Nisâ suresi

Nisâ suresi, 104. ayet

Nisâ suresi, 104. ayet. وَلَا تَهِنُوا۟ فِى ٱبْتِغَآءِ ٱلْقَوْمِ إِن تَكُونُوا۟ تَأْلَمُونَ فَإِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَ وَتَرْجُونَ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا يَرْجُونَ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

velâ tehinû fi-btigâi-lḳavm. in tekûnû te'lemûne feinnehüm ye'lemûne kemâ te'lemûn. vetercûne mine-llâhi mâ lâ yercûn. vekâne-llâhü `alîmen ḥakîmâ.

Diyanet İşleri

Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 101–107 · surenin 104. ayeti / 176

Konu Sefer ve korku namazı Nisâ 101–104 3

  1. Nisâ 101

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler sizin apaçık düşmanınızdır.

  2. Nisâ 102

    (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

  3. Nisâ 103

    Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

  4. 104

    Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Nisâ 105

    (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

  6. Nisâ 106

    Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Nisâ 107

    Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

104. Yani kâfir olan düşmanlarınızı aramakta ve onlarla karşılaşmakta zaaf göstermeyin, tembellik etmeyin. Bu da onlara karşı cihadda ve bu konuda gereken gözetlemeyi yapmakta gevşemeyin, demektir. Çünkü kalpteki gevşeklik bedenî gevşekliği getirir. Bu da düşmanlara karşı direnci zayıflatır. Aksine siz düşmanlarınızla savaşmakta güçlü ve gayretli olun.

Daha sonra Yüce Allah, mü’minlerin kalplerini güçlendirip pekiştirecek iki hususu söz konusu etmektedir:

Birincisi, size isabet eden acı, yorgunluk, yaralanma ve benzeri hususların aynısı düşmanlarınıza da isabet etmektedir. O bakımdan, sizin onlardan daha zayıf olmanız ne insaniyete ne de İslâm’ın heybetine yakışmaz. Çünkü siz de onlar da bu zayıflığa sebep teşkil edebilecek hususlarda birbirinize eşit bulunuyorsunuz. Zira normalde ancak sürekli acılarla karşı karşıya kalan ve sürekli olarak düşmanlarının kendilerine karşı muzaffer olduğu kimseler zayıflık gösterirler. Yoksa kimi zaman kendisi zafer kazanan, kimi zaman yenilgiye uğrayan kimsenin zayıflık göstermesi normal bir durum değildir.

İkincisi, sizler Allah’tan onların ummayacakları şeyleri beklemektesiniz. Sizler O’nun mükâfatını ve cezasından kurtulmayı ummaktasınız. Hatta kamil mü’minlerin daha üstün maksatları ve daha yüce emelleri vardır: Allah’ın dinini zafere kavuşturmak, şeriatını uygulamak, İslâm’ın egemenlik alanını genişletmek, dalalette olanları hidayete ulaştırmak ve din düşmanlarının kökünü kazımak gibi. İşte bütün bu hususlar, samimi tasdik sahibi mü’minin, daha bir güçlü olmasını, gayretinin kat kat artmasını ve mükemmel bir cesarete sahip olmasını gerektirmektedir. Zira dünyevi kuvveti ve izzeti elde etmek için savaşan ve bu uğurda direnen bir kimse, bunu ele geçirecek olsa bile, hiçbir zaman için hem dünyevi hem uhrevi mutluluğu, Yüce Allah’ın rızasını, cennetini ve kurtuluşu elde etmek için savaşan kimseler gibi olamaz.

