Nisâ suresi · 36–42. ayetler

Ana babaya iyilik; cimrilik, gösteriş ve şahitlik günü

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nisâ suresi, 36. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 36. ayet. وَٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُشْرِكُوا۟ بِهِۦ شَيْـًٔا وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا وَبِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱلْجَارِ ذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْجَارِ ٱلْجُنُبِ وَٱلصَّاحِبِ بِٱلْجَنۢبِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ مَن كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًا

    Diyanet İşleri

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Ana babaya, dipnot 1 yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, sağ ellerinizin sahip olduklarına iyilik (edin)! Şüphesiz ki Allah, kendini beğenmiş, övünüp duranı sevmez. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:83; En‘âm 6:151; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Lokmân 31:18; Hadîd 57:23.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'a kulluk edin ve O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın; ana-babaya ve akrabaya, yetimlere ve yoksullara, kendi çevrenizden olan komşulara ve yabancı komşulara, yanınızdaki dosta, yolcuya ve meşru şekilde bihakkın sahip olduklarınıza iyilik yapın! Unutmayın ki Allah kendini beğenmiş küstahları sevmez;

    Muhammed Esed

    (Yalnızca) Allaha kulluk edin ve Ondan başka hiçbir şeye asla ilahlık yakıştırmayın. Anne-babanıza ve yakın akrabanıza, yetimlere ve muhtaçlara, kendi çevrenizden olan komşulara ve yabancı komşulara, yanınızdaki-yakınınızdaki arkadaşa, yolcuya ve meşru yollarla malik olduklarınıza iyilik yapın. Doğrusu Allah böbürlenerek küstahça davrananları sevmez;

    Ahmed Hulusi

    Allah'a kulluk edin ve hakikatiniz olana hiçbir şeyi şirk koşmayın (hiçbir varlığa tanrılık payesi vermeyin)! Ana-babanıza, yakınlarınıza, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara ve uzak komşulara, yol arkadaşınıza, yolda kalmışlara ve eliniz altındakilere ihsanda bulunun. Muhakkak Allah kibirlenip övünenleri sevmez.

    Ali Bulaç

    Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a hizmet edin; hiçbir şeyi O'na ortaklar koşmayın; anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzaktaki komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve yanınızda size bağlı olanlara iyilikten ayrılmayın. Kuşkusuz, Allah, kendini beğenip övünenleri sevmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a ibadet ediniz ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayınız. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışa/yarıda kalmış faaliyetlere ve ellerinizin altında bulunanlara iyilik yapınız. Doğrusu Allah,kendini beğenip duranları sevmez.

    Edip Yüksel

    ALLAH'a hizmet edin O'na hiçbir şeyi ve kimseyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklarına iyi davranın. ALLAH kendini beğenmiş kibirli kişileri sevmez. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Aile bağlarını güçlü tutmak, yardımseverlik ve alçak gönüllülük Kuran boyunca önemle vurgulanır. 2:83; 3:92; 17:22-37.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a kulluk edin O'na hicbirşeyi ve kimseyi ortak koşmayın. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklarına iyi davranın. ALLAH kendini beğenmiş kibirli kişileri sevmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'a ibadet edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra babaya, anaya, akrabanıza, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya arkadaşa, yolda kalmışa ve ellerinizdeki köle ve cariyelere iyilik edin. Allah, kurumlu, öğüngen olanların hiçbirini sevmez.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Allaha ibadet edin ve ona hiç bir şeyi şerik koşmayın, sonra babaya anaya ihsan edin, akribanıza da öksüzlere de, yoksullara da, yakın komşuya da, uzak komşuya da, arkadaşa da yolda kalmışa da, ellerinizdeki memluklere de, her halde Allah kurumlu, öğüngen olanların hiç birini sevmez

    Erhan Aktaş

    Allah'a kulluk edin. Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Anne ve babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yol oğluna, dipnot 1 yeminle hak sahibi olduğunuz kimselere dipnot 2 iyilik edin. Kuşkusuz Allah, kibirli ve kendini övenleri sevmez.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İbnu's-sebili," deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmek yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı "yolda kalanlar" değil, kendisini Allah'ın yoluna adamış olanlardır. Ayrıca yaptığı şey imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselere de denmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      4:3. ayetin 6.dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'a kulluk edin. Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Anne ve babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yol oğluna dipnot 1 , Yeminle hak sahibi olduğunuz kimselere dipnot 2 iyilik edin. Kuşkusuz Allah, kibirli ve kendini övenleri sevmez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İbnu's-sebili, " deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmek yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı "yolda kalanlar" değil, büyün varlığı ile "Allah yolunda" çalışma yolunu tercih etmiş ve bundan dolayı yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlar anlamındadır. Ayrıca yaptığı bir şeyi imkansızlık nedeni yarım kalmış kimselere de denmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      4:24 ayetinin dipnotu

