Nisâ suresi

Nisâ suresi, 34. ayet

Nisâ suresi, 34. ayet. ٱلرِّجَالُ قَوَّٰمُونَ عَلَى ٱلنِّسَآءِ بِمَا فَضَّلَ ٱللَّهُ بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ وَبِمَآ أَنفَقُوا۟ مِنْ أَمْوَٰلِهِمْ فَٱلصَّٰلِحَٰتُ قَٰنِتَٰتٌ حَٰفِظَٰتٌ لِّلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ ٱللَّهُ وَٱلَّٰتِى تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَٱهْجُرُوهُنَّ فِى ٱلْمَضَاجِعِ وَٱضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا۟ عَلَيْهِنَّ سَبِيلًا إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا

erricâlü ḳavvâmûne `ale-nnisâi bimâ feḍḍale-llâhü ba`ḍahüm `alâ ba`ḍiv vebimâ enfeḳû min emvâlihim. feṣṣâliḥâtü ḳânitâtün ḥâfiżâtül lilgaybi bimâ ḥafiża-llâh. vellâtî teḫâfûne nüşûzehünne fe`iżûhünne vehcürûhünne fi-lmeḍâci`i vaḍribûhünn. fein eṭa`neküm felâ tebgû `aleyhinne sebîlâ. inne-llâhe kâne `aliyyen kebîrâ.

Diyanet İşleri

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 31–37 · surenin 34. ayeti / 176

Konu Malı batılla yemeyin; erkek ve kadın; aranın açılması Nisâ 29–35 3

  1. Nisâ 31

    Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

  2. Nisâ 32

    Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

  3. Nisâ 33

    (Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

  4. 34

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.

  5. Nisâ 35

    Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.

  6. Nisâ 36

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

  7. Nisâ 37

    Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

34. “Erkekler kadınlar üzerinde yöneticidirler.” Yani erkekler kadınların Allah’ın haklarını yerine getirmelerini, Allah’ın farzlarını muhafaza etmelerini ve fesadı gerektirici işlerden uzak durmalarını sağlamak sureti ile onlar üzerinde idarecidirler. Zira erkekler, kadınları bu sınırlar çerçevesinde tutmakla yükümlüdürler. Aynı şekilde kadınlara harcamada bulunmaları, onların giyim ve mesken ihtiyaçlarını karşılamak sureti ile de idarecidirler. Daha sonra Yüce Allah erkeklerin kadınlar üzerindeki bu idarecilik vasfını gerektiren sebebi söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

“Bu, Allah’ın bazılarını bazılarına üstün kılmış olmasından ve erkeklerin mallarından harcamalarından dolayı böyledir.” Yani erkeklerin kadınlar üzerindeki üstünlüğünden ve ayrıca onlara karşı faziletli davranmalarından dolayı bu böyledir. Erkeklerin kadınlara üstün oluşlarının birkaç yönü vardır:

1- Evvela velâyet (yönetici olmak) erkeklere hastır. Peygamberlik ve risalet de böyledir. Cihad, bayram namazları ve Cumalar gibi bir çok ibâdetler de erkeklere hastır.

2- Yüce Allah, kadınların benzerine sahip olmaları söz konusu olmayan akıl, ağırbaşlılık, sabır ve sıkıntılara katlanmak gibi özellikler vermiştir.

3- Yüce Allah kadınlara harcamada bulunmayı, onların nafakalarını sağlamayı da erkeklere özel bir görev olarak vermiştir. Hatta nafakaların birçoğunu karşılamak erkeklere has bir görevdir. Onlar bu yönleri ile kadınlardan ayrılmaktadırlar. Yüce Allah’ın: “harcamalarından dolayı” buyurup da neyi harcadıklarını söz konusu etmeyişinin sırrı da bu olsa gerektir. Bu ifade bütün harcamalar hakkında delil olsun diye böyle gelmiştir.

İşte bütün bunlar erkeğin hanımı için bir yönetici ve bir efendi konumunda olduğunu göstermektedir. Hanımı ise onun yanında korunup gözetilmesi gereken bir varlıktır. O nedenle erkeğin görevi, Allah’ın gözetimi altına verdiği bu varlığın haklarını yerine getirmektir. Kadının görevi de hem Rabbine hem de kocasına itaat etmektir. İşte bundan dolayı Yüce Allah: “Saliha kadınlar itaatlı olan” şanı Yüce Allah’a itaatkâr olan “ve Allah’ın koruması ile kendileri de gizli olanı koruyanlardır.” Yani kocalarının gıyabında dahi onlara itaat eder, gerek kendi nefisleri hakkında gerekse de kocasının malı hususunda kocasını gereği gibi koruyup kollarlar. Bu da Allah’ın o kadınları koruması, onlara bu konuda muvaffakiyetler vermesi ile gerçekleşir. Çünkü kendiliklerinden bunu yapamazlar. Çünkü nefis kötülüğü emredicidir. Fakat kim Allah’a tevekkül ederse Allah da dini ve dünyası ile ilgili hususlarda onun için önemli olan hususlarda ona yeter.

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Serkeşlik etmelerinden” yani söz ya da davranışları ile kocalarına itaat etmeyip baş kaldıracaklarından “endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin.” Bu durumda kocaları kolaylık sırasına göre onları tedib eder. Önce Yüce Allah’ın kocaya itaat etme ve ona karşı gelme hususundaki hükmünü açıklayarak kocasına itaati teşvik edip ona karşı gelmekten sakındıran buyruklarını hatırlatarak öğüt verir. Şâyet başkaldırmasından vazgeçerse zaten istenen budur. Aksi takdirde koca -maksadı gerçekleştirecek kadarı ile- onunla birlikte yatmamak ve onunla ilişki kurmamak sureti ile ondan uzak durur. Bu da sonuç vermezse iz bırakmayacak şekilde onu döver.

Eğer bu yollardan herhangi birisi ile maksat hâsıl olursa ve kadınlar size itaat ederlerse “artık aleyhlerine bir yol aramayın.” Yani bu durumda arzuladığınız amaç gerçekleşmiş demektir. O halde geçmişte olanlardan dolayı onlara sitem etmeyi, hatırlanması zarar verebilecek ve kötülüklerin ortaya çıkmasına neden olabilecek kusurları araştırmayı bırakın.

“Şüphe yok ki Allah çok yücedir, çok büyüktür.” Yâni bütün yönlerden ve her hususta mutlak yücelik ve üstünlük O’nundur. O, zatı ile yüce ve üsttedir, kadri ile yüce ve üstündür, kahredici gücü ile de yüce ve üstündür. Kendisinden daha büyük bir şey olmayan en büyüktür, O’ndan daha azametli ve daha yüce kimse kimse yoktur. O zatı ile de sıfatları ile de büyük ve yücedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Erkekler kadınları gözetip kollamakta, onların işlerini yerine getirmektedirler. Bu ise Allah'ın bazı özelliklerle erkekleri onlardan üstün kılması ve erkeklerin üzerine farz olan nafaka ve sorumlulukların yüklenmesi sebebiyledir. Saliha kadınlar, Rablerine karşı itaatkâr olurlar, kocalarına karşı da itaatkâr olurlar. Allah kendilerini muvaffak kıldığı için kocalarının bulunmadığı zamanlarda onların haklarını muhafaza ederler. Ey Kocalar! Söz ve fiil olarak kocalarına itaat etmeyerek büyükleneceğinden korktuğunuz kadınları, öncelikle Allah'ı hatırlatarak ve Allah'tan korkmaları konusunda uyarma ile başlayın. Eğer size icabet etmezlerse onlara sırtınızı dönüp, cinsel ilişkiye girmeyerek onları yataklarında tek başına bırakın. Yine size icabet etmezlerse yaralamayacak şekilde onlara vurun. Eğer size itaat etmeye başlarlarsa zulmederek veya azarlayarak onlara haksızlık etmeyin. Şüphesiz Allah her şeyin üzerindedir, her şeyden yücedir. O zatıyla ve sıfatıyla büyüktür, O'ndan korkun.