Kullarını farklı farklı yaratan, onlar arasında da ilim ve hikmeti gereğince ayırım gözeten Yüce Allah’ın şanı ne yücedir! İşte bu nedenle O şöyle buyurmaktadır: “Allah Alîmdir”, ilmi kâmil olandır “Hakîmdir”; hikmeti mükemmel ve eksiksiz olandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Düşmanlarınızdan kâfir olanların peşine düşmede zayıflık gösterip, tembellik etmeyin. Başınıza gelen ölüm ve yaralanmalardan ızdırap çekiyorsanız muhakkak ki, onlar da sizin ızdırap çektiğiniz gibi, aynı şekilde ızdırap çekiyorlar. Ve onların başına da sizin başınıza gelenler geliyor. Onların sabrı sizin sabrınızın üzerinde olmasın. Şüphesiz siz onların ummadığı sevap, yardım ve desteği yüce Allah’tan umuyorsunuz. Allah Teâlâ kullarının durumlarını çok iyi bilir. Hükümlerinde ve yönetmesinde hikmet sahibidir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. تَهِنُوا۟ tehinu gevşeklik göstermeyin kök: وهن
  3. فِى fi
  4. ٱبْتِغَآءِ btiga'i takibetmekte kök: بغي
  5. ٱلْقَوْمِ ۖ l-kavmi o topluluğu kök: قوم
  6. إِن in eğer
  7. تَكُونُوا۟ tekunu siz kök: كون
  8. تَأْلَمُونَ te'lemune acı çekiyorsanuz kök: الم
  9. فَإِنَّهُمْ feinnehum onlar da
  10. يَأْلَمُونَ ye'lemune acı çekmektedirler kök: الم
  11. كَمَا kema gibi
  12. تَأْلَمُونَ ۖ te'lemune sizin acı çektiğiniz kök: الم
  13. وَتَرْجُونَ vetercune ve siz ummaktasınız kök: رجو
  14. مِنَ mine
  15. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  16. مَا ma şeyleri
  17. لَا la
  18. يَرْجُونَ ۗ yercune onların ummayacakları kök: رجو
  19. وَكَانَ ve kane kök: كون
  20. ٱللَّهُ llahu Alah kök: اله
  21. عَلِيمًا alimen bilendir kök: علم
  22. حَكِيمًا hakimen hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü…

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da…

  • Aynı kök: وهن (9 geçiş)

    Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.

  • Aynı kök: وهن (9 geçiş)

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa…

  • Aynı kök: وهن (9 geçiş)

    İşte durum bu: (Allah, mü'minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kafirlerin tuzağını zayıf düşürendir.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O (düşman) topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin! Siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedir. (Üstelik) siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. dipnot 1 Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Düşman ordusunu takipte bıkkınlık ve yılgınlık gösterilmemesi gerektiği ifade edilerek, müslümanlar savaş yorgunluğu noktasında sıkıntı çekmiş ve bitap düşmüş olsalar da düşmanlarının da aynı şekilde bitap durumda oldukları hatırlatılmakta, herhangi bir gevşeklik gösterilmemesi gerektiği özellikle tembihlenmektedir.

Mustafa İslamoğlu

(Düşman) tarafını takip etmekte ürkek davranmayın. Eğer siz sıkıntı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz sıkıntıyı çekiyorlar; fazladan siz onların Allah'tan umut edemedikleri şeyleri umut ediyorsunuz: ve Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

Muhammed Esed

(Düşman) ordusunu takip etmekte korkak davranmayın. Eğer sıkıntı çekerseniz, bilin ki onlar da sizin gibi sıkıntı çekiyorlar; ama siz, Allahtan onların ümit etmediklerini (alacağınızı) ümit ediyorsunuz. Ve Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

(Düşman) topluluğunu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. . . Şayet siz acı duyuyorsanız, onlar da tıpkı sizin gibi acı duyuyorlar. . . (Üstelik siz) Allah'tan onların umamayacağı şeyleri umuyorsunuz. . . Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

(Düşmanınız olan) Topluluğu aramakta gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da, sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz, onların umud etmediklerini Allah'tan umuyorsunuz. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Düşman topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız onlar da, sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah'tan, onların ümit etmedikleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Ve o toplumu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Acı çekiyorsanız, kesinlikle, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz, onların umut etmedikleri şeyleri, Allah'tan umut ediyorsunuz. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

O düşman topluluğunu takip etmekte gevşeklik göstermeyiniz. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz, Allah'tan onların ümit etmediklerini ümit ediyorsunuz. Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

Edip Yüksel

O topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız onlar da sizin gibi acı çekiyor. Fakat siz, onların ALLAH'tan ummadığını umuyorsunuz. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız onlar da sizin gibi acı çekiyor. Fakat siz, onların ALLAH'tan ummadığını umuyorsunuz. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Düşmanınız olan topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz sizin acı duyduğunuz gibi onlar da acı duyuyorlardır. Oysa ki siz, Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Düşmanınız olan kavmi ta'kıb etmekte za'f göstermeyin, eğer siz elemleniyorsanız şüphe yok ki sizin elemlendiğiniz gibi onlar da elemleniyorlardır, kaldı ki siz Allahdan onların ümid edemiyecekleri şeyler umuyorsunuz Allah da alim, hakim bulunuyor

