Bakara suresi

Bakara suresi, 31. ayet

Bakara suresi, 31. ayet. وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ فَقَالَ أَنۢبِـُٔونِى بِأَسْمَآءِ هَٰٓؤُلَآءِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

ve`alleme âdeme-l'esmâe küllehâ ŝümme `araḍahüm `ale-lmelâiketi feḳâle embiûnî biesmâi hâülâi in küntüm ṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri

Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 28–34 · surenin 31. ayeti / 286

Konu Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş Bakara 30–39 3

  1. Bakara 28

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz.

  2. Bakara 29

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  3. Bakara 30

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

  4. 31

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

  5. Bakara 32

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

  6. Bakara 33

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.

  7. Bakara 34

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. “Âdem’e bütün isimleri öğretti.” Yani bütün eşyanın isimlerini hem de bu isimlerin ad olduğu eşyayı öğretti. Yani Âdem’e hem ismi, hem de bu isimlerin müsemmasını öğretti. Lafızları ve bu lafızların manalarını öğretti. Küçük büyük -tencere ve tepsiye varıncaya kadar- her şeyin isimlerini öğretti.

“Sonra onları” yani ismin ad olarak konulduğu eşyayı, müsemmaları “meleklere” bunları biliyorlar mı bilmiyorlar mı, imtihan olsun diye “gösterip” eğer bu halifeden daha faziletli olduğunuz şeklindeki söz ve kanaatinizde “doğru iseniz haydi bunların isimlerini bana haber verin, buyurdu.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah Teâlâ, Adem -aleyhisselam-'ın makamını beyan etmek için ona canlı cansız ve diğer bütün varlıkların isimlerini; lafız ve mana olarak öğretti. Sonra bu isimlerin hepsini meleklere sunarak şöyle dedi: "Sizler bu yaratılmıştan daha değerli ve faziletli olduğunuz söyleminizde doğru söyleyenlerden iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin.''

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَعَلَّمَ ve alleme ve öğretti kök: علم
  2. ءَادَمَ ademe Adem'e
  3. ٱلْأَسْمَآءَ l-esma'e isimleri kök: سمو
  4. كُلَّهَا kulleha bütün kök: كلل
  5. ثُمَّ summe sonra
  6. عَرَضَهُمْ aradehum onları sunup kök: عرض
  7. عَلَى ala -e
  8. ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ l-melaiketi melekler- kök: ملك
  9. فَقَالَ fekale ve dedi kök: قول
  10. أَنۢبِـُٔونِى enbiuni bana söyleyin kök: نبا
  11. بِأَسْمَآءِ biesma'i isimlerini kök: سمو
  12. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i onların
  13. إِن in eğer
  14. كُنتُمْ kuntum iseniz kök: كون
  15. صَـٰدِقِينَ sadikine doğru kimseler kök: صدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Nübüvvet · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk) · Ortak kavram: Nübüvvet · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Nübüvvet

    (Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hakim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz,…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) Âdem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip "Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin." demişti.

Mustafa İslamoğlu

Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, bunun ardından onları meleklere takdim etti ve dedi ki: "Hadi, eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini bana bir bir haber verin!"

Muhammed Esed

Ve O, Adem'e her şeyin ismini öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve "Dedikleriniz doğruysa haydi bu (şeylerin) isimlerini Bana söyleyin bakalım!"dedi.

Ahmed Hulusi

Sonra Adem'e (Esma'nın programlanışı, Esma bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan var edilene) bütün Esma'yı (Esma ül Hüsna'sının anlamlarını açığa çıkarmayı ve kavramayı) talim etti (programladı). Sonra melaikeye: "Eğer dediğinizde ısrarlı iseniz bana (Adem'in) varlığındaki Esma'nın (özelliklerinin) neler olduğunu anlatın" dedi.

Ali Bulaç

Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi.

Ali Özek ve heyeti

Allah Âdem’e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi.

Ali Rıza Safa

Ve Âdem'e, tüm isimleri öğretti. Sonra, onları meleklerin önüne koyarak, şöyle dedi: "Bunları, isimleriyle Bana bildirin; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o varlıkları ve nesneleri meleklerin karşısına çıkarıp "Görüşünüzde doğru iseniz, bunların adlarını bana söyleyiniz" dedi.