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'a kulluk edin. Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Anne ve babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışlara dipnot 1 , sağ ellerinizin sahip olduğu kimselere dipnot 2 iyilik edin. Kuşkusuz Allah, kibirli ve kendini övenleri sevmez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yarı yolda kalmış veya yaptığı bir şeyi yarım kalmış olanlara. Bütün varlığıyla kendisini Allah yoluna adamış olanlara.
    2. metne dön, dipnot 2
      4/Nisa, 24, dipnot 1.

    Gültekin Onan

    Tanrı'ya ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Tanrı, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.

    Hasan Basri Çantay

    Allaha ibadet edin, ona hiç bir şey'i eş tutmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, sağ ellerinizin malik olduğu kimselere (memluklerinize) iyilik edin. Allah, kendini beğenen ve daima böbürlenen kimseyi sevmez.

    İbni Kesir

    Allah'a ibadet edin. O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya da iyilik. Yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve sağ elinizin sahib olduklarına da. Allah, kendini beğenip böbürlenenleri elbette sevmez.

    Mehmet Alagaş

    (36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yalnızca Allah’a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

    Süleyman Ateş

    Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabaya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yan(ınız)daki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyilik edin. Allah, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'a kulluk edin. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızda olan arkadaşa, yolcuya ve hakimiyetiniz altındakilere de güzel davranın. dipnot 1 Allah, kendini beğenen ve böbürlenen hiç kimseyi sevmez. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çocuklar, akraba kapsamında birinci sırada yer aldığı için çocuklara da güzel davranmak gerekir. Nebimizin, yedi yaşına giren çocuklara namazın emredilmesini, on yaşına girdiğinde de dövülmesini tavsiye ettiği rivayet edilir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 180, 187; Ebu Davud, "Ṣalat", 26). Bu ayette, ana-baba gibi onlara da iyi davranılması emredildiği için Nebimiz, bu ve benzeri ayetlere ters bir söz söylemiş olamaz. Lokman, oğluna şöyle demişti: Yavrucuğum! Namazı düzgün ve sürekli kıl, marufun /iyi şeylerin yapılmasını iste, (herkesi) münkerden /kötü şeylerden sakındır, başına gelene sabret /duruşunu bozma. İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir (Lokman 31/17). Bu sebeple çocuğu dövmeden, güzel davranışlarla yetiştirmek gerekir. En'am 6/151, Nahl 16/90, İsra 17/23-26, Rum 30/38, Ahkaf 46/15. Benzer emirler İsrailoğullarına da verilmiştir (Bakara 2/83).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'a kul olun. Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. En yakınlara, yetimlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve hakimiyetiniz altında bulunanlara (esir kadın ve erkeklere) da iyilik edin. Allah, kendini bir şey zannedip övünen hiç kimseyi sevmez.

    Şaban Britch

    Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi şirk koşmayın. Anaya babaya da iyilik edin, yakınlara, yetimlere, yoksullara, (akraba olan) yakın komşuya, uzak komşuya yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, elinizin altındaki kölelerinize de iyilik edin. Şüphesiz Allah, büyüklük taslayıp, böbürlenen hiçbir kimseyi sevmez.

    Şaban Piriş

    Allah'a kulluk edin ve O'na hiç bir şeyi şirk koşmayın. Anaya babaya da iyilik edin, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, elinizin altındaki (köle, cariye, işçi, hizmetçi vb.)lere de iyilik edin. Şüphesiz Allah, büyüklük taslayıp, böbürlenen hiç bir kimseyi sevmez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'a kulluk edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetim ve öksüzlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, size bağımlı olanlara iyi ve güzel davranın. Allah, kasılıp böbürlenen şımarıkları sevmez.

  2. Nisâ suresi, 37. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 37. ayet. ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ ٱلنَّاسَ بِٱلْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَأَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا

    Diyanet İşleri

    Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden, dipnot 1 Allah'ın kendilerine lütfundan verdiğini gizleyen kişilerdir. Biz, kâfirler için küçük düşürücü bir azap hazırlamış (olacağız).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Hadîd 57:24.

    Mustafa İslamoğlu

    kendisi cimrilik yapan ve başkalarına cimriliği öneren, Allah'ın kendilerine bağışladığı nimetleri saklayanları da... Ve kafirler için utanç veren bir azap hazırladık.

