Nisâ suresi

Nisâ suresi, 103. ayet

Nisâ suresi, 103. ayet. فَإِذَا قَضَيْتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ قِيَٰمًا وَقُعُودًا وَعَلَىٰ جُنُوبِكُمْ فَإِذَا ٱطْمَأْنَنتُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ كَانَتْ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ كِتَٰبًا مَّوْقُوتًا

feiẕâ ḳaḍaytümu-ṣṣalâte feẕkürü-llâhe ḳiyâmev veḳu`ûdev ve`alâ cünûbiküm. feiẕe-ṭme'nentüm feeḳîmu-ṣṣalâh. inne-ṣṣalâte kânet `ale-lmü'minîne kitâbem mevḳûtâ.

Diyanet İşleri

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 100–106 · surenin 103. ayeti / 176

Konu Sefer ve korku namazı Nisâ 101–104 3

  1. Nisâ 100

    Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  2. Nisâ 101

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler sizin apaçık düşmanınızdır.

  3. Nisâ 102

    (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

  4. 103

    Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

  5. Nisâ 104

    Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nisâ 105

    (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

  7. Nisâ 106

    Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

103. Yani siz korku namazı olsun, diğer namazlar olsun namazlarınızı bitirdikten sonra bütün hal ve durumlarınızda Allah’ı anın. Özellikle korku namazının söz konusu edilmesinin bir takım incelikleri vardır:

1. Kalbin salahı, felahı ve mutluluğu, muhabbet ile Yüce Allah’a yönelmesine ve Allah’ın zikri ve hamdi ile dolup taşmasına bağlıdır. Bu maksadı gerçekleştiren en büyük araç ise namazdır. Zira namaz, gerçekte kul ile Rab arasında bir bağdır.

2. Namazda imanın bir takım hakikatleri ve yakinin marifetleri vardır. Bunlar ise Yüce Allah’ın her gün ve gecede bu namazı kullarına farz kılmasını gerektirmiştir. Bilindiği gibi korku namazında kul, kalbin ve bedenin meşgul olması sebebi ile ve korkudan dolayı o güzel maksatları gerçekleştiremeyebilir. O bakımdan Yüce Allah korku namazından sonra bu eksiklikleri Allah’ı anarak telafi etmeyi emretmektedir.

3. Korku, kalbin tedirgin olmasını ve endişeye kapılmasını gerektirir. Bu ise kalbin zayıflaması ihtimalini beraberinde getirir. Kalp zayıflayacak olursa bedende de düşmana karşı direnme gücü zayıflar. Yüce Allah’ı zikredip çokça anmak ise kalbi güçlendirip pekiştiren en büyük yollardandır.

4. Sabır ve sebat ile beraber Yüce Allah’ın anılması, felâhın ve düşmanlara karşı zafer kazanmanın en önemli sebepleri arasında yer alır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Bir topluluk ile karşılaşırsanız sebat edin ve Allahı çokça anın ki felah bulasınız.” (el-Enfal, 8/45) Bu buyrukta da Yüce Allah böyle bir halde Allah’ı çokça anmayı emretmektedir. Bunun benzeri başka hikmetleri de vardır.

Yüce Allah’ın: “Tam bir huzur ve güvene kavuşunca da namazı dosdoğru kılın.” Yani korkudan yana emin olup kalpleriniz ve bedenleriniz huzur buldu mu, zahir ve batın itibari ile namazınızı en mükemmel şekli ile rükünleri, şartları, huşu ve sair tamamlayıcı unsurları ile tastamam kılın.

“Çünkü namaz mü’minler üzerine vakitleri belli bir farzdır.” Yani belli vakitlerde kılınması farz kılınmıştır. Bu da namazın farz oluşuna, belli vakitlerinin bulunduğuna ve bu vakitlerde olmaksızın geçerli olmayacağına delildir. Bunlar ise küçüğü ile büyüğü ile bilginleri ile cahilleri ile bütün müslümanların bildiği malum vakitlerdir. Onlar bunu peygamberleri Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den öğrenmişlerdir ki o şöyle buyurmuştur: “Benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz siz de öylece namaz kılın.”

