Diyanet İşleri
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)
Sâd suresi
Sâd suresi, 10. ayet. أَمْ لَهُم مُّلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَلْيَرْتَقُوا۟ فِى ٱلْأَسْبَٰبِ
em lehüm mülkü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. felyerteḳû fi-l'esbâb.
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3
(6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)
Onlar, çeşitli gruplardan oluşmuş ve şuracıkta bozguna uğrayacak derme çatma bir ordudur.
(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
10. “Yahut göklerin, yerin ve onların aralarında olanların hükümranlığı” istediklerini yapmaya güç yetirebilecekleri şekilde “onların mı? O halde” kendilerini semaya ulaştırabilecek “sebeplere yapışıp (göğe) yükselsinler” de Allah Rasûlünden rahmeti kesiversinler.
Onlar, Allah’ın yarattıklarının en âcizleri ve en zayıfları oldukları halde nasıl böyle sözler söyleyebiliyorlar?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onların elinde midir ki vermede ve mani olmada hak sahibi olsunlar? Eğer bunu iddia ediyorlarsa, verme ve mani olmada istedikleri gibi hükmetmeleri için göklere ulaştıran sebeplere sarılsınlar. Bunu yapmaya asla güç yetiremezler.
Aynı kök: رقي (4 geçiş)
(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl…
Aynı kök: رقي (4 geçiş)
(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların…
Aynı kök: سبب (11 geçiş)
Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
Aynı kök: سبب (11 geçiş)
Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü…
Aynı kök: سبب (11 geçiş)
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların otoritesi kendi ellerinde mi? (Öyleyse), sebepler içinde yükselsinler (bahanelere sarılsınlar)!
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin mülkiyeti onlara mı ait? Haydi o zaman, tüm araçlara sarılsınlar da, (göklerin tahtına) çıkıp kurulsunlar bakalım!
Yoksa, göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin hükümranlığı onlara mı aittir? Öyleyse (akıllarına gelebilecek) her türlü vasıta ile (benzer ilahi bir makama) ulaşmayı denesinler (bakalım)!
Yoksa semaların, arzın ve ikisi arasındakilerin mülkü onların mı? Eğer öyle düşünüyorlarsa, sebepler oluşturup yükselsinler (bakalım ne geçecek ellerine)!
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkü onların mı? Öyleyse, sebepler içinde (bir imkan ve güç bularak göğe) yükselsinler.
Yahut göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyleyse (göklerin) yollarında yükselsinler (görelim)!
Yoksa göklerin, yeryüzünün ve ikisi arasındakilerin yönetimi onların mı? Öyleyse her türden araçla yükselsinler.
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkiyeti onların mıdır? Öyleyse ne duruyorlar? Göğe yükselme yollarını arasınlar.
Yoksa göklerin, yerin ve aralarındakilerin yönetimi onlara mı aittir? Bırak, kendi kendilerini yüceltsinler.
Yoksa göklerin, yerin ve aralarındakilerin yönetimi onlara mı aittir? Bırak, kendi kendilerini yüceltsinler.
Yoksa bütün o göklerin, yerin ve aralarındakilerin mülkü onların mı? Öyle ise sebepler içinde üstüne çıksınlar (bütün sebeplere başvurarak yukarı çıkma yollarını denesinler).
Yoksa onların mı bütün o Göklerin, Yerin ve aralarındakilerin mülkü? Öyle ise haydi esbab içinde üstüne çıksınlar
Ya da göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü onlara mı ait? O halde sebepler bulsunlar da yükselsinler!
Ya da göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü onlara mı ait? O halde sebepler bulsunlar da yükselsinler!
Ya da göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü onlara mı ait? O halde sebepler bulsunlar da yükselsinler!
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkü onların mı? Öyleyse, sebepler içinde (bir imkan ve güç bularak) göğe yükselsinler.
Yahud o göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan şeylerin mülk (-ü tasarruf) u onların mı? Öyle ise sebeblerine yapışarak göğe yükselsinler!
Yahut göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların mülkü onların mıdır? Öyleyse sebeblere tevessül etsinler de yükselsinler bakalım.
(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onlara mı ait? Öyle ise (göklerin) yollarına yükselsinler (görelim)!
