aisha Bewley

But when they reached their meeting-place, they forgot their fish which quickly burrowed its way into the sea.

Al-Hilali & Khan

But when they reached the junction of the two seas, they forgot their fish, and it took its way through the sea as in a tunnel.

Ali Quli Qarai

So when they reached the confluence between them, they forgot their fish, which found its way into the sea, sneaking away.

Amatul Rahman Omar

But when they reached the confluence (where the two rivers met) they forgot (all about) their fish (which they had brought with them) so that it took its way straight into the river burrowing (in to it).

Arthur John Arberry

Then, when they reached their meeting, they forgot their fish, and it took its way into the sea, burrowing.

Bijan Moeinian

When they reached the point [where they were supposed to meet the wise man, ] they totally forgot about the fish that they were carrying. The fish, thus jumped into the water and disappeared.

E. Henry Palmer

But when they reached the confluence of the two they forgot their fish, and it took its way in the sea with a free course.

Edip-Layth

But when they did reach the junction between, they forgot their fish, and it was able to make its way back to the sea in a stream.

George Sale

But when they were arrived at the meeting of the two seas, they forgot their fish, which they had taken with them; and the fish took its way freely in the sea.

Hamid S. Aziz

And when Moses said to his servant, "I will not cease until I reach the confluence of the two seas, though I go on for years. "

Mahmoud Ghali

Then, as soon as they reached the junction between the two (seas), they forgot their whale; (Or: large fish) so it took for itself its way into the sea, burrowing.

Marmaduke Pickthall

And when they reached the point where the two met, they forgot their fish, and it took its way into the waters, being free.

Mohamed Ahmed - Samira

When they reached the confluence they forgot the fish (they had brought as food) which swiftly made its way into the sea.

Muhammad Asad

But when they reached the junction between the two [seas], they forgot all about their fish, and it took its way into the sea and disappeared from sight.

Mustafa Khattab

But when they ˹finally˺ reached the point where the seas met, they forgot their ˹salted˺ fish, and it made its way into the sea, slipping away ˹wondrously˺.

Progressive Muslims

But when they did reach the junction between, they forgot their fish, and it was able to make its way back to the sea in a stream.

Rashad Khalifa

When they reached the point where they met, they forgot their fish, and it found its way back to the river, sneakily.

Sahih International

But when they reached the junction between them, they forgot their fish, and it took its course into the sea, slipping away.

Sam Gerrans

Then when they reached their meeting between them, they forgot their fish; and it took its path into the sea, tunnelling.

Shabbir Ahmed

But when Moses with his young friend reached the junction of the two streams, they forgot all about the fish, and it took its way into the sea and disappeared from sight. (Moses found himself caring little for the delicacies of life from then on).

Syed Vickar Ahamed

But when they reached the Junction of two seas, they forgot their Fish, which made its way through the sea (straight) as if (it was) in a tunnel.

Taqi Usmani

So, when they reached the meeting point of the two seas, they forgot their fish, and it made its way into the sea as in a tunnel.

The Monotheist Group

But when they reached the junction that was in-between, they forgot their fish, and it was able to make its way back to the sea in a stream.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 61. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 61. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 61. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