Nisâ suresi · 15–22. ayetler

Fuhuş cezası, tövbe ve kadın hakları

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nisâ suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 15. ayet. وَٱلَّٰتِى يَأْتِينَ ٱلْفَٰحِشَةَ مِن نِّسَآئِكُمْ فَٱسْتَشْهِدُوا۟ عَلَيْهِنَّ أَرْبَعَةً مِّنكُمْ فَإِن شَهِدُوا۟ فَأَمْسِكُوهُنَّ فِى ٱلْبُيُوتِ حَتَّىٰ يَتَوَفَّىٰهُنَّ ٱلْمَوْتُ أَوْ يَجْعَلَ ٱللَّهُ لَهُنَّ سَبِيلًا

    Diyanet İşleri

    Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).

    Mehmet Okuyan

    Kadınlarınızdan çirkinlik (fuhuş) yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin! dipnot 1 Şahitlik ederlerse, o (kadı)nları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar için bir yol açıncaya kadar dipnot 2 evlerde hapsedin! dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki "dört şahit"te, özel olarak cinsiyet göndermesi veya cinsiyet tahsisi yoktur. Ayetteki [minküm] "sizden" ifadesi, "siz müslümanlardan" anlamına alınmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada sözü edilen "Allah'ın onlar için açacağı yol" onların lehine olmak üzere tevbe ettikten sonra evlenebilmeleri hükmüdür.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayet kadın kadına [fuhş]un cezasını içermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Hayasızlık sergileyen kadınlarınıza gelince: aranızdan onlar için dört şahit gösterin! Ve eğer bunlar onun için şahitlik yaparlarsa, ölüm gelinceye ya da Allah onların lehine bir yol gösterinceye kadar evlerde hapsedin!

    Muhammed Esed

    Hayasızca davranışlarda bulunan kadınlarınıza gelince, aranızdan onların işlediği suça şahit olan dört kişi çağırın; bunlar onun için şahitlik yaparlarsa, suçlu kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara (tevbe etmeleri suretiyle) bir kapı açıncaya kadar evlerine hapsedin.

    Ahmed Hulusi

    Fuhuş yapan kadınları suçlamak için dört şahit getirin. Şayet (dört kişi) şahitlik ederlerse, ölene kadar ya da Allah onlara başka bir kapı açana (tövbe edene) kadar evlerinde hapsedin.

    Ali Bulaç

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanların aleyhinde olmak üzere içinizden dört şahid tutun. Eğer şehadet ederlerse, onları, ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol kılıncaya kadar evlerde alıkoyun.

    Ali Özek ve heyeti

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye, yahut Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin.

    Ali Rıza Safa

    Ve kadınlarınızdan sağtöreye uygun olmayan ilişkilerde bulunanlara karşı, aranızdan dört tanık getirin. Tanıklık ederlerse, artık ölüm onları götürünceye veya Allah onlara bir yol açıncaya değin evlerde tutun. dipnot 81

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 81
      "Kadınlarınızdan sağtöreye uygun olmayan ilişkilerde bulunanlar" olarak yazdığımız tümce, bildirilen zamir nedeniyle, kadınlar arasındaki eşcinsel ilişkilere yöneliktir.

    Bayraktar Bayraklı

    Kadın kadına hayasızca davranışlarda bulunanlara/lezbiyenlik yapanlaragelince, onların işlediği bu ahlaksızlığa aranızdan dört kişi şahitlik etsin; bunlar onun için şahitlik yaparlarsa, suçlu kadınları ölüm alıp götürünceye yahut Allah onlara tövbe etmeleri suretiyle bir kapı açıncaya kadar, evlerine hapsediniz.

    Edip Yüksel

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin. Tanıklık ederlerse, onları, ölünceye veya ALLAH onlara bir yol açıncaya kadar evlerde tutun. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Dört kez fuhuş yaptığı kanıtlanan bir kadın kamu sağlığı açısından tehlike varsayılarak karantina altına alınmalıdır. Karantinadan sonra tövbe ederse veya evlenirse serbest bırakılabilir. * Fuhşun isbatı için dört tanık aranmasının nedeni Bilge Tanrı'nın çağımızdaki teknolojik imkanlarımızı kullanmamızı istemesidir. Genetik test yoluyla cinsel tecavüzde bulunanların kimlikleri, genetik kalıntılarla belirlenebiliyor, çocukların kime ait olduğu bulunabiliyor. * Genetik yapımız DÖRT asit molekülünün belirlenmiş kombinasyonlar halindeki dizilişinden oluşuyor. Adenin, Guanin, Citozin ve Timin adındaki bu moleküller genetik zincirin bazı bölümlerinde her insan için farklı kombinasyonda dizilirler. Böylece, genetik yapımızdaki bu DÖRT molekül, sürekli olarak ardımızda kimliğimizi kanıtlayan TANIKLAR olarak işlev görürler. * Kuran, tanıklığın illa gözle görülmesi biçiminde olmasını gerektirmez. * Nitekim biz Tanrı'nın varlığına ve tekliğine bilincimiz ve zekamızla tanıklık ederiz. * Yusuf Suresinin 26-27'nci ayetlerindeki erkek tanık olaya gözüyle tanık olduğu için tanık olarak kabul edilmiyor. Nitekim "ben olayı gözlerimle gördüm" demiyor. Yusuf'a yöneltilen suçlamaya karşılık insan tanık, deney ve mantıksal çıkarımın bilgisini tanık olarak sunuyor. Bir başka deyişle onun tanıklığı verilere dayanan entelektüel bir tanıklıktan ibaret.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin. Tanıklık ederlerse, onları, ölünceye veya ALLAH onlara bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kadınlarınızdan zina edenlerin aleyhlerine dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, ölüm onları alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kadınlarınızdan fuhşü irtikab edenlerin aleyhlerine sizden dört şahid getirin, eğer şehadet ederlerse o kadınları evlerde hapsedin ta ölüm kendilerini alıb götürünceye veya Allah haklarında bir yol açıncaya kadar

    Erhan Aktaş

    Kadınlarınızdan fahişelik dipnot 1 yapanlara gelince; onların fahişelik yaptıklarına dair aranızdan dört kişinin tanıklık yapması halinde; onları, ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol gösterinceye kadar evlerinde gözetim altında tutun.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Lezbiyenlik. Ayet, zinadan değil, fahişelikten yani aşırılıktan, davranış bozukluğundan söz etmektedir. Kur'an, fahişe kelimesini "her türlü aşırılık" anlamında kullanmaktadır. Buradaki fahişelikten kasıt, lezbiyenliktir. Ve bu suçun sabit görülmesi dört kişinin tanıklığına bağlanmıştır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kadınlarınızdan fahişelik dipnot 1 yapanlara gelince; onların fahişelik yaptıklarına dair aranızdan dört kişinin tanıklık yapması halinde; onları, ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol gösterinceye kadar evlerinde gözetim altında tutun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Lezbiyenlik. Ayet, zinadan değil, fahişelikten yani aşırılıktan, davranış bozukluğundan söz etmektedir. Kur'an, fahişe sözcüğünü "her türlü aşırılık" anlamında kullanmaktadır. Buradaki fahişelikten kasıt, lezbiyenliktir. Ve bu suçun sabit görülmesi dört kişinin tanıklığına bağlanmıştır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kadınlarınızdan fahişelik dipnot 1 yapanlara gelince; onların fahişelik yaptıklarına dair aranızdan dört kişinin tanıklık yapması halinde; onları, ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara bir yol gösterinceye kadar evlerinde gözetim altında tutun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Lezbiyenlik. Ayet, zinadan değil, fahişelikten yani aşırılıktan, davranış bozukluğundan söz etmektedir. Kur'an, fahişe sözcüğünü "her türlü aşırılık" anlamında kullanmaktadır. Buradaki fahişelikten kasıt, lezbiyenliktir. Ve bu suçun sabit görülmesi dört kişinin tanıklığına bağlanmıştır.

    Gültekin Onan

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanların aleyhinde olmak üzere içinizden dört şahid tutun. Eğer şehadet ederlerse, onları, ölüm alıp götürünceye veya Tanrı onlara bir yol kılıncaya kadar evlerde alıkoyun.

    Hasan Basri Çantay

    Kadınlarınızdan fuhuşu irtikab edenlere karşı içinizden dört şahid getirin. Eğer şehadet ederlerse — onları ölüm alıb götürünceye, yahud Allah onlara bir yol açıncaya kadar — kendilerini evlerde alıkoyun (insanlarla ihtilatdan men' edin).

    İbni Kesir

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı, içinizden dört şahid getirin. Onlar şehadet ederlerse; ölünceye veya Allah onlara bir yol gösterinceye kadar evlerde tutun.

    Mehmet Alagaş

    (15-16) Kadınlarınızdan iğrençlik yapanlar için / fahişelik yapanlar için onların aleyhlerine sizden dört kişi ile şahitlendirin, eğer ki şahitlik ederlerse, o kadınları vefat edip ölünceye yahut onlar hakkında Allah bir yol yapana kadar evlerde tutun. İçinizden zina eden iki erkeğe (eşcinsel) eziyet edin. Eğer vazgeçip ıslah olursalar, ikisinden de uzaklaşın / eziyeti durdurun, muhakkak ki Allah vazgeçmeleri kabul edendir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).

    Süleyman Ateş

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört şahid getirin; eğer onlar şahidlik ederlerse, o kadınları ölüm alıncaya, ya da Allah onların yararına bir yol gösterinceye kadar evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).

