Nisâ suresi

Nisâ suresi, 33. ayet

Nisâ suresi, 33. ayet. وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَٰلِىَ مِمَّا تَرَكَ ٱلْوَٰلِدَانِ وَٱلْأَقْرَبُونَ وَٱلَّذِينَ عَقَدَتْ أَيْمَٰنُكُمْ فَـَٔاتُوهُمْ نَصِيبَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدًا

veliküllin ce`alnâ mevâliye mimmâ terake-lvâlidâni vel'aḳrabûn. velleẕîne `aḳadet eymânüküm feâtûhüm neṣîbehüm. inne-llâhe kâne `alâ külli şey'in şehîdâ.

Diyanet İşleri

(Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 30–36 · surenin 33. ayeti / 176

Konu Malı batılla yemeyin; erkek ve kadın; aranın açılması Nisâ 29–35 3

  1. Nisâ 30

    Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

  2. Nisâ 31

    Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

  3. Nisâ 32

    Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

  4. 33

    (Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

  5. Nisâ 34

    Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.

  6. Nisâ 35

    Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.

  7. Nisâ 36

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Anne babanın ve yakın akrabaların geriye bıraktıklarından her biri için” yani biz bütün insanlar için güçlerinden yararlanmak, yardımlarını almak, işler üzerinde karşılıklı yardımlaşmak için dost edindikleri “mirasçılar kıldık.” Bu buyruk usul, furû ve nisbeten uzak bütün diğer akrabaları da kapsamaktadır. Sözü geçen “mirasçılar (موالي)” da yakın akrabaları kapsamaktadır. Daha sonra Yüce Allah “mevali”den başka bir türü şöylece söz konusu etmektedir:

“Yeminlerinizle mirasçı kıldıklarınıza da” yani kendileri ile yardımlaşmak, karşılıklı destek olmak, mallarda ortaklaşmak ve buna benzer şartlar ile akitleşip antlaştığınız ve ittifak ettiğiniz kimselere de... Bütün bunlar Yüce Allah’ın kulları üzerindeki nimetlerindendir. Çünkü mevali, bir kimsenin tek başına güç yetiremediği hususlarda birbirleri ile yardımlaşırlar. İşte bunlara “da paylarını verin.” Yani bu mevaliye de yerine getirilmesi gereken yardım, dayanışma ve destek olma gibi -Allah’a isyanı gerektirmeyen hususlarda- hak ettiklerini verin. Miras ise bu tür mevaliden daha yakın olan akrabaların hakkıdır.

“Şüphesiz Allah her şeye şahittir.” O ilmi ile bütün hususlara muttali olandır, kullarının bütün davranışlarını görendir ve onların bütün sözlerini işitendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sizden her biriniz için, ana baba ve akrabaların geride bıraktığı mirasa varis olduğu hısımlar kıldık. Kendileriyle yardımlaşma ve dayanışma üzerine pekiştirilmiş yeminle sözleştiğiniz kimselere de mirastan paylarını verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir. Sizin bu yeminlerinize ve yaptığınız anlaşmalara da şahit olması böyledir. Dayanışma anlaşması yoluyla miras verme, İslam’ın ilk yıllarında var olan bir hükümdü. Daha sonra bu hüküm neshedildi.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلِكُلٍّۢ velikullin ve her birine kök: كلل
  2. جَعَلْنَا cealna kıldık kök: جعل
  3. مَوَٰلِىَ mevaliye varisler kök: ولي
  4. مِمَّا mimma -ndan
  5. تَرَكَ terake bıraktıkları- kök: ترك
  6. ٱلْوَٰلِدَانِ l-validani ana babanın kök: ولد
  7. وَٱلْأَقْرَبُونَ ۚ vel'ekrabune ve akrabanın kök: قرب
  8. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimselere
  9. عَقَدَتْ akadet bağladığı kök: عقد
  10. أَيْمَـٰنُكُمْ eymanukum yeminlerinizin kök: يمن
  11. فَـَٔاتُوهُمْ fe atuhum verin kök: اتي
  12. نَصِيبَهُمْ ۚ nesibehum hisselerini kök: نصب
  13. إِنَّ inne şüphesiz
  14. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  15. كَانَ kane kök: كون
  16. عَلَىٰ ala üzerine
  17. كُلِّ kulli her kök: كلل
  18. شَىْءٍۢ şey'in şeyi kök: شيا
  19. شَهِيدًا şehiden şahittir kök: شهد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نصب (32 geçiş) · Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: عقد (7 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: عقد (7 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…