Kelimeler

40 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلرِّجَالُ er-ricalu erkekler kök: رجل
  2. قَوَّٰمُونَ kavvamune yöneticidirler kök: قوم
  3. عَلَى ala üzerinde
  4. ٱلنِّسَآءِ n-nisa'i kadınlar kök: نسو
  5. بِمَا bima zira
  6. فَضَّلَ feddele üstün kılmıştır kök: فضل
  7. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  8. بَعْضَهُمْ bea'dehum bir kısmını kök: بعض
  9. عَلَىٰ ala üzerine
  10. بَعْضٍۢ bea'din diğerinin kök: بعض
  11. وَبِمَآ ve bima ve çünkü
  12. أَنفَقُوا۟ enfeku infak ederler kök: نفق
  13. مِنْ min -ndan
  14. أَمْوَٰلِهِمْ ۚ emvalihim malları- kök: مول
  15. فَٱلصَّـٰلِحَـٰتُ fessalihatu iyi kadınlar kök: صلح
  16. قَـٰنِتَـٰتٌ kanitatun ita'atkar olup kök: قنت
  17. حَـٰفِظَـٰتٌۭ hafizatun korurlar kök: حفظ
  18. لِّلْغَيْبِ lilgaybi gizliyi kök: غيب
  19. بِمَا bima karşılık
  20. حَفِظَ hafize kendilerini korumasına kök: حفظ
  21. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah'ın kök: اله
  22. وَٱلَّـٰتِى vellati kadınlara
  23. تَخَافُونَ tehafune korktuğunuz kök: خوف
  24. نُشُوزَهُنَّ nuşuzehunne hırçınlık etmelerinden kök: نشز
  25. فَعِظُوهُنَّ feizuhunne öğüt verin kök: وعظ
  26. وَٱهْجُرُوهُنَّ vehcuruhunne onlara sokulmayın kök: هجر
  27. فِى fi
  28. ٱلْمَضَاجِعِ l-medacii yataklarda kök: ضجع
  29. وَٱضْرِبُوهُنَّ ۖ vedribuhunne ve onları çıkarın kök: ضرب
  30. فَإِنْ fein eğer
  31. أَطَعْنَكُمْ etaa'nekum size ita'at ederlerse kök: طوع
  32. فَلَا fela
  33. تَبْغُوا۟ tebgu artık aramayın kök: بغي
  34. عَلَيْهِنَّ aleyhinne onların aleyhine
  35. سَبِيلًا ۗ sebilen başka bir yol kök: سبل
  36. إِنَّ inne çünkü
  37. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  38. كَانَ kane kök: كون
  39. عَلِيًّۭا aliyyen yücedir kök: علو
  40. كَبِيرًۭا kebiran büyüktür kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضجع (3 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır.…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: حفظ (44 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş)

    Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın onlardan (insanlardan) bir kısmını diğerlerine (farklı oldukları noktalarda) üstün kılması ve (bir de) mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler, kadınların koruyucusudur. (Onun için) iyi kadınlar, (Allah'a) itaatkâr; Allah'ın (kendilerini) korumasına karşılık gizliyi (namuslarını) koruyanlardır. Geçimsizliğinden dipnot 1 endişe ettiğiniz kadınlara gelince, onlara öğüt verin; onları yataklarda yalnız bırakın ve kendilerini (kısa süreli yanınızdan) uzaklaştırın! dipnot 2 Size gönülden bağlanırlarsa dipnot 3 artık onların aleyhine başka bir yol aramayın! Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade, [nüşûz]undan yani başkasıyla evlenmek düşüncesiyle hareket ederek hanımların gözlerini, bakışlarını kaldırması, başka birisiyle evlilik arayışına girmesi demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Buradaki [darb] fiili "dayak atmak", "dövmek" değil, "kısa süreli ayrılmak" demektir ki bu olayın nasıl uygulandığı noktasında Hz. Muhammed'in hayatında da iki örnek olayın yaşandığı rivayet edilmektedir. Bu konuda bir yaklaşımımızı daha hatırlatmakta yarar görmekteyiz. Ayette geçen [ıdribûhunne] ifadesi kelimenin anlamları içerisinde ilk belirttiğimiz anlam gereği boşanma öncesinde hanımlara "örnek verilmesi", yani evliliği sürdürmenin gerekliliği noktasında sunulacak örnek uygulamaları ve örnek hayatları hanımlara bildirmek gerektiği şeklinde de bir yorum getirilebilir ki bu yorum [darabe] fiilinin anlam alanında zaten var olan bir boyutun tercih edilmesidir. Zira Ra‘d 13:17 ve Zuhruf 43:58'de bu kelimenin herhangi bir takı olmadan "örnek vermek" anlamında kullanıldığı bilinmektedir. Gerçekte ayette kastedilen anlamın dövmek olmadığı gün gibi aşikârdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Burada sözü edilen "itaat", gönülden sağlanan bağlılık, yani aile birlikteliğini sağlayacak olan sevgi bağlılığıdır. Kastedilen zoraki ve baskıcı zorbalık içerikli bir boyun eğdirme değildir.

Mustafa İslamoğlu

Erkekler kadınların koruyup gözeticisidirler; çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır; bir de erkekler servetlerinden harcama yapmaktadırlar. Dürüst ve erdemli kadınlar hem (Allah'a) itaat eden, hem de Allah'ın koruduğu (iffetli eşlerin) yokluğunda da koruyan kadınlardır. Sadakatsizlik etmelerinden çekindiğiniz kadınlara gelince: onlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, nihayet (geçici bir süre) ayırın! Daha sonra size itaat ederlerse, aşırı giderek onlar aleyhine bir yol benimsemeyin! Allah, gerçekten yücedir, büyüktür.

Muhammed Esed

Erkekler, kadınları, Allahın kendilerine onlardan daha fazla bağışladığı nimetler ve sahip oldukları servetten yapabilecekleri harcamalarla koruyup gözetirler. Dürüst ve erdemli kadınlar, gerçekten Allahın koru(nmasını buyur)duğu mahremiyeti koruyan sadık ve itaatkar kadınlardır. Kötü niyetlerinden korktuğunuz kadınlara gelince, onlara (önce) nasihat edin; sonra yatakta yalnız bırakın; sonra dövün; ve bundan sonra itaat ederlerse onları incitmekten kaçının. Allah gerçekten yücedir, büyüktür.