    Süleymaniye Vakfı

    Kadınlarınızdan zina yapanlara karşı sizden /Müslümanlardan dört şahit getirin. dipnot 1 Şahitlik ederlerse o kadınlar ölünceye veya Allah onların lehine bir yol açıncaya kadar onları evlerde tutun. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zina diye meal verdiğimiz kelime, fuhuş anlamında olan el-fahişe (الْفَاحِشَةَ)'dir. Türkçede para karşılığı yapılan cinsel ilişkiye fuhuş dendiği için, yanlış anlamaya yol açmasın diye zina kelimesi kullanılmıştır. Kur'an'a göre her zina fuhuştur (İsra 17/32). Bu ayette, kadının fahişelik yaptığı iddiasının ispatı için dört şahit istenmesi, yapılan eylemin zina olduğunu gösterir. Çünkü 4 şahit, sadece kadının zina ettiği iddiasını ispat için istenir (Nur 24/4).
    2. metne dön, dipnot 2
      Muhammed aleyhisselam Mekke'de iken önceki kitaplara uyma emri almıştı (En'am 6/90). Medine'de ceza uygulayacak konuma gelince zina suçu işleyenlere Tevrat'ta bulunan recm yani taşlayarak öldürme cezasını (
      Levililer 20/10-21 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 20:10

      “ ‹Biri başka birinin karısıyla, yani komşusunun karısıyla zina ederse, hem kendisi, hem de zina ettiği kadın kesinlikle öldürülecektir.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ,
      Tesniye 22/22-26 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 22:22

      “Eğer bir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa, hem kadınla yatan adam, hem kadın, ikisi de öldürülecek. İsrailden kötülüğü atacaksınız.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ) uyguladı (Buhari, Hudud, 24 ve 30). Bu ayetler recm cezasını ilk aşamada kadın için ev hapsi ve sıkıntı verme, erkek için de sadece sıkıntı verme cezası olarak hükme bağlamıştır. Tövbe edip ıslah oldukları ortaya çıkınca sıkıntı verme cezası her ikisine de uygulanmaz. Daha sonra bu ceza da hafifletilerek 100 celdeye çevrilmiştir (Nur 24/2).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı aranızdan dört şahit getirin, şahitlik ederlerse, onları, ölünceye veya Allah bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.

    Şaban Britch

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı dört erkek şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, ölüm onları alıp götürünceye yahut Allah, onlar için bir yol gösterinceye kadar evlerde hapsedin.

    Şaban Piriş

    Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı dört erkek şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, ölüm onları alıp götürünceye yahut Allah, onlar için bir yol gösterinceye kadar evlerde hapsedin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kadınlarınızdan eşcinsellik/sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin; eğer tanıklık ederlerse o kadınları, ölüm canlarını alıncaya ya da Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.

  2. Nisâ suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 16. ayet. وَٱلَّذَانِ يَأْتِيَٰنِهَا مِنكُمْ فَـَٔاذُوهُمَا فَإِن تَابَا وَأَصْلَحَا فَأَعْرِضُوا۟ عَنْهُمَآ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ تَوَّابًا رَّحِيمًا

    Diyanet İşleri

    Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    İçinizden onu (o fuhşu) yapan iki erkeği de cezalandırın! dipnot 1 tevbe eder, kendilerini düzeltirlerse dipnot 2 artık onlardan (kendilerine ceza vermekten) vazgeçin! Şüphesiz ki Allah tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet öncekinin zıddına bu defa "erkek erkeğe yapılan homoseksüellik" ahlaksızlığının cezasını içerir. Bu iki ayette bilinen anlamda kadın-erkek yapılan zinadan söz edilmemektedir. Zira bilinen anlamda zinanın cezası, Nûr 24:2'de 100 [celde] (değnek) olarak belirlenmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Al-i İmrân 3:89, dipnot 8.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve aranızdan bu işi yapan her iki erkeği de cezalandırın! Eğer o ikisi tevbe eder ve durumlarını düzeltirse, onları cezalandırmaktan vazgeçin! Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, sınırsız merhamet sahibidir.

    Muhammed Esed

    Suçluların her ikisini de (böyle) cezalandırın; ama eğer ikisi de tevbe eder ve gidişatlarını düzeltirlerse, onları kendi hallerine bırakın: çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, rahmet kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    Onu sizden iki erkek yaparsa, onlara eziyet verin. Şayet tövbe edip düzelirlerse, artık onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah Tevvab'dır, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Sizlerden fuhuş yapanların, her ikisine eziyet edin. Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa artık onlardan vazgeçin. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlara ceza verip eziyet etmekten vazgeçin; çünkü Allah tövbeleri çok kabul eden ve çok bağışlayandır.

    Ali Rıza Safa

    Aranızdan, onu yapan erkeklerin her ikisini de cezalandırın. Pişmanlık gösterirler ve kendilerini düzeltirlerse bırakın. Kuşkusuz, Allah, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir. dipnot 82

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 82
      "Aranızdan, onu yapan erkekler" olarak yazdığımız tümce, bildirilen zamir nedeniyle, erkekler arasındaki eşcinsel ilişkilere yöneliktir.

    Bayraktar Bayraklı

    İçinizden iki erkek fuhuş/livata yaparsaonlara eziyet ediniz; eğer tövbe edip uslanırlarsa, artık onlara eziyetten vazgeçiniz. Çünkü Allah,tövbeleri kabul edendir, merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Sizden onu işleyen çifti cezalandırın. Tövbe edip düzelirlerse onlardan vazgeçin. ALLAH yönelişleri kabul edendir, Rahim'dir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Zina edenlerin cezası için bak 24:1.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizden zina işleyen çifti cezalandırın. Tevbe edip düzelirlerse onlardan vazgeçin. ALLAH yönelişleri kabul edendir, Rahim'dir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizlerden zina edenlerin ikisine de eziyet edin. Eğer tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları cezalandırmaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tevbeleri kabul eden, daima merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizlerden onu irtikab edenlerin ikisini de eziyyete koşun eğer tevbe edib ıslah olurlarsa onlardan vaz geçin, çünkü Allah tevvab, rahim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Sizden onu dipnot 1 yapan iki er kişiye de eziyet edin. dipnot 2 Eğer tevbe eder, kendilerini düzeltirlerse onları rahat bırakın. dipnot 3 Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir ve Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Homoseksüellik.
    2. metne dön, dipnot 2
      Caydırıcı ceza verin.
    3. metne dön, dipnot 3
      Cezada kadın erkek arasındaki farklılık, cinsiyet ayrımcılığından dolayı değil; o günün koşullarında erkek, ailenin geçimini sağlamak için dışarıda çalışmak zorunda olduğundan ev hapsi uygulaması yerine caydırıcı ceza ile cezalandırılmıştır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizden onu dipnot 1 yapan iki er kişiye de eziyet edin dipnot 2 . Eğer tevbe eder, kendilerini düzeltirlerse onları rahat bırakın. dipnot 3 Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir ve Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Homoseksüellik.
    2. metne dön, dipnot 2
      Caydırıcı ceza verin.
    3. metne dön, dipnot 3
      Cezada kadın erkek arasındaki farklılık, cinsiyet ayrımcılığından dolayı değil; o günün koşullarında erkek, ailenin geçimini sağlamak için dışarıda çalışmak zorunda olduğundan ev hapsi uygulaması yerine caydırıcı ceza ile cezalandırılmıştır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizden onu dipnot 1 yapan iki er kişiye de eziyet edin dipnot 2 . Eğer tövbe eder, kendilerini düzeltirlerse onları rahat bırakın. dipnot 3 Allah, Tövbeleri Kabul Eden'dir ve Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Homoseksüellik.
    2. metne dön, dipnot 2
      Caydırıcı ceza verin.
    3. metne dön, dipnot 3
      Cezada kadın erkek arasındaki farklılık, cinsiyet ayrımcılığından dolayı değil; o günün koşullarında erkek, ailenin geçimini sağlamak için dışarıda çalışmak zorunda olduğundan ev hapsi uygulaması yerine caydırıcı ceza ile cezalandırılmıştır.

    Gültekin Onan

    Sizlerden fuhuş yapanların, her ikisine eziyet edin. Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa artık onlardan vazgeçin. Şüphesiz Tanrı, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Sizlerden fuhuşu irtikab edenlerin her ikisini de eziyyete koşun. Eğer tevbe edib (nefislerini) İslah ederlerse artık onlar (a eziyyet) den vaz geçin. Çünkü Allah tevbeleri en çok kabul eden, en çok esirgeyendir.