Yüce Allah’ın: “Mü’minler üzerine” buyruğu, namazın imanın ölçüsü olduğuna, kişinin imanına göre namazının da tam ve kemal derecesine erişeceğine delildir. Aynı zamanda bu, kâfirlerin -her ne kadar zimmet ehli gibi müslümanların hükümlerine uymakla yükümlü iseler de- namaz gibi dinin fer’î hükümleri ile muhatap olmadıklarına ve namaz kılmalarının emredilmediğine delildir. Hatta küfür üzere kaldıkları sürece namazlarının geçerli olmadığını da göstermektedir. Her ne kadar ahirette namaz kılmadıkları ya da diğer ahkâmı uygalamadıkları için cezalandırılmaları söz konusu olsa da bu böyledir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Namazınızı bitirdiğiniz zaman, her durumunuzda ayakta, oturarak veya yanınız üzerine uzanmış olarak, tespih ederek, hamt ederek ve kelime-i tevhidi söyleyerek Allah’ı zikredin. Eğer korkunuz geçer ve güven içinde olursanız namazlarınızı bütün rükûları, farzları ve müstehaplarıyla beraber, emrolunduğunuz üzere tam bir şekilde eda edin. Şüphesiz namaz, belli ve sınırlı vakitlerle Müminlere farz kılınmıştır. Mazeretsiz olarak onu geciktirmek caiz değildir. Bu hüküm yerleşik hayatta böyledir. Fakat yolculukta namazlarınızı cem edebilirsiniz ve kısaltabilirsiniz.

Kelimeler

20 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا feiza zaman
  2. قَضَيْتُمُ kadeytumu bitirdiğiniz kök: قضي
  3. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  4. فَٱذْكُرُوا۟ fezkuru anın kök: ذكر
  5. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  6. قِيَـٰمًۭا kiyamen ayakta kök: قوم
  7. وَقُعُودًۭا ve kuuden ve oturarak kök: قعد
  8. وَعَلَىٰ ve ala ve üzerinde (uzanarak)
  9. جُنُوبِكُمْ ۚ cunubikum yanlarınız kök: جنب
  10. فَإِذَا feiza zaman
  11. ٱطْمَأْنَنتُمْ tme'nentum güvene kavuştuğunuz kök: طمن
  12. فَأَقِيمُوا۟ feekimu ayağa kaldırın kök: قوم
  13. ٱلصَّلَوٰةَ ۚ s-salate salatı kök: صلو
  14. إِنَّ inne şüphesiz
  15. ٱلصَّلَوٰةَ s-salate salatı kök: صلو
  16. كَانَتْ kanet kök: كون
  17. عَلَى ala üzerine
  18. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler kök: امن
  19. كِتَـٰبًۭا kitaben yazılmıştır kök: كتب
  20. مَّوْقُوتًۭا mevkuten vakitli olarak kök: وقت

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)

    Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

  • Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)

    Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere…

  • Aynı kök: قعد (31 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)

    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…

  • Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…

  • Aynı kök: طمن (13 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı hatırlayın! Güvene kavuşunca namazı (tam) kılın! Şüphesiz ki namaz, müminler üzerine vakitle yazılmış (bir farz)dır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk, hayatın her alanında Yüce Allah'ı hatırlamanın ve hayatı Allah bilinciyle yaşamanın gerekliliğini hatırlatmaktadır. Allah bilincinden yoksun bir hayatın aslında ölümden farkı yoktur.

Mustafa İslamoğlu

Namazınızı eda ettiğinizde, ayaktayken, otururken ve uzanmış bir haldeyken Allah'ı anın ve güvenlik içindeyken namazlarınızı (eksiksiz) kılın; çünkü namaz bütün mü'minler için belirli zamanlarda kayıtlı bir vecibedir.

Muhammed Esed

Namazınızı bitirdiğinizde Allahı anın ayakta iken, otururken ve uzanmış halde ve yeniden güvenliğinizi sağladığınızda namazlarınızı (eksiksiz) eda edin. Namaz, bütün müminler için (günün) belli zamanları ile kayıtlı kutsal bir yükümlülüktür.