    Muhammed Esed

    (ve) cimrilik yapan, başkalarına da cimriliği tavsiye eden ve Allahın kendilerine bağışladığı nimetleri gizleyenleri de... Böylece hakikati inkar eden herkes için utanç verici bir azap hazırladık.

    Ahmed Hulusi

    Onlar hem cimridirler hem de insanların cimrilik yapmalarını emrederler ve Allah'ın fazlından onlara verdiklerini gizlerler. Hakikati inkar edenler için aşağılatıcı azap hazırladık.

    Ali Bulaç

    Onlar, cimrilikte bulunurlar, insanlara da cimriliği emreder (önerir)ler. Allah'ın fazlından kendilerine verdiğini gizli tutarlar. Biz o kafirlere aşağılatıcı bir azab hazırlamışızdır.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte o kimseler, hem cimrilik ederler; hem de insanlara cimriliği emrederler ve Allah'ın lûtfu kereminden kendilerine verdiği şeyi gizlerler. Biz, o kâfirler için zelîl edici bir azâp hazırladık.

    Ali Rıza Safa

    Onlar, cimrilik yaparlar ve insanlara cimrilik yapmayı öğütlerler. Allah'ın, Kendi lütfundan onlara verdiğini de gizlerler. Nankörler için, aşağılayıcı bir ceza hazırladık.

    Bayraktar Bayraklı

    Bunlar, cimrilik eden ve insanlara cimriliği emreden, Allah'ın kendilerine lütfundan verdiğini gizleyen kimselerdir. Biz, kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

    Edip Yüksel

    Bunlar üstelik cimridirler ve halka cimriliği öğütlerler. ALLAH'ın kendi lütfundan onlara verdiğini gizlerler. İnkarcılara acıklı bir azap hazırladık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunlar üstelik cimridirler ve halka cimriliği öğütlerler. ALLAH'ın kendi lütfundan onlara verdiğini gizlerler. İnkarcılara acıklı bir azap hazırladık

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar ki hem kıskanırlar, hem de herkese kıskançlık tavsiye ederler ve Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği şeyleri saklarlar; oysa Biz de öyle nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar ki hem kıskanırlar hem de herkese kıskançlık tavsıye ederler ve Allahın kendilerine fazlından verdiği şeyleri saklarlar, biz de öyle nankörlere terzil edici bir azab hazırlamışızdır

    Erhan Aktaş

    Cimrilik edenler, insanları da cimri olmaya teşvik ederler; Allah'ın kendi lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz, o kafirler dipnot 1 için alçaltıcı bir azap hazırladık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nankörler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Cimrilik edenler, insanları da cimri olmaya teşvik ederler; Allah'ın kendi lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz, o Kafirler dipnot 1 için alçaltıcı bir azap hazırladık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nankörler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Cimrilik ederler, insanları da cimri olmaya teşvik ederler; Allah'ın kendi lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz, o nankörler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

    Gültekin Onan

    Onlar, cimrilikte bulunurlar, insanlara da cimriliği buyururlar. Tanrı'nın fazlından kendilerine verdiğini gizli tutarlar. Biz o kafirlere aşağılatıcı bir azab hazırlamışızdır.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar, hem (binnefs) cimrilik yapan, hem insanlara cimriliği emredenler, Allahın lutf-ü inayetinden kendilerine verdiğini gizleyenlerdir. Biz o nankörlere hor ve hakir edici bir azab hazırlamışadır.

    İbni Kesir

    Onlar ki; hem cimrilik ederler, hem de insanlara cimrilik tavsiye ederler ve Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği şeyleri saklarlar. Biz, kafirler için hor ve rüsvay edici bir azab hazırladık.

    Mehmet Alagaş

    (36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, cimrilik ederler ve de herkese cimriliği tavsiye ederler. Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimeti gizlerler. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

    Süleyman Ateş

    Bunlar öyle insanlardır ki, cimrilik ederler ve insanlara da cimriliği emrederler, Allah'ın bol hazinesinden kendilerine verdiğini gizlerler. (Biz de) o nankörlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar hem cimrilik ederler, hem insanlara cimrilik tavsiyesinde bulunurlar. Allah'ın kendilerine yaptığı ikramı da gizlerler. Biz, ayetleri görmezlikten gelenlere aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.

    Şaban Britch

    Onlar ki, cimrilik ederler ve de herkese cimrilik tavsiye ederler. Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimeti gizlerler. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

    Şaban Piriş

    Cimrilik yapan, insanlara da cimriliği emreden, Allah'ın fazlından kendilerine verdiğini gizleyenler (Allah'ın sevmediği kimselerdir.) İşte o nankörler için aşağılatıcı bir azap hazırladık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Böyleleri cimriliğe saparlar, insanlara cimriliği emrederler ve Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şeyi saklarlar. Nankörler için biz, rezil edici bir azap hazırladık.