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onların mı? Öyleyse sebepler (vasıtalar) içinde yükselsinler (vasıtalara binip göklere çıksınlar da oradan alemi yönetsinler, vahyi de kendi isteklerine göre indirsinler).
Ya da göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların yönetimi onlarda mı? Öyleyse göğe çıkan yollarda dipnot 1 yükselsinler!
Ya da göklerde, yerde ve ikisinin arasındaki bütün yetki onlarda mı? Öyleyse yollara koyulup tırmansınlar.
Yoksa, göklerin, yerin ve arasındakilerin mülkü onlara mı ait? Öyle ise sebeplere tutunarak göğe yükselsinler!
Yoksa, göklerin, yerin ve arasındakilerin hakimiyeti onlara mı ait? Öyleyse sebeplerle (bir imkan ve güç bularak göğe) yükselsinler.
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülk ve saltanatı onların mı? Eğer öyleyse sebepler içinde yükselsinler.
Or do they have the sovereign authority of the heavens and the earth and of all that lies between them! If so then they are given free vent to their enthusiasm to ascend by the means of their choice or to mount up by ropes (or ladders) to reach the realm of heaven to accomplish their end.
Do they control the heavens and earth and everything between? Let them climb their ropes:
Or have they the dominion of the heavens and the earth and all between? If so, let them mount up with the ropes and means (to reach that end)!
Or do they possess the dominion of the heavens and the earth and of all that is in between them? If so, let them ascend the heights of the realm of causation and see! dipnot 1
Or does the kingdom of the heavens and earth and everything between them belong to them? Let them, in that case, climb the ropes to heaven!
Or is it that the dominion of the heavens and the earth and all that is between them is theirs? If so, let them ascend up with means (to the heavens)!
Do they own the kingdom of the heavens and the earth and whatever is between them? [If so, ] let them ascend [to the higher spheres] by the means [of ascension].
Or does the kingdom of the heavens and the earth and all that lies between them belong to them? (If so) then let them rise higher with the means (at their disposal and stop the onward march of Islam).
Or is theirs the kingdom of the heavens and earth and of what between them is? Why, then let them ascend the cords!
Or perhaps they think that they own the kingdom of the heavens and the earth. If so, then let them mount up to the throne with ropes!
or have they the kingdom of the heavens and of the earth, and what is between the two?- then let them climb tip the ropes thereof.
Or do they possess the dominion of the heavens and the earth, and all that is between them? Then let them bring their own solutions.
Is the kingdom of the heavens and the earth, and of whatever is between them, in their possession? If it be so, let them ascend by steps unto heaven.
Or is it that theirs is the kingdom of the heavens and the earth and what is between them? Then let them ascend by ropes
Or even does the kingdom of the heavens and the earth and whatever is between them belong to them? Then let them ascend the means!
Or is the kingdom of the heavens and the earth and all that is between them theirs? Then let them ascend by ropes!
Or is the kingdom of the heavens and the earth and all that lies between them, theirs? Then let them climb up the ladders (to the heavens).
Or [that] the dominion over the heavens and the earth and all that is between them is theirs? Why, then, let them try to ascend [to God-like power] by all [conceivable] means!
Or ˹is it because˺ the kingdom of the heavens and the earth and everything in between belongs to them? Let them then climb their way ˹to heaven, if their claim is true˺.
Or do they possess the dominion of the heavens and the Earth, and all that is between them Then let them bring their own solutions.
Do they possess the sovereignty of the heavens and the earth, and everything between them? Let them help themselves.
Or is theirs the dominion of the heavens and the earth and what is between them? Then let them ascend through [any] ways of access.
Or if they have the dominion of the heavens and the earth and what is between them: — then let them ascend into the causes!
Or is it that theirs is the Kingdom of the heavens and the earth, and all that is between them? If so, let them ascend to Supremacy by all means.
Or have they the kingdom of the heavens and the earth and all between? If so, let them reach up with the ropes and means (to get there)!
Or do they have the ownership of the heavens and the earth and what lies between them? Then let them ascend (to the sky) by ropes.
Or do they possess the dominion of the heavens and the earth, and all that is between them? Then let them bring their own solutions.