Edip Yüksel

Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, "Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin" dedi. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Hayvanlar, bitkiler, aletler, kimyasal bileşikler vs.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Adem'e tüm isimleri (nitelemeleri) öğretti, sonra onları meleklere sunup, 'Doğru iseniz, şunların isimlerini (özelliklerini, niteliklerini) siz bana bildirin,' dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip: "Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları isimleriyle haber verin!" buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Ademe bütün esmayı ta'lim eyledi, sonra o alemini melaikeye gösterip "Haydin davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin" buyurdu

Erhan Aktaş

Allah, Adem'e bütün isimleri dipnot 1 öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacak bir bilgidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah ile melekler arasında geçen bu konuşma doğrudan olmuş bir konuşma değil, alegorik* bir anlatımdır. *Alegori: Bir fikrin, davranışın eylemin, duygunun, bir kavramın ya da bir nesnenin simgelerle, sembollerle ifade edilmesi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, Âdem'e bütün isimleri dipnot 1 öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlamaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah ile melekler arasında geçen bu konuşma doğrudan olmuş bir konuşma değil alegorik* bir anlatımdır. *Alegori: Bir fikrin, davranışın eylemin, duygunun, bir kavramın ya da bir nesnenin simgelerle, sembollerle ifade edilmesi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, Âdem'e bütün isimleri dipnot 1 öğretti. Sonra onları meleklere sunup: "Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bunların isimlerini bana bildirin." dedi. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Varlıkların özelliklerini bilmeyi; onları tanımlamayı, özelliklerine göre isimlendirmeyi yapabilecek bilgi, yetenek ve akıl verdi. Varlığa isim vermek; onun ne olduğunu tanımak ve bilmek demektir. Bu bilgi, aynı zamanda onu nasıl kullanacağını da sağlayacaktır. İnsanın bir şeyi yaparken "araç" kullanabilmesi, bu isimlendirmenin/içeriğini bilmesinin sayesindedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah ile melekler arasında geçen bu diyalog, bizatihi olmuş bir görüşme olarak değil; mesajın, "temsili bir dille somutlaştırılarak anlatılması" olarak anlaşılmalıdır.

Gültekin Onan

Ve Adem'e tüm isimleri öğretti, sonra onları meleklere sunup (aredahüm), "Doğru sözlü / dürüst (sadık) iseniz, şunların isimlerini siz bana bildirin (enbiuniy)" dedi.

Hasan Basri Çantay

Ademe bütün isimleri öğretmişdi. Sonra onları (onların delalet etdikleri alemleri, eşyayi) meleklere gösterib: "Doğrucular iseniz (her şeyin iç yüzünü biliyorsanız) bunları adlarıyle bana haber verin" demişdi.

İbni Kesir

Allah, Adem'e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere göstererek: Eğer sadıklardan iseniz, bunların adlarını bana söyleyin, buyurmuştur.

Mehmet Alagaş

(30-39) Rabbin meleklere , ben arzda halife / devralanlar / ardından gelenler yapacağım dediğinde dediler ki; orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yapacaksın? Seni biz övgü ile üstün tutuyoruz seni kutsuyoruz dediler Allah’ta ben sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi , Ademe isimleri, onların hepsini öğretti , sonra da Onu / Ademi meleklerine sunarak onlara bana şunların isimlerini sözünüze sadık iseniz haber verin bakalım dedi. Dediler ki seni üstte tutarız ki bizim bize öğrettiklerin dışında bilgimiz yok tur, muhakkak ki sen bilgesin / alimsin ve hâkimsin. Allah dedi ki ey Âdem onların isimlerini sen haber ver, onların isimlerini haber verdiğinde de Allah dedi ki size ben, kesinlikle semaların ve arzın kaybını / gaybını bilirim ve açığa çıkardıklarınızı ve de gizlediklerinizi de bilirim demedim mi? Biz meleklere Âdeme secde edin dedik, iblis hariç secd e ettiler, başkaldırdı / diklendi, büyüklendi ve kafirlerden oldu. Biz de dedik ki Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun ve neresinden istiyorsanız orada n bol bol yiyin ve şu ağaca da sakın yaklaşmayın yoksa z ulmedenlerden olursunuz. Şeytan ikisinin de ayağını kaydırdı her ikisini de bulundukları yerden çıkardı. Biz de dedik ki bazınız bazınıza düşmanlık içinde inin, yeryüzü / arz, size, kalınacak ve belli bir süre geçim yeri olarak tayin edilmiştir. Âdem Rabbinden kelimeleri aldı O’na günahından vazgeçerek / tövbe ederek yöneldi, muhakkak ki O vazgeçmeleri kabul eden ve esirgeyendir. (Kelimeleri alıp tövbe de kullandı) Biz de hepiniz birlikte oradan inin eğer benden size bir kılavuzluk geldiğinde /yola yönlendirme geldiğinde kim de o kılavuzluğa uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar hüzünlenmeyeceklerdir , Örtbas edenler / yok sayanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar işte onlar ateş halkıdırlar, onlar orada kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin.” dedi.