Ahmed Hulusi

Erkekler, kadınlar üzerine kavvamdırlar (koruyup gözeten). Allah'ın fazlıyla açığa çıkardığı bazı özellikler sebebiyle bazısı diğerinden üstündür, mallarından karşılıksız bağışlarlar. Saliha kadınlar eşlerine saygılı ve söz dinlerler. Allah'ın kendilerini korumasıyla gayblarını korurlar (yalnızken başka erkeklerle olmazlar). Serkeşlik yapmasından korktuğunuz (evlilik sorumluluğunu yerine getiremeyecek olmasından çekindiğiniz) eşlerinize öğüt verin (yanlışlarını fark ettirin); (anlamamakta ısrar ederlerse) yataklarında yalnız bırakın ve bu da yeterli olmazsa onları (rencide edecek kadarıyla) dövün. Size uyarlarsa artık üstlerine gitmeyin, incitmeyin. Muhakkak Allah Aliy'dir, Kebiyr'dir.

Ali Bulaç

Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu gözeticidir.' Saliha kadınlar, gönülden (Allah'a), itaat edenler, Allah nasıl koruduysa görünmeyeni koruyanlardır. Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.

Ali Özek ve heyeti

(Bazı hususlarda) Allah'ın, erkekleri kadınlardan üstün yaratması ve erkeklerin mallarıyla (kadınlara) nafaka temin etmeleri dolayısıyla, erkekler kadınlara hâkimdirler (onların emirleridirler). İyi kadınlar, (kocalarına) itaat eden, Allah'ın korunmasını emretmesi dolayısıyla da [karı koca arasındaki evliliğe âit] gizlilikleri koruyan kadınlardır, itaatsizliklerinden korktuğunuz kadınlar ise, onlara va'z-u nasihatte bulunun; (fayda etmezse) yataklarında yalnız bırakın; (onun da faydası olmazsa, usulünce) onları dövün. Eğer size itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphe yoktur ki Allah, çok yücedir; çok büyüktür.

Ali Rıza Safa

Erkekler, kendilerinin bir bölümünü, diğerlerine, Allah'ın üstün yapması ve mallarından harcamaları nedeniyle kadınları kollayıp gözetirler. Erdemli kadınlar, saygılı ve Allah'ın koruduğu gizliliği gözetenlerdir. Karşı gelmelerinden kaygı duyduğunuz kadınlara öğüt verin. Yataklarında yalnız bırakın; onları gönderin. Söz dinlerlerse, onlara karşı artık başka yol aramayın. Kuşkusuz, Allah, Yücedir; Büyüktür. dipnot 86

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 86
    "Kadınları kollayıp gözetirler!" tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kadınlardan üstündür!" veya "Kadınlar üzerinde yöneticidir!" veya "Kadınlar üzerinde egemendir!" biçiminde çevrilmiştir. Aynı ayetin sonunda "Onları gönderin!" tümcesi ise kimi Kur'an çevirilerinde, "Onlara vurun!" veya "Onları dövün!" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Erkekler kadınları, Allah'ın kendilerine onlardan daha fazla bağışladığı nimetler ve sahip oldukları servetten yapabilecekleri harcamalarla koruyup gözetirler. Dürüst ve erdemli kadınlar, gerçekten Allah'ın korunmasını buyurduğu mahremiyeti koruyan, sadık ve itaatkar kadınlardır. Serkeşliklerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince, onlara önce nasihat ediniz, sonra yattıkları yatakta yalnız bırakınız; yine de itaat etmezlerse onları geçici olarak evden uzaklaştırınız. Bundan sonra itaat ederlerse, onları incitmekten kaçınınız. Allah gerçekten yücedir; büyüktür.

Edip Yüksel

Erkekler kadınları gözetirler. Zira ALLAH her birine farklı yetenekler ve özellikler vermiştir. Zira erkekler evin geçiminden sorumludur. Erdemli kadınlar, (Tanrı'nın yasasına) boyun eğer ve ALLAH'ın korumasını emrettiğini (onur ve iffetlerini) tek başlarına bile olsalar korurlar. İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları çıkarın. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. ALLAH Yücedir, Büyüktür. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Hadis ve Sünneti Kuran'a eş koşan Türkçe mealler, ayetin ilk cümlesini "Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler" biçiminde yanlış olarak çevirmişlerdir. "Kavama" kelimesini Kuran boyunca "gözetmek, dikkat etmek, ayakta tutmak" diye çeviren bu meallerin (4:135; 5:8; 4:127; 2:229; 20:14; 55:9) sıra kadına gelince aynı kelimeye "hakim, yönetici" diye anlam vermeleri, erkek despotluğunun Kuran çevirilerine yansıtılmasının örneğidir. * Ayette sadakatsizlik ve iffetsizlik anlamına gelen "nuşuz" kelimesi de "şirretlik, itaatsizlik, başkaldırı" olarak yanlış çevriliyor. Halbuki aynı kelime 4:128 ayetinde sadakatsiz ve iffetsiz davranan koca için kullanılıyor. "Onları çıkarın" ifadesi de, yanlış olarak "onları dövün" diye çevrilmiştir. * "Daraba" kelimesi çok anlamlı bir kelime olup Kuran'da bağlamına göre farklı anlamlara gelir: Seyahat etmek, dışarı çıkmak: 2:273; 3:156; 4:101. Vurmak: 2:60, 73; 7:160; 8:12; 24:31; 26:63; 37:93. Dövmek: 8:50; 47:27. Ortaya koymak: 43:58; 47:27. * (Örnek) vermek: 14:24, 45; 16:75, 76; 16:112; 18:32, 45... Sorumluluğu kaldırmak: 43:5. Mahkum olmak: 2:61. Kapamak, vurmak: 18:11. * Örtmek: 24:31. Ortaya çıkarmak: 13:17; 57:13. Yola çıkmak: 20:77; 4:94. Nitekim 65:1 ayeti zina durumunda kadının evi terk etmesi gerektiği istisnası ile bu anlayışımızı destekliyor. Kısacası, "DaRaBa" ile inekleri, örnekleri ve yolları dövemeyen hadisçiler kadını dövüyorlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erkekler kadınları gözetirler. Zira ALLAH herbirine farklı yetenekler ve özellikler vermiştir. Nitekim erkekler evin geçiminden sorumludur. Erdemli kadınlar, (Tanrı'nın yasasına) boyun eğer ve ALLAH'ın korumasını emrettiği (onur ve iffetlerini) tek başlarına bile olsalar korurlar. İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları çıkarın. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. ALLAH Yücedir, Büyüktür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Erkekler, kadınlar üzerinde hakim dururlar, çünkü bir kere Allah birini diğerinden üstün yaratmış ve bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar. Bunun için iyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın korumasını emrettiği şeyleri, kocalarının yokluğunda da korurlar. Serkeşlik etmelerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince; önce kendilerine nasihat edin, sonra yataklarında yalnız bırakın, yine dinlemezlerse dövün. İtaat ettikleri halde onları incitmek için bahane aramayın. Çünkü Allah, çok yüksek çok büyüktür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Er olanlar kadınlar üzerinde hakim dururlar, çünkü bir kerre Allah birini diğerinden üstün yaratmış bir de erler mallarından infak etmektedirler, onun için iyi kadınlar itaatkardırlar, Allah kendilerini sakladığı cihetle kendileri de gaybı muhafaza ederler, serkeşliklerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince: evvela kendilerine nasıhat edin, sonra yattıkları yerde mehcur bırakın, yine dinlemezlerse döğün, dinledikleri halde incitmeye behane aramayın, çünkü Allah çok yüksek, çok büyük bulunuyor