Erhan Aktaş

Düşman halkı takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz, Allah'tan onların ummadıkları şeyleri umuyorsunuz. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Düşman halkı takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz, Allah'tan onların ummadıkları şeyleri umuyorsunuz. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Düşman toplumunu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz, Allah'tan onların ummadıkları şeyleri umuyorsunuz. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Gültekin Onan

(Düşmanınız olan) Topluluğu aramakta gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da, sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz, onların umud etmediklerini Tanrı'dan umuyorsunuz. Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

(Düşmanlarınız olan) kavmi aramakda (ta'kib etmekde) gevşek davranmayın. Siz acı duyuyorsanız, şübhesiz ki onlar da sizin duyduğunuz o acı gibi acı duyuyorlar. Halbuki siz Allahdan onların ümid edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah gerçek bilicidir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

O kavmi aramakta gevşek davranmayın. Siz, acı çekiyorsanız onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Halbuki siz; Allah'tan onların beklemedikleri şeyleri bekliyorsunuz. Ve Allah; Alim, Hakim olandır.

Mehmet Alagaş

(104) Kavmi takipte gevşeklik göstermeyin. (Ebu süfyanın peşinden gidin) Eğer bir acı / elem hissediyorsanız, kesinlikle onlarda / peşine düşmeniz gereken kavim de sizin gibi acı hissediyorlar , sizler Allah’tan, onların ümit edemediklerini ümit edebiliyorsunuz (siz daha avantajlısınız) Allah bilendir, hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O topluluğu aramada/takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz (yaralanıp) acı duyuyorsanız onlar da sizin hissettiğiniz gibi acı duyuyor. Onların ümit etmediği şeyi (sevap ve zaferi) siz Allah Teâlâ'dan ümit edersiniz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleyman Ateş

O topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekmektedirler. Üstelik siz Allah'tan, onların ummayacakları şeyleri, ummaktasınız. Alah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Düşman topluluğunu kovalamakta gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin gibi acı çekiyorlar. Üstelik sizin Allah'tan bir beklentiniz var. Onların böyle bir beklentileri de yok. Bilen ve doğru kararlar veren Allah'tır.

Şaban Britch

(Düşmanınız olan) topluluğu aramada/takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz (yaralanıp) acı duyuyorsanız onlar da sizin hissettiğiniz gibi acı duyuyor. Onların ümit etmediği şeyi (sevap ve zaferi) siz Allah Teâlâ'dan ümit edersiniz. Allah bilendir, Hakim'dir.

Şaban Piriş

(Düşmanınız olan) topluluğu aramada / takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz (yaralanıp) acı duyuyorsanız onlar da sizin hissettiğiniz gibi acı duyuyor. Siz, Allah'tan onların ummadıklarını umuyorsunuz. Allah, bilendir, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Düşman topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Siz sıkıntıya düşüyorsanız, hiç kuşkusuz tıpkı sizin gibi onlar da sıkıntıya düşüyorlar; ama siz, Allah'tan onların umamayacağı şeyleri umuyorsunuz. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And do not relax in point of strictness and severity nor weaken in your fighting power against those who are an open enemy of the faith. If you are suffering misery and hardship, they are suffering just the same, but unlike them, you are hopeful of Allah's tutelage, mercy and blessings whereas they are staking their very lives on some dark hope. And Allah is ever 'Alimun and Hakimun.

Abdul Haleem

Do not be faint-hearted in pursuing the enemy: if you are suffering hardship, so are they, but you hope to receive something from God for which they cannot hope. God is all knowing and wise.

Abdullah Yusuf Ali

And slacken not in following up the enemy: If ye are suffering hardships, they are suffering similar hardships; but ye have Hope from Allah, while they have none. And Allah is full of knowledge and wisdom.

Abul A'la Maududi

Do not be faint of heart in pursuing these people: dipnot 1 if you happen to suffer harm they too are suffering just as you are, while you may hope from Allah what they cannot hope for. dipnot 2 Allah is All-Knowing, All- Wise.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to those unbelievers who adamantly opposed the cause of Islam and the establishment of the Islamic order.
  2. metne dön, dipnot 2
    It is astonishing that men of faith should not be prepared to endure the same degree of hardship for the sake of the Truth as unbelievers do for the sake of falsehood. This is strange insofar as the latter merely seek the transient benefits of worldly life whereas the faithful seek to please, and secure the proximity of the Lord of the Universe and look forward to everlasting rewards.