Ahmed Hulusi

(Endişeli ortamda) salatın edasından sonra, ayakta veya otururken ya da yanlarınız üzere uzanmışken (sürekli) Allah'ı zikredin. Zikrettiğinizle doyuma ulaştığınızda salatı ikame edin (yaşayın - yönelişin tam hakkını verin, zikirle girmiş olduğunuz hissediş ile). Kesinlikle salatın, belli vakitlerde yaşanması, iman edenlere yazılmıştır.

Ali Bulaç

Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

Ali Özek ve heyeti

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakti belli olarak farz kılınmıştır.

Ali Rıza Safa

Namazı bitirdiğinizde, ayaktayken, otururken ve yan yatarken Allah'ı anın. Yeniden güvene kavuştuğunuzda, namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, inananların üzerinde, zamanları belirlenmiş bir yükümlülüktür. dipnot 92

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 92
    Namazın belirlenmiş zamanlarda kılınmasını bildiren tek ayettir. Bu ayette ‘Sayı' değil ‘Zaman' buyruğu verilmiştir. Kaza namazı kılmak veya namazları birleştirmek, ayette bildirilen buyruğu ‘Zaman' olgusundan çıkarıp ‘Sayı' olgusuna dönüştürür. Bu konuda, önyazıların sekizinci bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerine yatarken Allah'ı anınız. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılınız; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.

Edip Yüksel

Salatı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın. Güvene kavuştuğunuzda salatı gözetiniz. Salat, iman edenler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Tanrı'nın egemenliği altında kalmak ve O'nun rahmet ve yardımına ulaşmak için Kuran, bizim sürekli olarak Tanrı'yı anmamızı öğütler (2:152, 200; 3:191, 33:41, 42). * Bu gerçeğe rağmen, Allah'ı onaylayan insanların çoğunluğu maalesef Allah'a ortak koştukları veya tercih ettikleri putlar yoluyla kendilerini Tanrı'nın ebedi rahmetinden mahrum etmektedir (12:106; 23:84-89; 29:61-63; 31:25; 39:38; 43:87). * Ayrıca bak 3:191.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın. Güvene kavuştuğunuzda namazı gözetiniz. Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarken hep Allah'ı anın. Korkudan kurtulduğunuz da namazı tam erkanı ile eda edin. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta ve gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allahı zikredin, derken korkudan ıtmi'nan buldunuz mu o vakıt namazı tam erkaniyle eda edin çünkü namaz mü'minler üzerine muayyen vakıtlarla yazılı bir farz bulunuyor

Erhan Aktaş

Salatı ikame ettikten dipnot 1 sonra ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman, salatı gereği gibi ikame edin. Kuşkusuz salat, belirlenmiş vakitlerde dipnot 2 Mü'minler üzerine yazılmıştır. dipnot 3

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Namazı kıldıktan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Namaz, vakitleri içinde eda edilmelidir. Kur'an'da geçen namaz vakitleri üçtür: Sabah, akşam ve gece. Sabah namazının vakti Güneş doğmadan önceki alaca karanlık olan fecir vaktidir. Akşam namazının vakti, Güneş battıktan sonra karanlığın iyice çökme zamanına kadardır. Bu da Güneş'in batımından sonraki yaklaşık 45 dakikadır. Gece namazının vakti ise akşam namazının vaktinden sonra başlar ve gecenin ilk bölümü olan gecenin yarısına kadar devam eder. Kur'an'da bir de Cuma günü, Cum'a namazının eda edilmesi istenmektedir. Ancak isteyen, kendisine özgü olarak bu vakitlerin dışında da istediği zamanlarda ve istediği kadar namaz kılabilir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Farz kılındı. Zorunlu kılındı. Takdir edildi, belirlendi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Salatı ikame ettikten dipnot 1 sonra ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman, salatı gereği gibi ikame edin. Kuşkusuz salat, belirlenmiş vakitlerde dipnot 2 Mü'minler üzerine yazılmıştır. dipnot 3

