Nisâ suresi

Nisâ suresi, 100. ayet

Nisâ suresi, 100. ayet. وَمَن يُهَاجِرْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يَجِدْ فِى ٱلْأَرْضِ مُرَٰغَمًا كَثِيرًا وَسَعَةً وَمَن يَخْرُجْ مِنۢ بَيْتِهِۦ مُهَاجِرًا إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ثُمَّ يُدْرِكْهُ ٱلْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُۥ عَلَى ٱللَّهِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

vemey yühâcir fî sebîli-llâhi yecid fi-l'arḍi mürâgamen keŝîrav vese`ah. vemey yaḫruc mim beytihî mühâciran ile-llâhi verasûlihî ŝümme yüdrikhü-lmevtü feḳad veḳa`a ecruhû `ale-llâh. vekâne-llâhü gafûrar raḥîmâ.

Diyanet İşleri

Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 97–103 · surenin 100. ayeti / 176

Konu Oturanlar ve cihad edenler; hicret Nisâ 95–100 3

  1. Nisâ 97

    Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

  2. Nisâ 98

    Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

  3. Nisâ 99

    Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

  4. 100

    Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  5. Nisâ 101

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler sizin apaçık düşmanınızdır.

  6. Nisâ 102

    (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

  7. Nisâ 103

    Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

100. Bu ayette hicrete teşvik edilmekte, hicretin üstünlüğünü anlatılmakta ve hicretteki faydalar açıklanmaktadır. Vaadinde sadık olan Yüce Allah, kendi yolunda kendi rızasını arayarak hicret eden kimsenin yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulacağını bildirmektedir. “Gidecek çok yer” ifadesi dini maslahatları, “genişlik” ifadesi de dünyevi maslahatları kapsamaktadır. Çünkü insanların pek çoğu hicret sebebi ile önceki kaynaşmanın kaybolacağını, dağınıklıkla karşı karşıya kalacaklarını, varlıktan sonra fakir düşeceklerini, azizken zelil olacaklarını, bolluk içindeyken darlığa düşeceklerini zannederler. Durum ise böyle değildir. Mü’min müşrikler arasında kaldığı sürece dini son derece eksiktir. Namaz ve buna benzer faydası kişinin kendisiyle sınırlı ibadetlerde de eksiklik söz konusu olduğu gibi sözlü ve fiili cihad gibi başkasına faydası dokunan ibadetlerde de durum böyledir. Çünkü bu ibadetlerini tam anlamıyla yerine getirme imkânını bulamaz. Zira o, özellikle mustazaf bir kimse ise dini dolayısı ile baskı ve işkenceye maruz kalır.

Allah yolunda hicret edecek olursa Allah’ın dinini uygulamak, Allah’ın düşmanlarına karşı cihad etmek ve onları öfkelendirecek işler yapma imkânını bulur. Çünkü “gidecek çok yer” ifadesi, Allah’ın düşmanlarını öfkelendiren her türlü söz ve davranışı da içeren kapsamlı bir ifadesid. Aynı şekilde hicret eden kimsenin rızkında da genişlik meydana gelir. Nitekim Yüce Allah'ın haber verdiği şekilde de olmuştur. Zira bunu ashab-ı kiram radıyallahu anhum’un hayatında ibretli bir şekilde görebiliriz. Onlar Allah yolunda hicret edip yurtlarını, çocuklarını ve mallarını Allah için terk etmekle imanlarını kemale erdirmiş ve tam bir imana sahip olmuşlardır. Büyük bir cihada girişmişler ve Allah’ın dinine yardımda bulunmuşlardır. Bu suretle de kendilerinden sonra gelenlerin önderleri olmuşlardır. Aynı şekilde bu hicretin bir sonucu olarak pek çok fetihler gerçekleştirmişler, ganimetler almışlar ve bu yolla da insanların en varlıklıları olmuşlardır. Kıyamet gününe kadar onların yaptıkları gibi yapan herkes de onların elde ettiklerinin benzerini elde edecektir.