Aisha Bewley

Do not relax in pursuit of the enemy. If you feel pain, they too are feeling it just as you are, but you hope for something from Allah which they cannot hope for. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

And don’t be weak in the pursuit of the enemy; if you are suffering (hardships) then surely, they (too) are suffering (hardships) as you are suffering, but you have a hope from Allâh (for the reward, i.e. Paradise) that for which they hope not; and Allâh is Ever All-Knowing, All-Wise.

Ali Quli Qarai

Do not slacken in the pursuit of these people. If you are suffering, they are also suffering like you, but you expect from Allah what they do not expect, and Allah is all-knowing, all-wise.

Amatul Rahman Omar

And do not be slack in pursuing these (hostile) people. If you have suffered hardships they (too) have suffered as you did but (the superiority you have over them is that) you hope from Allâh what they do not. And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

Faint not in seeking the heathen; if you are suffering, they are also suffering as you are suffering, and you are hoping from God for that for which they cannot hope; God is All-knowing, All-wise.

Bijan Moeinian

Show no weakness in following up the enemy. If you are suffering a hardship (such as a wound of war), they also suffer. Besides, you expect a reward from your Lord while they do not hope for nothing. Indeed God is the Most Knowledgeable and the Most Wise.

E. Henry Palmer

And do not give way in pursuit of the people; if ye suffer they shall surely suffer too, even as ye suffer; and ye hope from God, but they hope not! and God is knowing, wise.

Edip-Layth

Do not falter in the pursuit of the remaining group. If you are feeling pain, then they are also feeling pain as you are; and you seek from God what they do not seek. God is Knowledgeable, Wise.

George Sale

Be not negligent in seeking out the unbelieving people, though ye suffer some inconvenience; for they also shall suffer, as ye suffer, and ye hope for a reward from God which they cannot hope for; and God is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

And slacken not in pursuit of the enemy; if you suffer they shall surely suffer too, even as you suffer; and you hope from Allah what they cannot hope for! And Allah is Knower, Wise.

Mahmoud Ghali

And do not feel fee bled in seeking the people (i. e., the "enemy" people). In case you feel pain, then surely they (also) feel pain as you feel pain, and you are hoping from Allah that for which they do not hope; and Allah has been Ever-Knowing, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

Relent not in pursuit of the enemy. If ye are suffering, lo! they suffer even as ye suffer and ye hope from Allah that for which they cannot hope. Allah is ever Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

And do not be chary of pursuing them. If you suffer, they shall also suffer like you. But while you have hope (of success) from God, they have none. Surely God is all-knowing and all-wise.

Muhammad Asad

And be not faint of heart when you seek out the [enemy] host. If you happen to suffer pain, behold, they suffer pain even as you suffer it: but you are hoping [to receive] from God what they cannot hope for. And God is indeed all-knowing, wise.

Mustafa Khattab

Do not falter in pursuit of the enemy—if you are suffering, they too are suffering. But you can hope to receive from Allah what they can never hope for. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

And do not falter in the pursuit of the remaining group. If you are feeling pain, then they are also feeling pain as you are; and you seek from God what they do not seek. God is Knowledgeable, Wise.

Rashad Khalifa

Do not waver in pursuing the enemy. If you suffer, they also suffer. However, you expect from GOD what they never expect. GOD is Omniscient, Most Wise.

Sahih International

And do not weaken in pursuit of the enemy. If you should be suffering - so are they suffering as you are suffering, but you expect from Allah that which they expect not. And Allah is ever Knowing and Wise.

Sam Gerrans

And faint not in seeking the people; if you are suffering, then are they suffering even as you are suffering; but you hope from God for that for which they hope not; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

Do not show weakness in pursuing the enemy. If you suffer hardship they too suffer hardship, but you have hope to receive Allah's reward that they cannot rightfully hope. Allah is the Knower, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

And do not slow down in following up the enemy: If you are suffering difficulties, they are suffering similar difficulties; But you have hope from Allah, (for the Reward from Him), while they have none. And Allah is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

Do not show weakness in pursuing these people. If you are suffering, they are suffering as you are suffering, while you hope from Allah what they do not hope. Allah is All-Knowing, All-Wise.

The Monotheist Group

And do not falter in the pursuit of the remaining group. If you are feeling pain, then they are also feeling pain as you are; and you seek from God what they do not seek. God is Knowledgeable, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