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Namazı kıldıktan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'da geçen namaz vakitleri üçtür: Sabah, akşam ve gece. Bir de cuma günü, cuma namazı. Ancak isteyen, kendisine özgü olarak bu vakitlerin dışında da istediği zamanlarda ve istediği kadar namaz kılabilir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Farz kılındı. Zorunlu kılındı. Takdir edildi, belirlendi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Salatı ikame ettikten dipnot 1 sonra da ayakta, oturarak ve yanlarınız üzere yatıp uzanırken Allah'ı anın. dipnot 2 Güvene kavuştuğunuz zaman, salatı gereği gibi ikame edin. Kuşkusuz salat, belirlenmiş vakitlerde dipnot 3 mü'minler üzerine farz kılınmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Namazı kıldıktan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Namazı kıldıktan sonra yapacağınız dua için herhangi bir şekil şart değildir. Her durum ve konumda Allah'ı anabilirsiniz.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ku'an'dan çıkarabildiğimiz namaz vakitleri üçtür. Sabah, akşam, gece. Bir de cuma günü, cuma namazı. Ancak isteyen, kendisine özgü olarak bu vakitlerin dışında da istediği zamanlarda ve istediği kadar namaz kılabilir.

Gültekin Onan

Namazı bitirdiğinizde, Tanrı'yı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğu kılın. Çünkü namaz, inançlılar üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

Hasan Basri Çantay

Artık namazı bitirdiğiniz vakit ayakda iken, otururken ve yanlarınız üzerindeyken Allahı anın. Sükun ve emniyyet haaline geldiğiniz vakit ise namazı dosdoğru kılın.. Çünkü namaz mü'minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuşdur.

İbni Kesir

Namazı kıldıktan sonra; ayakta iken, otururken, yanlarınız üstü yatarken de Allah'ı anın. Emniyete kavuştuğunuzda; namazı dosdoğru kılın. Namaz; şüphesiz mü'minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuştur.

Mehmet Alagaş

(101-103) Yeryüzünde sefere çıktığınızda, eğer kafirlerin sizi tercihlerinizle sınamasından / fitnelemelerinden korkuyorsanız, namazlarınızda kısaltmaya gitmenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki kafirler sizin için açık birer düşmandırlar. Sen onların içindeyken onlarla namaza kalkarsan, bir kısım senle beraber kalksın ve silahlarını da yanlarına alsınlar, secdeye vardığınızda sizin arkanızda olsunlar, namazını kılmayan diğer kısım gelsin ve yine senle beraber namazını kılsın onlarda hazırlıklarını ve silahlarını yanlarına alsınlar, kafirler arzu ederler ki; silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil halde olasınız da onlarda aniden / tek bir baskınla basabilsinler. Sizin için yağmur yağması bir eziyet olursa yahut hasta iseniz, silahınızı bırakmanızda bir günah yoktur , hazırlıklı olun / tedbirinizi alın , muhakkak ki Allah, kafirler için aşağılayıcı / onur kırıcı bir azap hazırlamıştır. Namazı gerçekleştirip bitirdiğinizde, artık ayakta otururken, yan yatar vaziyetteyken de Allah’ı zikredin, tatmin olduğunuzda da yine namaza kalkın / kılın. (Savaştayken iki namaz arası Allah’ı zikir) (Namaz her şartta vaktinde kılınır savaşta olunsa bile.) Muhakkak ki namaz müminler için vakitlendirilmiş olarak yazılmıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Namazı tamamladıktan sonra, ayakta, otururken ve yatarken de Allah’ı zikredin. Emniyete ve sükuna kavuştuğunuz zaman namazı dosdoğru şekliyle kılın. Namaz şüphesiz iman edenlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.

Süleyman Ateş

Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak) Allah'ı anın; güvene kavuştunuz mu namazı (tam) kılın. Çünkü namaz, mü'minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.