    İbni Kesir

    Sizden fuhuş yapanların her ikisine de eziyet edin. Tevbe edip ıslah olurlarsa; artık onlardan vazgeçin. Çünkü Allah, Tevvab, Rahim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (15-16) Kadınlarınızdan iğrençlik yapanlar için / fahişelik yapanlar için onların aleyhlerine sizden dört kişi ile şahitlendirin, eğer ki şahitlik ederlerse, o kadınları vefat edip ölünceye yahut onlar hakkında Allah bir yol yapana kadar evlerde tutun. İçinizden zina eden iki erkeğe (eşcinsel) eziyet edin. Eğer vazgeçip ıslah olursalar, ikisinden de uzaklaşın / eziyeti durdurun, muhakkak ki Allah vazgeçmeleri kabul edendir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizlerden zina edenlerin her ikisini de incitip eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip eziyet etmekten vazgeçin. Çünkü Allah, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    İçinizden iki kişi, fuhuş yaparsa, onlara eziyet edin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlardan vazgeçin. Çünkü Allah, tevbeleri çok kabul edendir, çok esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizden onu (zinayı) yapmış olarak gelen o iki kişiye (erkeğe ve kadına) dipnot 1 sıkıntı verin. Eğer tövbe eder /dönüş yapar ve kendilerini düzeltirlerse artık onlara ilişmeyin. Allah tövbeleri çokça kabul eden ve ikramı bol olandır. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala fuhuş çeşitlerini yasaklamış (A'raf 7/33) ve onlardan uzak durmayı emretmiştir (En'am 6/151, Şura 42/37, Necm 53/31-32). İlgili ayetlerde çoğul kalıbı kullanılmıştır. Arap dilinde çoğul, en az üçü gösterdiğinden fuhuş çeşitlerinin ilki zina yani nikahsız kadın-erkek ilişkisi (İsra 17/32), ikincisi erkek erkeğe ilişki (A'raf 7/80-81), üçüncüsü de lezbiyenlik olur. Nisa 4/15. ayette, fuhuş yapan kadınlara verilen ev hapsi cezasının, daha sonra onların lehine olacak bir cezaya çevrileceği bildirilmiştir. Bu konu ile ilgili olarak, bundan sonra inen tek ayet zina cezasını belirleyen ayet olduğu için (Nur 24/2), Nisa 15'te ev hapsi cezasına çarptırılan kadınlar, zina suçu dışında bir suç işlemiş olamazlar. Zaten dört şahit getirme şartı, sadece zina suçu işlediği iddia edilen kadın ile ilgilidir (Nur 24/4, 13). Öyleyse Nisa 16'da sıkıntı verilmesi istenen kişilerden ikincisi, o kadınla zina eden erkekten başkası olamaz. Burada kadına daha fazla ceza verildiği düşünülebilir. Ama ev hapsi onu, kötü niyetli erkeklerden koruyacağı için kadının lehine olur. Bu cezalar, Nur Suresi 2. ayet ile kaldırılmış yani neshedilerek 100 celdeye dönüştürülmüştür. Konu bu kadar açık olduğu halde Nisa 15'in kadın kadına ilişki /lezbiyenlik ile ilgili olduğu, Allah'ın bu kadınlar için açacağı yolun da evlilik olduğu iddia edilir. Halbuki ayette bahsi geçen kadınların evli olmadıklarına dair bir delil yoktur. Evliliğin onları, zina veya lezbiyenlikten alıkoyacağı da söylenemez. Ayette geçen "lehine bir yol açıncaya kadar" ifadesi, ev hapsini sona erdirecek olan 100 celde yani kırbaç cezasından başkası olamaz. Ayetler arası ilişkileri dikkate almayanlar, 16. ayetin erkek erkeğe cinsel ilişki ile ilgili olduğunu da iddia ederler. Onlara göre ayetin başındaki "ellezani /o ikisi" ifadesi fuhuş eylemini yapan iki erkek anlamındadır. Bu iddianın da doğru olma ihtimali yoktur. Arap dilinde kadınlar için dişil, erkekler için eril kalıplar kullanılır ama erkek ile kadının ortak eylemini anlatan kelimeler, mutlaka eril kalıpta olur. Bu sebeple ilgili ayetleri yok sayıp Nisa 16'nın başındaki "ellezani (اللَّذان)" ifadesine dayanarak bu ayette erkek erkeğe cinsel ilişkinin kastedildiği söylenemez. Ayrıca 15 ve 16. ayetlerde bahsedilen ilişki çeşidinin aynı olduğu kesindir; çünkü 16. ayette "sizden onu yapmış olarak gelen" ifadesindeki "onu" zamiri, 15. ayetteki zina suçunu göstermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tövbe edip girdiği yanlış yolu bırakan ve iyi işler yapmaya başlayan kişilerin işledikleri günah ne olursa olsun Allah onları bağışlar ve ayrıca iyilik ve ikramda bulunur (Taha 20/82, Nur 24/5, Zümer 39/53, Şura 42/25). Allah onların kötülüklerinin yerine iyiliklerini koyar. (Furkan 25/68-70).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İçinizden zina eden o iki kişiye eziyet edin; eğer dönüş yapıp (tevbe) düzelirlerse onları bırakın. Allah kendisine dönenlerin dönüşünü (tevbesini) daima kabul eder ve ikramda bulunur.

    Şaban Britch

    Sizlerden zina eden her ikisine de eziyet edin, tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    İçinizden fuhuş yapan erkekleri cezalandırın tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, merhamet edendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvab'dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahim'dir, merhametine sınır yoktur.

  3. Nisâ suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 17. ayet. إِنَّمَا ٱلتَّوْبَةُ عَلَى ٱللَّهِ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِن قَرِيبٍ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَتُوبُ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

    Diyanet İşleri

    Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın kabul edeceği tevbe, sadece bilmeden kötülük edip sonra hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbesini kabul eder. dipnot 1 Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette Yüce Allah'ın kabul edeceği tevbenin bilgisizce yapılan bir hatadan hemen sonra gerçekleştirilen pişmanlık ve yöneliş olduğuna dikkat çekilmektedir. Hata işledikten hemen sonra tevbe etmek, günahın günah olduğunu idrak edebilmek ve günahı savunmamaktır. Zamana yayılan hata bir süre sonra kanıksanır, benimsenir, unutulur, alışkanlığa dönüşür ve kişiyi yaptığının hata olmadığı sonucuna götürür ki işte bu korkunç bir akıbettir. Ayette geçen [es-sûe] "kötülük" kelimesinin tekil getirilmesi, hatalara dalmamayı öğütlemektedir. Bilerek hatada ısrar etmek kişinin tevbe etmeden ölmesine yol açabilir ki bundan kurtulmak için hatadan hemen sonra tevbe etmek gerekmektedir. Benzer mesaj: Neml 27:11.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu, Allah katında kabul gören tevbe, yalnızca bir cahillik ederek kötülük işleyen ve sonra vakit geçirmeden Allah'a yönelenlere mahsustur. İşte Allah da onları affa yöneltecektir; zira Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

    Muhammed Esed

    Doğrusu, Allah'ın tevbeleri kabul etmesi, ancak bilmeyerek kötülük işleyen ve sonra, zaman geçirmeden tevbe edenlere mahsustur. Allah onlara rahmetiyle tekrar yönelecektir, zira Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Allah'ın kabul edeceği, cehalet nedeniyle yapılan kötülüğün fark edilmesi akabinde yapılan tövbedir. İşte Allah, bunların tövbesini kabul eder. Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden hemen tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah bunların tevbesini kabul eder; Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın kabul edeceği pişmanlık, ancak, bilisizlik yüzünden kötülük yapan, sonra hemen pişmanlık gösterenler içindir. Allah, işte böylelerinin pişmanlıklarını kabul edecektir. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın kabul edeceği tövbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir; işte Allah bunların tövbesini kabul eder; Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Cahillik yüzünden bir kötülük işleyen ve hemen ardından tövbe edenlerin tövbesinin kabulü ALLAH'a aittir. ALLAH tövbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cahillik yüzünden bir kötülük işleyen ve hemen ardından tövbe edenlerin tövbesinin kabulu ALLAH'a aittir. ALLAH tövbelerini kabul eder. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat Allah'ın kabul edeceğine söz verdiği tevbe, bilmeden bir kabahat işleyip uzun süre geçmeden pişman olanların tevbesidir. İşte Allah, onların tevbelerini kabul eder, Allah bilendir, hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat Allahın kabulünü va'd buyurduğu tevbe o kimseler içindir ki bir cahillikle bir kabahat yaparlar da sonra çok geçmeden tevbe ederler, işte Allah bunların tevbelerini kabul buyurur ve Allah alim, hakim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Allah katında tevbe; dipnot 1 cehaletle dipnot 2 bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenlerin tevbesidir. Allah, ancak bu gibilerin tevbelerini kabul eder. Zira Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Cehalet kelimesi, "bilgisizlik" anlamında değil, davranış ve bilinç bozukluğu, yanlış ve kötü olan bir şeyi yapmak anlamındadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah katında tevbe; dipnot 1 cahillikle dipnot 2 bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenlerin tevbesidir. Allah, ancak bu gibilerin tevbelerini kabul eder. Zira Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dönüş yapmak: Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek, yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen cehalet sözcüğü, "bilgisizlik" anlamında değil, davranış bozukluğu, yanlış ve kötü olan bir şeyi yapmak anlamındadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah katında tövbe; dipnot 1 cahillikle dipnot 2 bir kötülük yapıp hemen ardından o kötülüğü terk edenlerin tövbesidir. Allah, ancak bu gibilerin tövbelerini kabul eder. Zira Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tövbe, sözle yapılan pişmanlık ifadesi değil, yapılan kötülükten vaz geçmektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen cehalet sözcüğü, "bilgisizlik" anlamında değil, davranış bozukluğu, yanlış ve kötü olan bir şeyi yapmak anlamındadır.

