Nisâ suresi

Nisâ suresi, 19. ayet

Nisâ suresi, 19. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَرِثُوا۟ ٱلنِّسَآءَ كَرْهًا وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا۟ بِبَعْضِ مَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَعَاشِرُوهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ فَإِن كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ ٱللَّهُ فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ yeḥillü leküm en teriŝü-nnisâe kerhâ. velâ ta`ḍulûhünne liteẕhebû biba`ḍi mâ âteytümûhünne illâ ey ye'tîne bifâḥişetim mübeyyineh. ve`âşirûhünne bilma`rûf. fein kerihtümûhünne fe`asâ en tekrahû şey'ev veyec`ale-llâhü fîhi ḫayran keŝîrâ.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 16–22 · surenin 19. ayeti / 176

Konu Fuhuş cezası, tövbe ve kadın hakları Nisâ 15–22 3

  1. Nisâ 16

    Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

  2. Nisâ 17

    Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Nisâ 18

    Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.

  4. 19

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.

  5. Nisâ 20

    Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?

  6. Nisâ 21

    Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?

  7. Nisâ 22

    Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. Cahiliye döneminde bir kimse ölüp de geriye hanımını bırakacak olursa kardeşi, amcasının oğlu ya da bunlara benzer herhangi bir yakını ölenin hanımının herkesten daha çok kendi hakkı olduğunu düşünür ve kadın ister hoşlansın ister hoşlanmasın onu alıkoyardı. Şayet kendisi isterse kadının rızasına bakmaksızın uygun göreceği bir mehir verip onunla evlenirdi. Şâyet kadını beğenmeyecek olursa da onu evlenmekten alıkoyar, ancak kendisinin arzu ettiği biri çıkarsa evlenmesine müsaade ederdi. Bazen de ölen yakınının mirasından yahut kendi mehrinden ona bir şeyler vermedikçe onu evlendirmeye yanaşmazdı. Kişi aynı zamanda hoşlanmadığı karısına vermiş olduğu mehrin bir bölümünü geri almak kastı ile onu sıkıştırırdı. İşte Yüce Allah mü’minlere bütün bu halleri şu iki durum dışında yasakladı:

1. Eğer kadının kendisi ilk kocasının yakını ile evlenmeye razı olur ve onun nikâhı altına girmeyi kabul ederse. Nitekim Yüce Allah’ın: “zorla” ifadesinden anlaşılan da budur.

2. Eğer kadın, zina etmek veya çirkin ve ahlaksız sözler söylemek ya da kocasına eziyet etmek gibi apaçık bir hayasızlık işleyecek olursa. İşte bu durumda kocasının onun yaptığına ceza olmak üzere -eğer bu adalete dayanıyorsa- mehrinden bazı şeyler vermesini sağlamak kastı ile onu sıkıştırması caiz olur.

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlarla iyi geçinin.” Bu hem söz ile hem davranış ile geçinmeyi kapsar. Kocanın hanımı ile güzel arkadaşlık etmesi, eziyetten geri durması, iyilikte bulunması, güzel davranması vb. gibi şekilllerde hanımı ile iyi geçinmesi bir görevidir. Marûf bir şekilde hanımın nafakasını, giyimini ve benzeri ihtiyaçlarını karşılaması da buna dahildir. Kocanın, kendisi durumunda olan erkeklerin, hanımı durumundaki kadınlara karşı maruf olan iyilikleri zaman ve mekân şartları çerçevesinde yerine getirmesi gerekir. Bu da durumların değişmesi ile değişiklik gösterir.