Süleymaniye Vakfı

O (bir rekatlık) namazı kıldığınızda dipnot 1 Allah'ı ayakta, oturur halde dipnot 2 ve yanlarınız üzerinde anın. dipnot 3 Güvene kavuştuğunuzda ise namazı tam kılın. dipnot 4 Çünkü namaz, müminlere, vakitle sınırlı olarak dipnot 5 farz kılınmıştır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kaza (قضي ) bir işi tam ve sağlam yapma ve yürürlüğe koyma anlamındadır (Mekayis). Bir konuda karar verme (Nisa 4/65, İsra 17/23) ve bir işi tamamlama (Fussilet 41/12) anlamlarında kullanıldığı gibi işi tam ve sağlam yapma anlamında da kullanılır (Bakara 2/200, Hac 22/29). Bu ayette kaza, Cuma 62/10. ayette olduğu gibi "namazı vaktinde kılmak" anlamındadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Önceki ayete göre, Nebimizin arkasında namaza duran ilk kesimin, birinci rekatın secdesini yapar yapmaz nöbeti devralması gerekir. Namazda ruku ile secdenin arasının açılmaması gerektiğinden (Bakara 2/125, Al-i İmran 3/43, Hac 22/26, 77, Fetih 48/29) oturma rüknünun bir rekatlı namazlarda iki secde arasında olması gerekir. Onların, oturarak Allah'ı anma emrini yerine getirmeleri ancak iki secde arasında olabilir. Bu da her rekatta iki secde yapmanın ve secdeler arasında oturmanın farz olduğunu gösterir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kişinin yanları, kol ve bacaklarıdır. Vücut, kol ve bacaklar üzerinde iki şekilde durabilir. Birincisinde eller dizlerin üzerine konarak gövde kol ve bacaklar üzerine getirilir. İkincisinde de secde için başı yere koymadan önce dizler sonra eller yere lidi? konur, karın dizlerden uzak tutularak vücut, kol ve bacaklar üzerine getirildikten sonra baş yere konur ve secde yapılır. Bu durumda ayet, bir rekatta kıyam, rüku ve secdenin şeklini anlatmış olur. Ayrıca Kaf 50/40. ayette secdelerin ardından tesbih edilmesi emredilmiştir. Secdeler sözü çoğuldur. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Her rekatta iki secde olduğu için ikiden sonraki en az secde dört olur ve iki rekattan sonra oturup tesbihte bulunmak farz olur. Bu da tahiyyat ve benzeri duaların bu ayetin gereği olduğunu gösterir. Üç rekatlı namazlarda üçüncü ve dört rekatlı namazlarda da dördüncü rekattan sonra oturulmasının sebebi de aynıdır. "Tam kılın" emri, "Korku geçtikten sonra artık bir rekata düşürmeyin." anlamındadır. Hasta ve yolcular Ramazan'da oruç tutmayı daha sonraya erteleyebilirler (Bakara 2/183, 185) ama namazda böyle bir erteleme yoktur. Adetli kadın ile ilgili olarak kullanılan eza (أدى) kelimesi (Bakara 2/222), Nisa 4/102'de bütün cemaat için kullanılmıştır. Bu da, kadındaki adet sıkıntısının da yolculukta yağmurdan doğan sıkıntının na namazı kılmamaya sebep olamayacağını açıkça gösterir. Yolculukta, düşman saldırısı tehlikesi doğsa bile namazın kısaltılmasına müsaade edilmiş ama kazaya bırakılmasına izin verilmemiştir (Nisa 4/102-103).
  4. metne dön, dipnot 4
    Yolcular, güvene kavuştuktan sonra akşamı 3, diğerlerini iki rekat kılınca tam kılmış olurlar.
  5. metne dön, dipnot 5
    Hem ayetin bu bölümünden hem de Nisa 4/102 ayetinde yapılan tariften anlaşıldığına göre, insanın başına gelebilecek en zor durum olan düşman korkusu ve savaş halinde bile namazın terk edilememesi, namazların vakti dışında kılınamayacağının yani kaza namazı diye bir şey olamayacağının delilidir. Bu ayetten yola çıkarak namazların birleştirilemeyeceğine hükmedenler olmuştur ancak farz namazların vakitlerini belirleyen ayetlere bakıldığında namazların birleştirilebileceği açıkça görülür: Farz namazların vakitlerini anlatan Hud 11/114. ayette, "gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde, namazı düzgün ve sürekli kılın" emri yer alır. İsra 17/78. ayette, günün ilk namaz vaktinin Güneşin tepe noktasından batıya kaydığında gireceği anlatıldığı halde, her iki ayette de bu vaktin ne zaman çıkacağından ve ikindi vaktinin ne zaman gireceğinden söz edilmez. Bu durumda ikindinin son vakti, gündüzün bittiği akşam namazı vakti olur. Bu ikisi arasındaki vakit, öğle ile ikindinin ortak vaktidir. Akşam namazının vakti gündüzün bitmesiyle girer. Yatsının son vakti de gündüze ait işaretlerin tamamen bitmesi ile biter. Her iki ayette de akşamın son vakti ve yatsının ilk vakti belirtilmediği için gündüzün bitiminden yatsının sonuna kadar önce akşam, arkasından yatsı namazı kılınabilir. Aralarında vakit ortaklığı bulunmayan ikindi ile akşam veya sabah ile öğle namazları birleştirilemez. Resulullahın Medine'de öğle ile ikindiyi, akşamla yatsıyı korku veya yağmur olmadığı halde birleş­tirdiği konusundaki sahih hadisler de ayetlerin hükmünü teyit eder (Müslim, Salat'ul-müsafirin; 49-50, 54-58 (705).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Namazı kılarken[1] Allah'ı; ayakta, oturur halde, ve yanlarınız üzerinde anın dipnot 2 . Güvene kavuştuğunuzda o namazı tam kılın. Çünkü namaz, müminlere, vakitle sınırlı olarak dipnot 3 farz kılınmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 2
    Yanlarınız üzerinde: İki el dizlerimizden güç alır şekilde, rüku halinde
  2. metne dön, dipnot 3
    Bu nedenle herhangi bir namaz kendisi için belirlenen vakit sınırlarının dışında kılınamaz.