Erhan Aktaş

Erkekler, kadınlar üzerinde kavvamdırlar. dipnot 1 Kendi mallarından infak dipnot 2 etmelerinden dolayı Allah bazınızı bazınıza göre faddale dipnot 3 yapmıştır. İyi düzeltici kadınlar; bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan dipnot 4 endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, sonra bir süre ayrılın. dipnot 5 Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Kavvam," kaimin mübalağa sigasıdır. "Kaim;" koruyup gözeten, geçimini temin eden, ayakta tutan (5:7.) demektir. Arapça'da "Kame ale'l-mer'e" deyimi kadını gözetti, geçimini üstlendi anlamına gelmektedir. Ayrıca 25:67. ayette bu kelime dengeli anlamında kullanılmaktadır ki bu ayette de dengeyi sağlayan anlamındadır. Bir üstünlük söz konusu değildir. Bu kelime; gözetip korumak, kalkmak, dikilmek, doğrulmak; bir işin idaresini üzerine almak, bir işi yapmaya azmetmek, yürütmek, düzenlemek, nezaret etmek ve geçim kaynağı gibi anlamlara gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ailenin geçimini sağlamak için harcama yapmak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tercih etmiştir, yeğlemiştir (Bkz. 17:55).
  4. metne dön, dipnot 4
    Geçimsizlik yapmak, alışılmışa muhalif olmak, rutinin dışına çıkmak, başına buyruk davranmak, kurulu düzeni bozmak.
  5. metne dön, dipnot 5
    "Bir süreliğine ayrılın." "Darebe," bir yerden ayrılmak, kısıtlamak, dövmek, kesmek, yaralamak, çizmek, yola çıkmak, ayrılmak, ayırmak, başka bir yere gitmek, örnek vermek, suda yüzmek, koyun boyamak, bir yere bir şey dikmek, Musa Nebi'nin asasıyla denizde yol açması, akrep sokması, kalp atışı, bir şeyi kaldırmak, kavgadan beladan kaçmak ve daha birçok anlamı bulunmaktadır. Araplar, misafire darip (yol tepen) demektedirler. Ayette geçen "vadrıbu-hunne" kelimesine, dövün anlamının verilmesi doğru değildir. Ayrıca bağlamından ve bir sonraki ayetten kelimenin dövmek anlamına gelmediği açıkça görülmektedir. Dövün anlamının verilmesinin nedeni, erkeğin "kadına bakışını" din haline getirmiş olmasıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Erkekler, kadınlar üzerinde kavvamdırlar. dipnot 1 Kendi mallarından infak dipnot 2 etmelerinden dolayı Allah bazınızı bazınıza göre faddale dipnot 3 yapmıştır. İyi düzeltici kadınlar; bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan dipnot 4 endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, sonra bir süre ayrılın. dipnot 5 Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Kavvam, " kaimin mübalağa sigasıdır. "Kaim;" koruyup gözeten, geçimini temin eden, ayakta tutan (5:7) demektir. Arapçada "Kame ale'l-mer'e" deyimi kadını gözetti, geçimini üstlendi anlamına gelmektedir. Ayrıca 25:67'de bu sözcük dengeli anlamında kullanılmaktadır ki bu ayette de dengeyi sağlayan anlamındadır. Bir üstünlük söz konusu değildir. Bu sözcük; gözetip korumak, kalkmak, dikilmek, doğrulmak; bir işin idaresini üzerine almak, bir işi yapmaya azmetmek, yürütmek, düzenlemek, nezaret etmek ve geçim kaynağı gibi anlamlara gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ailenin geçimini sağlamak için harcama yapmak.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tercih etmiştir, yeğlemiştir. (Örneğin 17:55)
  4. metne dön, dipnot 4
    Geçimsizlik yapma, alışılmışa muhalif olma, rutinin dışına çıkma, başına buyruk davranma, kurulu düzeni bozma.
  5. metne dön, dipnot 5
    "Bir süreliğine ayrılın." "Darebe, " bir yerden ayrılmak, kısıtlamak, dövmek, kesmek, yaralamak, çizmek, yola çıkmak, ayrılmak, ayırmak, başka bir yere gitmek, örnek vermek, suda yüzmek, koyun boyamak, bir yere bir şey dikmek, Musa nebinin asasıyla denizde yol açması, akrep sokması, kalp atışı, bir şeyi kaldırmak, kavgadan beladan kaçmak ve daha birçok anlamı bulunmaktadır. Araplar, misafire darip (yol tepen) demektedirler. Ayette geçen "vadrıbu-hunne" sözcüğüne, dövün anlamının verilmesi doğru değildir. Eğer dövme anlamında olsaydı bunun nasıl, neyle ve ne kadar olacağı da belirtilirdi. Ayrıca bağlamından ve bir sonraki ayetten sözcüğün dövmek anlamına gelmediği açıkça görülmektedir. Dövün anlamının verilmesinin nedeni, erkeğin kadına "bakışını" din haline getirmiş olmasıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir kısmınızın, bir kısmınızdan yaratılışı itibariyle farklı özelliklere sahip kılınması ve kendi mallarından harcadıkları dipnot 1 için erkekler, kadınların işlerini görürler. dipnot 2 İyi ahlaklı kadınlar: bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan dipnot 3 endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yalnız bırakın ve daha sonra bir süreliğine ayrılın. dipnot 4 Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ailenin geçimini sağlamaları için.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kavvam: Kaim'in mübalağa sigasıdır. Kaim; koruyup gözeten, canlı ve diri tutan demektir. Arapçada "Kame ale'l-mer'e" deyimi kadını gözetti, geçimini üstlendi anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sadakatsizliğinden, hırçınlığından, geçimsizliğinden.
  4. metne dön, dipnot 4
    "Bir süreliğine ayrılın" şeklinde anlam verdiğimiz "darebe" fiili; kısıtlamak, bir yerden ayrılmak, vurmak, dövmek, yapmak, yoksun bırakmak, ayrılmak, göstermek, etmek, eylemek, koymak, kuşatmak, misal getirmek, sefere çıkmak ve daha onlarca anlamı olan bir sözcüktür. Ayette geçen "vadrıbu-hunne" sözcüğüne, dövün anlamını vermek doğru değildir. Böyle bir anlamın verilmesinde; erkeğin, kadına "bakışını" din haline getirmesinin önemli bir payı vardır.

Gültekin Onan

Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu gözeticidir'. Saliha kadınlar, gönülden (Tanrı'ya), itaat edenler, Tanrı nasıl koruduysa görünmeyeni koruyanlardır. Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Doğrusu Tanrı yücedir, büyüktür.

Hasan Basri Çantay

Erkekler kadınlar üzerine haakimdirler. O sebeble ki Allah onlardan kimini (erkekleri) kiminden (kadınlardan) üstün kılmışdır. Bir de (erkekler onları) mallarından infaak etmektedirler. İyi kadınlar itaatli olanlardır. Allah kendi (hak) larını nasıl koruduysa onlar da öylece göze görünmeyeni koruyanlardır. Şerlerinden, serkeşliklerinden yıldığınız kadınlara gelince: Onlara (evvela) öğüt verin (vaz geçmezlerse) kendilerini yataklar (ın) da yalınız bırakın. (Yine kar etmezse) döğün. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Çünkü Allah çok yücedir. Çok büyükdür.