“Şâyet onlardan hoşlanmadınızsa (sabredin); çünkü hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah pek çok hayır takdir etmiş olabilir.” Yâni ey kocalar, onlardan hoşlanmasanız bile hanımlarınızı nikâhınız altında tutmalısınız. Çünkü bunda büyük bir hayır vardır. Allah’ın emrine uymak, Yüce Allah’ın dünya ve âhiret mutluluğunun kaynağı olan emirlerini kabul etmek bu hayrın bir parçasıdır. Kişinin sevmemekle birlikte, kendisini evli kalmaya zorlaması, nefsine karşı bir cihaddır ve güzel ahlaka sahip olmak için bir çabadır. Bu da bu hayırlar arasında yer alır. Belki de bu hoşlanmayış zamanla ortadan kalkar ve -kimi vakalarda görüldüğü üzere- bunun yerini sevgi alabilir. Belki Allah o hoşlanmadığı hanımdan kendisine salih bir evlat verir ve o, bu dünyada da âhirette de ebeveynine faydalı olabilir. Bütün bunlar böyle bir hanımı nikâh altında tutmanın mümkün olması, sakıncalı olmaması halinde söz konusudur. Eğer mutlaka ayrılık zorunlu ise ve böyle bir hanımı nikâh altında tutmanın hiçbir yolu yok ise bu durumda nikâh altında tutmak şart değildir. O takdirde Yüce Allah’ın şu buyruğu bize yol göstermektedir:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Babalarınız ve akrabalarınızın mallarını miras olarak aldığınız gibi hanımlarını miras olarak almanız caiz değildir. Onlarla evlenme tasarrufunda bulunmanız ya da dilediğinizle onları evlendirmeniz veyahut da onların evlenmesine mani olmanız caiz değildir. Kendilerinden hoşlanmadığınız hanımlarınıza mehir olarak veya diğer vermiş olduğunuz şeylerin bazısından vazgeçmeleri için nikahınızda tutarak onlara zarar vermeniz caiz değildir. Ancak zina gibi apaçık bir suç işlerseler, onlara vermiş olduğunuzu geri alana kadar nikahınız altında tutmanız ve baskı yapmanız caizdir. Hanımlarınıza eziyet etmeden onlara ihsanda bulunarak güzel geçinin. Eğer dünyevî bir husustan dolayı onlardan hoşlanmaz iseniz onlara sabredin. Yüce Allah, hoşunuza gitmeyen hususlarda dünya ve ahiret hayatınız için pek çok hayır takdir etmiş olabilir

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. لَا la
  5. يَحِلُّ yehillu helal değildir kök: حلل
  6. لَكُمْ lekum size
  7. أَن en
  8. تَرِثُوا۟ terisu miras yoluyla almanız kök: ورث
  9. ٱلنِّسَآءَ n-nisa'e kadınları kök: نسو
  10. كَرْهًۭا ۖ kerhen zorla kök: كره
  11. وَلَا ve la
  12. تَعْضُلُوهُنَّ tea'duluhunne onları sıkıştırmayın kök: عضل
  13. لِتَذْهَبُوا۟ litezhebu alıp götürmek için kök: ذهب
  14. بِبَعْضِ bibea'di bir kısmını kök: بعض
  15. مَآ ma şeylerin
  16. ءَاتَيْتُمُوهُنَّ ateytumuhunne onlara verdiğiniz kök: اتي
  17. إِلَّآ illa dışında
  18. أَن en
  19. يَأْتِينَ ye'tine yapmaları kök: اتي
  20. بِفَـٰحِشَةٍۢ bifahişetin edepsizlik kök: فحش
  21. مُّبَيِّنَةٍۢ ۚ mubeyyinetin açık bir kök: بين
  22. وَعَاشِرُوهُنَّ ve aaşiruhunne ve onlarla geçinin kök: عشر
  23. بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ bil-mea'rufi iyi kök: عرف
  24. فَإِن fein eğer
  25. كَرِهْتُمُوهُنَّ kerihtumuhunne onlardan hoşlanmazsanız kök: كره
  26. فَعَسَىٰٓ feasa bilinki kök: عسي
  27. أَن en
  28. تَكْرَهُوا۟ tekrahu sizin hoşlanmadığınız kök: كره
  29. شَيْـًۭٔا şey'en bir şeye kök: شيا
  30. وَيَجْعَلَ ve yec'ale koymuş olabilir kök: جعل
  31. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  32. فِيهِ fihi ona
  33. خَيْرًۭا hayran hayır kök: خير
  34. كَثِيرًۭا kesiran çok kök: كثر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عضل (2 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: كره (41 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları,…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Apaçık bir çirkinlik yapmaları hariç, onlara verdiğinizin (mehrinizin) bir kısmını gidermeniz (geri almanız) için de onları sıkıştırmayın! Onlarla iyi geçinin! Onlardan hoşlanmazsanız, (bilin ki) sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir.