Şaban Britch

Namazı tamamladıktan sonra, ayakta, otururken ve yatarken de Allah’ı zikredin. Emniyete ve sükuna kavuştuğunuz zaman namazı dosdoğru şekliyle kılın. Kuşkusuz namaz, belirli vakitlerde müminler üzerine bir farzdır.

Şaban Piriş

Namazı tamamladıktan sonra, ayakta, otururken ve yatarken de Allah'ı zikredin. Emniyete ve sükuna kavuştuğunuz zaman namazı dosdoğru kılın. Kuşkusuz namaz, belirli vakitlerde müminler üzerine bir farzdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Korku halindeki namazı tamamlayınca, artık Allah'ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Sükunet bulduğunuzda, namazı tam bir biçimde yerine getirin. Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When you have completed your prayer, you keep remembering Allah and bearing Him in mind standing, sitting and lying on your sides. Evoking reminiscence of Allah inspires to the hearts and minds a state, of composure. However, when you feel safe and secure, you then perform the act of worship in the proper manner as prescribed by Allah, for the act of worship has been a prescriptive rule incumbent on those whose hearts have been touched with the divine hand to observe at the scheduled hours.

Abdul Haleem

After performing the ritual prayer, continue to remember God- standing, sitting, and lying on your sides- and once you are safe, keep up regular prayer, for prayer is obligatory for the believers at prescribed times.

Abdullah Yusuf Ali

When ye pass (Congregational) prayers, celebrate Allah's praises, standing, sitting down, or lying down on your sides; but when ye are free from danger, set up Regular Prayers: For such prayers are enjoined on believers at stated times.

Abul A'la Maududi

When you have finished the Prayer, remember Allah -standing, and sitting, and reclining. And when you become secure, perform the regular Prayer. The Prayer is enjoined upon the believers at stated times.

Aisha Bewley

When you have finished salat remember Allah standing, sitting and lying on your sides. When you are safe again do salat in the normal way. The salat is prescribed for the muminun at specific times.

Al-Hilali & Khan

When you have finished As-Salât (the congregational prayer), remember Allâh standing, sitting down, and (lying down) on your sides, but when you are free from danger, perform As-Salât (Iqamat-as-Salât). Verily, As-Salât (the prayer) is enjoined on the believers at fixed hours.

Ali Quli Qarai

When you have finished the prayers, remember Allah, standing, sitting and lying down, and when you feel secure, perform the [complete] prayers, for the prayer is indeed a timed prescription for the faithful.

Amatul Rahman Omar

And when you have finished the Prayer, then remember Allâh standing and sitting, and (lying) on your sides (in short in all positions and in all conditions). And when you feel secure (from danger) then observe Prayer (in the normal prescribed form). Verily, Prayer is enjoined on the believers (to be performed) at the fixed times.