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Her kim Allah’a ve Rasûlüne hicret etmek maksadı ile” Rabbinin rızasını, Rasûlünün sevgisini isteyerek ve Allah’ın dinine yardım maksadı ile -başka hiçbir maksad söz konusu olmaksızın- “evinden çıkar da sonra” öldürülmek veya başka bir sebeple “ölüm ona erişirse onun mükâfatı Allah’a aittir.” Yani o kimse Yüce Allah’ın teminatı ile maksat olarak gözettiği hicret etme ecrini elde eder. Çünkü o kesin olarak niyet edip kararlılığını göstermiş ve bu işe fiilen başlamış ve bu amele girişmiştir. Yüce Allah’ın buna ve benzerlerine rahmetinin bir tecellisi olarak O onlara ecirlerini eksiksiz olarak verir. Velev ki onlar amellerini tamamlayamasınlar. Ayrıca hicret ve diğer amellerindeki kusurlarını da bağışlar. Bundan dolayı bu âyet-i kerime Yüce Allah’ın şu iki güzel ismi ile sona ermektedir: “Allah Ğafûrdur, Rahîmdir” mü’minlerin günahlarını bağışlar, mağfiret eder. Özellikle de Rablerine yönelen tevbekârlarınkini. Bütün insanlara karşı da çok merhametlidir. Bu merhameti ile onları var etmiştir, onlara afiyet vermiştir, onlara mal, evlat, güç ve benzeri şeyleri rızık olarak ihsan etmiştir.

Özellikle de mü’minlere çok merhametlidir, çünkü onlara iman etme muvaffakiyetini ihsan etmiş, kesin bir imana sahip olmalarını sağlayacak bir ilim öğretmiş, mutluluk ve başarıya giden yolları onlara kolaylaştırmıştır. Kendisi vasıtası ile en ileri derecede kârları sağlayacakları yolları açmıştır. O’nun rahmet ve lütfunun bir tecellisi olarak hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın da hatırına gelmeyen şeyleri göreceklerdir.

Yüce Allah’tan bizim kötülüklerimiz sebebi ile nezdinde bulunan bu hayırlardan bizi mahrum etmemesini niyaz ederiz

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kim, Allah’ın rızasını arzulayarak küfür beldesinden İslam beldesine hicret ederse, hicret ettiği yerde terk ettiği topraklardan daha farklı yeni bir yer bulur. Orada izzet ve geniş rızık elde edeceği başka topraklar vardır. Kim Allah’a ve resulüne hicret etmek için evinden çıkar ve hicret ettiği yere ulaşamadan ölüm kendisine yetişirse, Allah’ın katında onun sevabı yazılır. Hicret ettiği yere ulaşamamış olmasının ona bir zararı yoktur. Allah tövbe eden kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَن ve men ve kim ki
  2. يُهَاجِرْ yuhacir göç eder kök: هجر
  3. فِى fi
  4. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  5. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  6. يَجِدْ yecid bulur kök: وجد
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  9. مُرَٰغَمًۭا muragamen gidecek kök: رغم
  10. كَثِيرًۭا kesiran çok yer kök: كثر
  11. وَسَعَةًۭ ۚ ve seaten ve bolluk kök: وسع
  12. وَمَن ve men ve kim ki
  13. يَخْرُجْ yehruc çıkar kök: خرج
  14. مِنۢ min -nden
  15. بَيْتِهِۦ beytihi evi- kök: بيت
  16. مُهَاجِرًا muhaciran göç etmek amacıyle kök: هجر
  17. إِلَى ila
  18. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  19. وَرَسُولِهِۦ ve rasulihi ve Elçisine kök: رسل
  20. ثُمَّ summe sonra
  21. يُدْرِكْهُ yudrikhu kendisine yetişirse kök: درك
  22. ٱلْمَوْتُ l-mevtu ölüm kök: موت
  23. فَقَدْ fekad muhakkak
  24. وَقَعَ vekaa düşer kök: وقع
  25. أَجْرُهُۥ ecruhu onun mükafatı kök: اجر
  26. عَلَى ala
  27. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'a kök: اله
  28. وَكَانَ ve kane ve kök: كون
  29. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  30. غَفُورًۭا gafuran bağışlayandır kök: غفر
  31. رَّحِيمًۭا rahimen esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı kök: درك (12 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir.…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah yolunda hicret eden kimse, yeryüzünde gidecek birçok yer ve bolluk (imkân) bulur. Kim Allah'a ve Elçisine (din uğrunda) hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse elbette onun ödülü Allah'a ait olmuştur. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Kim de Allah yolunda hicret ederse, kendisine bir çok alternatif mekanlar ve imkanlar bulur. Ve her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek üzere evinden çıkar da, ardından ölüm gelip onu bulursa, artık onun ödülü Allah'a aittir; zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Ve kim Allah için kötülük diyarını terk ederse, yeryüzünde çok tenha yollar ve bereketli hayatlar bulacaktır. Kim de kötülükten kaçarak Allaha ve Peygamberine göç etmek uğruna evini terk eder ve sonra onu ölüm alırsa, onun mükafatı da Allah katındadır; çünkü Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Kim Allah yolunda (zulüm gördüğü yerden, ya da {'Allah'a firar edin', ayetince} özüne doğru) hicret ederse, arzda pek çok gidilecek genişlik bulur. . . Kim Allah'a ve O'nun Rasulüne (irsal olanın açıkladığı hakikate) muhacir olarak evinden çıkar, sonra da ona ölüm yetişirse, artık onun mükafatı Allah üzerinedir. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir. (Burada zahir yanı sıra bir iç anlama da dikkat çekmeye çalıştık. A. H. )

Ali Bulaç

Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik (ve bolluk) da. Allah'a ve Resulü'ne hicret etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah'a düşmüştür. Allah, bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.