Mustafa İslamoğlu

Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Ve açık bir biçimde fuhuş işlemedikçe, verdiğiniz bir şeyi onlardan geri almak için onlara baskı yapmayın! Ve onlarla güzel bir şekilde geçinin; zira onlar size itici gelse bile, hoşlanmadığınız bir şeyde Allah bir çok hayır dilemiş olabilir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Hanımlarınıza, onların arzusu hilafına (baskı yaparak) mirasçı olma(ya çalışma)nız helal değildir. Ve açık bir şekilde hayasızca davranma suçu işlemedikçe vermiş olduğunuz herhangi bir şeyi geri almak amacıyla onlara baskı yapmayın. Ve hanımlarınızla güzel bir şekilde geçinin; çünkü onlardan hoşlanmıyor olsanız bile, olabilir ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler; kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmaz. . . Kendilerine vermiş olduklarınızın (mehr) bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. . . Açık (şahitlerle ispatlanmış) bir fuhuş yapmaları durumu müstesna. . . Onlarla hakka uygun şekilde geçinin. . . Kendilerinde hoşlanmadığınız bir şey olsa bile, Allah onda pek çok hayır takdir etmiş olabilir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Kadınlara zorla kalıtçı olmanız helal değildir. Vermiş olduklarınızın bir bölümünü almak için, onlara baskı yapmanız da helal değildir. Açıkça sağtöreye uygun olmayan ilişkilerde bulunmuş olmaları dışında, onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, Allah, hoşlanmadığınız bir şeye çok iyilik koymuş olabilir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayınız. Onlarla iyi geçininiz. Eğer onlardan hoşlanmazsanız da, biliniz ki hoşlanmadığınız bir şeyi Allah büyük bir hayra vesile kılmış olabilir.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirasçı olmanız sizin için yasal değil. Kendilerine önceden vermiş bulunduğunuz malları onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, olur ki hoşlanmadığınız bir şeye ALLAH çok hayır koymuştur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirasçı olmanız sizin için yasal değil. Kendilerine önceden vermiş bulunduğunuz malları onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, olur ki hoşlanmadığınız bir şeye ALLAH çok hayır koymuştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmadığı gibi, verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye, açık bir fuhuş işlemeleri durumu hariç, onları sıkıştırmanız da helal olmaz. Haydi onlarla güzel geçinin! Kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, sizin hoşlanmadığınız bir şeyde Allah, birçok hayırlar takdir etmiş olur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size halal olmadığı gibi verdiğiniz mehrin birazını kurtaracaksınız diye onları tazyık etmeniz de halal olmaz, meğer ki arayı açacak bir fuhş irtikab eylemiş olsunlar, haydin onlarla güzel geçinin, şayed kendilerini hoşlanmadınızsa olabilir ki siz bir şeyi hoşlanmazsınız da Allah onda bir çok hayırlar takdir etmiş bulunur