Arthur John Arberry

When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides. Then, when you are secure, perform the prayer; surely the prayer is a timed prescription for the believers.

Bijan Moeinian

When your congregational prayer is over, continue remembering your Lord all the time (whether standing, sitting or laying on bed. ) When the emergency situation is over, say your regular daily prayers on time as these daily prayers are decreed for you as an obligation.

E. Henry Palmer

But when ye have fulfilled your prayer, remember God standing and sitting and lying on your sides; and when ye are in safety then be steadfast in prayer; verily, prayer is for the believers prescribed and timed!

Edip-Layth

So when you are done with the contact prayer, then remember God while standing, or sitting, or on your sides. When you are relieved, you shall hold the contact prayer; the contact prayer for those who acknowledge is a scheduled event.

George Sale

And when ye shall have ended your prayer, remember God, standing, and sitting, and lying on your sides. But when ye are secure from danger, complete your prayer; for prayer is commanded the faithful, and appointed to be said at the stated times.

Hamid S. Aziz

But when you have fulfiled your prayer, remember Allah standing and sitting and lying; and when you are in safety then be steadfast in prayer; verily, fixed times of prayer have been prescribed for the believers.

Mahmoud Ghali

So, when you have accomplished the prayer, then remember Allah, upright, and seated, and on your sides. (Yet) when you feel composed, then keep up the prayer; surely the prayer has been a timed prescription (Literally: book) for the believers.

Marmaduke Pickthall

When ye have performed the act of worship, remember Allah, standing, sitting and reclining. And when ye are in safety, observe proper worship. Worship at fixed times hath been enjoined on the believers.

Mohamed Ahmed - Samira

If you are late in performing your service of prayer honour God by remembering Him, standing or sitting or lying on your sides. And when you have security perform your act of prayer befittingly; and praying at fixed hours is prescribed for the faithful.

Muhammad Asad

And when you have finished your prayer, remember God - standing and sitting and lying down; and when you are once again secure, observe your prayers [fully]. Verily, for all believers prayer is indeed a sacred duty linked to particular times [of day].

Mustafa Khattab

When the prayers are over, remember Allah—whether you are standing, sitting, or lying down. But when you are secure, establish regular prayers. Indeed, performing prayers is a duty on the believers at the appointed times.

Progressive Muslims

So when you are done with the contact-method, then remember God while standing, or sitting, or on your sides. When you are relieved, you shall hold the contact-method; the contact-method for the believers is a scheduled book.

Rashad Khalifa

Once you complete your Contact Prayer (Salat), you shall remember GOD while standing, sitting, or lying down. Once the war is over, you shall observe the Contact Prayers (Salat); the Contact Prayers (Salat) are decreed for the believers at specific times.,

Sahih International

And when you have completed the prayer, remember Allah standing, sitting, or [lying] on your sides. But when you become secure, re-establish [regular] prayer. Indeed, prayer has been decreed upon the believers a decree of specified times.

Sam Gerrans

And when you have concluded the duty, remember God standing, and sitting, and upon your sides, and when you are at ease; but uphold the duty — the duty is upon the believers a time-limited Writ —

Shabbir Ahmed

Be mindful of Allah's Commands whatever state you are in, standing, sitting or lying down. And when you are once again secure, establish the congregations of Salat. Joining the congregations of Salat at the times appointed by the Central Authority is a duty unto believers.

Syed Vickar Ahamed

When you pass (congregational) prayers, celebrate Allah’s Praises, standing, sitting down, or lying down on your sides; But when you are free from danger, set up regular prayers: Verily, prayers are enjoined on the believers at stated times.

Taqi Usmani

Once you have finished your Salāh, then, remember Allah while standing, sitting and reclining. As soon as you are secure, perform Salāh as due. Surely, Salāh is an obligation on the believers that is tied up with time.

The Monotheist Group

Then, if you have completed the contact prayer, remember God while standing, or sitting, or on your sides. Then, if you are secure, hold the contact prayer. Indeed, the contact prayer for the believers is a Book that is scheduled.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 103. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 103. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 103. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