  • Aynı kök: ولد (102 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

  • Aynı kök: ترك (43 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve yakınların bıraktığından (paylarını alacak olan) vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kişilere (gelince), onlara da paylarını verin! Şüphesiz ki Allah her şeye şahittir.

Mustafa İslamoğlu

Herkes için, geriye bıraktığı mirastan pay alacak mirasçılar tayin ettik: Ebeveynler, akrabalar ve kendileriyle sözleştikleriniz... İşte bunlara nasiplerine düşeni verin; iyi bilin ki Allah her bir şeye hakkıyla şahittir.

Muhammed Esed

Herkes için (bir şeyler) bırakabileceği mirasçılar tayin etmişizdir: anne-babalar, yakın akrabalar ve kendileriyle ahitleştiğiniz kimseler; öyleyse onlara paylarını verin, zira Allah her şeye şahittir.

Ahmed Hulusi

Ana-baba ve akrabanın geride bıraktıklarına mirasçılar tayin ettik. Yeminlerinizin bağladığı kimselere de hisselerini verin. Allah her şeye şahittir.

Ali Bulaç

Anne-babanın ve yakınların geride bıraktıklarından ve her birine mirasçılar kıldık. Yeminlerinizin (akid ile) bağladığı kimselere de kendi paylarını verin. Şüphesiz, Allah, her şeye şahid olandır.

Ali Özek ve heyeti

Ana-babanın ve yakın akrabanın bıraktıkları mala (vâris olsunlar diye kadın ve erkek) her biri için vârisler kıldık. Yeminlerinizle bağlandığınız kimselere de hisselerini verin. Şüphe yoktur ki Allah, her şeye şahittir.

Ali Rıza Safa

Anne-babanın ve akrabaların bıraktıklarına, her birinizi kalıtçı yaptık. Yanınızda size bağlı olanlara, artık paylarını verin. Kuşkusuz, Allah, her şeye Tanıktır.

Bayraktar Bayraklı

Erkek ve kadından her biri için anne, baba ve akrabanın bıraktığından hisselerini alacak olan varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı/kendileriyle anlaşma yaptığınız kimselere de haklarını veriniz. Çünkü Allah, her şeyi görmektedir.

Edip Yüksel

Ananın, babanın, akrabaların ve evlenme yoluyla size akraba olanların bıraktıklarından her biriniz için paylar ayırdık. Her birine payını vermelisiniz. Elbette ALLAH her şeye Tanıktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ananın, babanın, akrabaların ve evlenme yoluyla size akraba olanların bıraktıklarından herbiriniz için paylar ayırdık. Herbirine payını vermelisiniz. Elbette ALLAH her şeye Tanıktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Erkek ve dişiden her biri için, baba ve ananın, yakın akrabanın ve kendileriyle sözleşme yapıp yeminlerinizin bağladığı kimselerin terikelerinden mirasçılarını tesbit ettik. Onlara da paylarını verin. Çünkü Allah herşeye karşı şahittir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Erkek ve dişi her biri için baba ve ananın ve en yakın akribanın, ve akd ile yeminlerinizin bağladığı kimselerin terikelerinden varislere de tahsıs ettik onlara da nasıblerini verin çünkü Allah her şeye karşı şahid bulunuyor

Erhan Aktaş

Anne, baba ve akrabaların bıraktıklarına varisler belirledik. Yeminlerinizin bağladığı dipnot 1 kimselere paylarını verin. Kuşkusuz, Allah Her Şeye Tanık'tır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendileriyle sözleşme, anlaşma yaptıklarınızla.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Anne, baba ve akrabaların bıraktıklarına varisler belirledik. Yeminlerinizin bağladığı dipnot 1 kimselere paylarını verin. Kuşkusuz, Allah her şeye tanıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendileriyle sözleşme, anlaşma yaptıklarınızla.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Anne, baba ve akrabaların bıraktıklarına varisler belirledik. Yeminlerinizin bağladığı dipnot 1 kimselere paylarını verin. Kuşkusuz, Allah her şeye tanıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendileriyle sözleşme, anlaşma yaptıklarınızla.

