Diyanet İşleri
Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Sâd suresi
Sâd suresi, 9. ayet. أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ ٱلْعَزِيزِ ٱلْوَهَّابِ
em `indehüm ḫazâinü raḥmeti rabbike-l`azîzi-lvehhâb.
Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'a yemin; inkâr edenlerin büyüklenmesi Sâd 1–11 3
(6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dini inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur'an) içimizden ona mı indirildi?" diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebeplere yapışarak yükselsinler (bakalım!)
Onlar, çeşitli gruplardan oluşmuş ve şuracıkta bozguna uğrayacak derme çatma bir ordudur.
(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. O’nun rahmet hazinelerine onlar mı sahiptir ki bu hazinelerden dilediklerini dilediklerine verirler ve dilediklerini de dilediklerine vermezler.
Çünkü onlar: “Zikir/Kur'ân (biz dururken) aramızdan ona mı indirildi?” demişlerdir. Yani bu, Allah’ın lütuf ve rahmetidir. Onların ellerinde olan bir şey değildir ki Allah’a karşı bu tür sözler söyleme cesaretini gösterebilsinler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kendisine hiçbir şeyin galip gelemeyeceği Azîz olan, dilediğini dilediğine veren Rabbinin lütuf hazineleri bu yalancı müşriklerin yayında mıdır? Peygamberlik de O'nun lütfunun hazinelerindendir. Onu da istediğine verir. Peygamberlik, dilediklerine bahşedip dilediklerinden de men edecekleri kendilerine ait bir şey değildir.
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
Size ben, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah,…
Aynı kök: خزن (13 geçiş)
Yusuf, "Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim" dedi.
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: وهب (25 geçiş)
(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok…
Aynı kök: وهب (25 geçiş)
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa güçlü, bolca veren Rabbinin merhamet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa, mutlak kudret ve lütuf sahibi Rabbinin rahmet hazinelerinin tasarrufu onların elinde mi?
Yoksa onlar, kudret ve lütuf sahibi olan Rabbinin rahmet hazinelerine sahip (olduklarını mı zanneder)ler?
Yoksa Aziyz, Vehhab olan Rabbinin rahmet hazineleri (nimetleri) onların indinde mi?
Yoksa, güçlü ve üstün olan, karşılıksız bağışlayan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?
Yoksa azîz ve lütufkâr olan Rabbinin rahmet hâzineleri onların yanında mıdır!
Yoksa Üstün Olan; Bağışı Sonsuz Olan Efendinin rahmet kaynakları onların yanında mı?
Yoksa her şeye gücü yeten ve çok cömert Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Yoksa Üstün olan ve Bahşeden Efendinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?*
Yoksa Üstün olan ve Bahşeden Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Yoksa sana onu (Kur'an'ı) veren çok güçlü ve ihsan sahibi Rabbinin hazineleri onların yanında mı?
Yoksa sana onu veren aziz vehhab rabbının rahmet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa Çok Yüce ve Çok Bağışta Bulunan Rabb'inin rahmet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa Çok Yüce ve Çok Bağışta Bulunan Rabb'inin rahmet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa çok yüce ve çok bağışta bulunan Rabb'inin rahmet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa, güçlü ve üstün olan, karşılıksız bağışlayan rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?
Onların nezdinde O yegane gaalib, (peygamberliği ve her şey'i dilediğine) ihsaneden Rabbinin rahmet hazineleri mi var yoksa?
Yoksa O Aziz, Vehhab Rabbının rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)
Yoksa, güçlü ve çok ihsan sahibi olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Yoksa daima üstün olan, çok lütufta bulunan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa daima üstün olan ve karşılık beklemeden bol bol veren Rabbinin ikram hazineleri onların yanında mı dipnot 1 ?
Üstün ve çokça bağış yapan Rabbinin(Sahibinin) ikram hazinesi, yoksa onların yanında mı?
Yoksa Aziz ve Vehhab olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa güçlü ve bol bol veren Rabbi'nin rahmet hazineleri onların yanında mı?
Yoksa Aziz, Vahhab olan Rabbinin rahmetinin hazineleri onların katında mı?
"Or" says Allah, "do they have possession O Muhammad of the vast treasuries of your Creator's mercy, Allah, AL-Aziz (the Almithy) and AL-Wahhab (Who bestows gratuitously!)
Do they possess the treasures of your Lord’s bounty, the Mighty, the All Giving?
Or have they the treasures of the mercy of thy Lord,- the Exalted in Power, the Grantor of Bounties without measure?
Do they possess the treasures of your Lord, the Most Mighty, the Great Bestower?
Or do they possess the treasuries of your Lord’s mercy, the Almighty, the Ever-Giving?
Or have they the treasures of the Mercy of your Lord, the All-Mighty, the Real Bestower?
Do they possess the treasuries of the mercy of your Lord, the All-mighty, the All-munificent?
Do they possess the treasures of the mercy of your Lord, the All-Mighty, the Great Bestower?
Or have they the treasuries of thy Lord's mercy, the All-mighty, the All-giving?
Who in the heaven these disbelievers think they are to decide who should be sent to them as the Lord’s messenger? Do they think that they have the treasures of the mercy of your Lord, the Mightiest, the Most Generous?
Have they the treasures of the mercy of thy mighty Lord, the giver?
Or do they have the treasures of mercy of your Lord, the Noble, the Grantor.
Are the treasuries of the mercy of thy Lord, the mighty, the munificent God, in their hands?
Or is it that they have the treasures of the mercy of your Lord, the Mighty, the Bestower?
Or even do they have in their presence the treasuries of your Lord's mercy, The Ever-Mighty, Superb Bestower?
Or are theirs the treasures of the mercy of thy Lord, the Mighty, the Bestower?
Do they have the stores of the mercy of your Lord, the mighty and munificent?
Or do they [think that they] own the treasures of thy Sustainer’s grace - [the grace] of the Almighty, the Giver of Gifts?
Or ˹is it because˺ they possess the treasuries of the mercy of your Lord—the Almighty, the Giver ˹of all bounties˺.
Or do they have the treasures of mercy of your Lord, the Noble, the Grantor.
Do they own the treasures of mercy of your Lord, the Almighty, the Grantor.
Or do they have the depositories of the mercy of your Lord, the Exalted in Might, the Bestower?
If they have the treasuries of the mercy of thy Lord, the Exalted in Might, the Bestower: —
Or with them are the treasures of your Lord's Grace? - The Almighty, the Grantor of Gifts.
Or do they have the wealth of the Mercy of your Lord- The Supreme in Power (Al-Aziz), the Bestower of Bounties without measure (Al-Wahhab)?
Do they have the treasures of the mercy of your Lord, the Mighty, the Bountiful?
Or do they have the treasures of mercy of your Lord, the Noble, the Grantor.