    Gültekin Onan

    Tanrı'nın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Tanrı, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Allah indinde (makbul olan) tevbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle yapacakların, sonra da çarçabuk (vaz geçip) tevbe edecek olanların (tevbesi) dir. İşte Allahın, tevbelerini kabul edeceği kimseler bunlardır. Allah (herkesin içini dışını) hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Allah için tevbe ancak, bilmeyerek kötülük yapıp da hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah, onların tevbesini kabul eder. Ve Alim, Hakim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (17-18) Allah’ın kabul ettiği vazgeçiş, kötülüğü cehaletten işlemenin ardından hemencecik yapılan vazgeçmedir. İşte onların Allah tövbelerini kabul eder, Allah, bilendir, hâkimdir. Ölüm vakti geldiğinde şimdi vazgeçtim diyenin bilerek ve devamlı işlenen kötülük tövbesi kabul değildir, Ayrıca kafir olarak vefat edenin de vazgeçmesi kabul değildir , işte onlara acıtıcı bir azap hazırladık. (SÛE: Cehaletten işlenen tek seferlik kötülük SEYYİE: Bilerek ve uzun süreli hatta ölünceye kadar devamlı işlenen kötülük)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah katında (makbul) tevbe, ancak cahillikle bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah, bunların tevbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Allah'a göre, şu kimselerin tevbesi makbuldür ki, cahillikle bir kötülük yapıp hemen ardından dönerler. İşte Allah onların tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın kabul sözü verdiği tövbe, kendini tutamayarak dipnot 1 kötülük işleyen, sonra vakit geçirmeden dönüş yapanların tövbesidir. Allah, işte bu kişilerin tövbelerini kabul eder. Allah daima bilen ve bütün kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen cehalet kelimesi 'bilmemek, yanlış düşünmek, yanlış hareket etmek' anlamlarına gelir (Müfredat). Yusuf aleyhisselamın "Rabbim! ... Kadınların oyununu benden uzaklaştırmazsan onlara kapılırım ve cahillik edenlerden olurum." (Yusuf 12/33) demesi de Musa aleyhisselamın "Cahillik edenlerden biri olmaktan Allah'a sığınırım! (Bakara 2/67)" demesi de kendini tutamayarak yanlış yapma anlamındaki cehalettir (En'am 6/54, Nahl 16/119). Bu ayette sözü edilenler, günah olduğunu bildiği halde kendine hakim olamayıp yanlışa düşenlerdir (Bakara 2/188, Al-i İmran 3/135, Enfal 8/27). Allah kimseyi, gücünün yetmediği şeyden sorumlu tutmadığı için (Bakara 2/286) bilmeden işlenen günah, şirk günahı dahi olsa Allah onu günah saymaz (Bakara 2/22, En'am 6/75-79) Bu sebeple bütün günahlar, bilerek işlenenlerdir (Bakara 2/42, 146, 188, Al-i İmran 3/71, 75, 76, 78, 135, Enfal 8/27, Mücadele 58/14)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın kabul sözü verdiği tevbe, kendini tutamayarak[1] kötülük işleyen sonra vakit geçirmeden tevbe edenlerin tevbesidir. Allah, onların tevbesini dönüşünü kabul eder. Allah bilir, doğru kararlar verir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 2
      En'am 6/11, Bakara 2/67, Araf 7/138 Musa aleyhisselamın levhaları atması olayı. Fussilet 41/22-23

    Şaban Britch

    Allah’ın kabul ettiği tevbe yalnızca; cahillikle/bilmeyerek günah işleyenin hemen ardından yaptığı tevbedir. Allah bunların tevbesini kabul eder. Allah, her şeyi bilendir ve hüküm ve hikmet sahibidir.

    Şaban Piriş

    Allah'ın kabul ettiği tevbe yalnızca; cahillikle/bilmeyerek günah işleyenin hemen ardından yaptığı tevbedir. Allah, her şeyi bilen ve hikmetle yapandır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın, kabulünü üstlendiği tövbe, bilgisizlikle kötülük işleyip de çok geçmeden tövbe edenler içindir. Allah, işte böylelerinin tövbesini kabul eder. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

  4. Nisâ suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 18. ayet. وَلَيْسَتِ ٱلتَّوْبَةُ لِلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ حَتَّىٰٓ إِذَا حَضَرَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ إِنِّى تُبْتُ ٱلْـَٰٔنَ وَلَا ٱلَّذِينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ أُو۟لَٰٓئِكَ أَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

    Diyanet İşleri

    Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.

    Mehmet Okuyan

    Kötülükleri (sürekli) yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca "Ben şimdi tevbe ettim." diyenler ile kâfir olarak ölmekte olanlar için (kabul edilecek) tevbe yoktur. dipnot 1 Onlar için acı bir azap hazırlamış (olacağ)ız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Önceki ayette geçen [es-sû'] kelimesi yerine burada [es-seyyiât] sözcüğünün çoğul getirilmesi, bağışlanmayacak kötülüklerin hem sayısının fazla oluşunu göstermektedir hem de sıklıkla yapıldıkları için adeta alışkanlık haline getirildikleri anlaşılmaktadır. Kabul edilmeyen tevbelerle ilgili mesajlar için bkz. En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe' 34:52; Mü'min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.

    Mustafa İslamoğlu

    Oysa ne ölüm gelip çatıncaya kadar (ısrarla) günah işlemeyi sürdürerek son anda "İşte şimdi tevbe ediyorum!" diyen birinin tevbesi kabul görecektir, ne de inkarında direnerek ölenlerin tevbeleri... İşte onlar kendilerine acıklı bir azap hazırladığımız kimselerdir.

    Muhammed Esed

    Oysa ne ölüm anına kadar kötülük işleyip duran, ama o an gelip çattığında "Şimdi tevbe ediyorum!" diyenlerin tevbesi kabul edilecektir, ne de hakikat inkarcısı olarak ölenlerin; Biz, işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.

    Ahmed Hulusi

    Yoksa hayatı kötülük yapmakla geçip de, ölüm anı gelince "İşte şimdi tövbe ettim" diyenin tövbesi yoktur! Hakikati inkar ederek yaşayıp, son nefeste tövbe edenlere de yoktur! İşte onlar için feci azap hazırlamışızdır.

    Ali Bulaç

    Tevbe; ne, kötülükleri yapıp edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca «Ben şimdi tevbe ettim» diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.

    Ali Rıza Safa

    Sürekli kötülük yapan ve ölüm geldiğinde, "Şu anda gerçekten pişman oldum!" diyenler için değil; nankör olarak ölenler için de değil. İşte onlar için, acı bir ceza hazırladık.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da, içlerinden birine ölüm gelip çatınca;"Ben şimdi tövbe ettim" diyenlerle, kafir olarak ölenler için, kabul edilecek tövbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırladık.

    Edip Yüksel

    Sürekli kötülük işleyen ve kendilerini ölüm yakalayınca, "Ben artık tövbe ettim" diyenlerin tövbesi geçersizdir. İnkarcı olarak ölenlerin de tövbesi geçersizdir. Onlar için acıklı bir azap var. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 3:90; 10:90; 24:31; 25:71; 42:25

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sürekli kötülük işleyen ve kendilerini ölüm yakalayınca, 'Ben artık tövbe ettim,' diyenlerin tövbesi geçersizdir. İnkarcı olarak ölenlerin de tövbesi geçersizdir. Onlar için acıklı bir azap var.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa günahları yapıp yapıp da her birine ölüm gelince: "İşte ben, şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve kafir olarak ölenlerin pişmanlığı fayda etmez. İşte onlara, elim bir azap hazırlamışızdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa kabahatleri yapıb yapıb da ta her birine ölüm gelince işte ben şimdi tevbe ettim diyen kimselere tevbe yok, kafir oldukları halde ölenlere de yok, bunlar işte bunlara biz elim bir azab hazırlamışızdır.

    Erhan Aktaş

    Kötülük yapıp da kendilerine ölüm gelip çatınca, "Ben şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve Kafir olarak ölenlerin tevbeleri geçersizdir. İşte onlara can yakıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kötülük yapıp da kendilerine ölüm gelip çatınca, "Ben şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve Kafir dipnot 1 olarak ölenlerin tevbeleri geçersizdir. İşte onlara can yakıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kötülük yapıp da, ölüm gelip çatınca, "Ben şimdi tövbe ettim." diyenlerin ve gerçeği yalanlayıp nankör olarak ölenlerin tövbeleri geçersizdir. İşte onlara can yakıcı bir azap vardır.

    Gültekin Onan

    Tevbe; ne, kötülükleri yapıp edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır.

    Hasan Basri Çantay

    (Yoksa makbul olan o tevbe), kötülükleri yapıb yapıb da onlardan (ya'ni böyle yapanlardan) her hangi birine ta ölüm gelince: "Ben şimdi hakıykaten tevbe etdim" diyenlerin tevbesi değil. Kendileri kafir olarak öleceklerin (tevbesi) de değil. Onlar (öyle iste). Biz onlar için pek acıklı bir azab hazırlamışızdır.

    İbni Kesir

    Kötülükleri işleyip dururken, ölüm gelip çatınca: Şimdi işte gerçekten tevbe ettim, diyenlerin ve kafir olarak ölenlerin tevbesi kabul değildir. İşte onlar için, elem verici bir azab hazırlamışızdır.