İbni Kesir

Allah'ın kimini kimine üstün kılmış olması ve onların mallarından infak etmeleri sebebiyle erkekler, kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar; itaatli olan ve Allah'ın kendilerini korumasına karşılık, kendileri de gizliyi koruyanlardır. Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, kendilerini yataklarında yalnız bırakın, (yine uslanmazlarsa) dövün, sizi itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. Muhakkak ki Allah; Aliyy ve Kebir olandır.

Mehmet Alagaş

(34-35) Erkekler, kadınlara nazaran daha himaye edicidirler / kollayıcıdırlar , bu, Allah’ın bazınızı bazınıza üstün kılmış olmasından dolayıdır , kendi mallarını harcıyor olmalarından dolayıdır , saliha kadınlar , boyun eğen kadınlardır / diklenmezler, Allah’ın da koruduğu gaybi konuları onlar da muhafaza ederler. Hırçınlık etmesinden korktuğunuz kadınlara gelince onlara öğütte bulunun / vaaz da bulunun , yatak arkadaşlığını terk edin , onlara vurun, eğer ki size uyarlarsa / itaat ederlerse de aleyhlerine bir yol aramayın , muhakkak ki Allah yücedir büyüktür. Eğer her ikisinin arasının açılmasından korkarsanız adamın yakınlarından bir hakem tayin edin , kadının yakınlarından bir hakem tayin edin, eğer her ikisi de / her iki hakem de ıslah etmeyi murat ederse, Allah onlara başarı / muvaffakiyet ihsan eder, Allah bilendir, haberi olandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasından ve erkeklerin mallarından sarfetmelerinden dolayı erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden (Allah’a) boyun eğen, Allah’ın koruduğu gizlilikleri kocaları olmadıkları zaman (namus ve diğer korunması gerekenleri) koruyanlardır. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin. Daha sonra yataklarında yalnız bırakın ve (sonunda) onlara vurun. Eğer size itaat ederlerse, onlara (vurmaya başka) yol aramayın. Elbette Allah yüksektedir, yücedir ve büyüktür.

Süleyman Ateş

Allah, insanları birbirinden üstün kıldığı ve mallarından harca(yıp kadınların geçmini sağla)dıkları için erkekler, kadınlar üzerinde yöneticidirler. Bundan dolayı iyi kadınlar ita'atkar olup, Allah'ın kendilerini korumasına karşılık (Allah'ın verdiği başarı ile) gizliyi korurlar (kocalarına asla ihanet etmezler). Hırçınlık, etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarda onlara sokulmayın, onları dövün. Eğer size ita'at ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Çünkü Allah yücedir, büyüktür.