Süleyman Ateş

Adem'e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: "Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin," dedi.

Süleymaniye Vakfı

Adem'e bütün varlıkların isimlerini /özelliklerini dipnot 1 öğretti, dipnot 2 sonra onları dipnot 3 meleklere gösterdi: "(Muhalif varlık konusunda) Doğru sözlü kimselerseniz bana şunların isimlerini /özelliklerini anlatın!" dedi.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan, neye yaradığını gösteren ve akılda tutmaya yarayan sözdür (Müfredat).
  2. metne dön, dipnot 2
    el-esma (الاسماء)'daki el (ال) takısı muzafun ileyhten ıvazdır yani isim tamlamasındaki tamlayanın yerine geçmiştir; esma'ul- mevcudat = varlıkların isimleri anlamındadır. Allah Adem'e göklerde ve yerdeki (Bakara 2/33) varlıkların isimlerini, neye yaradıklarını ve onlardaki bilgileri öğretmiştir.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Bütün isimleri (الأَسْمَاء كُلَّهَا)" ifadesinde yer alan ve akılsız varlıklar için kullanılan ha (ها) zamiri, "onları gösterdi (عَرَضَهُمْ)" ifadesinde, akıllı varlıklar için kullanılan hum (هُمْ) zamirine dönüşmüştür. Arapçada akıl, "aklı kullanarak yararlanılan bilgi" anlamına da gelir (Müfredat). Zamirlerdeki bu dönüşüm, Adem aleyhisselama, varlıkların isimleri yanında aklı kullanarak elde edilecek bilgilerin de öğretildiğini gösterir. Bunlar, yaratılan ayetlerdeki bilgilerdir. İndirilen ayetlerdeki bilgilere de akıllı varlıklar için olan hum (هم) ile gönderme yapılmıştır (Bakara 2/136 ve Al-i İmran 3/84). Allah Adem'e yazıyı da öğretmiş ve o bilgileri ona yazdırmıştır (Alak 96/4-5).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Âdem'e her varlığın ismini (neye yaradığını) öğretti, dipnot 1 sonra onları meleklere gösterdi: "İddianızda haklıysanız bana şunların isimlerini söyleyin!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    El - esma = الاسماء'daki  el (ال) takısı muzafun ileyhten ıvazdır; esma'ul-mevcudat = varlıkların isimleri anlamındadır. Allah Adem'e varlıkların isimlerini, neye yaradıklarını ve onlardaki gizli bilgiyi öğretmişti.

Şaban Britch

Allah, Adem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek: Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin, dedi.

Şaban Piriş

Allah, Adem'e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere göstererek:-Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Adem'e isimlerin tümünü öğretti. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then, He created Adam; Foreknowing that he would be destined to inhabit the earth, Allah imparted to him knowledge of all the names denoting members of all classes of beings and objects, the animate and the inanimate, the material and the immaterial. He then presented them to the angels, saying: "Give Me the designations of all that I imparted to Adam if you are declaring the truth."

Abdul Haleem

He taught Adam all the names [of things], then He showed them to the angels and said, ‘Tell me the names of these if you truly [think you can].’