  3. Nisâ suresi, 38. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 38. ayet. وَٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَلَا بِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَن يَكُنِ ٱلشَّيْطَٰنُ لَهُۥ قَرِينًا فَسَآءَ قَرِينًا

    Diyanet İşleri

    Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları hâlde, mallarını, insanlara gösteriş için infak edenleri (verenleri) de (Allah sevmez). dipnot 1 Şeytan bir kişiye arkadaş olursa, (bilsin ki) o, ne kötü bir arkadaştır!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Bakara 2:264, Nisâ 4:142 ve Mâ‘ûn 107:6. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah yaptıkları infak kendilerine yarar sağlamayacak olanlara dikkat çekmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını sırf gösteriş olsun için harcayanları da (sevmez). Can yoldaşı şeytan olan kimse ne kötü dosta sahiptir!

    Muhammed Esed

    Allaha ve Ahiret Gününe inanmadıkları halde mallarından başkalarına (sırf) insanlar görüp takdir etsinler diye harcayanlar(ı Allah sevmez); yakın dostu şeytan olan kişi, ne kötü dost sahibidir!

    Ahmed Hulusi

    Hakikatlerini de Esma'sıyla vareden Allah'a ve gelecekte yaşayacakları sürece iman etmedikleri halde, mallarını, insanlara gösteriş amaçlı harcarlar. Şeytan kimin yakını olursa, o ne kötü arkadaş sahibidir.

    Ali Bulaç

    Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını, insanlara gösteriş için sarfedenler de (ahirette azaba duçâr olurlar). Şeytan bir kimseye arkadaş olursa, ne kötü bir arkadaştır o!

    Ali Rıza Safa

    Ve insanlara gösteriş yapmak için, yardımlaşmak amacıyla yapıyormuş gibi mallarını harcarlar. Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne de inanmazlar. Şeytan, kimin arkadaşı olursa; işte bu, çok kötü bir arkadaşlıktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için infak edenler de, ahirette azaba duçar olurlar. Şeytan, bir kimseye arkadaş olursa ne kötü bir arkadaştır o!

    Edip Yüksel

    Bunlar, mallarını gösteriş için halka verir. ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylamazlar. Kimin arkadaşı sapkın olmuşsa çok kötü bir arkadaşa sahip olmuştur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunlar, mallarını gösteriş için halka verir. ALLAH'a ve ahiret gününe inanmazlar. Kimin arkadaşı şeytan olmuşsa çok kötü bir arkadaşa sahip olmuştur

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için sarfederler. Kime de şeytan arkadaş olursa, artık o ne kötü arkadaştır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar ki Allaha ve Ahıret gününe inanmazlar da mallarını nasa gösteriş için sarfederler, her kim de kendine şeytan arkadaş olursa artık o ne fena arkadaştır

    Erhan Aktaş

    Bunlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak eden, Allah'a ve ahiret gününe de iman etmeyen kimselerdir. Şeytan, kime arkadaşsa, o çok kötü arkadaş edinmiştir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak eden, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan, kime arkadaşsa, o çok kötü arkadaş edinmiştir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak dipnot 1 eden, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan, kime arkadaşsa, o çok kötü arkadaş edinmiştir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Harcayan.

    Gültekin Onan

    Ve onlar mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Tanrı'ya ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o.

    Hasan Basri Çantay

    Allaha ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için sarfedenler (i de Allah sevmez). Şeytan kime arkadaş olursa, o, ne kötü bir arkadaşdır!..

    İbni Kesir

    Mallarını, insanlara gösteriş için sarfeden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanları da Allah sevmez. Şeytan kime arkadaş olursa; o, ne kötü bir arkadaştır.

    Mehmet Alagaş

    (36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar ki, Allah’a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde, mallarını insanlara gösteriş için infak ederler. Şeytan kimin arkadaşı olmuşsa, o ne kötü bir arkadaştır.

    Süleyman Ateş

    Bunlar mallarını insanlara gösteriş için verirler, Allah'a, ve ahiret gününe inanmazlar. Kimin arkadaşı şeytan ise, o(nun) ne kötü bir arkadaş(ı var)dır!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar mallarını insanlara gösteriş için harcarlar, Allah'a ve ahiret gününe de güvenmezler. Şeytan kime arkadaş olursa onun arkadaşlığı pek kötü olur.