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Kadınlara istemedikleri halde mirasçı olmanız dipnot 1 , size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe, onlara vermiş olduğunuz şeylerin bir kısmını almak için baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız, bilin ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır kılmış olabilir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye döneminde kocası ölen kadın "terekeden/miras" sayılarak onunla herhangi bir anlaşma yapılmaksızın evlenilirdi. Veya başkasıyla evlendirilerek mehiri alınırdı. Ayet bu Cahiliye adetini yasaklamaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Kadınlara istemedikleri halde mirasçı olmanız dipnot 1 , size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe, onlara vermiş olduğunuz şeylerin bir kısmını almak için baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız, bilin ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır kılmış olabilir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye döneminde kocası ölen kadın "terekeden/miras" sayılarak onunla herhangi bir anlaşma yapılmaksızın evlenilirdi. Veya başkasıyla evlendirilerek mehiri alınırdı. Ayet bu cahiliye adetini yasaklamaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız dipnot 1 , size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe, onlara vermiş olduğunuz şeylerin bir kısmını almak için baskı yapmayın. Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmıyorsanız, bilin ki hoşlanmadığınız bir şeyde Allah birçok hayır kılmış olabilir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cahiliye döneminde kocası ölen kadın "terekeden/miras" sayılarak onunla herhangi bir anlaşma yapılmaksızın evlenilirdi. Veya başkasıyla evlendirilerek mehri alınırdı. Ayet bu cahiliye adetini yasaklamaktadır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan 'çirkin bir hayasızlık' yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir). Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Tanrı onda çok hayır kılar.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız ve onların — kendilerine verdiğiniz (mehir) den birazını gider (ib elinize geçire) bilmeniz için — tazyik etmeniz size halal olmaz. Meğer ki arayı açacak bir fuhuş irtikab etmiş olsunlar. Onlarla (kadınlarınızla) iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.

İbni Kesir

Ey iman edenler; kadınlara zorla varis olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizden mehrin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın, onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan boşanmıyorsanız; olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de Allah onu çok daha hayırlı kılar.

Mehmet Alagaş

(19-21) Ey iman edenler zorla / hoş olmayan şekilde kadınlara mirasçı olmanız, onlara gitmeleri konusunda engel olmanız, verdikleriniz dolayısıyla onları sıkıştırmanız, açık bir fahişelik yapmaları durumu hariç, size helal değildir. Onlarla normal / örfi şekilde k aynaşın / muaşerette bulunun , onlardan hoşlanmadınızsa bile, belki de hoşlanmadığınız şeyde Allah, birden çok hayır yapmıştır . Eğer eşin yerini başka eşle değiştirmek istediyseniz onlardan birine kantarlarca mal verdinizse bile ondan hiçbir şey almayın , Onu / verdiğinizi bühtan / iftira yoluyla ve açık bir kötülük olarak geri alacak mısınız? (İftira isnadı ile mala konmak) birbirinize kaynaştınız / katıldınız ve sizden (onları koruyacağınıza dair) pek haşin / galiz bir söz alınmışken nasıl onu alabilirsiniz ki?

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! (Ölen babalarınızın) kadınlarını miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları (başkalarıyla evlenmelerine) engel olmak için nikahınızda tutmayın. Onlarla güzel güzel geçinin. Onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, kadınları miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Onlara verdiklerinizin bir kısmını alıp götürmek için onları sıkıştırmayın. Şayet açık bir edepsizlik yaparlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilin ki sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah çok hayır koymuş olabilir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Kadınların mallarına el koymanız dipnot 1 size helal değildir. Zina yaptıkları şüphe götürmez bir şekilde belli olmadıkça onlara verdiğinizden bir kısmını dahi geri almak için baskı da yapmayın. dipnot 2 Kadınlarınızla marufa dipnot 3 /Kur'an'daki hükümlere uygun bir şekilde geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (bilin ki) hoşlanmadığınız şeyde bile Allah birçok hayırlar yaratabilir. dipnot 4