    Mehmet Alagaş

    (17-18) Allah’ın kabul ettiği vazgeçiş, kötülüğü cehaletten işlemenin ardından hemencecik yapılan vazgeçmedir. İşte onların Allah tövbelerini kabul eder, Allah, bilendir, hâkimdir. Ölüm vakti geldiğinde şimdi vazgeçtim diyenin bilerek ve devamlı işlenen kötülük tövbesi kabul değildir, Ayrıca kafir olarak vefat edenin de vazgeçmesi kabul değildir , işte onlara acıtıcı bir azap hazırladık. (SÛE: Cehaletten işlenen tek seferlik kötülük SEYYİE: Bilerek ve uzun süreli hatta ölünceye kadar devamlı işlenen kötülük)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa (makbul) tevbe, kötülükleri (günahları) işleyip de kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tevbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.

    Süleyman Ateş

    Yoksa kötülükler yapıp yapıp da nihayet kendilerine ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlere ve kafir olarak ölenlere tevbe (af) yoktur. Onlar için acı bir azab hazırlamışızdır!

    Süleymaniye Vakfı

    Kötülükleri işlemeye devam eden, ölüm gelip çatınca da "Ben şimdi tövbe ettim!" dipnot 1 diyenler ile kafir olarak ölenlerin tövbesi, Allah'ın kabul edeceği tövbe değildir. dipnot 2 Biz onlar için acıklı bir azap hazırladık.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yunus aleyhisselam ve kavmi, ölümle yüz yüze gelmeden tövbe ettikleri için Allah tövbelerini kabul etti (Yunus 10/98, Enbiya 21/87-88). Ama Musa aleyhisselamın doğru yolda olduğunu çok iyi bilen Firavun (Neml 27/14), tövbeyi, ölümle yüzyüze geldikten sonra yaptığı için kabul edilmedi (Yunus 10/90-92). Çünkü böyle bir tövbe kabul edilmez (Müminun 23/99-100, Secde 32/12-15). Günahkar müminler de ölüm gelip çatınca hayata dönüp iyi işler yapmak isterler ama artık iş işten geçmiş olur (Münafikun 63/9-11). Nebimiz şöyle demiştir: "Allah kulunun tövbesini, can boğaza gelinceye kadar kabul eder." (Tirmizi, Daavat 98; İbn Mace, Zühd 30; Ahmed b. Hanbel, 2/132, 153). Can boğaza gelince artık her şey bitmiş olur.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kötülükleri işlemeye devam eden, ölüm çatınca da "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kafir olarak ölenlerin tevbesi de tevbe değildir. Onlar için acıklı bir azap hazırlamışızdır.

    Şaban Britch

    Ölüm gelip çatana kadar günah işleyip de tam o zaman: Ben şimdi tevbe ediyorum, diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kâfir olarak ölenlerin tevbesi de yoktur. Onlara acıklı bir azap hazırladık.

    Şaban Piriş

    Ölüm gelip çatana kadar günah işleyip de tam o zaman: -Ben şimdi tevbe ediyorum, diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kafir olarak ölenlerin tevbesi de yoktur. Onlara acıklı bir azap hazırladık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa, kötülükleri yapıp yapıp da her birine ölüm geldiğinde, "işte şimdi tövbe ettim" diyenler için tövbe yoktur. Küfre batmış olarak ölenlere de tövbe yoktur. Böylelerine biz korkunç bir azap hazırladık.

  5. Nisâ suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 19. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَرِثُوا۟ ٱلنِّسَآءَ كَرْهًا وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا۟ بِبَعْضِ مَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَعَاشِرُوهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ فَإِن كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ ٱللَّهُ فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Apaçık bir çirkinlik yapmaları hariç, onlara verdiğinizin (mehrinizin) bir kısmını gidermeniz (geri almanız) için de onları sıkıştırmayın! Onlarla iyi geçinin! Onlardan hoşlanmazsanız, (bilin ki) sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Ve açık bir biçimde fuhuş işlemedikçe, verdiğiniz bir şeyi onlardan geri almak için onlara baskı yapmayın! Ve onlarla güzel bir şekilde geçinin; zira onlar size itici gelse bile, hoşlanmadığınız bir şeyde Allah bir çok hayır dilemiş olabilir.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Hanımlarınıza, onların arzusu hilafına (baskı yaparak) mirasçı olma(ya çalışma)nız helal değildir. Ve açık bir şekilde hayasızca davranma suçu işlemedikçe vermiş olduğunuz herhangi bir şeyi geri almak amacıyla onlara baskı yapmayın. Ve hanımlarınızla güzel bir şekilde geçinin; çünkü onlardan hoşlanmıyor olsanız bile, olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler; kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmaz. . . Kendilerine vermiş olduklarınızın (mehr) bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. . . Açık (şahitlerle ispatlanmış) bir fuhuş yapmaları durumu müstesna. . . Onlarla hakka uygun şekilde geçinin. . . Kendilerinde hoşlanmadığınız bir şey olsa bile, Allah onda pek çok hayır takdir etmiş olabilir.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Kadınlara zorla kalıtçı olmanız helal değildir. Vermiş olduklarınızın bir bölümünü almak için, onlara baskı yapmanız da helal değildir. Açıkça sağtöreye uygun olmayan ilişkilerde bulunmuş olmaları dışında, onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, Allah, hoşlanmadığınız bir şeye çok iyilik koymuş olabilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayınız. Onlarla iyi geçininiz. Eğer onlardan hoşlanmazsanız da, biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayanlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirasçı olmanız sizin için yasal değil. Kendilerine önceden vermiş bulunduğunuz malları onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, olur ki hoşlanmadığınız bir şeye ALLAH çok hayır koymuştur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnananlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirasçı olmanız sizin için yasal değil. Kendilerine önceden vermiş bulunduğunuz malları onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, olur ki hoşlanmadığınız bir şeye ALLAH çok hayır koymuştur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmadığı gibi, verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye, açık bir fuhuş işlemeleri durumu hariç, onları sıkıştırmanız da helal olmaz. Haydi onlarla güzel geçinin! Kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, sizin hoşlanmadığınız bir şeyde Allah, birçok hayırlar takdir etmiş olur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size halal olmadığı gibi verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye onları tazyık etmeniz de halal olmaz, meğer ki arayı açacak bir fuhş irtikab eylemiş olsunlar, haydin onlarla güzel geçinin, şayed kendilerini hoşlanmadınızsa olabilir ki siz bir şeyi hoşlanmazsınız da Allah onda bir çok hayırlar takdir etmiş bulunur

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Kadınlara istemedikleri halde mirasçı olmanız dipnot 1 , size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe, onlara vermiş olduğunuz şeylerin bir kısmını almak için baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız, bilin ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır kılmış olabilir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye döneminde kocası ölen kadın "terekeden/miras" sayılarak onunla herhangi bir anlaşma yapılmaksızın evlenilirdi. Veya başkasıyla evlendirilerek mehiri alınırdı. Ayet bu Cahiliye adetini yasaklamaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Kadınlara istemedikleri halde mirasçı olmanız dipnot 1 , size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe, onlara vermiş olduğunuz şeylerin bir kısmını almak için baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız, bilin ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır kılmış olabilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye döneminde kocası ölen kadın "terekeden/miras" sayılarak onunla herhangi bir anlaşma yapılmaksızın evlenilirdi. Veya başkasıyla evlendirilerek mehiri alınırdı. Ayet bu cahiliye adetini yasaklamaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız dipnot 1 , size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe, onlara vermiş olduğunuz şeylerin bir kısmını almak için baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız, bilin ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır kılmış olabilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye döneminde kocası ölen kadın "terekeden/miras" sayılarak onunla herhangi bir anlaşma yapılmaksızın evlenilirdi. Veya başkasıyla evlendirilerek mehri alınırdı. Ayet bu cahiliye adetini yasaklamaktadır.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir). Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Tanrı onda çok hayır kılar.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız ve onların — kendilerine verdiğiniz (mehir) den birazını gider (ib elinize geçire) bilmeniz için — tazyik etmeniz size halal olmaz. Meğer ki arayı açacak bir fuhuş irtikab etmiş olsunlar. Onlarla (kadınlarınızla) iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; kadınlara zorla varis olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizden mehrin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın, onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan boşanmıyorsanız; olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de Allah onu çok daha hayırlı kılar.