    Şaban Britch

    Bunlar mallarını insanlara gösteriş için harcar, Allah’a ve ahiret gününe iman etmezler. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır.

    Şaban Piriş

    Mallarını insanlara gösteriş için harcayanlara, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlara (gelince) şeytan, o kimseye arkadaş olur. Ne kötü arkadaştır o!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe inanmazlar da halka gösteriş olsun diye mallarını dağıtırlar. Arkadaşı şeytan olan için ne kötü arkadaştır o.

  4. Nisâ suresi, 39. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 39. ayet. وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقَهُمُ ٱللَّهُ وَكَانَ ٱللَّهُ بِهِمْ عَلِيمًا

    Diyanet İşleri

    Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah, onları en iyi bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a ve ahiret gününe iman edip Allah'ın kendilerine verdiğinden (O'nun yolunda) infak etselerdi (verselerdi) ya! Allah onları(n durumunu) bilendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bunlar da Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın kendilerine bağışladığı rızıktan infak etselerdi ne kaybederlerdi sanki? Ama Allah onlar hakkında her şeyi bilir.

    Muhammed Esed

    Onlar sadece Allaha ve Ahiret Gününe inanıyorlarsa ve Allahın kendilerine rızık olarak bağışladığını (Onun yolunda) harcıyorlarsa neden korksunlar ki? Allah onlar hakkındaki her şeyi bilir.

    Ahmed Hulusi

    Hakikatlerini de Esma'sıyla vareden Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman edip, Allah'ın onları rızıklandırdığından, başkalarına da bağışlasalardı ne zarar ederlerdi ki? Allah hakikatlarinde olarak Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Allah'a ve ahiret gününe inanarak Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan infak etselerdi, aleyhlerine mi olurdu? Allah, onları iyi bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah'ın kendilerine verdiğinden (O'nun yolunda) harcasalardı bu, aleyhlerine mi olurdu? Allah onların durumunu hakkıyla bilmektedir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inansalardı ve Allah'ın kendilerine geçimlik olarak verdiklerinden yardımlaşmak amacıyla paylaşsalardı ne olurdu? Allah, zaten onları bilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah'ın kendilerine verdiğinden O'nun yolunda infak etselerdi, ne olurdu sanki? Allah onların durumunu hakkıyla bilmektedir.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylasalardı ve ALLAH'ın kendilerine vermiş olduğu rızıktan yardım olarak harcasalardı ne olurdu? ALLAH onları Bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a ve ahiret gününe inansalardı ve ALLAH'ın kendilerine vermiş olduğu rızıktan yardım olarak harcasalardı ne olurdu? ALLAH onları Bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ne vardı bunlar Allah'a iman etseler, ahiret gününe inansalar ve Allah'ın kendilerine vermiş olduğu şeylerden infak etselerdi zarar mı ederlerdi? Allah, kendilerini bilirdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne vardı bunlar Allaha iman getirseler ve Ahıret gününe inansalar da Allahın kendilerine merzuk buyurduğu şeylerden infak etselerdi? Ziyan mı ederlerdi? Allah kendilerini bilirdi

    Erhan Aktaş

    Onlara ne olurdu sanki, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi; Allah'ın verdiği rızıktan infak etselerdi. Allah, onları en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlara ne olurdu sanki, Allah'a ve ahiret gününe inansalardı; Allah'ın verdiği rızıktan infak etselerdi. Allah, onları en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne gerçekten inanıp, Allah'ın verdiği rızıktan infak dipnot 1 etselerdi ne kaybederlerdi ki! Allah, onları en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hayırlı işlere ve ihtiyaç sahiplerine karşılıksız yardım etmek.

    Gültekin Onan

    Tanrı'ya ve ahiret gününe inananarak Tanrı'nın kendilerine verdiği rızıktan infak etselerdi aleyhlerine mi olurdu? Tanrı, onları iyi bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Allaha ve ahiret gününe iman edib de Allanın kendilerine verdiğinden harcamış olsalardı bu, onlara zarar mı idi? Allah onları çok iyi bilendir.

    İbni Kesir

    Ne olurdu sanki onlar; Allah'a, ahiret gününe inanmış ve Allah'ın verdiği rızıklardan infak etmiş olsalardı. Allah onları çok iyi bilendir.

    Mehmet Alagaş

    (36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bunlar, Allah’a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah’ın verdiği rızıktan infak etselerdi ne olurdu? Allah, onları en iyi bilendir.