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Meallerde "mirasçı olmak" şeklinde tercüme edilen "(ورث) verise" fiilinin kök anlamı, "birinin malının, bir sözleşmeye dayalı olmadan başkasına geçmesi"dir. Miras da bu tür bir mal geçişi olduğu için ona bu isim verilmiştir (Müfredat). Nikah erkeğe, eşinin malına konma veya onu yönetme hakkını veren bir sözleşme olmadığı için (Nisa 4/4) bu ayet erkeğin, karısının malına el koyamayacağını bildirmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Maruf, aklın veya dinin doğru saydığı her şeydir. Zıttı 'münker'dir (Müfredat). Her toplumda oluşmuş çeşitli ma'ruflar olabilir. Bunlara, Allah'ın ayetlerine aykırı olmadığı müddetçe uyulur. Kadınlarla ilgili marufları açıklayan bazı ayetler için bkz. Bakara 2/233; Nisa 4/32, 34; Talak 65/6 ve dipnotları.
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler (müminler)! Kendilerinden hoşlanmadığınız halde dipnot 1 kadınlara mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Onlara verdiğinizden geri almak için baskı da yapmayın; ispatlanabilir bir fuhuş yapmış olurlarsa o başka. Onlarla marufa (Kur'an ölçülerine) uygun geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız bakarsınız ki siz bir şeyden hoşlanmıyorsunuz ama Allah onda birçok hayırlar yaratacak olabilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki "Kendilerinden hoşlanmadığınız halde" ifadesi kerhen = كرها kelimesinin tercümesidir. Bu kelime haldir yani durum bildirir. Tefsir ve mealler onun kadınların durumunu bildirdiği şeklinde değerlendirmişler ve ayete şu şekilde anlam vermişlerdir. "Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir." Bunu iki şekilde açıklamışlardır. Biri, kadının kendisinin bir miras malı gibi algılanmasıdır. Kadınları mal gibi görmek Cahiliye dönemine ait bir gelenektir. Ayete bu şekilde bir anlam vermek, onu tarihe gömmek olur. Diğeri de bir kişinin, ayrılmak isteyen bir kadını boşamayıp ölmesini beklemesi ve zorla ona mirasçı olmasıdır. Kur'an'ın kadına iftida hakkı vermesi sebebiyle bu da mümkün olamayacağından "kerhen" kelimesinin failin(öznenin) yani kocaların durumunu bildirir şekilde tercümesi daha uygundur. Ancak böyle bir tercüme ilgili ayetlerle bütünlük oluşturmaktadır.

Şaban Britch

Ey iman edenler! (ölen babalarınızın) kadınlarını miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları (başkalarıyla evlenmelerine) engel olmak için nikahınızda tutmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Kadınlara, zor ve baskı kullanarak mirasçı olmanız size helal olmaz. Kendilerine vermiş bulunduğunuz şeylerin bir kısmını çarpıp götürmek için onları sıkıştırmanız da helal değildir. Kanıta bağlanmış bir fuhuş yapmaları hali müstesna. Onlarla iyi ve güzel geçinin. Onlardan tiksindinizse olabilir ki, siz bir şeyi çirkin bulursunuz da Allah, ona çok hayır koymuş olur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam women are not a property to be inherited against their will following the death of their husbands; you are forbidden to copy this pagan custom, nor are you allowed to ill treat them to force them to give up a part of the dower or of the property you have given them, unless they have been proven guilty of an evil line of conduct. And you must live with them in equity and honour according to the manner and the Islamic laws of matrimony. And should you take to them so much dislike; it may happen that you dislike something whereby Allah makes all grace abound.

Abdul Haleem

You who believe, it is not lawful for you to inherit women against their will, nor should you treat your wives harshly, hoping to take back some of the bride-gift you gave them, unless they are guilty of something clearly outrageous. Live with them in accordance with what is fair and kind: if you dislike them, it may well be that you dislike something in which God has put much good.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Ye are forbidden to inherit women against their will. Nor should ye treat them with harshness, that ye may Take away part of the dower ye have given them,-except where they have been guilty of open lewdness; on the contrary live with them on a footing of kindness and equity. If ye take a dislike to them it may be that ye dislike a thing, and Allah brings about through it a great deal of good.