Gültekin Onan

Anne-babanın ve yakınların geride bıraktıklarından ve her birine mirasçılar kıldık. Yeminlerinizin (akid ile) bağladığı kimselere de kendi paylarını verin. Şüphesiz, Tanrı, her şeye şahid olandır.

Hasan Basri Çantay

(Erkek ve dişiden) her biri için baba ve ananın, yakın hısımların terikelerinden de varisler yapdık (Akd ile) yeminlerinizin bağladığı kimselere dahi hisselerini verin. Allah, her şey'in üstünde hakiyki şahiddir.

İbni Kesir

Ana-babanın ve akrabanın geriye bıraktıklarından her birine varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kimselere hisselerini verin. Muhakkak ki; Allah herşeye şahid olandır.

Mehmet Alagaş

(33) Geriye bırakılan mirasın hepsine anne babayı ve yakınları ve ellerinizin altında sözleşmeyle / akitle duran kimseleri mirasçılar yaptık, onlara nasiplerini verin. Muhakkak ki Allah her şeye şahittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ana babanın ve yakın akrabanın geride bıraktıklarından her biri için mirasçılar belirledik. Yeminlerinizle (yardımlaşmak için) söz verdiğiniz kimselere de kendi paylarını verin. Elbette Allah, her şeye şahittir.

Süleyman Ateş

Ana babanın ve akrabanın bıraktıklarından her birine varisler kıldık. yeminlerinizin bağladığı kimselere de hisselerini verin. Allah herşeyi görmektedir.

Süleymaniye Vakfı

Herkese, ana baba ve en yakınlarının bıraktıklarına mirasçı olma hakkı tanıdık. dipnot 1 Önce kendileriyle güçlü sözleşme /nikah dipnot 2 yapılmış olanların dipnot 3 (eşlerin) paylarını verin. Allah her şeye şahittir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mirasta esas olan kan bağıdır. Din veya ülke farkı mirasa engel olmaz (Nisa 4/7, Enfal 8/75, Ahzab 33/6).
  2. metne dön, dipnot 2
    Eşler, nikah sözleşmesi ile mirasçılar arasına katılır (Nisa 4/12, 20-21). Bu ayet, önce onların paylarının verilmesini, kalan kısmın, aileden olan mirasçılar arasında pay edilmesini emretmektedir. Ayetteki "güçlü sözleşme yapılanlar" ifadesine eşler anlamı verilmediği için mirasta, payların toplamının ortak paydayı geçtiği, avliye denilen bir orantısızlık ortaya çıkmıştır. Mesela bir erkek ölse, geriye annesi, babası, karısı ve iki kızı kalsa, bu ayete göre öncelikle karısına mirasın sekizde biri verilir (Nisa 4/12), Kalan kısım, altıya bölünerek 1 pay anneye, 1 pay babaya, 2'şer pay da kızlara verilir (Nisa 4/11). Mezhepler, eşe öncelik vermedikleri için bütün payları, birlikte hesap etmiş ve payın paydadan fazla olduğu (⅛+⅙+⅙+⅔ =3/24+4/24+4/24+15/24=) 27/24'lük bir orantısızlığa sebep olmuşlardır. Bunu çözmek için paydayı paya eşitleyerek 24 paya bölünmesi gereken mirası 27'ye bölmüş ve eşin payını, sekizde birden dokuzda bire düşürmüş ve Allah'ın koyduğu sınırları aşmışlardır (Nisa 4/13-14). Eğer bu ve benzeri ayetlere uysalardı böyle bir orantısızlık doğmazdı (Maide 5/1).
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu cümlenin tam tercümesi "önce güçlü sözleşme yaptıklarınızın paylarını verin" şeklindedir. Bir Türk, bu cümleden mirası, ölen kişinin paylaştırması gerektiğini anlar ve şaşırır. Burada, Arapçada "iltifat" adı verilen bir söz sanatı kullanılmıştır. Bundan dolayı bir Arap, paylaştırmayı, ölenin değil yaşayanların yapması gerektiğini anlar. Zaten Allah, paylaştırmayı kimin yapacağını, başka ayetlerde, açıkça anlatmıştır (Bakara 2/180-182) ٍİlitfat sanatı ile ilgili ayrıntılı açıklama için bkz. Nisa 4/11'in dipnotu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herkese, ana baba ve akrabalarının bıraktıklarına mirasçı olma hakkı tanıdık[1]. Kendileriyle güçlü sözleşme dipnot 2 yaptığınız kimselere (eşlerinize) de paylarını verin. Allah her şeye şahittir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 2
    7. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından, erkeklere hisse vardır. Ana babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da hisse vardır. Bunlar, az veya çok, belirli bir hissedir.
  2. metne dön, dipnot 3
    Nikah sözleşmesi, akdi. Bkz.: Nisa 4/21