Ali Özek ve heyeti

Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer ve bolluk (imkân) bulur. Kim Allah ve Rasûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfatı Allah'a düşer. Allah da çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Ali Rıza Safa

Allah'ın yolunda kim göç ederse, yeryüzünde göç edilecek birçok geniş yer bulur. Allah'a ve O'nun elçisine göç etmek amacıyla kim evinden çıkar, sonra da ölüm kendisine yetişirse; onun ödülü, artık Allah'a kalmıştır. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek birçok güzel yer ve bolluk, imkan bulur. Kim Allah ve Peygamberi uğrunda hicret ederek evinden çıkar da, sonra kendisine ölüm yetişirse, artık onun ödülü Allah'a düşer. Allah da çok affedicidir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Kim ALLAH yolunda göç ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve bolluk bulur. Kim ALLAH'a ve elçisine göç etmek için evinden çıkar ve sonra kendisini ölüm yakalarsa, ödülünü vermek ALLAH'a düşer. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kim ALLAH yolunda göç ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve bolluk bulur. Kim ALLAH'a ve elçisine göç etmek için evinden çıkar ve sonra kendisini ölüm yakalarsa, ödülünü vermek ALLAH'a düşer. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kim Allah yolunda hicret ederse, yer yüzünde çok yer de bulur, genişlik de bulur. Ve kim Allah'a ve peygambere hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, muhakkak ki onun mükafatı Allah'a aittir, Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim Allah yolunda hicret ederse yer yüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur ve her kim Allaha ve Peygambere hicret kasdiyle evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki onun ecri Allaha düşer, Allah bir gafur, rahim bulunuyor

Erhan Aktaş

Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek pek çok yer ve genişlik bulur. Kim, Allah ve Resul'ü için hicret edip, yurdundan ayrılır da sonra onu ölüm yakalarsa, onun ecri, kesinlikle Allah'a aittir. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek pek çok yer ve genişlik bulur. Kim, Allah ve Resul'ü için hicret edip, yurdundan ayrılır da sonra onu ölüm yakalarsa, onun ecri, kesinlikle Allah'a aittir. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek pek çok yer ve genişlik bulur. Kim, Allah ve Rasul'ü için hicret edip, yurdundan ayrılır da sonra onu ölüm yakalarsa, onun ecri, kesinlikle Allah'a aittir. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Tanrı yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik (ve bolluk) da. Tanrı'ya ve Resulu'ne hicret etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Tanrı'ya düşmüştür. Tanrı, bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.

Hasan Basri Çantay

Kim Allah yolunda hicret ederse yer (yüzün) de gidecek, barınacak bir çok yerler de bulur, genişlik de bulur. Kim evinden, Allaha ve onun peygamberine muhacir olarak çıkıb da sonra kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki onun mükafatı Allaha düşmüşdür. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Her kim, Allah yolunda hicret ederse; yeryüzünde bereketli yer ve genişlik bulur. Allah'a ve Rasulüne hicret ederek evinden çıkan kimseye ölüm gelirse; onun ecrini vermek Allah'a düşer. Ve Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(97-100) Melekler kendilerine zalimlik edenleri vefat ettirirken dediler ki “ne haldeydiniz”. Biz, yeryüzünde zayıf bırakılanlar idik derler. (Tam canları alınacakken bizler mustazaftık demezler mi?) derler ki; Allah’ın yeri / arzı geniş değil miydi? Orada hicret etseydiniz, işte onların varacağı yer cehennemdir , ne kötü yerdir orası. A ncak, mustazaflar içinden kadın erkek ve çocuklardan çare üretemeyenler ve çıkış yolu bulamayanlar hariçtir. Allah’ın işte bunları affetmesi umulur , Allah affedendir, bağışlayandır. H er kim Allah yolunda hicret ederse, arzda çokça sığınılacak yer ve genişlik bulur , her kim muhacir olarak Allah’a ve Resulüne doğru evinden çıkarsa, sonra o ölüme erişirse / ölümü idrak ederse o durumda onun ecrini gerçekleştirmek Allah’a aittir, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak birçok geniş yer bulur. Kim, evinden Allah’a ve Rasûlüne hicret etmek için ayrılır da kendisine ölüm yetişirse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Süleyman Ateş