    Süleyman Ateş

    Onlara ne olurdu sanki Allah'a ve ahiret gününe inansalardı ve Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan Allah yolunda harcasalardı! Allah onları biliyordu.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inansalar ve (bir mümin olarak) Allah'ın verdiği rızıktan hayra harcasalardı ne kaybederlerdi! dipnot 1 Allah, onların durumunu iyi bilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aksine çok şey kazanırlardı (Bakara 2/261, 265, 272 -274, Leyl 92/5-7).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenselerdi, Allah'ın verdiği rızıktan hayra harcasalardı bunun onlara ne yükü olurdu? Allah, onların durumunu bilir.

    Şaban Britch

    Allah’a ve ahiret gününe iman edip, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerinden infak etselerdi ne olurdu? Allah onları bilendir.

    Şaban Piriş

    Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan bağışta bulunsalardı onlara ne olurdu? Allah onları bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ne olurdu onlara, Allah'a ve ahiret gününe inanıp da Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan öyle dağıtsalardı! Allah onları bilmekteydi.

  5. Nisâ suresi, 40. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 40. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ وَإِن تَكُ حَسَنَةً يُضَٰعِفْهَا وَيُؤْتِ مِن لَّدُنْهُ أَجْرًا عَظِيمًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş) iyilik olursa (Allah) onu katlar (kat kat artırır) ve katından bir de büyük bir ödül verir.

    Mustafa İslamoğlu

    Kuşkusuz Allah kimseye zerre miktarı haksızlık yapmaz; eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat artırır; katından da büyük bir ödül bahşeder.

    Muhammed Esed

    Şüphesiz Allah, kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz; eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat arttırır ve rahmetinden büyük bir ödül bahşeder.

    Ahmed Hulusi

    Şüphesiz Allah kimseye zerre ağırlığınca bile zulmetmez! Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden aziym bir mükafat verir.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, Allah zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve kendi yanından pek büyük bir ecir verir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kötülük ise onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Allah, en küçük bir haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa, katlayarak onu çoğaltır ve Kendi katından büyük bir ödül verir.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz Allah, kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz. Eğer hayırlı bir iş varsa onu kat kat arttırır ve rahmetinden büyük bir ödül bahşeder.

    Edip Yüksel

    ALLAH bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiliğin karşılığını kat kat verir ve kendi katından büyük bir ödül de verir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiliğin karşılığını kat kat verir ve kendi katından büyük bir ödül de verir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah zerre kadar zulmetmez ve eğer bir iyilik olursa onu kat kat artırır, ayrıca kendi tarafından da büyük bir mükafat verir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde Allah zerre miskali zulmetmez ve eğer bir hasene olursa onu kat kat artırır bir de tarafından azim bir ecir verir

    Erhan Aktaş

    Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, Tanrı zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta) Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve kendi yanından pek büyük bir ecir verir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Zerre mıkdarı) bir iyilik olursa onu (n sevabını) kat kat artırır. Kendi canibinden (başkaca da) pek büyük bir mükafat verir.

    İbni Kesir

    Allah; şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz. Ama zerre kadar iyilik yapılsa onu kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafaat verir.

    Mehmet Alagaş

    (36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Allah, zerre miktarı kadar bile haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.

    Süleyman Ateş

    Allah zerre kadar haksızlık etmez, zerre miktarı bir iyilik olsa onu kat kat yapar ve kendi katından da büyük bir mükafat verir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah zerre kadar haksızlık yapmaz; bir iyilik olsa onu kat kat artırır ve kendi katından da ona büyük bir ödül verir.

    Şaban Britch

    Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz/zulüm etmez. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.

    Şaban Piriş

    Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır. Ve kendi yanından büyük bir mükafat verir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah zerre kadar zulüm yapmaz. Küçücük bir iyilik olsa onu kat kat artırır ve kendi katından da büyük bir ödül verir.

  6. Nisâ suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 41. ayet. فَكَيْفَ إِذَا جِئْنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍۭ بِشَهِيدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ شَهِيدًا

    Diyanet İşleri

    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!.

    Mehmet Okuyan

    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak getirdiğimiz zaman (hâlleri) nasıl olacak! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Bakara 2:144, Nahl 16:84, 89 ve Kasas 28:75. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Asıl her toplumdan bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlar aleyhine şahit gösterdiğimiz zaman ne olacak (onların hali)?

    Muhammed Esed

    Öyleyse (Hesap Günü), her topluluk içinden şahitler getireceğimiz ve seni (ey Peygamber) onlar aleyhinde şahit tutacağımız zaman, ne olacak (o günahkarların hali?)

    Ahmed Hulusi

    Her topluluktan, içlerinden bir şahit getirip, seni de onlara şahit tuttuğumuz zaman, nicedir halleri?

    Ali Bulaç

    Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların üzerine seni şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak?