Şaban Britch

Ana babanın ve yakın akrabanın geride bıraktıklarından her biri için mirasçılar belirledik. Yeminlerinizle (yardımlaşmak için) söz verdiğiniz kimselere de kendi paylarını verin. Elbette Allah, her şeye şahittir.

Şaban Piriş

Ana babanın ve yakın akrabanın geride bıraktıklarından her biri için mirasçılar belirledik. Yeminlerinizle söz verdiğiniz kimselere de kendi paylarını verin. Elbette Allah, her şeye şahittir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ana-babanın ve akrabanın geriye bıraktıkları malların hepsi için mirasçılar belirledik. Yeminlerinizin/anlaşmalarınızın akde bağladığı kimselere gelince, onların paylarını da kendilerine verin! Allah her şeyi dikkatli bir tanık olarak gözetlemektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

To all and each have We determined successors lawfully entitled to inherit what the parents and the kindred have left. But you must dutifully honour the pledges you vowed in the past to others in good will (heir presumptive, a slave released from bondage or a Muslim immigrant, whose right to the apportioned share of the heritage must not be defeated by a nearer heir), and keep in mind that Allah is Shahidun (a witness to all things).

Abdul Haleem

We have appointed heirs for everything that parents and close relatives leave behind, including those to whom you have pledged your hands [in marriage], so give them their share: God is witness to everything.

Abdullah Yusuf Ali

To (benefit) every one, We have appointed shares and heirs to property left by parents and relatives. To those, also, to whom your right hand was pledged, give their due portion. For truly Allah is witness to all things.

Abul A'la Maududi

And to everyone We have appointed rightful heirs to what the parents and near of kin might leave behind. As to those with whom you have made a solemn covenant, give them their share. Allah watches over all things. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    According to Arab customary law, those who concluded compacts of alliance and friendship also became mutual heirs. Likewise, an adopted son inherited from his foster-father. While abrogating this customary law, this verse reveals that inheritance goes to one's kin according to the rules for the distribution of inheritance laid down by God Himself. However, if a man has made commitments to people, he has the right to give away to them whatever he wishes during his lifetime.

Aisha Bewley

We have appointed heirs for everything that parents and relatives leave. If you have a bond with people, give them their share. Allah is a witness of all things.

Al-Hilali & Khan

And to everyone, We have appointed heirs of that (property) left by parents and relatives. To those also with whom you have made a pledge (brotherhood), give them their due portion (by Wasiyyah - will)[1]. Truly, Allâh is Ever a Witness over all things.