Allah yolunda göç eden kimse, yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim Allah ve Elçisi için göç etmek amacıyle evinden çıkar da kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim Allah yolunda hicret (göç) ederse, yeryüzünde gidecek yer ve bir genişlik bulur. Kim Allah'ın ve Elçisi'nin yolunda hicret için evinden çıkar sonra ölürse onun ödülü Allah'a ait olur. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.

Şaban Britch

Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde bir çok geniş yer bulur. Kim, evinden Allah’a ve Rasûlüne hicret için ayrılır sonra da kendisine ölüm yetişirse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Şaban Piriş

Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde bir çok geniş yer bulur. Kim, evinden Allah'a ve Resulüne hicret için ayrılır sonra da kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah'a aittir, Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde, varıp sığınarak karşı harekete girişecek çok yer bulur; geniş bir imkan da bulur. Ve her kim, evinden Allah'a ve resulüne hicret niyetiyle çıkar da kendisine ölüm yetişirse onun ödülünü vermek Allah'a düşer. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And he who emigrates in the cause of Allah (because of persecution, oppression or the like) shall find a good many places of refuge and abounding resources. and he who quits his homeland with the motive principle of serving Allah's purpose and subserving His Messenger shall win Allah's grace. And if it happens that he comes upon the encounter with death on the way, before he has reached his destination he shall be graced just the same; his reward has thus early been incumbent on Allah.

Abdul Haleem

Anyone who migrates for God’s cause will find many a refuge and great plenty in the earth, and if anyone leaves home as a migrant towards God and His Messenger and is then overtaken by death, his reward from God is sure. God is most forgiving and most merciful.

Abdullah Yusuf Ali

He who forsakes his home in the cause of Allah, finds in the earth Many a refuge, wide and spacious: Should he die as a refugee from home for Allah and His Messenger, His reward becomes due and sure with Allah: And Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

He who emigrates in the way of Allah will find in the earth enough room for refuge and plentiful resources. And he who goes forth from his house as a migrant in the way of Allah and His Messenger, and whom death overtakes, his reward becomes incumbent on Allah. Surely Allah is All-Forgiving, All-Compassionate. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It should be understood clearly that it is only permissible for a person who believes in the true religion enjoined by God to live under the dominance of an un-Islamic system on one of the following conditions. First, that the believer struggles to put an end to the hegemony of the un-Islamic system and to have it replaced by the Islamic system of life, as the Prophets and their early followers had done. Second, that he lacks the means to get out of his homeland and thus stays there, but does so with utmost disinclination and unhappiness.If neither of these conditions exist, a believer who continues to live in a land where an un-Islamic order prevails, commits an act of continuous sin. To say that one has no Islamic state to go to does not hold water. For if no Islamic state exists, are there no mountains or forests from where one could eke out a living by eating leaves and drinking the milk of goats and sheep, and thus avoid living in a state of submission to unbelief.Some people have misunderstood the tradition which says: 'There is no hijrah after the conquest of Makka' (Bukhari, 'Sayd', 10; 'Jihad', 1, 27, 194; Tirmidhi, 'Siyar', 33; Nasa'i, 'Bay'ah', 15, etc. - Ed.) This tradition is specifically related to the people of Arabia of that time and does not embody a permanent injunction. At the time when the greater part of Arabia constituted the Domain of Unbelief (Dar al-Kufr) or the Domain of War (Dar al-Harb), and Islamic laws were being enforced only in Madina and its outskirts, the Muslims were emphatically directed to join and keep together. But when unbelief lost its strength and elan after the conquest of Makka, and almost the entire peninsula came under the dominance of Islam, the Prophet (peace be on him) declared that migration was no longer needed. This does not mean, however, that the duty to migrate was abolished for Muslims all over the world for all time to come regardless of the circumstances in which they lived.