    Ali Özek ve heyeti

    Her bir ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak gösterdiğimiz zaman halleri nice olacak!

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, her topluluktan bir tanık getirdiğimizde; onların üzerine de seni tanık olarak getirdiğimizde nasıl olacak?

    Bayraktar Bayraklı

    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit olarak tutacağımız zaman, halleri nice olacaktır.

    Edip Yüksel

    Her ulusun üzerine bir tanık getirdiğimizde, seni de bunların üzerine tanık olarak getirsek halleri nice olur?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Her ulusun üzerine bir tanık getirdiğimizde, seni de bunların üzerine tanık olarak getirsek halleri nice olur?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz, seni de bunların üzerine şahit getirdiğimiz zaman, bakalım bunların hali nasıl olacak?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bakalım nasıl olacak: Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz, seni de onların üzerine şahid getirdiğimiz vakıt?

    Erhan Aktaş

    Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz ve seni de onların üzerine tanık yaptığımız zaman, halleri nice olacak!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz ve seni de onların üzerine tanık yaptığımız zaman, halleri nice olacak!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz ve seni de onların üzerine tanık yaptığımız zaman, halleri nice olacak!

    Gültekin Onan

    Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz ve onların üzerine seni şahit olarak getirdiğimiz zaman nasıl olacak ?

    Hasan Basri Çantay

    Her ümmetden (leh ve aleyhlerinde söyleyecek) birer şahid, onların üzerine de (Habibim) seni bir şahid olarak getirdiğimiz zaman (o Yahudilerin, kafirlerin, münafıkların halleri) nice (olur)?

    İbni Kesir

    Her ümmetten bir şahid kıldığımız ve onlara da seni şahid getirdiğimiz zaman nice olacak?

    Mehmet Alagaş

    (36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!

    Süleyman Ateş

    Her ümmetten (inanç ve davranışlarının doğru olup olmadığına tanıklık edecek) bir şahid, seni de bunlara şahid getirdiğimiz zaman (halleri) nice olur?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her toplumdan (ümmetten) bir şahit getirdiğimiz zaman onların hali nice olacaktır!? Seni de bunlara şahit getireceğiz dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Maide 5/117

    Şaban Britch

    Her toplumdan bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit kıldığımız zaman nasıl olacak?

    Şaban Piriş

    Her toplumdan bir şahit getirdiğimiz ve seni de onlara şahit kıldığımız zaman nasıl olacak?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Her ümmetten bir tanık getirip seni de şunlar üzerine bir tanık olarak diktiğimizde iş nice olacak?!

  7. Nisâ suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 42. ayet. يَوْمَئِذٍ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَعَصَوُا۟ ٱلرَّسُولَ لَوْ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلْأَرْضُ وَلَا يَكْتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثًا

    Diyanet İşleri

    O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.

    Mehmet Okuyan

    İnkâr edip Elçi'ye isyan edenler, o gün yer(in dibin)e batırılmayı isterler; Allah'tan hiçbir haberi gizleyemezler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet peygambere isyanın ve peygambersiz din algısının sonuçlarından birisini vermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    O gün hakikati inkar edenler ve Peygamber'e karşı çıkanlar, yerin dibine geçmeyi temenni ederler; fakat onlar hiçbir şeyi Allah'tan gizleyemezler.

    Muhammed Esed

    Hakikati inkara şartlanmış olanlar ve Peygambere itaatsizlik yapanlar o gün toprağın kendilerini yutmasını isteyecekler; ama onlar, olup biten hiçbir şeyi Allahtan gizle(ye)meyeceklerdir.

    Ahmed Hulusi

    O süreçte hakikati inkar edenler ve Rasule asi olanlar, yerin kendilerini yutarak yok etmesini isterler. Allah'tan hiçbir şeyi gizleyemeyeceklerdir.

    Ali Bulaç

    O gün, küfre sapıp da elçiye isyan edenler, yerle bir olmayı 'severek isteyecekler.' Oysa Allah'tan hiç bir sözü gizleyemezler.

    Ali Özek ve heyeti

    Küfür yoluna sapıp peygamberi dinlemeyenler o gün yerin dibine batırılmayı temenni ederler ve Allah’tan hiçbir haberi gizleyemezler.

    Ali Rıza Safa

    O gün, nankörlük edenler ve elçiye karşı gelenler, yerin dibine girmek isterler. Çünkü hiçbir sözü -hadisi- Allah'tan gizleyemezler.

    Bayraktar Bayraklı

    İnkar edenler ve peygambere asi olanlar, o gün yerin dibine batırılmayı temenni ederler ve Allah'tan hiçbir haberi gizleyemezler.