Süleymaniye Vakfı

Erkekler, kadınları koruyup kollamakla görevlidirler. Bunun sebebi, Allah'ın, onlardan her birini (bazı konularda) diğerinden üstün kılması dipnot 1 ve erkeklerin mallarından (eşleri için) harcama yapmalarıdır. dipnot 2 İyi kadınlar, Allah'a içten boyun eğen dipnot 3 ve Allah'ın korumasına karşılık kimse görmezken de kendilerini özenle koruyanlardır. dipnot 4 Ayrılmasından dipnot 5 korktuğunuz kadınlarınıza güzel öğütler verin, yatakta onlardan uzaklaşın dipnot 6 ve onları (evlerinde) bırakın. dipnot 7 Sizi gönülden kabul ederlerse dipnot 8 onlara karşı başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah pek yücedir, büyüktür.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bazı konularda erkekler, bazı konularda da kadınlar üstün olduğu için (Nisa 4/32) biri diğerini tamamlar. Allah Teala, eşler arasına sevgi ve merhamet bağı koyarak iyi bir aile kurmalarının yolunu açmıştır (Rum 30/21).
  2. metne dön, dipnot 2
    Erkek, eşine mehir vermek ve onu geçindirmekle sorumludur (Bakara 2/233; Nisa 4/4, 24; Talak 65/6).
  3. metne dön, dipnot 3
    İyi kadınların özelliği olarak geçen "Allah'a içten boyun eğme" iyi erkeklerin de özelliğidir (Ahzab 33/35). Bunu görmek istemeyenler kelimeye, sadece bu ayette "kocalarına içten boyun eğme" anlamını verirken diğer ayetlerde "Allah'a içten boyun eğme" anlamını verirler (Bakara 2/116, Al-i İmran 3/17, Nahl 16/120, Rum 30/26, Zümer 39/9, Tahrim 66/12).
  4. metne dön, dipnot 4
    Allah, namuslu erkek için muhsin (محصن) /kendini koruyan, namuslu kadın için de muhsana (محصنة) /korunmuş olan ifadesini kullanır (Nisa 4/24-25, Maide 5/5). Kadını koruyan Allah'tır. Allah, namuslu bir kadının zina ettiğini iddia eden kişinin, kendisi dışında 4 şahit getirmesini şart koşmuştur. Dört şahit getirmeyeni iftiracı saymış ve ona, seksen kırbaç vurulmasını, tevbe edip kendini düzeltinceye kadar da şahitliğinin kabul edilmemesini emretmiştir (Nur 24/4-5). Kötü kadınlar, Allah'ın yaptığı bu korumayı fırsata çevirip, kimsenin göremeyeceği yerlerde ahlaksızlık yapabilirler. Ama Allah'a içten boyun eğen kadınlar böyle bir şey yapmazlar.
  5. metne dön, dipnot 5
    "Ayrılma" anlamı verdiğimiz kelime, oturduğu yerden hafifçe kalkma anlamına gelen "nüşuz (نُشُوزً )"dur (el-Ayn). Kendi hür iradesiyle nikah sözleşmesinin tarafı olan kadın ve erkekten her biri yine kendi hür iradesiyle ayrılmaya karar verebilir. Erkeğin kararına talak (Talak 65/1-7) kadınınkine iftida denir (Bakara 2/229, Mümtahine 60/10-11). Aradaki tek fark, kadının, son kararını vermesinden önce araya hakemlerin girmesinin zorunlu olmasıdır (Bakara 2/229, Nisa 4/35). Bu, kadını korumaya yönelik bir şarttır (Nisa 4/19-21). Eşlerden birinin, ayrılmaya karar vereceğini gösteren davranışlar, diğerini korkuttuğu için "nüşuzundan korkma" ifadesikullanılmıştır. Bu ayette erkeğin, eşinin nüşuzundan korkması halinde yapması gerekenler anlatılmaktadır. Kadın kararında ısrarlı ise, bir sonraki ayete göre hareket edilir. Eşinin nüşuzundan korkan taraf kadın ise yapılması gerekenler Nisa 4/128. ayette anlatılmıştır. Ayrılma gerçekleşirse Allah, kendi imkanlarıyla birini diğerine muhtaç olmaktan kurtaracağına söz vermiştir (Nisa 4/130).
  6. metne dön, dipnot 6
    Ayetteki bu emre göre kadının kararını kesinletirmesinden sonra her şey bitmiş olacağı için (Bakara 2/229, Mümtahine 60/10-11) onun nüşuzundan yani ayrılma isteğinin ortaya çıkmasından itibaren erkek, kadının yatağından ayrılmak zorundadır. Erkeğe yüklenen bu görev, hem kadının kararını gözden geçirmesini sağlar hem de ayrılmak istediği kocadan hamile kalmasını önler. Erkek eşini boşadığında da kadın, erkeğin yatağından ayrılır (Talak 65/1). Erkeğin yataktan ayrılmasının iftidandan önce, kadının yataktan ayrılmasının da talaktan sonra olması, iftida ile talak arasındaki farktan kaynaklanır (Bakara 2/228).
  7. metne dön, dipnot 7
    "Bırakma" anlamı verdiğimiz darb (ضرب ) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bir şeyin üstüne bırakmadır (Müfredat). Hemen her iş için kullanılan bu fiilin anlamı, bırakılan şeye göre değişir (el-Ayn). Allah Teala, Kur'an'a koyduğu örnekler için daima darb (ضرب ) kelimesini kullanır (Bakara 2/26, İbrahim 14/24, Nahl 16/75-76, 113 …). Çünkü o örnekler, hep Kur'an'da kalır ve hiçbir zaman önemini kaybetmez. Bu ayete göre eşinin ayrılacağından korkan erkeğin, kadının kararı kesinleşinceye kadar onu evden çıkarmaması gerekir. Erkeğin boşamasından sonra da belki araları düzelir diye iddet müddeti boyunca kadının evde kalması gerekir. Çünkü bu açıdan kadın ve erkek arasındaki hak ve görev eşitliği vardır (Bakara 2/228, Talak 65/1). Ama erkeğin boşamasında hakemlerin devreye girme zorunluluğunun olmaması, aradaki bir derecelik farktan kaynaklanır. Ayrıca erkek boşadığında kadın iddet bekler ama kadın boşandığında iddet beklemez.
  8. metne dön, dipnot 8
    "Gönülden kabul etme" ayette geçen itaatın anlamıdır. Zıddı ikrahtır (Müfredat). Ayetteki bu ifade, darb (ضرب ) kelimesine "dayak" anlamı vermeyi imkansızlaştırır. Çünkü bir işi dayak sonucu yapmak ikrah yani baskı altında yapmak olur. Halbuki dinimizde, ikrahın hiçbir çeşidine yer yoktur (Bakara 2/256).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Erkekler, kadınların koruyucusudurlar. Bu, Allah'ın her birine diğerinden üstün özellikler vermesi ve erkeklerin mallarından (eşleri için) harcamaları dipnot 1 sebebiyledir. İyi kadınlar, Allah'a itaat edenler ve Allah'ın korumasına karşılık dipnot 2 yalnızken dipnot 3 kendilerini koruyanlardır.Boşanıp gitmesinden korktuğunuz kadınlarınıza dipnot 4 öğüt verin, yataklarından ayrılın dipnot 5 ve kendilerini rahat bırakın dipnot 6 . Sizi gönülden kabul ederlerse dipnot 7 onlara karşı başka bir yol aramayın (boşanmaya kalkmayın). Allah yücedir, büyüktür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mehir sorumluluğu ve aieyi geçindirme sorumluluğu
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın kadını koruması,zina suçlamasına karşılık,iddia sahibi ve onun ayrıca 4 şahit getirme zorunluluğu,evi geçindirme sorumluluğunun erkeğe ait olması,kadının evlilik ve boşanma hukukunun mehir ile maddi güvence altına alınmış olmasıdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yalnızken anlamı verdiğimiz kelime li'l-ğayb= للغيب ‘dır, fi'l-ğeyb = في الغيب takdirindedir. Zinada dört şahit arandığı için (bkz.Nisa 4/15) kötü kadınlar bunu fırsat bilip ahlaksızlık yapabilirler. Ama iyi kadınlar yapmazlar.
  4. metne dön, dipnot 4
    "Gitmesinden" anlamı verdiğimiz kelime nüşuz =نُشُوزً'dur. Gideceği zaman kişinin oturduğu yerden hafifçe kalkmakması anlamındadır (el-Ayen).Bir ayet şöyledir: "Ey inanıp güvenenler! Size toplantılarda "Yer açın!" denince yer açın ki Allah da size yer açsın. "Nüşuz edin = Kalkın!" denince de kalkın ki Allah, içinizden inanıp güvenenler ile kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızın iç yüzünü bilir."  (Mücadele 58/11)Kelime koca için kullanılınca "eşini terk etmesi yani boşaması" anlamında kullanılır. İlgili ^yet şöyledir: "Bir kadın, kocasının nüşuzundan/ayrılmasından veya yüz çevirmesinden korkarsa aralarında uzlaşmaları, ikisine de günah olmaz. Uzlaşmak iyidir. Nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi davranır ve Allah'tan çekinip kendinizi korursanız bilin ki Allah, yaptığınız şeylerin iç yüzünü bilir." (Nisa 4/128) Durum böyle olduğu için bu ayette de zorunlu olarak kadtının eşini terk etmesi, ayrılıp gitmesi anlamında kullanılmış olacaktır.
  5. metne dön, dipnot 5
    Erkeğin yataktan ayrılması, hem kadının kararını gözden geçirmesini sağlar hem de ayrılmak istediği kocadan hamile kalmasını engeller. Bu süre içinde erkek eşini evden ayıramaz.
  6. metne dön, dipnot 6
    "Rahat bırakma" anlamı verdiğmiz darb =ضرب kelimesi, bir şeyi bir şeyin üstüne vurmak veya sabitlemektir. (Müfredat) Hemen hemen her iş için kullanılan (el-Ayen) bu kelimesinin anlamı, vurulan veya sabitlenen şeye göre değişir. Burada kelimeye, erkeğin yatağı terk etmesinden sonra eşini rahatsız etmemesi anlamını vermek gerekir. Çünkü kadının ayrılma yetkisini kullanmaktan vazgeçmesi ancak kendi hür iradesiyle gerçekleşebilir. Bunu ayetin takip eden bölümü gösterir.
  7. metne dön, dipnot 7
    "gönülden kabul etme" itaatın Arap dilindeki sözlük anlamıdır.Zıddı ikrahtır. (Müfredat) Bir işi dayak sonucu yapmak ikrah altında yapmaktır. "Onları darb edin" emrinden sonra gelen "Size itaat ederlerse" ifadesi, darba, dövme anlamı vermeyi imkansız hale getirir. Ona verilebilecek tek anlam, ayrılmak isteyen kadını evden çıkarmamak olur. Çünkü Allah Teala, kadınlara da erkekler gibi eşinden ayırla hakkı tanımıştır. (Bakz. Bakara 2/229)

Şaban Britch

Allah'ın birilerini diğerlerine üstün kılmasından ve erkeklerin, mallarından sarfetmelerinden dolayı erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden (Allah’a) boyun eğen, Allah’ın koruduğu gizlilikleri kocaları olmadıkları zaman (namus ve diğer korunması gerekenleri) koruyanlardır. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin. Daha sonra yataklarında yalnız bırakın ve (sonunda) onlara vurun. Eğer size itaat ederlerse, onlara (vurmaya başka) yol aramayın. Elbette Allah yüksektedir, yücedir ve büyüktür.

Şaban Piriş

Allah'ın bir kısmını bir kısmına üstün kılması ve erkeklerin mallarından geçimi sağlamaları dolayısıyla, erkekler kadınlar üzerine yöneticidirler. İyi kadınlar, gönülden (Allah'a) boyun eğen, Allah'ın koruduğu gizlilikleri koruyanlardır. Kötü davranışlarından korktuğunuz kadınlara öğüt verin. Daha sonra yataklarında yalnız bırakın ve (sonunda) onları dövün. Eğer size itaat ederlerse onların aleyhine yol aramayın. Elbette Allah yücedir, büyüktür.