Aisha Bewley

Those who make hijra in the Way of Allah will find many places of refuge on the earth and ample sustenance. If anyone leaves his home, making hijra to Allah and His Messenger, and death catches up with him, it is Allah Who will reward him. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

He who emigrates (from his home) in the Cause of Allâh, will find on earth many dwelling places and plenty to live by. And whosoever leaves his home as an emigrant unto Allâh and His Messenger, and death overtakes him, his reward is then surely incumbent upon Allâh. And Allâh is Ever Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Whoever migrates in the way of Allah will find many havens and plenitude in the earth. And whoever leaves his home migrating toward Allah and His Apostle, and is then overtaken by death, his reward shall certainly fall on Allah, and Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And whoso emigrates in the cause of Allâh will find in the earth an abundant place of refuge and plenty of resources. And whoso sets forth from his home, emigrating in the cause of Allâh and His Messenger, then death overtakes him, he shall have his reward with Allâh for sure. Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Whoso emigrates in the way of God will find in the earth many refuges and plenty; whoso goes forth from his house an emigrant to God and His Messenger, and then death overtakes him, his wage shall have fallen on God; surely God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

The one who leaves his home [, belongings, friends and loved ones] behind and migrate to join the cause of God, will find many safe refuges [with ample provisions] in the Lord’s spacious earth. Now if he dies in account of obeying the Lord and His Prophet, a great reward for him will be in reserve with God.

E. Henry Palmer

Whosoever flees in the way of God shall find in the earth many a spacious refuge; and he who goes forth from his house, fleeing unto God and His prophet, and then death catches him up,- his hire devolves on God, and God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

Whoever emigrates in the cause of God will find in the land many spoils and a bounty. Whoever leaves his home emigrating to God and His messenger, then is overcome by death; his reward has fallen to God, and God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

Whosoever flieth from his country for the sake of God's true religion, shall find in the earth many forced to do the same, and plenty of provisions. And whoever departeth from his house, and flieth unto God and his apostle, if death overtake him in the way, God will be obliged to reward him, for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Whoever flees (migrates) in the way of Allah shall find in the earth many a spacious refuge; and he who goes forth from his house, fleeing unto Allah and His prophet, and then death catches him up - his reward becomes incumbent on Allah, and Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

And whoever emigrates in the way of Allah will find in the earth many reinstatements and an affluence. And whoever goes out of his home an emigrant to Allah and His Messenger, (and) thereafter death overtakes him, then his reward will have already befallen on Allah; and Allah has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Whoso migrateth for the cause of Allah will find much refuge and abundance in the earth, and whoso forsaketh his home, a fugitive unto Allah and His messenger, and death overtaketh him, his reward is then incumbent on Allah. Allah is ever Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Whosoever leaves his country in duty to God will find many places of refuge, and abundance on the earth. And he who leaves his home and becomes an emigre in the way of God and His Messenger, and death overtake him, is sure to receive his reward from God; for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

And he who forsakes the domain of evil for the sake of God shall find on earth many a lonely road, as well as life abundant. And if anyone leaves his home, fleeing from evil unto God and His Apostle, and then death overtakes him - his reward is ready with God: for God iss indeed much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

Whoever emigrates in the cause of Allah will find many safe havens and bountiful resources throughout the earth. Those who leave their homes and die while emigrating to Allah and His Messenger—their reward has already been secured with Allah. And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

Whoever emigrates in the cause of God will find in the land many spoils and a bounty. And whoever leaves his home emigrating to God and His messenger, then is overcome by death; his reward has fallen to God, and God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

Anyone who emigrates in the cause of GOD will find on earth great bounties and richness. Anyone who gives up his home, emigrating to GOD and His messenger, then death catches up with him, his recompense is reserved with GOD. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

And whoever emigrates for the cause of Allah will find on the earth many [alternative] locations and abundance. And whoever leaves his home as an emigrant to Allah and His Messenger and then death overtakes him - his reward has already become incumbent upon Allah. And Allah is ever Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And whoso emigrates in the cause of God will find in the earth much refuge and abundance; and whoso leaves his house as an émigré to God and His messenger, then death overtakes him: his reward is upon God; and God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Anyone who emigrates in the Cause of Allah, will find that Allah has placed refuge and abundance in the earth. Whoever forsakes his home, as 'An immigrant to Allah and His Messenger', and death overtakes him, his reward is then incumbent upon Allah. Allah is ever Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

He who leaves his home in the cause of Allah, finds on the earth, many places (of rest), (which are) wide and spacious: Should he who has left home, die as a person away from home for (the sake of) Allah and His Messenger (Muhammad), his reward becomes due and certain with Allah: And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Whoever migrates in the way of Allah shall find on the earth many a place to settle, and a wide dimension (of resources). Whoever leaves his home migrating for the sake of Allah and His Messenger, and death overtakes him, then, his reward is established with Allah. Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

Whoever emigrates in the cause of God will find in the earth many spoils and a bounty. And whoever leaves his home emigrating to God and His messenger, then is overcome by death; his recompense has fallen to God, and God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 100. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 100. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 100. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