Abul A'la Maududi

Believers! It is not lawful for you to become heirs to women against their will. dipnot 1 It is not lawful that you should put constraint upon them that you may take away anything of what you have given them; (you may not put constraint upon them) unless they are guilty of brazenly immoral conduct. dipnot 2 Live with your wives in a good manner. If you dislike them in any manner, it may be that you dislike something in which Allah has placed much good for you. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This means that the relatives of the husband should not treat the widow of the deceased as if she were a part of the inheritance and begin imposing their will on her. Upon the death of her husband a woman becomes independent. As soon as her legally-prescribed period of waiting ends, she is free to go to wherever she likes and to marry anyone she wishes.
  2. metne dön, dipnot 2
    This permission is intended not in order to provide them with an excuse to misappropriate her property but to exercise a restraint on her conduct and prevent her from lewdness.
  3. metne dön, dipnot 3
    This means that if the wife is either not beautiful or has some shortcoming because of which she does not seem attractive enough to her husband, the latter should not suddenly decide, in a fit of rage and disgust, to part with her. Rather he should act with patience and forbearance. It often happens that a woman lacks physical attraction but has other qualities which are of much greater value for the success of married life. Hence if such a woman finds the opportunity to express her qualities, the same husband who initially felt revulsion towards her becomes captivated by her attractive conduct and character. Sometimes in the early stages of married life a husband dislikes certain things in his wife, and this initial dislike may even grow to revulsion. Were a man to be patient and allow all the potentialities of the woman to be realized, it would become evident to him that her merits outweighed her weaknesses. Hence a man's haste in taking the decision to rupture the matrimonial bond is not praiseworthy. Repudiation of marriage should be a man's last resort, a resort towards which he should turn only in unavoidable circumstances. The Prophet (peace be on him) has said: For God, divorce is the most reprehensible of all lawful things.' (Abu Da'ud, Talaq', 3; Ibn Majah, 'Talaq', 1 - Ed.) In another tradition the Prophet (peace be on him) said: 'Marry and do not go about divorcing. For God does not like men and women who keep on changing partners merely for a change of taste.' (al-Tabrani, cited by 'Ajluni in Kashf al-Khifa. vol. 1, p. 304 - Ed.)

Aisha Bewley

You who have iman! it is not halal for you to inherit women by force. Nor may you treat them harshly so that you can make off with part of what you have given them, unless they commit an act of flagrant indecency. Live together with them correctly and courteously. If you dislike them, it may well be that you dislike something in which Allah has placed a lot of good.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! You are forbidden to inherit women against their will; and you should not treat them with harshness, that you may take away part of the Mahr [1] you have given them, unless they commit open illegal sexual intercourse; and live with them honourably. If you dislike them, it may be that you dislike a thing and Allâh brings through it a great deal of good.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! It is not lawful for you to inherit women forcibly, and do not press them to take away part of what you have given them, unless they commit a gross indecency. Consort with them in an honourable manner; and should you dislike them, maybe you dislike something while Allah invests it with an abundant good.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! it is not lawful for you to treat women (of your deceased relatives) as inherited property by force, nor should you detain them that you may take away part of that which you have given them, except that they commit flagrant indecency. But consort with them in peace. Then if you have a dislike for them, it may be that you dislike a thing but Allâh has placed a good deal of good in it.

Arthur John Arberry

O believers, it is not lawful for you to inherit women against their will; neither debar them, that you may go off with part of what you have given them, except when they commit a flagrant indecency Consort with them honourably; or if you are averse to them, it is possible you may be averse to a thing, and God set in it much good.

Bijan Moeinian

O you believers, do not take your women’s inheritance (and their belongings) from them. Unless your women have committed a big sin, it is forbidden for you to treat them badly so that they give up and sign up their wealth to you. Treat your women kindly and try not to dislike them; you may grow to dislike a woman [because her appearance is not like a TV model] while God may have showered her with so much beauty inside.

E. Henry Palmer

O ye who believe! it is not lawful for you to inherit women's estates against their will; nor to hinder them, that ye may go off with part of what ye brought them, unless they commit fornication manifestly; but associate with them in reason, for if ye are averse from them, it may be that ye are averse from something wherein God has put much good for you.

Edip-Layth

O you who acknowledge, it is not lawful for you to inherit the women by force, nor that you become harsh with them to take away some of what you have given them, unless they commit a clear lewdness. Live with them in kindness. If you dislike them, then perhaps you may dislike something and God makes in it much good.

George Sale

O true believers, it is not lawful for you to be heirs of women against their will, nor to hinder them from marrying others, that ye may take away part of what ye have given them in dowry; unless they have been guilty of a manifest crime: But converse kindly with them. And if ye hate them, it may happen that ye may hate a thing wherein God hath placed much good.