Yaşar Nuri Öztürk

Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Men are the tutelary guardians of women's interests and welfare by consequence of, the inherent constitutional qualities and attributes Allah has invested in one, above the other, and by virtue of the expenditure they incur. Virtuous women are obedient and' responsible, morally accountable for their deeds and capable of fulfilling an obligation and trust in their husbands' absence; virtues that accord well with divine principles. As to those of them whom you consider pervasive and you have a cause to fear, you simply exhort them and urge them by kind words to laudable conduct. Should they turn a deaf ear then absent yourselves from their society in bed. If they still sleep in the bed they have made, then beat them. But if they submit to your good will at any stage and surrender themselves to correction, then do not crush their feelings, their minds or their spirits; nor keep them under tyrannical exercise of power or burden them with cruel and unjust impositions or restraints; Allah is ever the Unique Whose attributes belong to the highest regions of thought and reality, the Unique Who is ever eminently entitled to the designation: The Supreme.

Abdul Haleem

Husbands should take good care of their wives, with [the bounties] God has given to some more than others and with what they spend out of their own money. Righteous wives are devout and guard what God would have them guard in their husbands’ absence. If you fear high-handedness from your wives, remind them [of the teachings of God], then ignore them when you go to bed, then hit them.If they obey you, you have no right to act against them: God is most high and great.

Abdullah Yusuf Ali

Men are the protectors and maintainers of women, because Allah has given the one more (strength) than the other, and because they support them from their means. Therefore the righteous women are devoutly obedient, and guard in (the husband's) absence what Allah would have them guard. As to those women on whose part ye fear disloyalty and ill-conduct, admonish them (first), (Next), refuse to share their beds, (And last) beat them (lightly); but if they return to obedience, seek not against them Means (of annoyance): For Allah is Most High, great (above you all).

Abul A'la Maududi

Men are the protec-tors and maintainers of women dipnot 1 because Allah has made one of them excel over the other, dipnot 2 and because they spend out of their possessions (to support them). Thus righteous women are obedient and guard the rights of men in their absence under Allah's protection. dipnot 3 As for women of whom you fear rebellion, admonish them, and remain apart from them in beds, and beat them. dipnot 4 Then if they obey you, do not seek ways to harm them. Allah is Exalted, Great.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    A qawwam or qayyim is a person responsible for administering and supervising the affairs of either an individual or an organization, for protecting and safeguarding them and taking care of their needs.
  2. metne dön, dipnot 2
    The verb used here - a derivative of the root fdl - is not used to mean that some people have been invested with superior honour and dignity. Rather it means that God has endowed one of the sexes (i.e. the male sex) with certain qualities which He has not endowed the other sex with, at least not to an equal extent. Thus it is the male who is qualified to function as head of the family. The female has been so constituted that she should live under his care and protection.
  3. metne dön, dipnot 3
    It is reported in a tradition from the Prophet (peace be on him) that he said: 'The best wife is she who, if you look at her, will please you; who, if you bid her to do something, will obey; and who will safeguard herself and your property in your absence.' (Cited by Ibn Kathir, and reported by Tabari and Ibn Abi Hatim. See Mukhtasar Tafsir Ibn Kathir, 3 vols., ed. Muhammad 'All al-Sabuni, 7th edition, Beirut, 1402 A.H./1981 C.E.; vol. 1, p. 385 and n. 1 - Ed.) This tradition contains the best explanation of the above verse. It should be borne in mind, however, that obedience to God has priority over a woman's duty to obey her husband. If a woman's husband either asks her to disobey God or prevents her from performing a duty imposed upon her by God, she should refuse to carry out his command. Obedience to her husband in this case would be a sin. However, were the husband to prevent is wife from performing either supererogatory Prayer or Fasting - as distinct from the obligatory ones - she should obey him, for such acts would not be accepted by God if performed by a woman in defiance of her husband's wish. (See Abu Da'ud, 'Sawm', 73; Ibn Majah, 'Siyam', 53 - Ed.)
  4. metne dön, dipnot 4
    This does not mean that a man should resort to these three measures all at once, but that they may be employed if a wife adopts an attitude of obstinate defiance. So far as the actual application of these measures is concerned, there should, naturally, be some correspondence between the fault and the punishment that is administered. Moreover, it is obvious that wherever a light touch can prove effective.one should not resort to sterner measures. Whenever the Prophet (peace be on him) permitted a man to administer corporal punishment to his wife, he did so with reluctance, and continued to express his distaste for it. And even in cases where it is necessary, the Prophet (peace be on him) directed men not to hit across the face, nor to beat severely nor to use anything that might leave marks on the body. (See Ibn Majah, 'Nikah', 3 - Ed.)

Aisha Bewley

Men have charge of women because Allah has preferred the one above the other and because they spend their wealth on them. Right-acting women are obedient, safeguarding their husbands’ interests in their absence as Allah has guarded them. If there are women whose disobedience you fear, you may admonish them, refuse to sleep with them, and then beat them. But if they obey you, do not look for a way to punish them. Allah is All-High, Most Great.

Al-Hilali & Khan

Men are the protectors and maintainers of women, because Allâh has made one of them to excel the other, and because they spend (to support them) from their means. Therefore the righteous women are devoutly obedient (to Allâh and to their husbands), and guard in the husband’s absence what Allâh orders them to guard (e.g. their chastity, their husband’s property). As to those women on whose part you see ill-conduct, admonish them (first), (next), refuse to share their beds, (and last) beat them (lightly, if it is useful); but if they return to obedience, seek not against them means (of annoyance). Surely, Allâh is Ever Most High, Most Great.

Ali Quli Qarai

Men are the managers of women, because of the advantage Allah has granted some of them over others, and by virtue of their spending out of their wealth. So righteous women are obedient, care-taking in the absence [of their husbands] of what Allah has enjoined [them] to guard. As for those [wives] whose misconduct you fear, [first] advise them, and [if ineffective] keep away from them in the bed, and [as the last resort] beat them. Then if they obey you, do not seek any course [of action] against them. Indeed Allah is all-exalted, all-great.

Amatul Rahman Omar

Men are the full maintainers of women, because Allâh has made one of them excel the other, and because men spend out of their wealth on them. So virtuous women are those who are obedient (to Allâh) and guard (their own chastity as well as the rights and secrets of their husbands even) in (their) absence, as Allâh has guarded (the women's rights). As for those women (on whose part) you apprehend disobedience and bad behavior, you may admonish them (first lovingly) and (then) refuse to share their beds with them and (as a last resort) punish them (mildly). If they, then, obey you, you shall seek no other way against them. Indeed, Allâh alone is High, (and) Great.

Arthur John Arberry

Men are the managers of the affairs of women for that God has preferred in bounty one of them over another, and for that they have expended of their property. Righteous women are therefore obedient, guarding the secret for God's guarding. And those you fear may be rebellious admonish; banish them to their couches, and beat them. If they then obey you, look not for any way against them; God is All-high, All-great.