    Mehmet Alagaş

    (19-21) Ey iman edenler zorla / hoş olmayan şekilde kadınlara mirasçı olmanız, onlara gitmeleri konusunda engel olmanız, verdikleriniz dolayısıyla onları sıkıştırmanız, açık bir fahişelik yapmaları durumu hariç, size helal değildir. Onlarla normal / örfi şekilde k aynaşın / muaşerette bulunun , onlardan hoşlanmadınızsa bile, belki de hoşlanmadığınız şeyde Allah, birden çok hayır yapmıştır . Eğer eşin yerini başka eşle değiştirmek istediyseniz onlardan birine kantarlarca mal verdinizse bile ondan hiçbir şey almayın , Onu / verdiğinizi bühtan / iftira yoluyla ve açık bir kötülük olarak geri alacak mısınız? (İftira isnadı ile mala konmak) birbirinize kaynaştınız / katıldınız ve sizden (onları koruyacağınıza dair) pek haşin / galiz bir söz alınmışken nasıl onu alabilirsiniz ki?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! (Ölen babalarınızın) kadınlarını miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları (başkalarıyla evlenmelerine) engel olmak için nikahınızda tutmayın. Onlarla güzel güzel geçinin. Onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, kadınları miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Onlara verdiklerinizin bir kısmını alıp götürmek için onları sıkıştırmayın. Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilin ki sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Kadınların mallarına el koymanız dipnot 1 size helal değildir. Zina yaptıkları şüphe götürmez bir şekilde belli olmadıkça onlara verdiğinizden bir kısmını dahi geri almak için baskı da yapmayın. dipnot 2 Kadınlarınızla marufa dipnot 3 /Kur'an'daki hükümlere uygun bir şekilde geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (bilin ki) hoşlanmadığınız şeyde bile Allah birçok hayırlar yaratabilir. dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meallerde "mirasçı olmak" şeklinde tercüme edilen "(ورث) verise" fiilinin kök anlamı, "birinin malının, bir sözleşmeye dayalı olmadan başkasına geçmesi"dir. Miras da bu tür bir mal geçişi olduğu için ona bu isim verilmiştir (Müfredat). Nikah erkeğe, eşinin malına konma veya onu yönetme hakkını veren bir sözleşme olmadığı için (Nisa 4/4) bu ayet erkeğin, karısının malına el koyamayacağını bildirmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3
      Maruf, aklın veya dinin doğru saydığı her şeydir. Zıttı 'münker'dir (Müfredat). Her toplumda oluşmuş çeşitli ma'ruflar olabilir. Bunlara, Allah'ın ayetlerine aykırı olmadığı müddetçe uyulur. Kadınlarla ilgili marufları açıklayan bazı ayetler için bkz. Bakara 2/233; Nisa 4/32, 34; Talak 65/6 ve dipnotları.
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanıp güvenenler (müminler)! Kendilerinden hoşlanmadığınız halde dipnot 1 kadınlara mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Onlara verdiğinizden geri almak için baskı da yapmayın; ispatlanabilir bir fuhuş yapmış olurlarsa o başka. Onlarla marufa (Kur'an ölçülerine) uygun geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız bakarsınız ki siz bir şeyden hoşlanmıyorsunuz ama Allah onda birçok hayırlar yaratacak olabilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki "Kendilerinden hoşlanmadığınız halde" ifadesi kerhen = كرها kelimesinin tercümesidir. Bu kelime haldir yani durum bildirir. Tefsir ve mealler onun kadınların durumunu bildirdiği şeklinde değerlendirmişler ve ayete şu şekilde anlam vermişlerdir. "Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir." Bunu iki şekilde açıklamışlardır. Biri, kadının kendisinin bir miras malı gibi algılanmasıdır. Kadınları mal gibi görmek Cahiliye dönemine ait bir gelenektir. Ayete bu şekilde bir anlam vermek, onu tarihe gömmek olur. Diğeri de bir kişinin, ayrılmak isteyen bir kadını boşamayıp ölmesini beklemesi ve zorla ona mirasçı olmasıdır. Kur'an'ın kadına iftida hakkı vermesi sebebiyle bu da mümkün olamayacağından "kerhen" kelimesinin failin(öznenin) yani kocaların durumunu bildirir şekilde tercümesi daha uygundur. Ancak böyle bir tercüme ilgili ayetlerle bütünlük oluşturmaktadır.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! (ölen babalarınızın) kadınlarını miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları (başkalarıyla evlenmelerine) engel olmak için nikahınızda tutmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Kadınlara, zor ve baskı kullanarak mirasçı olmanız size helal olmaz. Kendilerine vermiş bulunduğunuz şeylerin bir kısmını çarpıp götürmek için onları sıkıştırmanız da helal değildir. Kanıta bağlanmış bir fuhuş yapmaları hali müstesna. Onlarla iyi ve güzel geçinin. Onlardan tiksindinizse olabilir ki, siz bir şeyi çirkin bulursunuz da Allah, ona çok hayır koymuş olur.

  6. Nisâ suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 20. ayet. وَإِنْ أَرَدتُّمُ ٱسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَّكَانَ زَوْجٍ وَءَاتَيْتُمْ إِحْدَىٰهُنَّ قِنطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا۟ مِنْهُ شَيْـًٔا أَتَأْخُذُونَهُۥ بُهْتَٰنًا وَإِثْمًا مُّبِينًا

    Diyanet İşleri

    Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?

    Mehmet Okuyan

    Bir eşin yerine (başka) bir eş değiştirmek (yeni bir eş almak) isterseniz, onlardan birine yüklerle (mehir) vermiş olsanız bile ondan hiçbir şeyi (geri) almayın! İftira ederek ve (böylece) apaçık bir günah işleyerek onu (verdiğiniz mehri) geri alır mısınız!

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat eğer bir kadını bırakıp yerine başka bir kadın almak isterseniz, birincisine külçe külçe altın vermiş olsanız dahi hiçbir şeyi geri almayın. Ona iftira ederek ve bu nedenle açıkça günaha girerek verdiğinizi geri almak olur mu hiç?

    Muhammed Esed

    Ama eğer bir kadını bırakıp yerine başka birini almak isterseniz, birincisine verdiğiniz hiçbir şeyi -ne kadar çok da olsa- geri almayın. Ona iftira ederek ve bu yüzden açık bir günah işleyerek verdiğinizi geri almak hiç olur mu?

    Ahmed Hulusi

    Eğer bir eşinizden ayrılıp yerine bir başkasını almak istiyorsanız, ona yüklerle (mehr) vermiş olsanız dahi (ayrıldığınızda) geri almayın. Ona bir suç yükleyerek veya iftira atarak bu yola başvurmak olmaz!

    Ali Bulaç

    Bir eşi bırakıp yerine bir başka eşi almak isterseniz, onlardan birine (öncekine) yüklerle (mal ve para) vermişseniz bile ondan hiç bir şey almayın. Ona iftira ederek ve apaçık bir günaha girerek verdiğinizi alacak mısınız?

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer bir eşi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz, onlardan birine yüklerle mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. Siz iftira ederek ve apaçık günah işleyerek onu geri alır mısınız?

    Ali Rıza Safa

    Bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, onlardan birine yükler dolusu vermiş olsanız bile, artık ondan hiçbir şeyi geri almayın. Onu karalayarak ve apaçık suç işleyerek mi alacaksınız?

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer bir kadını bırakıp başka birini eş almak isterseniz, birincisine yüklerle mehir vermiş olsanız bile hiçbir şeyi geri almayınız. Siz iftira ederek ve apaçık günah işleyerek onu geri alır mısınız?

    Edip Yüksel

    Mevcut eşinizi bırakıp bir başka eşle evlenmek istiyorsanız, birincisine büyük miktarda mal vermişseniz bile ondan hiçbir şeyi geri almayın. Sahtekarlık ve iftira ederek ve günah işleyerek mi geri alacaksınız?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mevcut eşinizi bırakıp bir başka eşle evlenmek istiyorsanız, birincisine büyük miktarda mal vermişseniz bile ondan hiç bir şeyi geri almayın. Sahtekarlık ve iftira ederek ve günah işleyerek mi geri alacaksınız?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Eğer bir eşinizi boşayıp yerine başka bir eş almak istiyorsanız, önceki eşinize yüklerle mehir vermiş olsanız bile içinden hiçbir şey geri almayın. Ne diye alacaksınız, bir iftira ederek ve açık günah yüklenerek mi?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve şayed bir zevceyi bırakıb da yerine diğer bir zevce almak istiyorsanız evvelkine yüklerle mehir vermiş de bulunsanız içinden bir şey almayın, ne diye alacaksınız bir bühtan ederek ve açık bir vebal yüklenerek mi?

    Erhan Aktaş

    Eğer eşinizden boşanıp, başka biriyle evlenecek olursanız, boşadığınız eşinize yığınla mal vermiş olsanız bile, verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın. Ona verdiğinizi, iftira ederek ve apaçık günah işleyerek mi geri alacaksınız?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer eşinizden boşanıp, başka biriyle evlenecek olursanız, boşadığınız eşinize yığınla mal vermiş olsanız bile, verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın. Ona verdiğinizi, iftira ederek ve apaçık günah işleyerek mi geri alacaksınız?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer eşinizden boşanıp, başka biriyle evlenecek olursanız, boşadığınız eşinize yığınla mal vermiş olsanız bile, verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın. Ona verdiğinizi, iftira ederek ve apaçık günah işleyerek mi geri alacaksınız!

    Gültekin Onan

    Bir eşi bırakıp yerine bir başka eşi almak isterseniz, onlardan birine (öncekine) yüklerle (mal ve para) vermişseniz bile ondan hiç bir şey almayın. Ona iftira ederek ve apaçık bir günaha girerek verdiğinizi alacak mısınız?

    Hasan Basri Çantay

    Eğer bir zevceyi bırakıb da yerine başka bir zevce almak isterseniz öbürüne yüklerle (mehir) vermiş olsanız bile içinden bir şey almayın. (Kendisine hem) bir iftira, ve açık bir günah (yükler, hem) alır mısınız onu?

    İbni Kesir

    Bir eşin yerine başka bir eş almak istediğiniz takdirde; öncekine yüklerle mehir vermiş olsanız bile, bir şey almayın. İftira ederek ve günaha girerek ona verdiğiniz geri alır mısınız?