Abdullah Yusuf Ali

And He taught Adam the names of all things; then He placed them before the angels, and said: "Tell me the names of these if ye are right."

Abul A'la Maududi

Then Allah taught Adam the names of all things dipnot 1 and presented them to the angels and said: "If you are right (that the appointment of a vicegerent will cause mischief) then tell Me the names of these things."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The nature of man's knowledge is such that he acquires information of different things through their names. Hence it might be said that the sum total of man's knowledge consists of the names of things. To teach Adam the names of all things means, therefore, imparting the knowledge of those things. us.43 you, only You, are All-Knowing, All Wise.'

Aisha Bewley

He taught Adam the names of all things. Then He arrayed them before the angels and said, ‘Tell me the names of these if you are telling the truth.’

Al-Hilali & Khan

And He taught Adam all the names (of everything)[1], then He showed them to the angels and said, "Tell Me the names of these if you are truthful."

Ali Quli Qarai

And He taught Adam the Names, all of them; then presented them to the angels and said, ‘Tell me the names of these, if you are truthful. ’

Amatul Rahman Omar

And He taught Adam the names, all of them, then He presented (the objects of) these names to the angels and said, `Tell Me the names of these (things) if what you say is right. '

Arthur John Arberry

And He taught Adam the names, all of them; then He presented them unto the angels and said, 'Now tell Me the names of these, if you speak truly. '

Bijan Moeinian

[Once God created Adam, in order to answer the Angles’ question,] He taught Adam every possible subject and then asked questions about those subjects from the angles [making his points that in spite of the man’s shortcoming, he is given a higher level of learning capacity than the angles (who do not shed blood or make mischief) do not possess]

E. Henry Palmer

And He taught Adam the names, all of them; then He propounded them to the angels and said, 'Declare to me the names of these, if ye are truthful. '

Edip-Layth

He taught Adam the description of all things, and then He displayed them to the controllers and said, "Inform Me the descriptions of these things if you are truthful."

George Sale

and He taught Adam the names of all things, and then proposed them to the angels, and said, declare unto Me the names of these things if ye say truth.

Hamid S. Aziz

And He taught Adam the Names (qualities), all of them; then He propounded them to the angels and said, "Declare to Me the names of these, if you are truthful. "

Mahmoud Ghali

And He taught Adam all the names; Thereafter He set them before the Angels; so He said, "Inform me of the names of these, in case you are sincere. "

Marmaduke Pickthall

And He taught Adam all the names, then showed them to the angels, saying: Inform Me of the names of these, if ye are truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

Then He gave Adam knowledge of the nature and reality of all things and everything, and set them before the angels and said: "Tell Me the names of these if you are truthful. "

Muhammad Asad

And He imparted unto Adam the names of all things; then He brought them within the ken of the angels and said: "Declare unto Me the names of these [things], if what you say is true. "

Mustafa Khattab

He taught Adam the names of all things, then He presented them to the angels and said, "Tell Me the names of these, if what you say is true?"[1]

Progressive Muslims

And He taught Adam the description of all things, then He displayed them to the Angels and said: "Inform Me the descriptions of these things if you are truthful. "

Rashad Khalifa

He taught Adam all the names then presented them to the angels, saying, "Give me the names of these, if you are right.",

Sahih International

And He taught Adam the names - all of them. Then He showed them to the angels and said, "Inform Me of the names of these, if you are truthful."

Sam Gerrans

And He taught Adam the names, all of them; then He presented them to the angels and said: “Inform Me of the names of these, if you be truthful.”

Shabbir Ahmed

Then Allah endowed mankind with the capacity to attain knowledge (that the angels would never have). Then He showed the angels certain things and said to them, "Tell me if you have the capacity to learn about things in the Universe, in case what you say is true." (That this new creation is but vain).

Syed Vickar Ahamed

And He taught Adam the names of all things: Then He placed them before the angels and said: "Tell Me the names of these (things) if you are right. "

Taqi Usmani

And He taught ’Ādam the names, all of them; then presented them before the angels, and said, "Tell me their names, if you are right."

The Monotheist Group

And He taught Adam the names of all things, then He displayed them to the angels and said: "Inform Me of the names of these if you are truthful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