    Edip Yüksel

    İnkar edenler ve elçiye karşı gelenler o gün yerle bir olmak isterler. ALLAH'tan hiçbir hadis gizleyemezler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkar edenler ve elçiye karşı gelenler o gün yerle bir olmak isterler. ALLAH'tan hiç bir söz gizleyemezler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte o gün inkar edip peygambere asi olanlar şöyle arzu edecekler: Keşke yerle bir edilselerdi de Allah'tan bir tek söz gizlemeselerdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte o gün öyle arzu edecek o küfredib Peygambere asi olanlar ki keşke hak ile yeksan edilselerdi de Allaha bir sözü ketmetmeselerdi

    Erhan Aktaş

    Nankörlük edip Resul'e karşı çıkanlar, O Gün dipnot 1 yerle bir olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap sorma zamanı, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Nankörlük edip resule karşı çıkanlar, izin günü dipnot 1 yerle bir olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yevme izin", terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün, "

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Nankörlük edip rasule karşı çıkanlar, izin günü yerle bir olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.

    Gültekin Onan

    O gün, küfredip elçiye isyan edenler, yerle bir olmayı 'severek isteyecekler' Oysa Tanrı'dan hiç bir sözü gizleyemezler.

    Hasan Basri Çantay

    (Allahın birliğini inkar ve) küfr edenlerle o peygambere asi olanlar o gün hak ile yeksan edilselerdi de Allahdan bir sözü gizlememiş olsalardı temennisinde bulunacakdır.

    İbni Kesir

    İşte o gün, küfredip Rasul'e asi olanlar, isterlerdi ki; yerle bir olsalardı da Allah'dan o bir sözü gizlememiş bulunsalardı.

    Mehmet Alagaş

    (36-42) Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, Anne babaya, yakınlığı olanlara, yetimlere, yoksunlara/ miskinlere, yakın komşuya, yan komşuya, yanınızda ki arkadaşınıza, yol çocuklarına ve elinizin altında çalışanlarınıza (kadın cariye veya erkek köle) güzel davranın, muhakkak ki Allah, kendini önemli göreni ve kendiyle övüneni / kendiyle iftihar edineni sevmez, onlar ki cimrilik ederler ve cimriliği de emrederler , Allah’ın fazlından kendilerine verdiklerini de saklarlar , kafirler için alçaltıcı / on ur kırıcı bir azap hazırladık. İnsanlara gösteriş olsun diye mallarını harcarlar , Allah’a iman etmiyorlar ve Ahiret gününe iman etmiyorlar , kimin yakın arkadaşı şeytan olmuşsa, o ne kötü bir yakın arkadaştır. Keşke Allah’a, ahiret gününe iman etselerdi ve de Allah’ın onları rızıklandırdıklarından harcasalardı, aleyhlerine ne olurdu ki? Allah onları bilendir. Allah kesinlikle zerre ağırlığınca dahi zulmetmez , O zerre, sizin için bir güzellik ise onu katlar / kat kat çoğaltır , katından da kocaman bir ödül / ecir ona verir. Her bir toplu m / ümmet şahitleri ile bize geldiklerinde nasıl olacak? Sen de bize, işte bunlar için şahit olarak geldiğinde nasıl olacak? O gün kafirler ve Resullere isyan edenler kendilerinin de arzla beraber dümdüz olmalarını arzu ederler, Allah’tan hiçbir sözü saklayamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün, küfre sapıp da Peygamber'e isyan edenler, yerle bir olmayı severek isteyecekler ve Allah’tan hiçbir sözü gizleyemeyecekler.

    Süleyman Ateş

    Nankörlük edip, (Allah'ın) Elçi(sin)e karşı gelenler, o gün yerin dibine geçirilmeyi isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri görmezden gelenler (kafirler) ve elçiye baş kaldırmış bulunanlar, o gün toprağa karışıp kaybolmuş olmayı ne kadar çok isterler. Çünkü Allah'tan hiçbir sözü gizleyemeyeceklerdir.

    Şaban Britch

    O gün, küfre sapıp da Peygamber'e isyan edenler, yerle bir olmayı severek isteyecekler ve Allah’tan hiçbir sözü gizleyemeyecekler.

    Şaban Piriş

    O gün, küfre sapıp da Peygambere isyan edenler, yerle bir olmayı severek isteyecekler ve Allah'tan hiç bir sözü gizleyemeyecekler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir gündür ki o, küfre sapıp resule isyan edenler toprağa karışıp gitmeyi isteyecekler ve Allah'tan hiçbir sözü gizleyemeyecekler.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.