    Mehmet Alagaş

    (19-21) Ey iman edenler zorla / hoş olmayan şekilde kadınlara mirasçı olmanız, onlara gitmeleri konusunda engel olmanız, verdikleriniz dolayısıyla onları sıkıştırmanız, açık bir fahişelik yapmaları durumu hariç, size helal değildir. Onlarla normal / örfi şekilde k aynaşın / muaşerette bulunun , onlardan hoşlanmadınızsa bile, belki de hoşlanmadığınız şeyde Allah, birden çok hayır yapmıştır . Eğer eşin yerini başka eşle değiştirmek istediyseniz onlardan birine kantarlarca mal verdinizse bile ondan hiçbir şey almayın , Onu / verdiğinizi bühtan / iftira yoluyla ve açık bir kötülük olarak geri alacak mısınız? (İftira isnadı ile mala konmak) birbirinize kaynaştınız / katıldınız ve sizden (onları koruyacağınıza dair) pek haşin / galiz bir söz alınmışken nasıl onu alabilirsiniz ki?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öncekine yüklerle (mehir) vermiş olsanız bile ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?

    Süleyman Ateş

    Bir eşin yerine başka bir eş almak istediğiniz takdirde, onlardan birine (evvelki eşinize) kantarlarca mal vermiş olsanız dahi verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek verdiğinizi alacak mısınız?

    Süleymaniye Vakfı

    Bir eşi bırakıp bir başka eşle evlenmek isterseniz bıraktığınıza yığınla mal vermiş olsanız bile ondan hiçbir şey almayın. Verdiğinizi, iftira ederek ve apaçık günaha girerek mi alacaksınız! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Erkek, eşine verdiği mehri ancak eşi, iftida hakkını kullandığında (Bakara 2/229) veya bizzat şahit olduğu zinası sebebiyle onu iftidaya zorladığında alabilir. Bir kadının zina ettiğini iddia eden, dört görgü şahidi getirmezse iftiracı sayılır ama karısının zina ettiğini iddia eden erkeğe, yapacağı yeminlerle iddiasını ispatlama, eşine de aynı şekilde kendisini aklama hakkı verilmiştir (Nur 24/6-10). Erkek, bu hakkı kötüye kullanarak eşine verdiklerini geri almak için zina iftirası tehdidiyle ona baskı yapabilir. Ancak ayete göre bu, büyük bir iftira ve apaçık bir günahtır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir eşi bırakıp bir başka eşle evlenmek isterseniz, bıraktığınıza çok miktarda mal vermiş bile olsanız ondan hiçbir şey almayın. İftira ederek ve apaçık günaha girerek mi alacaksınız?

    Şaban Britch

    Bir eşinizi (boşayıp) yerine başka bir eş almak isterseniz ve öncekine mehir olarak bir yük altın vermiş olsanız bile hiçbir şeyi geri almayın; o zulüm ve apaçık günah olduğu halde onu geri mi alacaksınız?

    Şaban Piriş

    Bir eşinizi (boşayıp) yerine başka bir eş almak isterseniz ve öncekine mehir olarak bir yük altın vermiş olsanız bile hiç bir şeyi geri almayın; o iftira ve apaçık günah olduğu halde onu geri mi alacaksınız?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir zevcenin yerine başka bir zevce almak istemişseniz onlardan birine yükler dolusu mal vermiş olsanız da o maldan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek, açık bir günah işleyerek mi geri alacaksınız onu?

  7. Nisâ suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 21. ayet. وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُۥ وَقَدْ أَفْضَىٰ بَعْضُكُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ وَأَخَذْنَ مِنكُم مِّيثَٰقًا غَلِيظًا

    Diyanet İşleri

    Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?

    Mehmet Okuyan

    Daha önce birbirinizle içli dışlı olduğunuz ve (kendilerini koruyacağınıza dair nikâhta) sizden sağlam bir söz almış oldukları hâlde onu (verdiğiniz mehri) nasıl geri alırsınız ki! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu iki ayette, kadınların haklarının gözetilmesinin önemine vurgu yapıldığı görülmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Birbirinizin mahremi olduktan ve eşiniz sizden sağlam bir taahhüt aldıktan sonra, onu nasıl geri alabilirsiniz ki?

    Muhammed Esed

    Kendinizi birbirinize adadıktan ve eşiniz sizden sağlam bir taahhüt aldıktan sonra onu nasıl geri alabilirsiniz?

    Ahmed Hulusi

    Birbirinizle birleşip bütünleştikten sonra nasıl geri alırsınız ki; ayrıca (nikahlanırken) sizin sözünüz vardı.

    Ali Bulaç

    Onu nasıl alırsınız ki, birbirinize katılmış (birleşerek içli-dışlı olmuş)tınız. Onlar sizden kesin bir güvence (kuvvetli bir ahid) de almışlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Vaktiyle siz birbirinizle haşir neşir olduğunuz ve onlar sizden sağlam bir teminat almış olduğu halde onu nasıl geri alırsınız?

    Ali Rıza Safa

    Nasıl alırsınız? Çünkü birbirinizle kaynaşmıştınız ve sizden kesin söz almışlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Vaktiyle birbirinizle haşır neşir olduğunuz ve onlar sizden sağlam teminat almış olduğu halde, onu nasıl geri alırsınız?

    Edip Yüksel

    Bir zamanlar birbirinizin en yakın içli dışlı dostu olmanıza ve sizden sağlam bir söz almalarına rağmen nasıl olur da onu geri alırsınız?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir zamanlar birbirinizin en yakın içli dışlı dostu olmanıza ve sizden sağlam bir söz almalarına rağmen nasıl olur da onu geri alırsınız?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nasıl alırsınız ki, birbirinize karıştınız ve onlar sizden sağlam bir söz almışlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Nasıl alırsınız ki birbirinize karıştınız ve onlar sizden kuvvetli bir misak almışlardı

    Erhan Aktaş

    Hem onu nasıl geri alacaksınız ki? Birbirinizle içli dışlı olmuştunuz ve sizden kesin bir söz almışlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hem onu nasıl geri alacaksınız ki? Birbirinizle içli dışlı olmuştunuz ve sizden kesin bir söz almışlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hem onu nasıl geri alacaksınız ki! Birbirinizle kaynaşmış/içli dışlı olmuş ve sizden kesin bir söz almışlardı.

    Gültekin Onan

    Onu nasıl alırsınız ki, birbirinize katılmış (birleşerek içli-dışlı olmuş)tınız. Onlar sizden kesin bir güvence (kuvvetli bir ahid) de almışlardı.

    Hasan Basri Çantay

    Onu nasıl alırsınız ki birbirinize karılıb katıldınız. Onlar sizden kuvvetli te'minat da aldılar.

    İbni Kesir

    Onu nasıl alırsınız ki; birbirinize karışıp katıldınız. Ve onlar, sizden kuvvetli te'minat aldılar.

    Mehmet Alagaş

    (19-21) Ey iman edenler zorla / hoş olmayan şekilde kadınlara mirasçı olmanız, onlara gitmeleri konusunda engel olmanız, verdikleriniz dolayısıyla onları sıkıştırmanız, açık bir fahişelik yapmaları durumu hariç, size helal değildir. Onlarla normal / örfi şekilde k aynaşın / muaşerette bulunun , onlardan hoşlanmadınızsa bile, belki de hoşlanmadığınız şeyde Allah, birden çok hayır yapmıştır . Eğer eşin yerini başka eşle değiştirmek istediyseniz onlardan birine kantarlarca mal verdinizse bile ondan hiçbir şey almayın , Onu / verdiğinizi bühtan / iftira yoluyla ve açık bir kötülük olarak geri alacak mısınız? (İftira isnadı ile mala konmak) birbirinize kaynaştınız / katıldınız ve sizden (onları koruyacağınıza dair) pek haşin / galiz bir söz alınmışken nasıl onu alabilirsiniz ki?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?

    Süleyman Ateş

    Nasıl alırsınız ki, birbirinize geçmiş (içli dışlı olmuş) idiniz ve onlar, sizden sağlam te'minat almışlardı.

    Süleymaniye Vakfı

    Onu nasıl geri alabilirsiniz ki! Onlar (nikahla) sizden sağlam bir söz almışken dipnot 1 birbirinizle baş başa kaldınız. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nikah sözleşmesi gereği eşine mehir vermek zorunda olan erkek (Nisa 4/4), ona sağlam bir söz vermiş olur. Artık o, evliliğin devamı sırasında da eşini boşadığında da ona verdiği hiçbir şeyi geri alamaz. Ayrılmayı kadın isterse durum değişir. Bu durumda o, eşinden aldıklarının tamamını veya bir kısmını geri vermek zorunda kalır (Bakara 2/229). Evliliğin sağlam bir söz, bir anlaşma olduğu, Tevrat'ta da yazılıdır (
      Malaki 2:14 — Eski Ahit, Malaki; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Malaki 2:14

      “Neden?” diye soruyorsunuz. Çünkü RAB seninle gençken evlendiğin karın arasında tanıktır. O yoldaşın ve evlilik antlaşmasıyla karın olduğu halde ona ihanet ettin.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      )
    2. metne dön, dipnot 2
      Kadının, ilişkiye imkan veren bir alanda kocasıyla baş başa kalmasına fıkıhta halvet-i sahiha denir. Eşiyle bu şekilde başbaşa kalan kadın, mehrin tamamını hak eder (Nisa 4/24).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nasıl alabilirsiniz? Hem birbirinizle ilişkiye girdiniz hem de sizden sağlam bir söz almışlardı.

    Şaban Britch

    Nasıl alabilirsiniz ki, birbirinizle birleşmiş ve eşleriniz sizden sağlam bir teminat almışlardı.