Hamid S. Aziz

O you who believe! It is not lawful for you to inherit women against their will; nor to restrain them so that you may take away part of what you gave them, unless they commit flagrant lewdness; but associate with them with kindness and equity, for if you dislike them, it may be that you dislike something wherein Allah has put much good for you.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, it is not lawful for you to inherit women against their will; (Literally: through compulsion) neither pose problems for them that you may go away with some (part) of what you have brought them except when they come up with a (demonstrably) evident obscenity. And consort with them with beneficence; so in case you hate them, then it is possible you may hate something, and Allah sets in it much charity (i.e. benefit).

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! It is not lawful for you forcibly to inherit the women (of your deceased kinsmen), nor (that) ye should put constraint upon them that ye may take away a part of that which ye have given them, unless they be guilty of flagrant lewdness. But consort with them in kindness, for if ye hate them it may happen that ye hate a thing wherein Allah hath placed much good.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, you are not allowed to take perforce the women (of dead relatives) into your heritage, or tyrannise over them in order to deprive them of what you have given them, unless they are guilty of open adultery. Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them. For it may well be you may not like a thing, yet God may have endued it with much goodness.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! It is not lawful for you to [try to] become heirs to your wives [by holding onto them] against their will; and neither shall you keep them under constraint with a view to taking away anything of what you may have given them, unless it be that they have become guilty, in an obvious manner, of immoral conduct. And consort with your wives in a goodly manner; for if you dislike them, it may well be that you dislike something which God might yet make a source of abundant good.

Mustafa Khattab

O believers! It is not permissible for you to inherit women against their will[1] or mistreat them to make them return some of the dowry ˹as a ransom for divorce˺—unless they are found guilty of adultery.[2] Treat them fairly. If you happen to dislike them, you may hate something which Allah turns into a great blessing.

Progressive Muslims

O you who believe, it is not lawful for you to inherit the women by force, nor that you become harsh with them to take away some of what you have given them, unless they commit a clear lewdness. And live with them in kindness. If you dislike them, then perhaps you may dislike something and God makes in it much good.

Rashad Khalifa

O you who believe, it is not lawful for you to inherit what the women leave behind, against their will. You shall not force them to give up anything you had given them, unless they commit a proven adultery. You shall treat them nicely. If you dislike them, you may dislike something wherein GOD has placed a lot of good.

Sahih International

O you who have believed, it is not lawful for you to inherit women by compulsion. And do not make difficulties for them in order to take [back] part of what you gave them unless they commit a clear immorality. And live with them in kindness. For if you dislike them - perhaps you dislike a thing and Allah makes therein much good.

Sam Gerrans

O you who heed warning: it is not lawful for you to inherit from women against their will; and neither constrain them that you might take away part of what you gave them save that they commit manifest sexual immorality. And live with them according to what is fitting. And if you dislike them, it may be that you dislike a thing and God makes therein much good.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! It is not lawful for you to force women into marrying or holding on to them in marriage against their will. Pressuring women to remain in wedlock by threatening to take away the marital gift is forbidden. A wife could forfeit the right to the marital gift only if she has indulged in clear lewdness. You shall treat your wives nicely. Even if you dislike them, it may happen that Allah has placed much good in what you have failed to realize.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! You are forbidden to inherit women against their will nor should you treat them with harshness, that you may take away part of the dowry you have given to them— Except where they have been guilty of open illicit sexual deeds (lustfulness); On the contrary live with them on a basis of kindness and justice. If you take a dislike to them it may be that you dislike a thing, and Allah brings about through it a great deal of good.

Taqi Usmani

O you who believe, it is not lawful for you that you should forcibly take women as inheritance. Do not hold on to them so that you may take away some of what you have given them, unless they commit a clearly shameful act. Live with them in the recognized manner. If you dislike them, then it is quite likely that you dislike something and Allah has placed a lot of good in it.

The Monotheist Group

O you who believe, it is not lawful for you to inherit from the women by force. And do not make difficulty for them so that you may take away some of what you have given them, unless they commit a clear lewdness. And live with them in kindness. If you dislike them, then perhaps you dislike something while God makes in it much good.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