Bijan Moeinian

Men are put in charge of women; that is because, God has simply decided to provide them with faculties which facilitate this task of them and also that they spend out of their resources for their wives’ maintenance. The righteous women would gladly accept this division of the task as it is God’s commandment. They will therefore keep vigilance on their husband’s honor and belonging in their absence. As far as those women who rebel this commandment of their Lord, first try to reason with them and advise them of the consequence of rebelling against their Creator. If they do not submit them, punish them by separating your bedroom. As a last resort, you may beat them [not in a violent manner]. If they come to their senses, be nice to them; God is the Highest and the Greatest

E. Henry Palmer

Men stand superior to women in that God hath preferred some of them over others, and in that they expend of their wealth: and the virtuous women, devoted, careful (in their husbands') absence, as God has cared for them. But those whose perverseness ye fear, admonish them and remove them into bed-chambers and beat them; but if they submit to you, then do not seek a way against them; verily, God is high and great.

Edip-Layth

The men are to support the women by what God has gifted them over one another and for what they spend of their money. The reformed women are devotees and protectors of privacy what God has protected. As for those women from whom you fear disloyalty, then you shall advise them, abandon them in the bedchamber, and separate them; if they obey you, then do not seek a way over them; God is High, Great.

George Sale

Men shall have the pre-eminence above women, because of those advantages wherein God hath caused the one of them to excel the other, and for that which they expend of their substance in maintaining their wives. The honest women are obedient, careful in the absence of their husbands, for that God preserveth them, by committing them to the care and protection of the men. But those, whose perverseness ye shall be apprehensive of, rebuke; and remove them into separate apartments, and chastise them. But if they shall be obedient unto you, seek not an occasion of quarrel against them; for God is high and great.

Hamid S. Aziz

Men are qawwam (have charge of, are protectors, maintainers) of women in that Allah hath made them superior in strength (or advantages), and in that they expend of their wealth (in support of women). So virtuous women are devoted (or obedient), careful (in their husband's) absence, as Allah has cared for them. But those whose perverseness you fear, admonish them (first) and (then) remove them from your bedchambers, and (lastly) chastise them lightly (or punish by showing disapproval, withdrawing affection, separating) ; but if they obey you, then do not seek a way against them; verily, Allah is Exalted and Great.

Mahmoud Ghali

Men are the ever upright (managers) (of the affairs) of women for what Allah has graced some of them over (some) others and for what they have expended of their riches. So righteous women are devout, preservers of the Unseen for. And the ones whom you fear their non-compliance, then admonish them and forsake them in their beds, (Literally: a madajic= reeclining) and strike them, (i.e. hit them lightly) yet in case they obey you, then do not seek inequitably any way against them; surely Allah has been Ever-Exalted, Ever-Great.

Marmaduke Pickthall

Men are in charge of women, because Allah hath made the one of them to excel the other, and because they spend of their property (for the support of women). So good women are the obedient, guarding in secret that which Allah hath guarded. As for those from whom ye fear rebellion, admonish them and banish them to beds apart, and scourge them. Then if they obey you, seek not a way against them. Lo! Allah is ever High, Exalted, Great.

Mohamed Ahmed - Samira

Men are the support of women as God gives some more means than others, and because they spend of their wealth (to provide for them). So women who are virtuous are obedient to God and guard the hidden as God has guarded it. As for women you feel are averse, talk to them suasively; then leave them alone in bed (without molesting them) and go to bed with them (when they are willing). If they open out to you, do not seek an excuse for blaming them. Surely God is sublime and great.

Muhammad Asad

MEN SHALL take full care of women with the bounties which God has bestowed more abundantly on the former than on the latter, and with what they may spend out of their possessions. And the righteous women are the truly devout ones, who guard the intimacy which God has [ordained to be] guarded. And as for those women whose ill-will you have reason to fear, admonish them [first]; then leave them alone in bed; then beat them; and if thereupon they pay you heed, do not seek to harm them. Behold, God is indeed most high, great!

Mustafa Khattab

Men are the caretakers of women, as men have been provisioned by Allah over women and tasked with supporting them financially. And righteous women are devoutly obedient and, when alone, protective of what Allah has entrusted them with.[1] And if you sense ill-conduct from your women, advise them ˹first˺, ˹if they persist,˺ do not share their beds, ˹but if they still persist,˺ then discipline them ˹gently˺.[2] But if they change their ways, do not be unjust to them. Surely Allah is Most High, All-Great.

Progressive Muslims

The men are to support the women by what God has gifted them over one another and for what they spend of their money. The upright women who are attentive, and keep private the personal matters for what God keeps watch over. As for those women from whom you fear a desertion, then you shall advise them, and abandon them in the bedchamber, and separate from them; if they obey you, then do not seek a way over them; God is High, Great.

Rashad Khalifa

The men are made responsible for the women, * and GOD has endowed them with certain qualities, and made them the bread earners. The righteous women will cheerfully accept this arrangement, since it is GOD's commandment, and honor their husbands during their absence. If you experience rebellion from the women, you shall first talk to them, then (you may use negative incentives like) deserting them in bed, then you may (as a last alternative) beat them. If they obey you, you are not permitted to transgress against them. GOD is Most High, Supreme.*

Sahih International

Men are in charge of women by [right of] what Allah has given one over the other and what they spend [for maintenance] from their wealth. So righteous women are devoutly obedient, guarding in [the husband's] absence what Allah would have them guard. But those [wives] from whom you fear arrogance - [first] advise them; [then if they persist], forsake them in bed; and [finally], strike them. But if they obey you [once more], seek no means against them. Indeed, Allah is ever Exalted and Grand.

Sam Gerrans

Men are responsible for women by what God has favoured one of them over another, and by what they spend of their wealth; and the righteous women are humbly obedient, keeping unseen what God keeps. And those from whom you fear contempt: admonish them; and leave them in beds apart; and strike them. But if they obey you, then seek not a path against them; God is exalted and great.

Shabbir Ahmed

Men are the protectors and maintainers of women. They shall take full care of women with what they spend of their wealth. Allah has made men to excel in some areas and women to excel in some areas. Men must see to it that women are provided for, and that they are able to stand on their feet in the society. So, righteous women are obedient to Allah's Ordinances and guard their moral values even in privacy, the Values that Allah Commands to be guarded. If you experience rebellion from women, and they stand up against you, apprise them of possible consequences. Next, leave them in their resting places apart from you. And keep admonishing them with examples that they stop rebelling. If they pay heed to you, seek not a way against them. Allah is Most High, Great.

Syed Vickar Ahamed

Men are the protectors and maintainers of women, because Allah has given the one more (strength) than the other, and because they support them from their means. Therefore the righteous women are devoutly obedient, and guard in (the husbands) absence what Allah would have them guard. As to those women on whose part you fear disloyalty and ill-conduct, caution (and warn) them (against the specific faults, at first), refuse to share their beds (next), beat them (lightly, at the very last); But if they return to obedience, seek not against them means (of angering them): Truly, Allah is Most High (Ali’i), Most Great (Kabir).

Taqi Usmani

Men are caretakers of women, since Allah has made some of them excel the others, and because of the wealth they have spent. So, the righteous women are obedient, (and) guard (the property and honor of their husbands) in (their) absence with the protection given by Allah. As for women of whom you fear rebellion, convince them, and leave them apart in beds, and beat them. Then, if they obey you, do not seek a way against them. Surely, Allah is the Highest, the Greatest.

The Monotheist Group

The men are to support the women with what God has bestowed upon them over one another and for what they spend of their money. The upright females are dutiful; keeping private the personal matters for what God keeps watch over. As for those females from whom you fear desertion, then you shall advise them, and abandon them in the bedchamber, and separate from them. If they respond to you, then do not seek a way over them; God is Most High, Great.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