Ali Quli Qarai

For everyone We have appointed heirs to what the parents and near relatives leave, as well as those with whom you have made a compact; so give them their share [of the heritage]. Indeed Allah is witness to all things.

Amatul Rahman Omar

We have appointed heirs to everyone respecting that which the parents and the near relatives leave behind. And those with whom you have entered into a solemn covenant (- the husband and wife), so give them their due. Surely, Allâh is ever a Witness over everything.

Arthur John Arberry

To everyone We have appointed heirs of that which parents and kinsmen leave, and those with whom you have sworn compact. So give to them their share; God is witness over everything.

Bijan Moeinian

For everyone your Lord has precisely specified a share out of what your near one leave after death. Obey God and let everyone who is entitled get his/ her fair share. God is watching.

E. Henry Palmer

To every one have we appointed kinsfolk as heirs of what parents and relatives and those with whom ye have joined right hands leave; so give them their portion, for, verily, God is over all a witness.

Edip-Layth

For each We have made inheritors for what was left behind by the parents and the relatives. Those whom are dependent on you, you shall give them their portion. God is witness over all things.

George Sale

We have appointed unto every one kindred, to inherit part of what their parents and relations shall leave at their deaths. And unto those with whom your right hands have made an alliance, give their part of the inheritance; for God is witness of all things.

Hamid S. Aziz

To every one have we appointed sharers (heirs, kinfolk, partners) to property left by parents and relatives. And to those with whom you have joined right hands (made pledges, contracts, marriages), give them also their portion. For, verily, Allah is Witness over all things.

Mahmoud Ghali

And to everyone We have made patronized relatives (i. e. inheritors) of that (property) which parents and nearest-kin have left, and the ones with whom you contracted oaths, (Or: your right hands have made a pledge) (so) bring them their assignment by will (by wasiyyah); surely Allah has been Ever-Witnessing over everything.

Marmaduke Pickthall

And unto each We have appointed heirs of that which parents and near kindred leave; and as for those with whom your right hands have made a covenant, give them their due. Lo! Allah is ever Witness over all things.

Mohamed Ahmed - Samira

For each We have appointed heirs to what parents and relatives leave behind. And to those you have given your pledge in marriage give their share, for God is witness to everything.

Muhammad Asad

And unto everyone have We appointed heirs to what he may leave behind: parents, and near kinsfolk, and those to whom you have pledged your troth give them, therefore, their share. Behold, God is indeed a witness unto everything.

Mustafa Khattab

And We have appointed heirs to what has been left by parents and next of kin. As for those you have made a pledge to, give them their share.[1] Surely Allah is a Witness over all things.

Progressive Muslims

And for each We have made inheritors for what was left behind by the parents and the relatives. And those whom are dependant on you, you shall give them their portion. God is witness over all things.

Rashad Khalifa

For each of you, we have designated shares from the inheritance left by the parents and the relatives. Also those related to you through marriage, you shall give them their due share. GOD witnesses all things.

Sahih International

And for all, We have made heirs to what is left by parents and relatives. And to those whom your oaths have bound [to you] - give them their share. Indeed Allah is ever, over all things, a Witness.

Sam Gerrans

And for all have We appointed heirs to what parents and relatives leave; and those with whom you have entered into contract: give them their share; God is witness over all things.

Shabbir Ahmed

We have ordained the writing of wills, and for each of you are the designated shares in the property left by the parents and the relatives (4:11) (4:12) (4:33) (4:176). As for those to whom you have solemnly pledged, give them in your life. Allah is Witness over all things and events.

Syed Vickar Ahamed

To (benefit) everyone, We have appointed sharers and heirs to property left by parents and relatives. To those also, to whom your right hand pledged, give their due portion. Truly Allah is Total Witness (Shaheed) to all things.

Taqi Usmani

For everyone We have made heirs in what the parents and the nearest of kin have left. As for those with whom you have made a pledge, give them their shares. Surely, Allah is Witness over everything.

The Monotheist Group

And for each We have made inheritors for what was left behind by the parents and the relatives. And those bound by your oaths, you shall give them their portion. God is witness over all things.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