    Şaban Piriş

    Nasıl alabilirsiniz ki, birbirinizle kaynaşmış ve eşleriniz sizden kesin bir teminat almışlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hem o malı nasıl alırsınız ki? Daha önce birbirinizle derinden derine kaynaşmıştınız. Ve onlar sizden çok sağlam bir söz de almışlardı.

  8. Nisâ suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 22. ayet. وَلَا تَنكِحُوا۟ مَا نَكَحَ ءَابَآؤُكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّهُۥ كَانَ فَٰحِشَةً وَمَقْتًا وَسَآءَ سَبِيلًا

    Diyanet İşleri

    Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.

    Mehmet Okuyan

    Geçmişte olanlar hariç, babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin! Şüphesiz ki bu bir çirkinliktir; öfke (sebebi)dir ve çok kötü bir yoldur.

    Mustafa İslamoğlu

    Babalarınızın daha önce evlilik yaptığı kadınlarla evlilik yapmayın, fakat geçmişte yapılanlar geçmişte kalmıştır. Bu davranış kesinlikle yüz kızartıcı bir hayasızlık, çirkin bir günah, kötü bir gelenek idi.

    Muhammed Esed

    Babalarınızın daha önce evlenmiş olduğu kadınlarla evlenmeyin, ama geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır. Bu, kesinlikle utanç verici bir fiildir, çirkin bir şeydir ve kötü bir yoldur.

    Ahmed Hulusi

    Babalarınızın nikahlayıp ayrıldığı kadınlarla evlenmeyin. Geçen geçti (onlar müstesna). Şüphe yok ki bu çok çirkin ve yanlış bir uygulamadır. Ve dahi ne kötü bir adettir!

    Ali Bulaç

    Kadınlardan babalarınızın nikahladıklarını nikahlamayın. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Çünkü bu, 'çirkin bir hayasızlık' ve 'öfke duyulan bir iğrençliktir.' Ne kötü bir yoldu o!...

    Ali Özek ve heyeti

    Geçmişte olanlar bir yana, babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin; çünkü bu bir hayasızlıktır, iğrenç bir şeydir ve kötü bir yoldur.

    Ali Rıza Safa

    Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Geçmişte olanlar, geçmişte kalmıştır. Aslında, sağtöreye uygun olmayan bir ilişkidir; iğrenç bir şeydir ve kötü bir yoldur. dipnot 83

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 83
      "Babalarınızın daha önce evlenmiş olduğu kadınlarla evlenmeyin!" buyruğu, Tevrat,
      Levililer 18:6-8 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 18:6

      “ ‹Hiçbiriniz cinsel ilişkide bulunmak için yakın akrabasına yaklaşmayacak. RAB benim.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Ben Rab; yakın akrabana cinsel ilişkide bulunmak için yaklaşmayacaksın. Annenle cinsel ilişkide bulunarak, babanın namusuna dokunmayacaksın; o, senin annendir. Babanın karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın; o, babanın namusudur."

    Bayraktar Bayraklı

    Geçmişte olanlar bir yana, babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyiniz, çünkü bu bir hayasızlıktır, çirkin bir şeydir ve kötü bir yoldur.

    Edip Yüksel

    Babanızın evlenmiş bulunduğu kadınlarla artık evlenmeyin. Fakat geçmişte yaptığınız bu tip evlilikleri de bozmayın. O davranış büyük bir günahtır, iğrenç ve kötü bir yoldur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Babanızın evlenmiş bulunduğu kadınlarla artık evlenmeyin. Fakat geçmişte yaptığınız bu tip evlilikleri de bozmayın. O davranış büyük bir günahtır, iğrenç ve kötü bir yoldur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de babalarınızın evlenmiş olduğu kadınlarla evlenmeyin! Geçen geçti. Şüphesiz o, pek çirkin, pek iğrenç idi ve ne kötü bir adetti!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de babalarınızın nikahı geçmiş kadınları nikahlamayın, geçen geçti, şüphe yok ki o pek çirkindi, iğrenç idi, o ne fena adetti

    Erhan Aktaş

    Babalarınızın daha önce evlenmiş oldukları kadınlarla evlenmeyin. Ancak geçmişte olanlar istisna. Bu utanç verici, çirkin ve kötü bir yoldur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Babalarınızın daha önce evlenmiş oldukları kadınlarla evlenmeyin. Ancak geçmişte olanlar istisna. Bu utanç verici, çirkin ve kötü bir yoldur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Babalarınızın daha önce evlenmiş oldukları kadınlarla evlenmeyin. Ancak geçmişte olanlar istisna. Bu utanç verici, çirkin ve kötü bir yoldur.

    Gültekin Onan

    Kadınlardan babalarınızın nikahladıklarını nikahlamayın. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Çünkü bu, 'çirkin bir hayasızlık' ve 'öfke duyulan bir iğrençliktir'. Ne kötü bir yoldu o!

    Hasan Basri Çantay

    Babalarınızla evlenmiş olan kadınlarla evlenmeyin. Ancak (cahiliyyet devrinde geçen) geçmişdir. Şübhe yok ki o, bir hayaasızlıkdı, (Allahın en büyük) hışmı (na bir sebeb) di. O, ne kötü bir yoldu.

    İbni Kesir

    Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın. Geçmişte olanlar artık geçmiştir. Çünkü o, çok çirkin ve iğrenç bir şeydi. Ve o, fena adetti.

    Mehmet Alagaş

    (22-23) Babalarınızın kadınlardan nikahlandıkları ile geçmişte olanlar hariç asla nikahlanmayın. Muhakkak ki o, iğrençliktir ve buğuz gerektirir /nefret gerektirir , kötü bir yoldur. Size analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları (tüm yeğenleriniz) sizleri emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri (kaynanalarınız) haram kılındı. Kendileriyle beraber olduğunuz kadınlarınızın himayenize aldığınız kızları (Üvey kızlarınız) Nikah yapmadığınız ve kendileriyle beraber olmadığınız kadınların kızları için size bir günah yoktur. Kendi sulbünüzden olan / soyunuzdan olan oğullarınızın helalleri (gelinler haram, evlatlık oğlunun hanımı helaldir. Zeyd) İki kız kardeşi bir araya getirmeniz / iki kız kardeşi nikahlamanız geçmiş te olmuş olanlar hariç haramdır, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kadınlardan babalarınızın nikâhladıklarını nikâhlamayın. Ancak geçmişte olan müstesnâ. Çünkü bu bir hayâsızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.

    Süleyman Ateş

    Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu, edepsizliktir, (Allah'ın) hışm(ı)dır ve iğrenç bir yoldur.

    Süleymaniye Vakfı

    Babalarınızın dipnot 1 nikahladığı kadınları nikahlamayın! dipnot 2 Geçmişte olan oldu. Çünkü o çok çirkin ve nefret uyandıran bir iştir; ne kötü bir yoldur!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen geçen "aba" yani "babalar" kelimesi ile kişinin hem babası hem de babasının babası, onun babası vs. yani yukarıya doğru bütün üst soyu kast edilir. Dolayısıyla bu ayet kişinin kendi babasının nikahladığı kadınları kapsadığı gibi dedesinin nikahladığı kadınları da kapsar. Buna göre dedesinin nikahladığı kadın da evlenilmesi haram olan kadınlar sınıfına girer.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hanefiler, nikah (نكاح) kelimesinin kök anlamının cinsel ilişki, mecaz anlamının da evlilik olduğunu iddia ederek nikahlı ilişki ile doğan evlenme yasaklarının nikahsız ilişki ile de doğacağını söylerler. Bununla da yetinmez, aralarında evlenme yasağı olanlar, örneğin kayınpeder ile gelin arasında şehvetle öpme, dokunma, sarılma ve cinsel organa bakma gerçekleşse bunu, oğlunun evliliğini sonsuza dek bitiren bir eylem sayarlar. Bu eylemin kasıtlı, kasıtsız, baskı altında, uyku halinde, sarhoş veya akıl sağlığı yerinde değilken olması, sonucu değiştirmez. Bu ayete göre babanın eşi, anne gibidir. Ama Hanefilere göre bir kişi, babasının eşine şehvetle dokunsa, babasının onunla evliliği sonsuza dek biter (Ö.N. Bilmen, Hukukı İslamiyye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusu, c. II, s. 92-97). Bunların doğru olma ihtimali yoktur. Çünkü Kur'an'a göre nikah ile cinsel ilişki, iki ayrı şeydir. Babanın eşi, nikah ile anne gibi olur ama bir kişinin karısının, başka kocadan olma kızı ile evlenme yasağının doğması için nikah yetmez, annesiyle birliktelik yaşaması da gerekir (Nisa 4/23).Allah kimseye, helal-haram koyma yetkisi vermediği için (Nahl 16/116) yukarıdaki görüşlerin kabul edilebilir bir yanı yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın. Geçmişte olan oldu. O çirkin, çok iğrenç ve çok kötü bir yoldur!

    Şaban Britch

    Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Ancak geçmişte olanlar affedilmiştir. Bu, Allah'ın gazabını (getiren) bir davranış ve kötü bir yoldur.

    Şaban Piriş

    Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Ancak geçmişte olanlar affedilmiştir. Bu, bir fuhuş ve iğrenç bir şeydir ve kötü bir yoldur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Geçmişte kalanlar hariç, babalarınızın nikahlamış olduğu kadınlarla evlenmeyin. Böyle bir şey açık bir edepsizlik, nefret gerektiren bir kötülüktür. Çirkin bir yoldur bu.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.